onedio
Dünya Mitolojilerinden 7 İlginç Benzerlik
Mitoloji deyince akla genellikle Yunan Mitolojisi gelir. Oysa biz Türklerin de dahil olmak üzere, bütün Homo Sapiens Sapiens kültür gruplarının kendine has bir mitolojisi vardır. Ulusların mitolojilerini oluşturan öykü, inanış ve fikirler özgün olsa da, bazı temalar, figürler, karakterler birbirlerine çok benzer. Eskiden, bu benzerliğin bir kaynaktan diğer coğrafyalara yayılma yoluyla ortaya çıktığına inanılıyordu. Artık, 'insan her yerde insan' prensibinden hareketle, benzerliklerin düşünce yapımız benzediği ve neticede aynı dünyada yaşadığımız için ortaya çıktığı fikri ağırlık kazanmaya başladı. C. G. Jung'un arketipler kuramı da, her mitolojik karakterin, kolektif hafızadaki arketiplere karşılık geldiğini iddia ederek, bu teze bir temel oluşturdu.Bu çalışmada, 'oha ya!', 'hadi canım!', 'vay arkadaş' diyeceğiniz 7 benzer motif ya da figür bulacaksınız.
Fenerbahçe'den Alex'e Veda Mesajı
Bugün futbol kariyerini sonlandıran Alex de Souza için Fenerbahçe kulübü veda mesajı yayınladı.Fenerbahçe'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; 'Futbol takımımızın eski oyuncularından Alex De Souza, bu akşam oynananacak olan Coritiba - Bahia maçının ardından futbolculuk yaşamını noktalayacaktır.Alex De Souza ve ailesine bundan sonraki yaşamlarında sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.'
Unutulmaya Yüz Tutmuş 11 Meslek
Geçmişten günümüze, insanların evlerine ekmek götürmelerini sağlayan birçok meslekler geldi geçti. Öyle meslekler vardı ki; zamanla gelişen teknolojiye ve değişen kültürel yapıya daha fazla direnemediler. Bazıları halâ birileri tarafından geçen yıllara inat, aşkla sürdürülmeye devam etse de bu kadar şanslı olmayan meslekler de oldu.
Duygusal Anlamda Güçlü İnsanların Asla Yapmayacağı 15 Şey
Bir insanın iyi bir hayat yaşayıp yaşamayacağı kişinin zihinsel güç ve dayanıklılığı ile oldukça yakından alakalıdır. Zihinsel güç birkaç kademeden oluşan bir bütündür ve mutlu ve başarılı  olmak için bütün bu kademelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kademelerden en belirleyici ve güçlü olanı ise kişinin duygusal gücüdür.Duygular, insanın tartışılmaz bir parçasıdır ancak duyguları diğer zihinsel özelliklerimizden ayıran yönü bizleri en direk şekilde etkiliyor oluşudur. Fiziksel benliklerimiz olan vücudumuzu ve yaptığımız en ufak eylemi duygularımız doğrultusunda yönlendirmekteyiz.  Duygularımız olmasa, herhangi bir eylemi gerçekleştirecek ya da bizi kendimiz için bir şeyler yapmaya yöneltecek hiçbir sebebimiz olmazdı.Duygularımız bizleri motive eden en büyük etmenlerdir. Ancak ne yazık ki, herhangi bir konuda bizleri motive edebilirler ve bunlara kötü kararlar da dahil. Bu nedenle, duygusal güç her bir birey için elzemdir. Duygusal anlamda güçlü olan insanların bu doğrultuda kesinlikle kaçındıkları bir çok durum ve asla yapmadıkları bir sürü şey mevcut, işte sizler için derlediğimiz 15'i:
Bunca Yıldır Yanlış Bildiğinize İnanamayacağınız 10 Bilimsel Gerçek
Yanılgılar hayatlarımızın bir parçasıdır. Çoğumuzun beyni aslında doğru olmayan birçok fikir ya da düşünce ile doludur. Ve bu yanılgılar zamanla kök salarak bilincimizin en derinlerine yerleşirler.  Okuyarak bu yanlış bilgilerin bazılarından kurtulabiliriz. Şayet okumak ilginizi çekmiyorsa, sizi çevrenizle yanlış bilgiler paylaşmaktan kurtaracak,  'Yanlış Bildiğimiz 10 Bilimsel Gerçek' :  
Reklam
Türkiye İnsani Yardımda Dünya Birincisi
Türkiye, 2013 yılında dünya genelinde resmi yollardan ve sivil toplum kuruluşları (STK) aracılığıyla ulaştırdığı 4 milyar 347 milyon dolarlık yardımla gayri safi milli hasıla (GSMH) bazında en çok uluslararası insani yardım yapan ülke oldu.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından hazırlanan Türkiye Kalkınma Yardımları 2013 Raporu'na göre, 2013 yılında Türkiye'nin resmi ve özel yollardan ulaştırdığı toplam kalkınma yardımları 4 milyar 347 milyon dolara ulaştı.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Kalkınma İşbirliği Komitesince (DAC) 2013 yılında yayımlanan verilere göre, Türkiye; ABD, Avrupa Birliği kurumları ve İngiltere'nin ardından en fazla insani yardım sağlayan 4. donör olurken insani yardım/GSMH'de ulaştığı yüzde 0,21 oranla dünyada birinci sırada yer aldı.Coğrafi dağılım açısından 2013 yılında kalkınma iş birliği projelerinin yüzde 55,9'u Ortadoğu'da, yüzde 24,7'si Afrika'da, yüzde 15,3'ü Güney ve Orta Asya'da, yüzde 3,1'i ise Balkanlar ve Doğu Avrupa'da hayata geçirildi.Türkiye 2013 yılında Afganistan'dan Yemen'e, Haiti'den Filipinler'e kadar 120 ülkeye yardım elini uzattı. Bu çerçevede raporda TİKA'nın, Türk dış politikasında uygulayıcı yumuşak gücü olması bakımından önemli roller üstlenmeye devam ettiği belirtildi.En çok yardım Suriye, Mısır ve Kırgızistan'a yapıldıTürkiye'nin en çok yardım ettiği ilk üç ülke sırasıyla Suriye, Mısır ve Kırgızistan oldu. Türkiye'nin yardımlarından en çok yararlanan ilk 10 ülke ise sırasıyla Suriye, Mısır, Kırgızistan, Somali, Afganistan, Filistin, Pakistan, Kazakistan, Tunus ve Azerbaycan oldu. Türk STK'ların yardım yaptığı ülkeler arasında Suriye, Somali ve Nijer başta geldi.Rapora göre, 2013 yılında en fazla uluslararası yardımda bulunan ülkeler sıralamasında ise Türkiye, ABD ve İngiltere'nin ardından üçüncü oldu. Türkiye'yi Japonya ve Almanya takip etti.
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
'Solakların Zengin Olma Şansı Daha Az'
Harvard Kennedy School tarafından yapılan araştırma, solak insanların ağırlıklı olarak el işleri gerektiren mesleklerde çalışabildiklerini ve sağlaklara kıyasla daha az kazandıklarını öne sürdü.ABD'de yapılan araştırma, solakların tepkisine yol açtı. Journal of Economic Perspectives Fall dergisinde yayımlanan araştırmada, solakların daha çok mavi yakalı işlerde görev aldığı ve dolayısıyla gelirlerinin sağlaklara kıyasla daha az olduğu ileri sürüldü. Solakların el işlerine daha yatkın olması, matematik ve okuma alanlarında daha az başarı göstermelerine bağlandı.Araştırmada yer alan Profesör Josh Goodman, 'elde edilen sonuçların sağlak veya solak olmak arasındaki öngörülere meydan okuduğunu' belirtti. FoxNews'e açıklama yapan Goodman, 'Araştırmamda, insanların lisanı işleme yeteneğinin beyindeki farklı sinir yapısıyla değişebileceğini gördük. Bu durumun matematik yeteneği ve hayatın ileri dönemlerinde elde edilen gelire ise az bir etkisi bulunuyor' dedi.ABD ve Birleşik Krallık'ta yaşayan 47 bin kişiden alınan verilerle yapılan araştırmada, solakların yüzde 12'sinin sağlaklara kıyasla ömürleri boyunca daha az para kazandığı belirtildi. Veriler, her sekiz kişiden birinin solak olduğunu gösterdi.Solaklar tarafından sosyal medya baskısına maruz kaldığını belirten Goodman, 'Solakların herhangi bir dezavantajı olduğu gibi bir bulgu söz konusu değil' ifadesini kullandı. Hangi elle yazmayı tercih etmemizin sandığımızdan daha fazla şeyi açığa çıkardığını savunan Goodman, 'sağlak ve solak insanların beyinlerinde sinir ağlarının farklı olabileceğini' savundu.Solak ebeveynin çocuğu da solak olmalıEşinin de solak olduğunu ve sol eliyle yazan çok sayıda başarılı insan olduğunu not düşen Goodman, buna rağmen solakların disleksi (yazı okuyamama) gibi rahatsızlıklara daha açık olduklarını ve matematik ile okuma alanlarında sağlaklara göre daha fazla zorlandıklarını belirtti.Solak annelerin doğum oranlarının da sağlaklara göre daha düşük olduğunu öne süren Goodman, solak annelerin stres seviyesinin daha yüksek olduğunu savundu. Goodman sunduğu bulgulara rağmen, solak anne-babaların çocuklarının da solak yetiştirilmesi halinde söz konusu sorunların neredeyse görülmediğini ve çocuğun başarı oranının arttığını belirtti.Al Jazeera Turk
'Atatürk'ün Mirası Şartlıdır ve Tarım İçeriklidir'
TMMOB’un düzenlediği panelde konuşan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, “AOÇ davası artık milli bir dava olmuştur. AOÇ arazisine Atatürk’ün mirası çiğnenerek her anlamda hukuksuzca atılmış adımlarla yapılan bu kaçak sarayın altında AKP hükümeti ezilmiş durumdadır” dedi.Panelin Açılış konuşmalarını Prof. Dr. Cemal Taluğ, Prof. Dr. Ruşen Keleş, Gazeteci Can Dündar, Tezcan Karakuş Candan yaptı.TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Kaçak Saray olarak tanımlanan yürüttükleri AOÇ mücadelesinde yaşanan hukuksuzlukları, açtıkları davaları, düzenledikleri, katıldıkları eylemleri bütünsellikle içeren raporların ulusal ve uluslar arası kamu oyuna aktardıklarını belirterek bu çalışmaları AOÇ ve Kaçak Saray panelinde de paylaşmak istedik” dedi.Ali Hakkan’ın moderatörlüğünde yapılan Panelin I. Oturumuna Peyzaj Mimarı Redife Koçak, Tezcan Karakış Candan ve CHP Grup Başkanvekili Levent Gök konuşmacı olarak katıldılar.Levent Gök, konuşmasında , AOÇ davası artık milli bir dava olmuştur. AOÇ arazisine Atatürk’ün mirası çiğnenerek her anlamda hukuksuzca atılmış adımlarla yapılan bu kaçak sarayın altında AKP Hükümeti ezilmiş durumdadır.“Atatürk’ün mirası şartlıdır ve tarım içeriklidir. Mahkeme, mirasa uygun davranılıp davranılmadığına bakacaktır” diyen Levent Gökşöyle devam etti:“Bugüne kadar bütün cumhurbaşkanları Çankaya’da kalmışlar ve bir sıkıntı yaşamamışlardır. Çankaya’dan ayrılış kararında da, AOÇ arazisine kaçak saray yapmak kararında da cumhuriyetle hesaplaşmak ve Atatürk’ün izlerini silmek amacı vardır.Telaş ve korku içerisindeler. Kaçak sarayın komado taburuyla korunmasına ilişkin kararlar iktidarın halktan korkusunu somut olarak gösteriyor. Halka izah edemeyecekleri hak ihlallerinin üstünü örtemiyorlar artık. Bunun için kaçıyorlar artık.AKP’li üyeler geçtiğimiz hafta KİT Komisyonuna katılmayarak toplantıyı yaptırmadılar ve Sayıştay Raporu görüşülemedi.”Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile TBMM Genel Kurulunda yaşanan tartışmaya da değinen Levent Gök , “Adalet Bakanı, AOÇ kaçak saray konusunda yürütmeyi durdurma kararı bir üst mahkemede kaldırıldı şeklinde yanlış bilgi verdi. Hemen itiraz ederek kararın örneğini istedim, veremedi ve bürokratlarım beni yanılttılar dedi. O halde durumu bana değil genel kurula yapmak durumundasınız dedim ve bildiğiniz gibi özür dilemek zorunda kaldı. Algı yönetiminde de artık sıkıntı yaşamaya başlamışlardır” dedi. Zete
14 Yaşındaki Çocuklara Müebbet İstemi
Mersin’de gerçekleştirilen Kobani’ye destek eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan ve yaşları 14 ile 17 arasında değişen 7 çocuk hakkında polis tutanaklarına dayandırılarak açılan davada müebbet hapis cezası isteniyor.Mersin'de farklı tarihlerde gerçekleştirilen Kobani eylemlerinde gözaltına alınan ve yaşları 14 ile 17 arasında değişen çocuklar hakkında TCK’nın 302. Maddesine göre, “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak”, “Polise mukavemet etmek”, “Örgüt üyesi olmak” ve “Silahsız yasadışı eylemlere katılmak” iddiası ile Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı. Haklarında dava açılan 7 çocuğun müebbet hapis cezası ile yargılanacakları öğrenilirken, davanın polis tutanakları ile açıldığı ortaya çıktı.‘DEVLET ÇOCUKLARI MÜEBBET İLE YARGILAYARAK USLANDIRMAYA ÇALIŞIYOR'Çocukların herhangi bir olaya katıldıklarına dair hiç bir delil olmamasına rağmen haklarında müebbetten dava açarak uslandırmaya çalıştığına dikkat çeken Çağlar, “Çocukları bu yöntemle ömür boyu cezaevinde tutmayı amaçlıyorlar. İç güvenlik yasaları ile polise daha fazla yetki vererek savcıların eli ile de çocuklara en ağır cezaların verilebileceği davalar açılıyor” dedi.‘GELİNEN AŞAMADA HUKUKTAN ESER KALMADI’Gelinen aşamada artık hukukun kalmadığını söyleyen Çağlar, ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozma suçunun nasıl olacağını hukuk fakültelerinde okuyan bütün öğrenciler ve vicdanı olan herkesin bildiğini, bu davaların tamamen kasıtlı bir biçimde açıldığını dile getirdi.soL
Reklam
TOKİ'nin Elazığ'da Yaptırdığı 'Deprem Konutları' Çöküyor
Elazığ’da, 8 Mart 2010 tarihinde meydana gelen depremde evleri yıkılan depremzedeler için TOKİ tarafından yaptırılan dört katlı konutlarda ısıtma sistemi çalışmazken, müstakil konutlarda çökmeler meydana geldi.Deprem mağduru Başkurt köyü sakinleri için Karakoçan’da inşa edilen ve iki yıl önce hak sahiplerine teslim edilen deprem konutlarında sorunlar bitmedi.Depremzedeler deprem konutlarında çile çekiyorDört katlı binalardaki ısıtma sistemi çalışmayınca depremzedeler havalandırma boşluklarını delip odun sobası kurarak odun ve tezekle ısınmaya çalışırken, bu sırada diğer dairelerin duman içinde kaldığı belirtildi.Müstakil olarak yapılan deprem konutlarında ise hem duvar hem de balkon zeminlerinde çökme ve çatlaklar oluştu.Konutların oturmaya elverişli olmadığını belirten Gölpınar mahalle muhtarı Ferdi Demir şunları söyledi:“İki yıl içinde evlerde çatlamalar, banyoda, su tesisatında ve tavanlarda akmalar meydana geldi. Dışarıda toprak zeminde kaymalar yaşanırken, balkonlar evlerden kopmaya başladı. Vatandaş, bir depremde mağdur oldu, onun psikolojisinden kurtulmaya çalıştı, şimdi de deprem konutlarında adeta çile çekiyor.”Bu evlere bu parayı ödemek akıl karı değilKarakoçan’da dört katlı ve kaloriferli olarak inşa edilen 144 deprem konutunda da kaloriferlerin çalışmadığına dikkat çeken Demir, bu sorunlara ilişkin Elazığ İl Afet Kurumu’na yaptıkları yazılı başvurulardan sonuç alamadıklarını, çözüm için cumhurbaşkanı ve başbakana mektup yazacaklarını kaydetti.‘Kullanışsız, güvensiz ve sağlıksız’ olarak tanımladığı bu dairelerin fiyatlarının 75 bin TL ile 120 bin TL arasında değiştiğini belirten muhtar Ferdi Demir, “Bu evlere bu kadar para ödemek hiç de akıl karı değil” diye konuştu. Diken
55 Yıllık Gizem! 9 Rus Dağcıyı Uzaylılar mı Öldürdü?
etiket
Dyatlov Geçidi vakası , 9 kayakçının Ural Dağları'nda 2 Şubat 1959 cumartesi gecesinde gizemli ölümlerini belirtmek için kullanılır. Olay, Kholat Syakhl (Bölge yerel halkı olan Mansilerin dilinde Ölüm Dağı anlamına gelir) dağının doğusunda bulunan ve yaşanan trajedinin sonrasında, grubun lideri olan Igor Alekseieviç Dyatlov'un soyadını alan, Dyatlov Geçidi'nde gerçekleşmiştir. Üzerinden 55 yıl geçmesine rağmen, 2 Şubat 1959 gecesi, Ural Dağları'nda yaşanan vahşet, gizemini hala koruyor. 9 genç dağcının korkunç bir şekilde ölümüne sebep olan büyük trajediye; kimilerine göre uzaylılar, kimilerine göreyse gizli bir Sovyet silahı sebep olmuştu. Her iki şekilde de, ortada aydınlatılmayı bekleyen bir gizem var! O da, bu 9 genç dağcının nasıl öldürüldüğüdür.   'Dyatlov' geçidinde o gece yaşananlar hakkında çok şey konuşuldu. Ve ortaya onlarca iddia saçıldı. Bu iddialardan bazılarının, kasıtlı bir biçimde, bilgi kirliliği yaratmak amacıyla ortaya atıldığı artık biliniyor. 50 yılı aşkın süredir, olayın gizemini çözmeye çalışan araştırmacıların büyük bir bölümü, bugün artık olayın içinde dünya dışı varlıkların parmağı olabileceğini, yüksek sesle dile getirmeye başladılar.
Arda'dan Alex'e Duygusal Mesaj
Atletico Mardid'de oynayan milli yıldızımız Arda Turan bugün futbola veda edecek Alex De Souza ile ilgili olarak instagramdan bir mesaj yayınladı...İşte Arda Turan'ın mesajı:'Çok büyük bir insan, büyük futbolcuydun sana karsı oynamaktan her zaman onur duydum, Saygım sonsuz ülkeme kattıkların için teşekkürler'
Reklam
TOKİ Başkanı: "Cumhurbaşkanlığı Sarayı Devlet Binasıdır Veriler Gizlidir"
TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın gelecek nesillere övünçle bırakılacak bir devlet binası olduğunu belirtti. Sarayın maliyeti ile ilgili ise Turan, 'Önemli bir devlet binası olduğu için bir sürü veri isteniyor. Bu veriler gizlilik içeren veriler olduğu için bunlar verilemez.' ifadelerini kulladı.TOKİ Başkanı Turan, gazetecilerin son günlerde gündemden düşmeyen Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili sorularını cevapladı. “Sarayın maliyeti açıklanırsa Türkiye zarar görür.” başlıklı haberin hatırlatılması üzerine Turan, “Bu bir yazı. Bilgi edinme kanuna göre yazı isteniyor. Kanun maddesinde geçen bir ibare var. ‘Ülke ekonomisi batar’ diye haber yapmak tamamen iyi niyetten uzak, basın anlayışının eseridir. Asla ve kata ne kurumun ne de devletin görüşüdür. Burada soru sadece maliyet değildir. Önemli bir devlet binası olduğu için bir sürü veri isteniyor. Bu veriler gizlilik içeren veriler olduğu için bunlar verilemez.” diye konuştu.“Burası devletimizin övünç kaynağı bir binadır.” diyen Turan, “Burası, gelecek nesillere övünçle bırakacağımız bir binadır. Aslında bakan bey açıkladı. Maliyet açıklanırsa, ‘Şu olur, bu olur.’ deniyor. Bu soruların hepsine cevap verilirse uygun olmaz. Gizli kapaklı değil. Art niyetli bir takım mihrakların ortaya koyduğu bir şeydir. Bunu açıkça söylüyorum. Bu binayı övünç kaynağı görüyorum. Ve gelecek nesiller bunu övünerek anlatacaktır. Nesiller boyu, yaşayacak olan devletimize ve milletimize ait değerdir. Bir mühendis olarak yapılan eserden gurur duyuyorum. Bu milletimizin malı olan bir yerdir. Türkiye’de son yıllarda yapılan en önemli mimarlık eserlerinden biridir.” ifadelerini kullandı.‘ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARININ OTURDUĞU KONUTLARDA TAPU YOK’Başkan Turan, Bursa'nın Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi'ndeki 13 yıl önce şehit ve gazi yakınlarına verilen 20 dairelik konudun geri istendiği yönündeki iddialar ile ilgili de şöyle konuştu: “2001 yıllarında dönemin bakanı tarafından vatandaşlarımıza 20 daire verilmiş. Ancak, devlet bunlara herhangi bir tapu vermemiş. Bunlar, şehit ve gazi yakınları vatandaşlarımız. Şu an ellerinde tapusu yok. Yarın başlarına bir şey gelse, çocuklarına aktaramazlar. Bunun üzerine bir takım sorunlar. 200 lira sabit taksitle bu tapuların kendisine kazanılması konusu. Bu vatandaşlarımızla tek tek görüştüm. Yarın kendim de gidiyorum. Vatandaşlarla sorunu çözeceğiz. Sanki vatandaşlara tapu verilmiş, TOKİ de onların elinden tapuyu almış değil.‘DEVLETİMİZ GÜÇLÜDÜR, BİR ŞEKİLDE YARDIMCI OLACAĞIZ’Sabit taksitle tapuların alınabileceğini vurgulayan Turan, “Vatandaşlarımızın bunu ödeme şansı yoksa devletimiz güçlüdür. Bir şekilde yardımcı olacağız.” şeklinde konuştu.Cihan
Bursa Kasımpaşa'ya Patladı
Özellikle maçın ilk yarısında çok üstün bir oyun sergileyen Bursaspor sahadan 5-1'lik galibiyetle ayrıldı.3. dakikada, ev sahibi ekip ilk golü buldu. Hızlı gelişen atakta sağ kanattan hareketlenen Şener Özbayraklı, topu kale alanına doğru gönderdi. Fernandao, iki defans oyuncusunun arasından ayağını uzatarak topu filelere gönderdi: 1-0. 15. dakikada Bursaspor, penaltıdan ikinci golüne ulaştı. Sağ kanattan ceza sahasına giren Volkan Şen, İlhan Eker'in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Mustafa İlker Coşkun, yardımcılarının uyarısıyla penaltı noktasını gösterdi. Josue, düzgün bir vuruşla topu yeniden ağlarla buluşturdu: 2-0.31. dakikada Bursaspor atağında Josue'nin pasıyla sağ kanattan hareketlenen Volkan Şen, ceza sahasına girer girmez meşin yuvarlağı kale alanına doğru gönderdi. Pozisyonu iyi takip eden Fernandao, düzgün bir vuruşla kendisinin ikinci, takımının da üçüncü golünü kaydetti: 3-0. 39. dakikada Kasımpaşa net bir gol pozisyonundan faydalanamadı. De Castro'nun ara pasıyla sol kanattan ceza sahasına giren Babel, kaleci Harun Tekin'i çalımladıktan sonra topu filelere doğru gönderdi. Zamanında kademeye giren Civelli, filelere doğru giden topu çizgi üzerinden kornere attı.İlk yarı, Bursaspor'un 3-0 üstünlüğüyle sona erdi.Karşılaşmanın 2. yarısında da iki takım çok önemli fırsatlar yakaladı. Bursaspor'da Fernandao, Kasımpaşa'da da Babel'in önemli pozisyonları değerlendirememesinin ardından sahneye Bursaspor'un genç yıldızı Ozan Tufan çıktı.Volkan Şen'in direkte patlayan frikiğinin ardından topu filelere gönderen Ozan skoru 4-0'a getirdi. Maçta Bursaspor'un son golü ise kaptan Volkan Şen'den geldi. Volkan maçın 82. dakikasında attığı mükemmel golle farkı 5'e çıkarttı. Kasımpaşa'nın başarılı oyuncusu Babel ise skoru belirledi. Babel 85. dakikada attığı golle skoru 5-1'e getirdi.Golden sonra takımlar pozisyonlar bulsa da maçta başka gol sesi çıkmadı ve Bursaspor sahadan 5-1'lik galibiyetle ayrıldı. Bursaspor bu galibiyetle ligdeki puanını 19'a çıkarırken, Kasımpaşa ise 16 puanda kaldı.Ligtv
Reklam
12 Dev Adam'ın Eurobasket 2015'teki Rakipleri Belli Oluyor
Türk Milli Takımı'nın da mücadele edeceği 2015 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nın kuraları yarın çekilecek.FIBA Avrupa'nın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, ilk kez 4 ülkenin (Hırvatistan, Fransa, Almanya ve Letonya) ev sahipliği yapacağı 39. Avrupa Basketbol Şampiyonası finallerinin grupları, yarın Fransa'ın başkenti Paris'teki Disneyland'da gerçekleşecek çekilişle belli olacak.Dejan Bodiroga, Patrick Femerling, Gunta Basko-Melnbarde, Antoine Rigaudeau, Gordan Giricek ve Rasho Nesterovic gibi eskiden basketbol oynamış veya hala oynayan tanınmış isimlerin katılacağı kura çekimi, TSİ 17.30'da başlayacak.Çekiliş sonucu 6 torbadaki 24 takım, 4 gruba ayrılacak.Reklam ve pazarlama kriterleri gereği 4 ev sahibi ülkeye, birer ortak seçme hakkının tanındığı organizasyona 3. torbadan katılan '12 Dev Adam', bu sebeple Almanya Milli Takımı ile aynı grupta yer alacak. Diğer ev sahibi ülkeler Hırvatistan Slovenya, Fransa Finlandiya, Letonya ise Estonya ile aynı grupta mücadele edecek.5-20 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenecek turnuvanın kura çekimine katılacak takımların bulunduğu torbalar şöyle:1. torba: Fransa, Litvanya, İspanya, Hırvatistan2. torba: Slovenya, Ukrayna, Sırbistan, Finlandiya3. torba: Yunanistan, Türkiye, Letonya, Bosna Hersek4. torba: Polonya, Belçika, Makedonya, İtalya5. torba: Almanya, İsrail, Çek Cumhuriyeti, Gürcistan6. torba: Hollanda, Rusya, İzlanda, EstonyaCNN Türk
"Osmanlıca Öğretmeyin Demiyoruz, Hobi Olarak Yine Öğretin"
Gülse Birsel, Milli Eğitim Şûrası toplantısında tartışılan Osmanlıca dersini yazdı.'Eğitimle ilgili makul şüpheler!' başlığıyla Hürriyet'te yayımlanan yazısında Birsel, 'Biz size 'Osmanlıca öğretmeyin' demiyoruz. Hobi olarak yine öğretin. Ama eski yazıdan önce, bir zahmet kelimelerin manasını, yani Türkçeyi öğretin' dedi.Gülse Birsel'in yazısının bir bölümü şöyle:Eğitimle ilgili makul şüpheler!Biz size 'Osmanlıca öğretmeyin' demiyoruz. Hobi olarak yine öğretin. Ama eski yazıdan önce, bir zahmet kelimelerin manasını, yani Türkçeyi öğretin. Ajda Pekkan'la yaşıt romanları okuyunca anlamıyor bu çocuklar yahu! Cumartesi akşamları dışarı çıkmayı sevmeyen ben, biliyorum ki siz, benim gibiler, sabah dörde kadar Tarihin Arka Odası'na takılıyorsunuz! Ve biz o programı seyredenler, Murat Bardakçı'nın yalancısıyız ki Osmanlıca öğrenmek o kadar zor değil. Burada 'eski yazı' tabir edilen Arap harfleriyle yazılan Türkçeyi okumayı kastediyoruz. Bardakçı '1 ay' diyor. Ben geçen gün o işe girişeyim dedim, anladım ki bana yoğun bir 3 ay lazım!Yalnız matematiği, fiziği, kimyayı çözememiş, hatta Türkçe öğretememiş bir eğitim sistemi o alfabeyi nasıl öğretecek? 'Osmanlıca dersi' lafı geçince, inanın önce sevindim. Sandım ki alfabe değil, lisanı zenginleştirme dersi. Zira Osmanlıca bildiğimiz Türkçedir. Sorun şu ki o zengin Türkçeyi gençler bilmemektedir!25 yaş altı çocuklarınıza sorun. Mesela 'Mamafih ne demek' deyin. Veya bırakın çocukları, öğretmenlerine sorun. Durumun vahametini anlayacaksınız!Doktor, Türkçeyi hızla kaybediyoruzKonuşamıyor çocuklar arkadaş! 'Yani', 'Abi', 'Ya', 'Olay', 'Bişey', 'Oha', 'Sonuçta', ' ... oldum'u yasakla, derdini anlatamaz bunlar! Dut yemiş bülbüle dönerler! 'Mamafih' yok ama iki lafın biri 'olabilite'! 'Olabilite' nedir Allah rızası için? Ben de allame–i cihan değilim. Ama felaket şurada: Benim bildiğim, misal 'allame­i cihan' gibi kelimeleri 20 yaşındakiler bilmiyor! Bu kadar hızlı kaybediyoruz Türkçeyi. Gençler Ajda'nın şarkılarıyla dans ediyor ama Ajda doğduğunda yazılan romanları okuduğunda anlamıyorsa burada yanlış bir şeyler var. (Hiç konuyla alakasız hin hesaplar yapmayın. Ajda bence 45 yaşında filan ve birkaç yıl yanılıyor olsam da hepimizden güzel).Milli Eğitim Şûrası'nın dille ilgili ana meselesi kitap okuyan ve 100 kelimeyle konuşmayan bir nesil yetiştirmek olmalı! Çocuklara en azından 1900'lerin başında yazılmış bir romanı anlayabilecekleri kadar Türkçe öğretmeyi sağlamak! Gelelim eski alfabeye.Yine Murat Bardakçı'dan biliyoruz ki, tarihçi, sanat tarihçisi, dilbilimci, edebiyatçı, araştırmacı vs olacaksanız, Osmanlıcayı gazete okur gibi okumanız lazım! Yoksa adam demediğini bırakmıyor! E peki mühendis olacak çocuklar? Bari onlar için seçmeli olsun yahu?Nedir bu ısrar kıyamet? Bir öncelik sırası yapsak, adam gibi matematik, fen bilimleri ve Türkçe öğretme meselesi, elbette Osmanlı alfabesinin önünde olmalıdır. Yani öğretmeyin demiyoruz, hobi olarak yine öğretin!Yazının tamamı içinDemokrat Haber
"Hamzaoğlu, Sneijder'den Özür Diledi"
Galatasaraylı Wesley Sneijder’in menajeri Guido Albers, Hamza Hamzaoğlu'nun Sneijder'den özür dilediğini iddia ettiGalatasaraylı Wesley Sneijder’in menajeri Guido Albers, Bugün TV’de yayınlanan Ceza sahası programına özel açıklamalar yaptı.Albers, sarı-kırmızılıların eski hocası Cesare Prandelli’nin gidişiyle ilgili olarak, “Artık konuşmaya gerek yok ama Sneijder bu gidişe sevindi” dedi...HOCA İLE BARIŞ SAĞLANDIDünya Kupası sırasında, Hamza Hamzaoğlu, Sneijder’i eleştirmişti. İkili ilk buluşmalarında objektiflere mutlu bir tablo yansıtmıştı. Perde arkası ise Albers’ten geldi: “Yeni teknik adam ile ilgili ilk düşüncesi çok olumlu, mükemmel. Çok mutlu. Hamza Hamzaoğlu, Sneijder’den özür diledi...”‘SNEIJDER’E TEKLİF YOK’Albers, oyuncusu Sneijder’e şimdilik bir teklif olmadığını söylüyor: “Dürüst olacağım Sneijder’e Inter ve Manchester United’den şimdilik bir teklif yok. Eşi hamile. Çocuğunu Amerika’da doğurmak istiyor haberleri var ama bu gerçek değil. İstanbul’da doğurmak istiyorlar. Çünkü İstanbul’a çok alıştılar...”Haber Türk
Reklam