onedio
AKP Seçimler Öncesi Çağlayan, Güler ve Bağış'ı Yüce Divan'a mı Çıkaracak?
AKP içinde 'Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım' görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade edildi17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu, şüpheli dört eski AKP’li bakanı dinledi. Kulislerde, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan , eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ’ın Yüce Divan’a gönderilmesi için parti içinde bir eğilim olduğu konuşuluyor.AKP içinde “Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım” görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu yönde bir iddia da süreci yaptığı hukuki değerlendirmeleriyle ve başvurularıyla yakından takip eden savcı kökenli CHP milletvekili Ali Özgündüz’den geldi. Özgündüz de “AKP içindeki mütedeyyin vekiller, bize rahatsızlıklarını aktarıyor” dedi.Dilek Gedik’in Taraf’taki haberine göre, Meclis Soruşturma Komisyonu’nun yılbaşından hemen sonra raporunu hazırlayarak eski dört bakan hakkındaki görüşünü açıklaması bekleniyor.Raporun “Yüce Divan” yönünde olması durumunda TBMM Genel Kurulu’nda gizli oylama yapılacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin eski bakanların ifadelerinin alındığı toplantılardaki tavırları bile bu yönde eğilimin bir işareti.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın dışındaki üç bakanın komisyondaki mesaileri oldukça sert geçti. Şüpheli konumunda olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski AB Bakanı Egemen Bağış’a sadece muhalefet partili komisyon üyelerinin değil AKP’li üyelerin de soruları, iktidar partisi içindeki rahatsızlığın işaretleri olarak değerlendirildi.AKP yönetiminin, seçim kararının alınmasına kısa bir süre kala, Soruşturma Komisyonu’ndan çıkacak sonucun belirleyici olabileceğini değerlendirdiği ve siyaseten “Yüce Divan’a gidip, aklansınlar” seçeneğini Meclis grubu ve parti tabanından gelen baskılar ışığında değerlendirebileceği ifade ediliyor.CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de AKP Grubu içindeki mütedeyyin milletvekillerinin rahatsız olduğunu belirterek “İdeolojik dinciler değil gerçek dindarlar rahatsız. Mütedeyyin milletvekilleri rahatsızlıklarını bize aktarıyor” bilgisini verdi.Özgündüz, bu milletvekili grubunun 17 ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ilgili süreci ve Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getirerek “AKP’nin vicdan sahibi milletvekilleri, iddiaları, delilleri merak ediyor. Yolsuzluklara bulaşanları niye koruyalım diyorlar. İsterlerse kendilerine orijinal fezlekeyi incelemeleri için göndeririz” çağrısında bulundu.T24
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Televizyonu zaplarken gördüm. Tane tane konuşan bir adam AK Saray’ın yapılmasından dolayı neden mutlu olmamız gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki. O konuşurken ekranın altındaki yazı da sarayı tarif ediyordu. İlk önce ‘milletin sarayı’ ibaresi belirdi ekranın altında, sonra alt yazı, ‘devletin-milletin sarayı’ oldu.Bu sevimli gazeteci sarayın millete ait olduğunu öyle hararetli bir şekilde anlatıyordu ki, insanın içinden gidip sarayda çay içmek ve “yazık, biz bu saraylarda sefa sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı kim bilir hangi viranede cefa çekiyor diye” sormak geliyordu.Yalnız işte, hep ‘uyumsuz’, huzursuz, meselelere milli gözlükle bakmayan birileri çıkabiliyor. Yine öyle birileri çıkıntılık yapmış. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kalkmış TOKİ’ye bu sarayın maliyeti ne diye sormuş. Sana ne kardeşim, o milletin sarayı, senin milletle ne alıp veremediğin var?
İşinizden Derhal İstifa Etmeniz Gerektiğini Gösteren 13 İşaret
Eğer işiniz sizi strese sokuyorsa, mutlu olmanızı engelleyerek özel hayatınızı da etkiliyorsa ve aslında bu hayatta yapmak istediğiniz şeyi yapmaktan sizi alıkoyuyorsa, işte o zaman yeni bir iş bulmanın -ya da en azından bulmaya çalışmanın- vakti gelmiş demektir. Elbette zorlu iş dünyasında karşınıza çıkacak her iş, hayalini kurduğunuz iş olmayacak fakat yine de, elinizdeki tüm imkanları kullanıp sizin için en iyi ve hayalinizdeki işe en yakın olanını elde edebilirsiniz. Bunun için öncelikle şu an yaptığınız işin sizin için en iyi seçenek olup olmadığını anlamanız gerekiyor. Eğer bu içerikte derlediğimiz durumlardan birkaç tanesi sizi tanımlıyorsa, o halde kendinize yeni bir iş bulmayı deneyebilirsiniz. İşte şu an çalıştığınız yerden istifa edip, sizi daha mutlu edecek bir iş aramaya başlamanız gerektiğinin 13 işareti;
Bedelli Askerlik Yapan Kıdem Tazminatı Alamayacak
Milyonlarca gencin beklediği bedelli askerlik sonnuda çıktı. Milliyet Gazetesin'den Cem Kılıç bedelli askerliğe ilişkin önemli bilgiler verdi.İşte Kılıç'ın yazısı...Bedelli askerlik yapanlar kıdem tazminatı alamazKıdem tazminatı iş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi durumunda işçilerin hak kazandığı bir tazminat türüdür. İşçilerin, bu tazminata hak kazanabilmeleri için belirli koşullar dahilinde işyerinden ayrılmaları gerekir.Muvazzaf askerlik nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan işçilerin kıdem tazminatı alma hakları var. Aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmışan işçi askere giderken kıdem tazminatını alabilir. Fakat buradaki koşul muvazzaf askerlik hali ile işyerinden ayrılmaktır.Manevra veya herhangi bir diğer sebeple silah altına alınanlar bu haktan yararlanamaz. Bedelli askerlik şeklinde askerlik görevini yerine getiren kişiler de işlerinden ayrılmadıkları için kıdem tazminatına hak kazanamaz.1 gün bile olsa birliğe gidilmesi gerekirBedelli askerlik durumunda, birliğe teslim olmak zorunluluğu olmadığı için işyerinden ayrılma durumu da sözkonusu değildir. Bu nedenle, 1 gün bile askerlik yapılmayacağı için bedelli askerlik yapacak işçiler işyerlerinden ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.Ancak 2011 yılındaki bedelli askerlik uygulamasında olduğu gibi 21 günlük bir temel eğitim sonrası terhis belgelerinin verilmesi sözkonusu olursa, bu kez işyerinden ayrılma gerekliliği ortaya çıkacağı için kıdem tazminatı hakkı doğacaktı. Bedelli askerliğin Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı şekliyle yasalaşması halinde, bedelli askerlik yapmayı tercih edecekler kıdem tazminatına hak kazanamayacak.Temel eğitim alan bedelliler tazminat aldıBedelli askerlik açıklaması Başbakan tarafından yapılınca 18 bin TL’lik bedelin karşılanması için pek çok kişinin aklına kıdem tazminatı geldi. Ne yazık ki bedelli askerlikten yararlanacaklar kıdem tazminatı alamayacak. Geçtiğimiz dönemde 21 gün temel askerlik eğitimi alarak ve belirli bir rakam ödeyerek bedelli askerlik yapanlar yargı kararıyla kıdem tazminatına hak kazanmışlardı. Bu kez doğrudan para ödenerek terhis olunacağı ve askerlik hizmeti yapılmayacağından dolayı, bedelli olarak askerlik hizmetini yerine getirecek işçiler bu bedeli ödemek için kıdem tazminatlarını kullanamayacak. İşçiler banka kredileriyle bedelli askerliği finanse etmek durumunda kalacak.Kıdem tazminatı askere gitmeden önceMuvazzaf askerlik görevi nedeniyle işyerinden ayrılan ve o işyerinde veya aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıllık çalışması bulunan işçiler, askere giderken kıdem tazminatını alabiliyor. Kıdem tazminatı kural olarak peşin ve bir defada ödenmelidir. Dolayısıyla, işçi askere gitmeden önce kıdem tazminatını peşin olarak alabilir. Fakat işveren ödeme gücünün olmadığını beyan eder ve işçi de kabul ederse kıdem tazminatının taksitle ödenmesi mümkündür. İşçi kabul etmezse taksitle ödeme sözkonusu olamaz.İşçi bu durumda noter kanalı ile işverene ihtarname çekerek bir an önce tazminatın ödenmesini isteyebilir. İhtarname kanalı ile de sonuç alınamazsa, işçi iş mahkemesinde dava açmalıdır. Kıdem tazminatı alacağında zaman aşımı süresi 10 yıldır. Bu süre hak düşürücü süredir. Dolayısıyla işçilerin bu süreyi geçirmemeleri gerekir. Aksi takdirde, kıdem tazminatı alamazlar.Askerlik dışında kıdem tazminatıKıdem tazminatı için işten ayrılma biçimi çok önemli. Erkekler için askerlik, kadınlar için evlenme, malullük aylığına hak kazanma ve işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama hali dışında işten çıkardığı işçilerin de kıdem tazminatı hakkı bulunmaktadır. İşçi, haklı nedenle veya işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymaması durumunda da kıdem tazminatına hak kazanır.İşsizlik maaşı askerden dönünceAskerlik nedeniyle işten ayrılacak işçiler, eğer gerekli koşulları sağlamışlarsa işsizlik maaşına başvurabilirler. Fakat bu başvurularını askere giderken değil, askerden dönünce yapmalıdırlar. İşçiler açısından önemli olan husus, askerlik nedeniyle işten ayrılmaları durumunda İŞKUR’a bu bildirimin doğru kod ile yapılmasıdır. İşveren eğer askere giden işçisi için doğru olan ‘12’ kodu yerine istifa kodu olan ‘03’ ile bildirim yaparsa, işçi askere gidiyor olmasına rağmen işsizlik maaşından yararlanamaz.CNN Türk
Russell Crowe: 'Avustralya'yı Müslümanlar Keşfetmiş Olabilir'
'The Water Diviner' filmi için Türkiye gelen Russell Crowe ilginç bir iddia ortaya attı!'The Water Diviner' filmi için Türkiye'ye gelen Hollywood'un ünlü aktörlerinden Russell Crowe , son dönemde Amerika kıtasını Müslümanların keşfettiği yönündeki tartışmalara farklı bir bakış açısı getirdi. Crowe, Yeni Zelanda ve Avustralya'yı da Müslümanların keşfettiği konusunda 'Bazı haritalar görmüştüm ben de... Tarih ilginç bir konu değil mi?' dedi.Hürriyet gazetesinden Savaş Özbey , 26 Aralık'ta vizyona girecek 'The Water Diviner' filminin yönetmeni Russell Crowe ve Cem Yılmaz , Yılmaz Erdoğan ve Olga Kurylenko ile konuştu. Esprili sorulara, aynı şekilde karşılıkla verilen cevaplar ile farklı bir söyleşi ortaya çıktı. Özbey'in 'Aralarında bir seçim yapmam gerekseydi bu üç erkeğin üçünü birden isterdim' başlığıyla yayımlanan (7 Aralık 2014) söyleşisi şöyle:Birlikte çok eğlenen dört yakın arkadaş Russell, Olga, Cem ve Yılmaz’la basın gösterimi-gala arasında, bir sinema fuayesinin keyifli koltuklarında, bir kahkaha bin ayıp örter kıvamında...Başrol oyuncuları Russell Crowe, Olga Kurylenko, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz arasında paslaşmalar gırla, o pasları mükemmel tekniklerle gole çevirmelerse, yılların dostluğu kıvamında. Her şey Russell Crowe’un, yeni filminin tanıtımına gelenleri Türkçe ‘merhaba’ sempatisiyle avlaması... Ve Cem Yılmaz’ın da bu pası, kalabalığa ‘Hello’ deme kurnazlığıyla karşılayıp, topu 90’dan en gıdıklanan yerlerimize takmasıyla başladı. Kararını Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’da kıldı ama belli ki İstanbul’da 50’den fazla oyuncuyla görüşen Russell Crowe, sadece ekibine cast değil, sonradan iyi dost olabileceği, elektriğinin tutup, gerçekten eğlenebileceği arkadaşlar da arıyormuş. Bulmuş da. Mevzuunun özeti bizzat Crowe’dan: “Öyle iyi anlaşıyoruz ki arkadaş değil, kabile gibiyiz.” Ve işte sonuç...Endişeli yüreklere sular, ulusal kaygılara müsekkinler serpilsin: Russell Crowe’un Çanakkale Savaşı için çektiği ‘The Water Diviner-Son Umut’, sağ gösterip sol vuran James Bond’lardan, ters köşeye yatıran ‘Taken’lardan fersah fersah uzakta, karış karış Anadolu’da; hatta şaşırtacak kadar bizden/içimizden. Hatta Crowe’un Kuvayı Milliyecilerle öyle bir kader yolculuğu, öyle bir silah arkadaşlığı var ki, Yunanistan ayağa kalkacak, lobiler hop oturup hop kalkacak! Onu artık Meriç’in batısı düşünsün; biz dönelim suyun bu yakasına...Peki filmin Türk kahramanları için “Artık Batı’ya açıldılar, Hollywood’dan aşağısı kurtarmaz” öngörüleri ne kadar doğru? Cem Yılmaz’a sorsanız, hiiç de sanmıyor: “Beraber seti paylaştığınız insanların kimler olduğu önemli tabii ama benim için, bir film setinde olmaktan daha büyük bir hayal yok. O da zaten gerçekleşmiş bir hayal.”Böyle diyor ama Avustralya Akademisi’nin onu değil de Yılmaz Erdoğan’ı ‘En iyi yardımcı erkek oyuncu’luğa aday göstermesi mevzuuna pek bozuluyor, konu açılınca ortamları terk ediyor. O terk ettikçe, Yılmaz Erdoğan arkasından röveşatayı çakıyor: “Yahu bir türlü içselleştiremedi bu konuyu bu çocuk!”Filminiz için iki Türk yıldız seçtiniz: Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan. Birinin isminin diğerinin soyadı olması biraz tuhaf gelmedi mi?Russell : Bak bunu iki yıldır hiç fark edememişim. Vay canına! Ne kadar şanslı bir adamım ki hayatımda senin gibi biri var Savaş. (Olga kahkaha atıp Cem’in kucağına yıkılıyor)Biz Türkler tarihimizle ilgili iyi filmler izlemeye pek alışık değilizdir. Ya Türk seyircisi bu alışkanlığından vazgeçemez de filme gitmezse?Russell : Bana yansıyanlar onu göstermiyor. Bugün görüştüğüm gazeteciler, Avustralya’da yaşayan Türkler, iş ortaklarımız... Hepsi filmdeki bu ‘Türk perspektifi’nden etkilenmiş durumda.Bir gün siz de bir Yılmaz Erdoğan ya da Cem Yılmaz filminde oynar mısınız?Cem : İnanmazsınız, Russell da bayılır küçük bütçeli prodüksiyonlarda oynamaya!Russell : Ben bu tür gelişmelere hep açığımdır... Ama ben sadece bütün kararları kendim aldığım zaman keyfim yerinde hissediyorum.Cem : E o zaman ver kararını Russell!Casting için yeterince araştırma yaptığınıza gerçekten inanıyor musunuz? Mesela Olga yerine Nurella daha çok yakışmaz mıydı ‘The Water Diviner’a?Olga : Nurella kim ki?Bizim ulusal bir yeteneğimiz ve aynı zamanda eski bir Metallica üyesi...Cem : Hahhahha şaka yapıyor Russell, sakın cevap verme buna.Russell : Sanırım casting tercihlerimden son derece memnunum. Dedim ya denge iyi kuruldu ve Türk sinemasının efsaneleriyle çalıştım bu filmde.Tamam son bir soru: Türk siyasetiyle ilgileniyor musunuz? Mesela Yeni Zelanda ve Avustralya’yı Müslümanların keşfettiğini biliyor muydunuz?Cem : Ne? Yok artık!Russell : Evet, olabilir. Bazı haritalar görmüştüm ben de... Tarih ilginç bir konu değil mi?Şimdi Olga’ya birkaç sorum olacak...Russell : Duymak için sabırsızlanıyoruz. Baksana Olga da çok heyecanlı senin tuhaf soruların için!Olga sen çok güzel bir kadınsın. Bu konuda otorite sayılırsın. Sence üçü arasında en yakışıklısı hangisi?Olga : Yılmaz, Melbourne’den İstanbul’a uçuşumuz boyunca bunu Türkiye’de söylemem için şu cümleyi ezberletti: “Yilmaz, Cem’dan dahha yakijikli...”Cem : İteleye iteleye ancak bu kadar!Olga : Biliyor musun bence üçü de tepedeki adamlar ve eğer bir seçim yapmak zorunda kalsaydım, üçüne de yürürdüm.Cem, Yılmaz ve Russell : Öhöööööö... Dur orada! Bir sonraki soru lütfen!Olga : Ya niye öyle diyorsunuz? Birden çok erkeği olan kadınlar var. Hindistan’da galiba. Üçünü de isterdim.Güzel olduğun kadar akıllısın da. Peki sence üçünün arasında para kimde?Olga : Cevap çok açık değil mi? (Gözünü Russell Crowe’a deviriyor)Kadınların kendilerini güldürebilen erkekleri seksi bulduğu söylenir. Ya bu Cem, bize mi komik geliyor, yoksa yabancı gözüyle sen de eğlenceli buluyor musun?Cem : Ne sorup duruyorsun, birbirimizi seksi bulduğumuz çok açık değil mi işte?Olga : Bazen Türkçe konuştuğu, tek kelime anlamadığım zamanlarda bile gülmekten öldürüyor beni. Şu surata baksana!Ailenin fala, senin de Türk kahvesine düşkün olduğunu biliyoruz. Kahve falı bakmayı öğrenecek misin?Olga : Tabii tabii araştırmalarım devam ediyor. O şekillerin ne manaya geldiğini tek tek çözmem lâzım.Cem : Hatırlasanıza İstanbul’a ilk gelen ekipte Anna ve Janett diye iki makyöz vardı. Kahvenin telvesini de dikmişlerdi kafaya. Dur n’apıyorsun diyemeden, istikbalini içti kadın!Olga : İstikbalini içti! Hahhahah... Aslında biz Ukraynalılara Türk kahvesi yabancı bir şey değil. Evlerde herkes yapar. Hatta özel bir pişirme aleti de vardır, cezve.Cem : E ‘cezve’ bizde de cezve!Olga : Aaa siz de mi cezve diyorsunuz! Şimdi anladım nereden geldiğini.Russell : Gördün mü Savaş? Osmanlı...Olga, film için Türkçe dersleri aldığını biliyoruz. Ama burası Türkiye. Hiç ayıp kelime öğretmediler mi sana?Cem : Biz hiç öyle şeyler yapar mıyız?Olga : Aslında hep güzel şeyler öğrettiler: Çok guzeel, lisanı münaysip...Russell : Pek de alışıldık bir durum değil. İnandın mı bu cevaba?Yılmaz : Aslında ben öğrettim ama hatırlamıyor.Filmin bir sahnesinde “Kavga arıyorsan, git, Kuvayı Milliye’ye katıl!” diyorsun. Bu replik, oradaki halin o kadar Cem Yılmaz ki... Acaba o dönemde yaşasan Kuvayı Miiliye’ye katılır mıydın?Cem : İşte bu yüzden beni filmine aldı adam. Hissettiii benim ruhumun tam Kuvayı Milliye olduğunu.Filmde söylediğin ‘Hey Onbeşli’ türküsünü kendin seçmişsin...Cem : Birkaç alternatif vardı ama bazıları daha önce çok kullanılmıştı. ‘Onbeşli’ içlerinde hem en güçlüsü hem de çok kullanılmamış olandı.Dün gece 28 sayfa Cem Yılmaz-Russell Crowe’ google’ladım. Yarısından çoğu Twitter’da birbirinizi unfollow (takibi bırakma) ettiğinizle alakalıydı. Nedir bu Twitter meselesi? Şimdi asayiş berkemal mi, herkes birbirini takip ediyor mu?Olga : Tabii ki biz bir aileyiz.Russell : Takip, aşk demektir...Cem : Bunu bize daha ilk başta tembihlediler: Eğer birini yürekten seviyorsan, onu takip edersin Twitter’da.Yılmaz : Birbirinizi retweet’leyin dediler.Russell, Hollywood’daki bütün güzel kadınları tanıyor değil mi? Seni de tanıştıracak mı Nicole Kidman falan hepsiyle?Cem : Çoktan tanıştırdı bile. Ama sanatsal açıdan. Biz Russell’la kadınlar söz konusu olduğunda yetenek açısından ele alırız konuyu. Güzellik mi, yetenek mi sorusu söz konusu olduğunda benim için akan sular durur: Yetenek! Russell da öyledir. Hep yetenek konuşup durur.Yılmaz : Benim bu röportajın nereye gittiğine dair ciddi endişelerim var çocuklar!Abi sen başrolsün ama sana dönücem... Önce Olga’ya bir sorum var.Yılmaz: Tabii keyfine bak Savaş.(...)Abi dönüyorum hemen sana. Cem’e şu Twitter’daki unfollow mevzuunu bir sorayım...Yılmaz : Tabii tabii, buyur...(...)Şahane bir röportajdı, vakit ayırdığınız için dördünüze de çok teşekkür ederim.Konu : Çocuklarını Çanakkale’ye savaşa gönderen bir babanın, haber alamayınca onları bulmak için geldiği Türkiye’de yaşadığı maceralarSüre : 111 dakikaTür : Savaş-dramaT24
Sporun Manşetleri | 7 Aralık 2014
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Reklam
Mermilerden Nasıl Kulaklık Yapılır?
etiket
Akıllıca elden geçirilen objelerin amaçları dışında bambaşka özellikler kazandığı videolara bir yenisi eklendi. Mermiden kulaklık yapılan bu müthiş videoyu kesinlikle izleyin.
Reklam
Wingsuit İle Adrenalin Patlaması Yaşayan Adam
Wingsuit, bir spor olarak nitelendirilmekle birlikte adrenalin seviyesi en üst noktalarda yer alan bir spor dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Videodaki yerin neresi olduğu hakkında bir fikrimizin olmaması ile birlikte uçan arkadaşı izlemekte en az Wingsuit yapmak kadar adrenalin verici. İzliyoruz...
İlişkileri Yetmezmiş Gibi Bir de Tarzlarıyla İmrendiren 21 Hollywood Çifti
Her ne kadar sıradışı romantizmleri bizlere çok hitap etmese de, hepimizin aklında en az bir tane ilişkileri kadar havalı ve şık tarzlarına da imrendiğimiz, gönlümüzde taht kurmayı çoktan başarmış ünlü bir çift vardır. Var tabi var olmasına ama oldukça etkilendiğimiz bu çiftlerin, partner seçiminde bizleri daha seçici yapmaya başladığı da ayrı bir gerçek.İşte tarzlarıyla uyum tablosu çizen o çiftler;
Reklam
Aşk Hayatınızda Hayal Kırıklığı Yaşamamak İçin Öğrenmeniz Gereken 12 Mühim Ders
İlişkiler zorludur bilirim. Bir insana bağlanmak ve kendinizi ona teslim etmek kadar zor bir şey yoktur şu dünyada, hele ki geçmişte yaşadığınız acı bir deneyim varsa. Fakat ilişkiler aynı zamanda bizleri insan yapan, bize sevmeyi ve sevilmeyi öğreten birlikteliklerdir. Hayal kırıklıklarıyla ve mutlu anlarıyla, bir insana aşık olmak paha biçilemezdir. Zaten birçok insana göre aşkın tanımı 'aynı anda hem mutlu olmak hem de acı çekmek' demek değil midir? Bu nedenle aşık olmaktan ve bir insanı kalbinize almaktan korkmayın. Fakat bu esnada, bir ilişkide yaşama ihtimaliniz olan hayal kırıklıklarının sayısını en aza indirgemek için elinizden geleni de yapın. Peki ne yapabilirsiniz bu konuda? İşte size birkaç ipucu;
Metin Feyzioğlu: 'Türkiye Derin Bir Kutuplaşma İçerisinde'
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, 'Türkiye, giderek derin bir kutuplaşma içerisinde. Birbirimizden duygusal olarak kopuyoruz. Yani, sadece bölgesel anlamda değil, mezhepsel anlamda, siyasi ideoloji anlamında bir kutuplaşma içerisindeyiz.' dedi.Metin Feyzioğlu, TBB, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) ve Malatya Barosu tarafından düzenlenen TÜBAKKOM 12. Dönem 3. Genel Üye Toplantısı'na katılmak üzere Malatya'ya geldi. Malatya’da programın düzenlendiği otelde basın toplantısı düzenleyen Feyzioğlu, Meclis’te kabul edilen yargı paketindeki düzenlemelere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Bir gazetecinin “Sizin konuşmanızın ardından Yargıtay Adli Yıl açılış törenlerinin kaldırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusuna Feyzioğlu, 'Konuşmalarımızı gazeteden okuyacaklar maalesef. O bizim için problem değil, kendileri için sıkıntı. Biz Anıtkabir'de yaparız. Oradan bir stadyuma geçeriz. O salonların alamayacağı sayılardan söz ediyorum, töreni kapalı alanda yaparız diyemiyorum. Öyle büyük alanlarda yaparız ki, 10 binlerce avukat ve yüz binlerce vatandaşımızla birlikte yaparız. Her yasak, kurumların millet tarafından sahiplenilmesini sağlıyor. Biz kendimizi, milletimize emanet ettik. Dolayısıyla bizim yerimiz sağlamdır.' cevabını verdi.“TÜRKİYE DERİN KUTUPLAŞMA İÇİNDE”Gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmeler yapan Feyzioğlu, aralarında çok farklı siyasi düşünceden, farklı dünya görüşünden olan arkadaşları olduğunu, bunların zenginlikleri olduğunu ifade etti. Ortak paydalarının, bu ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğüne olan, hukukun üstünlüğüne olan aşkları olduğunu anlatan TBB Başkanı Feyzioğlu, “Bu noktada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye, giderek derin bir kutuplaşma içerisinde. Birbirimizden duygusal olarak kopuyoruz. Yani, sadece bölgesel anlamda değil, mezhepsel anlamda, siyasi ideoloji anlamında bir kutuplaşma içerisindeyiz. Bu kutuplaşmanın üstesinden gelmenin tek yolu, ortak bir lisanı kullanmamızdır. Bu ortak lisan, hukukun üstünlüğü lisanıdır. Biz Türkiye'yi insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü paydasında buluşturacak bu ortak lisanı konuşuyoruz ve tüm Türkiye'ye de bunu hakim kılmaya kararlıyız.” diye konuştu.“SEÇİM BARAJI 12 EYLÜL ÜRÜNÜ”Son günlerde gündemde olan seçim barajının 12 Eylül ürünü bir uygulama olduğunu vurgulayan Metin Feyzioğlu, “Ben çok anlamadım, siyasi iktidar, faşist 12 Eylül rejiminin getirmiş olduğu yüzde on barajı kalsın mı diyor? Ben gerçekten dediğini sanmıyorum. Diyemez. Diyorsa o zaman 'Ben 12 Eylül'ün devamını istiyorum' diyordur. O zaman milli irade taraftarlığında bir şüphe var. Ben inanmıyorum. Sandıktan çıkan ve '12 Eylül'le hesaplaşıyoruz' diye referandumlar yapan bir siyasi iktidarın, 12 Eylül faşist rejiminin yüzde 10 barajının muhafaza edilmesi için polemiğe gireceğini sanmıyorum. 12 yıl biz atladık, bizden önce de 28 yıl başkaları unutmuş bu barajı kaldırmayı. Baraj geleli 32 sene olmuş. Artık '32 senedir bu baraj aşılmıştır' deyip, hemen yarın kaldırmalarını bekliyorum” ifadelerini kullandı.“YARGI PAKETİ TARTIŞILMADI “Yargı paketini de değerlendiren Feyzioğlu, 'Bizim paketler konusundaki duruşumuz çok açık. 'Ben yaptım oldu' diye, birileri önümüze bir şeyler getirsin. Biz anlamıyoruz bunları. Takipte edemiyoruz. Gerçekten sıkıntılı. Biz hukukçularız ve mesleğimiz avukatlık ama pakette ne geldi, ne değişti, gelen 2 ay sonra bir daha değişti mi, değiştiyse ne kadar kalacak? Yani 'Yok kanun, yap kanun. Olmadı baştan yaz kanun. Hadi canım sıkıldı bir daha yaz kanun.' Böyle yap-boz mantığı olmaz. İktidardan iktidara değişmeyen, yargıyı tarafsız, bağımsız ve adil yargılama yapabilen, hesap verebilir hale getirebilen bir sistemi hem iktidarın hem de muhalefetin önüne koyduk. Peki ne oldu? Ne iktidar ne de muhalefet dönüp bakmadı. Çünkü yanlış soruyla başlıyorlar. 'Yargı bana nasıl bağımlı olabilir?' sorusuyla başlayan doğru yolu bulamaz' dedi.TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, sivil anayasa isteyenlerin önünde bir imtihan olduğunu dile getirerek,''Sivil Anayasa istiyorum' diyenlerin önünde bir imtihan vardır. Bu imtihan, bu dünyadadır, öbür dünyada değil. Askerin yaptığı faşist anayasanın sonrasında konulan ve kanunla konulan yüzde on barajıdır. Sivil anayasa deyip de, 'Anayasa'yı değiştirelim' cümlesini sarf edenlerin, kanunla yüzde on barajını kaldırmasını bekliyorum. Yüzde on barajını kaldırırlarsa, sivil Anayasa taleplerinde samimilerdir. Kaldırmazlarsa, askerin kanunla dayattığını, faşist diktanın kanunla dayattığını koruyorlardır. Artık 32 sene korudular, yeter' şeklinde konuştu. Haberler.com
Disney’den Daha Gerçekçi Gözler!
Disney Research bilgisayar grafikleri alanında çılgın projeler üretmeye devam ediyor. Bu hafta yapılan SIGGRAPH Asya’da sanal dünyada üç boyutlu gözlerin nasıl daha iyi modellenebileceğine dair araştırmasını paylaştı. Stüdyo, karakter oluşturmada çok etkisi olan daha gerçekçi gözleri daha da ileriye taşımak için gözün ışığa verdiği tepkiyi bile dijital ortama aktarmış. Disney Research Zurich’ten Pascal Berard, “Ortalama olarak modellenen gözler arka plan karakterleri için yeterli olsa da, ana karakterler ve kahramanlar için gözlerin çok daha gerçekçi olması gerekiyor” diye konuştu. Teknoloji dijital film sektöründe işe yaramasının yanında göz sağlığı endüstrisinde de oldukça büyük yenilikler getirebilir.
Reklam
Friends Hayranlarını Heveslendirip Üzen Sahte Fragman
Efsane dizi Friends'in oyuncularının başka televizyon şovlarındaki görüntülerinin derlenmesiyle ortaya çıkarılan bu 'fake' fragmanı birçok hayran gerçek sandı ve filmi beklemeye başladılar. Sevenleri böyle bir filmin beklentisiyle yaşıyor olmalı ki fragman kısa sürede 6 milyon kere izlendi.
Reklam
Hamzaoğlu Büyük Şifreyi Verdi
Spor Toto Süper Lig'de Akhisar'ı kendi sahasında 2-1 yenen Galatasaray'da büyük bir mutluluk hakim.Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Akhisar karşısında coşkulu bir performans ortaya koyduklarını ifade ederek, 'İyi bir takıma karşı oynadık, çok da iyi başladık maça. Net pozisyonlar yakaladık ancak daha sonra biraz bocaladık, özellikle ilk yarının sonlarında sıkıntı yaşadık. Müdahale yaparak Umut'u sağ çektik ve durumu toparladık. İkinci yarıya ise maça başladığımız gibi başladık , oyuncularımızı tebrik ediyorum. Güçlerinin son anına kadar mücadele ettiler. Golü yemememiz gerekiyordu, direnç göstermeliyiz. En kısa süre içerisinde bunları da ortadan kaldıracağız' şeklinde konuştu.'BRUMA ARTIK KEYİF ALIYOR'Bruma'nın performansını da değerlendiren Hamzaoğlu, 'Bir hafta da çok şeyi değiştirmemiz mümkün değil ama her şeyden önce oyuncularımız fedakarlık yapmaya başladı. Tek tek değil takım halinde oynamaya, aynı şeyi düşünmeye başladık. Bunları da yapınca takım oluyoruz, daha fazlasını yapacağız . Bruma önceden çok şans bulamadı, şimdi keyif alıyor oynamaktan. Yetenekleri tartışılmaz, takımı hücuma taşımaya yardımcı olacak. Bundan sonra da takım halinde oynamaya başlayacak ve daha fazla katkı sağlayacak' dedi.Sporx
İp Üstünde Striptiz Yapan Adam
Estonya'da adrenalin tutkunu 22 yaşındaki Jaan Roose, iki nokta arasına gerilen polyester bir şerit üzerinde zıplayıp tek takla atarak striptiz yaptığı görüntüler, büyük ilgi gördü.
Roller Coaster İle Ev Tanıtımı
Hollanda'da faaliyet gösteren bir emlak şirketinin ev satış/kiralama için başvuran müşterilerine sunduğu muazzam hizmet. Ben olsam evi alır yada kiralar sistem kalsın derdim.
Ankara'da Diplomasi Trafiği Yoğunlaşıyor
İngiltere Başbakanı David Cameron'ın yanı sıra Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn gelecek hafta Ankara'da olacak. Görüşmelerin ana gündem maddesinin Irak Şaö İslam Devleti (IŞİD) olması bekleniyor.Salı günü Türkiye'ye gelmesi beklenen Cameron'ın ziyaretine dair resmi detaylar henüz açıklanmamış olsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta yaptığı bir konuşmada 'Hem bölgesel hem de küresel sorunların çözümü noktasında İngiltere ile birlikte hareket etmek istiyoruz' dedi ve bu konuları Cameron ile de görüşeceklerini dile getirdi.Cameron'ın ziyaretinin sadece Türkiye ve İngiltere arasındaki ikili ilişkiler açısından önemli olmadığını ifade eden Erdoğan, 'Bu ziyaret içinde bulunduğumuz bölgede zor zamanlardan geçen ülkeler ve insanlar açısından da çok önemli' dedi ve Cameron'la görüşmelerin IŞİD ile mücadele odaklı olacağı mesajını da verdi.İngiltere, ABD öncülüğünde kurulan IŞİD karşıtı koalisyona katılmış ve Irak'ta IŞİD'e karşı hava operasyonlarına katılmıştı. İngiltere parlamentosu hükümete Suriye'deki hava saldırılarına katılma izni vermiş değil.İngiltere de, ABD gibi Irak ve Suriye'deki mücadelede öncelikli odak noktasının IŞİD olması gerektiğini ifade ederken Ankara'daki genel yaklaşım 'Suriye'de Beşar Esad rejimi görevden uzaklaştırılmazsa IŞİD sorununu da çözmek mümkün olmaz' noktasında şekilleniyor.Son konuşmasında IŞİD'e karşı yürütüen hava operasyonlarını da eleştiren Erdoğan, 'Batılı dostlarımıza bir kez daha sesleniyorum. Uçuşa yasak bölgeler ve güvenli bölgeler oluşturmadan ne Suriye'de ne de Irak'ta sonuç alabiliriz' dedi.Komisyonun yeni yüzleri geliyorHaftanın diğer önemli ziyaretini gerçekleştirecek olan Avrupa Komisyonu'nun üst düzey yetkilileri ise kısa süre önce göreve başlamış isimler.Dış Politika Yüksek Temsilciliği görevini 1 Kasım'da Catherine Ashton'dan devralan Federica Mogherini ile Komisyonun yeni genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn'ın Pazartesi ve Salı günlerinde Türkiye'de temaslar gerçekleştirmesi bekleniyor.Ziyaret öncesinde yazılı bir açıklama yapan Mogherini, 'Türkiye ziyaretimiz AB-Türkiye ilkişkilerinin stratejik önemini gösteriyor. Paylaştığımız ortak vizyonun ışığında Türkiye ile bağları güçlendirmek istiyoruz' dedi.Mogherini'nin Ankara temaslarının ardından Kilis ve Gaziantep'te Suriyelilerin kaldığı mülteci kamplarını da ziyaret edeceği belirtildi.BBC Türkçe
Reklam