onedio
"Hamzaoğlu, Sneijder'den Özür Diledi"
Galatasaraylı Wesley Sneijder’in menajeri Guido Albers, Hamza Hamzaoğlu'nun Sneijder'den özür dilediğini iddia ettiGalatasaraylı Wesley Sneijder’in menajeri Guido Albers, Bugün TV’de yayınlanan Ceza sahası programına özel açıklamalar yaptı.Albers, sarı-kırmızılıların eski hocası Cesare Prandelli’nin gidişiyle ilgili olarak, “Artık konuşmaya gerek yok ama Sneijder bu gidişe sevindi” dedi...HOCA İLE BARIŞ SAĞLANDIDünya Kupası sırasında, Hamza Hamzaoğlu, Sneijder’i eleştirmişti. İkili ilk buluşmalarında objektiflere mutlu bir tablo yansıtmıştı. Perde arkası ise Albers’ten geldi: “Yeni teknik adam ile ilgili ilk düşüncesi çok olumlu, mükemmel. Çok mutlu. Hamza Hamzaoğlu, Sneijder’den özür diledi...”‘SNEIJDER’E TEKLİF YOK’Albers, oyuncusu Sneijder’e şimdilik bir teklif olmadığını söylüyor: “Dürüst olacağım Sneijder’e Inter ve Manchester United’den şimdilik bir teklif yok. Eşi hamile. Çocuğunu Amerika’da doğurmak istiyor haberleri var ama bu gerçek değil. İstanbul’da doğurmak istiyorlar. Çünkü İstanbul’a çok alıştılar...”Haber Türk
New Horizons Uyandırıldı
NASA'nın Plüton ve uydularını gözlemlemek için 2006'da uzaya gönderdiği New Horizons uzay aracı, yaklaşık 9 yıl süren yolculuğun ardından hedefine ulaştı.Dünya'dan 4.6 milyar kilometre ötede bulunan New Horizons aracı, Plüton sistemine ulaşmasına kısa bir süre kala uyandırıldı. NASA, uzun yolculuğunun ardından uyandırılan New Horizons'dan gelen ilk sinyalin, bu sabah TSİ 05.30 sularında Dünya'ya ulaştığını açıkladı.Piyano büyüklüğündeki New Horizons'ın gönderdiği sinyal, yaklaşık 4,5 saat sonra Avustralya'daki dev radyo anten tarafından alındı ve ABD'nin Maryland eyaletinde bulunan Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'na aktarıldı. NASA, ışık hızında Dünya'ya ulaşan sinyalin analizinin ardından New Horizons'ın tüm fonksiyonlarının çalıştığını açıkladı.Ateşlendiği 2006'dan bu yana uzayda geçirdiği zamanın üçte ikisinde uyku modunda olan New Horizons, bu sayede elektronik donanımının kullanım ömrünü uzattığı gibi operasyon maliyetlerinin de azalmasını sağladı. Sistemleri kontrol edilmek için rutin olarak aktif edilen New Horizons, 2007 yılında Jüpiter sisteminden geçerken gaz devinin ve uydularının fotoğraflarını çekmeyi ihmal etmedi.Hedefine ulaşmasına çok az kaldıAğustos ayında gönderilen 'uyandırma' talimatları, dün iletilen sinyalle uygulamaya kondu. New Horizons, Plüton sistemindeki gözlemlerine resmen 15 Ocak'ta başlayacak. Plüton'dan 260 milyon kilometre mesafede olan New Horizons, Mayıs 2015'te cüce gezegeni net bir şekilde görmeye başlayacak, Temmuz da ise ilk kez Plüton'un atmosferini ve yüzeyinde olduğuna inanılan buzul yanardağları görüntüleme şansı elde edecek.Plüton ve beş uydusu hakkında bilinmeyen birçok sırrı ortaya çıkaracak olan New Horizons, Plüton'un ardından Kiper Kuşağı'nda yer alan PT1, PT2 ve PT3 adındaki buzul cisimleri de gözlemleyecek. Plüton'dan yaklaşık 1.6 milyar kilometre mesafede bulunan cisimlerin genişliği 25-55 km olarak tahmin ediliyor.Kaynak: NBC News ve Al Jazeera
Star'da Sürpriz Yazı: 'Yolsuzlukla Suçlanan Bakanların Durumu Dramatik'
Star yazarı Ahmet Taşgetiren, yolsuzlukla suçlanan bakanlar hakkında yazdıAKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 'a en yakın işadamlarından, AKP Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyesi olan Ethem Sancak 'a ait medya grubu bünyesindeki Star gazetesinde yolsuzlukla suçlanan bakanları eleştiren bir yazı yayımlandı. Ahmet Taşgetiren , Erdoğan ve hükümetin 'darbe girişimi' dediği 17 Aralık sürecinde istifa etmek zorunda kalan dört bakanın 'durumunun dramatik olduğunu, tasarruflarının savunulabilir olma özelliğinin aşındığını' yazdı. Suçlanan isimlerin 'bakan olmasalardı elde edemeyecekleri' şeyler olduğunu belirten Taşgetiren, 'Öyle ince dokunuşlar var ki, onlar, bakan olmadığınız zamanda sizin ve yakınlarınızın elde edemeyeceği nitelik arz ediyor. Dokundunuz ve milyarlar bir yerden bir yere aktı. Dokunmasaydınız, onlar kamunun bütçesi içinde kalacaktı' ifadesini kullandı.Taşgetiren, “Yolsuzluklar karşısında sıfır toleranslı bir dönemin beklendiğini belirtmek istiyorum yeni hükümet kadrolarına. Derler ki kadim İslam büyükleri böyle durumlar için 'Sefasını başkaları sürer, vebali siz yüklenirsiniz.' Bu da akıl işi değildir. Ben bunu Ak Partinin tepe kadrolarının çok iyi bildiklerine inanıyorum' dedi.Ahmet Taşgetiren'in Star gazetesinde 'Sıfır tolerans' başlığıyla yayımlanan (7 Aralık 2014) yazısı şöyle:Ak Parti iktidarında “İşkenceye sıfır tolerans”ta epeyce yol alındı.“Yoksullukla mücadele” ekonominin genel yapısından gelen sorunları çözmenin zorluğu içinde, geliştirilen telafi mekanizmaları ile bir ölçüde sürdürülüyor. En azından Ak Parti kadrolarının “Yoksula kol kanat germe hassasiyeti”ni anlayabiliyorsunuz.“Yasaklar” konusunda iradeyi net olarak görebiliyoruz. O bir sistem restorasyonunu gerektiriyor ve iktidar, zamanın akışı içinde güç yetirebileceğine inandığı ölçüde adımlar atıyor.“Yolsuzluklar” konusuna gelince sanırım o alan, iktidarın en zor sınavına tekabül ediyor.Aslında yola “Yolsuzluklarla mücadele” niyetiyle çıkıldı. “3 Y”nin bir ayağını yolsuzluklarla mücadele oluşturuyordu.Ama bu alan, sistem restorasyonundan öte bir şeyi, onarmayı gerektiriyordu, insan nefsinin kendine yontma güdüsünün terbiyesini, kontrol, hatta zaptu rapt altına alınmasını, “Ben”in onarılmasını gerektiriyordu. Yasal düzenlemelerin yetmediği bir alandı burası. Çok, çok, çok ciddi bir zaptu rapt psikolojisi içinde hareket etmeyi gerektiriyordu.Yazının devamı içinT24
Dünya Neden Düz Değil?
Dünyanın düz bir tepsi gibi olmadığını (hala inat eden bazıları hariç) hepimiz biliyoruz. Vsauce, yayınladığı bir videoda dünyanın neden düz olmadığını ve olsa bile neden üzerinden düşemeyeceğimizi anlatıyor.
Reklam
Reklam
Canlı Yayını Trolleyen Çift
Canlı yayın sırasında arka planda aşklarını tüm dünyaya böyle duyurdular. Kameraya yansıyan çifte kumruların görüntüleri sizlerle...
Derrick Rose'dan "Nefes Alamıyorum" Tişörtlü Protesto
Chicago Bulls formasını giyen ünlü basketbolcu Derrick Rose Golden State Warriors maçında ısınma hareketlerini üzerinde 'Nefes alamıyorum' yazan tişörtle yaparak Eric Garner'ın polis tarafından boğularak öldürülmesini sessizce protesto etti.ABD'nin Ferguson kentinde, 18 yaşındaki silahsız siyah genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson'ın ardından, New York'un Staten Island bölgesinde, gözaltı işlemi sırasında 43 yaşındaki Eric Garner'ın boğazını sıkarak ölümüne yol açan polis memuru Daniel Panteleo hakkında da takipsizlik kararı verilmesi ABD'lileri sokaklara dökmüştü.Jüri karlarını protesto eden binlerce ABD 'li, ülkenin değişik kentlerinden protesto gösterileri düzenledi. Karmaşaların ve polisle arbedenin yaşandığı gösteriler sırasında yalnızca New York'ta 50'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.Astım hastası olan Garner boğularak ölmüştü. Garner’ın gözaltına alındığı görüntüler internete düşerken, videoda adamın birkaç defa “Nefes alamıyorum” dediği duyuluyor. Ancak polis Daniel Pantaleo, Garner’ın yüzünü yere bastırmaya devam ediyor. New York adli tıp yetkilisi Garner’ın ölümüne “göğsüne yapılan baskının ve kelepçeleme sırasında yüzüstü yatırılmasının neden olduğunu” söylemişti. Ayrıca, boyna kol dolayarak etkisiz hale getirme şekli, New York Polis Departmanı tarafından yasaklanmıştı. Gösteriler üzerine Adalet Bakanı Eric Holder açıklama yaparak, Bakanlığın “Garner’ın sivil haklarının ihlal edilip edilmediğine dair federal soruşturma başlatacağını” söyledi. Ferguson eylemlerinde “Ellerim havada, ateş etme” sloganı simge hale gelirken, Garner için yapılan gösterilerde ise “Nefes alamıyorum” sloganı kullanılıyor.Chicago Bulls formasını giyen ünlü basketbolcu Derrick Rose da, Golden State Warriors'la oynanan maç öncesi ısınma hareketlerine üzerinde 'Nefes alamıyorum' yazan tişörtle çıktı ve mahkemenin kararını sessizce protesto etti.CNN Türk
Devlet Yöneticilerine Örnek Olması İçin 9 Maddede İslam Hukukunda Şatafat, Hırsızlık ve Yolsuzluk
Kays îbn Hazim şunu anlattı: Bir adam Peygamber'e (s.a.v.) geldi. O'nun karşısında durunca adam korkudan titremeğe başladı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): 'Korkma rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum.' dedi. (Hakim, Müstedrek, H/4366; Hatib, Tarih, VI/277, 279; Zebîdî,- İthafu's-Sadeti-Muttakîn, VI1/142; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, IX/20.)Hz. Muhammed'in sarayı olmadığı billiniyor. Çok mütevazi koşullarda yaşayan   peygamber, öldüğünde arkasında zaruri olarak kullandığı elbisesi, birkaç su kabı, içinde yıkandıkları tekne, iki adet kilim, bir çarşaf, makas, tarak, misvak gibi eşyaları, kılıç, ok, zırh, mızrak, miğfer'den oluşan silahları, “Düldül” adındaki bir devesi, savaş ganimeti olarak payına düşen ve devlet reisi olarak bundan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermekle yükümlü olduğu; “Fedek” arazinin yarısı, Ümmü’l-Kura’nın üçte biri, Hayber’den kendisine düşen beşte biri olan payı ve Ben-i Nadir’den bir kaleden ibaret olan arazîyi bırakmıştır. Bunların tamamını da Müslümanlara tasadduk etmiştir. (bk. Tirmizî, Şemail, s.149)Yani Hz. Muhammed İslam Peygamberi ve devlet reisi olmasına rağmen elindeki bu yetkileri kendisine servet edinmek için kullanmamış, kendi geçimine uygun bir sadelikle yaşamıştır.
Reklam
"Yavuz Bingöl'e Mahalle Baskısı Uygulanıyor"
Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti Van İl Kongresi'nde konuşuyor. Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyleŞimdi Van'dayız o güzel Van'da.öğleden sonra da Eskişehir'de olacağız. Biz diyoruzki Van ve Eskişehir'i birbirinden ayırmak mümkün değildir. Aziz Vanlılar biz millet ve kardeşlik için yola çıktık. Çözüm süreci ile amaçladığımız bu topraklardaki herkesi gönülden bağlamaktır. Çözüm süreci ile ilgili mekanızmaları kurduk. Biz hazırlıklar içindeyken Türkiye'nin her yerinde umutluyken birileri Kobani'yi bahane ederek şiddete boyun eğileceğini tahmin ettiler Kuran kursları ve dahil birçok kurumu hedef aldılar onlar yakıp yıksa da biz yakılan her yerde gül yetiştireceğiz yakılan ve yıkılan her yeri inşaa ettik. Çözüm süreci kamu düzenine alternatif değildir.Aziz gençlik bu emanet ssize emanet. Yine söylüyoruz bu toprakların her köşesinde milletimizin huzuru ve kamu düzeni sağlanacaktır. Hiçbir şekilde şiddet ve vandalizme boyun eğilmeyecektir.Geçen sefer Van'a geldiğimde iki kavrama atıfta bulundum. Hiçbir şekilde eğilmedik eğilmeyeceğiz.MEB şurasında alınan kararların sürecini beklemeden Osmanlıca bazı liselerde seçmeli okutuluyor imam hatip liselerinde de okutulsun dedik diye bazıları kıyameti kopardı. O mezar taşları tapu mührüdür. CHP hala tarihimizi anlamış değil. Ortaçağ tarihine bakacak olanlar Avrupaya baksınlar bizim tarihimizde Ortaçağ yok. Bu tarih düşmanlarına milletin mirasını anlayamayanlara cevap için yola çıktı.Kim ne yaparsa yapsın biz bu aziz vatanın her köşesinde al bayrak ve AK Parti bayrağını dalgalandırmaya devam edeceğiz.Kürtçe üzerindeki yasakların tümünü kaldırdık. 24 saat kürtçe yayın yapan kanal kurduk, herkesin onurlu eşit vatandaşlar olarak yaşamalrının zeminini kurduk. Bu topraklarda artık kimse dini, dili, inancı içinm ötekileştirilemeyecek tahkir edilemeyecek. Biz de baskılar karşısında dik duran aziz Vanlılar ile gurur duyuyoruz.Dünya da Van ahirette iman. Bu vandalizm ve şiddete karşı her türlü tedbiri alacağız ve çözüm sürecini sonuca ulaştıracağız. Gelirken yolda bir anne ve babayı gördük durduk konuştuk kendisini Ankara'dan tanıyorum Diyarbakır annelerindendi. Ben de bir kez daha soruyorum bu gencecik çocukları dağa kaldırarak neyin mücadelesini veriyorlar. O gencecik çocukları tekrar kazanmak için çözüm süreci diyoruz. İnadına çözüm süreci inadına kardeşlik diyoruz.Türk Kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir. Biz bu kardeşlik projesinin takipçisi olacağız.Çözüm sürecinin bir yağaını milli kardeşlik diğerini kalkınmaya oturttuk.Selam olsun barış türküsü söyleyenlere.Sanatçı camiasından gür bir ses, kardeşlik dediği için bundan rahatsız olanlar bu seslere mahalle baskısı uyguluyorlar. Biz tanırız Yavuz Bingöl'ü ve diğerlerini. Onlar bu baskıya boyun eğmezler.Yıkmaya gelenlere karşı ihya diyrouz inşa diyoruz. Yeni bir Türkiye için yola çıktık ve bunun için her engele karşı çıkmaya hazırız.Vatan
Welt Am Sonntag: 'Yalnız Sultan Erdoğan'
Alman ‘Welt am Sonntag’ gazetesi “Feminizm öldürücü mü” başlığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın erkek eşitliği hakkında yaptığı yorumlara dikkat çekti.Gazete haberinde ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın, erkek eşitliği hakkında bilimsel belge aradığını yazdı.Welt am Sonntag gazetesi yaklaşık tam sayfa ayırdığı ikinci haberinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sultana benzetti. ‘Yalnız Sultan Erdoğan’ başlığıyla çıkan haberde şu ifadelere yer verildi:“Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam ve demokrasi için bir ümitti. Batı karşıtı tutumuyla izlediği politikayla Rusya Başbakanı Putin’e benzemeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geriye gidiyor, eski tarihini yaşatmayı hedefliyor. Genç Müslümanlara büyüklük hastalığı olan megalomani aşılıyor…Cumhurbaşkanı Erdoğan 600 milyon Euro Ak Saray projesine yatıracağına Filistinli Müslümanlara yardımcı olabilirdi. Filistin halkını düşünmeyen cumhurbaşkanı Erdoğan batıyla ilgilenmiyor. Hatta batının Türkiye’yi eleştirmesini istiyor. Çünkü Erdoğan hiçbir zaman AB’yi istemedi, sıcak bakmadı. Batının bir parçası olmak istemedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayalinde modern hilafet devleti yatıyor. Demokrasi maskesi altında gizlenen Erdoğan İslam devleti kurmak istiyor. Karşı çıkan askerleri cezalandırdı, giderek batı karşıtı tutumuyla gerçek yüzünü gösterdi… Avrupa’da iki diktatör Putin ve Erdoğan kenarda kaldı. Boğazın padişahı Erdoğan kendine güce kaptırmış iç politikalarını saptırıp kendisini kahraman göstermeyi tercih ediyor. Ülkesini tehlikeye götüren Erdoğan’ın Osmanlı hayalleri gençleri batı düşmanlığı ve büyüklük hastalığına götürüyor.”Gazete Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm hesaplarının alt üst olduğunu elinde tuttuğu sepetin içindeki tüm yumurtaların kırıldığını şimdi ise kırılmış yumurtalarıyla bin odalı sarayında yalnız sultanı oynadığını yazdı. Artık geriye dönüş yok batıya ve İsrail’e karşı sesini yükselten Erdoğan yeniden Müslümanları kendine çekmeyi hedefliyor. DHA
Erkekler Yüzünden Kadınların Yapmak Zorunda Kaldığı 8 Davranış
Asla normallleştirilmemesi gereken erkek davranışları yüzünden kadınların hayatlarını tam yaşayamadığını, yaşasa da belli zorluklarla karşılaştığını düşünüyorum. Bunun sadece cehaletle alakalı olduğunu da düşünmüyorum; 3-4 tane üniversite mezunu biraraya gelince de aynı hödükleşmeye bağladıklarından dolayı, çevreye verdikleri rahatsızlığı umursamadıklarına çok sefer tanık oldum. Bazen mizahla 'aa ben de öyle yapıyorum azıcık kendime çekidüzen vereyim' hissi yaratmaya çalıştığımız yazılar cinsiyetçi diye yaftalanabilir ama bir farkındalık yaratmalıyız. Hödük kelimesini bilerek seçtim çünkü başkalarına rahatsızlık vermek kendi özünden korkmanın bir belirtisi.Konuya erkek tarafından baktığım için bazı detayları atlamış olabilirim; yorumlarınızla katkı yapabilirseniz çok memnun olurum.
Reklam
Gözünüzü Kapatıp Dinlediğinizde Sizi Başka Alemlere Taşıyacak 25 Şarkı
Bildiniz değil mi? Hani böyle gözünüzü kapatırsınız, muhtemelen kulaklığınız takılıdır, o melodilere ve şarkıcıların sesine kendinizi kaptırıp dinlersiniz ya. Bambaşka alemlere gidersiniz. Bazen huzur bulursunuz, bazen içiniz acır. Uzun sürer ve yine de yetmez. Adeta bir meditasyondur. İşte öyle şarkılardan bazıları. (Bazıları bonuslarıyla birlikte)
Alex De Souza Futbola Veda Ediyor
Fenerbahçe’nin eski kaptanı Alex de Souza, Brezilya Serie A’da bugün TSİ 21.00’de oynanacak Coritiba-Bahia maçıyla profesyonel kariyerine son verecek.Brezilya Serie A’da bugün TSİ 21.00’de oynanacak Coritiba-Bahia maçıyla profesyonel kariyerine son verecek Fenerbahçe’nin eski kaptanı Alex de Souza, instagram hesabından veda mesajı paylaştı.Portekizce ve Türkçe dillerinde yazdığı mesajla, bugüne kadar formasını giydiği takımların taraftarlarına teşekkür eden 37 yaşındaki futbolcu, “Couto Pereira’ya, Palestra İtalia’ya, Mineirao’ya, Maracana’ya ve Şükrü Saracoğlu’na teşekkürler” dedi.Rakip taraftarların hep kendisine saygı gösterdiğini ifade eden Alex, “Bir özel teşekkür de rakip taraftara. Hiçbir zaman, hiçbir yerde rakip taraftarlarca kötü muamele görmedim. Rakip taraftarların sessizliğe boğulduğu maçlarda, yine de saygı duyulan bir şekilde sahadan yürüyüp çıkabilmek büyük bir keyifti. Her zaman saygının peşinden koştum ve saygıdeğer bir şekilde bitiriyorum” diye yazdı.Eurosport
Reklam
Kapatılan Linyit Ocağı, ‘Zeytin Madeni’ne Dönüştürüldü
Soma’da iktidara yakın Kolin şirketinin 6 bin ağacın hukuka aykırı olarak kesilmesine tepkiler dinmemişken, Aydın’dan ‘ örnek ‘ bir haber geldi. İktidarın enerji politikaları nedeniyle doğa tahribatiyla karşı karşıya bulunan birçok köyün aksine, Aydın’ın Kuloğulları köyü, kapatılan linyit ocağındaki zeytinlik çalışmasıyla dikkat çekiyor.Hürriyet’ten Erdal İpekeşen’in haberine göre, Aydıner isimli firma, 2007’de linyit madeni bulunan araziyi satın alarak, madeni işletmek yerine 13 bin ağaçlık bir zeytin ormanı kurmayı tercih etti.Habere göre, Aydıner firması önce araziyi teraslayarak tarım yapılır hale getirdi, incelemeler neticesinde toprağın en çok zeytine uygun olduğunu tespit ederek çalışmalara başladı.2007’de önce zeytinlik oluşturulmaya başlanırken, zeytin fabrikasının da temelleri atıldı. Bu süreçte Ziraat Mühendisi Mücahit Özkaya danışmanlık, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü de teknik destek sağladı. Köy muhtarı Dursun Ertürk’ün de yıllara dayanan çiftçilik tecrübesinden yararlanıldı, Ertürk işletmenin başına getirildi. Köylüler de madende çalışmak yerine toprakta çalışma fırsatı elde etti.Arazide yerel çeşitlerden Memecik zeytin çeşidine ayrı bir önem veriliyor. Bunun yanında Gemlik zeytin çeşidi seçilmiş. Çiftlikte tarım ilacının kullanılmadığı belirtiliyor, bunun yerine fidanların etrafına fare ve diğer kemirgenlere karşı PVC boruları geçirilmiş. Sinek ve böceklere karşı da hindi, kaz, ördek, tavuk, horoz gibi kanatlı hayvanlar kullanılmış.Köy Muhtarı Dursun Ertürk kanatlı hayvanlara ‘parasız çalışan işçilerim’ ismini vermiş. diyor. Bu kanatlıları da yine modern tarım kapsamında yaşlandıklarında kesip satmayı düşünüyorlar.Ağaçların arasında büyüyen otları ise gezici ağıllarla koyunların temizlemesi sağlanmış. Ertürk’ün buluşu ile tekerlekli kafesler üretilmiş ve koyunların bu kafesler içinde götürüldükleri yerde otlamaları sağlanmış.Kraterleşmiş maden havuzları ise yapay göletlere dönüştürülmüş, göletlerin içinde balık ve kaplumbağa ile beraber kaz ve ördekler ve bazen yaban kazları bulunuyor.Bir zamanlar ‘Açık Alan Kömür İşletmesi’ olan sahada kurulan çiftliğin zeytinyağı şimdi yarışmalarda ödüller almaya başlamış. Milano’da Gino Celletti’den Monocultivar Zeytinyağı yarışmasında altın madalya kazanmış, Roma’da 2015 yılı kataloğunda dünyanın en iyi 500 zeytinyağından biri olarak ‘çok iyi’ dereceyle yer almayı başarmışlar.Diken
AKP Seçimler Öncesi Çağlayan, Güler ve Bağış'ı Yüce Divan'a mı Çıkaracak?
AKP içinde 'Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım' görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade edildi17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu, şüpheli dört eski AKP’li bakanı dinledi. Kulislerde, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan , eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ’ın Yüce Divan’a gönderilmesi için parti içinde bir eğilim olduğu konuşuluyor.AKP içinde “Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım” görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu yönde bir iddia da süreci yaptığı hukuki değerlendirmeleriyle ve başvurularıyla yakından takip eden savcı kökenli CHP milletvekili Ali Özgündüz’den geldi. Özgündüz de “AKP içindeki mütedeyyin vekiller, bize rahatsızlıklarını aktarıyor” dedi.Dilek Gedik’in Taraf’taki haberine göre, Meclis Soruşturma Komisyonu’nun yılbaşından hemen sonra raporunu hazırlayarak eski dört bakan hakkındaki görüşünü açıklaması bekleniyor.Raporun “Yüce Divan” yönünde olması durumunda TBMM Genel Kurulu’nda gizli oylama yapılacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin eski bakanların ifadelerinin alındığı toplantılardaki tavırları bile bu yönde eğilimin bir işareti.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın dışındaki üç bakanın komisyondaki mesaileri oldukça sert geçti. Şüpheli konumunda olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski AB Bakanı Egemen Bağış’a sadece muhalefet partili komisyon üyelerinin değil AKP’li üyelerin de soruları, iktidar partisi içindeki rahatsızlığın işaretleri olarak değerlendirildi.AKP yönetiminin, seçim kararının alınmasına kısa bir süre kala, Soruşturma Komisyonu’ndan çıkacak sonucun belirleyici olabileceğini değerlendirdiği ve siyaseten “Yüce Divan’a gidip, aklansınlar” seçeneğini Meclis grubu ve parti tabanından gelen baskılar ışığında değerlendirebileceği ifade ediliyor.CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de AKP Grubu içindeki mütedeyyin milletvekillerinin rahatsız olduğunu belirterek “İdeolojik dinciler değil gerçek dindarlar rahatsız. Mütedeyyin milletvekilleri rahatsızlıklarını bize aktarıyor” bilgisini verdi.Özgündüz, bu milletvekili grubunun 17 ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ilgili süreci ve Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getirerek “AKP’nin vicdan sahibi milletvekilleri, iddiaları, delilleri merak ediyor. Yolsuzluklara bulaşanları niye koruyalım diyorlar. İsterlerse kendilerine orijinal fezlekeyi incelemeleri için göndeririz” çağrısında bulundu.T24
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Televizyonu zaplarken gördüm. Tane tane konuşan bir adam AK Saray’ın yapılmasından dolayı neden mutlu olmamız gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki. O konuşurken ekranın altındaki yazı da sarayı tarif ediyordu. İlk önce ‘milletin sarayı’ ibaresi belirdi ekranın altında, sonra alt yazı, ‘devletin-milletin sarayı’ oldu.Bu sevimli gazeteci sarayın millete ait olduğunu öyle hararetli bir şekilde anlatıyordu ki, insanın içinden gidip sarayda çay içmek ve “yazık, biz bu saraylarda sefa sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı kim bilir hangi viranede cefa çekiyor diye” sormak geliyordu.Yalnız işte, hep ‘uyumsuz’, huzursuz, meselelere milli gözlükle bakmayan birileri çıkabiliyor. Yine öyle birileri çıkıntılık yapmış. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kalkmış TOKİ’ye bu sarayın maliyeti ne diye sormuş. Sana ne kardeşim, o milletin sarayı, senin milletle ne alıp veremediğin var?
İşinizden Derhal İstifa Etmeniz Gerektiğini Gösteren 13 İşaret
Eğer işiniz sizi strese sokuyorsa, mutlu olmanızı engelleyerek özel hayatınızı da etkiliyorsa ve aslında bu hayatta yapmak istediğiniz şeyi yapmaktan sizi alıkoyuyorsa, işte o zaman yeni bir iş bulmanın -ya da en azından bulmaya çalışmanın- vakti gelmiş demektir. Elbette zorlu iş dünyasında karşınıza çıkacak her iş, hayalini kurduğunuz iş olmayacak fakat yine de, elinizdeki tüm imkanları kullanıp sizin için en iyi ve hayalinizdeki işe en yakın olanını elde edebilirsiniz. Bunun için öncelikle şu an yaptığınız işin sizin için en iyi seçenek olup olmadığını anlamanız gerekiyor. Eğer bu içerikte derlediğimiz durumlardan birkaç tanesi sizi tanımlıyorsa, o halde kendinize yeni bir iş bulmayı deneyebilirsiniz. İşte şu an çalıştığınız yerden istifa edip, sizi daha mutlu edecek bir iş aramaya başlamanız gerektiğinin 13 işareti;
Reklam