Pozantı Mağduru Çocuklara Müebbet Hapis İstemi
Pozantı Cezaevi'nde 2012'de cezaevinde çocuklara taciz ve tecavüz eden görevlilerle ilgili davada takipsizlik kararı verildi. Buna karşın şikayetçi olan 4 mağdur çocuk hakkında müebbet hapisle yargılama başlatıldı.2012 yılında toplumsal olaylara karıştıkları ve taş attıkları gerekçesiyle Pozantı Çocuk Cezaevi’ne konulan çocuklara taciz ve tecavüz ettiği ortaya çıkan zanlılar hakkında açılan dava takipsizlik kararı verildi. Tecavüz zanlıları hakkında davacı olan 4 Pozantı mağduru 4 çocuk ise, davalı duruma getirilerek müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.ANF'den Ferhat Aslan'ın haberine göre 3 yıl önce taş attıkları gerekçesiyle Pozantı Çocuk Cezaevi’ne konulan onlarca çocuğu taciz ve tecavüz eden devlet memurlarının yargılanması yerine taciz ve tecavüze maruz kalan çocuklar müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Onlarca çocuğu yüzlerce yıl hapis cezası verilirken, aileleri de para bir milyonu aşkın para cezalarıyla karşı karşıya bırakıldı.578 YIL HAPİS, BİR MİLYON TL PARA CEZASIPozantı Çocuk Cezaevi’nde taciz ve tecavüze maruz kalan Kürt çocukların teker teker cezaevine konulduğunu söyleyen İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, 18 yaşını dolduran çocukların büyük bir kısmının tutuklama ve para cezalarıyla sindirilmeye çalıştığına dikkat çekti. Tanrıverdi, “Son bir yılda derneğimize yapılan resmi başvuru kayıtlarına göre; bir yıl içerisinde, toplam 129 çocuk gözaltına alınmış, tutuklanmış ve çocuk mahkemeleri tarafından yargılanmıştır. Bunlardan 67 çocuk hakkındaki davalar sonuçlanmıştır. Sonuçlanan davalardan hiçbir beraat kararının çıkmaması çocukları sindirme politikalarının açık bir göstergesidir. Bu çocuklara Toplam: 578 yıl, 11 ay 6 gün hapis cezası ve 978.180.00 T.L. adli para cezası verilmiştir. Yine 2012 yılı içerisinde Mersin Valiliği tarafından Pozantı çıkışlı çocukların ailelerine toplam olarak 1.270.000.00 (Bir milyon iki yüz yetmiş bin) T.L. idari para cezası verilmiştir” dedi.Tanrıverdi, Pozantı Çocuk Cezaevi’nde çocuklara taciz ve tecavüz eden devlet memurları hakkında açılan davanın takipsizlikle sonuçlandığını belirtti.Davacı olan 4 çocuğun davalı duruma düştüğünü ve müebbet hapis cezasıyla yargılandığını ifade eden Tanrıverdi şunları söyledi: “Taciz ve tecavüz suçlamasıyla tespit edilen 20 zanlı hakkında açılan dava takipsizlikle sonuçlandı. Tecavüz zanlısı olan devlet memurların yerine davacı olan 4 Pozantı mağduru çocuğun ‘devlet malına zarar verdiği’ gerekçesiyle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 302. Maddeden müebbet hapis cezasıyla yargılanıyorlar. Bugün çıkartılmak istenen İç Güvenlik Paketi zaten Mersin’de Kürt çocuklarına uygulanmaya başlanmış bile.”Pozantı mağduru çocukların büyük bir kısmının yaşı dolduğu andan itibaren Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulduğunu dile getiren Tanrıverdi, çocuklara yaşatılan travmanın sürdüğünü altını çizdi.Tanrıverdi, “Bu çocuklara Pozantı Cezaevi’nde uygulanan insanlık dışı baskı uygulamaları, şimdi de farklı yöntemlerle Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde devam ettirilmektedir. Pozantı ve Sincan çocuk cezaevlerinden tahliye olan çocuklar, 18 yaşını bitirir bitirmez, düzmece fezleke ve iddianameler hazırlanarak yeniden tutuklanmaları sağlanmaktadır. Daha önce Kürkçüler Cezaevi’nde kalan siyasi tutsakların tümüne yakını Karadeniz bölgesindeki çeşitli illere sürgün edilerek boşaltıldı. Çeşitli cezaevlerindeki Pozantı kökenli bu çocuklar Kürkçüler Cezaevi’ne getirildi. Bu çocuklara uygulanan; keyfi tutuklamalar, yaşlarının katı kadar hapis cezaları, astronomik miktardaki para cezalarının üstüne, şimdi de Kürkçüler Cezaevi’nde insanlık dışı uygulamalarla karşı karşıya kalmaktadırlar” diye konuştu.Mersin'de özellikle çocukların gözaltına alınması ve tutuklanmasına değinen Tanrıverdi, Pozantı’da yaşadıkları vahşetin yanında ailelerin de ekonomik zorluklar içerisinde kendilerini büyüttüğünü belirterek, “Devlet Kürt çocuklarına 'potansiyel terörist' gözüyle bakmaktadır. Mersin’de devletin çeşitli kurumların Kürt çocuklarına öç alınması gereken düşman gözüyle bakılmaktadır. Mersin 1990'lı yıllarda köyleri boşaltılan Kürtlerin yoğun olarak yerleştiğin metropollerden biri. Nüfusunun üçte birden fazlasının Kürtlerden oluştuğu kentte, özellikle çocuk ve genç nüfusu oldukça fazladır. Yıllardır yaşanan çatışmalı ortamın doğrudan mağduru olan çocuklar, hak ihlaline uğrayan kesimlerin başında geliyor. Zorunlu göç sonucu Mersin ve Adana başta olmak üzere Türkiye metropollerine göç etmek zorunda kalan aileler işsizlik, yoksulluk, ayrımcılık olmak üzere çok sayıda uygulamaya maruz kaldı. Bu ortamda büyüyen Mersin'deki çocuklar hem yaşam alanlarında hem de Pozantı Cezaevi'nde insanlık dışı uygulamalara tanıklık ederek büyüdü” diye konuştu.‘TAŞ ATMADIĞI HALDE KABUL ETTİRİLİYOR’İşkence ile çocukların ajanlaştırılmaya zorlandığını ifade eden Tanrıverdi şöyle devam etti: “Çocuklar karakolda işkenceye maruz kalıyor. Devamında ihbarcılığa, gizli tanıklığa itiliyor. Şu an Adana'daki özel yetkili mahkemelerdeki dosyaların tümünde meze misali delil gizli tanıktır. Gizli tanıkların çoğu çocuktur. Karakolda çocuklardan kendilerinin, ailelerinin zarar görmemesi, uzun yıllar hapis yatmaması, tutuksuz yargılanması ve karakoldan direkt serbest bırakılması için birilerinin ismini vermesi ya da önüne konulan listeye imza atması isteniyor. Ardından 'savcı amca' dedikleri kişiye 'bizim anlattığımız şekliyle konuşursan sen buradan serbest kalırsın' şeklinde ifade vermeye zorlanan birçok çocuk, hiç tanımadığı insanlar hakkında yorum yapmakta, bununla şunlarla eylem yaptım diyerekten başka insanları özgürlüklerinden mahrum bırakılmasına sebep olmaktadır.”‘TECAVÜZ, HAPİS, PARA CEZASI’Gösterilere katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan çoğu çocuğun direkt tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilerek tutuklandığını söyleyen Tanrıverdi, adli kontrol hükmü büyükler için uygulanırken çocuklar için uygulanmamasını hukuk dışı olduğunu ifade etti.“Mersin Defterdarlığı'nın gösterilere katıldığı ileri sürülen çocuklar hakkında açtığı davalar devam ederken çocukların ailelerinden binlerce TL para istenmektedir” diyen Tanrıverdi, daha çocuğun yargılanması bile başlanmadan, çocuğun suçlu olup olmadığı bile belli olmadan, sadece bir iddia olmasına rağmen, çocukların ailelerinden kamu malına zarar verdiği gerekçesiyle para tahsil edildiğini de sözlerine ekledi. Tanrıverdi, usulde ve hakkaniyette uygun olmayan uygulamaların yapıldığını kaydetti.‘BU ÇOCUK CİN GİBİ HER ŞEY YAPAR’Tutuklanan Kürt çocukların tutuklu olduğu cezaevlerinde gelen raporlar doğrultusunda ceza verildiğini söyleyen Tanrıverdi, “Mahkemelerin çocukların ceza ehliyeti olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan istediği raporların yetersiz ve sağlıksızdır. Biz cezaevinde çocuklarla görüştüğümüzde kendilerini ifade edecek cümleler kuramazken bir rapor geliyor, 'bu çocuklar cin gibi her şeyi anlayabilir, yapabilir' raporu üzerinden çocuklara öyle ağır cezalar veriliyor ki. Çocuğun gençliğini bırakın yaşlılığını bitirecek kadar. Bir defada 44 yıl hapis cezası veriliyor. Adalet sisteminde insaf, vicdan ve hakkaniyet gerekiyor' diye konuştu‘AJANLAŞTIRMAYI KABUL ETMEYENLER KENTTEN SÜRÜLÜYOR’Pozantı mağduru ailelerin ajanlaştırmayı kabul etmediği takdirde Mersin’i terk etmek zorunda bırakıldıklarını söyleyen Tanrıverdi şunlara dikkat çekti: “Kürt mahallelerindeki çocuklar ve bu çocukların aile bireyleri, sürekli tehdit edilerek veya birtakım ekonomik olanaklar sağlanacağı söylenerek işbirliği adı altında itirafçılığa, ajanlığa zorlanmaktadırlar. Ajanlaşmayı kabul etmeyenler Mersin’i terk etmeye zorlanmaktadır. Kabul etmeyen çocuklar düzmece fezlekelerle cezaevlerine gönderilmektedir. Mersin Valiliği tarafından da çocukların ailelerine devlet malına zarar verildiği gerekçesiyle, astronomik rakamlara varan idari para cezaları verilmektedir. Tüm bu uygulamalar; 1996 yılında derin devletin ‘Mersin’i Kürtlerden temizleme operasyonun ısrarla sürdürüldüğünün göstergesidir” dedi.
Napoli Taraftarı Trabzonspor'un 61. Dakika Şovunu Çok Sevdi
Trabzonspor'un 61. dakika şovunu örnek alan Napoli'de taraftarlar, bundan böyle aynı gösteriyi aynı dakikada kendi tribünlerinde gerçekleştirecekler.İtalya'nın Napoli takımı sürpriz bir kararın eşiğine geldi. UEFA Avrupa Ligi'nde hafta içerisinde Türkiye'de Trabzonspor ile karşılaşan Çizme ekibi, bordo-mavililerin 61. dakika şovuna hayran kaldı. Mavi-beyazlılar bundan böyle tıpkı Trabzonspor gibi bu dakikada gösteriler gerçekleştirecekler. İtalyan ekibinin taraftarları, tüm Napoli maçlarında 61. dakika geldiğinde tribünleri hareketlendirerek tezahüratlar ve görsel şovlarla statta ambiyansı yükseltmeyi planlıyor.Konuyu gündeme getiren, ülkenin güneyi için otonom bir yönetim modeli isteyen 'Neoborbonico Hareketi' oldu. İtalya bağımsızlık savaşında Napoli kenti ve civarı için önemli bir tarih olan 1861'i işaret eden 'güneyciler' yayınladıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı:'61 rakamının bizim için de önemi sebebiyle tüm Napoli taraftar gruplarına, her maçın 61. dakikasında tıpkı Türkler'in yaptığı gibi tribün şovlarının yapılmasını öneriyoruz. Böylece bizler için önemli olan 1861'i her seferinde anmış olacağız'Napoli taraftar gruplarının da öneriyi olumlu karşıladığı, hayran kaldıkları Trabzonspor'un tribün şovunu gerçekleştirmek için harekete geçtikleri ifade edildi.Milliyet
Motorola 'Heyecan Verici' Bir Duyuru Yapmaya Hazırlanıyor
Google bünyesinde başarılı işlere imza attıktan sonra Lenovo tarafından satın alınan ve bu şirketin de karını büyük ölçüde artırmayı başaran Motorola, önümüzdeki günlerde yeni bir cihaz duyurmaya hazırlanıyor.Etkinliği basın çalışanlarına mail atarak duyuran Motorola’nın 25 Şubat tarihinde duyurulacak cihazının ne olduğuyla ilgili henüz bilgi bulunmuyor. Fakat duyurunun kullanıcılar için “heyecan verici” olacağı söyleniyor. Motorola’nın duyurma ihtimali olan birkaç cihaz mevcut. Bunlardan ilki Lenovo ve Motorola iş birliğinde yeni bir akıllı telefon. Diğeri ise gerek tasarımı, gerekse donanımıyla sevilen akıllı saatlerden biri olan Moto 360’ın yeni bir sürümü. Bu seçeneklerin dışında Motorola’nın bizi şaşırtma ihtimali de bulunuyor. Belki de daha önce hiç üretmediği türde farklı bir cihazı piyasaya sürebilir. Tüm bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak ve cihazın ne olduğunu öğrenmek için çarşamba gününe kadar beklememiz gerekiyor.LOG
Keman Çalabilen Çok Yetenekli Mekanizma
Seth Goldstein isimli adamın yarattığı mekanizma keman çalabiliyor. Öğrenilmesi ve çalınması en zor müzik aletlerinden olan kemanı çalabilen mekanizmanın daha da gelişip yaygınlaşması dileğiyle. Bu dinlendirici sesten kimse mahrum kalmasın...
Reklam
Şehit Halit Avcı Toprağa Verildi
Şah Fırat Operasyonu sırasında kaza sonucu şehit olan Astsubay Başçavuş Halit Avcı, memleketi Trabzon'da son yolculuğuna uğurlandı.Suriye'ye yönelik düzenlenen Şah Fırat Operasyonu'nda zırhlı personel taşıyıcı askeri araçta kaza sonucu şehit olan Genelkurmay Genel Sekreterliği Fotofilm Merkezi'nde görevli Muhabere Astsubay Başçavuş Avcı'nın Türk bayrağına sarılı naaşı, babaevinde helallik alınmasının ardından Maçka ilçesi Gürgenağaç Mahallesi Merkez Camisi karşısındaki mezarlığa getirildi.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Süleyman Şah'ın bir simge olarak bugünkü Türkiye için taşıdığı büyük manevi önemi görmek gerekir.Türbenin hangi Süleyman Şah'a ait olduğu kesin olmamakla birlikte milli kimliğimizin teşekkülündeki rolü önemlidir. Bu konuda 'teknik hakikat' ayrı bir konudur, Anadolu tarihinde Selçuklu-Osmanlı devamlılığını yansıtan olgular, simgeler ve tasavvurlar ayrı bir konudur. Milli hafızada Süleyman Şah türbesi bu devamlılığın bir simgesi olarak büyük değere sahiptir.Genelde Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah olarak kabul edilir. Tarihçilerin hocası Mükrimin (MÜKREMİN DEĞİL, MÜKRİMİN) Halil Yinanç'a göre, 1075 yılında bu topraklarda ilk devletimizi kuran Kutalmış Oğlu Süleyman Şah, tarihen 'Türklere bir vatan yaratan kurucu' şahsiyettir.
Reklam
Ege Üniversitesi Cinayeti Soruşturmasında Gizlilik Kararı
Ege Üniversitesi'nde Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun öldürülmesiyle sonuçlanan olayla ilgili gözaltına alınan 6 öğrenci İzmir Adliyesi'ne sevk edilirken, savcılık soruşturmaya ilişkin gizlilik kararı aldı.Ege Üniversitesi'nde (EÜ) Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin gözaltına alınan ve aralarında N.S., F.A., S.Y., Y.B.K. ve S.Y.'in de olduğu 6 öğrenci, emniyetteki işlemlerin ardından İzmir Adliyesi'ne sevk edildi.DİHA'nın verdiği bilgiye göre, hakkında gözaltı kararı olan M.D. isimli öğrencinin tedavisi hastanede sürerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, başlatılan soruşturmaya ilişkin gizlilik kararı verdi.ÖHD ve ÇHD üyesi avukatlar, savcılığın gizlilik kararına itiraz etti.
"Du Bakali N'Olecak?" Tavrıyla Geçiştirilen Yeni İç Güvenlik Paketinin 10 Maddesi
Hükümetin meclise getirdiği “Özgürlük Korunması ve İç Güvenlik Reform Paketi” adıyla anılan yeni güvenlik paketinin alametifarikasının, polisin silah kullanma yetkisinin arttırılması, olduğunu belirtmek gerekir. Ancak hepsi bu kadarıyla da sınırlı değil. Yeni iç güvenlik paketinde; savcılara ait 'gözaltına alma' yetkisinin mülki amirlere verilmesi, koruma amaçlı (biber gazına maruz kalındığında da) yüz kapamanın suç olarak kabul edilmesi ve polisin sokakta birini vurup öldürmesine olanak sağlayan molotof maddesi gibi, demokratik bir ülkede olmaması gereken birçok sakıncalı madde var. Paketin yaratacağı sorunlar, görüldüğü gibi aşikar. Türkçede güzel bir deyiş vardır, ' Bir musibet, bin nasihatten iyidir' deriz. Şayet siz de bir musibet yaşanmasını bekliyorsanız, Aziz Nesin'in 'Du Bakali N'Olecak?' adlı öyküsü, gelecekte hepimizi nelerin beklediği hususunda zihin açıcı olacaktır..
Galaxy S6'nın En Net Görüntüsü Yayınlandı
Samsung, Galaxy S6 için yayınladığı yeni Unpacked 2015 videosu ile cihazın tasarımı hakkında ipuçları veriyor. İşte Galaxy S6'nın en net görüntüleri.Samsung, tamamı metal tasarımdan oluşacak keskin hatlara sahip olacak amiral gemisi Galaxy S6'yı önümüzdeki hafta tanıtacak. Galaxy S6'nın teknik bilgileri sızmış olsa da cihazın saf tasarımı büyük merak konusuydu.Spigen ve OBLIQ gibi kılıf üreticileri Galaxy S6'nın kılıfla çekilmiş görüntülerini yayınlamış ancak cihazın hatları ile ilgili olan detaylar sır perdesi altındaydı. Bugün Samsung merak edilen Galaxy S6'nın tasarımı ile ilgili bir video yayınladı ve sır perdesinin ucunu biraz araladı.Kavisli ekrana sahip olacakSamsung Galaxy Unpacked 2015 adı altında paylaşılan bu video Galaxy S6'nın ekranının kenarlara doğru kavisli olacağını ve tasarımın cihazın su damlacığı gibi parlayacağını ortaya çıkarıyor. Videoda ayrıca Galaxy S6'nın metal kasaya sahip olacağına da yer veriliyor.
Reklam
Oral-B’nin Mobil Uygulaması Diş Fırçalamayı Keyifli Hale Getiriyor
Günlük rutinlerimizden biri olan diş fırçalamanın pek de eğlenceli bir aktivite olmadığını kabul etmek gerek. Sağlıklı dişler için 2 dakika boyunca dişleri fırçalamak gerekiyor ve bu süreç can sıkıcı olabiliyor. Oral-B‘nin yeni uygulaması ise bu sıkıcı dakikaları daha keyifli hale getirmek istiyor.Oral-B’nin Bluetooth destekli diş fırçası için geliştirilen uygulama, birçok özelliği bünyesinde barındırıyor. Dişlerin ne kadar süre fırçalandığını gösteren uygulama ile dişe ne kadar baskı uygulandığı da görülüyor. Böylelikle fırçalama işlemi her zaman doğru oranda baskıyla gerçekleştirilebiliyor. Günlük istatistikler takvim üzerinde gösteriliyor ve toplamda ne kadar süre dişlerin fırçalandığı ve kaç dakika gereğinden fazla baskı yapıldığı gibi bilgilere göz atılabiliyor.
Trabzonspor 100 Milyon Euro Borca Girdi, 3 Kulvarda Havlu Attı
Sezon başında ve ara transferde aldığı 22 futbolcu alan Trabzonspor'un henüz şubat ayında 3 kulvarda birden havlu atması takımı hedef noktası haline getirdi.Cardozo, Waris, Constant, Medjani, Yatabares ve Mehmet Ekici gibi yıldız oyuncuların yanı sıra gelecek vaad eden gençlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda transferi kadrosuna katarken takımı da Vahid Halilhodziç'e teslim eden Trabzonspor, önce teknik direktör değişikliğine gitti. Bordo mavili kulüp, Halilhodzic'in yerine Ersun Yanal'ı göreve getirdi.Trabzonspor, ara transferde de Erken Zengin, Aytaç Kara, Uğur Demirok ve Hakan Arıkan'ı takıma takviye kadrosunu güçlendirdi. Söz konusu kadroyu kurmak için sadece oyuncuların bonservislerine yaklaşık 35 milyon euro harcayan Trabzonspor'un kasasından menajer ücreti olarak da 6 milyon euro çıktı. Yapılan harcamalara ve kulübün altına sokulduğu borç yüküne rağmen takımın kötü gidişi önlemedi.GARANTİ PARAYLA 110 MİLYON EUROTrabzonspor'un bu sezon yaptığı transfer operasyonunun kulübe maliyeti ise, futbolculara ödenen bonservis ücretleri, gönderilenlerin sözleşme fesih paraları, menajerlik ücretleri ve oyunculara sözleşme bitiş tarihlerine kadar verilecek garanti paralarla birlikte 103 milyon euroya ulaştı. Maç başı ücretlerinin de ekstra maliyeti göz önünde bulundurulursa bu miktarın 110 milyon euroya çıktığı öğrenildi.CARDOZO İLK SIRADABordo mavililerde Waris 6, Cardozo 5, Sefa Yılmaz 3.5 milyon euroluk bonservis bedelleriyle ilk sıralarda yer alıyor. Bonservis bedelleri ve sözleşmeleri bitene kadar alacakları garanti paralarla birlikte takımın en fazla maliyete sahip oyuncuları ise 12.5 milyon euro ile Oscar Cardozo, 11.5 milyon euro ile Constant, 9.8 milyon euro ile Waris ve 8.5 milyon euro ile Sefa Yılmaz olduğu dikkati çekiyor.3 KULVARDA HAVLU ATTIYapılan harcamalara ve transfer operasyonuna rağmen bu sezon yarıştığı hiçbir kulvarda umduğunu bulamayan Trabzonspor, Kasımpaşa beraberliği ile tutunduğu son dal olan Avrupa kupalarına katılma yolunda da yara aldı. Ziraat Türkiye Kupası'ndan son 16 turunda elenip çeyrek finali bile göremeyen, UEFA Avrupa Ligi 2'nci turunda ilk maçta evinde Napoli'ye 4-0 yenilerek tur umudunu yitiren bordo mavililer, ligde de şampiyonluk yarışının çok uzağında kaldı. DHA
İnsanlık Yok Olsa Bile, Ürettiği Bilgi Milyonlarca Yıl Yaşayacak
Artan verilerin ışığında, insan soyunun bir gün kendi sonunu getirebileceği hususundaki endişeler, tüm dünyada giderek artıyor. Ama böyle kötü bir son yaşansa da, tarih boyunca ürettiği bütün bilgiyi saklamanın yolunu da bulmuş görünüyor. İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nden bir grup bilim insanı, bilgileri, canlı organizmaların tüm bilgilerini depolayan DNA’ya yüklemenin yolunu buldu
Reklam
Selahattin Demirtaş'tan Süleyman Şah Açıklaması
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş seçim gündemli görüşmeler kapsamındaki görüşmelerin Diyarbakır ayağında gazetecilerin Süleyman Şah operasyonuna ilişkin sorularını yanıtlarken şunları söyledi:'Şimdi geldiğimiz noktada görülüyor ki IŞİD, yavaş yavaş Türkiye'yi tehdit etmeye başladı. Bence bundan sonra daha fazla bir tehdit oluşturacak. Sadece Süleyman Şah Türbesi'yle de yetinmeyeceklerdir. Yapabilecekleri her yerde Türkiye'ye dönük tehditlerini artıracaklardır. Şimdi bu tehdide karşı hükümetin çok sağlıklı bir pozisyon alması lazım. IŞİD ve IŞİD zihniyetiyle mücadele konusunda bölgedeki demokrasi güçleriyle özellikle PYD ile işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu görmesi lazım. Tam da işte IŞİD, Kobanê'ye saldırırken, askeri koridorun ne demek olduğunu işte Süleyman Şah koridorunda gördük. Eğer Kobanê'ye IŞİD saldırısının ilk günlerinde Türkiye üzerinde bir koridor açılsa ve Cizirê'den Kobanê'ye ilk günlerde askeri yardım yani Kürtlerin kendi arasındaki askeri yardımın gitmesi sağlansaydı, IŞİD ilk günlerde o topraklardan atılabilinirdi. Fakat gelinen noktada hükümetin sonuç itibariyle ortada büyük bir zafer varmış gibi işte Süleyman Şahı bir yerden bir yer taşımayı başarmışsa bundan büyük bir zafer çıkarmış gibi bir sunum yapmasını da doğru bulmuyoruz. Ortada belki siyasi ve askeri bir zafer de yok ama bu hatalardan ne kadar erken dönülürse o kadar doğru olacağını gösteren de bir ibretlik olay oldu.Bizce PYD burada aslında Türkiye ile aslında en ufak bir düşmanlık ilişkisinin olmadığını ve olamayacağını da ortaya koydu. Türkiye'nin dostu düşmanı iyi ayırması lazım. Oradaki PYD güçleri, orada yaşayan halk, Türkiye için tehdit yada düşman değil, tam tersine IŞİD, Türkiye'nin düşmanıdır. Buna göre dost düşman ayrımını iyi yapılarak bir ilişki, politika oluşturulmasında biz fayda görüyoruz. Umarım Türkiye ile resmi olarak PYD ve Rojava bölgesi arasında olması gereken ilişkinin gelişmesine yardımcı olur. Çünkü sonuçta Rojava ve Türkiye ilişkisi sonsuza kadar düşmanlıklar ve korkular üzerine kurulamaz. Karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesini hep destekledik buna da olursa bu tür ilişkiler desteklemeye devam ederiz.'
Spotify, Vodafone İş Birliğiyle Türkiye'de Hızlanacak
Vodafone ve Spotify, Vodafone müşterilerinin Spotify premium’a indirimli üye olmasını sağlayan iş birliğini bugün duyurdu. Türkiye, daha önce Birleşik Krallık, İrlanda, İtalya, Portekiz ve Avustralya olmak üzere beş ülkede farklı tekliflerle sunulan iş birliğinin duyurulduğu altıncı ülke oldu.Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt‘ün öncelikle gençleri hedeflediklerini belirttiği anlaşmayla birlikte, “Spotify Premium’lu Esnek Tarifeler” Vodafone Freezone tarifeleri arasında sunulmaya başlandı. Hem faturalı hem faturasız Vodafone abonelerinin yararlanabildiği tekliflerde, Spotify premium üyeliği ilk ay ücretsiz ve devamında indirimli sunuluyor. Örneğin Vodafoen Freezone’un Faturasız Esnek Tarife kullanıcıları Spotify Premium üyeliği için ayda 4,90 TL ödüyor. Tarife, aylık 500 MB ek internetle birlikte geliyor.
Reklam
Libya'da Türk Şirketlerini Ülkeden Çıkarma Kararı
Libya'daki darbe yanlısı emekli General Halife Hafter'in desteklediği Tobruk Hükümeti, ülkede projeleri olan tüm Türk şirketlerini uzaklaştırma kararı aldı.Başbakanı Abdullah Sini'nin liderliğindeki Tobruk Hükümeti'nin resmi internet sayfasında yer alan haberde, 'Dün Beyda kentinde olağanüstü toplanan geçici hükümet bakanları Türk şirketlerini Libya'dan çıkarma kararı aldı' ifadeleri yer aldı.Haberde ayrıca 'Toplantı kapsamında yabancı şirketlerle yapılan tüm proje sözleşmelerinin gözden geçirilmesine karar verildiği' dile getirildi.Sini, geçen hafta Şarku'l Evsat gazetesine verdiği mülakatta, Türkiye'yi Libya’nın içişlerine karışmakla suçlamış ve Libya’da faaliyet gösteren Türk şirketlerini ülkeden çıkarmakla tehdit etmişti.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç ise geçen perşembe günü yaptığı açıklamada Türkiye'nin 17 Şubat devriminin başından bu yana Libya’nın yeniden imar ve inşası ile devlet kurumlarının kapasitelerinin geliştirilmesi için sağladığı desteğe vurgu yapmıştı.Libya'da emekli general Hafter'in, Zintan merkezli milis gruplarla ortaklaşa başlattığı darbe girişimi, Trablus ve Misrata merkezli devrimci gruplarla ortak hareket eden Trablus merkezi yönetimi tarafından engellenmişti.Kaddafi rejiminin 2011'de devrilmesinin ardından Libya'da tesis edilen geçiş hükümetine karşı geçen yılın başında başlayan darbe girişimleri, ülkeyi iç savaşa sürüklemişti.Ülkedeki iç savaş, Trablus'taki Milli Genel Kongre'nin (MGK) desteklediği 'Libya Şafağı' Koalisyonu ile Mısır'daki Sisi yönetiminin desteklediği, Tobruk'daki Temsilciler Meclisi'nin ise arka çıktığı emekli General Halife Hafter'e bağlı 'Onur Operasyonu' Koalisyonu arasında, merkezi şehirler ve petrol bölgelerine hakimiyet konusunda yaşanıyor.Trablus Hükümeti'nin kontrol ettiği başkent Trablus, Misrata, Bingazi ve Beni Velid kentlerinde ticari faaliyetlerde herhangi bir yasaklama ve engelleme ile karşılaşılmazken çatışmalar sebebiyle Libya'daki Türk vatandaşları tahliye edilmişti.Tobruk Hükümeti'ne bağlı güçler ülkenin doğusunda Tobruk, Beyda ve Ecdebiye kentleriyle batıda Zintan ve Zaviye şehirlerini elinde bulunduruyor.Kaynak: Anadolu Ajansı
Norveçli Müslümanlardan Yahudi Düşmanlığına Karşı İnsan Zinciri
Danimarka'da bir sinagoga düzenlenen saldırıya belki de en anlamlı tepki Norveç'ten geldi. Başkent Oslo'da hahambaşı, geleneksel şabat ayinini yönettiği sırada genç Müslümanlar sinagogun çevresinde 'barış zinciri' oluşturdu.Çoğunluğunu başörtülü genç kadınların oluşturduğu yaklaşık 1300 kişilik grubun eylemi çevrede toplanan büyük bir kalabalık tarafından alkışlandı. Ayin bitip Yahudi cemaati dağıldığı sırada zincir henüz bozulmamıştı.Norveç Yahudi Cemaati Başkanı Ervin Kohn, bu kadar çok Müslümanın antisemitizme karşı ayağa kalkmasının 'eşsiz' olduğunu söyledi. Ervin Kohn 'İçimiz umutla doldu' diye konuştu.
!f 2015 Ödülleri Belli Oldu
Bu yıl sekizincisi düzenlenen Keş!f Yarışması’nın kazananı Brezilya’dan “August Winds/Ağustos Esintisi”yle Gabriel Mascaro oldu.Aşk ve Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın birincisi Suriye ve Fransa ortak yapımı, Ossama Mohammed ve Wiam Simav Bedirxan‘ın yönettiği “Silvered Water, Syria Self-Portrait/Gümüş Suyu: Suriye Otoportresi” seçildi.Aslı Daldal, Esin Küçüktepepınar ve Metin Gönen’den oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi ise Irak Kürdistanı yapımı “Mardan”ın yönetmeni Batin Ghobadi’den yana oldu.Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülü Orhan İnce’nin yönettiği Adem Başaran‘ın oldu.
Reklam