Yeğeninin Gözünden Hitler'in Hikayesi
İlişkisi olduğu iddia edilen yeğeni Angelika Maria 'Geli' Raubal'ın gözünden, Hitler'in çıkışının arifesini anlatan 'Hitler'in Yeğeni', Maya Kitap'tan çıktıYazar Ron Hansen’in tarihe tanıklık eden romanı 'Hitler’in Yeğeni' Ayşegül Pamukoğlu çevirisi ve Maya Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitap, Hitler ile yeğeni Angelika Maria Raubal arasındaki gergin ve derin ilişkiyi konu ediniyor. Daha önce pek çok biyografi yazarı tarafından ele alınan ikilinin ilişkisi, bu kez Hansen’in kurgusuyla hayat buluyor. Hitler'in üvey ablasının kızı olan ve sevgilisi olduğu iddia edilen Raubal'in, 23 yaşında bir silahla vurularak ölmesi üzerine, intihar mı ettiği, bir aşığı tarafından mı öldürüldüğü yoksa Hitler tarafından mı vurulduğu çokça tartışmaya yol açmıştı. Hikaye, aile arasında 'Geli' şeklinde çağırılan Angelika’nın doğumuyla açılıyor. O dönemlerde başarısızlık ve açlık içinde çırpınan Hitler’in nasıl kibirli ve kötü bir adama dönüştüğü ile devam ediyor. En nihayetinde ise Geli’nin 1932 yılında Hitler’in Münih’teki evinde ölü bulunmasıyla son buluyor. Tüm bu süreçte okur, bir taraftan Geli’nin Hitler’in domine ettiği trajik hikayesine tanık olurken; bir taraftan da kendi iç dünyasındaki acımasızlık ve nefreti dışavurmaktan çekinmeyen Hitler’in hayatına konuk oluyor. Tüm bunların arkasında ise Nazi döneminin yükselişini takip ediyor. Özetle, Hitler’in ilerleyen yıllarda hakkında “Hayatımda tek sevdiğim kadın,” diyeceği Geli’nin hikayesi üzerinden kurgulanmış bir dönem hikayesi 'Hitler’in Yeğeni'.Milliyet
Nihat Doğan Hakkında Suç Duyurusu
Şarkıcı Nihat Doğan hakkında, Mersin'de vahşice öldürülen, Özgecan Aslan'ın ardından attığı tweet nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.Mersin'in Tarsus ilçesinde katledildikten sonra cesedi yakılan Özgecan Aslan'ın ardından 'Siz de mini eteği giyip, soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın' şeklinde tweet atan Nihat Doğan hakkında bir avukat suı duyurusunda bulundu.Avukat Rahim Kurt tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Aslan'ın ölümünün ardından benzer olayların bir daha yaşanmaması için toplumun her kesiminin olayı kınadığı belirtildi.Twitter hesabından yaptığı paylaşımla tepkileri üzerine çeken Doğan'ın Survivor yarışması kadrosundan çıkarıldığı belirtilen suç duyurusu dilekçesinde, Doğan'ın menajerinin görevini bıraktığı ve birçok tv ve radyo kanalının boykot kararı aldıkları hatırlatıldı.'Özgecan Aslan'ın tecavüz edilip yakılması normal gibi bir tavır sergilemiştir''Doğan'ın attığı tweete yer verilen suç duyurusu dilekçesinde, 'Doğan, bu tweet ile sanki cinayet kurbanı Özgecan Aslan mini etek giydiği için bıçaklanıp tecavüz edilip yakılması normalmiş gibi bir tavır sergilemiştir. Bu suretle suç işleme düşüncesini tahrik ve teşvik etmiştir. Yine bu suretle Doğan cinayete kurban giden masum kızın ölüsüne saygısızlık ve hakarette bulunmuştur'' denildi.İHA
Kaspersky: Sabit Diskler ‘NSA Casus Yazılımı' ile Satılıyor
Siber güvenlik firması Kaspersky, pek çok büyük markanın sattığı bilgisayarların sabit disklerinde ABD istihbaratına ait casus yazılım olduğunu iddia etti.Rusya merkezli güvenlik yazılım şirketi Kaspersky, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nin (NSA), sabit disklerdeki bir casus yazılım aracılığıyla 30 ülkedeki kullanıcıların bilgisayarlarından bilgi topladığını öne sürdü.Kaspersky'ye göre NSA, Western Digital, Seagate, Toshiba, IBM ve Samsung gibi sektör devlerinin ürettiği bilgisayarların sabit diskine, daha üretim aşamasında bir casus programı yükletti. Sabit disklerin, NSA tarafından kullanıcıların bilgisayarlarına sızmak için kullanıldığı iddia edildi.30 ÜLKEDEKİ BİLGİSAYARLARDA TESPİT EDİLDİŞirket, İran, Rusya, Afganistan, Çin, Suriye, Pakistan, Mali, Yemen ve Cezayir'in de aralarında bulunduğu 30 ülkeye satışı yapılan bilgisayarlarda, casus yazılımların tespit edildiğini açıkladı. Bu casus programın yüklendiği bilgisayarlardaki bilgi akışı da anlık olarak izlendi.Kaspersky'nin açıklamasına göre, casus yazılımların bulunduğu bilgisayarlar çoğunlukla hükümet ve askeri kurumlar, iletişim ve telekomünikasyon şirketleri, bankalar, enerji ve nükleer araştırmalar alanında faaliyetler sürdüren firmalar, medya şirketleri ve İslami kurumlara ait.Adı açıklanmayan eski bir NSA çalışanı da, isithbarat ajansının sabit disklerden bilgi sızdırmaya yarayacak casus yazılımı geliştirdiğini kabul etti.NSA AÇIKLAMA YAPMAYI REDDETTİBu arada Kaspersky ayrıca, 2001'den bu yana kullanıldığını iddia ettiği casus yazılımının belirlenip bilgisayar sisteminden kaldırma metotlarına ilişkin bir yazı da yayınladı.NSA ise ‘sessiz kalmayı' tercih etti. NSA sözcüsü Vanee Vines, konuyla ilgili açıklama yapmayı reddetti.ŞİRKETLER DE 'YORUMSUZ'Adı geçen şirketlerden Western Digital ve Seagate ise böyle bir casus yazılım hakkında bilgileri olmadığını açıkladı. Toshiba ve Samsung da yorum yapmaktan kaçındı.Sputniknews
'IŞİD 120 Genci Kaçırdı'
IŞİD'in Irak'ın başkenti Bağdat'ın 160 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Selahaddin kentine bağlı Tikrit ilçesinde 120 genci kaçırdığı iddia edildi.Selahaddin İl Meclisi Sözcüsü Mervan Naci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'IŞİD, Tikrit'in doğusundaki Rubeyda köyüne yaptığı baskında Abid ve Mesare aşiretlerinden 120 genci kaçırdı' dedi.Irak emniyet güçlerini, 'Kaçırılan sivillerin IŞİD'in elinden kurtarılması için derhal müdahale etmeye' çağırdıklarını belirten Naci, IŞİD'in daha önce Cuburi, Elbu Nemr ve Elbu Fahd aşiretlerine yaptığı gibi yeni bir katliam işlemesinden endişe ettiklerini dile getirdi.Irak'ta, IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların, geçen yıl 10 Haziran'da Musul başta olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli kentlerde çatışmalar sürüyor. Reuters ve Al Jazeera
Lumia 1330, Microsoft Endonezya'nın Facebook Sayfasında Ortaya Çıktı
Microsoft’un yeni bir telefon satışı hazırlığı içinde olduğu Microsoft Endonezya ekibinin Facebook hesabı üzerinden yayınladığı bir tanıtım görseliyle ortaya çıktı. Lumia 1330’a ait olduğu belirtilen telefonun tanıtım görseli kısa bir süre içerisinde Facebook hesabı üzerinden kaldırılmış olsa da Nokia Power User tanıtım görselini kendi sayfası üzerinden paylaştı.Telefona ait olduğu iddia edilen tanıtım görselinde telefonun çift SIM karta sahip olacağı belirtiliyor. LTE ve 3G versiyonlarıyla kullanıcılarla buluşacağı söylenen Lumia 1330’un, tek SIM kartlı versiyonunun LTE-Advanced, LTE ve 3G olmak üzere üç farklı versiyonla birlikte satışa sunulacağı ifade ediliyor. Lumia 1330’un beklenen teknik özellikleri ise şöyle: 720p çözünürlüklü 5,7 inç ekran, Snapdragon 400 işlemci, 1 GB RAM 1080p video kaydedebilen 14 megapiksel arka kamera ve selfie çekimleri için 5 megapiksel ön kamera. Lumia 1330’un önümüzdeki ay gerçekleşecek Mobil Dünya Kongresi’nde görücüye çıkması bekleniyor.LOG
Reklam
Star Wars'lu Cenaze Töreni
'Bir Star Wars fanatiği ölene kadar fanatik kalacaktır, güç muhtemelen onunla olacaktır', bunu biz demiyoruz. 58 yaşında hayatını kaybeden Gordon Deacon’un cenazesindeki arkadaşları diyor.İngiltere'de hayatını kaybeden Star Wars fanatiği Gordon Deacon için de dul eşi tarafından bir Star Wars cenazesi düzenlendi. Cenazede Darth Vader'in askerleri Stormtrooper'lar Gordon’un na’şını kiliseye kadar getirdiler, kapıda beklediler ve oradan da kasaba defin yerine götürüp toprağa verdiler.
Beşiktaş Integral Forex, Georgios Bartzokas ile Anlaştı İddiası
Beşiktaş Integral Forex, Ahmet Kandemir'in takımdan ayrılmasının ardından Georgios Bartzokas ile anlaştı.Ahmet Kandemir’in görevden ayrılmasının ardından yeni koç arayışlarını sürdüren Beşiktaş İntegral Forex mutlu sona ulaştı.Dün görüşmeleri gerçekleştirmek için Yunanistan’a giden Yiğiter Uluğ, Yunanistanlı çalıştırıcı Georgios Bartzokas ile anlaşmaya vardı. Siyah beyazlı ekibin ilk tercihi olan 49 yaşındaki coach için resmi açıklamanın bugün yapılması bekleniyor. Bartzokas, Olympiakos’la 2012-2013 sezonunda Euroleague kupasını kaldırmıştı.Ajans Basketbol
Reklam
Telefonda En Sık Söylenen 7 Yalan
Hiç konuşmak istemediğiniz biri aradığında ne bahane uyduruyorsunuz? Telefonda yalan söyleme konusunda usta mısınız? Bir yere geç kaldığınızda mazeretiniz eksik olmuyor mu? İşte, telefonda en sık söylenen 7 yalan...
AB Bakanı Bozkır: ‘İdam Cezasının Geri Getirilmesi Gündemde Değil’
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan cinayetiyle birlikte tartışılmaya başlanan idam cezasının dünkü Bakanlar Kurulu’nda gündeme geldiğini söyledi. Bakan Bozkır, “İdam cezasının geri getirilmesi gündemde değildir.” dedi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile AB Bakanı Volkan Bozkır, ‘Mesleki Eğitimin Kalitesinin ve Gençlerin Mesleki Becerilerinin Geliştirilmesi Projesi’ açılışına katıldı. Bakan Bozkır burada basın mensuplarının idam cezası tartışmasıyla ilgili sorusunu cevapladı. Bakan Bozkır şöyle konuştu: “Bakanlar Kurulu’nda ele alındı. AB Bakanı olarak düşüncemi açıkladım. İdam cezası 2000 yılında kaldırıldı. 2004 yılında tüm mevzuatımız ve Anayasa'dan çıkartıldı. AB sürecinin önemli bir unsuru. Hiçbir Avrupa ülkesinde idam cezası uygulanmamaktadır. Ağırlaştırılmış müebbet cezası uygulanmaktadır. Bence idam cezasından etkili bir yöntemdir. Bu da 36 yıla tekabül eder. İdam cezasının geri getirilmesi gündemde değildir.”Mevlüt Kazan, CHA
"AKP Algı Yaratmaya Çalışıyor, Önemli Olan 'Süreç İyi Gidiyor' Demagojisini Yapmak Değildir"
KCK çözüm süreciyle ilgili açıklamasında, “AKP iktidarının kendine yakın basın ve medya organları üzerinden algı yaratmaya ve yönetme politikasını yürüttüğünü” ifade etti ve sürecin 15 Şubat’la birlikte son derece tehlikeli, kritik ve bitme noktasında olduğunu belirterek yeni bir karar aşamasında olduklarını açıkladı.Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı bu sabah çözüm süreciyle ilgili açıklama yaptı, süreç konusunda AKP Hükümeti’nin hiçbir adım atmadığını belirtti.Fırat Haber Ajansı’nın haberine göre, açıklama özetle şöyle:“AKP’nin bu tutarsız ve müzakereye gelemeyen politikaları nedeniyle süreci ve AKP’nin yaklaşımlarını ciddi biçimde sorgulama hakkımız doğmuştur. Şimdi hareket olarak böyle ciddi ve kritik bir sorgulama ve yeni kararlar alma aşamasındayız.”“AKP iktidarı son günlerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve hareketlerine atfen doğrudan ve dolaylı yaptığı açıklamalarla kendine göre kamuoyu yaratmaya çalışıyor. Kendine yakın basın ve medya organları üzerinden algı yaratmaya ve yönetme politikasını ısrarla sürdürmektedir.”“AKP’ye yakın birçok köşe yazarı, basın ve medya Kürt Halk Önderi Reber Apo’nun açıklama yapacağı beklentisi içinde olduğunu iddia etmektedir. Erdoğan bir adım daha ileri gidip üstenci bir üslupla ‘bugünlerde bir açıklama bekliyoruz. Ama önemli olan açıklama değildir. Bakalım bu defa silah bırakacaklar mı’ demektedir. Buna karşılık bizde diyoruz ki, önemli olan süreç iyi gidiyor demagojisini yapmak değildir.”“Bakalım bu defa AKP iktidarı hiç vakit geçirmeden hemen yarın resmi müzakereye başlayacak mı? İzleme heyeti kurulacak mı ve bu heyet hiç vakit geçirmeden Önder Apo’yla görüşecek mi? AKP’nin Kürt sorununun çözümüne ilişkin varsa bir politikası bunu açıkça ortaya koyup somut adım atacak mı? En önemlisi de Reber APO’nun hareketimizle ve hareketimizin de kamuoyuyla paylaştığı müzakere taslağı karşısında bir adım atabilmiş midir?”“AKP’nin açıklama beklemeyi bırakıp somut adımlar atması gerekiyor. Oyalama politikasından vazgeçmelidir. Niçin halen müzakereye oturmadığını kamuoyuna açıklamalıdır. Zihniyetinde hiçbir değişiklik ve pratik uygulamada hiçbir adım atmayan, müzakereye dahi oturmayan AKP, Kürt halk Önderinden ve hareketimizden hangi yüzle ve hangi politik ahlakla açıklama yapmamızı bekleyebilir.”“15 Şubat’a kadar başlaması gereken müzakerede hayli yol alınmalıyken, AKP henüz müzakereye bile gelmiş değildir. Oysa 15 Şubat tarihi bizim için çok önemliydi. AKP’nin bu tutarsız ve müzakereye gelemeyen politikaları nedeniyle süreci ve AKP’nin yaklaşımlarını ciddi biçimde sorgulama hakkımız doğmuştur. Şimdi hareket olarak böyle ciddi ve kritik bir sorgulama ve yeni kararlar alma aşamasındayız.”“Hareketimizin tüm bileşenleri olarak yaptığımız kapsamlı tartışmalar sonucunda önderliğimizin iletmiş olduğu müzakere taslağını desteklediğimizi ve arkasında olduğumuzu kamuoyuna açık ve net biçimde deklere etmiştik. Aynı açıklamada müzakere taslağı kadar müzakerenin gerçekleşeceği takvimi ne kadar önemsediğimizi de aynı açıklıkla ortaya koymuştuk. Ne var ki, Önderliğimizin ve hareketimizin net ve kararlı duruşu karşısında AKP yine zamana oynayan, oyalama politikalarını sürdürmüş ve bunda ısrar etmiştir. Pratik, gözle görülür somut adımlar atmak ve demokratik yasalar çıkarmak yerine, iç güvenlik paketi adı altında faşist yasalar çıkarmaya çalışmaktadır.”“AKP, istediği kadar demokratikleşme, süreç ve müzakere desin; Bunların hepsinin laf ve demagojiden ibaret olduğu çıkarmaya çalıştığı iç güvenlik yasasından da rahatlıkla görülmektedir. Demokrasi, çözüm ve müzakereye bu kadar kapalı olan bir zihniyetin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü konusunda hiçbir adım atmayacağı ortaya çıkmıştır.”“AKP’nin artık demagoji, sahte algı yaratma, zamana oynama ve oyalama politikalarını terk etmesi gerekmektedir. Önder Apo’yla yaptığı diyalogun ciddiyet ve samimiyeti hemen yarın derhal müzakerenin başlaması, izleme heyetinin oluşması, izleme heyetinin Önder Apo’yla görüşmesi ve bu temelde bir an evvel somut adımların atılmasıyla ortaya çıkacaktır. Yoksa bizim için sürecin 15 Şubat’la birlikte son derece tehlikeli, kritik ve bitme noktasında olduğunu belirtmek durumundayız.” Kaynak: Bianet ve ANF
Reklam
Ziraat Türkiye Kupası'nda Eşleşmeler Belli Oldu
Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri Türkiye Futbol Federasyonu'nun Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ndeki Orhan Saka Salonu'nda gerçekleştirildi.Çekilen kura sonrası Türkiye Kupası'nda çeyrek final eşleşmeleri şöyle oluştu;Galatasaray - ManisasporKayserispor - Medicana SivassporBursaspor - GençlerbirliğiMersin İdman Yurdu - FenerbahçeYarı final eşleşmeleri şöyle:1. maçın (Galatasaray - Manisaspor) galibi ile 2. maçın (Kayserispor - Medicana Sivasspor) galibi ve 3. maçın (Bursaspor - Gençlerbirliği) galibi ile 4. maçın (Mersin İdmanyurdu - Fenerbahçe) galibi yarı finalde eşleşecekler.Çift maç eleme usulüne göre oynanacak çeyrek final karşılaşmaları 3, 4, 5 Mart ve 7, 8, 9 Nisan, yarı final karşılaşmaları ise 28, 29, 30 Nisan ve 19, 20, 21 Mayıs tarihlerinde yapılacak.
İstanbul'da Kar Yağışı Kuvvetlenerek Sürecek
Kentte sabah başlayıp aralıklarla süren kar yağışının, yarın da kuvvetlenerek devam etmesi bekleniyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, bugün aralıklarla, yarın da şiddetini artırarak sürecek yağış, perşembe günü öğle saatlerinde bir süre duracak.Aynı günün gece saatlerinde tekrar başlayacak kar yağışı, cuma günü sabah saatlerinde bölgeyi terk edecek. Kentte, ilçelere göre değişiklik göstermekle beraber, 10-25 santimetre arasında kar kalınlığı oluşması bekleniyor.Bugün en yüksek 2 derece olması beklenen sıcaklık ise geceden itibaren sıfırın altında seyredecek. Aralıklarla kuvvetlenecek rüzgar nedeniyle kar yağışının da zaman zaman tipi olarak görüleceği tahmin ediliyor.Bu arada, Avrupa ve Anadolu yakasındaki bazı ilçelerde zaman zaman tipi şeklinde görülen kar nedeniyle, Şehir Hatları seferleri, bir süre yapılamadı.Yetkililer buzlanma ve don gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde uyarılarda bulundu.AKOM hazırMeteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kar yağışı ve fırtına uyarıları üzerine AKOM, karla mücadele için hazırlıklarını tamamladı.İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, itfaiye, zabıta, park ve bahçeler ile atık yönetim ekipleri, 4 bin 815 personel ve bin 28 araçla karla mücadele ve yolların açık tutulması için hazır bekletiliyor.Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan 'Köy Timleri' de muhtarların kontrolünde, köylerde kar küreme çalışmaları yapıyor.AA
İşte Liverpool-Beşiktaş Maçının Hakemi!
Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde 19 Şubat Perşembe günü deplasmanda Liverpool ile oynayacağı maçın hakemleri belli oldu.UEFA'dan yapılan açıklamaya göre; Liverpool-Beşiktaş mücadelesini Polonya Futbol Federasyonu'ndan Szymon Marciniak yönetecek.Pawel Sokolnicki ile Tomasz Listkiewicz yardımcı hakemler olarak görev yapacak. Radoslaw Siejka'nın 4. hakem olacağı mücadelenin ilave yardımcı hakemleri ise Pawel Raczkowski ile Tomasz Musial.Ligtv
Reklam
F Klavyeye Yeni Standartlar Geliyor
AK Parti Ar-Ge'den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, Ar-Ge Başkanlığı olarak Türk Standartları Enstitüsünden (TSE), 'F' klavye üzerindeki 'alt, cmd' gibi işaretlerin Türkçe olmasını, şapkalı harflerin bir tuşla yazılabilmesini, TL ambleminin de klavyede yer almasını istediklerini bildirdi.Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı da olan Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Q klavyenin yazma hızını yavaşlatan bir harf dizilimi bulunduğunu, F klavyenin ise Türkçe için geliştirildiğini söyledi.Hızlı yazmak için en uygun kelime dizilişinin F klavyede yer aldığına işaret eden Erdem, 'Bunun en önemli delili BM'ye bağlı Intersteno yarışmalarının tartışmasız şampiyonlarının Türkler olması' dedi.F klavyenin 10 parmakla ekrana bakmadan yazmaya olanak vermesinin, göz sağlığını koruduğunu, refleksleri geliştirerek ortopedik sorunların önüne geçtiğini anlatan Erdem, 'F klavye zekayı da geliştiriyor. İki elle yazıldığında beynin her iki tarafı aynı anda çalıştığından çocukların zekasının gelişmesinde büyük etkisi var. Bu nedenle özelikle erken yaşta çocuklara 10 parmakla yazı yazmanın öğretilmesi gerekli' diye konuştu.'TSE'de F klavye üzerinde bir çalışma grubu oluşturuldu'Erdem, Ar-Ge Başkanlığı olarak TSE'ye F klavye için son teknolojik gelişmeleri dikkate alarak yeni bir standart geliştirilmesi önerisinde bulunduklarını belirterek, TSE'de F klavye üzerinde bir çalışma grubu oluşturulduğunu bildirdi. Erdem, şöyle konuştu:'Klavye üzerindeki 'alt, cmd' gibi işaretlerin de Türkçe olmasını, şapkalı harflerin de bir tuşla yazılabilmesini istiyoruz. Klavye üzerinde avronun, doların amblemi var ama TL'nin amblemi yok. Bunun da konulmasını talep ediyoruz. Son teknolojik gelişmeleri de dikkate alarak en mükemmel çalışmayı hazırlayalım diyoruz. Bizim AK Parti Ar-Ge Başkanlığı olarak böyle bir talebimiz oldu.'TSE'deki çalışma grubunda yer alan uzmanların, bir standart geliştirip bunu ilan edeceklerini anlatan Erdem, 'Buna itirazlar olabilecek. Bizim görmediğimizi başka kurum görmüş olabilir' diye konuştu.Selma Kasap, AA
Project Ara'nın İlk Kamerası Toshiba'dan!
Google'ın modüler akıllı telefon çalışması olan Project Ara, takip çıkarılabilen parçalarıyla her ihtiyaca ve bütçeye göre bir akıllı telefon oluşturmayı hedefliyor.Akıllı telefon dünyasına büyük umutlar vaat eden projede işlemciden ekrana, kameraya varıncaya kadar istediğiniz her şeyi dilediğiniz gibi seçebileceksiniz.Bu bağlamda bir süredir çalışmalar devam ederken projede kullanılabilecek ilk kamerada Toshiba tarafından duyuruldu. Projenin ilk kamerası henüz prototip aşamasında olmasına karşın görücüye çıkartıldı.Toshiba'nın henüz geliştirme aşamasında olduğu modüler kameralar 2, 5 ve 13 megapiksel olmak üzere kullanıcıya üç farklı çözünürlük seçme imkanı sunuyor. Firmanın üretti tüm modüler kameralarda CMOS sensör kullanılıyor.Henüz Toshiba'nın modüler kameralarıyla ilgili elimizdeki bilgiler bunlarla sınırlı. Ancak geliştirme aşamasında olan modüler kameralar ile ilgili daha detaylı bilgiyi ilerleyen dönemde ulaşacağız..ShiftDelete.Net
Reklam
Russia Today Ekibi, Keskin Nişancı Ateşinin Hedefi Oldu
Ukrayna'nın doğusunda görev yapan Russia Today (RT) çekim ekibi keskin nişancı ateşinin ortasında kaldı. Kameralara da yansıyan görüntüler, bölgede yeni ateşkes sürecine girildikten iki gün sonra yaşandı.Olay, RT ekibinin çatışmaların hala sürdüğü Debaltsevo şehrinden 14 kilometre uzaklıkta olan Uglegorsk kabasına gitmeye çalıştığı sırada yaşandı.Kameralara yansıyan görüntülere göre Ukraynalı bir grup keskin nişancı, giysilerinde 'basın mensubu' olduklarını gösteren yazılar olmasına rağmen doğrudan RT ekibini hedef alarak ilerlemelerine engel oldu.
‘Şiddet Bir Sonuçtur, Kaynağına İnilmezse Tedbirler Pansuman Kalacaktır’
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasına Mersin'in Tarsus İlçesi'nde vahşice öldürülen Özgecan Aslan'ı anarak başladı. Toplumsal şiddetin arttığına dikkat çeken Bahçeli, 'şiddet bir sonuçtur, nedenleri gün yüzüne çıkarılmadıktan sonra uygulanacak tedbirler pansuman işlemi görecektir' dedi.Bahçeli, konuşmasında şunları söyledi:ÖZGECAN ASLAN'IN KATİLLERİ EN AĞIR DÜZEYDE CEZALANDIRILSINSosyal ve ekonomik çalkantı devamlı körüklenmektedir. Türkiye hepimizi endişeye sürükleyen bir şiddet döngüsüne kilitlenmek üzeredir. Tarsus’ta akıl almaz yöntemlerle katledilen Özgecan kızımız nasıl bir cinnetle karşı karşıya kaldığımızı göstermiştir. Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesinin acısını yürekten paylaşıyor, katillerin en ağır düzeyde cezalandırılmasını temenni ediyorum.KADINA ŞİDDET NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTIKadına yönelen şiddet dalgasının masum canlara kast eden saldırıların niçin bu kadar yaygınlaştığını mutlaka araştırmak zorundayız. Toplumsal huzurumuza musallat olan bu kanlı tablonun arkasındaki perde aralanmadıkça maalesef Özgecan’ların katledilmesini engellememiz mümkün değildir. Şiddet bir sonuçtur, tedavi edilmedikçe vicdanları kanatmaya devam edecektir.MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYORDün işsizlik verileri açıklanmıştır. 2014 yılı Şubat ayı itibariyle işsizlik oranını hesaplamada yeni bir yönteme geçildiğinden işsiz sayısının çerçevesi kurnazca daraltılmıştır. AKP bayat numaralarla işsizliğin üzerini örtmektedir. Yine de mızrak çuvala sığmamaktadır. Kim ne söylerse söylesin toplam işsiz sayısı 6 milyona yaklaşmakta her evi haneyi ateş gibi sarmaktadır. Sosyal ve ekonomik istikrarsızlığı besleyen sayıları 2 milyonu aşan Suriyeli sığınmacılar ise işsizliği kemikleştirmektedir.AKP TAM BİR BAŞARISIZLIK MARKASIİşsizlik sorununu çözmeyen, niyeti de bulunmayan AKP hükümeti tam bir başarısızlık markasıdır. Kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 33,9’dur. Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanların oranı yüzde 35’e yaklaşmıştır.İşin bir başka düşündürücü tarafı da çalışma çağındaki nüfusumuzun sadece 25 milyon 874 bininin istihdam ediliyor olmasıdır.AKP’nin ekonomi politikaları duvara toslamakla kalmamış, milyonlarca vatandaşımızı işsiz bırakmıştır. AKP yalana, toz pembe hayal tacirliğine devam etmektedir. Davutoğlu hala istihdam oluşturduk hikayelerinden medet ummaya devam etmektedir.TEKİRDAĞLI KAAN İŞSİZSE VEBALİ HARAM YİYEN AKP ZİHNİYETİNİN SIRTINDAGelişmiş ülkelerde de işsizlik var ne yapalım diyen 17-25 Aralık failleri çoktan günaha batmışlardır. Trabzonlu Dursun, İzmirli Filiz, Tekirdağlı Kaan işsiz kalmışsa bunun vebali haram yiyen AKP zihniyetinin sırtındadır. Birkaç kişinin istihdam edileceği işlere binlerce insanımız müracaat ediyorsa suçlu bellidir. AKP yakın, yandaş, hısım, dünür ve akrabalara iş bulma, bunları işe sokma, yağmadan pay verme hususunda beceriklidir. AKP kul hakkını yemede, insan şerefini çiğnemede, hazine kaynaklarını dağıtmada rakipsizdir. Yolsuzluk yoksulluk ve rüşvet mekanizmasının mimarı AKP’dir. Bize göre işsizlik bir kader değildir. MHP işsizliği yenecek kuvvet ve azme sahiptir.ZENGİNDEN FAKİRE GELİR TRANSFERİ SAĞLAYACAĞIZAç ve açıkta kim varsa elinden tutacağız. Elimizi uzatıp gönlümüzü açacağız. Orta sınıfa soluk aldıracağız. Zenginden fakire gelir transferi sağlayacağız. İşsizlik ödeneğinden yararlanma şartlarını esnetmeyi, 4/C'lilere kadro vermeyi, taşeron işçileri kadrolu yapmayı, emeklilikle yaşa takılanlarla ilgili biriken sıkıntıları gidermeyi, ihtiyaç sahibi her aileden en az bir kardeşimize iş imkanı sağlamayı, kamuda boş kadrolara atama yapmayı, üniversiteyi bitirmiş evlatlarımızın yüzünü güldürmeyi mutlaka başaracağız, yapacağız.ADALETLİ BÖLÜŞÜM BİZİM İŞİMİZBizde atalet yoktur, buna karşılık adaletli bölüşüm bizim işimizdir. Külfet ve minnette, nimette ortaklık kurmak bizimle tecelli edecektir. Biz mazeret üretmeyeceğiz. Çözüm üreten ekonomi, nihayetinde de yaralara merhem olan ekonomi yöntemini tesis ve temin edeceğiz. İnanıyoruz ki bir söz ağızdan bir kere çıkacaktır. Dürüstlük her baba yiğidin harcı olmayacaktır. Yapacağımız şeyleri söyler, başaracağımızın garantisini veririz. Türk siyasetinin 46 yıllık çınarına, Türkiye sevdasının simgeleşmiş burcuna başka türlüsü de yakışmayacaktır.NÜFUSUMUZUN YARIYA YAKINI MUTSUZGeçtiğimiz hafta 2014 yılına ait yaşam memnuniyeti araştırması TÜİK tarafından açıklanmıştır. Mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı 2013’de yüzde 59 iken, 2014’de yüzde 56’ya gerilemiştir. Nüfusumuzun yarıya yakını mutsuz, huzursuzdur. Türkiye’nin mutluluk konusunda da kutuplaşması hayra alamet görülmeyecektir. Makas günden güne açılmaktadır.NÜFUSUMUZUN YÜZDE 64'ÜNÜN TAKSİT VE BORCU VARSürekli yoksulluk riski altında bulunan 10 milyon vatandaşımız bulunmaktadır. Nüfusumuzun yüzde 39,7 sızdıran çatı çürümüş penceresi olan konutta oturmaktadır. Nüfusumuzun  yüzde 42,2’si ısınamamakta, yüzde 64’ünün de taksit ve borcu bulunmaktadır. Sayıları 58 milyonu aşan vatandaşımız yıpranmış mobilyalarını yenilemekten mahrumdur. Asgari ücretle geçinen kardeşimiz ekonomik krizin pençesindedir. İki milyon taşeron işçimiz zulüm altında inlemektedir. Taşeron uygulaması AKP iktidarı döneminde günden güne azmıştır. Kısaca özetlediğim bu Türkiye resminin neresinde zenginlik, refah ve gelişme vardır? Milyonlarca insanımız sefalet şartlarında yaşarken, kaçak ve karanlık saraya sessiz kalmak mümkün müdür? Ayakkabı alamayan, palto bile giyemeyen fakir fukaranın hakkına göz dikmek hangi ahlaka sığacaktır? İşine gelmeyince dünyada yalnızlığı umursamadığını söyleyen, işi gelince de fıldır fıldır dünyayı dolaştığını iddia eden Erdoğan’ın haram ve hizmeti nereye kadar sürecektir?ERDOĞAN, LATİN AMERİKA'NIN SICAĞINDA BOL BOL TERLEMİŞTİRTerlemek isteyen Erdoğan, Latin Amerika’nın sıcağını bulunca bol bol terlemiştir. Çocuğunu okuturken saçlarına ak düşmüş kardeşim, akşam eve gelirken marketi uzaktan seyreden vatandaşım bu haksız ve ahlaksız yönetimi daha ne kadar görmezden geleceksiniz? Erdoğan ve Davutoğlu milletimizin sırtından geçiniyor. Helal kazançları aşırıyor. Hala görmeyecek miyiz? Cumhurbaşkanı sarayıyla, gezmediği, görmediği gitmediği konaklamadığı yer bırakmamıştır. Erdoğan dünya turu atmakta, gökyüzünden yere bir türlü inmemekte, kıtalararası seyahat acentesi gibi çalışmaktadır. Erdoğan göçmen kuşlar gibi uçmuştur da hangi başarıyı elde etmiş, milletimizin hangi ihtiyacını karşılamıştır? İşsizlik mi yavaşlamış, ülkemizin gücü mü artmıştır? Ukrayna kriziyle ilgili arabulucu ülkelerden birisi mi olduk? Ortadoğu'da, Balkanlar'da sözümüzü mü dinlettik?EĞER HIRSIZLIK BİR MİSYONSA BÖYLE BİR VİZYONUMUZ YOKErdoğan dünkü bir konuşmasında bizi de hedef koyarak, “Proje desen proje yok. Vizyon desen yok, hayal desen yok” diyerek sanki aktif siyasetin içindeki siyasi şahsiyet gibi zırvalamıştır.Eğer villada soygun paralarını eritmek, yolsuzluk havuzlarında milyon dolarla ıslanmak bir projeyse bizim böyle bir projemiz ne görülmüş, ne görülecek. Eğer hırsızlık bir vizyon, ihanet misyonsa, biliniz ki ne böyle bir vizyonumuz nede böyle bir misyonumuz vardır. Biz bu hayasızlığı tepeleyecek Türk milletinin eğilmeyecek koluyuz.Erdoğan çalışmadan ziyade aynanın karşısına geçip çalanlardan bahsederse daha samimi olacaktır. Erdoğan 2023’ün değil de 17-25’in şifrelerini anlatırsa doğru bir iş yapmış sayılacaktır. Türkiye hırsıza, uğursuza, kanun kaçaklarına, yolsuzluk çetelerine bırakılmayacak kadar değerli ve azizdir. İnanıyorum ki Allah'ın yüce kitabında yasakladığı ne kadar kötülük varsa tarafı olanları millet vicdanı affetmeyecektir. 7 Haziran’da bu iş kökten ve tümden bitecektir.TOPLUMSAL ŞİDDET ARTIYORToplumsal şiddet tesirini artırmaktadır. Şiddet bir sonuçtur, nedenleri gün yüzüne çıkarılmadıktan sonra uygulanacak tedbirler pansuman işlemi görecektir. Tarsus’ta 20 yaşındaki Özgecan kızımızın hunharca katledilişi hepimizi hüzne boğmuştur. Soğukkanlı katiller burada anlatamayacağım vahşetle Özgecan’ın canını almışlardır. Bu cinayete yurt çapında büyük bir tepki gösterilmiş, milletimiz haklı bir infialle, caniyi, suç ortaklarını protesto etmiştir. Yediden yetmişe herkes Özgecan’a üzülmüştür. Bu kahredici cinayetten sonra sormamız gereken çok şey olduğu açıktır. Kadına, kıza, küçücük kıza olan şiddet niçin böyle yaygınlaşmıştır? Kimse katil olarak doğmayacağına göre, masum bir bebekten azılı canavara dönüşmenin sırrı nedir? Sorun yetişme şartlarında mıdır? Eksik bırakılan yerine getirilmeyen unutulan hangi terbiye ödevlerdir? Konunun uzmanları, akademisyenler ve bilim insanları bugün düşünmeyecek de ne zaman dile geleceklerdir?İdam cezası getirilse de şiddet durmayacaktır. 2008’de İtalyan sanatçının tecavüz edilerek öldürülmesi insanlıkla bağdaşmakta mıdır? Erdoğan’ın Münevver Karabulut cinayetinde kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya ifadeleri bugünkü duruşuyla uyumlu mudur? 2013’de Nevşehir’de Japon turistin öldürülmesi ve Fatih’te tecavüz edilerek canı alınan ABD’li kadın aklımızdan çıkmamıştır.SON 10 YILDA 7122 KADIN KATLEDİLMİŞKadına şiddet facia ve felaket ötesidir. Son 10 yılda 7122 kadın katletilmiş, 5 bine yakın kadın da tecavüze uğramıştır. 2008’den bu tarafa kadın cinayetleri yüzde 1400 çoğalmıştır. Bu rakamlar sözün bittiğini apaçık işarettir. 2014’te 294, sadece bu yılın ocak ayında 20 kadın hayata veda etmiştir. Şunu bilmenizi temenni ediyorum ki dökülen kadın kanı medeni toplum iddialarını çürütmektedir.Şimdiye kadar kanun çıkarılmış ancak netice doğurmamıştır. Kampanyalar tertip edilmiş, toplantılar, organizasyonlar düzenlenmiş, raporlar hazırlanmış, bir faydası dokunmamıştır. Yine taciz, tecavüz, ölüm saldırı vakaları almış başını yürümüştür. Kadına uzanan ellerin kırılmasını söyledik. Başbakan da dillendirmiş, her kesim bu kararlılıkta olmuştur. Peki vahşet ve şiddet dili niçin bu kadar hakimdir? Kusur kimse? Yanlış nerededir? Şunu kabul edelim ki toplumlar için büyük tehlike dengeyi kaybetmektir. İddiali değişim sloganları tecrübeyle desteklenmediği zamanlarda anlam bunalımı, ahlaki çöküşler ortaya çıkmaktadır. Hukuk askıda adalet kenarda ise suçlu sayısı patlamaktadır. Toplumsal adalet duygusu göçtüğü anda, yaptırım sistemi alabora olduğu takdirde şiddet egemen olmalıdır.MADEM İDAM CEZASINA İHTİYAÇ VAR...Şimdi herkes idam cezasının getirilmesiyle ilgili yorum yapmakta. AKP idam tartışmalarının önünü açmaktadır. Burada ciddi bir samimiyet noksanlığı olduğu açıktır. Madem idam cezasına ihtiyaç vardır, o zaman AKP’nin elini tutan da olmayacaktır. Başbakan ve partisine sesleniyorum. Hadi buyrun, idam cezasıyla ilgili düzenlemeyi hemen hazırlayın, harekete geçin de ne kadar dürüst olduğunuzu görelim. Yürürlükteki hukuk mevzuatında insan öldürenlere, en bayağı mide bulandırıcı suçları işleyenlere gerekli ağır cezalar ön görülmüştür. Mesele hukuku vicdanlara uygun tatbik etmektir. Eğer ana kaynak kurutulmazsa, istediğiniz kadar dar ağacı kurun, ceza yağdırın ne yazık ki acı verici vakalardan kurtulma şansınız olmayacaktır.AKP HÜKÜMETİ SİYASAL DENGEYİ BOZMUŞTURBugün yaşadığımız travmalar düne benzemektedir. Bir yanda kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapmak… Mahkemeleri darbeci milli irade düşmanı gibi göstermek, adalete güveni sekteye uğratmaktadır. Hırsızlık yapan, hainlik eden arkasını iktidara dayamış kişi dışarıda gezmekte, sıradan suçlu ise cezaevini boylamaktadır. Sosyal değişme nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz arayışının niçin nasıl sorularıyla genişletilmesidir. AKP hükümeti siyasal dengeyi bozmuştur. Bu itibarla toplum şiddete teslim olmuştur. Erdoğan’ın kavgacı tutumu, suçları, bir süre sonra ters tepmiş ortaya çıkan sosyal fatura iyice kabarmıştır.OBAMA'YA SESLENEN CUMHURBAŞKANI'NA 'NEREYE KADAR SÜRECEK BU ZULMÜN' DİYE SORMAK HAKKIMIZMeksika’da cinayete kurban giden üç kardeşimiz için haklı olarak Obama’ya seslenen cumhurbaşkanına, bizim de nereye kadar sürecek bu zulmün Erdoğan diye sormak bizim hakkımızdır. Özünde zalim olanların, zulmü felsefe haline getirenlerin insani davranmaları, dün mahkum olmayacaktır yarın da olmayacaktır. Yeni Özgecan'ların olmaması için herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmeli, ayrımcı dilini acilen kesmelidir. Toplumun içinde bulunduğu şiddetli dalgalanmanın cinnet hali önlenemezse, Türkiye üçüncü dünya ülkeleri klasmanına düşecektir. Bu durumda demokrasi yaşayamaz, ülkemiz ayakta ve bağımsız kalamaz.PKK'NIN SİLAH BIRAKMASI TEK BİR ŞARTLA MÜMKÜNDÜR. O DA...İktidar, İmralı ve Kandil gelgitinde siyasi namus tapusunu düşürmüştür. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre cani başı, PKK’dan 21 Mart Nevruz günü bir silahsızlanma kongresinin toplanmasını istemiştir. Sonrasında da müzakerelere geçileceği, pazarlıkların resmiyete döküleceği söylenmiştir. Siyasi bölücüler ortak açıklamadan bahsetmektedir. Başbakan'dan bakanlara kadar hükümet cenahı iyi şeylerin olacağını, Türkiye’nin bir bahar havası yaşayacağını söylemektedirler. En son iyi şeyler olacak denildiği zaman milletimizin nasıl bir kabus yaşadığı ortadadır. Bu ne kepazeliktir, bu ne utanmazlıktır. İmralı canisinin iki yıl önce PKK’ya silah bırakma ve sınır dışına çekilme çağrısı ne sonuç vermiştir de bu sefer ki verecektir? PKK’nın silaj bırakması tek bir şartla mümkündür, o da Türkiye’nin çatır çatır bölünmesidir. PKK bugünkü durumuna kan dökerek, pusu kurarak, bedenlere mermi doldurarak gelmiş, AKP’nin zaaflarından da sonuna kadar istifade etmiştir.HDP'NİN SEÇİMLERE GİRMESİ PAZARLIKLARA GÖRE ŞEKİL ALACAKAKP-PKK koalisyonu seçimden önce her şey güllük gülistanlık olmuş gibi bir hava uyandıracak, milletimizin umutlarıyla oynayacaktır. HDP’nin seçimlere girmesi ise pazarlıklara göre şekil alacaktır. AKP ile PKK anayasayı değiştirip, milli devleti parçalama konusunda hem fikirdir. AKP ve PKK Öcalan’ın önce ev hapsi, sonra planlanan eyalet yasalarıyla serbest bırakılması bağlamında da hemen hemen aynı görüştedir. Yani AKP PKK’laşmış, PKK da AKP maskesi takmıştır.MİT Müsteşarı'nın siyasete taşınması ise İmralı - Kandil ortak yapımı ve talebidir. Türkiye’nin illegal bir terör örgütüyle ruhen özdeşleşmesi olur şey değildir. Anayasayı açalım, yasaları okuyalım, millete soralım. Bunun tek karşılığı çıkacaktır o da Türkiye’ye kapkara ihanettir. Gerçekte ne silah bırakan görülecek ne terörden vazgeçen bulunacak ne de hain emelleri terk eden olacaktır.ERDOĞAN VE ÖCALAN BAŞKANLIK SİSTEMİNDE SÖZ KESMİŞErdoğan ve Öcalan başkanlık sisteminde söz kesmiştir. Türkiye çözülmekte, haince çembere alınmaktadır. Erdoğan’ın silah bırakma çağrısının kısa sürede yapılacağını söylemesi, iki yıl öncesine dönülmesi aynı ezber ve senaryoların yaşanması demektedir. Süreç ihanetiyle kızışan pazarlıklar, PKK’ya göz yummak, İmralı’ya göz kırpmak, federasyona davetiye çıkarmaktadır. Devletin düştüğü duruma bakınız ki İmralı canisinin yakalanışının 16’ncı yılında bölücüler polisler eşliğinde gösteri yapmakta, molotofla her yeri savaş alanına çevirenler, AKP’nin güvencesiyle tahammülleri aşmıştır.GARANTÖR MHPDavutoğlu kıvraklıklar göstermekte, Erdoğan ise uçan sarayıyla gezmektedir. Çok şükür Türk milleti teröre dur diyecek kuvveti kendi bağrından çıkarmıştır. Bu millet bölünmeyecektir, teminatı Milliyetçi Hareket Partisi'dir. İmralı izbeliğinde hazırlanan ihanet taslakları yanıp kül olacaktır, garantör MHP’dir. Ankara’nın tarihi emanetleri yaşayacak milli mücadelenin kutlu hatıraları meşale gibi önümüzü aydınlatacaktır. Şehit ile caniyi aynı kefeye koyan, katil ile maktulü bir gören siyasi akbabalar kaybedecek Türk milleti 7 Haziran’da zafere uyanacaktır.İÇ GÜVENLİK PAKETİİç güvenlik paketinin tüm karşı çıkışımıza rağmen Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlanacaktır. 21 yasada değişiklik ön gören tasarısının güvenlik kaygısıyla hazırlanmadığı ortadadır. Maskeli veya kravatlı molotoflu veya havai fişekli, mayınlı teröristler AKP ile al tekke ver külah ilişkisi içindedir. İç güvenlik kisvesi altında Meclis’e getirilen bu tasarının kanunsuzluğa makyaj olduğu malumunuzdur. Hakim ve savcılara ait yetkilerin vali kaymakam ve polislere verilmesi güvenlikle nasıl ilişkilendirilmektedir? Telefon dinlemelerinde polise ilk 48 saat için dinleme yetkisi neden verilmektedir? Valilere her türlü yasak ve el koyma yetkisiyle birlikte, yürüyüşlerde polislere toplu gözaltına alma ruhsatı vermek nasıl izah edilecektir?HDP İLE YAN YANA GELMEMİZ KIYAMETLE OLMAYACAK BİRŞEYDİRBaşbakan sahiden de molotof atanı dert ediyorsan, maske takıp terör estirenleri mesele yapıyorsa TCK’ya bakması yeterlidir. Davutoğlu iç güvenlik paketine itirazımızdan dolayı bizi HDP ile aynı kareye koymuş ve ismimin başına da molotof ve bonzai çirkin sıfatlarını iliştirmiştir. Sayın Başbakan kendini fazla zorlama, fazla yorulma. Kimin HDP’nin kuyruğu uyruğu PKK’nın uşağı olduğunu aziz milletimiz gayet iyi bilmektedir. Bizim HDP ile yanyana gelmemiz kıyametle olmayacak bir şeydir. Ama siz ve saraydaki haminiz, HDP’nin çanağında tıka basa yiyeli çok seneler olmuştur. Sayın Davutoğlu, sağ gözün İmralı canisi ise, sol gözün 17-25 Aralık'tır.YA HAPLANDIN YA KULLANDINMolotof ve bonzai laflarına gelince… Ya haplandın da kullandın, ya da tehditle söyledin. Biz senin gibi Serok Ahmet’i, saraya vitrin süsü olmuş Ahmet’i ilk kez görüyor, ilk kez şahit oluyoruz. Sayın Davutoğlu var git işine, bize ilişme. Sen Saray etrafında dönmeyi dene bizimle aşık atamazsın. Kalite ve kalibrenle bil ki tozumuza bile yetişemezsin.Ajanslar
Mars Gönüllüleri 100 Kişi Kaldı
Mars'a koloni kurma amacıyla yolan çıkan Mars One projesine başvuran 200 bini aşkın adaydan geriye sadece 100 kişi kaldı.Hollanda merkezli Mars One projesi, 2025 yılında Kızıl Gezegen'e yapılması öngörülen yolculuk için adaylarını belirlemek üzere. Mars One, Kızıl Gezegen'e gönderilmek için başvuran 202 bin adayın çeşitli basamakların ardından 100 kişiye indirildiğini açıkladı.Mars One, Nisan 2013'te adayların eleme sürecine başlamıştı. Projenin medikal direktörü Norbert Kraft, en son eleme aşamasında 660 adayı inceledi ve geriye 100 aday kaldı. Mars One ortak kurucusu ve CEO'su Nas Lansdorp, 'çok sayıda adayın elenmesinin doğru kişinin seçilmesi adına önemli bir adım olduğunu' belirtti.Geride kalan 100 aday, 50 kadın ve 50 erkekten oluşuyor. Yaşları 19 ile 60 arasında değişen adayların 33'ü ABD olmak üzere, 39'u Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinden geliyor. Avrupa'dan 31, Asya'dan 16 aday bulunurken, Afrika ve Avustralya'dan da 7'şer aday Mars yolculuğu için mücadelesine devam ediyor.Mars One, altı astronottan oluşacak dört ekip kurmayı planlıyor. Şirket tarafından seçilecek 24 kişi tam zamanlı astronotlar olacak ve Mars kolonisi görevi için eğitime başlayacak.Kaynak: Al Jazeera
Antalya Aksu'daki Barlar Kapatıldı
ANTALYA’da et lokantalarıyla ünlü Aksu İlçesi'ndeki bar, pavyon, müzikhol, gece kulübü gibi alkollü eğlence mekanları belediye tarafından kapatıldı.Eczacılık yaptığı Aksu İlçesi’ne 30 Mart seçimlerinde Ak Parti’den belediye başkanı seçilen Halil Şahin, barlarla ilgili ilçe sakinlerinden çok fazla şikayet aldıklarını söyledi. Bu barların aynı zamanda ruhsatlarının da olmadığını belirten Başkan Şahin, 'İlçe merkezindeki bu barlarla ilgili sürekli şikayet vardı. Zaten ruhsatları da yoktu. Bu nedenle gereken yapıldı' dedi.Başkan Şahin, ilçedeki tüm barların kapatıldığına ilişkin iddialarla ilgili olarak da 'Kaç barın kapatıldığını bilmiyorum. Ruhsatsız olanlarla ilgili gerekenler yapıldı' dedi. Başkan Şahin, 'Ruhsatlı olan bar var mı' sorusuna ise 'Ben barların hesabını tutmuyorum' karşılığını verdi.Ayrıca barların yakınlarında sağlık merkezleri ve okulların da yer aldığını belirten Şahin, 'Barların bulunduğu bu yerlerde sabaha kadar silah sıkılıyor. Onun yanında kavga dövüş ortalığı götürüyor. Yıllardır böyle bir ortam vardı. Kepazelik yani' dedi.''BUGÜNE KADAR GÖZ YUMULMUŞ''Şahin, 'Oradaki vatandaşlar yıllardır 'ne olacak ne olacak' diyordu. Tabi birileri bunlardan nemalanmış büyük bir ihtimalle ve göz yumulmuş. Şu anda biz halk ne istiyorsa onu yapıyoruz' dedi.Mustafa KOZAK/ANTALYA (DHA)
Reklam