200'den Fazla Kişinin Öldüğü Lanetli Gölün Altında Kalan Hayalet Kasabanın Hikayesi
ABD'nin Georgia eyaletindeki Lake Lanier, her yıl 10 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan popüler bir tatil noktası. Ancak gölün sularının altında, 1912'de siyah sakinleri şiddetle sürülen Oscarville kasabasının toprakları bulunuyor ve göl, açıldığı günden bu yana yaşanan ölümler nedeniyle 'lanetli' olarak anılıyor.
Peki, Lake Lanier'ın altında neler var ve bu göl neden bu kadar ölümcül?
Oscarville, 1912 yılında yaşanan olayların ardından siyah sakinlerinin şiddetle sürüldüğü bir kasabaydı.
Oscarville, 1800'lerin sonlarında kurulan ve çoğunluğu siyahlardan oluşan küçük bir topluluktu. Eylül 1912'de 18 yaşındaki beyaz bir genç kız olan Mae Crow, kasaba yakınlarındaki ormanda ağır yaralı halde bulundu ve kısa süre sonra hayatını kaybetti.
Olayın ardından yaşananlar şöyle gelişti:
Şüpheli olarak tutuklanan 24 yaşındaki Rob Edwards, bir kalabalık tarafından hapishaneden çıkarılarak linç edildi.
16 yaşındaki Ernest Knox ve 17 yaşındaki Oscar Daniel, tamamı beyazlardan oluşan bir jüri tarafından suçlu bulundu. İki genç, 25 Ekim 1912'de 5 bin ile 8 bin kişi arasında olduğu tahmin edilen bir kalabalığın önünde asıldı.
Ardından beyaz çeteler, siyah aileleri kundaklama ve tehditlerle bölgeden kaçmaya zorladı. Yıl sonuna gelindiğinde Forsyth County'deki 1.098 siyah sakinin tamamı ilçeden sürülmüştü.
Geride bırakılan toprakların büyük bölümü zamanla beyazların eline geçti. Bu toprakların önemli bir kısmı Oscarville'de bulunuyordu.
Oscarville'in de bulunduğu vadi, 1950'lerde Buford Barajı'nın inşasıyla sular altında bırakıldı.
ABD Kongresi'nin 1946'da onayladığı projeyle, Atlanta ve çevresine su ve elektrik sağlamak, taşkınları önlemek amacıyla Chattahoochee Nehri üzerine Buford Barajı'nın yapılmasına karar verildi. Barajın temeli 1 Mart 1950'de atıldı ve yaklaşık 700 aile, toplam 56 bin akre (yaklaşık 227 kilometrekare) arazisini devlete sattı.
1 Şubat 1956'da barajın kapakları kapatıldı ve göl dolmaya başladı. Göl, 1 Ağustos 1958'de hedeflenen seviyeye ulaştı. Göle, Chattahoochee Nehri'ni anlatan şiiriyle tanınan 19. yüzyıl şairi Sidney Lanier'ın adı verildi.
Kasaba, anlatılan efsanelerin aksine olduğu gibi su altında bırakılmadı. ABD Ordusu İstihkam Birliği, su yüzeyine çıkıp teknelere zarar verebilecek ahşap yapıları taşıdı ya da yıktı; köprüleri ve kayıtlı mezarları da başka yerlere nakletti. Ancak kurum sözcüsü Cesar Yabor, işaretsiz bazı mezarların geride kalmış olabileceğini kabul ediyor. Gölün dibinde bugün hâlâ bina temelleri, eski bir yarış pistinin parçaları ve ağaç kütükleri bulunuyor.
Resmi kayıtlara göre 1994'ten bu yana gölde 200'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Georgia Doğal Kaynaklar Dairesi'nin verilerine göre 1994 ile Ekim 2020 arasında gölde boğulma ve tekne kazalarında 203 kişi hayatını kaybetti. Gölün açıldığı 1956'dan bu yana yaşanan ölümlerin 700'e yaklaştığı da öne sürülüyor ancak bu sayı resmi kayıtlara dayanmıyor.
Uzmanlar, ölümlerin tek bir nedeni olmadığını belirtiyor:
Sualtındaki Engeller: Boyu 18 metreyi bulan ağaçlar, dikenli tel çitler ve zamanla gevşeyen eski yapı kalıntıları, yüzücülerin takılıp kalmasına neden olabiliyor.
Derinlik: Gölün derinliği yer yer 49 metreye ulaşıyor.
Kalabalık ve Alkol: Yoğun tekne trafiği ve aşırı alkol tüketimi de kazalara zemin hazırlıyor.
Ancak ziyaretçi sayısı tek başına yeterli bir açıklama sayılmıyor. Yaklaşık 64 kilometre batıdaki Allatoona Gölü'nün ziyaretçi sayısı benzer olmasına rağmen buradaki ölümler, Lake Lanier'dakilerin üçte biri kadar.
Gölün karanlık geçmişi, zamanla "Gölün Hanımı" gibi pek çok efsanenin doğmasına neden oldu.
Gölle ilgili en bilinen efsaneye göre Nisan 1958'de iki kadını taşıyan bir Ford sedan, köprüden göle uçtu. Anlatılana göre kadınlardan birinin hayaleti, mavi bir elbiseyle geceleri köprüde dolaşıyor. Dalgıçlar da yıllar içinde gölün karanlık sularında ürkütücü şeyler gördüklerini anlattı.
Göldeki olayları konu alan 2023 yapımı bir de film bulunuyor 👇
Tarihçiler ise gölün asıl 'lanetinin' geçmişte yaşananlar olduğunu vurguluyor:
'Lake Lanier gibi bir yerin perili olabileceğine inanmak için hayaletlere inanmam gerekmiyor.' - Mark Huddle, Georgia College & State University
'Buradaki asıl perilik, tarihin Kuzey Georgia'daki topraklara yapılanları görmezden gelmeyi imkânsız kılması.' - Lisa Russell, yazar ve tarihçi
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın