Uzay Balonu İkinci Denemede Başarılı
Yörünge altına balonla turist taşımayı planlayan World View firması, 2015'te gerçekleştirdiği ilk denemede balonunu 32 km yüksekliğe taşımayı başardı.Sekiz kişilik basınçlı bir kabini balonla yörünge altına taşımayı planlayan ABD merkezli World View firması, ikinci kritik denemenin başarıyla sonuçlandığını açıkladı. Arizona'da yapılan denemede, kabini taşıyacak balon 32 kilometre yüksekliğe erişti. Haziran 2014'te yapılan denemede ise bu yüksekliğin üzerine çıkılmıştı.Bilet fiyatını kişi başına 75 bin dolar olarak belirleyen World View, 2016 sonunda uzaya turist taşımaya başlamayı planlıyor. Şirket, bu süreye kadar insanları yörünge altına sağ sağlim taşıyabildiğini, yaklaşık iki saat orada kaldıktan sonra da yere başarıyla inebildiğini kanıtlamak zorunda.World View baş mühendisi Sebastian Padilla, Dünya'ya geri dönebilmek için gerekli olan en önemli detayın, uçuşun kontrol edilmesini sağlayacak hava dümeni olduğunu söyledi. Balon için bu dümen rüzgar etkisiyle şişen dikdörtgen bir paraşüt olarak tasarlandı.VentureBeat sitesine açıklama yapan Padilla, bu tür bir hava sistemiyle erişilen en yüksek irtifanın yaptıkları denemeye kadar 15 kilometre olduğunu belirtti. Montana State ve North Florida üniversitelerinden gözlemcilerin bulunduğu denemede, bilimsel donanım taşıyan balon 32 kilometre yükseliğe erişti.World View, ikisi pilot, altısı yolcu olmak üzere sekiz kişi taşıyacak balonların hedeflenen yükseklikte 90 dakika kalmasını planlıyor. Roketle insan taşımayı planlayan Virgin Galactic'in aksine, inişi en az 30 dakika sürecek olan balonlu uzay seyaheti, daha güvenilir olduğunu kanıtlamak istiyor.Al Jazeera Turk
Alkol ve Sigaraya Vergi Düzenlemesi Geliyor
Alkol ve sigaraya Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesi geliyor. Maliye Bakanı Şimşek, 'Bugün Başbakanlığa gönderdiğimiz düzenleme ile ÖTV'deki dağınık yapı toparlanacak, gri alanlar giderilecek. Mevzuat, basit ve anlaşılır olacak, Dört aşamada yapılacak değişikliğe akaryakıt sektöründen başladık. Ardından sırasıyla otomotiv, alkol, sigara ve ÖTV'ye tabi diğer ürünlere el atacağız' diye konuştu.Şimşek, uluslararası yatırımcılarla görüşmek için gideceği bir haftalık Hindistan ve Japonya ziyareti öncesi AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Göreve geldiği ilk günden bu yana Maliye Bakanlığında ciddi bir anlayış değişikliğini oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren Şimşek, vatandaşa söz verdikleri gibi bürokratların, tüm sektörlerin sorunlarını yerinde dinlediğini ve bu kapsamda çözüm odaklı, hızlı maliye anlayışını her geçen gün yerleştirdiklerini ifade etti.Bir süredir üzerinde çalışılan ÖTV mevzuatını sadeleştiren çalışmanın tamamlandığını belirten Şimşek, ilk müjdeyi akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünleri sektörüne verdi. Şimşek, 'ÖTV gelirlerinin yarısı akaryakıt sektöründen elde ediliyor. Bugün Başbakanlığa gönderdiğimiz düzenleme ile ÖTV'deki dağınık yapı toparlanacak, gri alanlar giderilecek. Mevzuat, basit ve anlaşılır olacak' diye konuştu. Yeni tebliğ ile ÖTV Kanununun yürürlüğe girdiği 2002'den bu yana yapılan yüzlerce değişikliğin, artık tek bir tebliğ altında toplandığına dikkati çeken Şimşek, 4 aşamada yapılacak değişikliğe yaklaşık 50 milyar ÖTV gelirinin elde edildiği akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünleri sektöründen başladıklarını açıkladı. Şimşek, bunun ardından ise sırasıyla otomotiv, alkol, sigara ve ÖTV'ye tabi diğer ürünlere el atacaklarını bildirdi.YORUMA AÇIK ALANLAR GİDERİLDİŞimşek, ÖTV'de yapılan değişikliği 'önemli bir reform' olarak niteleyerek, şunları kaydetti: 'ÖTV Kanununun yürürlüğe girdiği 2002 yılından itibaren, Kanunda 22 ayrı değişiklik yapılmış, 73 Bakanlar Kurulu kararı, 36 genel tebliğ ve 22 adet sirküler çıkarılmış, çeşitli konularda çok sayıda özelge ve görüş verilmiş. Şimdi bu yüzlerce değişikliği, tek bir tebliğ altında topladık. KDV'de yaptığımız gibi ÖTV'de de dağınık yapı toparlanacak, gri alanlar giderilecek. Mevzuat, basit ve anlaşılır olacak. Böylece mükellefler de Maliye çalışanları da yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirler ile diğer ilgililer de hak ve yükümlülüklerini daha iyi kavrayacak, yoruma açık alanlar giderilecek.'İADE SÜRELERİ KISALACAKYapılacak değişikliğin ayrıntılarına ilişkin de bilgi veren Şimşek, iade konusunda sıkıntı yaşayan mükelleflerin sorunlarının çözüleceğini, gereksiz bürokrasiden vazgeçilerek, iade sürelerinin kısalacağını söyledi. Mevcut sistemde, mükellefe ÖTV iadesi yapılması için vergi daireleri arasında uzun süren yazışmalar yapıldığını anlatan Şimşek, 'Aynı il içinde bile bir vergi dairesinden diğerine yazının gidip gelmesi günler, bazen aylar alıyordu. Oysa, teknoloji alanında yaptığımız yatırımlar sayesinde vergi daireleri bunu ekranlarında görebiliyor artık. Şimdi bu yazışmaları da kaldırıyoruz. Bu sayede ÖTV iadelerinde günler, aylar alan süreç anında sonuçlanacak' diye konuştu. Mehmet Şimşek, KDV'deki düzenlemenin ardından iadelerin daha da hızlandığını ve bir önceki yıla göre 4,5 milyar lira fazla iade yapıldığını hatırlatarak, benzer sonucu ÖTV'de yaptıkları bu düzenlemeden sonra da beklediklerini kaydetti.YENİ BİR ADIM ADIYORUZBorcunu zamanında ödeyen ve belirli bir kapasiteye sahip sanayicilerin ithalat sırasında verdikleri teminatın çözümüne daha önce de Erken Teminat Çözümü Sertifikası (ETÇS) uygulaması ile bir kolaylık getirdiklerini hatırlatan Bakan Şimşek, şimdi bunun üzerine yeni bir adım daha attıklarını bildirdi. Söz konusu uygulamanın şartları arasında yer alan çalışan sayısı şartının, mükellef lehine değiştirildiğini dile getiren Şimşek, mevcut sistemde söz konusu uygulamadan imalat işinde en az 35 işçi çalıştıranlar yararlanırken, yapılan düzenlemeyle bu sayının 25'e indiğini ifade etti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ülkenin üretimine katkı yapan ve vergisini zamanında ödeyenleri her alanda desteklemeye devam edeceklerini vurgulayarak, ÖTV'si sıfır olarak uygulanan uçak, jet gibi hava araçlarının yakıtlarından kaynaklanan kaçakçılığı engellemek için bazı önlemler aldıklarını ancak vergisini düzgün ödeyen mükellefleri de ödüllendireceklerini söyledi. Bu kapsamda, yeni düzenleme ile söz konusu yakıtlarının ithali ve yurtiçi teslimlerine teminat uygulaması getirildiğini aktaran Şimşek, 'Buna karşın, söz konusu işi 3 yıldır lisans sahibi olarak yapan ve vergilerini zamanında ödeyen mükelleflere sertifika verilecek ve sadece bir kereliğine 10 milyon liralık teminat alınacak. Bu sayede söz konusu mükelleflerden, yaptıkları işlemlerde her seferinde teminat istenmeyecek' dedi.10 NUMARA YAĞA YAKIN TAKİPHem vergi kaybı hem de tehlikeli olması nedeniyle çeşitli madde ve yağların amacı dışında akaryakıt olarak kullanılmasına müsaade etmediklerini belirten Şimşek, bunu engellemek için hem denetimleri artırdıklarını hem de gerekli düzenlemeleri yaptıklarını ifade etti. Yeni düzenlemeyle bu konuda bir adım daha atıldığını anlatan Şimşek, 'Kötü niyetli kişilerin 10 numara yağ konusundaki cambazlığının da önüne geçiyoruz. Maliye artık 10 numaralı yağları daha yakından takip edecek ve haksız yere ÖTV iadesi alınmasına engel olacağız' diye konuştu. Farklı düzenlemelerin içinde yer alan istisna uygulamalarının da söz konusu tebliğde toplanacağını ve bu sayede kafa karışıklığının önleneceğini belirten Şimşek, örneğin; diplomatik, askeri amaçlı ve petrol arama üretim istisnalarının şartları, bunlardan yararlanabilecekler ve yapılacak işlemlerin netleştirildiğini ifade etti.Şimşek, mevcut ÖTV tebliğlerinde olup da geçerliliği kalmayan düzenlemelere, yeni tebliğde yer verilmeyerek, yanlış anlaşılmaların giderildiğini kaydetti. Öte yandan, sıkça gündeme getirilen bazı uygulamaları da yeni tebliğle netleştirdiklerine dikkati çeken Şimşek, 'Mesela, bir malın ÖTV'ye tabi olması veya olmamasından ne anlaşılması gerektiği, malların (I) sayılı liste kapsamında olup olmadığının nasıl anlaşılacağı netleştirildi' diye konuştu. Yapılan düzenlemeyle herhangi bir vergi artışı, azalışı veya herhangi bir istisna getirilmesi, kaldırılmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Şimşek, bu değişikliğin tamamen dağınıklığı ve gri alanları gidermek ile mevzuatı sadeleştirmek amaçlı yapıldığını bildirdi. Mehmet Şimşek, düzenlemeyle ÖTV konusunda yeni bir dönemin başlayacağını, bundan sonra kimsenin konuyu anlamak için onlarca farklı mevzuata bakması gerekmeyeceğini, vatandaşın işinin kolaylaşacağını ve kayıtdışılıkla daha etkin mücadele edileceğini sözlerine ekledi.Ajanslar
Genlerinizin Dış Görünüşünüzü Sandığınızdan Çok Daha Fazla Etkilediğinin Kanıtı Olan 26 Fotoğraf
Hepimiz ailede birilerine az ya da çok benzeriz, onların genlerini taşıyoruz sonuçta. Genler dış görünüşümüzü fazlasıyla etkiliyor. Annemizden göz rengimizi, babamızdan burun şeklimizi bir başkasından diğer fiziksel özelliklerimizi alıyoruz. Bazılarımız ise yakın akrabalarımıza neredeyse tıpatıp benziyoruz. Akrabalarının kopyası olan insanların, benzedikleri aile büyükleriyle aynı yaşta çekilmiş fotoğraflarını derledik!
Süleyman Şah Türbesi Neden Önemli?
Türkiye, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nu Süleyman Şah'ın kabriyle Suriye'de sınıra mücavir Suriye Eşmesi köyünün kuzeyinde ve aynı büyüklükteki araziye geçici olarak taşıdı.Türkiye Pazar sabahına (22 Şubat 2015) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), IŞİD tarafından kuşatıldığı iddia edilen Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağı Suriye içindeki Süleyman Şah Saygı Karakolu ve Türbesi’ne  39 tank, 57 zırhlı araç olmak üzere 100 araç ve 572 personelle düzenlediği bir operasyonla uyandı. 'Şah Fırat' olarak açıklanan operasyon tüm dünyada geniş yankı bulurken, 40 asker ve kutsal emanetler Türkiye'ye getirildi, ancak 1 asker kaza sonucu şehit oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nu Süleyman Şah'ın kabriyle Suriye'de sınıra mücavir Suriye Eşmesi köyünün kuzeyinde ve aynı büyüklükteki araziye geçici olarak taşındığını açıkladı. Peki gündeme oturan ve dünya medyasının da son dakika gelişmesi olarak gördüğü Süleyman Şah, Türkiye için neden önemli.İşte ayrıntıları ve tarihi geçmişiyle dünden bugüne Süleyman Şah Türbesi: Süleyman Şah Türbesi ile Süleyman Şah Saygı Karakolu, Suriye'nin Halep kentinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunuyor. Türbe ve karakolun bulunduğu alan, Türkiye'nin sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası (eksklav) olarak biliniyor.Türbe'de, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi'nin dedesi ve Ertuğrul Gazi'nin babası Süleyman Şah'ın ve iki askerinin naaşları bulunuyor. Ancak türbede yatan Süleyman Şah'ın Osman Gazi'nin büyükbabası olan Süleyman Şah değil, I. Kılıçarslan'ın babası Kutalmışoğlu Süleyman olabileceği konusunda farklı görüşler de bulunuyor.21 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ile Fransa hükûmetleri arasında imzalanan Ankara Antlaşması'nın 9. maddesi ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması'nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe müştemilâtı ile berâber Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak kabul edildi ve Türkiye'ye burada muhâfız bulundurma ve bayrağını çekme hakkı tanındı.Türkiye ile Suriye türbe nedeniyle restleştiSuriye hükûmeti, Fırat Nehri üzerinde 1968 tarihinde başlattığı Tabka Barajının 1973 yılında tamamlanacağını ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesi ve Süleyman Şah'ın türbesinin tamamen sular altında kalacağını ileri sürerek Türk Hükûmetinden türbenin yerini değiştirmesini ya da türbenin Türkiye'ye naklini talep eden bir nota gönderdi. Türkiye de buna karşılık Suriye'ye bir nota verdi ve Keban Barajı'nın kapaklarını kapatarak Fırat Nehri üzerinden Suriye'ye su akışını engelledi. Bu restleşmenin ardından Türkiye bölgeye Devlet Su İşleri'nde (DSİ) görevli uzmanlar ve mimarlar gönderdi ve türbenin nereye taşınabileceğinin tespit edilmesini istedi. Ankara ve Şam hükûmetleri arasında uzun süren müzakerelerin ardından bir anlaşma imzalandı.Anlaşmaya göre;Türbe, müştemilatı ile birlikte Halep–Hasseki yolu üzerinde bulunan Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledilecek,Barajın kenarında, türbenin bugünkü konumuna en yakın yerde mermerden bir kitabe dikilecek,Türbenin bugünkü yerini tespit etmek maksadıyla, göl üstüne bir şamandıra konacaktır.1973 yılında türbe ve karakol, Halep'e 123, Şanlıurfa'ya 92 km uzaklıktaki Fırat'ın doğu kıyısındaki Karakozak köyündeki 10.096 m²'lik yeni yerine taşınmıştır. Bilinenin aksine, günümüzde türbe, Caber Kalesi'nde değil Halep'in Karakozak köyü yakınındaki yerinde bulunuyor.Taşınması yine gündeme geldi1995 yılında, Suriye Hükûmeti bu kez de Fırat Nehri’nin daha üst kotlarında inşasına başladığı Teşrin Barajı sebebiyle Karakozak bölgesinde ki Süleyman Şah Türbesi’nin bölge dışında başka bir alana ya da Türkiye’ye taşınması hususunu yeniden gündeme getirdi. Bunun üzerine, Türkiye ile Suriye arasında yapılan görüşmeler sonucunda, türbenin mevcut yerinin baraj gölünün olumsuz tesirlerinden korunması için tahkim edilmesine karar verildi. 2001 yılında Fırat Nehri üzerindeki Teşrin Barajının tamamlanması nedeniyle türbenin taşınması bir kez daha gündeme geldi. Suriye tarafı bu kez türbenin şimdiki yerinden de kaldırılarak gösterecekleri ve Türk tarafının da kabul edeceği bir yere taşınmasını istedi. Ancak Türk hükümetinin girişimleriyle proje türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.23 Ocak 2003 tarihinde Ankara'da “Süleymanşah Türbesi Tahkimat Projesinin Uygulanmasına İlişkin Ana Tutanak” imzalandı. Bu çerçevede 10 dönüm'lük türbe arazisi sınırları tahkim edilmiş, türbe binasının içi ve dışı onarılmış, karakol binası yeniden inşa edilmiş ve Süleyman Şah Türbesi yeniden ziyarete açılmıştır.T24
Sokak Çocuğundan Yürekleri Dağlayan Soru: Okula Gidersem Karnımı Nasıl Doyuracağım?
Şov için mi çekilmiş bir video yoksa gerçekten de o an spontane mi gelişmiş bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz tek şey bu çocuğun hayatı gerçekten anlamış olması. McDonalds'ın önünde camdan içeri bakan çocuğu içeri çağırarak ona bir menü yediren adamın örnek davranışına tanıklık edeceğiz. Sipariş sırasında konuşurlarken okula gitmediğini ve anne babası ile değil kendisi sokaklarda yaşadığını söyleyen çocuk okula gitmiyor musun sorusuna ise çok güzel bir cevap veriyor. İzliyoruz...
Reklam
Bilic: "Liverpool Maçı Ağır Tahribat Yarattı"
Spor Toto Süper Lig'de Eskişehirspor'a deplasmanda 1-0 kaybeden Beşiktaş'ta teknik direktör Slaven Bilic, Eskişehirspor'un galibiyeti hak eden taraf olduğunu söyledi.Gökhan Töre ve Demba Ba tercihlerini de anlatan Bilic, 'Eskişehir kazanmayı hak etti. İlk yarıda fena değildik ancak şansız bir gol yedik, ikinci yarıda enerjimiz çok düşüktü. Bazı zinde oyuncuları sahaya sürdük, değişiklikler yaptık ancak yeterli olmadı. Eskişehirspor daha reaksiyonel davrandı ve daha sağlam oynadı. Kazanmayı hak ettiler. Gökhan ve Ba'nın sakatlıkları vardı, rotasyon yapmak zorundaydık. Liverpool maçı bizim üzerimizde önemli bir tahribat yarattı, bu durum ikinci yarıda daha da belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Bu maçta bir hayal kırıklığı yaşıyoruz ancak toparlanmak zorundayız. Sadece Liverpool maçına değil bir sonraki lig maçına da çok iyi hazırlanmak zorundayız. Önümüzde 4 gün var ve bu 4 günü çok iyi değerlendireceğiz' dedi.Haberturk
Reklam
Köpekler Güvenilmez Kişileri Ayırt Edebiliyor
Köpekler kendi kuyruklarını kovalarken çok da zeki görünmeyebilir, ama birçok konuda çok akıllı hayvanlar.En büyük özelliklerinden biri ise sosyal farkındalıklarının çok yüksek olması.Yapılmış birçok araştırma, onların insan duygularını anlayabildiğini gösteriyor. Mutlu ve üzgün yüzleri ayırt edebiliyor, hatta kıskançlık yapabiliyorlar.Son araştırma ise, köpeklerin bir insanın ne kadar güvenilir olduğunu anlayabildiğini, hatta birini 'güvenilmez' bulurlarsa ona inanmayı hemen bıraktıklarını gösteriyor.Bu bulgu, Japonya'daki Kyoto Üniversitesi'nden Akiko Takaoka başkanlığındaki bir ekibin araştırmasına dayanıyor.Yanlış komut verene inanmıyorlarAnimal Cognition (Hayvan Kavrayışı) dergisinde yayımlanan araştırma, 34 köpek üzerinde yapıldı.Araştırmacılar ilk önce içinde yemek olan bir kabı işaret ederek köpekleri bu kaba yönlendirdi.İkinci seferde ise aynı kişiler köpeklere içi boş bir kabı işaret etti.Üçüncü seferde ise köpeklere, iki kaptan yine yemek dolu olan işaret edildi.
26 Yaş Altındakiler Servis Şoförü Olamayacak
Ulaştırma Bakanı Elvan, Mersin'deki Özgecan Aslan cinayetinin ardından gündeme gelen servis araçlarıyla ilgili konuştu; '26 yaşının altındaki vatandaşlarımız hiçbir şekilde servis şoförü olarak artık çalışamayacak' dedi.24 TV'ye konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, servis şoförleri için yaş sınırı kriteri getirdiklerini belirterek, 26 yaşının altındaki kişilerin artık hiçbir şekilde servis şoförü olarak çalışamayacağını açıkladı. Mevcut uygulamada yaş sınırı 18.Elvan, 'Biz bunda bir değişikliğe gittik, herhalde tahminim pazartesi günü, muhtemelen yönetmeliğimiz yayınlanır. Şehirlerarası otobüs şoförleri için bir şart var, 26 yaş. Yaşının en az 26 olma şartı. Bu uygulamayı servis şoförleri için de getirdik. Yani 26 yaşının altındaki vatandaşlarımız hiçbir şekilde servis şoförü olarak artık çalışamayacaklar' dedi.Elvan, düzenlemenin, eğitim ve öğretim süreci devam ettiği için, aksama olmaması amacıyla 1 Eylül 2015 itibariyle uygulamaya konulacağını belirtti.Lütfi Elvan, daha önce aranan 3 yıl süreyle E sınıfı sürücü belgesine sahip olma şartını 5 yıla çıkardıklarını açıklayarak, 'B sınıfı sürücü belgesine sahip olma şartını ise 5 yıldan 7 yıla çıkardık, böylece daha emniyetli, daha güvenli bir sistemi oturtmaya çalışıyoruz' dedi.AA
Cumartesi Anneleri: ‘Bu Ülkenin Fıtratında Kayıp ve Katliam Var’
Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu. Eylemde konuşan gözaltında kaybedilen Kemal Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, “Bu ülkenin GBT’si bozuk. Bu ülkenin fıtratında kayıplar, katliamlar, çocuk ve kadın katliamları var” dedi.Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri adalet arayışının 517’nci haftasında yine Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. “Failler belli, kayıplar nerede?” yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, kayıplarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Bu haftaki eylemde, 12 Eylül askeri darbe döneminde gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın annesi Berfo Ana ölümünün ikinci yıldönümü nedeniyle anıldı.Cumartesi Anneleri’nin 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sorduğu eylemde ilk olarak Murat Yıldız’ın avukatı Erhan Tekçe konuştu. 1995 yılında bir olay sebebiyle ifadeye çağırılan Murat Yıldız’ı annesi Hanife Yıldız’ın ifade için kendi elleri ile emniyete götürdüğünü belirten Tekçe, Yıldız’dan o günden sonra bir daha haber alınamadığını, polislerin ise Yıldız’ın İstanbul’a götürülürken “feribottan atlayarak kaçtığı” yalanını uydurduğunu söyledi. Tekçe, “Murat Yıldız’ın annesi Hanife oğlunu kendi elleri ile polise ifade için teslim etti. Bunu inkar edemedikleri için de ‘Feribottan kendini denize attı’ yalanını söylediler. Murat Yıldız’ın iki polis arasında kendisini denize atamayacağını ispatlayan bilirkişi raporu aldıklarını fakat bu polislerin de sadece para cezası ile cezalandırıldığını söyledi” diye konuştu.
Reklam
Ermenek'te Maden İşleri Genel Müdürlüğü de Asli Kusurlu
Ermenek'te su basması sonucu 18 işçinin öldüğü maden faciasında bilirkişi, maden işletmecisinin yanısıra Maden İşleri Genel Müdürlüğü MİGEM'i de asli kusurlu saydı. Su baskınının doğal afet olmadığının altı çizildi.Ermenek'te su basması sonucu 18 işçinin öldüğü maden faciasında bilirkişi, maden işletmecisinin yanısıra Maden İşleri Genel Müdürlüğü MİGEM'i de asli kusurlu saydı. Su baskınının doğal afet olmadığının altı çizildi.Karaman'ın Ermenek ilçesinde 28 Ekim'de maden ocağını su basması sonucu 18 işçinin ölümüyle sonuçlanan faciaya ilişkin bilirkişi raporu ihmaller zincirini ortaya koyuyor. Bilirkişi raporundaki tespitler şöyle: Facia nasıl oldu?Rapora göre kömür üretimi çalışmaları sırasında ani su patlaması oldu, galerileri kısa zamanda dolduran su ve beraberindeki kömür, çamur, tahkimat malzemeleri ocakta çalışanların çoğunluğunun kaçmasına fırsat vermedi. Kazaya sebep olan su eski göçükte depolanan, uzun süre bekleyerek kömürle reaksiyona giren ve kükürt oranı yükselen yeraltı rezervuar suyuydu. Çalışma yapılan kısımla, eski imalat arasında güvenli mesafe bırakılmadığı için eski imalatlardan gelen şiddetli su toplu ölümlere neden oldu. 'Yeterli tatbikat yapılmadı'Rapora göre çalışanlar, acil çıkış yollarını biliyordu. Fakat yeterli tatbikat yapılmamasından dolayı felaket karşısında paniğe kapıldılar. Bu tespit 'Kaza sonrası hayatını kaybedenlerin bulunduğu konum, onların çıkışa veya daha güvenli bölgelere doğru hareket ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla çalışanlar acil çıkış yollarını bilmelerine rağmen yeterli tatbikat yapılmamış olmasından dolayı felaket karşısında paniğe kapılmışlardır.' ifadeleriyle aktarıldı. Raporda acil durum ekipmanlarının da uygun olmadığı tespit edildi:'Yapılan keşiflerde çalışanların acil durumlarda kullanması için uygun ekipmanların olmadığı görülmüştür. Jeneratörün gücü trafo gücüyle uyumlu seçilmediğinden su baskını sonrası gereken enerji ihtiyacını karşılayamadığı anlaşılmıştır. Su baskını meydana gelme ihtimaline karşı çalışır halde büyük güçlü motor pompa sistemlerinin de bulundurulmadığı anlaşılmıştır. Makine parkı bu haliyle maden ocağının ihtiyacını karşılamayacak haldedir. Keşif sırasında yapılan tespitlerde kabloların yürüme yolu üzerinde dağınık şekilde yer yer birikmiş su ve çamur içinden geçtikleri görülmüştür. Buna ek olarak yürürken denge sağlamak için kablolara tutunmak zorunda kalınmıştır.'Çalışmalar plan üzerine zamanında işlenmemişBilirkişi raporuna göre, ruhsat sahibi ve rodövansçı firma sahipleri imalat haritalarıyla bunların aplikasyonu yapmadı ve yaptırmadı. Plan üzerine yapılan çalışmalar zamanında işlenmedi. Bilirkişiye göre özellikle eski imalat bölgelerine yaklaşıldığında yapılan çalışmalar plan üzerine daha sıklıkla konulmalıydı. Fakat plan üzerinde ölçüm tarihleri konulmadı. Su patlamaları 'rutin' diye görüldüBilirkişi, 'Has Şekerler Firması'nın 2014 yılı imalat haritası ile daha önceki imalat haritalarının çakıştırılmadığı görülmüştür. Geçmiş yıllarda iki defa eski imalatla ilişkilendirilebilecek küçük su patlamalarıyla karşılaşılmış, ciddi bir tehlike olmadığı için bunlar kendi imkanlarıyla çözülmüştür. Bu karşılaşılan durum, üretim esnasında olabilecek 'rutin' hadiseler olarak değerlendirildiği için daimi nezaretçi defterine de yazılmamıştır' ifadelerine yer verildi.Olayın faciaya dönüşmesinin temel teknik nedenlerinin başında detaylı, jeoloji, jeofizik ve hidrojeolojik yapılarının ortaya konmasını sağlayacak çalışmaların yeterli yetkinlikle yapılmaması olarak açıklandı.Bilirkişi heyetince hazırlanan raporda, su patlaması 'baraj duvarının yıkılması gibi' ifadesiyle anlatıldı: 'Mühendislerin ellerinde eski imalat haritaları ve kontrol sondaj imkanları olmadığı için eski galeriye tehlikeli şekilde fazla yaklaşılmıştır. Zaman içinde basınç eşik değerini aşarak zayıflayan topuk galerinin sol tarafından yıkılmış ve tıpkı 'baraj duvarının yıkılması gibi' suyun patlayarak, maden galerisinin içine dolması sonucu kaza meydana gelmiştir. Kömür üretilen yerler göçertilirken, taş içinde sürülen galeriler göçertilmeden galerilerin gidişleri kapatılarak terk edilmiştir. Bu göçertilmeyen galeriler ileriki yıllarda yeraltı sularının birikmesiyle 'yer altında bir havuz oluşmasına' sebep olmuş ve su patlamasına sebep olan rezervuar bu şekilde oluşmuştur.''Doğal afet değil'Madencilerin boğularak öldüğü belirtilen raporda, kazaya sebep olan su baskınının kesinlikle 'doğal afet' olmadığının altı çizildi. MİGEM ve denetleyicilerin de sorumlu olduğu belirtildi. 'Maden İşleri Genel Müdürlüğünce (MİGEM) ve teknik elemanlarca yazılı olarak belirtilmesine rağmen, kontrol sondajları konusu işveren tarafından gözardı edilmiştir. MİGEM'den gelen heyetin, 'havalandırmanın uygun olmadığı, gaz kontrol sondajlarının yapılmadığı ve diğer eksikliklerin tamamlanmaması' gerekçesiyle geçen yıl 25 Temmuz'da kapattığı maden, 5 Eylül'de gelen ikinci heyet tarafından eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle yeniden işletmeye açılmıştır. Aradan geçen 45 gün içinde hiçbir şeyin değişmediği, sondajlı çalışma yapılmadığı, imalat haritalarına yapılan çalışmaların işlenmediği ortadadır. MİGEM kadar, denetleyici idarenin ve kendi teknik personelin uyarılarına, raporlarına itibar etmediği, gerekli önlemleri almadığı için işverenler de aynı şekilde sorumludur. Kazaya sebep olan su baskını kesinlikle 'doğal afet' değildir. Su baskınına yol açan ana sebep, eski imalat bölgesinde yıllar içerisinde birikmiş olan suların çok büyük havuz görevi görmesi ve büyük bir hidrostatik basınç oluşmasına neden olmasıdır. Firmanın kontrol sondajı yapılması için teknik koşulları sağlaması şart. Kazanın meydana gelmesinde en büyük etken sondaj makinesiz çalışılmasıdır.'Asli kusurlularRaporda, Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey, Has Şekerler Madencilik Şirketinin sahibi ve Mesul Müdürü Saffet Uyar ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) denetmenler nezdinde 'asli kusurlu' görüldü.Eski imalat haritalarını firmanın arşivinde muhafaza etmeyen, yeni anlaşmayı Has Şekerler Madencilik ile yaparken eski haritaları vermeyen Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey, yasal olarak sondaj makinesi satın alması veya kiralaması gerektiği halde yapmadığı, ruhsat sahibi firma olarak arşivinden kaybolmuş olsa bile MİGEM'den eski haritaları isteyip ilgili şirkete teslim etmediği için 'asli kusurlu' sayıldı.MİGEM'in kusuru Bilirkişi MİGEM'in kusurlarını da, '2009 yılından kazanın olduğu ana kadar gelen bütün heyetler, şantiye duvarında asılı imalat haritasında eski imalatların olmadığını görmemek, ilgilenmemek veya eski imalat haritalarının temini konusunda hiçbir tasarrufta bulunmamak. Kapatılan madenin 05.09.2014'te yeniden açılmasına izin vermek. Firmanın sondaj makinesi temin etmemiş olmasına rağmen 'eksiklikler giderildi' diyerek olumlu rapor vermek.'  olarak sıraladı. Tali kusurlularRödovans anlaşması imzalandığı tarihte Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Mesul Müdürü olan Hüseyin Hüsnü Özbey, teknik nezaretçi maden mühendisi Ali Kurt ise 'tali kusurlu' sayıldı.Vardiya mühendisi Nuray Yetiş, daimi nezaretçiler Yavuz Özsoy ve Cemile Karaca, iş güvenliği uzmanı Engin Yetim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin teftişleri yaptığı günlerde, kazanın meydana geldiği yerde herhangi bir madencilik çalışması olmadığından, şirkete şube müdürü olarak atanan Mehmet Zeybek, ocakta su baskınına maruz kalan ve yaşamını yitiren 18 işçi ile hayatta kalan başçavuş ve çavuşların 'kusursuz' olduğu raporda yer aldı.38 gün sonra çıkarılmışlardıErmenek'te kömür ocağında geçen yıl 28 Ekim'de meydana gelen su baskını nedeniyle 18 işçi mahsur kalmış, arama kurtarma çalışmaları kapsamında 38 gün sonra işçilerin tamamının cansız bedenine ulaşılmıştı.Olayla ilgili Uyar, Özbey, maden sahasının ruhsat sahibi şirketin şube müdürü Mehmet Zeybek ve maden mühendisleri Ali Kurt ile Yavuz Özsoy tutuklanmıştı. Özsoy ile Zeybek'in, bilirkişi raporuna istinaden 5 Şubat'ta tutuksuz yargılanmalarına karar verilmişti.AA
TSK, Süleyman Şah Saygı Karakolunu 'Şah Fırat Operasyonu' ile İmha Etti
Operasyondan ilk görüntülerIŞİD'in kontrolü altındaki bölgede çatışmalar nedeniyle bir süreden bu yana askerlerin nöbet değişimi yapmadığı Türkiye'nin yurt dışındaki Uluslararası Antlaşmalar ile Türk toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki Süleyman Şah Türbesi'ndeki naaşı ve buradaki Saygı Karakolu'nda görevli askerler Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonu ile gece yarısı Türkiye'ye getirildi.'Şah Fırat' adı verilen operasyonla çatışma çıkmadan operasyon tamamlanırken, operasyona katılan askerlerden birisinin kaza sonucu şehit düştüğü açıklandı. Süleyman Şah'ın naaşının Suriye'nin Eşme Köyü'ndeki, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kontrol altına aldığı ve Türk bayrağının çekildiği yeni türbeye nakledileceği belirtildi.
Veli Kavlak: "Bu Sahada Top Oynamak Çok Zor"
Spor Toto Süper Lig'de Eskişehirspor'a deplasmanda 1-0 yenilen Beşiktaş'ta Veli Kavlak saha zemininden şikayet etti.Eskişehirspor karşısına yorgun çıkmadıklarını ifade eden Veli, 'Yorgun değiliz, alakası yok. Maça iyi başladık, kontrol bizdeydi ancak şansız bir gol yedik. Bu sahada top oynamak çok zor, sabaha kadar pas yapsak, top oynasak gol bulamazdık, imkansız yani. Eskişehir'de tamamen savunma yaptı. İlk yarıda gayet iyiydik, 2-3 net pozisyonumuz vardı. Neyi iyi yapıp, neyi kötü yaptığımızı biliyoruz. Bu tarz saha ve zeminlerde ilk golü atan takım kapanıyor, ceza sahası içerisinde rakipten 5-6 kişi vardı.' dedi.Sporx
Reklam
Aston Martin GT3’ten Sadece 100 Adet Üretilecek
Birçok otomobil üreticisi gibi Aston Martin de yeni otomobilini Cenevre öncesinde duyurdu. 1913 yılında Londra’da küçük bir atölyede Lionel Martin ve Robert Bamford tarafından kurulan Aston Martin’in en yeni spor otomobili Vantage GT3, V12 Vantage, hem performansı hem de tasarımıyla dikkat çekiyor.
Beşiktaş Liderliği Eskişehir'de Bıraktı
Süper Lig'de 21'inci haftaya lider giren Beşiktaş, Eskişehir'e 1-0 yenildi. Haftayı Galatasaray ya da Fenerbahçe lider kapatacak.Bu sonuçla 47 puanda kalan Beşiktaş'ın ligdeki dört maçlık galibiyet serisi sona ermiş oldu. Galatasaray'ın 48, bir maçı eksik Fenerbahçe'nin ise 46 puanı var. Düşme hattından uzak kalmaya çalışan Eskişehir ise art arda ikinci galibiyetini aldı ve puanını 23'e yükseltti.Maçın 18'inci dakikasında gelişen Eskişehirspor atağında, Mori'nin karşı karşıya pozisyonda çektiği şut kaleci Cenk Gönen'in bacaklarının arasından geçti. Cenk'e çarpıp yavaşlayan topu tamamlayan Kaan Kanak, takımını öne geçirdi.Eskişehirspor ikinci yarıda da önemli pozisyonlar yakaladı. 49'da Lawal, 50'de ise Kaan, Cenk'i aşamadı.52'de Angelo'nun kafa vuruşunda da önce Cenk, ardından üst direk gole izin vermedi.Kalan bölümde iki takımın da skoru değiştirme çabaları sonuç vermedi ve Eskişehirspor karşılaşmadan 1-0'lık galibiyetle ayrıldı.Demba Ba son anda kadrodan çıkarıldıEskişehir maçı öncesi takımla birlikte ısınmaya çıkan Beşiktaş'ın Senegalli golcüsüsü Demba Ba, ağrıları artınca kadrodan çıkartıldı. Ba'nın yerine Mustafa Pektemek ilk 11'de oynadı.Beşiktaş'ta ayrıca Tolga Zengin, Alexander Milosevic, İsmail Köybaşı ve Cenk Tosun, sakatlıkları nedeniyle forma giyemedi.Ev sahibi takımda ise tedavileri süren Ömer Şişmanoğlu, Hürriyet Gücer, Mirkan Aydın, Jerry Akaminko ve Nzuzi Toko Beşiktaş maçının kadrosunda yer almadı.Eskişehirsporlu futbolcular, ısınmaya üzerinde Mersin'den öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın fotoğrafının bulunduğu tişörtle çıktı.Kaynak: Al Jazeera ve AA
Reklam
‘Kimse TSK'ya Şaka Bile Yapmasın’
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin 'Kimse Türk Silahlı Kuvvetleri ile şaka bile yapmasın, TSK dün akşam kabiliyetini tüm dünyaya bir kere daha göstermiştir' dedi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, '(Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin) Arazideki unsurların hepsine tek tek uyarılar yapıldı, 'Biz bu akşam saat 21.00'de buraya gireceğiz, emanetlerimizi ve askerlerimizi getireceğiz, karşımıza hiç kimse çıkmasın. Çok şükür hiç böyle çatışma da olmadı. Uyarılarımızı yaptık, zaten kardeşimiz de iş kazası sebebiyle hayatını kaybetti' dedi.Çavuşoğlu, Antalya Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen AK Parti Antalya Gençlik Kolları İl Kongresi'ne katıldı. Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, tarihin unutulmaması gerektiğini belirterek, Suriye'nin Halep kenti sınırları içerisindeki Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi'ndeki askerlerin tahliyesi için düzenlenen askeri operasyonu hatırlattı.Dün gece saat 21.00'de başlayan operasyonu birçok insanın sabah Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun basın toplantısıyla öğrendiğini dile getiren Çavuşoğlu, sosyal medyada ise bazı haberler dolaştığını, bunlar arasında gerçek olmayan bilgilerin de yer aldığını dile getirdi.Dün akşam tarihin şanlı sayfalarına giren bir operasyon gerçekleştiğini vurgulayan Çavuşoğlu, bu operasyonun sadece dün akşam karar verilmiş ve başlamış bir operasyon olmadığını kaydetti. Sınırdan yaklaşık 37 kilometre ötede Süleyman Şah Saygı Karakolu ve emanetler bulunduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:'Burası bizim topraklarımız yani ay yıldızlı bayrağın dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin topraklarıdır. Bu toprakları Türk askerleri korumuş, şu anda Suriye'deki arazideki gerçeklerden dolayı burada olası tehditlere karşı gerek askerlerimizin gerekse oradaki emanetlerimizi korumak, kollamak için dün akşam dünyada herkesin saygı ve hayranlıkla izlediği bir operasyonu gerçekleştirdik.'Bakan Çavuşoğlu, operasyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, adım adım, dakika dakika takip ettiğini, Başbakan Davutoğlu'nun da karargahta, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile operasyonu yönlendirdiğini, Dışişleri Bakanlığı olarak da kendilerinin üzerlerine düşen görevleri yaptıklarını bildirdi.Operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini dile getiren Çavuşoğlu, bir askerin kaza nedeniyle şehit olduğunu belirterek, ailesine sabırlar diledi. Çavuşoğlu, tüm askerleri, komutanları da tebrik ettiğini kaydetti.Zırhlı araçlarla, tanklarla bölgeye girildiğini anlatan Çavuşoğlu, 'Arazideki unsurların hepsine tek tek uyarılar yapıldı, 'Biz bu akşam saat 21.00'de buraya gireceğiz, emanetlerimizi ve askerlerimizi getireceğiz, karşımıza hiç kimse çıkmasın. Çok şükür hiç böyle çatışma da olmadı. Uyarılarımızı yaptık, zaten kardeşimiz de iş kazası sebebiyle hayatını kaybetti' diye konuştu.'Muhalefette hazımsızlık var'Bu operasyonla ilgili dışarıda büyük bir hayranlık ve saygınlık olduğuna işaret eden Bakan Çavuşoğlu, herkesin bu operasyonun nasıl yapıldığını sorduğunu belirtti. Musul Başkonsolosluğu'nun personeline yönelik düzenlenen operasyonun da hayranlıkla sorulduğunu anlatan Mevlüt Çavuşoğlu, 'Bakıyoruz içerideki muhalefete, büyük bir rahatsızlık var. Hem de öyle, böyle bir rahatsızlık değil, hazımsızlık var. Yani bunların söylemlerine bakıyoruz da bizim askerlerimiz orada kalsa, o emanetler orada kalsa da onlara bir şey olsa da iktidar zora düşse, zorda kalsa diye umut eden, bekleyen muhalefeti görüyoruz adeta. Allahınızı severseniz bu insanlardan bu ülkeye ne hayır gelir' dedi.Musul Başkonsolosluğundaki Türk çalışanlar rehin olduğunda muhalefetin, 'Niye onları daha önce boşaltmadınız, neden tahliye etmediniz?' diye tepki gösterdiğini dile getiren Çavuşoğlu, şu anda da tedbir aldıklarını ancak muhalefetin tersine söylemlerde bulunduğunu ifade etti.'Türkiye topraklarını terk etmedi'Muhalefetin 'ahlaksızca' şeyler söylediğini, Türkiye'nin oradaki topraklarını terk ettiğine ilişkin açıklamalarda bulunulduğunu anlatan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Türkiye, oradaki topraklarını terk etmedi, tam tersi Suriye içinde sınırın hemen 180 metre ötesinde yeni toprakları oldu ve boşalttığımız yerin de Türkiye'nin toprakları olduğuna dair notamızı herkese verdik. Birleşmiş Milletlere bu sabahtan itibaren yazımızı gönderdik. İlgili Uluslararası örgütlere gönderdik ve Suriye Başkonsolosluğuna bir notayla bildirdik. Bir, burayı boşaltıyoruz ama burası bizim toprağımız, tekrar geri geleceğiz. İki, bu emanetleri ve Saygı Karakolumuzu sınırın Suriye tarafında Eşme'ye tekrar kuruyoruz ve bayrağımızı buraya dikiyoruz, hazır olduğu zaman da emanetlerimizi tekrar buraya getiriyoruz. Şu anda emanetlerimiz burada. Dolayısıyla toprakları terk etme yok, bayrağımızı geri çekme yok, şanlı ay yıldızlı bayrağımız Eşme'de dalgalanıyor.'Çavuşoğlu, emanetlerin güvenli ellerde olduğunu ifade etti.'Kimse TSK ile şaka bile yapmasın'Operasyonla ilgili herkese bilgi verildiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi:'Şimdi biz Birleşmiş Milletlere haber verdiğimiz gibi Suriye'deki şu andaki rejimin başkonsolosluğuna notayla bildirdiğimiz gibi dünyada 114 ülke tarafından tanınan ve meşru görülen Suriye Ulusal Koalisyonuna ve Özgür Suriye Ordusuna da bu operasyonu yaptığımızı bildirdik. Kimseden izin almadık, kimseden icazet almadık, kendi irademizle ve kendi inisiyatifimizle bunu yaptık. Türkiye, bir kez daha dünyaya şunu göstermiştir, dünyanın neresinde olursa olsun içeride ve dışarıda Türkiye'nin namusuna, güvenliğine tehdit oluşturan hangi unsur varsa onunla mücadele edilir ve onu yok ederiz. Verdiğimiz mesaj budur. Bir mesaj daha verdik, kimse Türk Silahlı Kuvvetleri ile şaka bile yapmasın, Türk Silahlı Kuvvetleri dün akşam kabiliyetini, kapasitesini tüm dünyaya bir kere daha göstermiştir.'Çavuşoğlu, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar çerçevesinde bu operasyonun gerçekleştirildiğini vurguladı.Ege Üniversitesinde çıkan kavgada hayatını kaybeden Fırat Çakıroğlu'nun ailesine başsağlığı dileyen Çavuşoğlu, TBMM'de tartışılan İç Güvenlik Yasa Tasarısı'na değinen ve Türkiye'de kamu düzenini, gençlerin can güvenliğini sağlamak istediklerini belirterek, birilerinin gençliği kavgaya, kaos ortamına yönlendirdiğini öne sürdü.AK Partili kadroların, gençlerin elinde molotof olmasın, tablet, kalem, bilgisayar olsun ve ülkesini ileri medeniyet seviyesinin üstüne çıkarsın istediğini anlatan Bakan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Birileri diyor ki yok, 'gençlik militan olsun, gençliğin elinde molotof kokteyli olsun, varsın okulların etrafında bonzai satılsın, uyuşturucu satılsın ve devlet bunlara karşı önlem almasın', ben şimdi size soruyorum, bu zihniyet neye hizmet ediyor, kime hizmet ediyor arkadaşlar. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gördüğünüz manzara neye hizmet ediyor, kime hizmet ediyor. HDP'yi anladık, çünkü onlar şiddeti savunuyorlar. PKK'nın uzantısı. Bunu söyleyince üzülüyorlar, kusura bakmasınlar, şimdi siz Güneydoğu'da, Doğu'da kaç kişinin ölmesine sebep olan bu olayları destekliyor musunuz? Evet, maalesef destekliyorlar. Ama halk rahatsız, esnaf rahatsız. HDP'nin zihniyeti bu.''Kürt kökenli kardeşlerimiz bunlara oy vermez'7 Haziran'da yapılacak seçimi hatırlatan Çavuşoğlu, bu tür çalışmalarla Güneydoğu'daki halkın, Kürt kökenli insanların baskı altına alınarak, özgür iradeleriyle oy vermelerinin engellenmek istendiğini öne sürdü. Bunların tehditle, şantajla, baskıyla yapılacağı, bu açıdan HDP'nin silahların bırakılmasını istemediğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi:'Normal şartlarda benim Kürt kökenli kardeşlerime gidip oy isteseler benim Kürt kökenli kardeşlerim bunlara oy vermez. Çünkü bunların yaptığına inanmıyor, bunların ideolojisine inanmıyor. Bunların ideolojisinin ne olduğunu biliyorsunuz. Bunlar da tam tersi inançsız Kürt nesli istiyorlar, oysaki bizim Kürt kardeşlerimiz de inançlıdır. Memleketini de sever, Allahına da inanır ve ibadetini de yapar. Ama bunlar onu istemiyor.''Kim kimin taşeronu anlamadık'Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, CHP'nin de TBMM'deki tutumunu eleştirdi. CHP'nin marjinalleşmeye başlayan bir parti olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sandıkta umudunu kaybetmiş, sokak olayları, gezi olayları, paralel yapıyı da yanına almış işte 17-25 Aralık girişimleri, şimdi kim kimi kullanıyor, bir şey diyemeyeceğim vallahi, öyle karışık hale gelmiş ki bunlar, kim kimin taşeronu onu da anlamadım. Görüyorsunuz işte gazetelerde bağlantılarını, yazışmalarını. Yani bu işi öyle bir noktaya getirmişler ki, Cumhurbaşkanımızın kızı Sümeyye kardeşime bir suikast saldırısı noktasına kadar getirmişler ve bunu CHP'nin milletvekilleriyle konuşuyorlar. Vay benim ülkeme, vay benim CHP'ye babadan kalma alışkanlıklarla böyle masumane bir şekilde inanmış kardeşlerime.'Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Şah Fırat' operasyonuyla ilgili hazımsızlıktan çatlayacağını, bu nedenle neler söyleyeceğini şaşırdığını ifade etti.Kılıçdaroğlu'nun operasyonla ilgili açıklamalarını eleştiren Çavuşoğlu, 'Ey Kılıçdaroğlu, ülke ekonomisiyle ilgili bir sözün yok, ülkenin sosyal politikalarıyla ilgili söyleyecek hiçbir şeyin yok, çünkü SSK'yı sen batırdın. Aynı şekilde ülkenin sağlık politikalarından anlamazsın. Ya bu iç meseleleri bile bu kadar yalpalayan bir kişinin dış politikada ahkam kesmesi, hele hele Somali'ye gidiyorum diye Kenya'ya giden birisinden dış politika uzmanı olur mu?' diye konuştu.'MHP'ye ne oldu?'TBMM'deki tartışmalarda HDP ile CHP'nin tutumlarını anladıklarını ancak MHP'ye bir anlam veremediklerini ifade eden Çavuşoğlu, 'MHP'ye ne oldu, bunlar ne diye geçiniyorlar, milliyetçi değil mi? Bunlar neyin milliyetçisi ya... PKK'nın uzantılarıyla kol kola girmişler, meclisi çalıştırmıyorlar' dedi.Gençleri korumak, terörü önlemek için çıkarılan yasaların sırf AK Parti başarılı olmasın diye engellenmeye çalışıldığını öne süren Çavuşoğlu, muhalefetin kol kola girip, mecliste oturduğunu, MHP'li vatandaşların da bunları gördüğünü söyledi.Bakan Çavuşoğlu, AK Parti'nin başarısındaki en önemli unsurun halkın desteği olduğunu vurguladı.Mecliste kamu güvenliğiyle ilgili yasa tasarısına halkın yüzde 80'inin tam destek verdiğine işaret eden Çavuşoğlu, bunların içinde CHP'li, MHP'li insanların da olduğunu kaydetti.Mevlüt Çavuşoğlu, son 14 yıldan önceki Türkiye'nin ve son 14 yılda gençlere yönelik yapılan çalışmaların iyi anlatılmasını istedi. 7 Haziran'da yapılacak seçimin Türkiye'nin geleceğine yön vereceğini dile getiren Çavuşoğlu, yeni bir anayasanın oluşması gerektiğini, bunun için de en az 330 milletvekili olması gerektiğini bildirdi.Türkiye'nin daha fazla ileriye gidebilmesi için önündeki engelleri kaldırması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, muhalefetin hiçbir öneri getirmediğini ancak çıkarılacak her yasaya ise karşı geldiğini belirtti.'Eli molotoflu değil, bilgisayarlı, kitaplı gençlere 'evet' diyoruz'Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de 'Şah Fırat' operasyonuna değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve operasyonda görev yapanlarla bir kez daha gurur duyduklarını söyledi.Dün gece önemli bir operasyonun gerçekleştirildiğini, Çavuşoğlu'nun da sabaha kadar hiç uyumadığını anlatan Türel, 'Ecdadımızın yadigarı olan topraklarımıza 'Şah Fırat' operasyonuyla sahip çıkıldı, Türk bayrağı bir kez daha şanlı gönderde dalgalandı' diye konuştu.AK Partili gençlerin 17 yaşında gençlik kolları başkanlığı yapan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlık gibi görevlerde bulunan bir kurucu genel başkanın gençleri olduğunu ifade eden Türel, AK Parti'de gençlere nasıl önem verildiğini çok iyi bildiğini kaydetti.AK Partili gençlerin eli molotoflu değil, eli bilgisayarlı, kitaplı gençlik olduğunu anlatan Türel, 'Şimdi mecliste üçü bir yerde HDP, CHP, MHP. Eli molotoflu gençlere 'evet' diyorlar. Adeta onları koruma altına alıyorlar. Biz her yerde söyledik, biz eli molotoflu gençliğe 'hayır' diyoruz, biz eli bilgisayarlı, kitaplı gençliğe 'evet' diyoruz' diye konuştu.Bu açıdan 7 Haziran'da yapılacak seçimin çok önemli olduğunun altını çizen Türel, 'Bugün teröristlere sahip çıkan muhalefet yarın ne yapar belli olmaz' dedi.Kongrede Ömer Akbaş, tek aday olarak yer aldı.Hatice Özdemir, AA
Genelkurmay'dan Operasyon Açıklaması
Türk Silahlı Kuvvetleri Şah Fırat operasyonuyla ilgili basın bülteninde Türkçe, İngilizce ve Arapça'nın yanı sıra Kürtçe açıklamaya da yer verdi.Genelkurmay Başkanlığı, Süleyman Şah Türbesi'nin taşınmasıyla ilgili operasyon hakkında şu açıklamayı yaptı: 'Uluslararası Antlaşmalar ile Türk toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu’ndaki manevi değeri yüksek ecdat yadigârı emanetler, Suriye'de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve askerî zaruretler nedeniyle, haklarımız saklı kalmak üzere geçici olarak yine Suriye topraklarında bulunan Suriye Eşmesi Köyüne taşınmak üzere getirilmiştir. Geride değerli emanet bırakılmamıştır. Suriye Eşmesi'nde naaşın nakledileceği bölge birliklerimiz tarafından kontrol altına alınmış, bayrağımız göndere çekilmiştir. 'Şah Fırat' Operasyonu sırasında herhangi bir çatışma yaşanmamış, başlangıç evresindeki intikal esnasında bir personelimiz geçirdiği bir kaza sonucu şehit olmuştur.'Genelkurmay Başkanlığı basın bülteninde bu açıklamanın İngilizce, Arapça ve Kürtçe tercümelerine de yer verdi. Al Jazeera Turk
Binlerce Kişi Fırat Çakıroğlu İçin Yürüdü
Ege Üniversitesi'nde çıkan olaylarda Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun hayatını kaybetmesinin ardından Samsun'dan Çanakkale'ye Türkiye'nin dört bir yanında yürüyüş düzenlendi. Şiddet protesto edildi. Anne Çakıroğlu'ndan acı çağrı geldi: 'Öğretmenim emekli olacaktım ama vazgeçtim. Daha nice Fırat'lar yetiştireceğim. Umarım ölümü bu olayları bitirir...'İzmir Ege Üniversitesi'nde karşıt iki öğrenci grubu arasındaki kavga sonucu hayata veda eden Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun Bornova Meydanı'nda taziye çadırı kuruldu. Pek çok ilde de yürüyüş düzenlendi. Bornova'da kurulan çadırda taziyeleri kabul eden anne Özlem Çakıroğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatanı, milleti, bayrağı için mücadele eden oğlunun bir hiç uğruna ölmediğini, bir şeyleri değiştirmeye çalıştığını, ölümüyle de bazı şeyleri değiştireceğine inandığını anlattı.
Annelere Dövmenin Çok Yakıştığını Gösteren 34 Fotoğraf
etiket
Annelik, büyük ihtimalle anne olunca anlayacağımız bir şey olmanın çok ötesinde. Anne olmayan birisi bile, bir anneye her şeyin en güzelinin yakışacağını görebilir. Dövmelerin bile ☺ Anneliğin getirdiği o kutsal hissi, dövmelerin verdiği o asi hisle karıştırınca ortaya bu taptatlı anneler çıkmış.
Reklam