Kayseri'de camiye giren küçük bir çocuk, namaz kılan ve dizlerinden rahatsız olduğu tahmin edilen adamın üzerine oturduğu tabureyi çekince ilginç bir kaza yaşandı.
Antarktika'da çekim yapan BBC ekibi, 1960'lı yıllardan beri bilinen, ancak daha önce hiç görüntülenemeyen bir olaya bir kaç yıl önce şahit oldular. Oldukça ilginç olan görüntülerde suyun altına doğru uzanan bir 'ölüm sarkıtı' etrafındaki suyu dondurarak deniz yüzeyinden, derinlere doğru ilerliyor.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız'ın ‘6 yaşındaki kızlarla evlenilebilir’ açıklamasına tepki gösterek, “İlk kez duyuyorum. Bu Sağlık Bakanına bırakılacak bir cümle değil. Toplum dinamiklerinin bunu tükürükle boğması lazım. Böyle şey olmaz' dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, seçim bölgesi olan çeşitli programlara katılmak üzere Edirne’ye geldi. Karayoluyla kente gelen Bakan Müezzinoğlu, Devecihan Kültür Merkezi önünde Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Edirne Belediye Başkanı CHP’li Recep Gürkan ve kurum müdürleri karşıladı. Edirne Valiliği bünyesindeki İl Koordinasyon toplantısı izleyen Bakan Müezzinoğlu bir gazetecinin Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız'ın ‘6 yaşındaki kızlarla evlenilebilir’ açıklaması hatırlatması üzerine ilk kez duyduğunu ifade ederek, “İlk kez duyuyorum. Bu Sağlık Bakanına bırakılacak bir cümle değil. Toplum dinamiklerinin bunu tükürükle boğması lazım. Böyle şey olmaz' dedi.Bakan Müezzinoğlu daha sonra 3 gündür Edirne’de süren Diyanet İşleri Bakanlığı 30’ncu İl Müftüleri İstişare toplantısına katıldı. “İSTİSNAİ HATA”Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu Elazığ’daki özel bir hastanenin yoğun bakımında sağlık çalışanlarını yemek yemesinin sorulması üzerine ‘istisnai hata’ ifadelerini kullanarak, “Her gün 1 milyon 100 binden fazla hastamıza sağlık hizmeti veriyoruz. 530 bin çalışanımız var, bu insanlar son derece fedakar, özverili 24 saat kesintisiz hizmet veriyorlar. İstisnai bazı ufak tefek şeyleri de kamuoyuna bu arkadaşların suçuymuş gibi yansıtılmamalı. Her gün 1 milyondan fazla insana şifa dağıtan bu güçlü kuruluşun istisnai bazı hataları, eksikleri olabilir onu da milletimizin sağduyusu ve vicdanı hoş görür. Bunu kendi içimizde yine değerlendiririz” diye konuştu.Engin ÖZMEN / EDİRNE, (DHA)
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Charlie Hebdo karikatürlerini yayınlayan Cumhuriyet gazetesi yöneticileri ile iki köşe yazarı hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma gerekçesi; halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama...
Musul'da rehin tutulan 49 Türkiye vatandaşı karşılığında Türkiye makamları tarafından serbest bırakıldığı iddia edilen Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarından birisi İngiliz Times gazetesine konuştu.19 yaşındaki İngiltere vatandaşı Shabazz Suleman rehine takasında yer aldığını iddia ederek, değiş tokuşu Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) yürüttüğünü, yaklaşık bir ay bekledikten sonra kendilerine dışarıda onları bekleyen bir otobüs olduğunun söylendiğini anlattı.Suriye'nin Rakka kentinden Times muhabirleri ile konuşan Suleman, yaklaşık 200 IŞİD üyesinin 49 konsolosluk çalışanı karşılığında takas edildiğini söylüyor.Suleman, 'Bize özgür olduğumuzu söylediler. Sınırda değiş tokuş oldu. (Sonra) IŞİD'e doğru gittik' dedi.Suleman Şanlıurfa'da açık alanda bir 'hapishanede' çoğunluğu Çeçen olan 35 başka IŞİD üyesi ile beraber tutulduklarını söylüyor.Haberin muhabirlerinden John Simpson, BBC Türkçe 'ye verdiği bilgide Suleman'ın kendilerine, 'hapishanenin' polis tarafından idare edildiğini, zaman zaman MİT'in gelip ziyarette bulunduğunu aktardığını anlattı. Suleman'ın bu 'hapishanede' gördüğü kişiler ya Arap yardımadasından Araplar ya da Ruslar'dan oluşuyor.Suleman 'polisler dostaneydi' derken, hapiste internet bağlantıları olduğunu, IŞİD'le konuştuklarını, IŞİD videosu izlediklerini aktarıyor. Polislerin neden Suriye'de savaşmak istediklerini anladığını söyleyen Suleman, 'Esad'dan, İsrail'den vb. nefret ediyorlar. Müslüman Kardeşlerin ideolojisindeler' diyor.Kendisine IŞİD'le bağlantısı kurulmadan sınırdışı edilme ya da takasın bir parçası olma seçeneklerinin sunulduğunu söyleyen Suleman, ailesi kendisi hakkında İngiltere polisine ve Türk makamlarına kayıp bildiriminde bulunduktan sonra MİT tarafından iki kez ziyaret edildiğini de iddia etti.Hapishane günlerini 'iyi' olarak tanımlayan Suleman, hapishanede Dominos pizza yediklerini de söyledi.İngiltere’nin High Wycombe kasabasında sınavla seçerek öğrenci kabul eden tarihi Royal Grammar School’da okumuş olan Suleman, mezun olduktan sonra uluslararası ilişikiler okumak için bir üniversiteden kabul aldığı dönemde, Suriye'deki iç savaşı takip edereken, Twitter üzerinden ilişkiye geçtiği kişilerin etkisi ile radikalleşemiş.Sınırdan geçmeye çalışırken yanlış yöne giderek 'doğrudan Türklerin eline' gittiğini söyleyen Suleman, önce biraz dövüldüğünü ama bunun çok olmadığını daha sonra hastaneye götürüldüğünü ve askeri istihbarat tarafından sorgulandığını anlatıyor. Suleman kendisine para cezası kesildiğini, yetkilileri yadım görevlisi olduğuna ikna ettiğini ve kendisine sınır dışı edileceğinin aktarıldığını anlatıyor.Times daha önce ikisi İngiliz en on AB vatandaşının rehine takasında yer aldığını yazmıştı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Eylül ayında Birleşmiş Milletler’in Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere New York’a hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında 'Türk rehinelerin kurtarılması için takas yapıldı mı' sorusuna, 'Velev ki olsa dahi böyle bir takas olmuş olsa bile ben şuna bakarım: Benim 49 vatandaşımızın karşılığı hiçbir şeyle değişmez, hamdolsun ailelerine kavuştu diye düşünürüm' cevabını vermişti.Erdoğan IŞİD'le maddi bir pazarlığın söz konusu olmadığını siyasi bir pazarlık yapıldığını belirterek şunları söylemişti: 'Burada eğer maddi bir pazarlıktan bahsediyorlarsa böyle bir şey katiyen söz konusu değil. Ama siyasi noktada diplomatik bir pazarlıktan bahsediyorlarsa tabi ki siyasi, diplomatik bir pazarlık kesinlikle söz konusu. Zaten bir diplomasi zaferidir bu. Bu siyasi bir pazarlığın neticesidir.'BBC Türkçe
Paris’te rehine krizinin yaşandığı Yahudi marketinde birçok kişiyi kurtaran Müslüman gence vatandaşlık veriliyor.Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, 2006'dan beri Fransa'da yaşayan Lassana Bathily isimli 24 yaşındaki gencin salı günü yapılacak törenle Fransa vatandaşlığı ile 'ödüllendirileceğini' açıkladı. Bathily, geçen temmuz ayında vatandaşlık başvurusu yapmıştı.Paris'te 7 Ocak Çarşamba günü Charlie Hebdo mizah dergisine saldırı olmuş, Yemen El Kaidesi'nin üstlendiği saldırıda 12 kişi hayatını kaybetmişti. Bundan sonra kentte iki farklı saldırı daha olmuştu.Amedy Coulibaly adlı silahlı saldırgan, 9 Ocak Cuma günü bir Yahudi marketinde saldırı gerçekleştirmişti. Markete düzenlenen operasyonda saldırgan ölmüş, dört rehine de hayatını kaybetmişti. Polis saldırganın bundan önceki gün bir kadın polis memurunun ölümüyle sonuçlanan saldırının şüphelisi olarak görüldüğünü açıklamıştı.Markette ölenlerin sayısınn artmasına Malili bir Müslüman olan market çalışanı Lassana Bathily isimli 24 yaşındaki genç engel olmuştu.Onu gören polisler önce Malili gencin saldırgan olduğunu zannetmişti. Daha sonra gerçek ortaya çıkınca Malili genç Fransız medyasında ve sosyal medyada bir kahraman olarak anılmıştı.Al Jazeera Turk
Jimmy Fallon Show'da eğlenceli dakikalar yaşandı.Kart Oyununda eli diğerinden yüksek olan kişi 1 bardak suyu rakibinin yüzüne veya farklı yerlerine dökebilir.Bu eğlenceli oyun izleyenleri gülme krizine soktu :)
Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan terör saldırılarının ardından dünya liderlerinin de katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşe katılan İtalya Başbakanı Matteo Renzi, 'Davutoğlu'nun yürüyüşe katılması biraz sırıtıyordu' ifadelerini kullandı.Fransa 'nın başkenti Paris'te 17 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarının ardından Pazar günü Paris’te yapılan yürüyüşe katılan liderlerden İtalya Başbakanı Matteo Renzi, 'gazetecilerin tutuklandığı, yayın kuruluşlarının kapatıldığı Türkiye ’nin liderinin de orada yer almasının biraz sırıttığını' söyledi.La 7 kanalında dün akşam yayınlanan “Le Invasioni Barbariche” adlı programa konuk olan Başbakan Matteo Renzi, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başbakan Renzi, 1 buçuk milyonu aşkın kişinin katıldığı, teröre karşı dayanışma mesajının verildiği yürüyüşte aralarında Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu’nun da bulunduğu 50 devlet ve hükümet lideriyle birlikte en ön sırada yer almıştı.'BU LİDERLERLE YAN YANA YÜRÜMEK SİZİ RAHATSIZ ETMEDİ Mİ?'Programı sunan Daria Bignardi, söz konusu yürüyüşün Paris’teki terör saldırılarında yaşamını yitirenleri anmak ve aynı zamanda bilgi verme, basın özgürlüğü için gerçekleştirildiğini hatırlatan Renzi’ye, “Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türkiye Başbakanı Davutoğlu ve Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo ile, yani gazetecilerin dostu olmayan bu liderlerle yan yana yürümek sizi rahatsız etmedi mi?” sorusunu yöneltti.Renzi ise buna şöyle karşılık verdi: “Birçok ülkede çelişkiler yaşanıyor. Mesela Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan örneğini alalım. Aralık ayında bazı gazetecilerin tutuklanması ve yayın kuruluşlarının kapatılması emrini verdi. Bu açıkça bir bilgi verme (basın özgürlüğü) problemi idi. Sen ise (Davutoğlu) bilgi verme özgürlüğünü savunmak için oradasın, çünkü bazı kaçıklar bir dergi binasına girerek, o bildiğimiz eylemi yaptılar. Yani bu biraz sırıtıyor. Fransızlar onları orada istedi ve davet ettiyse, ben de bunu sorgulamadım, pirelenmedim.”'O SALDIRGANLAR TANRI’YA EN BÜYÜK KÜFRÜ ETTİ'Bazı çevrelerce Paris saldırganlarının kahraman ilan edilmesine de değinen Renzi, “Onlar birer kahraman değil. Bu delice bir düşüncedir. Kim Tanrı adına öldürürse, ona karşı küfrün de en büyüğünü etmiş demektir. Bu tutumun hiçbir şekilde affı yoktur. Sorun İslam değil, fanatik ideolojidir” diye konuştu.Paris’teki yürüyüşün, insani açıdan çok büyük anlam ifade ettiğinin altını çizen Matteo Renzi, “Bize daha fazla saldırıldıkça, biz de daha fazla özgürüz mesajı veriyoruz. Tüm liderleri orada, aynı otobüste görmek gerçekten çok sürrealdi” dedi.Renzi, İtalya’da, saldırı sonrası kapağında Hazreti Muhammed karikatürü olan Charlie Hebdo’nun özel sayısını ek olarak veren İl Fatto Quotidiano gazetesini de tebrik ederek, “Bu çok güzel bir girişimdi” dedi. Esma Çakır, DHA
Ne alakası var yahu? dediğinizi duyar gibiyim kızlar, ama içeriği okudukça mutfağa koşup tavukları ocağa atıp, marulları suya bastıracağınızdan eminim.
Başınıza gelen kötü şeyden zevk alıyormuşçasına, umarsızca sizi teselli etmeye çalışan tipler vardır. İşten atılmış, terkedilmiş, hastalanmış ya da bir yakınınızı kaybetmiş olabilirsiniz, bir anda etrafınızı sararlar ve üzüldüğünüze daha çok üzülür kahrolursunuz.
'Ya bu kadar güzel olacağını bilseydim çıkma teklifini kabul ederdim Merve''Artık çok geç Kerem...'Bu başkalaşımları görünce herkes için bir umut var diye düşünüyor insan.
Aah ah bizim zamanımızda yoktu bunlar... Biz sahip olamadık da ilerde çoluğumuz çocuğumuz olursa bu içerik aklımızın bi köşesinde dursun, alırız birini.
Söz konusu bilişimin geleceği olduğunda Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in kimi fikirlerinin kulağa epey düz geldiği rahatlıkla söylenebilir. Facebook’un üçüncüsünü düzenlediği soru-cevap etkinliğinde konuşan 30 yaşındaki CEO, mevcut artırılmış ve sanal gerçeklik ürünlerinin ham ürünler olduğunu; ancak bu cihazların 10 yıl içinde internet erişimi için temel araçlara dönüşeceğini ifade etti.Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen etkinlikte soruları cevaplayan Zuckerberg, gelecekte herkesin bir teknolojik ürün giyeceğini öngörmenin epey kolay olduğunu belirtti. Bu ürünlerin gözlükler gibi normal gözükeceğini söyleyen Facebook CEO’su, mevcut sanal gerçeklik ürünlerinin ise tuhaf gözüktüğünü dile getirdi. Mark Zuckerberg’in sözleri doğrudan Google Glass ve türevlerine yönelik gibi algılansa da, Facebook CEO’su kendi şirketinin sahibi olduğu Oculus Rift’in de benzer bir süreç içinde olduğunu itiraf etmekten çekinmedi.Zuckerberg sanal gerçeklik ürünlerinin geçtiği mevcut aşamayı cep telefonlarının ilk dönemlerine benzetti. Zuckerberg sanal gerçekliğin gelişimine katkı sağlamaktan ötürü duydukları memnuniyeti dile getirmeyi de ihmal etmedi.Facebook CEO’su etkinlikte sosyal ağın geleceğine dair soruları da yanıtladı. Kullanıcı tabanını genişletmenin en önemli yolunun dünyada internete erişebilen nüfusu artırmaktan geçtiğini söyleyen Zuckerberg, 10 yıl içinde toplam dünya nüfusunun üçte ikisinin internette olmasını öngördüklerini dile getirdi. O gün geldiğinde çok ciddi ilgi görecek şirketlere sahip olduklarını ifade eden CEO, Facebook ile birlikte Instagram, WhatsApp ve Facebook Messenger’ı da önemli varlıklar arasında değerlendirdi.Teknoblog
Evelien Lohbeck tarafından çekilen filmde, bilgisayarın DVD yazıcısına bir komut gönderilerek başlayan zincirleme reaksiyonun çalışma masasının üstüne oradan da bilgisayarın masa üstüne yansımasını anlatan çok hoş bir kısa filme tanıklık ediyoruz...
Spor Toto Süper Lig’de ilk devrenin ‘En Sağlam’ 11’i, TSYD ve Lassa işbirliğiyle TSYD 52. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’nde spor basının oylarıyla belirlendi. “Lassa En Sağlam 11″ ilk devre karmasında Galatasaray’dan 5, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan ise 3’er futbolcu yer aldı.İlk devre karmasında en öne çıkan futbolcu, hem spor basınının yüksek oylarını alarak karmaya seçilen hem de taraftarların oylarıyla Ligin ilk devresinin En Sağlam Futbolcusu unvanını almaya hak kazanan Beşiktaş’ın formda oyuncusu Gökhan Töre oldu.Spor basını tarafından yapılan oylamada ise en yüksek puanı alan oyuncu, 593 puanla Fenerbahçe’nin flaş ismi Caner Erkin oldu. İlk devre karmasında Caner Erkin’i sırasıyla 568 puanla Burak Yılmaz, 553 puanla Demba Ba, 505 puanla Gökhan Gönül, 433 puanla Muslera, 432 puanla Semih Kaya, 377 puanla Mehmet Topal, 306 oyla Chedjou, 298 puanla Gökhan Töre, 290 puanla Veli Kavlak ve 271 puanla Sneijder izledi.Lassa En Sağlam 11 karmasına giremeyen futbolcular arasında en yüksek oyu ise Bursasporlu forvet oyuncusu Gekas 306 puanla topladı. İstanbul Başakşehir’in başarılı kalecisi Volkan Babacan 298 puanla En Sağlam Kalesi sıralamasında Muslera’yı takip ederek ikinci oldu. Bursaspor’un Brezilyalı forveti Fernando ise 210 puan toplayarak, Lassa En Sağlam 11 kadrosuna giren forvet oyuncuları Burak Yılmaz ve Demba Ba’yı takip etti.“Lassa En Sağlam 11″ ilk devre karması şu isimlerden oluştu:En Sağlam KaleciMuslera (GS)En Sağlam DefansCaner Erkin (FB), Semih Kaya (GS), Chedjou (GS), Gökhan Gönül (FB)En Sağlam Orta SahaSneijder (GS), Mehmet Topal (FB), Veli Kavlak (BJK), Gökhan Töre (BJK)En Sağlam ForvetDemba Ba (BJK), Burak Yılmaz (GS)İlk devre karmasına seçilen futbolcular, TSYD ve Lassa tarafından ligin ikinci yarsının başlamasının hemen ardından düzenlenecek bir törenle ödüllerini alacak. İkinci devrenin En Sağlam 11’inin belirlenmesinin ardından Spor Toto Süper Lig 2014-15 sezonunun Lassa En Sağlam 11 Karması Haziran ayı başında belirlenecek ve yılın en sağlam futbolcularının ödüllerine kavuşacağı gala ve ödül töreni yeni sezonun başlamasından önce Ağustos ayında düzenlenecek. DHA
Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin ele geçirilmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada 10 polis hakkında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Sanıklar 3 ilâ 10 yıl hapis cezasıyla yargılanacak.Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesi başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin, 'Deva 1-2' programları üzerinden sorgulama yapılarak ele geçirilmesiyle ilgili soruşturma kapsamında 10 polis hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Polisler 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek' suçundan 10 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılanacak.İddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan, oğulları Bilal ve Ahmet Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, gelinleri Sema ve Reyyan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlgen ve eşi Ziya İlgen 'müşteki' olarak yer aldı.'Şüpheliler' ise polis memurları K.T, M.A, Ö.G, O.T.B, Y.T, İ.Ü, A.K, S.Ş, M.Y. ve komiser F.Ş. olarak gösterildi.‘Bilgileri dış ülkelere vereceklerdi’İddianamede, çeşitli illerde görev yapan şüphelilerin 'Deva' programına kendi şifreleriyle girerek, Erdoğan ve ailesinin bilgilerine erişim sağladıkları ifade edildi. Kişilere ait her türlü bilginin yer aldığı programda, devlete ait 'sır' niteliğinde herhangi bir bilgi olmadığı, ancak Erdoğan ve ailesine ait kişisel verilerin yer aldığı bildirildi.Şüphelilerin hiçbir istihbari veri girişi yapmadan kişisel bilgileri sorgulaması hakkında 'Şüphelilerin, Erdoğan ve ailesinden birilerinin özel bilgilerini elde ederek toplum nazarında küçük düşürmek, siyasi olarak bu bilgileri şantaj için kullanmak, seçimlerde yenilmesini sağlamak, dış ülke istihbaratlarına bu bilgileri vererek, Türkiye'nin imajını zedelemek amacını güttükleri anlaşılmaktadır' denildi.Şüphelilerin savunmasında ise, 'Erdoğan'ı sevdikleri ve fotoğrafına bakmak için programa girdikleri gibi saçma, delillerle tutarsız, birbirinden kopyalanmış ifadeleri kullandıkları, savunma içgüdüsüyle hareket ederek yalan söylediklerinin anlaşıldığı' ifadesine yer verildi.İddianamede ayrıca şu ifadeler yer aldı:'Erdoğan ve ailesinin kişisel özel bilgilerinin elde edilmesinin yalnızca şahısları mağdur etme amacını taşımadığı; bu bilgilerin başka ülkelerin istihbarat servislerine verilerek casusluk konusu yapılmasının mümkün olduğu gibi bu bilgiler kullanılarak, kişiler üzerinde şantaj yapılmasının dahi mümkün olduğu; bu nedenle devletin, milletin ve ülkenin kaderini etkilemesi kuvvetle muhtemel olduğundan elde edilmesi tehlikeli - yasaklanmış bilgi niteliği taşıdığı, söz konusu bilgilerin devlet görevi nedeniyle kişisel veri niteliğini de aştığı; şüphelilerin bu suçları işlerken amaçlarının, salt kişisel veriyi öğrenmek değil bu veriler üzerinde çalışarak Erdoğan ve ailesi üzerinde tahakküm kurulmasını sağlayarak, özel yararlar elde etmek olduğu anlaşılmaktadır.'Polisler hakkında 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek' suçlamasının yanı sıra görev yaptıkları farklı yerlerden (şehirlerden) aynı amaçlarla söz konusu bilgileri elde etmeye çalışmalarının, bir örgütün faaliyeti niteliğinde olduğu, örgütlü bir yapı adına bu suçları işledikleri gerekçesiyle 'örgüt adına suç işlemek' suçundan ayrı bir soruşturma devam ediyor.Al Jazeera Turk