Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Suriyelilere geçici kimlik verilmesi ve istihdamlarına ilişkin çalışmanın son aşamaya geldiğini bildirdi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'ye sığınan Suriyeli kanaat önderleriyle GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsünde (GAP TEAM) bir araya geldi.Toplantı öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çelik, Suriye'den gelen misafirlerin sorunlarını dinlemek ve bunlara çözüm bulabilmek amacıyla görüştüklerini söyledi.Suriye'den gelen vasıfsız kişilerin iş bulma konusunda zorlukla karşılaşmadığını bunun yanında vasıflı kişilerin iş bulma noktasında zorluk çektiğinin kendisine aktarıldığını belirten Çelik, 'Doktor, mühendis ve benzeri mesleklerde olanların burada hayatlarını idame ettirmede karşılaştıkları sorunları çözüme kavuşturmak noktasında talepleri oldu. Ayrıca Kobani'den (Aynel Arap) gelenlerin yaşadığı sorunlar var bunları değerlendireceğiz Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız burada Şanlıurfa düzeyinde ele alınacak, Ankara boyutuyla ele alınması gereken konuları da Bakanlar Kurulu'nda ele alacağız' şeklinde konuştu.Bakan Çelik, heyetin kendilerinden Suriye'den gelen vasıflı kişilerin mültecilerin barındığı çadır kentte görev yapmalarını talep ettiklerini bildirdi. Suriye'den gelen kişilerin YÖK'ten denklik sorunları olduğunu hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:'Bunların hekim olarak Suriyelilere hizmeti konusu öncelikli ele almamız gereken bir konu. Ayrıca bir Bakanlar Kurulu kararı söz konusu biliyorsunuz. Burada bulunan Suriyelilere geçici bir kimlik verilmesi ve bu kimlik çerçevesinde Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinden onların nasıl istihdam edilecekleriyle ilgili de çalışmalarımız son aşamaya gelmiş bulunuyor. Bu akşamki toplantımız da bunlara katkı sağlayacak inancındayım.'Bir gazetecinin bazı şehirlerden toplanan Suriyelilerin Şanlıurfa'ya getirileceği yönündeki sorusu üzerine Çelik, Türkiye'nin her tarafından gelen Suriyeliler olduğunu ve kentin sosyal hayatının dengesini bozmayacak şekilde yaşamaları gerektiğini belirterek, Şanlıurfa boyutuyla böyle bir olayın yaşanmadığını kaydetti.Konuşmasında Suriye ile ilgili yapılan politikalara da değinen Çelik, şunları kaydetti:'Bu iş kamuoyunda işi politize ederek, işi siyasallaştırarak ele alınacak bir konu değil gerçekten bir dram yaşanıyor. İnsanlar aş peşinde insanlar iş peşinde insanlar itibarlarını korumak peşinde ve insanlar evlatlarının eğitimden mahrum olmamaları konusunda bir gayret içerisindeler. Komşuları ve kardeşleri olan bizlerden talepte bulunuyorlar ve diyorlar ki; 'Türkiye çocuklarımızın eğitimine sahip çıksın, Türkiye bize iş versin, Türkiye'ye yük olmayalım, yük olmadan biz kendi ayaklarımızın üzerinde duralım ve itibarlı bir yaşamı sürdürelim' şeklinde bir mücadele içerisindeyken biz Türkiye olarak onların kardeşleri olarak bu olaya siyasi bakmamız, ne Tel Abyad'dan gelenler ne Resülayn'dan gelenler ne de Kobani'den gelenlerin sorunlarına çare üretme konusunda sorumluluğumuz ve bu bilinçle hareket ediyoruz.'Türkiye'ye teşekkür ederizDemokratik Birlik Partisi'nin (PYD) üst düzey yöneticilerinden Enver Müslim'in ağabeyi Mustafa Müslim ise Türkiye hükümetine, Suriye'den gelenleri misafir ettikleri için teşekkürlerini sundu.Bir gazetecinin, 'Mustafa Müslim'in Türkiye'ye ve hükümetine teşekkür ettiğini ama kardeşi Enver Müslim'in ise bunun tersine hükümet eleştiren sözleri olduğunu' belirtmesi üzerine, Müslim şunları kaydetti:'Demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve herkesin görüşleri farklıdır, ben insanlarıma İslami yönden hizmet etmek istiyorum o farklı yönden hizmet etmek istiyor tabii görüşlerimiz bu noktada farklı olabilir. Kardeşimle çok az görüşüyorum. O benim küçüğüm ben onun ağabeyiyim ben ona çok nasihat ettim İslam yolunda yürümesi noktasında nasihatlarda bulundum ama o beni dinlemedi.'Daha sonra basına kapalı gerçekleştirilen toplantıya, Vali İzzettin Küçük, Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç, eski Halep Müftüsü Şıh Zekeriya el Mesud ve kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.AA
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, 3-0 kazandıkları Trabzonspor maçının ardından yayıncı kuruluşa konuştu.Bilic, sözlerine; 'Muhteşem bir atmosferde oynadık. Stadyum, atmosfer, taraftarlar, her şey muhteşemdi. Fantastik bir oyun çıkardık. İlk dakikadan itibaren müthiş bir baskı yaptık. Rakibe top yaptırmadık. Toplu oyunda iyiydik, 90 dakika boyunca oyun düzenimizi kaybetmedik, rakibe hiçbir şey vermedik. Sonuç olarak, muhteşem bir performans ortaya koyduk.' diyerek başladı.'75. DAKİKADA İÇİMDEN DEDİM Kİ...'Hırvat teknik adam; 'Bizim için muhteşem bir maç. Oyun gerçekten harikaydı. 15 dakika kala şöyle düşündüm, 2-0 öndeyiz, çok da iyiyiz, ama bir türlü üçüncü gol gelmiyor, 2-0 bıçak sırtıdır. 75. dakikadaydı, Trabzonspor şimdi bir gol atsa, bir daha atsa deidm içimden, ben yine de mutlu olacaktım. Bazen biraz şans gerekir, iyi oynarken skoru artırabilmek için. Bazen oyun sizin aleyhinize gelişir. Sonuç ne olursa olsun, böyle futbol sizi ileri taşır. Oyunun tek bir yönü yok, her şeyi çok iyi yaptık. Bütün her şeyi iyi bir rakibe karşı yaptık. Rakip iyi gününde değildi ama bunun tüm nedeni bizim çok iyi oynamamızdı.' diyerek oyunla ilgili görüşlerini açıkladı.'MUSTAFA'NIN DURUMU İYİ GÖRÜNMÜYORDU'Bilic, sakatlanarak çıkan iki forveti hakkında; 'Mustafa ve Demba çok iyi performans gösterdi. Mustafa çok cesur bir oyuncu. O cesareti nedeniyle çok sert bir kafa darbesi aldı. Mustafa'nın durumu iyi görünmüyor. Demba ile ilgili bir biligimiz yok. Parmağıyla ilgili bir sorun var. Ancak, umarım ciddi bir şeyi yoktur.' sözlerini kullandı.Beşiktaş'ın teknik adamı, son olarak; 'Konya'nın stadı, zemini her şeyi harikaydı. Burada bir daha oynar mıyız, göreceğiz.' diyerek sözlerine son verdi.Sporx
Beşiktaş'ın orta sahası Veli Kavlak, maçtan sonra açıklamalarda bulundu.Trabzonspor karşısında perdeyi açan golü kaydeden Veli Kavlak, maçtan sonra açıklamalarda bulundu.“Maçta koşu mesafelerinde beni sadece Olcay geçmiş. Ancak o geçer zaten. Attığım golde kalecinin topu kısa düştü ve önümde kaldı. İyi vurdum biraz da şansla gol oldu. Takım arkadaşlarımı kutluyorum. İyi mücadele ettik. Bugün takımda herkes elinden geleni yaptı. Her şeyi yaptık. Köpek gibi koştu herkes. Uzun zamandır böyle bir atmosfer görmemiştik. Taraftarlarımız müthişti onlara teşekkür ediyorum. Mustafa Pektemek’in İnşallah durumu iyidir.”Eurosport
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, oyuncularının Beşiktaş yerine hakemlere konsantre olmasını eleştirdi.Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, 3-0 kaybettikleri Beşiktaş derbisi sonrası, yayıncı kuruluş mikrofonuna yaptığı açıklamaya; 'Öncelikle Mustafa Pektemek'e geçmiş olsun, acil şifalar. Bir an önce sahalara dönsün.' diyerek başladı.Yanal'ın maç sonu yaptığı açıklamalar şu şekilde;'İkinci ve üçüncü gol birbirinin bvenzeri. Oyundaki ritmin, özgüvenin kaybolduğu anlar var. Bir türlü toparlayamadık, oyun gerildi, oyuncular gerildi. Oyuncuların verilen kararlara karşı tepkiler oldu. Bu bizim performansımızı etkiledi. Bizim rakibimiz Beşiktaş, biz ona konsantre olmalıydık. Dağıldık, toparlayamadık. Böyle olmamalıydı. İlerleyen dakikalarda da bu devam etti. Bir tane oyuncuyu çıkardık, atılabilirdi. Oyuncular, oyunun tansiyonunu ayarlayamadı.''ÖZGÜVEN YÜKSEK OLDUĞUNDA OYNAMALISIN''Takım olarak oynadığınızda oyuncuların özellikleri ortaya çıkıyor. Oyun ritmini kaybedince, o özellikler ortaya çıkmadı. Özgüven yüksek olduğunda, oynamalısın. İki hataya rağmen iki gol yediğimizde geri dönebilirdik. Biz onu yapamadık. Biz bunu yapabilecek kapasitedeyzi.Şu anda puan farkının açılması işimize gelmiyor. Arada puan kaybetmemeli, rakiplerimiz puan kaybederek kayıp yaşamamalıyız.'Sporx
Spor Toto Süper Lig'in 12. haftasında Beşiktaş , Torku Konya Arena'da Trabzonspor 'u ağırladı.Maça ev sahibi Beşiktaş çok etkili başladı. 5. dakikada Veli Kavlak 'ın ceza sahası dışından müthiş şutunu kaleci Fatih kurtaramadı ve Siyah-beyazlılar, Trabzonspor önünde 1-0 öne geçti. Bu dakikadan sonra Bordo-Mavili ekip Beşiktaş kalesinde baskı oluşturmaya çalıştı. 21. dakikada Olcay Şahan yaptığı baskı sonucunda topu kaptı ve pasında Senegalli yıldız Demba Ba topuk vuruşuyla meşin yuvarlığı filelere göndererek skoru 2-0 yaptı. Trabzonspor teknik direktörü Ersun Yanal 35. dakikada erken bir oyuncu değişikliğine gitti ve Costant'ı oyuna aldı. İlk yarı 2-0 sona erdi.Devrenin son dakikalarında bir pozisyonda yerde kalan Demba Ba sol ayak bileğine sert bir darbe aldı. İlk yarı bitene kadar sahada kalan Senegalli, devre arasında sağlık ekibi tarafından tedavi edildi. İkinci yarıya başlamadan önce sahaya girip kendini deneyen Demba Ba, ayak bileğinde ağrılar hissedince teknik heyetten oyundan alınmasıın istedi. Siyahi oyuncunun yerine Mustafa Pektemek girdi.İkinci yarıya da ev sahibi Beşiktaş etkili başladı. Yarı sahasından hızlı çıkan Siyah-Beyazlı ekipte olcay şahan sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya kaldı, vuruşunu kaleci Fatih kurtardı.Gökhan Töre zor olanı yaptıMaçın 58. dakikasında Mustafa Pektemek 'in ara pasında sol kanatta topla buluşan Gökhan Töre, rakiplerini ve kaleci fatihi çalımladı ancak boş kaleye vurduğu topu Trabzonspor savunması çıkardı ve Siyah-Beyazlılar mutlak bir golden oldu.68. dakikada Mustafa Pektemek'le Belkalem hava topunda çarpıştı. Mustafa'nın çarpanın etkisiyle burnu kırıldı ve kan akmaya başladı. Hasteneye götürülen Mustafa'nın yerine Cenk Tosun girdi.Beşiktaş fişi çekti84. dakikada sağ kanattan topu getiren Serdar Kurtuluş'un pasında topla buluşan Arjantin'li Sosa , Cenk Tosun 'a 'al da at' dercesine bir pas verdi ve Cenk skoru 3-0'a getirdi. Maçın kalan dakikalarında başka gol olmadı ve beşiktaş sahadan 3 puanla ayrılarak liderliğini devam ettirdi. Bu maçla Beşiktaş ligde arka arkaya 4. galibiyetini elde etti.Fanatik
Alev Alatlı'nın Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı'na söylediği 'George Orwell sizi ayakta alkışlardı.' ifadesi geniş yankı buldu. Bu ifadeyi söyleyen, muhalif kişiliği ile tanınan Alev Alatlı olunca insan bir kinaye arıyor haliyle ama son derece ciddi olan Alatlı, devamında sarf ettiği cümlelerle sevenlerinde soğuk duş etkisi yarattı. Peki kimdir bu George Orwell? Kendisi bir distopya yazarı, modern dönem insanını ve toplumunu son derece radikal bir dille hem uyaran hem de karşı çıkan bir isim. Bu galeri ise Neil Postman'ın 1985 yılında görselleştirdiği George Orwell ve Aldous Huxley'in distopyalarını karşılaştırdığı özgün eseri 'Amusing Ourselves to Death; Public Discourse in the Age of Show Business' tan. İngilizce eserlerin Türkçeleştirmesi ise 59saniye.com'un ve alkislarlayasiyorum.com'un kurucusu Fatih Aker'in hazırladığı bir videodan alınmıştır. George Orwell 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört' adlı kitabın yazarıdır. Aldous Huxley ise 'Cesur Yeni Dünya' adlı kitabın yazarıdır. Her iki yazar da gelecek zamandaki dünya düzeni ve yönetim sistemleri üzerindeki tahminlerini kitaplarında yazmışlardır. İkisinin de ortak yönü ve haklı oldukları tahmin; insanlığın bazı güçler tarafından kontrol altına alınıp mutsuz ve dejenere hale getirileceğidir. Fakat yöntemler konusunda farklı fikirler öne sürmüşlerdir. İşte bu resim dizisinde iki yazarın öngördükleri yöntemler anlatılmış ve kimin haklı olduğu size bırakılmıştır. Tabi burada esas sorumuz Alev Alatlı'nın dediği gibi midir? Gerçekten George Orwell yaşasaydı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ayakta alkışlar mıydı?Görsellerin Kaynağı
Almanya’da tacize uğrayan iki genç kıza yardım eden ve ardından uğradığı saldırıda hayatını kaybeden Tuğçe Albayrak’a yumruk atan gencin olay gecesi alkollü olduğu bildirildi.Der Spiegel dergisinin polis kaynaklarına dayandırdığı habere göre, 15 Kasım’dan bu yana gözaltında bulunan 18 yaşındaki Sanel M’ye olay gecesi yapılan alkol testinde 1,40 promil alkollü olduğu belirlendi.Olaydan yaklaşık iki saat sonra polis tarafından gözaltına alınan gencin aşırı alkol almasına rağmen bilincinin yerinde olduğu kaydedildi.Gençlik mahkemesinde yargılanabilir3 Aralık’ta toprağa verilen Tuğçe Albayrak’ın ailesinin avukatı Macit Karaahmetoğlu, basına yaptığı açıklamada, zanlının henüz 18 yaşına girmesi nedeniyle davanın gençlik mahkemesinde görüleceğini tahmin ettiğini bildirdi.2012-2014 arasında hırsızlık ve darp gibi suçlardan sabıkası bulunan Sanel M’nin suçlu bulunması halinde 6 ay ile 10 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması bekleniyor.Der Spiegel dergisi, ailesi Sırbistan’ın Sancak bölgesinden göç eden Sanel M’nin birkaç yıldır okulu aksattığını ve birlikte hareket ettiği gençlerle bazı suçlara karıştığını yazdı.Zanlının olaydan bir süre önce 18 yaşına girdiği, olay gecesi arkadaşlarıyla doğum gününü kutladığı kaydedildi.Sanel M’nin Offenbach'ta bir restoranın otoparkında yumruk attığı Tuğçe Albayrak, sırt üstü yere düşerek başını zemine vurmuş ve beyin kanaması geçirmişti. Albayrak’ın beyin ölümü 26 Kasım'da gerçekleşmiş, doktorların bir umut kalmadığını belirtmeleri üzerine 23 yaşına girdiği 28 Kasım’da yaşam destek ünitesinden çıkartılmıştı.Tuğçe Albayrak gösterdiği medeni cesaret nedeniyle Almanya kamuoyunda büyük takdir toplamış, binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verilmişti.AA
Avrupa Parlamentosu'nun alt komisyonunda alınan karara göre otomobillere kaza anında otomatik olarak acil yardım merkezlerine bilgi verecek bir sistem kurulacak.Otomobil kazalarını önlemek için sürücüsüz araçlar üzerinde çalışan firmalara farklı bir uygulama geliyor. Avrupa Parlamentosu alt komisyonlarından olan Piyasa Komitesi tarafından alınan karara göre otomobil üreticileri araçlarına eCall adı verilen bir sistem kuracak. Bu sistem bir kaza anında 112 acil numarasını otomatik olarak arayacak bilgi verecek.eCall sistemi aracın durumunu, hangi yakıt türü kullandığını, konumunu ve kaza saatini acil yardım birimine iletecek. Komisyonda kabul edilen bu kararın hayata geçmesi için önce üye ülkelerin onay vermesi ve son olarak Avrupa Parlamentosu'nda görüşülüp onaylanması gerekiyor. Yeni tasarının parlamentoya tahmini geliş tarihi Mart 2015 olarak gösteriliyor. Eğer karar onaylanırsa otomobil üreticileri araçlarda acil yardım merkezlerini aramak için düzenlemeler yaparak bu sisteme uyumlu hale getirecekler. Sistemin ilk etapta yeni üretilen araçlarda kullanılması düşünülüyor.Sistemin ilk olarak binek araçlarında kullanılması planlanıyor. İlerde sistemin otobüs ve kamyon gibi ticari araçlar için de kullanılması düşünülüyor. Geçen yıl 26 bin kişinin hayatını trafik kazalarında kaybettiği Avrupa Birliği ülkelerinde yeni sistemle ölümlü kazaların azaltılması hedefleniyor.Al Jazeera Turk
Hizmete girdiği her ülkede tartışmalara yol açan ve yerel düzenlemelerle karşılaşan Uber, ABD'nin Portland kentinde ağır cezaların tehdidi altında.Özel şoför hizmeti sunan Uber, ABD'nin Oregon eyaletinin başkenti Portland'da da hizmet vermeye başladı. Portland belediyesi ise geçerli taksi izni almayana Uber araçlarına ağır cezalar verileceğini açıkladı. Gereli izinlerin ve muayenelerin dışına çıkan araçların ve şoförleri hakkında hem para hem de hapis cezası verilebileceği belirtildi.Portland'ın gerekli belgeler olmadığı takdirde 1000-5000 dolar arasında ceza keseceğini açıklaması üzerine, Uber blog sayfasından açıklama yaptı. Şirket, '51 ülkede 234 şehirde hizmet verdiklerini, ABD nüfusunun yüzde 64'üne erişebildiklerini, yıllar önce var olmayan bir ulaşım hizmeti sunarak birçok zorluğa da katlandıklarını' belirtti. Firma, Portland'ın ekonomisini güçlendirmek için yerel yetkililerle beraber hareket etmeye de hazır olduklarını ifade ederek uzlaşma çağrısında bulundu.Uber, en son olarak Las Vegas kentinde bir mahkemenin aldığı karar sonucunda yasal izin çıkmadığı sürece Nevada eyaletinde hizmet vermekten alıkonmuştu.Hindistan'da taciz suçlamasıUber'in kullanıldığı ülkelerden biri olan Hindistan'da da başı dertte. Polis yetkililerinin başlattığı bir soruşturmaya göre Yeni Delhi şehrinde Uber hizmetini kullanan bir kadın aracın şöforü tarafından tecavüze uğradığını iddia etti. 32 yaşındaki şöförün Shiv Kumar Yadav tutuklandığını belirten polis yetkilileri soruşturmanın devam ettiğini açıkladı.Değeri 40 milyar dolarDavalardan ve medya baskısından bir türlü kurtulamayan Uber, buna rağmen ABD'nin en hızlı büyüyen genç firması olmayı başardı. Hafta içinde yapılan fonlamada 1.2 milyar yatırım alan San Francisco merkezli firma, değerini 40 milyar dolara çıkararak Twitter, LinkedIn ve Yahoo gibi firmaları geride bıraktı. Facebook'un piyasa değeri ise şu an 50 milyar doların üzerinde gösteriliyor.Asya-Pasifik ülkelerinde de yayılmaya başlayan Uber, 2015'te dünya genelinde 1 milyon kişiye iş imkanı sunacaklarını açıkladı.Uber yetkililerinden olan ve geçmişte ABD Başkanı Barack Obama'nın danışmanlığını yapmış olan Emil Michael, geçtiğimiz ay Uber'i eleştiren gazeteci Sarah Lacy'nin kişisel bilgilerini yayımlamakla tehdit etmiş, kamuoyunda oluşan baskı sonucunda özür dilemek zorunda kalmıştı. Tüm dünyada tartışma konusu olan Uber Avrupa'daki bazı ülkelerde taksiciler tarafından protesto edilmişti.Al Jazeera Turk
'Adalet Arayan İşçi Aileleri', 36'ıncısını gerçekleştirdikleri 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' eyleminde aileler hükümetin 'işçi sağlığı ve iş güvenliği' süreçlerine dönük önerilen ve yapılan düzenlemeleri takip ettiklerini belirterek “Yapılan düzenlemeler bugüne kadar bütün haykırışlarımıza rağmen sesimizi duymamakta ısrar edenlerin sorumluluklarının itirafı olarak görüyoruz” dediler.Adalet Arayan İşçi Aileleri, Türkiye'deki iş cinayetlerine dikkat çekmek için her ayın ilk Pazar günü gerçekleştirdikleri 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' eyleminin 36'ıncısını Galatasaray Lisesi önünde yaptı. 'Kaza değil, cinayet, vicdanınız yok mu?' yazılı pankart ile iş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren işçilerin fotoğraflarının bulunduğu pankartın açıldığı eyleme, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile iş cinayetlerine kurban giden işçilerin avukatları da katıldı.'2014 YILININ 11 AYINDA 1723 İŞÇİNİN İŞ CİNAYETİNDE HAYATINI KAYBETTİ'Eylemde bu ayın basın açıklamasını, 9 Kasım 2011 tarihinde meydana gelen Van'daki ikinci depremde, Bayram Otel'in yıkılması sonucu enkaz altında kalarak yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir'in kardeşi Sinem Emir yaptı.Emir, 'Bizler acıyı, kaderi yaşayan aileler olarak bir daha olmasın diye uğraştıkça ve seslendikçe, inadına işçi cinayetleri olmaya devam ediyor' dedi. Emir, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi'nin Kasım ayı raporuna göre en az 123, 2014 yılının 11 ayında ise 1723 işçinin iş cinayetinde hayatını kaybettiğini de hatırlattı.'TORBA YASALAR GÜNÜ KURTARMAYA DAYALI DAVRANIŞLARDIR'Soma ve Ermenek sonrasında hükümet ve muhalefet tarafından 'işçi sağlığı ve iş güvenliği' süreçlerine dönük önerilen ve yapılan düzenlemeleri takip ettiklerini de belirten Emir, yapılan düzenlemelere ilişkin şunları söyledi: 'Bugüne kadar bütün haykırışlarımıza rağmen sesimizi duymamakta ısrar edenlerin sorumluluklarının itirafı olarak görüyoruz. 'Hiç yoktan iyidir' demiyoruz, yeterli de görmüyoruz. Halen günü kurtarmak ve kamuoyunda oluşan duyarlılığı yönetmeye dayalı davranışlar olarak değerlendiriyoruz.'Torba Yasa'da yer alan hükümlerin, bütün iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri kapsayan uygulama biçimine dönüştürülmesi gerektiğini de dile getiren Emir, iş cinayetlerine 'dur' demek için sürdürdükleri mücadeleye devam edeceklerini vurgulayarak, '28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü'nün diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de yas günü ilan edilmesini istedi.'ASIL YARGILANMASI GEREKENLER KAMU YÖNETİCİLERİ'Her ay bir gazetecinin nöbet tuttuğu eylemde, bu ay nöbet tutan İMC Tv Editörü Soner Şimşek ise iş cinayetleri için sadece vicdanlara değil, akıllara da seslenilmesi gerektiğini söyledi. Şimşek, 'İş cinayetleri ile ilgili haberler yaptığımızda utanıyoruz' dedi.Ardından özel bir reklam şirketinde çalışırken 31 Ekim 2013'te Esenyurt'ta bulunan Özel Doğa Hastanesi'ne tabela taktığı sırada elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren Eren Eroğlu'nun babası Erdinç Eroğlu konuştu. Eroğlu, iş cinayetleri davalarında asıl yargılanması gerekenlerin sadece taşeron şirket yöneticileri değil, kamu yöneticileri olduğunu vurgulayarak, davaların bu kadar uzamasının nedeninin de kamu yöneticilerinin yargılanmaması olduğunu belirtti.Evrensel
FFC'nin paylaştığı verilere göre ABD'nin belirli kentlerindeki akıllı telefon hırsızlık oranları Apple'ın sayesinde ciddi derecede düşüşlere sahne olmuş.FFC'nin paylaştığı verilere göre Amerika Birleşik Devletleri genelinde yaşanan akıllı telefon hırsızlıklarında ciddi bir düşüş söz konusu. Bu başarının en büyük destekçisi olarak ise Cupertino'lu Apple işaret ediliyor. Verilen bilgilere göre en büyük destek Apple Activation Lock'tan geliyor.Paylaşılan bilgiler hırsızlık oranlarındaki düşüşün San Francisco'da yüzde 38, New York'ta yüzde 19 ve Londra (İngiltere)'de ise yüzde 24 oranında olduğunu gösteriyor. Bu hatrı sayılır başarı ise tekrar Apple'a mâl ediliyor.Activation Lock başarısıActivation Lock özelliği Apple tarafından iOS7 ile getirilmiş, Find My iPhone özelliğini inaktif konuma getirmek isteyen kötü niyetli üçüncü şahısları hedeflemişti. Şayet hırsız Find My iPhone'u iptal etmek isterse sistem kilitleniyor ve kullanıcısından önceden belirlenmiş bir şifre talep ediyor. Ayrıca Find My iPhone aktif konuma getirilirken tekrar şifre talep ediliyor.FFC akıllı telefon sahiplerinin, cihazlarına en az kredi kartlarına gösterdikleri özeni göstermeleri gerektiğini, hatta akıllı telefonların çok daha özel bilgiler içerebileceği için daha farklı bir konumda bulunduğunu ekliyor.ShiftDelete.Net
Başbakan Yardımcısı Arınç, seçim barajıyla ilgili başvuruyu Anayasa Mahkemesi'nin reddedeceğini düşündükleri kaydetti.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 3 siyasi partinin yüzde 10'luk baraj konusunda Anayasa Mahkemesi'ne başvurusuna ilişkin, 'İstikrarı düşünen Anayasa Mahkemesi'nin yıllardan beri hem AİHM'den hem de kendisinden verilen kararlara bakarak bu talepleri reddedeceğini düşünüyoruz. 'Hak ihlali var' derse biz yasama organıyız, istikrarı sağlayacak tedbirleri alır, milleti yüz üstü bırakmayız' dedi.Arınç, Manisa Fuar Merkezi'nde düzenlenen Yunusemre İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, yeni komplolarla karşı karşıya olduklarını, bunlardan bir tanesinin de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunan 3 partinin teklifinin kabul edilip edilmeyeceği olduğunu belirtti.Geçmişte, Milli Selamet, Refah, Fazilet partilerinde siyaset yaptığını, barajlardan en çok şikayet etmesi gerekenlerin kendileri olduğunu ifade eden Arınç, o zamanlar baraj altında kaldıklarını, seçim barajının yanında birinci ve ikinci bölgelerde de ayrı seçim barajlarının bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 1995'de bu barajları kaldırıp yüzde 10'luk barajı sabit tuttuğunu anlattı.Arınç, şöyle konuştu:'Biz kurulduğumuz zaman barajdan şikayet etmedik. Çünkü biz iktidar olmak niyetiyle ve düşüncesiyle kurulmuştuk ve hamd olsun 15 aylık partiyken bütün barajları yıktık geldik. O barajlardan gelen partilerin hepsi de parlamento dışında kaldı.Şimdi davayı açan partiler Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti ve Büyük Birlik Partisi. Bunların potansiyelleri nedir? Yüzde 1 civarında oy aldılar geçen seçimde. Barajı kaldırırsak bu partiler ne olacak? Yüzde yüz oylarını artırsalar yüzde 2 olacak. Peki yüzde 2'lik parti iktidar mı olacak, olmayacak. Hiç baraj kaygımız yok ama bir kurnazlığın bir hesabın ortaya çıkması bakımından söylüyorum.Öyle partiler var ki Türkiye'de 104 tane, tabelası bile yok, ismini bile kimse hatırlamıyor. Geçenlerde de tek kişilik partiler kuruldu. Bizden ayrılan 2-3 milletvekili maşallah 'Bilmem ne partisinin genel başkanı' densin diye kendisine yanına 29 kişi daha buldu bir parti kurdu. 3 gün sonra 7 tanesi ayrıldı ama o hala devam ediyor. Ne söyleyecek, ne konuşacak, ne kıymeti var. Ortaya çıksa 40 tane adamın selam vermeyeceği bir insan ne diye parti kurar? Nefis denen bir şey var. Maalesef bunun peşinde koşuyorlar. Bu davayı açan partiler bence piyon olarak kullanılmışlar. Çünkü kendi oylarının bir misli bile arttığında yüzde 2'leri bulamayacakların biliyorlar. Bu partilerde seçmen kalmadı. Bu partilerin seçmenleri başka partilere destek oluyorlar yıllardan beri. Amaç nedir? Çok partili siyasete tekrar geri dönüş. 'İstikrarlı hükümet giderse, koalisyonlar gelirse bu hükümetten kurtulmuş olacağız' diyorlar. Yani 'AK Parti tek başına iş başına 12-13 senedir tuttu, bu adamlar kalıcı, bu hükümeti yıkmak için bizim çok fazla partinin parlamentoya girmesi, oyların parçalanması lazım. Biz ancak bunlardan bu şekilde kurtulabiliriz'. İstikrarı düşünen Anayasa Mahkemesi'nin yıllardan beri hem AİHM'den hem de kendisinden verilen kararlara bakarak bu talepleri reddedeceğini ümit ediyoruz. Aksi takdirde parlamento yasama organı mutlaka gerekeni yapacaktır. Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin kararı yasa koyucu bir hüküm ifade etmiyor. 'Hak ihlali var' derse biz yasama organıyız, istikrarı sağlayacak tedbirleri alır ve milleti yüz üstü bırakmayız.Yani, 'Ne kadar çok parti varsa oylar onlara dağılsın, onlar parçalı bir siyaset, parlamentoyu getirsinler, hükümet daha az oyla iktidar olsun. 367 alıp da Anayasa'yı değiştirmesin, 300'ün altında kalsın bir omuz daha vurursak içinden 3-5 kişiyi daha çalarız, hükümeti düşürürüz'... Hesap bu.'AA
Sevgiliniz size sık sık kaba davranıyorsa ve bu yüzden ona ayı diyorsanız haklı olabilirsiniz. Gerçekten ayı olabilirler çünkü ayılar bazen insanlara çok benziyor.
Mitoloji deyince akla genellikle Yunan Mitolojisi gelir. Oysa biz Türklerin de dahil olmak üzere, bütün Homo Sapiens Sapiens kültür gruplarının kendine has bir mitolojisi vardır. Ulusların mitolojilerini oluşturan öykü, inanış ve fikirler özgün olsa da, bazı temalar, figürler, karakterler birbirlerine çok benzer. Eskiden, bu benzerliğin bir kaynaktan diğer coğrafyalara yayılma yoluyla ortaya çıktığına inanılıyordu. Artık, 'insan her yerde insan' prensibinden hareketle, benzerliklerin düşünce yapımız benzediği ve neticede aynı dünyada yaşadığımız için ortaya çıktığı fikri ağırlık kazanmaya başladı. C. G. Jung'un arketipler kuramı da, her mitolojik karakterin, kolektif hafızadaki arketiplere karşılık geldiğini iddia ederek, bu teze bir temel oluşturdu.Bu çalışmada, 'oha ya!', 'hadi canım!', 'vay arkadaş' diyeceğiniz 7 benzer motif ya da figür bulacaksınız.
Bugün futbol kariyerini sonlandıran Alex de Souza için Fenerbahçe kulübü veda mesajı yayınladı.Fenerbahçe'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; 'Futbol takımımızın eski oyuncularından Alex De Souza, bu akşam oynananacak olan Coritiba - Bahia maçının ardından futbolculuk yaşamını noktalayacaktır.Alex De Souza ve ailesine bundan sonraki yaşamlarında sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.'