onedio
Sizi Daima İleri Taşıyacak Güçlü Bir Kadınla Evlenmek İsteyenlere 8 İpucu
'Neden benimle evlenmedin ki?' Carrie, hayatının aşkı olduğunu düşündüğü adamın düğününe gidip ona bu soruyu sormuştu. 'Gerçekten bilmek istiyorum, neden benimle evlenmedin?'Mr. Big cevap verir: 'Bilmiyorum... Sadece seninle işlerin çok zor ilerlediğini gördüm... Ve şimdi evlendiğim kişi...''Evet?' diye sordu Carrie ama bir cevap alamadı.Sex and the City isimli diziden bir sahneydi bu. Mr.Big evlenmek için elde ve idare edilmesi kolay olan kadını seçmişti ve bu şekilde mutlu olacağını düşünüyordu. Aslında biz erkekler böyleyiz, bilinçli veya bilinçsiz olarak sahip olmanın kolay olduğu bir kadın istiyoruz hayatımızı paylaşmak için. Fakat bu seçimin sonuçlarını uzun vadede düşündüğümüzde, aslında elde edilmesi zor olan güçlü bir kadınla evlenmek için birçok neden bulunmakta. Hayatta daha başarılı olmak isteyen bir erkek mutlaka kendisiyle boy ölçüşebilecek bir kadınla evlenmeli çünkü böylesi daha tatmin edici olacaktır. Peki nasıl anlayacağınız karşımızdaki kadının güçlü bir kadın olduğunu? İşte birkaç ipucu:
Reklam
Milos Krasic Kendisiyle İlgilenen Süper Lig Kulübünü Açıkladı
Fenerbahçe'nin Sırp futbolcusu Milos Krasic, kendisiyle ilgilenen Süper Lig kulübünü açıkladı.B takımı ile idmanlara çıkan Fenerbahçeli Milos Krasic, içinde bulunduğu durumun nedenleri, transfer seçenekleri ve gelecek planları üzerine çok konuşulacak ifadeler kullandı.Fenerbahçe'nin Juventus'tan 7 milyon euro bonservis bedeli ile transfer ettiği ancak şu an B takımı ile idmanlara çıkan Milos Krasic, Sırp basınına açıklamalarda bulundu. Takımdaki durumunu değerlendiren 30 yaşındaki futbolcu, transferle ilgili de samimi itiraflar yaptı. Krasic 'Oturuyor ve maaşımı alıyorum' dedi ve kendisi ile ilgilenen Süper Lig ekibini açıkladı.Sivasspor'un kendisi ile ilgilendiği iddialarını yorumlayan Krasic, 'Bu doğru. Takımın başında Roberto Carlos varken Sivas beni almak için girişimde bulundu. Ancak Carlos geçtiğimiz günlerde ayrıldı ve ondan sonra kulübün ilgisi kesildi. Yazık oldu, çünkü Sivassspor hiç de fena bir takım değil. Bir de Elche olayı var. Şartları tatmin ediciydi. Ne var ki FIFA transferlerle ilgili İspanyol kulübüne engel çıkardı' dedi.'Bu durum beni rahatsız ediyor'Artık bu saatten sonra yeni takımını seçerken çok titiz davranması gerektiği itirafında bulunan Sırp futbolcu, 'Hata yapmamalıyım. Özellikle son iki yıl sürekli olarak futbol oynamadığımı göz önünde bulunduruyorum. Üzerine iyi düşünmeli ve doğru kararı vermeliyim. Aslında Fenerbahçe ile iki yıl daha kontratım var. Ancak içinde bulunduğum durum beni çok rahatsız ediyor. Futbola geri dönmek ve tekrar oynamaya başlamak istiyorum' diye konuştu.'Her ligde oynayabilirim'Futbolculuk kariyerinin en başarılı yıllarını CSKA Moskova formasıyla geçiren Milos Krasic şöyle devam etti: 'Rusya benim evim sayılır. Oraya uyum sağlamak benim için hiç de zor olmaz. Aslına bakacak olursanız her yerde oynayabilirim. Yeter ki fizik olarak hazır olayım. O zaman hiç bir lig sıkıntı olmaz''Oturuyor ve maaşımı alıyorum'Yıllık 2.3 milyon euro aldığı sarı-lacivertli ekipte bekleneni verememesini de değerlendiren deneyimli oyuncu, 'Fenerbahçe'de şanssızlıklar yaşadım. Sakatlandım ve iki ay sahalardan uzak kaldım. Sonrasında yeni oyuncular geldi. Onlarla ilk 11 için forma rekabetine girmek zordu. Bir ara Bastia'ya forma giyme ümidiyle gittim. Ancak olmadı. Şimdi Fenerbahçe'de oturuyor ve maaşımı alıyorum' şeklinde konuştu.
Reklam
Türk Kızılayı Dünyanın En Büyük Yardım Kuruluşları Arasında
Türk Kızılayı, Ortadoğu, Balkanlar, Asya ve Avrupa'da onlarca ülkeye götürdüğü yatırımlarla dünyanın en büyük yardım kuruluşları arasında yer aldı.Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, AA muhabirine, Dünya Kızılay Kızılhaç hareketinin çok önemli bir üyesi olduklarını söyledi.Derneklerinin, 1868 yılından beri milletin teveccühünü kazandığını ifade eden Akar, 'Kalitesi, götürdüğü hizmetler ve operasyon sahası itibariyle Türk Kızılayı, dünyadaki en itibarlı 3-4 ülke arasında bulunmaktadır. ABD, İsviçre, İran Kızılayı gibi ulusal büyük dernekler arasında bizim de ismimiz geçmektedir. Bu, dünyada lider ülke ve lider iyilik örgütü olmamızın bir neticesidir. Türk milletinin merhamet eliyiz. Milletimiz bizi bağrına basmış, kara gün dostu olarak kabul etmiştir' diye konuştu.Psiko-sosyal destekSrilanka ve Endenozya'da 2004'teki tsunamide önemli faaliyet yürüttüklerini anlatan Akar, orada çalışmalara ceset toplamakla başladıklarını, psiko-sosyal destekle devam ettiklerini belirtti.Türk Kızılayı'nın onbinlerce kilometredeki ülkelere dahi operasyon yapabildiğini vurgulayan Akar, şunları kaydetti:'Srilanka ve Endenozya'da faaliyetlerimiz bununla sınırlı değildi. Orada 3 köyde bin 453 konut yaptık. Camiler ve 2. Selim Toplum Merkezleri yaptık. Osmanlı mezarlarını yeniden dizayn ettik. Bunun gibi büyük eylemlere imza attık. Türk Kızılayı, bugün o coğrafyada minnet ve şükranla zikredilen ulusal bir dernektir.''Bağışlar artıyor'Afganistan ve Pakistan'daki faaliyetleri de devam ettirdiklerini kaydeden Akar, Pakistan'da daimi ofisleri bulunduğunu, orada meydana gelen sel ve depremlerde insanların yardımına koştuklarını söyledi.Akar, Balkan ülkelerine de el uzattıklarının altını çizerek, Bosna Hersek'te yaşanan sel felaketinin ardından orada kamplar kurduklarını, bunun yanı sıra sosyal yardımların devam ettiğini kaydetti.Özellikle Karadağ, Bosna Hersek ve Kosova'da yardımları sürdürdüklerini belirten Akar, Türk milletinin yardımlarını Balkanlar'da yaşayan mağdur insanlara ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.Türkiye'de de yardımların sürdüğünü ifade eden Akar, kurban bağışlarından yapılan kavurmaları ihtiyaç sahiplerine evlerinde teslim ettiklerini anlattı.Yardımların yerine ulaştığını görenlerin bağışlarını artırdığına dikkati çeken Akar, şöyle konuştu:'Gayrimenkul bağışları alıyoruz. 4 bin 500'e yaklaşan bir gayrimenkul portföyümüz oluştu. Milyonlarca insanın duasını milletimiz adına biz alıyoruz. Bundan son derece mutluluk duyuyoruz. Faaliyet miktarını toplam olarak söylemek doğru değil ama bu yıl 40 milyon liralık bağış aldık. Bunların hepsini de mağdur insanlara ilettik. Biz, şartlı bağış alırız. Bu bağışları başka hiçbir yerde kullanmayız. Bir insan bize Irak'a ulaştırılmak üzere yardım verdiyse onu asla Suriye'ye yollamayız. Suriye'ye yardım için bağış yapmışsa da başka bir yere yollamayız. Bu şartlı bağışa kayıtsız şartsız bağlılığımız vardır.'Erdal Türkoğlu, AA
Kodak İlk Akıllı Telefonunu Görücüye Çıkarıyor
2012 yılının başında iflasını açıklayan, ardından yeniden yapılanma kapsamında markasını lisanslama yoluyla başka üreticilerin kullanımına açan Kodak , dijital fotoğraf makinesi alanındaki isim hakkı lisansını da JK Imaging‘e vermişti.Geçtiğimiz yıl JK Imaging, Kodak’tan aldığı isim hakkı lisansıyla S1 olarak adlandırılan aynasız dijital fotoğraf makinesini Çin’de düzenlediği basın toplantısında tanıtmıştı .PRNewswire’ın aktardığı habere göre Kodak, mobil cihaz üreticisi Bullitt Group ile bir anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşmaya göre şirket, kendi markasıyla bir akıllı telefonu görücüye çıkaracak. Kodak markasını taşıyacak telefon İngiliz şirket Bullitt Group tarafından geliştirilecek. Kodak ve Bullitt Group ortaklığında hazırlanan telefon önümüzdeki ayın başında gerçekleşecek CES Fuarı’nda tanıtılacak. LOG
TEOG Sonuçlarının Açıklanmasında Sürpriz Olabilir
MEB Müsteşar Yardımcısı Kurt, TEOG sınav sonuçlarını 2 Ocak Cuma günü açıklamayı planladıklarını belirterek, 'Daha önce de açıklayarak bir sürpriz yapabiliriz' dedi.Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, AA muhabirine, kasımda yapılan birinci dönem Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.Ortak sınavlara 969 sınav merkezinde, 1 milyon 287 bin 874 öğrencinin katıldığını aktaran Kurt, sınavda özel eğitim alan öğrencilere yönelik de tedbirler aldıklarını dile getirdi. Yaklaşık 6 bin 121 engelli öğrenci için tedbir aldıklarını belirten Kurt, 67 öğrenciyi evinde, 3 öğrenciyi de hastanede sınav yaptıklarını kaydetti. Kurt, görme engelli öğrenciler için okuyucu ve kodlayıcılar görevlendirdiklerini, bu yıl ilk defa 300 dolayındaki az gören öğrencinin daha kolay okuma yapabilmesi için de büyük puntolu soru kitaplarının basıldığını ifade etti.Bu yıl ilk kez Musevi cemaatin talebi üzerine, sınavlarda Musevi öğrencilere de din kültürü ve ahlak bilgisi sorularının yöneltildiğini anımsatan Kurt, 40 öğrencinin özel olarak hazırlanan din kültürü ve ahlak bilgisi sınavına girdiğini dile getirerek, 'Kendileri de bundan çok memnun olduklarını söylediler' dedi.'İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz'Hristiyan dinine mensup vatandaşlardan benzer bir talebin gelip gelmediği sorusuna Kurt, 'Ortak bir müfredat oluşturulabilir ve Hristiyanlık adına bize bir program teslim edilebilirse biz de uzmanlarımızla, Hristiyan akademisyenlerimizle birlikte hazırladığımız sorularla onları da bu sınavlara alabiliriz. Hristiyan öğrencilerimiz, şu an bu dersten muaf tutuluyorlar. Dolayısıyla 5 dersten aldıkları puanların ortalamaları alınarak puanları hesaplanıyor' diye konuştu.Geçen yılki ortak sınavlarda, soru hazırlama komisyonuna ilişkin yaşanan tartışmaların anımsatılması üzerine Kurt, bu yıl sınav komisyonunun tamamen değiştirildiğini söyledi.Soru hazırlayan ekibin de tamamen değiştiğini bildiren Kurt, sorular hazırlanmadan önce yaklaşık 17 akademisyenle soru hazırlama teknikleriyle ilgili seminer verildikten sonra 103 kişiyle birlikte ortak sınavların sorularının hazırladığını söyledi. Redaksiyon ekibini de tamamen değiştirdiklerini belirten Kurt, 26 profesör, 20 doçent, 8 yardımcı doçent ve 10 öğretim görevlisi olmak üzere 64 akademisyenle redaksiyon işlemini gerçekleştirdiklerini ve 6 binin üzerinde soru hazırladıklarını kaydetti.İkili kopya 4 soru kitapçığıyla engellendiKurt, geçen sene A ve B olmak üzere iki soru kitapçığının oluşturulduğunu, bu yılki sınavda ise ikili kopyayı önlemek üzere A, B, C ve D olmak üzere 4 kitapçığa çıkardıklarını bildirdi.Bunun yanında sınavlarda sınıf oturma düzenini soru kitapçıklarıyla birlikte gönderdiklerini belirten Kurt, geri dönüşümünü aldıklarını ve öğrencilerin hangi sırada ve hangi kitapçığı aldığını sistemde görebildiklerini kaydetti.Sınav evrakının taşınmasında yurtiçinde 76 hat ve 76 araç ile 152 kurye kullandıklarını, yurtdışında ise 15 sınav merkezinde 30 kurye görevlendirdiklerini anlatan Kurt, tüm araçlarda GPS sisteminin kurulduğunu, araçların hareketlerinin sınav evraklarını teslim edene kadar takip edildiğini, ayrıca İçişleri Bakanlığı ile yaptıkları protokolle emniyet ekiplerince soruların güvenliğinin sağlandığını ifade etti.2 soruya itiraz geldiTemel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında, sorulara ilişkin bu yıl çok fazla itirazın gelmediğine işaret eden Kurt, bunu soru hazırlamadaki itiz çalışmaya ve uzman kişilerin görevlendirilmesine bağladıklarını vurguladı.Geçen yıl sorulara 8 bin 200 itirazın geldiğini, bu yıl ise bu sayının 268 olduğunu belirten Kurt, 'Sorulardan sadece ikisine itiraz geldi. Biri matematik sorusu biri Türkçe sorusu. Geçen sene sorularla ilgili onlarca dava açılmasına rağmen bu sene sadece bir soru için Türkçe sorusu için açılmış iki dava söz konusu. Biz de akademisyen arkadaşlarımızla oturup bu soruyu değerlendirdik. Sorunun doğru olup olmadığıyla, hatalı olup olmadığıyla ilgili kanaate vardık. Neticede biz sorumuzun hatalı olmadığı kanaatindeyiz. Mahkemeye de gerekli savunmamızı gerektiği zaman yapacağız. İnşallah bu sorunun da hatalı olmadığını hep beraber göreceğiz' diye konuştu.Bu yıl ilk kez sınavları itirazları internet üzerinden bir modül aracılığıyla aldıklarını bildiren Kurt, öğrencilerin sınavda kitapçıklarını, T.C. kimlik numaralarını yanlış kodlayabildiklerini söyledi.Bu öğrencilerin mağdur olmamaları için dilekçe yazmaları gerektiğini hatırlatan Kurt, 'e-İtiraz modülü yaparak, Türkiye ve dünyanın her yerinden, internet ortamında T.C. numarasını ve bilgilerini girerek, modülden gelen itirazları aldık ve bunlara ilişkin cevaplarımızı kendilerine ilettik. Haklı bulduğumuz hususlarda da gerekli işlemleri yaparak, öğrencilerimizin bir hak kaybı yaşamamalarını sağlamaya çalıştık' dedi.Bu yıl soru hazırlayan ekipte daha fazla öğretmen ve akademisyenin bulunduğunu aktaran Kurt, Anadolu'nun farklı yerlerinden 71 ve merkez teşkilattan 32 öğretmenle soruların hazırlandığını, 64 akademisyenle de redaksiyonun yapıldığını söyledi.Soru hazırlamadaki ekibin gerçekten başarılı olduğunu dile getiren Kurt, sadece bir soruya itiraz edilmesi ve dava açılması da bu soruların ne kadar kaliteli olduğuna ilişkin bir bilgi verdiğini kaydetti.Sınav sonuçlarının ne zaman açıklanacağının sorulması üzerine Kurt, 'Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma günü saat 18.00'de açıklamayı planlıyoruz, daha önce de açıklayarak bir sürpriz yapabiliriz ama planlamamız 2 Ocak 2015 Cuma günü' şeklinde konuştu.Merkezi sınavlar sonrası yerleştirme sürecinde büyük bir başarı sağlanmasına rağmen bazı sorunların da yaşandığını hatırlatan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ufak tefek bazı hatalar oldu. Biraz gecikmesi özellikle mahkemelerin sorulara itirazları ve verdikleri kararlardan kaynaklandı. Biliyorsunuz torba yasayla biz bunu sınırladık, bir ay içerisinde bu itirazların sonuçlanması gerekiyor. Bu sene de planlamamıza göre 30 Ağustos itibarıyla bütün yerleştirmeleri tamamlamış olacağız. Dolayısıyla ayrıca bir yenilik yapacağız; muhtemelen özel okula giden ya da açık lisede okumak isteyen öğrencilerimizi yerleştirme dışında tutarak, diğer öğrencilerimizi çok rahatlıkla yerleştireceğiz. Geçen sene yaşadığımız bir takım ufak tefek sıkıntıları özellikle adrese dayalı sistemde evine uzak okullara yerleşen öğrencilerimizle ilgili sorun yaşamayacağımızı düşünüyoruz.'Ortak sınavlardan sonra öğrencilerin görüşlerini almak üzere çeşitli okullarda röportajlar yaptıklarını https://oges.meb.gov.tr adresinde bunu yayınladıklarını belirten Kurt, isteyenlerin videoyu buradan izleyebileceğini söyledi.Yıldız Aktaş - Selma Kasap, AA
Reklam
O Hareketi Pahalıya Patladı!
Savcılık tarafından Derin Futbol yorumcusu Ahmet Çakar'ın hakemlerin üzerini çizmesi nedeniyle 3 ay spor sahalarına girişi yasaklandıYorumcu Ahmet Çakar’a şok ceza! Savcılık, Çakar’ın 3 ay boyunca spor sahalarına girişini yasakladı. Cezanın sebebi ise, her yayınlandığı gün sosyal medyada olay olan Derin Futbol programında Çakar’ın, MHK eski Başkanı Zekeriya Alp ve bazı hakemlerin resimlerini yapıp daha sonra o resimlerin üzerlerini çizmesi…Cezayı Twitter hesabından duyuran Ahmet Çakar, “Savcılık tarafından 3 ay spor sahalarına girişim yasaklandı (sporda şiddet yasasına muhalefetten) Karar Futbol Federasyonu’nun şikayeti üzerine verildi” dedi. Çakar cezanın gerekçesini de yine Twitter mesajı ile açıkladı; “Ciddiyim. Z.Alp ve iki hakemin resimlerini çizdiğim gerekçesiyle 3 ay sahalar giriş cezası ve para cezası… Şiddeti körüklüyormuşum.”https://twitter.com/ahmetcakar1/status/548239426749755392https://twitter.com/ahmetcakar1/status/548240372850511872https://twitter.com/ahmetcakar1/status/548241720291627009Çakar, hukuka saygısı olduğunu ancak karar için de İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunacağını da belirtti.Açık Mert Korkusuz
İstanbul'daki Suikastlar Hollanda Bağlantılı mı?
İstanbul'da Nişantaşı ve Sarıyer'de meydana gelen suikastların, Hollanda'da bir ayda yoğunlaşan 'mafya hesaplaşması' ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor.Sarıyer'de lüks otomobili içinde saldırıya uğrayan Hollanda doğumlu Ali Ekber Akgün'ün, Amsterdam'daki yer altı örgütlenmesinin liderlerinden olduğu belirtiliyor.Akgün, Hollanda'nın en ünlü organize suç örgütü davalarından birinin zanlısı olarak yargılanıyordu.Hollanda basınına göre Akgün ile Nişantaşı'nda saldırı sonucu aracında öldürülen Vedat Şahin birbirlerini tanıyorlardı.Neden uyuşturucu mu?Hollanda Televizyonu NOS'un haberine göre, cinayetlerde 'uyuşturucu ticareti' şüphesi bulunuyor.Suikastları değerlendiren 'Crimestie.nl' yayın yönetmeni Wim van de Pool'a göre Amsterdam Pasaj davasının baş sanığı Akgün ile Şahin'in öldürülmesi şaşırtıcı değil.'Yer altı dünyası sınırda bitmiyor' diyen van de Pool, Türkiye kökenli Hollandalı suç örgütü üyelerinin her iki ülkede de kaldıklarını belirtiyor.Van de Pool'a göre Hollanda'da satılan eroinin neredeyse tamamı Türkiye'den geliyor. Bunun için İstanbul, bulunulması gereken bir kent.Van de Pool, İran'dan İstanbul'a gelen uyuşturucu, kamyonlarla Hollanda'ya taşındığını anlatıyor. 'Eğer bu konuda burada bir kavga varsa Türkiye'de de savaş halinde olmaları normal' diyor.'Ses getirecek Noel'Van de Pool kaynaklarından, 'ses getiren bir Noel yaşanacağını' duyduğunu anlatıyor. Önce önemsememiş. Ancak İstanbul'daki infazlar bunu doğrulamış. Bir avukat kaynağının, daha fazla infaz yaşanacağını söylediğini aktarıyor.Hollanda'da yayın yapan bir Türk haber sitesine göre de Ali Ekber Akgün ile Vedat Şahin birbirini tanıyordu. Siteye göre, İstanbul'da öldürülen iki isim daha önce Amsterdam'da bulundular ve tanışıyorlardı.Ali Ekber Akgün, Hollanda yer altı dünyasının önde gelen isimlerinden olan Kees Houtman'ın öldürüldüğü 'Pasaj davasının' baş zanlısıydı.Hollanda'nın Alkmaar kentinde doğan Akgün, gençliğinde Amsterdam Türkiyemspor kulübünde futbol oynadı. Kulübün uyuşturucu ticareti ile suçlanan başkanı Nedim İmaç, 2007'de öldürüldü.
Camilerde 'İş Güvenliği' Hutbesi: 'Tedbirde Aşırılık Allah'a Güveni Sarsar'
İstanbul Müftülüğü’nün hazırladığı cuma hutbesinde iş güvenliği tedbirlerinde aşırılık 'Yüce Allah’a güveni sarsan bir davranış haline dönüşür' denildiİstanbul Müftülüğü’nün yarın kentteki tüm camilerde okutulmak üzere hazırladığı cuma hutbesinde iş cinayetlerini önlemek için alınacak tedbirlerde ölçülü olunması gerektiği savunuldu. Hutbede, “Bu husustaki aşırılık Yüce Allah’a güveni sarsan bir davranış haline dönüşür” ifadelerine yer verildi.Müftülüğün internet sitesinde yer alan, ‘Hayat, tedbir ve takdir’ başlıklı hutbede, iş kazalarında insan unsurunun etkin olduğu, tedbirsizliğin acı sonuçlarının yürekleri yaktığı belirtilirken, “Tedbirler alınarak yapılan işlerde sorunların ortadan kalkacağı veya en aza ineceği kuşkusuzdur” deniliyor.Taraf.com.tr'e yer alan habere göre, hutbede ‘bela ve musibet’ olarak tanımlanan iş cinayetlerinin temelinde sorumsuz davranışlar ve yanlış kader anlayışı olduğu ifade edilse de tedbirde aşırılığın ‘Allah’a güveni sarsan bir davranış’ haline dönüşeceği gerekçesiyle ölçülü olunması isteniyor.T24
Reklam
Birdly Uçuş Simülatörü ile Kuşlar Gibi Özgür Olun
İnsanoğlu kuşlar gibi uçabilmek için geçmişte bir çok zorlu sınavdan geçti. Zürih Üniversitesi'nden araştırmacılar tamamiyle sürükleyici, sanal gerçekliğe dayanan bir simülatör geliştirdi. Simülatörün adı 'Birdly' uçuş simülatörü. Teçhizat gelecekten çıkıp gelmiş bir masaj sedyesini andırıyor, kullanıcı yastıklı çerçevelerden oluşan bir bölümde yüzüstü uzanıyor. Sanal gerçeklik sağlaması için kulaklıklı Oculus Rift takıyor ve ardından kollarını açarak kanatları kontrol edecek olan levhaların üzerine ellerini yerleştiriyor. Ayrıca kullanıcının kafasının hemen ilerisien yerleştirilmiş bir pervane de uçuş simülasyonu sırasında çalıştırılarak sanal gerçeklik görüntülerine bakan kullanıcıya gerçekten uçuyor hissi veriyor.Bunun yanı sıra üzerine yattığı teçhizat kanat hareketlerine bağlı olarak sağa, sola, öne ve arkaya doğru yatabiliyor. Bu hareketler alıcılar yardımıyla Oculus Rift'teki sanal gerçeklik simülasyonuna aktarılarak kullanıcının uçuşunu kontrol edebilmesi sağlanıyor. Ayrıca kanat çırpma hareketlerine bağlı olarak da simülasyon içerisinde yükselme sağlanıyor.Birdly ile ilgili tanıtım videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.MilliyetTeknoloji.com
Dış Dünyaya Kendini Kapatmış Kuzey Kore'den 26 İlginç Fotoğraf
etiket
Basın mensuplarının fotoğraf çekmesinin bile yasak olduğu Komünist bir ülkenin fotoğraflarını dijital hafıza kartları kullanarak yasadışı bir şekilde dünyaya gösteren bir fotoğrafçıdan bahsediyoruz.Kuzey Kore'ye 6 kez girme şansı bulan o fotoğrafçının ismi Eric Lafforgue.Lafforgue, çektiği fotoğraflarla Kuzey Korelilerin de birer robot değil, acı çeken insanlar olduğunu gösteriyor.'Son ziyaretim Eylül 2012'de çektiğim bazı fotoğrafları internette yayınladığım için sınır dışı edildim. Bazı Kuzey Koreliler, fotoğrafları silmemi yoksa başımın çok belaya gireceğini söyleseler de, ülkenin gerçek halini göstermemenin adil olmayacağını düşünerek reddettim. ' diyor Lafforgue.Pyongyang gibi büyük şehirlerin kırsallarında yaşayanlar için hayatın hiç de kolay olmadığını belirtiyor.'Kuzey Kore'deki yaşam şartları batıya oranla çok daha kötü' Birçok kez ziyaret ettiği küçük balıkçı köyünde, Eric Lafforgue onur konuğu olarak karşılanıyor. Dünyadan soyutlanmış, hayatlarında cep telefonu görmemiş bu köyün insanları geçimlerini balıkçılık yaparak ve su yosunu yetiştirerek sağlıyorlar.'Olumsuz yaşam standartlarına, gözlerindeki yaşlara ve çoğu zaman yiyecek bir şeyler bulamamalarına rağmen liderlerine hala taparcasına saygı duyuyorlar.'
Reklam
Xbox ve Playstation'a Saldırı İddiası
Xbox ve PlayStation'ın çevrimiçi servislerinde teknik sorunlar yaşanıyor. Bunun bilgisayar korsanlarının saldırısından kaynaklanmış olabileceği öne sürülüyor.Bu oyun konsollarının üreticileri Microsoft ve Sony, sorunun giderilmeye çalışıldığını açıkladı.Lizard Squad adlı bir bilgisayar korsanları grubu, Noel tatilinde Xbox ve PlayStation'a saldırı düzenlediğini duyurdu.Microsoft ve Sony, iddia konusunda yorum yapmadı.Türkiye saatiyle 23.00'te Playstation'ın resmi Twitter hesabında 'Hâlâ, daha önce bildirilen PSN (PlayStation Network) sorunlarını gidermeye çalışıyoruz. Sabrınız için teşekkür ederiz' denildi.Xbox'un internet sitesinde de 'Xbox Live'a girmekte zorlanıyor musunuz? Sorunu çözmete çalışıyoruz' ifadesine yer verildi.BBC Türkçe
'Ürdün IŞİD'le Takas Yapabilir'
Ürdün hükümeti, IŞİD’in eline rehin düşen pilotunu kurtarmak için üst düzey yetkililerden oluşturduğu kriz masası aracılığıyla gizli müzakereler yürütüyor. Al Jazeera’ye konuşan yetkililer, takas dahil tüm anlaşma seçeneklerine açık olduklarını belirtiyor.Devletin siyasi ve güvenlik kararlarının alındığı kurumlara yakın üst düzey yetkililerin Al Jazeera’ye verdiği bilgilere göre, Amman yönetimi IŞİD’in elinde rehin olarak tutulan pilot Muaz Kasasbe’yi kurtarmak için örgütle gizli ve dolaylı müzakerelere başladı.Yetkililer Kasasbe’nin serbest bırakılması için bölgesel ve uluslararası taraflarla kurulan yoğun temasla birlikte, IŞİD’e yakın aşiret ve şahsiyetlere arabuluculuk arayışında olduklarını ifade etti.Al Jazeera’ye ismini açıklamak istemeyen üst düzey yetkili, “Bu konuda Türk yetkililerle yakın temas kurduk. Katar yetkilileriyle de buna benzer bir irtibat kurmayı düşünüyoruz” dedi.Yetkili, “arabuluculuk etmesi için Irak’ta bazı büyük aşiretlerle irtibat kurmaya çalışıyoruz” diye konuştu.'Takas seçeneği masada'İsminin açıklanmaması şartıyla Al Jazeera’ye konuşan Ürdünlü Bakan, 'Evet kulislerin arkasında ciddi dolaylı müzakereleri yürütüyoruz. Herhangi bir anlaşma seçeneğine hazırız. Fazla detayları açıklayamıyoruz” dedi.IŞİD ile takas anlaşması ihtimaline değinen Bakan, 'Elimizde terör suçuyla tutuklanan IŞİD için son derece önemli isimler var. Onların üzerinde müzakere yürütmekle ilgili ciddi düşüncelerimiz var' ifadelerini kullandı.Bakan, 'Bunu yaparken terör ile alâkalı tavrımızdan, IŞİD ile mücadele koalisyonunda aldığımız pozisyondan vazgeçmeyeceğiz' dedi.Maan şehrinde selefi Cihadi hareketinin lideri Muhammed Şelebi ise, IŞİD’in Kasasbe’yi serbest bırakması karşılığında Ürdün'ün tutukladığı önemli şahsiyetlerin serbest bırakılmasını isteyeceğini söyledi.Şelebi yazılı açıklamasında, “IŞİD’den öğrendiğimiz kadarıyla örgütün Ebu Musab Zarkavi’nin daha önce bombalı saldırı düzenlemek üzere gönderdiği Sacide Rişavi’nin yanı sıra örgüt üyesi Ziyad Kerbuli’nin serbest bırakılmasını isteyecek” dedi.Al Jazeera’ye konuşan Şelebi kendisinden arabuluculuk istenmesi hakkında “detay vermek için henüz erken” yorumunu yaptı.Ürdün hükümetinin eski sözcü bakanı Samih Maita, Al Jazeera’ye verdiği özel mülakatta da “Ürdün’ün IŞİD ile yaptığı müzakerelerde anlaşmaya varmak, ülke için seçeneklerin arasında en güçlü ihtimal” dedi.IŞİD'e karşı koalisyonun düzenlediği hava saldırıları kapsamında yaptığı görev esnasında Ürdün Hava Kuvvetlerine ait F-16 savaş uçağı Çarşamba günü Suriye'nin Rakka kentinde düştü.Uçağın pilotu Muaz Kasasbe fırlatma koltuğu sayesinde kurtuldu.Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı General Lloyd Austin, Ürdün Hava Kuvvetlerine ait savaş uçağının düştüğünü doğruladı.Ancak Austin düşen Ürdün uçağının IŞİD'in ateşiyle düşürülmediğini ifade etti, düşme nedeni konusunda ise bilgi vermedi.IŞİD'in elindeki Ürdünlü pilotu kurtarmak için yoğun çaba sarf edeceklerini söyleyen Austin yazılı açıklamasında, Ürdün'ün IŞİD'e karşı koalisyona olan desteklerinden dolayı teşekkür etti.Al Jazeera Turk
BMW'nin Efsane Motosikleti Küllerinden Doğdu
Her yıl yaklaşık 120 bin motosiklet, yola koyulmak üzere BMW‘nin Berlin’deki dev fabrikasından geçiyor. Bu fabrikanın 15 kilometre ötesinde ise daha ufak bir atölye bulunuyor. BMW marka motosikletler işte burada yeniden hayat buluyor.Urban Motor, BMW motosikletlerinin kişiye özel modifiye edilip yeniden yorumlandığı bir yer. Ekibin elinden geçen son canavar ise ’87 model BMW R80. Berlinli bir mimar için yeniden tasarlanan R80, baştan aşağı yenilenmiş haliyle neredeyse bambaşka bir “şey”e dönüşmüş durumda.Daha agresif bir sürüş için ön süspansiyonu 2,5 inç düşürülen R80’in dengesini, Avon Roadrider AM26 lastikleriyle kaplı 18 inçlik ön teker ile 17 inçlik arka teker sağlıyor. Elektrik devrelerinin daha kompakt hale getirilmesiyle, selenin altında oluşan boşluk R80’e farklı bir görünüm kazandırmış.R80’de kullanılan parçalar da tamamen değişmiş durumda. Özel üretim Brembo PS13 merkez silindiri, Stahlflex fren hattı, LSL gidon ve Magura elcikler motosikleti özelleştiren parçalar olarak karşımıza çıkıyor.Orijinal versiyonundan tamamen farklı hale gelen BMW R80, sürücüsünü fazlasıyla memnun edecek gibi görünüyor.LOG
Toyota Hidrojenle Çalışan Bir Lexus Modeli Geliştiriyor
Toyota’nın hidrojenle çalışan ilk otomobili FCV’nin önümüzdeki yaz mevsiminde ABD ve Avrupa’da satışa sunulması bekleniyor. Ancak bu durum şirketi şimdiden gelecekteki hidrojen yakıtlı otomobilleri üzerinde çalışmaktan alıkoymuyor. Avusturalya merkezli web sitesi Motoring’in haberine göre, Japon otomotiv devi orta sınıf sedan modellerinden Mirai’ye yerleştirdiği hidrojen yakıt teknolojisini, üst sınıf modellerinden Lexus LS’te de kullanmayı planlıyor.Ancak hidrojen yakıt teknolojisinin Lexus LS’e uyarlanması için Toyota’nın hidrojen yakıtla çalışan motorunda bazı değişiklikler yapması gerekiyor. Motoring’in haberine göre; yeni Lexus’un yakıt hücresi ön koltuğun altında yer alacak, hidrojen tankıysa arka koltuğun hemen arkasında bulunacak. Lexus LS’in menzilinin 385 kilometre olacağı belirtilirken, otomobilin 2017 itibarıyla yollara çıkması bekleniyor.Teknoblog
Reklam