Tatsız Maçta Fenerbahçe Güldü
Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe karşı karşıya geldi.Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda oynanan maç oldukça düşük tempoda geçti ancak Fenerbahçe 1-0 kazanmayı bildi.Sarı-lacivertli takımın golü 85. dakikada Emre Belözoğlu'nun penaltısından geldi.Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 30 yaptı. K. Erciyesspor ise 14 puanda kaldı. Ligin 15. haftasında K. Erciyesspor deplasmanda Başakşehir ile karşılaşacak. Fenerbahçe ise sahasında Mersin İdmanyurdu'nu konuk edecek.EGEMEN UZUN SÜRE SONRAFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine Egemen Korkmaz'a ilk 11'de yer verdi.Kartal, ligin 13. haftasında Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Sivasspor'u 4-1 yenen kadroda 1 zorunlu değişikliğe gitti.Sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü Sivasspor galibiyetini getiren takımı bozmazken, kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine savunmanın göbeğinde Egemen Korkmaz'ı tercih etti.TÜTÜNEKER İLK KEZSuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Uğur Tütüneker, Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda ilk kez takımı başında sahaya çıktı.Kısa bir süre önce Bülent Korkmaz'ın yerine teknik direktörlüğe getirilen Tütüneker, üst üste Sivasspor ve Mersin İdmanyurdu deplasmanlarında takımını yönetmişti.Tütüneker, Fenerbahçe karşısında üçüncü kez yeni takımı başında sahaya çıkarken, mavi-siyahlı ekip, Tütüneker yönetiminde Sivas ve Mersin deplasmanlarından '1-1''lik skorlarla ayrılmıştı.TRİBÜNLER BOŞ KALDISuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile Fenerbahçe arasındaki maçta tribünlerde büyük boşluklar göze çarptı.Fenerbahçeli taraftarlar kendilerine ayrılan misafir tribünü büyük oranda doldururken, Erciyesspor tribünlerinde boşluklar görüldü.Soğuk havanın da etkisiyle taraftarlar maça fazla ilgi göstermedi.Karşılaşmanın biletleri 12 ile 52 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunulmuştu.TADI TUZU YOKMaçın ilk yarısında iki takım da adeta yokları oynadı. Futbol zevki açısından oldukça düşük bir tempoda geçen maçta Fenerbahçeli oyuncuların isteksiz görüntülerine Kayseri Erciyessporlular da eşlik edince skora dair bir katkı iki taraftan da gelmedi.16'da Kuyt 23'te ise Bruno Alves'in vuruşları kaleci Gökhan'ı geçmedi. Kayseri Erciyesspor ise Cenk Ahmet ile sağ çizgiden Fenerbahçe savunmasını zorlasa da taraftarlarını 'goool' diye bağırtamadı.İLK YARININ KOPYASITakımlar soyunma odasına 0-0 beraberlikle giderken ikinci yarıda futbol severler farklı bir oyun bekledi. Ancak beklentileri suya düştü. Sarı-lacivertli takım 70. dakikada Mehmet Topal'ın kafasını Gökhan'ın çizgi üzerinden çıkarmasına kadar hiçbir etki gösteremedi. Kayseri Erciyesspor ise atak dahi geliştirmedi denebilir.Alper'in oyuna girmesi ile birlikte hareketlenen Fenerbahçe, 74'te Mehmet Topal'ın 78'de ise Raul Meireles'in şutuyla golü yoklasa da başarılı olamadı....VE PENALTI!Herkes maçın 0-0 biteceğini düşünürken 84. dakikada kazanılan penaltı Fenerbahçe'nin imdadına yetişti. Ceza alanına doğru soldan yapılan ortada Mehmet Topal'ın kafa vuruşu Mehmet Akgün'ün açık olan koluna çarptı. Hakem Hüseyin Göçek kale arkası hakemi Koray Gençerler'in de uyarısı ise penaltı kararını verdi.Erciyesli oyuncular büyük itirazda bulunurken karar değişmedi ve topun başına geçen Emre Belözoğlu dakikalar 86'yı gösterirken skoru 1-0 yaptı.Kalan dakikalarda başka gol olmayınca maç 1-0 Fenerbahçe üstünlüğü ile sona erdi.Sporx
Obama: 'Kuzey Kore'ye Orantılı Bir Yanıt Vereceğiz'
FBI'ın Sony'ye düzenlenen siber saldırının Kuzey Kore hükümetinin sorumlu olduğu açıklamasının ardından konuşan ABD Başkanı Barack Obama , The Interview filmini yayınlama kararı alan Sony'nin kendisiyle konuşması durumunda, böyle bir yola girmemeleri gerektiğini söyleyeceğini ifade etti.Sony’nin yapımcılığını üstlendiği ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a yönelik saldırıyı konu alan The Interview filminin vizyona girmesi durumunda 11 Eylül benzeri saldırılar düzenleneceğine yönelik tehditler üzerine vizyondan çekilen film üzerine konuşan Obama, 'Sony keşke önce benimle konuşsaydı, bu yola girmemeleri gerektiğini söylerdim' diyerek, başkalarının, diktatörlerin ABD'ye sansür uygulayabilmesine izin vermemek gerektiğini kaydetti.Obama ayrıca, Sony'ye siber saldırı nedeniyle Kuzey Kore'ye karşı 'orantılı ve zamanını kendilerinin belirleyeceği' bir yanıt vereceklerini de sözlerine ekledi.ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Sony firmasına yapılan siber saldırının arkasında Kuzey Kore’nin olduğunun belirlendiğini bildirdi.FBI tarafından yapılan açıklamada, 'Soruşturmanın sonucu olarak ve ABD yönetiminin ilgili birimleriyle yakın işbirliğinin neticesinde şimdi FBI, bu eylemlerden Kuzey Kore hükümetinin sorumlu olduğu sonucuna varacak yeterli bilgiye sahip' ifadesi kullanıldı.T24
Öğrenci Kavgasına Polis Müdahalesi: 3 Yaralı, 30 Gözaltı
Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan olaylarda 3 kişi yaralandı, 30 kişi gözaltına alındıAlınan bilgiye göre, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu otoparkında karşılaşan iki öğrenci grubu arasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, öğrencileri dağıtmaya çalıştı. Bunun üzerine bir grup, polise ve diğer gruba taş ve sopalarla saldırdı.Bölgeye çok sayıda çevik kuvvet polisi sevk edilerek, güvenlik önlemi alındı. Üniversite yerleşkesinden uzaklaşan grup, Çat yolu Teknokent Kavşağı'ndaki ormanlık alana kaçtı.Kovalamaca sonucu 30 kişi gözaltına alındı. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, polis merkezine götürüldü.Olaylarda yaralanan 3 kişi de Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Bu arada, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen bir grup da gözaltına alınan şüphelilere, polise saldırdıkları için tepki gösterdi.AA
Küba Ankara Büyükelçisi: 'Küba'da Cami Yapılacak'
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Küba’ya cami yapılması önerisine yanıt veren Büyükelçi Alberto Gonzales Casalas, ülkede yaşayan Müslümanların da camiye sahip olma hakkı bulunduğunu belirterek, “Uzun süredir bunu düşünüyoruz. Bu cami inşaa edilecektir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Küba’ya cami yapılması önerisine Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casalas’tan yanıt geldi. NTV’nin canlı yayınında Can Ertuna’nın sorularını yanıtlayan Alberto Gonzales Casalas, 11 milyonluk Küba’da 5 bin Müslüman’ın bulunduğunu söyledi.Tarihi tartışmaya girmek istemediklerini dile getiren Küba Büyükelçisi, cami konusunun daha önce gündeme geldiğini ifade etti.Casalas, şöyle konuştu:“İki yıl önce Küba’daki toplumdan böyle bir talep gelmişti. Biz laik bir ülkeyiz. Bütün farklı dinlerin taleplerini değerlendiriyoruz. Müslümanların camiye sahip olma hakkı var. Türkiye hükümeti, Diyanet aracılığıyla cami inşaatında yardımcı olacak.2-3 yıldır gündemde olan bir konu. Bir cami inşaatı söz konusu. Önemli olan Havana’da yaşayan halkın talebi. Uzun süredir bunu düşünüyoruz. Bu cami inşaa edilecektir.”Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Amerika kıtasının 1492'den önce keşfedildiğini savunmuştu.Erdoğan, yaptığı konuşmada 'Oysa Kolomb'tan 314 sene önce 1178'de Müslüman denizciler Amerika kıtasına ulaşmışlardır. Kristof Kolomb'un hatıralarında Küba kıyılarında dağın tepesinde bir caminin varlığından bahsedilmektedir. Kübalı kardeşimle bunu konuşuruz. O dağın tepesine bir cami bugün de yakışır' demişti...T24
Gülen Hakkında Yakalama Kararı
Gülen, kendisi hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddialarına ilişkin olarak, “Tuttururlarsa ne güzel ve hoş, baş göz üstüne” demişti.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: 'Dünya 5 Ülkenin İnsafına Bırakılamaz'
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ortadoğu ve dünyada barışın sağlanması için, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere küresel kuruluşların yeniden yapılanması gerektiğini söyledi.Mevcut BM yapısının krizleri çözmeye ve savaşları sonlandırmaya müsait olmadığını savunan Kurtulmuş, 'Tam tersine kim güçlüyse BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkelere sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz' dedi. NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise Ortadoğu'da şu anda en ciddi tehdit unsuru olan IŞİD'in durdurulması için bu örgüte karşı savaşanlara havadan olduğu gibi karadan da destek verilmesi gerektiğini ifade etti.Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde düzenlenen 'Ortadoğu'da Barış: Aktörler, Sorunlar ve Çözüm Arayışları' sempozyumu düzenlendi. Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek, çözüm üretmek ve barış önerileri bulmak adına düzenlenen sempozyuma; Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş; NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Cemal Kalyoncu, bürokratlar, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇEN SURİYELİ PİYANİST SAHNE ALDISempozyumun başlangıcında ilk olarak sahneye kısa süre önce çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye gelen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına geçen Suriye asıllı piyanist Tambi Asaad sahneye çağırıldı. Sahneye çıkan ve 'müzik dehası' olarak gösterilen Tambi Asaad, piyano başına geçerek okunan İstiklal Marşı'na eşlik etti, ardından sergilediği piyano resitaliyle salondan alkış aldı.Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, amaçlarının Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri ile barışa katkı sunmak olduğunu söyledi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise Ortadoğu'nun önemli bir sınavdan geçtiğini ifade ederken, Türkiye'nin yardım elini uzatarak insanlık sınavından başarıyla geçtiğini ifade etti.RASMUSSEN: IŞİD MUTLAKA DURDURULMALINATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Ortadoğu'da isyan, iç savaş ve terörizmle mücadele edilirken Türkiye'nin bölgede istikrar ve fener umudu gibi parladığını söyledi. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik başarı elde ettiği bölgedeki ülkelerin kaos ve çatışmaların adresi olduğunu belirten Rasmussen, iç savaşın sürdüğü Suriye ile mezhep çatışmalarının devam ettiği Irak'ta IŞİD adıyla bir grubun ortaya çıktığını belirterek, 'Kendilerine İslam Devleti diyorlar ancak bunlar ne İslam ne de devlettir. Sadece terör, işkence, cinayetle hareket etmektedir. Yüz binlerce insan çatışmalardan kaçıyor ve 1,5 milyondan fazla mülteciye Türkiye ev sahipliği yapıyor. Yükselmekte olan şiddet dalgası sınırların ötesine taşınıyor ve bütün uluslararası camianın çabası bu oluşumları geri çevirmeye yoğunlaşıyor. Ama bu sorunu çözmek için önce anlamamız lazım' dedi.Arap baharının son 40 yılda nüfusu iki katına çıkan Arap gençliği tarafından başlatılan bir hareket olduğuna değinen Rasmussen, 'Bu sarsıcı artışa pek çok ülke siyasi ve ekonomik gelişme yönüyle ayak uyduramadı. Yeni istihdam alanları yaratmak, nüfusun büyüme hızına yetişmedi. Yüksek işsizlik ve yaşam kalitesi düştü. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlası 30 yaşın altındadır ve aynı rejimin altında doğmuş büyümüş yaşıyor. Yolsuzluğa bulaşmış beceriksizlikle performans gösteren rejimler ahlak ve ideolojik olarak sorunlu. Eldeki iktidarı tutma kararlılığı umutsuzluk ve öfke yaratıyor. Arap ülkelerindeki gençler özgür ülkelerdeki daha iyi standardı görüyor ve kendileri için aynı değişimi istiyor. Bu anlaşılabilir ve meşru bir durum. Ama nüfusla ilgili durum saatli bomba konmuş gibi oldu ve nihayet patladı. İşsizliğe, yolsuzluğa onlarca yıl süren diktatörlüğe karşı Ortadoğu'da bu kitle hareketleri tüm kesimleri bir araya getirdi. Herkesin tek isteği rejimleri devirmekti. Ancak rejimler, mesela Suriye'de Esad askerleriyle, tanklarıyla, füzeleriyle karşılık verdi. Böyle olunca özgürlük savaşı olarak başlayan konu sağ kalma mücadelesine dönüştü' diye konuştu.IŞİD'E KARŞI SAVAŞANLARA KARADAN DA DESTEK VERİLMELİOrtadoğu ülkelerinde yaşanan çatışma ve kaos ortamının aşırı ideolojilere sahip gruplara fırsatlar yarattığını ve IŞİD'in ortaya çıktığını anlatan Rasmussen şöyle devam etti:'IŞİD gibi oluşumlar Irak'ta başladı, Suriye'deki kaostan yararlanarak oraya bulaştı. IŞİD geniş alanlarda hüküm sürüyor, fonları petrol yataklarını kontrol etmekten ve bireysel bağışlardan geliyor. Barbarca diktatörlük oluşturmayı amaçlıyorlar ve tüm Ortadoğu'da bölgedeki en ciddi tehdit. Dünyanın her tarafındaki kültürler, daha iyi bir yönetim ve hayat isteyen herkes için tehdittir. IŞİD mutlaka durdurulmalı bu en büyük tehlike. Aciliyetle üzerine gidilmeli, hava saldırıları devam etmeli. ABD liderliğindeki askeri katkılar sağlayan ülkelere bu noktada teşekkür edilmeli. Hava desteğinin yanı sıra karada da IŞİD'i karşı topraklarını savunan insanlara destek vermeliyiz. Yaşadıkları yeri cesaretle savunurken aslında bizi de savunuyorlar, bundan dolayı onlara yardım kendimize yardım olur. Biran önce IŞİD'in ikmal hatlarını ve fonlarının geldiği yolları kesmemiz lazım. IŞİD'in nasıl operasyon yaptığını, nasıl terörü başka yerlere ihraç ettiğini, başkalarına ve bize saldırttığını düşünerek bunu durdurmamız lazım.'SURİYE'DE BOSNA MODELİ UYGULANMALIİç savaşın sürdüğü Suriye'de biran önce Bosna Hersek modeli uygulanarak çatışmaların sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Rasmussen şöyle konuştu:'Suriye'de rejim o kadar inatçı ve muhalefet o kadar parçalanmış durumda ki Esad'ın ortadan kalkması halinde bunların birbiriyle savaşacağı ihtimalini gözardı edemeyiz. Bunun için seçilecek yol Bosna Hersek'teki model uygulanmalı, iktidar erkini devlet çerçevesi içerisinde yerel halkla paylaşılmasıdır. Bu mükemmel bir çözüm değil ama Bosna'da uygulandığında savaş durdu. Burada da uygulanmalı ve uluslararası camia Suriye'de de Bosna çözümü gibi çözüm bulmak zorundadır. İktidarı terk etmeye Esad'ı razı ederek ülkenin etnik, dinsel çizgiler çerçevesinde paylaşılmasını sağlamak lazım. Esad'ı nasıl razı etmek mümkün olabilir? Muhalefetin ve ordunun ılımlı kesimlerine destek vererek. Bu iç savaşı akşamdan sabaha bitirmez ama ılımlı muhalefetin yeni kazanımlar elde etmesini ve Esad hükümeti ile masaya oturması sağlarız. Çünkü politika, dövüşme yerine konuşma sanatıdır. Arabuluculuk için elimizden geleni yapalım. İhtiyacımız olan budur ve bunu tüm bölgede teşvik etmemiz gerekiyor. Özgür toplumlar Ortadoğu için demokratikleşme süreci başlatmalı. Demokrasi anlayışı hem bir fırsat, hem de yükümlülük olarak ortaya konulmalı. Türkiye bu noktada güçlü rol oynayabilir, çünkü reformların şampiyonu olmuş bir ülkedir. Çünkü Türkiye; Avrupa ile Ortadoğu ve Asya arasında önemli rol oynayan aktördür.'MEZHEPÇİ POLİTİKALAR DURDURULMALIRasmussen, NATO'nun Suriye'de müdahale etmemesinin sebebinin bölge ülkelerinin ve Suriye muhalefetinin bölünmüş fikirlerinden kaynaklandığını ifade ederken, Ortadoğu'nun sorunlarını çözmek için mezhepçi politikaları durdurmak gerektiğini belirterek, 'Alevi azınlığın Sünni çoğunluğa veya Sünni çoğunluğun farklı bir etnik yapıya hükmü kabul edilemez. Suriye'de barış ve çözüm için uluslararası barış gücüne ihtiyaç var. Bosna'ya 20 bin kişi gitti, Suriye için daha büyük olacaktır bu rakam ama bunun için bölge ülkelerinin rol oynaması gerekiyor' dedi.PKK'YA ÇAĞRISınırda tampon bölge oluşumunun Suriye bazı bölgede topraklarını işgal etmeye denk olacağını kaydeden Rasmussen, bunun için asker gerekeceğini ve uluslararası kamuoyunun bu gerekçeden dolayı isteksiz kaldığını savundu. Rasmussen, çözüm süreci ile olumlu Türkiye'de önemli adımlar atıldığını dile getirerek PKK'ya çağrıda bulunarak, 'Suriye ve Irak için ileriye doğru adım atmak için gücü bölmek gerekiyor. Bu ülkelerde; tüm etnik gruplar ve ana kimlikler bir arada yaşamalıdır. Ben bağımsız Kürdistan yanlısı değilim ama Türkiye burada önemli rol oynayabilir. Sizin de PKK ile sorunlarınız var. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çözüm yolu bulmak için yaptıklarından dolayı kutlarım. Umarım bu çözüm sonucuna varır ve hükümet ile PKK tarafı arasında olumlu sonuç doğar. PKK'ya da; silahları bırakmaları ve Türk devleti içerisinde yaşamayı kabul etmelerini ve olumlu katkıcı bir politik siyasi sürece katılmaları çağrısı yapıyorum' dedi.Rasmussen, İran'ın nükleer silah çalışmalarından kaygılı olduğunu söylerken İsrail'in elinde nükleer silah programı olup olmadığını ise bilmediğini ifade etti. Rasmussen bu arada Filistin sorununun çözülmesinin birçok sorunu çözeceğine inandığını da kaydetti.KURTULMUŞ: BM YENİDEN YAPILANMALIBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise dünya barışının ve dengesinin sağlandığı coğrafyanın Ortadoğu olduğunu savunarak, bölgede barışın sağlanmadan dünyada sağlanamayacağını söyledi. Birinci dünya savaşı ile birlikte kaos ve krizlerin başladığını ve sürecin halen tüm canlılığı ile devam ettiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:'2014 sonunda bu dönemde dünyada halen düzensizlik hakim. Bunu karamsar olmak için değil durum tespiti için söylüyorum. Soğuk savaş dönemindeki çift kutuplu denge durumu ortadan kalkmış, gücü elinde bulunduranların dünyaya hakim olduğu bir dönem yaşanıyor. Suriye'deki krizi çözemiyoruz, yıllardır devam ediyor ve devam edecek gözüküyor. Suriye'yi çözemezsiniz Ukrayna'yı da çözemezsiniz. Mevcut BM yapısı krizleri çözmek, savaşları sonlandırmaya müsait değil, tersine kim güçlü ise BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkeleri sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyadayız. Biz dünya sisteminin çözüm üretecek noktaya gelmesini nasıl sağlayacağız buna yoğunlaşmamız lazım. Türkiye olarak dünyanın var olan ve yönetemeyen uluslararası kurum ve kuruluşları fonksiyonlarını yitirmiş olanların yeniden yapılanmasının dünya barışı için zaruri olduğunu söylüyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz. Bunun için BM ve diğer küresel kuruluşların yeniden yapılanması önemli bir husustur.'TÜRKİYE İLHAM KAYNAĞI ÜLKETürkiye'nin bölgedeki kavganın sebebini anlayarak barış aranması gerektiği kanaatinde olduklarını ve büyük güçlerin bölge üzerinde bir asırdır böl, parçala, yönet stratejisini yürüttüğünü savunan Kurtulmuş, şunları söyledi:'Bu stratejinin bugün aklı karışık şekilde uygulandığını hepimiz görüyoruz. Ama biz daha fazla bölünme değil, bütünleşme, birlik ve dirliği sağlamak istiyoruz. Etnik farklılıklarla ülkelerin dağılmasını değil, bu farklılıkları zenginlik olarak kabul eden yeni anlayışla yapılanmasını hayal ediyoruz. Türkiye siyasi ve iktisadi istikrarıyla ilham kaynağı bir ülkedir. Son 20 yıl içinde Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika şimdi Doğu Avrupa kaoslar içinde kavrulurken, çok şükür Türkiye bu süre içerisinde siyasi, iktisadi istikrarını korumuştur. Bu da demokratik süreçleri işletmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Darbelere maruz kalmasına rağmen sitemimiz ortaya sandığı getirmeyi başarmış millet irade ve kararını yönetime getirmiştir. Son yıllarda bunu artırıyoruz ve demokratik sürece katkısını artırdıkça bu demokratik örneklilik artacaktır. Bölge halkları yeni ayrılık dağılmış parçalanmasına karşın Türkiye çözüm süreci ile en büyük sorunu ortadan kaldırıyor. Tüm olası iç ve dış provokasyondan haberdarız ama millet desteği oldukça ve silah bırakma iradesi devam ettiği sürece çözüm süreci başarıyla sonuçlanacaktır.'Rasmussen'in ifade ettiği gibi Bosna Hersek modelinin başarılı olacağına inanmadığını anlatan Kurtulmuş, kantonal yönetim anlayışının ülkelerin iyi yönetilememesinin gerekçelerinden olduğunu ifade ederek, 'Bu bölgedeki insanlar asırlardır birlikte yaşama kültürüne sahiptir. Uluslararası camia olarak verilecek destek ülkelerin demokratik süreçlerini hızlandırmak, tüm etnik grupların Suriye'nin parçası olarak görmektir. Esad rejimini kenara çekilmeye sağlar, demokratik unsurlar ile birlikte yeni bir demokrasiyi Suriye'de inşa etmeyi başarmak en doğru yönetim olur, aksi durumlar ise parçalanmayı büyütür' diye konuştu.İSRAİL TÜP BEBEK OLARAK DOĞDUArap baharını çıkaran temel sebebinin haksızlık, rüşvet ve zulüm içerisine girmiş rejimlere yönelik nefret olduğunu savunan Kurtulmuş, İsrail'in ikinci dünya savaşının ardından tüp bebek olarak doğduğunu ve saldırgan bir tutum sergilediğini belirterek, 'Arap baharı ile bölge ülkelerinde başlayan karışıklıkların önemli nedeni rejimlerin tutumudur. Bir başka neden ise İsrail politikalarıdır. İsrail birinci dünya savaşı sonrası oluşmaya başladı, ikinci dünya savaşı sonrası tüp bebek olarak doğdu. Sonuçta İsrail hükümetleri saldırgan tavırlarını sürdürdü. Kuruluşunda kendisine bırakılan toprakları değil daha geniş toprakları hedef aldı. Zulümlerin Ortadoğu'da barışı önleyen nedenlerin başında İsrail geliyor. Buna karşı hür, gelişmiş, demokratik dünya yeterli desteği verdi mi? Hayır' dedi.POLİTİK ŞARTLAR DEĞİŞMEZSE IŞİD GİDER MIŞİD GELİRSuriye'nin Irak gibi petrole sahip olmadığını ve bunun işgali önlediğini savunan Kurtulmuş, Suriye'de biran önce hayata geçirilmesini istediği uçuşa yasak bölge uygulamasının rejimi köşeye sıkıştıracağına inandığını ifade etti. Bölgede biran önce politik şartların düzeltilmesini aksi halde terör örgütlerinin sonlandırılamayacağını dile getiren Kurtulmuş şöyle dedi:'Buradaki planların perspektifine bakınca mesele Esad rejimini yok etmek değil, IŞİD'in Suriye'den uzaklaştırılmasıdır. Burada ciddi perspektif farklılığımız var. Terörist organizasyonların sonuç olduğu düşüncesindeyiz. IŞİD'e bugün dünyanın her yerinden batıdan da katılanlar var. Bu siyasi istikrarsızlıkların sonucudur, neden değildir. Mücadele ederek IŞİD'i bitirdik farz edelim ama politik şartlar devam ederse IŞİD gider MIŞİD çıkar. Bunda kesin çözümü sağlamanın yolu Suriye halkının farklı unsurlarının siyasal süreçlere katılımının sağlanmasıdır. 300 bin insanı öldürmekten çekinmemiş, en güzel tarihi şehirlerinden Halep'i havadan bombalayarak tüm zenginlikleriyle yok etmiş bir rejimden bahsediyoruz. 'Çekil kenara' desek Esad 'baş üstüne' mi diyecek? Bunu demeyeceğine göre Suriye rejiminin hareket edemez hale gelmesini sağlamak lazım. Bu kapsamda uçuşa yasak bölge önemli ve gecikirse anlamını kaybedebilir. Yakın dönemde barış umudu gözükmüyor. Bu ortamda Suriye'deki sıradan vatandaş IŞİD gibi karanlık yapının peşine takılıyor. Bu halka uluslararası camianın umut vermesi gerekiyor, insanlar 3-5 ay sonra barış olacağını bilmeli. Bunun için biran önce yapılacak uygulamalar ve atılacak adımlar ile Esad rejiminin elini kolunu bağlamak lazım.'Kurtulmuş, 6 bina yakın insanın IŞİD'e katılmak için geldikleri sınırda yakalanarak ülkelerine gönderildiğini, katılımın önlenmesi için gençlerin kendi ülkelerinden çıkmalarının engellenmesi gerektiğini kaydetti.SURİYELİ SIĞINMACILARI ZİYARET ETTİLERBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, beraberinde aralarında eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in de bulunduğu heyetle birlikte Nizip'te bulunan Suriyeli sığınmacıların barındığı konteyner kenti ziyaret etti.Nizip Kaymakamı Harun Sarıfakıoğulları ve Nizip Belediye Başkanı Hacı Fevzi Akdoğan'ın karşıladığı heyete ilk olarak konteyner kente ilişkin brifing verildi. Brifingi dinleyen Bas¸bakan Yardımcısı Numan Kurtulmus¸, Türkiye ile BM Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında güzel bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti. Suriyeli sığınmacılara yönelik yürütülen çalışmalar BM standartlarına uygun olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, '2011 yılı Nisan ayından buyana Türkiye’ye gelen Suriyeli sığınmacı sayısı 1,7 milyonu bulmuş ve bu sığınmacılara Türkiye’nin hem AFAD vasıtasıyla hem diğer kamu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yapmış olduğu yardımlar 5 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu kadar büyük maliyete rağmen halen BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, diğer uluslar arası kurum ve kuruluşları, diğer ülkeler dolayısıyla da diğer ülkeler vasıtasıyla gelen bütün yardımların toplamı yaklaşık 265 milyon dolardır. Dolayısıyla BM ve diğer uluslararası camia bizim kamplarımıza psikolojik destek verilmiştir ama maddi olarak Türkiye bu mücadele yalnız bırakılmıştır' dedi.Kurtulmuş ve beraberindekiler yapılan konuşmaların ardından kamptaki sosyal tesisleri inceledi. Suriyeli öğrencilerin yaptığı resmi inceleyen heyette bulunan Numan Kurtulmuş NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’e resimlerinin olduğu tablo hediye edildi.Kadınların katıldığı kursları da ziyaret eden Kurtulmuş ve beraberindekiler, okullarda eğitim gören Suriyeli öğrenciler ile de yakından ilgilendi.Yaklaşık 2 saat kampta kalan heyette Kurtulmuş ve Rasmussen'in yanı sıra; Gaziantep Valisi Erdal Ata, Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, ile diğer yetkililer de yer aldı.Hasan KIRMIZITAŞ- Metin Faruk TAMER/GAZİANTEP, (DHA)
Reklam
Uzay İstasyonuna E-Postayla İngiliz Anahtarı
Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotlar e-posta ile gönderilen talimatları üç boyutlu yazıcıya vererek ingiliz anahtarı yaptılar.Böylece ilk kez uzaya e posta yoluyla bir gereç yollanmış oldu.Uzay İstasyonu Komutanı Barry Wilmore bir 'cırcırlı lokma anahtar' lazım olduğunu söyleyince, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi Nasa böyle bir çözüm geliştirdi.Daha önce bu tür durumlarda uzay istasyonundaki astronotlar ihtiyaçlarının karşılanması için bazen aylarca, bir sonraki ikmal uçuşunu bekliyorlardı.3 boyutlu yazıcının mimarı olan Made In Space adlı şirketin kurucusu Mike Chen 'Uzay İstasyonu Komutanı Barry Wilmore'un bu alete ihtiyacı olduğunu söylediğini duyunca yazıcıdan çıkarılmak üzere bir tane tasarlayıp herhangi bir roketten çok daha hızlı şekilde eline geçmesini sağladık' diyor.Nasa, astronotların bu teknolojinin kullanılmasıyla artık uzun süreli uzay görevleri sırasında ikmal uçuşlarına daha az bağımlı olabileceklerini söylüyor.BBC Türkçe
Selahattin Demirtaş: 'Gülen Cemaati Özür Dilemeli'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gülen Cemaati'nin AK Parti iktidarı ile birbirine girdiğini belirterek, her iki tarafın yıllarca aynı kumpası Kürt siyasetçilere yaptığını, cemaatin bu yüzden özür dilemesi, özeleştiri vermesi gerektiğini savundu.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gülen Cemaatinin geçmişte iktidarla bir olup, Kürt siyasetçilerine KCK adı altında kumpaslar kurduğunu ileri sürerek, cemaatin özür dileyip özeleştiri yapmasını istedi. Demirtaş, 'Bakın cemaatle birbirine girmişler. Oh olsun demedik, demiyoruz. Ama cemaat bunların aynısını bize yapmadı mı? 10 bin arkadaşımızı 5 yıl içerde yargıladılar. Siirt'te KCK operasyonlarını yapan cemaatin emniyet müdürü dün İstanbul'da gözaltındaydı. AKP'nin emniyet müdürü, onu gözaltına almıştır. İşte böyle yürüyor bu işler. Cemaat çıkıp özür dilemeli, öz eleştiri vermeli' dedi.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş partisinin Mardin İl Kongresi'ne katıldı. Artuklu Şimal Düğün Salonu'nda yapılan kongrede büyük bir Türk Bayrağı asıldı. Kongreye, Demirtaş'ın yanı sıra Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, DBP, HDP il, ilçe örgütleri, Mardin merkez, ilçe belediye başkanları, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım ile partililer katıldı.Demirtaş, 19 Aralık 1978 tarihinde 110 Alevi'nin öldürüldüğü Kahramanmaraş olaylarının yıldönümü nedeniyle yapılmak istenen gösterilere izin vermeyen Kahramanmaraş Valiliği'ni eleştirdi. Demirtaş, 'Aynı Vali Maraş'ta Türk milliyetçilerinin katliamı kutlama bildirilerine ve kutlamanın yapılacağı etkinliğe izin veriyor. Ama katliamı anmak isteyenlere ise izin vermiyor' dedi.CANIMIZ UMURUNDA DEĞİLŞırnak'ın Uludere İlçesi Irak sınırında düzenlenen hava operasyonunda 34 kişinin yaşamını yitirdiği olay için hala özür dilenmediğini hatırlatan Demirtaş, 'Bakın Roboski'de daha özür bile dilemediler. Öyle Müslümanlık olur mu? Sokakta insanlar katlediliyor. Üzerinden bir saat geçmeden Başbakan çıkıp açıklama yapıyor, 'hak ettiği cezayı buldular' diyor. Önceki gün Diyarbakır'da 16 yaşındaki çocuğu infaz ettiniz, Bingöl'de, Yüksekova'da infaz ettiğiniz inançlı bir insan, önce araştır. Hani bir insanı haksız yere öldüren bütün insanları öldürmüştü. Senin canın, benim canım, umurunda değil. Askerdir, polistir gerilladır, umurunda değil' diye konuştu.'CEMAAT ÖZÜR DİLEYİP ÖZELLEŞTİRİ VERMELİ'Gülen Cemaati'nin AK Parti iktidarı ile birbirine girdiğini belirten Demirtaş, her iki tarafın yıllarca aynı kumpası Kürt siyasetçilere yaptığını, cemaatin bu yüzden özür dilemesi, özelleştiri vermesi gerektiğini savunarak, şöyle dedi:'Bakın cemaatle birbirine girmişler. Oh olsun demedik, demiyoruz. ama cemaat bunların aynısını bize yapmadı mı? 10 bin arkadaşımızı 5 yıl içerde yargıladılar. Aynısını yaptılar bize. Zaman Gazetesi'ne, Samanyolu Televizyonu'na özellikle hatırlatmak istiyorum. Bak güzel kardeşim. Bizim belediye başkanlarımız, makamlarından alınırken, sizin TV ve gazeteleriniz, 'KCK yöneticilerine gözaltı' diye yayın yapıyordu, 'Teröristlere gözaltı.' Sizin gazete ve televizyonlarınız daha arkadaşlarımız gözaltındayken onların idam fermanını yayınlıyordunuz. Bak devran döndü, aynısını size yapıyorlar. Bak sizin avukatlarınıza hakaret ediyorlar. Siz adliyenin önüne toplanmışsınız, polisler size müdahale ediyor. Şimdi cemaat bütün bunlardan özür diliyor mu? Merak ediyorum. Bugün size yapılanı AKP ile yıllarca bize aynısını yaptınız. Ergenekon, Balyoz davasında aynısı. Siirt'te KCK operasyonlarını yapan cemaatin emniyet müdürü dün İstanbul'da gözaltındaydı. AKP'nin emniyet müdürü, onu gözaltına almıştır. İşte böyle yürüyor bu işler. Cemaat çıkıp özür dilemeli, öz eleştiri vermeli. O dönemin bütün suçlarını, günahlarını anlatmalı. AKP ile Fethullah Gülen el ele verip, yıllarca bunları yaptınız, yıllarca hırsızlığa da, yolsuzluğa da göz yumdunuz.'İKTİDARA YÜRÜYORUZBütün kumpaslara rağmen seçim barajını aşmakla kalmayıp, siyasi dengeleri altüst edeceklerini savunan Demirtaş, iktidara yürüdüklerini anlatarak, 'HDP, bu ülkede iktidar olsun bakın ülkede neler değişiyor. Değerli kardeşlerim; bu ülke yoksul bir ülke değil. Yoksulu bol bir ülkedir. Ülke, yeraltı, yerüstü zenginliği ile fakir bir ülke değil. Ama fakiri bol bir ülkedir' diye konuştu.'700 BİN DOLARLIK SAAT TAKMAYACAĞIZ'İktidara gelmeleri halinde yapacakları çalışmaları anlatan Demirtaş, 'Peki parayı nereden bulacağız? Çalmayacağız kardeşim. 700 bin dolarlık saat takmayacağız. Büyük para babalarına, sermayederlere peşkeş çekmeyeceğiz ülkenin gelirlerini. İstanbul menkul kıymetler borsasında sermayenin yüzde 60'ı yabancı sermayedir. Ve her gün, 100 milyonlarca dolar faiz parasını alıp, yurt dışına götürüyorlar. Bunu burada yerinde yatırım yaparak engelleyeceğiz. Tarımsal üretimi burada arttıracağız' dedi.Nezir GÜNEŞ/MARDİN, (DHA)
Reklam
2014 Yılında Öne Çıkan 18 Akıllı Telefon
Akıllı telefon üreticilerinin birbirleriyle yarıştığı bir yılı daha bıraktık ve bu yıl da pek çok yeni akıllı telefonla tanıştık. İthalattan ötürü gümrük vergileri, ÖTV, KDV ve kâr marjı derken telefonların fiyatlarının ne yazık ki Türkiye'de yüksek olmasına rağmen yine de en yenilerinden vazgeçmeye niyetimiz yok gibi gözüküyor.İşte 2014 yılında öne çıkan akıllı telefonlar...Not: Belirttiğimiz fiyatlar, modellerin Türkiye'de ilk satışa sunulduğunda duyurulan resmi fiyatlarıdır. Fiyatlar şu anda farklı satış kanallarında değişiklik gösterebilir.
!f İstanbul’un İlk Tanıtım Filmi Yayınlandı
14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin teaser’ı bugün yayınlandı.Festivalin 2015 yılı ilk reklam filmi “Kalbine bak, yerinde mi?”adını taşıyan ve parçalanan bir kalbin hikâyesini anlatan filmin aynı zamanda !f İstanbul’un 2015 kampanyasına dair de ipuçları içerdiği belirtildi.
Reklam
4 Dakika 45 Saniyede Hızlandırılmış J.R.R. Tolkien Kursu
The Hobbit serisinin son filmi The Battle of the Five Armies gösterime girdi. 3 saatlik bir sinema deneyimi için aylardır ısınma turları atan, Lord of The Rings serisini ve ilk iki Hobbit filmini hafızaları tazelemek için tekrar izleyen herkes şu sıralar sinema salonlarının yolunu tutuyor. Kimileri sevgilisinin hatrı için daha önce hiç tanık olmadığı Orta Dünya'ya zoraki adım atıyor, kimileri ise 'Önceki filmleri izlemediysem anlar mıyım?' sorusunu kendisine sorup duruyor. İşte tam burada CGP Grey tarafından hazırlanmış The Lord of The Rings Mythology Explained videosu devreye giriyor.4 dakika 45 saniyede J.R.R. Tolkien'in tapu sahibi olduğu Orta Dünya hakkında donanımlı hale gelmek için birebir olan bu video sayesinde yeni Hobbit filmine muzaffer komutan edasıyla gidebilirsiniz. Ortamlarda Lord of The Rings serisi, Hobbit ve Silmarillion konuşulduğunda sizlerin de edecek iki çift lafı olabilir.Kaynak: Play Tuşu
Reklam
Ken Loach’tan Caferağa’ya Destek: 'Caferağa Benim de Evim'
Kadıköy’de 9 Aralık’ta polisin boşalttığı Caferağa Dayanışma Evi’ne yönetmen Ken Loach’tan destek geldi: 'Caferağa benim de evim'Caferağa Dayanışma Evi’nin 9 Aralık’ta polis tarafından boşaltılmasının ardından yönetmen Ken Loach’tan destek geldi. Filmlerinin yapımcısı olan Rebecca O’Brien ile birlikte üzerinde “Caferağa İşgal Evi benim de evim” yazılı döviz tutarak fotoğraf çeken Ken Loach, Caferağa Dayanışması’na gönderdi.
Reklam
New York Times: 'Erdoğan Paralel Evrende Yaşayan Otoriter Bir Lider'
ABD’nin saygın gazetelerinden The New York Times, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘paralel evrende yaşayan otoriter bir lider’ diye niteledi.Gazetenin bugünkü başyazısında, hükümetin ifade özgürlüğünü baskı altına almaya yönelik çabalarının Türkiye demokrasisinin altını oyduğu belirtilerek, “Erdoğan’ın paranoyakça zorbalığı son derece tedirgin edici” ifadesi kullanıldı.Başyazı şu ifadelerle başladı: “ Erdoğan 14 Aralık’ta çok sayıda gazeteci, senarist ve tv yapımcısının tutuklanmasının, iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir ‘paralel devlet’in ajanlarını ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu söylüyor. Ne var ki Erdoğan’ın eleştiri ve muhalefeti boğmaya yönelik çabaları paralel evrende yaşayan otoriter bir lidere işaret ediyor. Bu öyle bir evren ki bir demokrasi, NATO müttefiki ve AB üye adayı olmak, ifade özgürlüğünü boğmak ve hukukun üstünlüğünü rafa kaldırmakla bağdaşabiliyor.”Tutuklanan gazetecilerin çoğunun, Erdoğan’ın siyasi rakibi Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen Zaman Gazetesi ve Samanyolu Yayın Grubu’nda çalıştığına da dikkat çekildi.Erdoğan hükümetinin geçen eylül ayında AB üyeliği yolunda yeni bir strateji açıkladığı hatırlatıldıktan sonra, AB’nin son tutuklamaları ‘demokrasinin temel ilkesi medya özgürlüğüyla bağdaşmaz’ bulup’ eleştirmesi üzerine Erdoğan’ın AB’ye kendi işine baksın diye çıkıştığı da kaydedildi.Başyazıda, daha önce de Orhan Pamuk ve Elif Şafak gibi romancıların AKP’yi gözden düşürmeyi amaç edinmiş gizemli bir ‘uluslarararası edebiyat lobisi’ nin kuklaları olmakla suçlandığı, yazarların Batı tarafından Erdoğan ve partisine iftira atmak için kulanılan ‘projeler’ olarak yaftalanıp sosyal medyada karalama kampanyalarının hedefi haline getirildiği hatırlatıldı.Hükümeti sarsan yolsuzluk skandalına karşı önlem olarak internet özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtlayan, yargı bağımsızlığını kısıtlayan yeni yasaların da es geçilmediği başyazıda, son tutuklamaların, geçen yıl ortaya çıkan ifşaatların yeniden gündeme gelmesini önlemek amacıyla 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun yıldönümüne denk getirildiği izleniminin doğduğu belirtildi.Başyazı şöyle noktalandı: “ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paranoyakça zorbalığı son derece tedirgin edici. Hükümetinin, ifade özgürlüğünü boğmak, edebiyatçıları karalamak ve yargıyı etkisiz hale getirmek için yürüttüğü engel tanımaz çabaları, Türkiye’nin demokrasisini tahrip ediyor.Türkiye gelecek yıl G20’nin dönem başkanlığını üstlenecek. Erdoğan’ın hükümeti, bunu, Türkiye’nin uluslararası saygınlığını artırmak için kullanmayı umuyor. Oysa kendisinin demokratik haklara saldırıları tam tersi bir amaca hizmet ediyor. “DikenThe New York Times'da yer alan metnin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz...
Chelsea Formasında Türkiye Farkı!
THY ile anlaşan Chelsea'nin yeni formaları ortaya çıktı. 'Maviler' adıyla bilinen mavi beyazlı kulübün formalarına Türk Bayrağı kırmızısı eklendi. Chelsea, THY ile yıllık 25 milyon Sterlin'e sponsorluk anşalması imzaladığı belirtildi.Gelecek sezondan itibaren Türk Hava Yolları ile anlaşan Chelsea'nin yeni formaları ortaya çıktı.İngiliz ekibinin yeni tasarımında en dikkat çeken nokta kollarda kullanılan kırmızı çizgi oldu...Chelsea'nin İngiltere'deki en büyük rakiplerinden Manchester United bilindiği üzere 'Kırmızılar' olarak biliniyor.Eurosport 
Instagram'ın Piyasa Değeri 35 Milyar Dolara Yükseldi
Facebook’u Instagram’ı satın alarak ne kadar kârlı bir yatırım yaptığı gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. Instagram’ın değerlemesini yeniden gerçekleştiren Citigroup tarafından yapılan açıklamada fotoğraf tabanlı sosyal ağın piyasa değerinin 35 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Citigroup daha önce Instagram’a 19 milyar dolar değer biçmişti. Facebook ise 2012 yılında 1 milyar dolar ödeyerek Instagram’ın sahibi olmuştu.Piyasa değerinin 35 milyar dolara ulaşması ve aylık aktif kullanıcı sayısının 300 milyonu aşması Instagram’ın tahmin edilenden daha hızlı büyüdüğünü ortaya koyan somut veriler olarak dikkat çekerken; Citigroup, Instagram’ın tamamından gelir elde etmeyi başarması durumunda Facebook’un yıllık gelirine 2 milyar dolarlık bir katkı sağlayacağını öngörüyor. Halihazırda Facebook gelirlerinin önemli bir kısmı Facebook’tan gelse de, Citigroup önümüzdeki yılla beraber diğer uygulama ve servislerin de gelirlere daha büyük katkı sağlamasını bekliyor.Teknoblog
Reklam