Adalet Ağaoğlu'nun Referandum Pişmanlığı: 'Enayilik Etmişim' Dedim Kendi Kendime

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Türk romancılığının yaşayan efsanesi Adalet Ağaoğlu, güncel siyaset ve yeni medya düzenine ilişkin verdiği röportajda çarpıcı ifadeler kullandı.12 Eylül 2010 Referandumu'nda 'evet' oyu verdiği için pişman olduğunu belirten Ağaoğlu, ''Biz Anayasa Mahkemesi'nin eski raportörü Osman Can'ın peşine takıldık referandum sürecinde. Ben bir an bile onun asıl amacının AKP milletvekili seçilmek olduğunu anlayamamışım. Pişmanlığım bu.'' ifadelerini kullandı.

''Enayilik etmişim'' diyen Ağaoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 'ın Anayasa'yı kendi menfaati için değiştirmek istediğini de belirtti.

Özgür Düşünce'den Hüseyin Keleş'e konuşan Adalet Ağaoğlu'nun söyleşisinin bir kısmı şöyle:

Çözüm sürecinden bu ortama gelindi.

Yaşananlara tamamen karşıyım. Başkent'e kadar geldi terör. Siyaset denilen şey önemli burada. Hükümet, siyasetini savaş çıkmayacak şekilde ayarlamak zorunda. Bunu yapamadık biz. İtiştik. Hükümet, ‘Ben sana gösteririm'ci oldu.

Kitaplarınız toplatılmıştı. Şu anda da benzer uygulamalar var.

Fikrimin İnce Gülü'nün dördüncü baskısı yapıldığı sırada toplatıldı. Çok ses yapmıştı o roman. Çok ses yapan her şey toplatılır bizde. Okura ulaşan ne varsa hepsi mimlenir. ‘Bir Düğün Gecesi' romanım çıkmış ve bütün askeri tuzaklara rağmen bu romanıma ödül yağmıştı. O yüzden bu romanımı mahkemeye veremediler. Onun yerine ‘Fikrimin İnce Gülü' enselendi. 159'uncu maddeden mahkemeye verildim. O zamanlar Turgut Kazan benim avukatım oldu. Fikrimin İnce Gülü davası 3 yıl sürdü. Bilirkişi raporunda ‘Dünya çapında büyük bir eserdir' dendi ve beraat. Bugünü sordunuz, kısacası aynı yargı düzeni devam ediyor. Hukuk devleti olamadığımız, günümüzün en yaygın tartışma konusu.

2010'daki referandumda ‘evet' diyen aydınlardansınız. ‘Yanılmışım' diyor musunuz?

‘Enayilik etmişim' dedim kendi kendime. Bir yerde de dedim bunu. Ben darbe Anayasası'na, sadece 2010'daki referandum sürecinde değil, yapıldığı ilk günden bu yana ‘hayır' dedim. Roman bile yazdım bunun üzerine. Emir kulu olmayı, toplumun da emir kulu yapılmasını kabul etmedim.

Darbe anayasasının değişmesi adına önemli bir adımdı?

O zaman bize herkes küstü. Bunun acısını da çektik. Ben Hilmi Yavuz'un da dediği gibi ‘Yetmez ama evet' diyenlerden değil, direkt ‘evet' diyenlerdendim. Biz Anayasa Mahkemesi'nin eski raportörü Osman Can'ın peşine takıldık referandum sürecinde. Bir de güzel bir kitap yazmıştı: ‘Darbe Yargısının Sonu', Pişmanlığım bu. Ben bir an bile onun asıl amacının AKP milletvekili seçilmek olduğunu anlayamamışım. Pişmanlığım bu. Evime kadar çocuklarını getirdi, benim elimi öpsünler diye. Ona kandık o süreçte. Bu yüzden hâlâ başımı duvarlara vuruyorum.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiDarbeKitapRecep Tayyip ErdoğanSavaşTerörali ağaoğlu
Görüş Bildir