Bedelli Başvuruları İçin Bugün Son Gün
Bedelli askerlik için başvurular bugün sona eriyor.Bedelli askerlik uygulamasından, fiili askerlik hizmetine başlamamış ve 01 Ocak 1988 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan yükümlülerden istekli olanlar, askerlik şubelerine ya da yurtdışı temsilciliklerine başvurmaları ve 18 bin lira veya karşılığı kadar yabancı parayı peşin ödemeleri şartıyla faydalanabilecek.Daha önce herhangi bir nedenle bedelli veya dövizli askerlik hizmeti kapsamından çıkarılmış olanlar ile bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 'askerliğe elverişli değildir' raporu alanlardan istekli olanlar da bedelli askerlik hizmetinden yararlanabilecek.Başvuruların geçerli olabilmesi için 18 bin liranın en geç bugün mesai bitimine kadar Halk Bankası IBAN No: (TR31 0001 2009 4520 0010 2600 83), Ziraat Bankası IBAN No: (TR49 0001 0017 4537 7119 4351 38) ve Vakıflar Bankası IBAN No: (TR28 0001 5001 5800 7302 9593 00) hesaplarından birine yatırılmış olması ve dekontların askerlik şubelerine teslim edilmesi gerekiyor.Yükümlüler başvurularını şahsen veya vekaletnamesi olan avukatları aracılığıyla yapabilecek. İlk müracaat askerlik şubesine uğramadan doğrudan e-Devlet üzerinden 'www.turkiye.gov.tr' adresinden başlatılabilecek. Askerliğe elverişli değildir raporu olanlar ile Kasım 2014 celbinde askere sevk evrakını almış ancak henüz kıtalarına katılmamış olan yükümlülerin bizzat askerlik şubesine veya yurtdışı temsilciliklerine başvurmaları gerekiyor.Askerlik çağına girdikten sonra yaş düzeltmesi yaptıranların işlemleri, düzeltme yaptırmadan önceki yaşlarına göre yürütülecek. 13 Şubat'tan sonra yapılacak olan başvurular veya ödemeler kabul edilmeyecek.Başvuru nasıl yapılacak?Yükümlüler, bizzat askerlik şubesine giderek ya da vekalet verdikleri avukat aracılığıyla bedelli askerlik işlemlerini başlatacak. İşlemler, askerlik şubesine gelmeden e-Devlet üzerinden 'www.turkiye.gov.tr' adresinden de başlatılabilecek.Askerlik şubesine nüfus cüzdanıyla şahsen veya adına vekaletname verdiği avukatın aracılığıyla başvuru yapan yükümlü, şubeden verilecek Ödeme Belgesi ile ilgili bankalara ödemesini yapacak ve 3 dekont alacak.Ödeme belgesi ve bankadan verilen dekontlarla şahsen veya avukat aracılığıyla askerlik şubesine teslim edilecek yükümlü, şubeden alacağı Bedelli Askerlik Hizmet Belgesi ile başvurusunu tamamlamış olacak.Başvurusunu internet üzerinden başlatmayı tercih eden yükümlüler ise T.C kimlik numarası ve E-Devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr adresinde açılan sayfada MSB başlığı altında 'Asal Bedelli Askerlik Başvurusu' linkini tıklayıp ekrana gelecek işlem basamaklarını kabul ederek 'Barkotlu Ödeme Belgesinin' bir suretinin çıktısını alacak.Mükellef, Barkotlu Ödeme Belgesi ile ilgili bankalara ödemesini yaparak 3 dekont alacak. Mükellef 3 dekontla birlikte E-Devletten alınan Barkotlu Ödeme Belgesini askerlik şubesine teslim edecek ve şubeden Bedelli Askerlik Hizmet Belgesini alıp başvurusunu tamamlayacak.Kaynak: AA
'Ben Bertolt Brecht' 26 Şubat'ta Trump'ta
Genco Erkal’ın Tülay Günal’la birlikte rol aldığı, sahnelendiği ilk günden beri büyük ilgi gören ve Tiyatro Eleştirmenler Birliği tarafından da “Yılın Tiyatro Oyunu Ödülü”nü alan oyunu “Ben Bertolt Brecht” , 26 Şubat'ta Trump Kültür ve Gösteri Merkezi'nde sahnelenecek.Genco Erkal’ın Tülay Günal’la birlikte rol aldığı, sahnelendiği ilk günden beri büyük ilgi gören ve Tiyatro Eleştirmenler Birliği tarafından da “Yılın Tiyatro Oyunu Ödülü”nü alan oyunu “Ben Bertolt Brecht” , 26 Şubat'ta Trump Kültür ve Gösteri Merkezi'nde sahnelenecek.Genco Erkal  Bertolt Brecht'le tanışmasını şöyle anlatıyor:'Öyle yazarlarım var ki yıllar boyu peşimi bırakmıyorlar, peşlerini bırakmıyorum. İşte Nazım Hikmet, Aziz Nesin; işte Brecht... Tanışmamız 60’lı yıllar... İlk Brecht oyunum, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Asaf Çiyiltepe’nin yönettiği 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi', yıl 1966... Bir önceki oyunuma Nazım Hikmet'le 35 yıl demiştim. Demek ki bu yıl da Bertolt Brecht'le 46 yıl diyebilirim. Gene uzun bir yolculuk...Berlin'e gidip onun tiyatrosu Berliner Ensemble'la tanışmam, Zeliha Berksoy'la birlikte sürekli doğuya geçip Brecht oyunlarını defalarca izleyişimiz, ardından Dostlar Tiyatrosu’nun kuruluşu... Mehmet Akan'la birlikte kotardığımız, Kafkas Tebeşir Dairesi'nden yola çıkarak Osmanlı dönemine, Celali isyanları ortamına uyarlanan Feleknaz Hatun ile Gülizar Kızın Analık Davası... 1978 yılında Brecht'in şiir, şarkı ve öykülerinden oluşturduğum ilk gösteri, Zeliha Berksoy'la birlikte oynadığımız Brecht Kabare... İki yıl sonra Mehmet Ulusoy'un olağanüstü yorumuyla Kafkas Tebeşir Dairesi...1983 yılında 12 Eylül karanlığını delip aydınlatan Galileo Galilei... Baskının en yoğun olduğu günlerde Baro Han'daki tiyatromuzu bir direniş merkezine dönüştüren oyun... Ardından yeniden şiirlere, şarkılara dönüş ve ilk Ben Bertolt Brecht... Ve 87 yılında Dostlar Tiyatrosu'nun son büyük Brecht yapımı olan Bay Puntila ile Uşağı Matti...1997'de Zeliha Berksoy için uyarladığım Yosma... Brecht'le olan tüm uzun yolculuğumuz boyunca Zeliha Berksoy hep yanımdaydı. Brecht'in şarkılarını Türkiye'de tanıtan, yıllar boyu Kurt Well'ların, Hans Eissler'lerin vazgeçilmez, üstün yorumcusu hep oydu. Onun tiyatromuza katkılarını unutmak mümkün değil. Yosma'dan bu yana, 'Yaşasın Savaş' adlı gösterimizdeki alıntıları saymazsak 15 yıl Brecht'siz bir tiyatro yaşamım oldu.Onun için şimdi Brecht zamanı diyorum. Marks'ın Dönüşü'nden sonra bu da Brecht'in Dönüşü olsun. Onun o sivri dilini özledik. Düşünmeyi keyfe, eğlenceye dönüştüren zekasını, gülmece dehasını özledik. İnsanın gözünü açan, ufkunu genişleten, sorduğu sorularla kışkırtan, uyaran, baştan çıkaran yazarımızı yeniden sahneye davet ediyoruz. Günümüz üstüne söyleyeceklerini dinleyelim. Bir de onun gözüyle bakalım: Nereye gidiyoruz?Brecht'in şiirleri, şarkıları epey uğraştırdı bizi. 1978'de Brecht Kabare, Ankara turnesinde yasaklandı. 12 Eylül döneminde sahnelediğimiz Nazım Hikmet, Haldun Taner ve Aziz Nesin’in yapıtlarının yanı sıra Brecht'in şiir ve şarkılarının yer aldığı 'Her Gün Yeni Baştan' yasaklandı. Bakalım bu kez Brecht usta ülkemizde nasıl karşılanacak?Hınzır yazarımız sanki bugünleri, bizleri düşünerek yazmış kimi şiirlerini. 'Baskının arttığı günlerde karar verdi bizimki/ ekmeğinden olmamak için ağzını sıkı tutacaktı' diyor. 'İnsanların nasıl alınıp satıldığını gördüm insan pazarlarında' diyor. İsyan ediyor: 'Bozuk adalet yeter artık. Acemi ellerde yoğrulan, iyi pişmemiş adalet yeter. Yeter dura dura bayatlayan adalet'.'İleri Haber
Tutuklu Al Jazeera Çalışanları Serbest
Mısır'da haksız suçlamalarla 411 gündür hapiste tutulan Al Jazeera'nin iki gazetecisi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Al Jazeera, 'Doğru adım ancak bu gülünç dava tamamen düşmeli' açıklamasını yaptı.Hapisteki Peter Greste'in serbest bırakılmasının ardından Baher Muhammed ve Muhammed Fehmi tutuksuz yargılanmak üzere kefaletle serbest bırakıldı.Kararla ilgili Al Jazeera’dan yapılan açıklamada, “Kefaletle serbest bırakma kararı doğru yolda atılmış küçük bir adımdır. Bu adım Baher ve Muhammed’e 411 gündür ayrı olduğu aileleriyle vakit geçirme fırsatı verecek. Ancak hedef, mahkemenin doğru kararı vererek bu gülünç davayı tamamen düşürmesidir” ifadeleri kullanıldı.Mısır Yargıtay Mahkemesi tutuklu Al Jazeera çalışanlarının yeniden yargılanma kararının gerekçesinin 'delil yetersizliği' ve 'savunma hakkına özensizlik' olduğunu açıklamıştı.Avustralyalı Peter Greste, geçtiğimiz hafta Sisi'nin af yetkisiyle serbest bırakılmasının ardından ülkeyi terk etmişti.Diğer iki gazeteci Baher Muhammed ve Muhammed Fehmi hakkında ise herhangi bir karar açıklanmadı. Aynı zamanda Kanada vatandaşı olan, Muhammed Fehmi, geçtimiz hafta Mısır vatandaşlığından ayrılmıştı.Kanada Başbakanı Harper, Muhammed Fehmi’nin serbest bırakılması için Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’ye mektup göndermişti.
İzmir'deki Rehine Krizi Kayıpsız Sona Erdi
İzmir'in Aliağa ilçesinde Osman G. pompalı tüfekle bir apartman dairesini basıp iki kişiyi rehin aldı. Polisin yoğun çabası üzerine kriz kayıp verilmeden sona erdi.İzmir'in Aliağa ilçesinde Osman G. pompalı tüfekle bir apartman dairesini basıp iki kişiyi rehin aldı. Osman G. polisin tüm çabasına rağmen ikna olmayınca, operasyon için de Özel Harekat Polisi hazırlık yaptı. Saldırgan daha sonra etkisiz hale getirildi, rehineler de kurtarıldı.Ekin Sitesi’ndeki bir apartmanın beşinci katına pompalı tüfekle gelen 34 yaşındaki Osman G. evdeki 36 yaşındaki Songül T. ve 19 yaşındaki Muzaffer T.’yi rehin aldı.Komşuların ihbarıyla gelen polis ekibi, çevre güvenliği aldı. Evin terasındaki iki rehineyi bırakması için polislerin saatler süren ikna çabasından sonuç alınamayınca, Özel Harekat polisleri de operasyon için hazırlığa başladı.Hazırlıklardan sonra olaya müdahale eden polis rehineleri kurtardı, saldırganı da gözaltına aldı.Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
5 Ay Sonra Kobani'ye Dönüş
IŞİD saldırılarından kaçıp Türkiye'ye sığınan bir grup Suriyeli Kürt, IŞİD'in püskürtülmesinin ardından Kobani'ye döndü.Yaklaşık 5 ay önce Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) güçleri ile Kürt gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle Kobani'den Türkiye'ye kaçan Suriyeli Kürtler, IŞİD'in Kobani'den çıkarılmasının ardından evlerine dönmeye başladı.Çoğu kadın ve çocuk yaklaşık 700 Suriyeli sığınmacı, yanlarında getirdikleri bazı eşya ile Suruç ilçesindeki Mürşitpınar Sınır Kapısı önünde toplandı. Grup, önce güvenlik kontrol noktasından geçirildi, ardından kimlik kontrolleri yapıldı. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca oluşturulan kayıt merkezinde işlemleri tamamlanan grup daha sonra Kobani'ye geçti.Suriyeli Kürt Mecdule Kencur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkelerine döndükleri için çok mutlu olduklarını söyledi. Misafirperverliğinden dolayı Türk halkına teşekkür eden Kencur, 'İnşallah bir daha böyle sıkıntıları yaşamayız' diye konuştu. Avaş Kasım ise yıkılan evlerini el birliğiyle onaracaklarını belirtti.IŞİD'in Kobani kuşatması 13 Eylül 2014'te başladı. 2 Ekim'de Kobani çevresindeki birçok köyü ele geçiren IŞİD ile PYD'ye bağlı silahlı güçler arasında çatışmalar 5 Ekim günü kentin merkezine doğru yayılınca 300 bin Kürt evlerinden kaçmak zorunda kaldı. Türkiye'ye sadece bir gün içerisinde 180 bin kişi sığındı.Sivillerin boşalltığı Kobani'de çatışmalar yaklaşık 5 ay sürdü. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri hava bombardımanlarıyla Kürt gruplara destek verirken, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi de Türkiye üzerinden geçirdiği peşmerge gücüyle IŞİD'e karşı oluşturulan cepheyi genişletti.Kürt güçler 26 Ocak'ta Kobani'nin merkezinde kontrolü tamamen ele geçirdi. Peşmerge ve ÖSO destekli YPG, ilerleyen günlerde de, çevrede bulunan 120 köyü IŞİD’den geri aldı.AA
Drawattention ile Dizüstü Bilgisayarınızı Yazı Tahtasına Dönüştürün
Dizüstü bilgisayarınızı kişiselleştirmek istiyor, ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, bu çıkartmalar hayatınızda “beyaz” bir sayfa açmanıza olanak sağlayabilir. Bilgisayarı yazı tahtasına çeviren bu çıkartma sayesinde dizüstü bilgisayarın kapağına istenen çizimleri yapmak ve yazı yazmak mümkün oluyor.Farklı boyutlarda satılan DrawAttention adlı çıkartmalar bilgisayara kolayca yapıştırılıyor. Daha sonrasında ise beyaz tahtalarda kullanılan kalemlerle çizim yapılabilen çıkartmalardaki çizimler yine aynı beyaz tahtalarda olduğu gibi kolaylıkla siliniyor. Bu beyaz tahtada yapabilecekleriniz hayal gücünüzle sınırlı. İsterseniz rahatsız edilmek istemediğinizi yazın, isterseniz eğlenceli çizimler yapın ve hatta sosyal medya hesaplarınızı paylaşın.Şimdilik 13 inç ve 15 inç ekrana sahip dizüstü bilgisayarlara uyumlu olan DrawAttention ‘ın ileride tabletlere uyan boyutlarda piyasaya sürüleceği belirtiliyor. Tabii bunu beklemek istemiyorsanız yapışkanı keserek tabletinize uygun hale de getirebilirsiniz. 13 inç boyutundaki çıkartmanın 12 dolar ve 15 inç boyutlarındaki çıkartmanın ise 16 dolar fiyat etiketine sahip olduğunu da belirtelim.LOG
Reklam
Tüm Zamanların En Etkileyici 13 First Lady'si
First Lady'lik müessesesi biraz ciddiyeti, biraz resmiyeti çağrıştırsa da bazı First Lady'ler bunu ikinci plana atıp daha farklı bir mizaçla hatırlanmayı seçmişler. Hatta bir çoğu kendi ülkelerinde moda ikonu olarak da benimsenmiş. Dünya'nın bir çok köşesinden 13 First Lady;
Reklam
Manisaspor Çeyrek Finalde
Ziraat Türkiye Kupası Son 16 turunda, PTT 1. Lig ekiplerinden Manisaspor, deplasmanda kupanın flaş takımı Tuzlaspor'a konuk oldu. 90 dakika sonunda konuk ekip Manisaspor sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrılarak, adını bir üst tura yazdırdı.Zorlu mücadelenin ilk 45 dakikasında her iki ekip de skoru değiştirecek golü bulamadı ve ilk yarı 0-0 bitti.İkinci yarının başlarında 49. dakikada Manisaspor Hakan Barış'ın golüyle 1-0 öne geçti. 65. dakikada konuk ekip Branimir Subasic'in golüyle farkı 2'ye çıkarırken, ev sahibi ekip bu gole 69. dakikada Mehmet Alaeddinoğlu'nun golüyle cevap verdi.Mücadelenin 87. dakikasında Manisaspor Melik Yeğin'in golüyle skoru 3-1'e getirdi. Kalan dakikalarda başka gol sesi çıkmadı ve Manisaspor, Tuzlaspor'u 3-1 yenerek Ziraat Türkiye Kupası'nda bir üst tura yükseldi.Sporx
Reklam
Valilik Kelepçe İddiasını Doğruladı
Ankara’da eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz’ın trafik polisiyle yaşadığı sözlü tartışma sonrasında kelepçelenmesinin ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesi ile ilgili Ankara Valiliği yazılı açıklama yaptı.Açıklamada, 'Ekip otosuna bindirildikten kısa bir süre sonra fenalaşan Yılmaz Koçyılmaz’ın kelepçesi çıkarılarak, o sırada olay yerinden geçmekte olan ambulansa nakledilmiş ve sağlık görevlileri tarafından müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan ilk incelemede darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmektedir. Konu ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı' denildi.Ankara Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle; '10.02.015 günü saat 15.00 sıralarında, kar yağışı ve kayan araçlar nedeniyle Ayaş-Ankara karayolu trafiğe kapanmış, trafikte bekletilen konvoyda bulunan Yılmaz Koçyılmaz aracından inerek yola devam etmek istemiş ve görevli polislerle tartışmaya başlamıştır, şahsın yola devam etmek için ısrarcı olması ve tartışmaya devam etmesi üzerine, şahıs, muhafaza altına alınarak ekip aracına bindirilmiştir. Ekip otosuna bindirildikten kısa bir süre sonra fenalaşan Yılmaz Koçyılmaz’ın kelepçesi çıkarılarak, o sırada olay yerinden geçmekte olan ambulansa nakledilmiş ve sağlık görevlileri tarafından müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan ilk incelemede darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmektedir. Konu ile ilgili adl? ve idari soruşturma başlatılmış olup, merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileriz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.'BASIN KONSEYİ'NDEN AÇIKLAMABasın Konseyi de Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümü ile ilgili İçişleri Bakanlığı'nın bir açıklama yapmasını istedi. Yazı olarak yapılan açıklamada şunlara değinildi;'Polisin yetkisini, insan haklarının üstünde bir konuma getiren iç güvenlik paketinin boyutları, Ankara'da trafik polisleri tarafından kelepçelenen kameraman Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümüyle de su yüzüne çıkmıştır.Önümüzdeki süreçte, hayatımıza sokulması için yoğun çaba harcanan iç güvenlik paketinin, henüz TBMM'den geçmeden kullanılması, bir meslektaşımızın yaşamına mal olurken, kuşku ve korkularımızı bir daha arttırmıştır.Polislerin, öfke kontrolü eğitiminden geçirilmeden uyguladıkları kelepçe kullanma yetkisinin, halka korku saldığı ve sonucunda vahim sonuçlar doğurduğu açıkça görülmüşür.Henüz yasa TBMM'den geçmeden, Yılmaz Koçyılmaz'a hak etmediği halde kelepçe kullanılması, yasanın korkutucu boyutlarını da beraberinde getireceğinin kanıtı olmuştur.Vatandaş suç işlese bile, bu konuda eğitimli olmadığı anlaşılan polisin, yaratacağı sonuçları, nasıl göğüsleyebileceğimizi hep beraber düşünmeliyiz.Elinde suç aleti yokken, ağzı bezle kapalı değilken, üstelik hastalığını da beyan eden eski bir meslektaşımızın, acımasızca maruz kaldığı bu tavırların, daha büyük olaylarda kaç yaşamı söndüreceğinden endişe ediyoruz.Yaşam hakkının hiçe sayılması, hiçbir gerekçenin önünde olamaz.İç güvenlik paketinin bu şekilde uygulanmasının, Türkiye'yi demokrasi standardının gerisine düşüreceğinden kuşku duymaktayız. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerindeki olası terör eylemcilerini engelleme amacıyla hazırlandığı açıklanan, iç güvenlik paketiyle polisin orantısız gücünün; halkın, gazetecilerin korku, endişe ve kaygılarını büyütmektedir.Yasa paketinin aceleye getirilmeden bir daha görüşülmesi gerektiğine inanıyor, başka meslektaşlarımızı da bu uğurda kaybetmek istemiyoruz.Yılmaz Koçyılmaz'ın suçu neydi? İçişleri Bakanlığı'ndan bu ölüme yol açan nedenleri ve bu olayın davranışın terörle ilgili olup olmadığının ivedilikle açıklanmasını bekliyoruz.Koçyılmaz Ailesi'ne de basın camiası adına başsağlığı diliyoruz'DHA
Euroleague Galatasaray'ın İtirazını Reddetti
Basketbolda THY Avrupa Ligi yönetimi, Galatasaray Liv Hospital'ın, Top 16 turu E Grubu'nda Maccabi Electra'ya 97-94 mağlup olduğu maçın sonucuna ilişkin yaptığı itirazı reddetti.THY Avrupa Ligi'nin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, sarı-kırmızılıların, 5 Şubat'ta İsrail'in Maccabi Electra takımına uzatma sonunda 97-94 yenildiği Top 16 turu E Grubu karşılaşmasının sonucuna ilişkin itirazı reddedildi.Galatasaray Kulübü'ne, meşale yakılması ve sahaya madde atılması sebebiyle 12 bin, Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman'a da hakemlere saygısızlık ettiği gerekçesiyle 2 bin avro para cezası verildi.Normal süresi 85-85 biten maçın uzatma bölümünde, skor 94-94 berabere devam ederken, Galatasaray Liv Hospital'dan Ender Arslan'ın turnikesini bloklayan Tyus maçın gidişatına etki etmiş, sonraki hücumda İsrail temsilcisi bulduğu 3 sayılık basketle sahadan galip ayrılmıştı.Ender Arslan başta olmak üzere sarı-kırmızılı oyuncular ve teknik heyet, bloğun top inişe geçtiği sırada yapıldığını ve bu nedenle basketin geçerli sayılması gerektiğini iddia etmişti.AA
Reklam
Manchester United'da İki Kötü Beşiktaşlı!
İki eski Beşiktaşlı futbolcu, Manchester United tarihinin en kötüleri arasında gösterildi.İngiliz devi Manchester United'ın tarihinde iki Beşiktaşlı oyuncu da iz bıraktı. Daily Telegraph gazetesi 'Manchester United'ın en kötü 13 transferi' başlığıyla verdiği haberinde, kulübün tarihindeki en kötü oyuncu tercihlerini sıraladı.Performanslarıyla Kırmızı Şeytanlar'da kötü iz bırakan isimlerin belirlendiği listede, zamanında siyah-beyazlı formayı da giyen iki futbolcu dikkat çekti. United kariyerinin ardından Türkiye'nin yolunu tutan ve 2005-07 arası dönemde Kara Kartal'ın formasını giyen Brezilyalı Kleberson listenin üst sıralarında yer aldı.Yine United'dan Beşiktaş'a kiralık olarak gelen ve 2011-12'de siyah-beyazlılarda top koşturan Bebe de, Premier Lig ekibinin en kötü transferleri arasında gösterildi. Listede ayrıca Massimo Taibi, Djemba-Djemba, Zoran Tosic, Wilfried Zaha, Anderson, Juan Sebastian Veron, Owen Hargreaves, Dimitar Berbatov gibi isimlere de yer verildi.Skorer
Reklam
“Seni Seviyorum” Demenin En Nefis Hali 11 Tatlı Önerisi
En klişesinden bir saat, olmadı atkı, biraz tişört, eyvahlar olsun fotoğraf baskılı bardak, beterin beteri ‘en iyi sevgili ödülü oscar’ı almaktan sıkılan dostlar, sizin için çok güzel önerilerimiz var.Bakış açısı “Sevgileler Günü dediğin yapmacık, insanlar satın alsın diye sonradan uydurulmuş bir gün” tarafında olanlar, siz de bakın. Çünkü aslında hiçbir şey satın almayacaksınız, kendi ellerinizle, kendi zevkinizle, sevdiceğinize “Seni Seviyorum” diyeceksiniz.
CHP Sözcüsü Koç: ‘Saraydan Fidan Kaçırma’
CHP Sözcüsü Haluk Koç MİT müsteşarlarının istifa ederek siyasete girmesinin alışılagelmiş bir olay olmadığını söyledi. Koç “ Şu an oynanan filme ‘Saraydan Fidan kaçırma’ diyebiliriz” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç düzenlediği basın toplantısında Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı için MİT Müsteşarlığı’ndan istifa etmesini değerlendirdi.Koç, bunun alışılmadık bir durum olduğunu söyledi:'Devletin en önemli kurumlarının başında gelen MİT'te başkanlık yapmış bir kişinin, bütün görevi boyunca taşıdığı sırlarla beraber görevinden çekilerek siyasete girmesi yadırganacak bir olay. Çünkü alışılagelmiş bir olay değil. O noktada görev yapanlar o görevden ayrıldıktan sonra kendi sırlarıyla beraber bir köşeye çekilirler. Ben yakın siyasi tarihte, Türkiye Cumhuriyeti'nde de başka benzer bir olay hatırlamıyorum.” ‘Siyasi dokunulmazlığa müraacat var’MİT Yasası’nda yapılan değişiklikle Hakan Fidan’a yasal koruma sağlandığını söyleyen Koç, Fidan adı etrafında Oslo görüşmeleri, Çözüm Süreci, Suriye süreci gibi konularla birlikte çeşitli iddiaların da tartışma konusu olduğunu ifade etti. Koç, Fidan'ın istifasıyla ilgili bazı sorular gündeme getirdi:'Zaten koruma zırhın var kanunen. Şimdi milletvekilliğinin getirdiği siyasi dokunulmazlığa müracaat var. Yoksa niyet daha mı farklı? Bunca süredir her işin ve her mevkinin tek muktediri olan, aklı sıra 7 Haziran sonrası için kendisine dönük planlar hazırlayan, yapan baş muktedir acaba alttan alta kendi adamları tarafından mı kuşatılıyor? Bu da önemli soru işaretlerinden bir tanesi. Yani şu anda oynayan filme 'Saraydan Fidan kaçırma' diyebiliriz.' AA, Al Jazeera Turk
Ankara'nın Sokaklarını Süsleyen Avareler'den 42 Mükemmel Çalışma
Kimi zaman Tunalı Hilmi, kimi zaman Tunus caddesinde veya bir metro hatta avm girişinde onlarla karşılaşıyoruz. Onlar duvardakileri silmeye gelen belediye görevlilerinin silmeye kıyamadığı çalışmaları yapan Ankara'yı seven bir sokak sanatçısı grubu.Bozuk gördükleri her şeyi kendi yöntemleriyle eleştiriyorlar. Bu konuda duvarlar da Avare'lerin yardımcısı olmaktan çekinmiyor.
Reklam