Berkin Elvan’ın Ailesinden Yavuz Bingöl'e 5 Kuruşluk Tazminat Davası
Berkin Elvan’ın ailesi, türkücü Yavuz Bingöl’e beş kuruşluk manevi tazminat davası açtı.Açılan dava dilekçesinde, Yavuz Bingöl’ün maddi çıkar nedeniyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anne Gülsüm Elvan’ı yuhalatmasını ‘duygusallık’ diye izah ettiği belirtilerek, “Bingöl’ün maddi beklentisi olduğu ve fakirleşmemesi için dava beş kuruşluk sembolik miktardan açılmıştır” denildi.Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Gülsüm ve Sami Elvan tarafından açılan davanın dilekçesinde; gazeteci Ahmet Hakan’ın, “Berkin Elvan’ın annesinin meydanlarda yuhalatılması... Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki sorusu üzerine Yavuz Bingöl’ün “Burada da Tayyip Bey’in duygusallığı rol oynuyor. Sokaklarda, ölmüş annesine küfredildiği zaman ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. Bu çok insani bir şey... İşte duygusunu işine karıştırmak bu... Öte yandan şunu da söyleyeyim: Ölmüş anneye küfür etmek, sol değerlere inanan insanların yapabileceği bir şey mi? Ne kadar ayıp bir şey! O zaman o da öyle yapıyor” dediği kaydedildi.Halkın Hukuk Bürosu tarafından savcılığa sunulan dilekçede; bu ifadelerin halkın büyük tepkisini çektiği ifade edilerek, “Yaptığı açıklamayla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptırdığı yuhalatma olayını savunmuştur. Bu boyutuyla gerek aileye, gerekse toplumsal değerlere saldırmıştır” denildi. Elvan’ın cenazesine milyonlarca yurttaşın katıldığı vurgulanarak, “Siyasal iktidar bu sahiplenmeden korktu. Suçlular açık olmasına rağmen dava açılmadı. Sahiplenmeden korkan siyasal iktidar ve Erdoğan; Berkin’e ve ailesine sürekli saldırdı. Siyasal iktidardan yararlanmak isteyen menfaat sahipleri Berkin’e saldırarak bunu kolay yoldan yapmaya çalışmaktadırlar” denildi.'FAKİRLEŞMESİN DİYE'Yavuz’a beş kuruluk dava açılmasının gerekçesi ise şöyle anlatıldı:“Müvekkiller emekçi bir ailedir. Gelir durumları düşüktür. Evlatları dışında hiçbir servetleri yoktur. Berkin Elvan’ın öldürülmesi sonucunda yaşamları değişmiş ve devletin şiddetini ne yazık ki bizzat yaşamışlardır. Bugünde emekçi olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Berkin’i kaybeden müvekkiller bu dava sonucunda alacakları parayı önemsemektedirler. Dava sonucunda alınacak miktar yüksek olursa davalı ve onun gibiler tarafından ‘oğulları üzerinden zenginleşiyorlar’ denilmesinden çekinmektedirler. Bu durum müvekkilleri daha da üzecektir. Gerek davalı gerekse davalı gibi düşünenlerin bu şekilde diyeceği baştan bellidir. Müvekkiller bu nedenle halkımız tarafından beş kuruşun ne anlama geldiği bilindiği için manevi tazminat talebini sembolik olarak talep etmektedir. Bingöl’ün kendisi de halkın vicdanını zedeleyen bu açıklamayı neden yaptığı bilmektedir. Bingöl’ün maddi beklentisi olduğu ve davalının fakirleşmemesi için dava 5 kuruşluk sembolik miktardan açılmıştır.” Kaynak: İsmail Saymaz | Radikal
Almanya'da Gündem Marco Reus
Borussia Dortmund'da forma giyen ve ehliyetsiz araç kullandığı için 540 bin avro para cezası kesilen Marco Reus'un sahte sürücü belgesi kullandığı öğrenildi.Marco Reus'un 18 Mart'ta yapılan kontrollerde görevli polis memuruna Hollanda'dan alınma sahte ehliyet gösterdiği ve bu nedenle hakkında evrakta sahtecilikten soruşturma açıldığı bildirildi. Reus'un cezayı ödemeyi kabul ettiği ifade edildi.2009 yılında kendisine sahte Hollanda ehliyeti temin eden Marco Reus'un, bunu Borussia Mönchengladbach'ta forma giydiği dönemde aldığı iddia edildi.Öte yandan, Almanya Milli Takımı'nda forma giyen Marco Reus'un milli takımın ana sponsorlarından Mercedes'in ve Borussia Dortmund'un sponsoru Opel'in reklam yüzlerinden olduğu biliniyor.Söz konusu firmalardan da Reus'un sahte ehliyet kullanmasıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.Borussia Dortmund Teknik Direktörü Jürgen Klopp ise futbolcusuna sahip çıkarak, ''Kendisi çok zeki. Doğru olmayan saçma bir hikaye yaşadı. Bu nedenle ciddi yüksek bir ceza verildi. Bu da gayet yerinde'' dedi.Dortmund Kulübü CEO'su Hans Joachim Watzke de bu konuda fazla konuşmak istemediğini belirterek, ''Marco'nun yaptığı ağır bir durum. O nedenle ciddi bir ceza aldı. Daha başka bir şey söylemek istemiyorum'' diye konuştu.Eurosport
Şenol Güneş'ten Duygun Yarsuvat'a Sert Sözler!
Bursaspor teknik direktörü Şenol Güneş, Özlüce Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair açıklamalarda bulundu.Şenol Güneş, ligin 13 haftasının geride kaldığını, listeye bakıldığında 19 puanla 7'nci durumda olduklarını hatırlattı. Hiçbir rakibe karşı kötü futbol oynamadıklarını, oyun olarak olumsuzluk görmediğini vurgulayan Şenol Güneş, daha sonra şöyle konuştu:'Yükselen bir değeriz. Şu anda ilk 4’te olmalıydık. Bizden yukarıda olan takımlardan Trabzonspor ile bu hafta oynayacağız. Durumumuzu yukarıya çekme şansımız var. Umut veren bir oyun oynuyoruz. Kadromuzun iskeletinin tecrübesi artacak ve sonuçlarla güveni artacaktır. Ziraat Türkiye Kupası'nda da 2 maçta da 1’er puan aldık. Ama umutsuz bakmıyorum. Herşeyi kaybetmiş değiliz.''PENALTININ GOL OLMAMASINA SEVİNDİM'Kupa maçlarını da değerlendiren Şenol Güneş, şunları söyledi:'Mersin İdmanyurdu maçında kendi sahamızda son dakikada penaltımız var, o penaltının gol olmamasına da sevindim. Hep akılda kaldı. 18 dışında olan bir hareketin penaltı verilmesi, haksız bir karardı. Zaten bir tane haksız karar vardı ve golü atamayarak adaleti yerine getirmiş olduk. Bir sıkıntımız da sizin de gördüğünüz gibi Centone Karagümrük maçındaki yaşananlar. Bizim orada suçlama düşüncemiz yok. Anlatmaya çalıştığımız, Türk futbolu, federasyon, hakemler, seyirciler, medya herşeyin içinde olduğu camiadır. Bunun da başında federasyondur. Profesyonel takımların yarışacağı sahalar kontrol edilmeli. Oyuncuların sakatlanmasına sebep olabiliyorsunuz. Buna hakkınız yok. Bunu tahmin ettiğimiz için yazı yazdık. Eğer bu kadar yaptırım hakkınız yoksa hiçbir yaptırım hakkınız olmaması gerekiyor. Karagümrük başkanı 1 hafta önceden maç bileti satıyordu, bizim yazdığımız yazılara cevap verilmedi. Yönetenler karar verir. Bu konuda herhalde yanlış algılama var. Şahsımla ilgili bir takım beyanlar kullanıldı. En azından İstanbul’da Karagümrük maçında beni görmeye gelseydi yeterdi. Oradaki arkadaşlar evlerine davet etti beni. Karagümrük taraftarları sevgiyle çağırdı. Ama sorun şu evlerin tribün olduğu bir yerde oynadık. Evlerden olumsuzluk olsaydı, evler mi kapanacaktı. Biz yaşadıklarımızı paylaşıyoruz. Futbol güzelleşsin diye konuşuyoruz.''SAHAYA 5 TANE SEDYE GİRDİ'Centone Karagümrük maçının hakemleri konusuna da değinen Şenol Güneş, bu konuda şöyle dedi:'Ben ofsayttan 90+2’de gol yedim. Hakem itildi kakıldı, yine konuşmadım. Maçta 9 kişi kaldık. Eklenen 3 dakikayı anlayamadım. 9 kişiyim doğru ama 5 tane sedye girdi sahaya. 3 dakika neden oynatıldı, diye soruyorum? 15 kişi için 15 bin kişilik tribünü kapatıyorsunuz. Peki orada evi kapatırsanız ne olur? Sonra seyirci neden sahaya gelmiyor diyorsunuz. O konuda da bir adım atıldığını düşünmüyorum. Oturduğunuz yerde kulüplerden para cezası almak yerine ödüllendirme ile yapın o zaman. Taraftarı olmayan kulübün hiç sorunu olmuyor o zaman. Tek sebebi passolig değil. Futbol güzelliği kadar, seyirci giriş çıkışı, medya ilişkileri tüm bunların hepsinin fikirlerinin alınıp ortak akılda buluşturularak yeni düzenleme yapılabilir. Ama hiçbir gayret görmüyorum. Bizim taraftarımız Karagümrük maçına gidemedi. Ben bunu Kıbrıs’ta gördüm. Baskı yok dediler, polisler silahlarla araca bindiler ve gerginlik yok, diyorlar. Demek ki bir rahatsızlık var. Keyif içinde oynanan oyunu ne hale getiriyoruz. Çelişkiler yumağı içinde gidiyoruz ve patinaj yapıyoruz. Birçok takım, sonuç için yapıyor, beni de aynı kefeye koyuyorlar. Ben orada yokum. Sayın federasyon başkanı, mutlaka yenilikler yapmak istiyordur, onlara karışamam. Ama yaşayan biri olarak fikirlerimi söylemek durumundayım. Ben başarısızlığıma kılıf aramak için iş yapmıyorum. Başarı nedir, başarısızlık nedir bunun ölçüsü de yoktur.''TRABZONSPOR'U YENMEK İSTİYORUZ'Pazar günü sahalarında oynayacakları Trabzonspor maçını değerlendiren Şenol Güneş, rakiplerinin kendilerinin üstünde olduğunu belirtti, şöyle dedi:'Kazanırsak Trabzonspor'u geçeceğiz. Kaybettiğimiz puanları geri getirmek için bu maçı almak istiyoruz. İki büyük camianın takımlarının fair play ruhu içinde yarıştığı maç olacağını düşünüyorum. Trabzonspor’un iyi bir takımı ve antrenörü var. Biz de iyi bir takımız ve büyük bir camiayız. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş’la kafa kafaya yarışacak bir camiayız. Belki bir takım kırılmalarımız olacak bu sezon. Büyümek istiyorsak, değişeceğiz. Bu süreçte de bazı yaralanmalar olacak. Bir düşünce ortaklığı sağlamamız gerekiyor. Ben gitsem de bu düşüncelerin doğruları varsa, bunların devam etmesinden yanayım. Başka hiçbir şey beni mutlu etmez. Burada güzel bir maç olmasını istiyorum.''KENDİMİ BORÇLU HİSSEDİYORUM'Takımının durumuyla ilgili bilgi veren Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Cezalı olarak şu an Traore görünüyor. Ethem'in sakatlığı var. Centone Karagümrük maçında da Serdar, Volkan, Ozan, Bekir, Emre sakatlandı. Suni çim sakatlığını zaten biliyorduk. Serdar’ın ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Orada kendimi ilk defa vicdanen üzüldüğüm olay oldu. Kimseyi rahatsız etmesin. Federasyon başkanını hiç rahatsız etmesin. Serdar bana maçtan önce oynamak istemediğini söyledi. Kendimi borçlu hissediyorum ama oynatmak durumundaydım. kendisi pazar günü maç oynamadığı için seçtim. Ya Civelli, ya o oynayacaktı. Maalesef sakatlık geçirdi. Bu oyuncunun sakatlanmasında ben de kendimi sorumlu hissediyorum ama yapacak da bir şey yoktu. Aynı şekilde Volkan, Ozan sakatlık geçirdi. Bu tip sahalarda üst seviyede oyuncuların riskleri var. Futbol kalitesi düşüyor. Bu kaliteden memnun olanlara afiyet olsun yesinler devam etsinler.'Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in MHK eski başkanı Zekeriye Alp'ın istifasını değerlendirmesi konusunda da görüşünü açıklayan Şenol Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Zekeriye Alp’in istifasının benimle ilgisi yok. Çünkü ben atamadım. Şark kurnazlığı yapıyorlarsa yanlış yola giriyorlar. Federasyondan alacağım var. Belki onu da bilmiyor onu da hatırlatayım. Hem de yüklü bir para. Benim bir borcum yok. Ama beni buraya getirdiği için teşekkür borcum da var. Beni başka biriyle karıştırmasınlar. Zekeriye Alp beni aradı teşekkür etti. Orada belki gitmesini istiyorlardı, bu oyunu yaptılar. Madem o kadar istiyorlardı arkasında dursaydılar. Benim bu kadar etkim olsaydı, o kadar çok şey yapardım ki Çarşı grubunun mahkemede söylediği gibi. En azından Türk futbolunun kalkınması için çok daha büyük hamle yapardım. Benim konuşmamı doğru bulmayabilir. Hocam yanlış konuşuyorsun, derse susarım. Ben söylediklerimin arkasında duruyorum. Josue’nin yazısında benim ismim geçirilerek sebebinin ben olduğum yazıldı. 5 maç da ceza verebilir. Ben karışmam o işlere. Ben haksızlığa karşıyım. Josue orada kendini kaybetti. Orada bir dengesizliği vardı. Faul yaptı, gol yedik. O zaman şike mi yaptı? Şamil eliyle vurdu. Bana burada yorum yaparak benim üzerime yığmak doğru değil. Akvaryum kirliyse bu kirlilikten herkes nasibini alır. Bu akvaryumu temizleyelim. Günah keçisi aramayın. Günah keçisi buluyorsunuz. Adamları değiştirip dururuz. O yüzden patinaj yaptığımızı söylüyorum. Benimki suçlama değil, paylaşım. Susma hakkımı kullandım, toplantı yapmıyorum. Bunları kendilerine de söylüyorum. Futbolun değişimi için adım atacaklarmış kimle atacaklar? Bu ülkede şiddet varsa futbolda şiddet olacak. Biz güzellikler olsun topluma da olumlu yansısın diyoruz. Ben de yanlış yapıyorum o zaman. Benim için çocuk da, büyük de, işçi de, memur da insani değerdir. Ama onların bakışı farklı olabilir. İyi bir iş adamısınız, iyi bir federasyon başkanısınız, iyi takımlar olsun, Türkiye çok güzel bir ülke olsun istiyorum. Bunda hakaret yok, mesaj yok. Ben taraftar küfrederse ona da karşıyım. Beni o alan içinde gördüler mi? Vur, kır, parçala tezahüratına da karşıyım. İyi futbolla rakibi hırpalayacaksın. Gidin futbolcularıma sorun. Kafamızı kuma gömmeyelim.'Ozan Tufan ve Serdar Aziz hakkında çıkan transfer haberleri hakkında da açıklamalarda bulunan Şenol Güneş, şunları söyledi:'Bunların bizim oyuncumuza da kulübe de yararı yok. Bizim gazetede yer almamız sadece Ozan ve Serdar’ın transferiyse Türk futbolunun halini düşünün. Diğer kulüplerin bir çoğu bunu gazeteciler kanalıyla kamuoyu oluşturabiliyor. O yüzden güçler dengesi hatalı. Ozan ve Serdar konusunda 1 yıl daha burada kalmalarından yanayım. Bugün Türkiye’nin en iyi stoperi olacak Serdar’ı yaşıyoruz. Serdar’ın yetenekleri var, eksiklerini düzeltmeye başlamıştı. Yıldız oyuncu alırsanız hem ona hem Türk futboluna zarar verirsiniz. Belki 1-2 sene sonra geç kalınmış da olsa Türkiye’nin dünyadaki en iyi stoperi olacak Serdar. Burada yaşam ve Türkiye’nin koşulları onu geriye itiyor. Arda da böyleydi. Serdar’ın önünde çok zaman olduğunu düşünüyorum. Aynı şey Ozan, Serdar ve Enes için de geçerli. Enes oynattığım oyunlarda benim düşündüğüm Enes gibi oynamadı. İsteğiyle oyunu örtüşmedi. Son dönemde oyun hırsı düzeliyordu ama sahada bunu gösteremedi. Hataları olacak, belki bize zarar verecek ama yetenekli oyuncu. Yeteneğiyle üst seviyede. İsteğiyle, çalışmasıyla üste çıkarmalı. Volkan Şen de hızlı bir şekilde değişimle büyüyen bir oyuncu. Volkan çok şey gördü yaşadı ve onlardan dersler çıkarıyor. Onların eskilerini görüp örnek olan oyuncular batağa giderler. Ama şu anda çok iyiye gidiyor.'GALATASARAY BAŞKANININ AÇIKLAMASIŞenol Güneş, Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'ın şike süreciyle açıklamalarının sorulması üzerine şöyle konuştu:'Hiç girmek istemediğim bir konu. İşte hukukçular bunlar. Bunu söyleyen kulüp başkanı. Ne zaman şike süreci oldu. 4 yıl geçti şimdi mi geldi aklına? Gerçekse çok kolay. Failleri belli. Paraleller var, kareler var, dikdörtgenler var. Kolay nasılsa hapisteler sorarsın soruşturursun. Fenerbahçe kulübü inkar mı etmiş? Peki bu kim oluyor? Ben haksızlığa uğramayı çok iyi biliyorum. Ben çok gerçekler biliyorum söyleyemiyorum çünkü delillendiremiyorum. Fenerbahçe ben şike yapmadım diyor. O zaman yapmadığı için Fenerbahçe’yi koruyalım. Bir yanlışlık var. Türkiye’de ortalık bulandırma hikayesi var. Ben o suda olmak istemiyorum. Bana benim zenginliğim yeter. İşte Türkiye’de hukukçular bunlar. Ben tahkime gittiğimde yapılan haksızlığa bugünkü Cumhurbaşkanı da biliyor. Gücün hukuku olmasın, dediğim lafı o günlerde söyledim. O gün söylediğimde ben yalnızdım. Hukukun gücü olmalı.'DHA
Reklam
Reklam
İlhan Cavcav'ın Falcao'su; Berat Tosun
Genç futbolcuları yetiştirerek 'parlatıp', yüksek bonservis bedelleriyle İstanbul kulüplerine veren Gençlerbirliği, iki genç ismi daha Türk futboluna kazandırmaya hazırlanıyor.Gençlerbirliği'nin yıldız adayları İrfan Can Kahveci ve Berat Tosun, ortaya koydukları performansla 'duayen' başkan İlhan Cavcav'ın yüzünü güldürüyor.Geçen sezon Spor Toto 3. Lig'de şampiyon olan başkent ekibinin 'pilot takımı' Hacettepespor'da gösterdikleri performansın ardından bu yıl Gençlerbirliği kadrosuna dahil edilen Kahveci ve Tosun, primler ve maç başı ücretleri hariç aylık 2 bin 500 lira maaşla oynadıkları Spor Toto Süper Lig'de de isimlerinden söz ettirmeye başladılar.Fenerbahçe'de efsane olan ve Coritiba formasıyla Brezilya'da jübile yapan Alex'i örnek alan 19 yaşındaki Kahveci, '10 numara' bölgesinde topa hakimiyeti ve mücadelesiyle beğeni topluyor.İsmini Balıkesirspor maçında attığı 2 golle duyuran ve futboluyla İlhan Mansız'a benzetilen 20 yaşındaki forvet oyuncusu Tosun ise 'yırtıcı' özelliği ve son vuruşlardaki becerisiyle ön plana çıkıyor.'Çorapla futbol oynuyordum'Kırmızı-karaların iki yıldız adayından İrfan Can Kahveci, ailesinin kötü alışkanlıklardan uzak durması için kendisini 7 yaşında Gençlerbirliği futbol okuluna yazdırdığını söyledi.Futbola sevgisini 'Evde çoraptan top yapar oynardım' sözleriyle anlatan Kahveci, 'Batıkent'te büyüdüm. Babam 10 yıl beni antrenmanlar için Beştepe'ye götürüp getirdi. Çok çalışmamın sonunda A takıma kadar yükseldim. Üç ay öncesine kadar tesislere metroyla geliyordum' diye konuştu.Kahveci, bu sezon 5 arkadaşıyla Hacettepe'den, Gençlerbirliği kadrosuna alındıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Kadromuzda altyapıdan yetişen toplam 11 futbolcu bulunuyor. 'Hiç yalnızlık çekmedik' diyebilirim. Altyapıdan gelerek devam eden iyi bir arkadaşlık ortamı mevcut. Normalde heyecanlanırsınız ama burada böyle bir şey yok. Diğer arkadaşlarımız da altyapıdan çıktığı için kendinize güveniniz artıyor.' Spor Toto 3. Lig ile Spor Toto Süper Lig'i kıyaslayan genç orta saha oyuncusu, '3. lig özellikle orta sahada oynayan futbolcular için çok zor. Çok sert bir lig, üç kişi birden basıyor. Süper Lig'de daha rahat oynuyorum' değerlendirmesinde bulundu.'Direkt Avrupa'ya gitmek istiyorum''Futbol zekaları çok üst düzeyde ' diye tanımladığı Alex ve Ronaldinho'ya olan hayranlığını dile getiren Kahveci, aynı zamanda savunma yönünü de geliştirmeye çalıştığının altını çizdi.Kahveci, 12 bin metre koştuğu maçların bulunduğuna işaret ederek, hedeflerine ilişkin, 'Direkt Avrupa'ya gitmek istiyorum, çok ciddiyim. Küçüklüğümden beri Gençlerbirliğiliyim. Manchester United ve Real Madrid'de oynamayı hayal ediyorum. Bu kulüplerin zenginliği değil 'kaliteli duruşları' beni etkiliyor' dedi.'Hiçbir zaman 'ben oldum' havasına girmedim'Çok sayıda yıldız adayı futbolcunun birkaç sezon 'parlayıp' sonra kaybolduğunun hatırlatılması üzerine Kahveci, 'Sürekli çalışıyoruz. Hiçbir zaman 'ben oldum' havasında değiliz. Kendimizi sürekli geliştirmeliyiz' ifadesini kullandı.Kahveci, yabancı futbolcu kontenjanıyla ilgili ise 'Kaliteli yabancı futbolcular, genç oyuncuların gelişimine katkı sağlar. Yabancı kontenjanı olmasın ama İngiltere'deki gibi kaliteli oyuncular gelsin. Milli takımda oynamış futbolcular olsun. Burada parsını alıp, oturacak futbolcular gelmesin' değerlendirmesini yaptı.A Milli Futbol Takımı'nın performansına da değinen orta saha oyuncusu, 'Milli takımın performansında gerileme var ancak 2-3 yıl sonra çok daha iyi olacak. Sadece Gençlerbirliği değil, Bursaspor gibi başka takımlarda da başarılı arkadaşlarımız var. Hepsi çok yetenekli. 1992-1995 doğumlu, potansiyeli yüksek bir jenerasyon geliyor' diye konuştu.Yıldız golcü adayıGençlerbirliği'nin çok şey beklediği genç golcü Berat Tosun ise 10 yaşından bu yana Beştepe Tesisleri'nde olduğunu söyledi.Daha çok alt gelir grubunun yaşadığı Mamak'ta doğduğunu ifade eden Tosun, 'Ancak orada değil tesislerde büyüdüm. Babam kolumdan tuttu, çok destek oldu. Babamın bu kadar desteği olmasa belki bugün burada olamayabilirdim. Mahallemiz, evimiz adeta Gençlerbirliği oldu. Mamak'tan çok tesislerde zaman geçirdim' dedi.Tosun, Gençlerbirliği'nin A takım kadrosunda altyapıdan yetişen çok sayıda futbolcunun yer aldığına dikkati çekerek, 'Hepimiz birbirimizin huylarını biliyoruz. Altyapıdan çıkan oyuncu ilerleyen dönemde daha da artacaktır. Altyapıda çok yetenekli arkadaşlarımız var. Gençlerbirliği, Türkiye'nin en iyi altyapılarından birine sahip' yorumunu yaptı.'Falcao gibi yırtıcıyım'Spor Toto Süper Lig'de oynanan Balıkesirspor maçında iki gol birden atarak dikkatleri üzerine çekmeyi başaran genç golcü, hiçbir zaman havaya girmediğini vurguladı.'Ayağımın yerden kesilmesi söz konusu değil' diyen Tosun, sözlerine şöyle devam etti: 'İyi yerlere gelmek için sürekli çalışmak zorundayız. Bu yaşta oldum derseniz, hiçbir hedefiniz yoktur demektir. İspanya ya da İngiltere'de oynama hedefim var. Takım olarak hiç düşünmedim, Chelsea olabilir. İmajımı Sanchez'e benzetiyorlar ancak Falcao'yu örnek alıyorum. Öne çıkan en büyük özelliğim Falcao gibi 'yırtıcı' olmam. Santrafor oynayabilmenin yanında kanatta da görev alabiliyorum. ''Milli takım daha iyi olacak'Tosun, A Milli Futbol Takımı'nın geleceğiyle ilgili endişe duymaya gerek olmadığını belirterek, 'Gerçekten alttan gelen çok iyi bir jenerasyon geliyor. Endişeli olmaya gerek yok. Bu mutlaka milli takıma yansıyacaktır. Milli takım önümüzdeki dönemlerde daha iyi olacak' ifadesini kullandı.Genç golcü, nitelikli yabancı oyuncuların Türkiye'ye gelmesi durumunda, Türk futbolunun daha da gelişeceğini sözlerine ekledi.Cavcav: 'Onlar bizim istikbalimiz'Röportaj sırasında tesislere gelen Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, İrfan Can Kahveci ve Berat Tosun'u 'şımarmamaları' konusunda uyardıktan sonra 'Onlar bizim istikbalimiz' ifadelerini kullandı. Teknik direktör İrfan Buz ise şu değerlendirmeyi yaptı: 'Böyle gençlerimiz olduğu için çok mutluyuz. Arkadaşlarımız gerçekten yetenekli. Yetişmelerinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Oynadıkları zaman zaaflarını da görebiliyoruz. Bu zaaflarını giderip üstüne koyarak devam etmeleri gerekiyor. En önemlisi futbolcunun kendini bilmesidir.İrfan Can'ın inanılmaz bir çıkışı var. Oyunu 2 yönlü oynarsa çok iyi bir futbolcu olacak. Berat çok çalışkan ve gol şansı yüksek santraforlardan. Karakterli çocuklar, 'ben oldum' demeden çok çalışmaları lazım.'AA
14. Yıl Dönümünde Yakın Tarihimizin En Karanlık Günlerinden Biri "19 Aralık"
19 Aralık 2000 tarihinde, Türkiye’nin cezaevleri eşine az rastlanır bir vahşete tanıklık etmişti. “Hayata Dönüş” adı verilen ve cezaevlerindeki siyasi mahkumların iradesini kırmaya yönelik olan operasyonda 32 kişi hayatını kaybetti. Yüzlerce mahkum yaralandı veya bir daha iyileşemeyecek fiziki, psikolojik tahribatlar yaşadı.2000 yılı sonbaharında hapishanelerde koğuş sisteminin yerine getirilmek istenen F-tipi cezaevi uygulamasına karşı çıkan mahkumlar, 19 talep öne sürerek süresiz açlık grevine başladılar. 20 Ekim’de başlayan açlık grevi, 45. günde ölüm orucuna dönüştürüldü ve bunun üzerine 19 Aralık 2000’de 20 cezaevinde aynı anda “Hayata Dönüş Operasyonu” adıyla bir katliama başlandı. 3 gün süren operasyon sonucunda 30 tutuklu ölür, yüzlerce tutuklu da yaralanırken, 2 asker de jandarmanın silahlarından çıkan kurşunlarla can verdi.
Reklam
Avustralya'da Sekiz Çocuk Bıçaklanarak Öldürüldü
Avustralya'nın Cairns kentindeki bir evde, yaşları 1,5 ile 15 yaş arasındaki 8 çocuk bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu.Queensland eyalet polisi, Manoora semtindeki bir evde, bıçaklanarak öldürülmüş 8 çocuğun cesedi ile 38 yaşında bir kadının yaralı bulunduğunu açıkladı. Hastaneye kaldırılan kadının durumunun iyi olduğu ve olay hakkında polise bilgi verdiği bildirildi.The Australian Associated Press 'e bilgi veren yaralı kadının kuzenine göre, bıçaklanarak öldürülen çocukların tümü kardeşti ve kadın da anneleriydi. Kim ya da kimler tarafından öldürüldükleri ise belli değil.
Barış Güler ile Süleyman Aslan Paraları Faiziyle Geri Alacak
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler ile eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın, 17 Aralık Operasyonu sırasında evlerinde bulunan ve adli emanetçi olarak bir devlet bankasında tutulan paraları, takipsizlik kararına yapılan itirazın reddi üzerine yasal faiziyle birlikte kendilerine iade edilecek.17 Aralık soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner, 10 Kasım’da 53 şüpheli hakkında takipsizlik kararı vermişti. Bunun üzerine dosyadaki tek şikâyetçi olan eski Fatih Emniyet Müdür Yardımcısı Orhan İnce, takipsizlik kararına itiraz etmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise yapılan itirazı reddetmişti. Savcılığın verdiği kararın kesinleşmesiyle Barış Güler ve Süleyman Aslan’ın el konulan paralarına iade yolu da açılmış oldu.ASLAN’INKİ VALİLİĞEHürriyet gazetesinden Fırat Alkaç'ın haberine göre, Barış Güler’in evinde el konulan 400 bin TL, 300 bin Euro ve 100 bin dolar ile Süleyman Aslan’ın evinde el konulan 2.5 milyon dolar ve 1.5 milyon Euro adli emanet olarak bir kamu bankasında tutuluyordu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu paraların, yasal faizleriyle birlikte iadelerine karar verdi. Parasının faizi 20 bin TL tutan Barış Güler’in, başvurusu halinde parası kendisine teslim edilecek. Süleyman Aslan’ın evinde ayakkabı kutuları içerisinde bulunan paralar ise yasa gereği İstanbul Valiliği’ne gönderilecek. Aslan, ilk gözaltına alındığında, “Evimden çıkan paraların tamamı bağışlardan toplanan paralardır. Bu paralar Makedonya’da Balkan Üniversitesi ve Osmancık’da imam hatip lisesinin yapımında kullanılacaktır. Oralara gönderecektim” demişti. Aslan’ın, Yardım Toplama Kanunu’na muhalefet ettiği anlaşılmıştı. İade işlemleri için savcılığın yazısı bekleniyor.Kaynak: Hürriyet
Minecraft Yaratıcısının 70 Milyon Dolarlık Muhteşem Malikanesi
Geçtiğimiz eylül ayında Microsoft, mobil ve bilgisayar platformlarının en başarılı oyunu Minecraft’ın yapımcısı Mojang’ı 2,5 milyar dolarlık rekor bir ücret karşılığında satın almıştı.Haziran ayında dünya genelinde 54 milyon satış rakamına ulaştığı belirtilen oyunun yaratıcısı Markus Persson, satın alma işleminin ardından Beverly Hills’te muhteşem bir malikane satın aldı. Sinema salonu, iPad ile kontrol edilen çeşmeler, otomatik cam kapılar, L.A’in panoramik görünümü, M&M şekerlerin olduğu bir odanın yer aldığı bu muhteşem malikanede pahalı mobilyalar ve 90 inçlik televizyon bulunuyor. Dünyanın en kaliteli şampanyalarından biri olarak gösterilen Dom Perignon şişelerinin de yer aldığı malikanenin fiyatı ise tam tamına 70 milyon dolar. İsterseniz lafı fazla uzatmayalım ve bu muhteşem evin fotoğraflarıyla sizleri baş başa bırakalım. LOG
Reklam
Instagram Sahte Hesapları Sildi
Geçtiğimiz günlerde 300 milyon aktif kullanıcı sayısına ulaşan fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram, yakın zamanda sahte hesapları sileceğini duyurmuştu. Dün akşam bunu gerçekleştiren Instagram ünlü isimlerden genç kullanıcılara kadar büyük tepkiler aldı.Sosyal ağ hesaplarındaki takipçi sayısı sosyal medya ünlüsü olma yolundaki kapıları aralarken aynı zamanda hesap sahibinin itibarını da etkileyen bir etmen olarak görülüyor. Bu noktada internet üzerinde takipçi sayısını artırmak bir yarışa dönüşürken kullanıcıların “takipçi satın alma” gibi yöntemlerle hesaplarının itibarını arttırdığı da gözle görülmeyen gerçekler arasındaydı. Ancak Instagram tüm sahte hesapları silince gerçekler ortaya çıktı.Bir gecede milyonlarca takipçi kaybeden ünlülerin şaşkınlığı ise Twitter‘ın yeni tartışma konusu haline geldi. Justin Bieber‘ın Instagram hesabı 3,5 milyon takipçi kaybederken Akon‘un hesabı 4,3 milyon’dan 1,9 milyona düştü. Amerikalı rapçi Mase ise bir gecede 1,6 milyon takipçiden 272 bin takipçiye düşünce Instagram hesabını tamamen kapattı. Ünlülerin yanı sıra oldukça kızgın pek çok Instagram kullanıcısı, Instagram’in resmi sayfasına yorumlar atarak takipçilerini geri istedi. Instagram’ın en çok takip edilen 100 kullanıcı listesine buradan ulaşabilir ve bir gecede kaç kullanıcı kaybettiklerini hazırlanan tabloda görebilirsiniz.LOG
Katar Emiri Ankara'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eylül ayındaki ziyaretinden sonra Katar Emiri El Tani, beraberinde bakanlarla Türkiye'ye iki günlük ziyaret gerçekleştiriyor. Gündemde Suriye ve Irak'taki gelişmeler ile enerji var.Katar Emiri Tamim Bin Hamad El Tani'ni taşıyan uçak dün akşam saatlerinde Ankara'ya indi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sabah saat 10.00'da Katar Emiri'ni Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda resmi törenle karşıladı.İki lider, Katar ve Türkiye arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi anlaşması imzalayacak. Beraberindeki bakanların da Türk mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor.Enerji önemli gündem maddesiKatar Emiri’nin ziyaretinde bölgesel konuların yanında enerji de önemli gündem maddesi. İki ülke arasında Eylül ayında bir doğalgaz anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Türkiye, Katar'dan 2014-2015 kış sezonu için dokuz tankerde toplam 1,2 milyar metreküp gaz alacak.Türkiye'nin yıllık gaz tüketimi yaklaşık yaklaşık 45 milyar metreküp. Yaklaşık 885 trilyon metreküp doğalgaz rezervine sahip Katar, dünyadaki en büyük LNG (sıvı doğalgaz) ihracatçısı.Afşin-Elbistan'da kurulacak en az 10 milyar dolar değerindeki termik santrallere de Katar Devlet Enerji Şirketi talip olmuş, Erdoğan'ın Başbakan olarak Katar’a Aralık 2013’te yaptığı ziyarette de bununla ilgili bir mutabakat zaptı imzalanmıştı.‘Bölgesel meselelere bakışımız örtüşüyor’Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından geleneği bozmadı ve ilk iki yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’a yaptı; ardından resmi ziyaret gerçekleştirdiği ilk ülke Katar oldu.Erdoğan Katar ziyareti sırasında ekonomik ilişkilerin artacağını, Başbakan olduğu son 11 yıllık dönemde Katar’la kurulan olumlu ilişkilerin daha da gelişeceğini söyledi:'Katar'la bölgesel meselelere bakışımız büyük ölçüde örtüşüyor. Bölgedeki kaygı verici gelişmelere gelince, bunların aşılması noktasında da barış ve istikrarın korunması hususunda yine Katar'la konulara yaklaşımımız aynı. Katar ve diğer Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizi stratejik açıdan da değerlendiriyoruz. Bu konularda hassasiyetlerimiz var. Körfez'in güvenliği ve istikrarı ülkemizin güvenliği ve istikrarı kadar önem arz ediyor.'İki ülkenin tutumu aynıKatar ve Türkiye, bölgesel sorunlarda çoğunlukla aynı politikayı benimseyen bir tutum izliyor. Suriye konusunda iki ülke de Esed rejiminin devrilmesi ve IŞİD ile savaşırken de Esed’in meşrulaştırılmaması görüşünde. İki ülke, Suriye’de rejimle savaşan muhalifleri destekliyor.Mısır’da Temmuz 2013’te yaşanan darbeyle Mursi yönetiminin devrilmesinin ardından gelen askeri yönetime iki ülkenin tepkileri de ortak oldu. Ancak Mısır’da darbeden sonra Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Sisi’ye yönelik tepkisi, ekonomisi ve dış politikası çoğunlukla Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkelerine bağlı olan Katar’ı zor duruma soktu.Katar’daki Müslüman Kardeşler üyeleri Türkiye’ye geldiEylül ayında Katar, ülkeye sığınan Müslüman Kardeşler liderlerinin ülkeyi terk etmesini istedi. Ülkeyi terk eden yöneticilerden bir kısmı Türkiye’ye geldi. Al Jazeera ’ye konuşan İhvan lideri, “Katar'ın böyle bir karar almasında bölge ve Körfez ülkelerinden yapılan baskı etkili oldu.” dedi.Katar’ın çağrısı üzerine körfez ülkeleriyle ilişkiler yumuşadı ve 16 Kasım’da da üç ülkenin büyükelçilerinin Katar’a geri gönderilmesine karar verildi.İlişkilerin düzelmesiyle birlikte Katar ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ve siyasi işbirliği de kaldığı yerden devam ediyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Rajon Rondo, Dallas Mavericks'te
Dallas Mavericks, Boston Celtics'ten Rajon Rondo'yu kadrosuna kattı.1986 doğumlu Amerikalı oyuncu Rajon Rondo ile birlikte Dwight Powell'ı da takıma kazandıran Dallas Mavericks yönetimi, bu iki oyuncuya karşılık Brandan Wright, Jae Crowder ve Jameer Nelson üçlüsünü Boston Celtics'e gönderirken, 2015 birinci tur draft hakkını ve 2016 ikinci tur draft hakkını da Celtics'e vermeyi kabul etti.2008 yılında şampiyonluk yaşayan ve 4 kez All-Star seçilen 28 yaşındaki yıldız oyuncu Rajon Rondo, NBA kariyerinde 2006-07 sezonundan bu yana Boston Celtics forması giyerken, toplam 527 maçta 11 sayı ortalamasıyla sahne aldı.Eurosport
Gazetelerde Bugün | 19 Aralık Cuma
Hürriyet: Hayri İnönü: Beni tehdit eden Mustafa SarıgülMilliyet: Avukata ayakta durma cezası Sabah: Darbe öncesi hesaplar Pensilvanya'ya gittiVatan: Tarihi dip Birgün: Plaketten tasarrufAkşam: CNN‘'e göre hava hoş Taraf: Dağılın ulanCumhuriyet: 'Babam için hukukçu olacağım'Zaman: İşte suç aleti: 2 makale 1 haberYeni Şafak: Gülen’e Dumanlı koruma
8 Bin Yıllık Zeytinyağı Bulundu
İsrail'de yapılan kazılar, 8 bin yıl önce zeytinyağı üretilebildiğini ortaya koydu. Ortaya çıkarılan 20 antik çömlek üzerinde yapılan analizler insanların farklı gıdalar üretebildiğine de işaret etti.Arkeologlar, M.Ö 6'ncı yüzyıla uzanan kil çanaklarda zeytinyağı tortusu buldu. İsrail'de yapılan kazılarda yapılan keşif hakkında bilgi veren arkeologlar Ianir Milevski ve Nimrod Getzov, 'muhtemelen Akdeniz'de zeytinyağının kullanıldığı en eski tarihe ait delile ulaştıklarını' ifade etti.İsrail'in kuzeyindeki En Zippori bölgesinde 2011'de başlayan anayol çalışmaları esnasında ortaya çıkarılan tarihi eserler analiz edildiğinde, bazı çanaklarda zeytinyağı kalıntılarına ulaşıldı. Analizler, kalıntıların Erken Kalkolitik Çağı'na ait olduğunu gösterdi. Üzerinde bir yıllık zeytinyağı kalıntısı olan modern çanaklardan aldıkları örnekleri antik numunelerle karşılaştıran bilim insanları, iki örneğin büyük kimyasal benzerlik gösterdiğini tespit etti.Anayoldaki kazı alanından çıkarılan toplam 20 çanak-çömlekten alınan örneklerin analizi, zeytinyağının M.Ö 5800 yıllarına ait oluğunu gösterdi. Bulgular, 6 ila 8 bin yıl öncesine uzandığı düşünülen ilk zeytinyağı üretiminin tarihini de neredeyse kesinleştirdi.İsrail Antik Eserler İdaresi tarafından verilen bilgiye göre, kazıların yapıldığı bölgede zeytinyağının yanı sıra tahıl ve baklagil üretiminin de yapılmış olabileceği belirtildi.Kaynak: Al Jazeera
Balçova Yaşamspor Başkanı Fatih Komili Açıklamalarda Bulundu
Balçova Yaşamspor Başkanı Fatih Komili, “Arsenal'li oyuncular da böyle tweetler atsa, hırslanıp onlara da 9 gol atacaklar mı” diyerek Galatasaray'ı eleştirdi.Balçova Yaşamspor Başkanı Fatih Komili, 9-1’lik tarihi maçın ardından konuştu. 9 gole çok üzülmediklerini belirten Komili, şunları söyledi;“Maçta öne geçtik, ikiyi de bulabilirdik ama olmadı. Galatasaray 30. dakikadan sonra coşup 15 dakikada 5 gol buldu. İkinci yarıda bu kadar coşup 9 gol atmaya gerek yoktu. Takımımızda ilk kez gece maçı oynayanlar var. Bunları düşünüp daha kontrollü olabilirlerdi. Bunu anlamsız bulduk. Bizim oyuncuların tweetleriyle hırs yaptılar deniyor. Diyelim ki Arsenal’li oyuncular bu şekilde tweet attı, onlara da 9 gol atacaklar mı? Galatasaray’da 8 milli futbolcu vardı. Pandev’in, Bruma’nın aldığı paralar bizim bütçemizden fazla. Bu açıdan haksız rekabet oldu” dedi.Keşke Avrupa’da olsaydı Kulübün idari menajeri Haktan Tırıs da, “Biz kendi çapında gayet mütevazı bir takımız. Galatasaraylı oyuncuların bu hırsı ve motivasyonu keşke Avrupa kupalarında da olsaydı” ifadesini kullandı.Fanatik
Reklam