onedio
Edirne'de Taşkın Riskine Karşı Tahliye Önlemi
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, akşam saat 21.00 sıralarında Meriç nehir debisinin 2500 metrekübe çıkmasının beklendiğini ve bu nedenle Karaağaç Mahallesi'ndeki 500 kişinin spor salonuna, Tunca Nehri kenarında bulunan Değirmenyeni Köyü'nün de tamamının güvenlik gerekçesiyle tahliye edilmesine karar verildiğini açıkladı.Edirne'de aralık ayında 10 gün süren taşkın tehlikesinin ardından dün bir anda yükselen nehir debileri özellikle Karaağaç Mahallesi'nde ulaşımı zorlaştırdı. Dün, gündüz saatlerinde 500 metreküp olan Meriç Nehri'nin debisi, Bulgaristan'daki aşırı yağışların ardından 15 saatte yaklaşık 900 metreküplük rekor artış görerek 1415'e çıktı. Tunca Nehri'nde ise 150 metreküp/saniye olan su seviyesi kısa sürede 370 seviyesine yükseldi. Dün saat 24.00'te Edirne Valiliği'nde toplanan kriz merkezi ' güvenlik gerekçesiyle' Karaağaç Mahallesi'ne ulaşımı sağlayan tarihi Tunca ve Meriç köprüsü ile alternatif olarak kullanılan Süvari köprülerini trafiğe kapattı. Gece saatlerinden itibaren mahalleye geçişler askeri araçlarla sağlandı. Sabah işlerine gitmek için evlerinden çıkanları ise kent merkezine köprü ayaklarına dolan sular nedeniyle traktör, kepçe ve askeri araçlar getirdi.
2015 Yılı İçin Etohum Girişimleri Belli Oldu
Türkiye’nin önde gelen girişim hızlandırma programlarından Etohum, 2015 yılı için bünyesine katılan girişimleri açıkladı. Geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen ve Hasan Aslanoba, Fırat İşbecer, Selçuk Saraç, Erdil Yaşaroğlu gibi isimlerin konuşmacı olarak yer aldıkları Girişimcilik Zirvesi 2015 etkinliğinde Etohum’un 2015 yılı girişimleri de duyuruldu.Etohum 15’te daha önce sektörde adı geçen çok sayıda girişime rastlamak mümkün. Diğer yandan girişimler arasında yalnızca bir tane e-ticaret projesi yer alıyor, 2 girişim de ‘sosyal ağ’ kategorisinde değerlendirilebilir. Geriye kalan 13 girişimin tamamının online bir servis ya da hizmet olduklarını söyleyebiliriz.Etohum 15 girişimini haberimizin devamında bulabilirsiniz, bunun dışında Etohum 40‘a giren girişimlerse 2015.etohum.com adresinde listeleniyor. Etohum’un yatırım ekosistemine girmeye hak kazanan girişimler, aynı zamanda Startup Turkey etkinliğinde de yer alacaklar.
Nissan'dan Karla Mücadele Aracı: Juke Nismo RSnow
Eğer karlı bir yolda mahsur kaldıysanız, Nissan’ın yeni canavarı Juke Nismo RSnow size bu konuda yardımcı olabilir. Japon otomobil şirketi Nissan’ın karlı yollarda kullanılmak amacıyla tasarladığı Juke Nismo RSnow, Nismo modelinin özel bir versiyonu olarak karşımıza çıkıyor.Finlandiya’da gerçekleşecek buzda sürüş etkinliği için geliştirilen Juke Nismo RSnow, tank  benzeri devasa büyüklükteki lastikleriyle göze çarpıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan bu araçta,  Xtronic CVT (Continuously Variable Transmission) otomatik şanzıman kullanılıyor. American Track Truck’ın Dominator Track sistemini kullanan araç, turbo benzinli 1,6 litre DIG-T motorla 218 beygir güç ve 280 Nm tork üretiyor. Juke Nismo RSnow’un saatteki maksimum hızı ise 100 km.
Reklam
"Küçük Emrah"ın Cimri Olmasının 12 Sebebi
Gerçekte durum nedir, ne değildir bir bilgimiz yok. Emrah'tan borç isteyip de alamadık gibi bir durum söz konusu değil, ancak medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Emrah'ta bir cimrilik söz konusu. Sırf aylık kira geliri, reklamlardan aldığı paralar dudak uçuklatıyor ancak harcamaları bununla doğru orantılı değil. Peki Emrah neden bu kadar cimri? Sizler için konunun detaylarına indik.
İsveç'te Çipli İnsan Dönemi Başladı
İsveçli bir şirket tarafından geliştirilen yeni teknolojiyle birlikte 'çipli insan' devri başladı. Artık şirket çalışanları vücutlarında bulunan çiplerle işe giriş çıkış yapacak ve birçok işini bu çipler sayesinde halledecekİsveç'te bir teknoloji şirketi çipli insan dönemini başlattı. Şirket geliştirdiği elektronikçipi insanın derisinin altına yerleştiriyor. Deri altına yerleştirilen çiple birlikte kişi birçok işini halledebiliyor. Ancak çipin yakılmasından sonra kişinin tüm hareketleri takip edilebiliyor. Şirket müşteri bulmaya da başladı.
Reklam
'Kanser Hücrelerini Temizlemeliyiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Akademisi'nde yargı içine sızmış çetelerden bahsetti, 'Yeni Türkiye için tüm toplumu bu kanser hücrelerinden hep birlikte temizlememiz gerekiyor' dedi.Adalet Akademisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, isim vermeden adalet yapısına sızdığını söylediği Fethullah Gülen Cemaati'ne tepkisini sürdürdü. Cumhurbaşkanı'nın sözleri şöyle:'Ülkemiz 17-25 Aralık 2013 tarihlerine bir felaketi yaşadı. Emniyet ve adalet teşkilatları içinde yuvalanmış bir çete ülkenin güvenliği ve adaletin tesisi için kendilerine emanet edilmiş imkanları kullanarak bir darbe yapmak istedi. Adalet, bir kısım savcı ve hakim aracılığıyla, ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çete tarafından istismara dönüştü. Kul iradesini Allah’tan başka kimseye teslim etmemelidir, asla. Ne cumhurbaşkanı, ne başbakan, ne elinde sermayeyi tutan para babalarına... asla. Teslim etmediğimiz sürece yaratılmışların en şereflisi olan insan oluruz. Hukuk dediğimiz kavram hakla bütünleşiyor.''Hukuk mu kanun mu derseniz...''Hukuk mu kanun mu derseniz, benim savunacağım şey hukuktur. Kanun önüne gelenin istediği gibi, nefsi neyi emrediyorsa buna göre hazırladığı yasalar manzumesidir. Benim hukukumu bir yasal düzenleme koruyamıyorsa ben ona hukuk diyemem. Bunları yaşadık. Şahsımda yaşadık. Talim Terbiye Kurulu'nun tasvip ettiği bir dörtlüğü okudum diye hapse girdim. Birincil mahkemeden üst mahkemeye kadar ne yazık ki, baktık ki bir çok şeyler oralarda dönüyor. Avukatlarıma talepler, teklifler geliyor. Vicdanla cüzdan arasında dolaşan bir yapı var, anladım. 17-25 Aralık'ta o da aşıldı. Orada da bir yerlerden gelen talimatla hareket eden bir kesim var. Adaletin asgari şartlarda işlemesi için hakimlerimizin ve savcılarımızın zihnen ve vicdanen bağımsız olması gerekiyor. Siyasi görevlerde bulunanlar yaptıklarının hesabını veren kişilerdir. Adalet sisteminde görev yapanların ise muhakemesini vicdanları yapar.''İzin vermedik, vermeyeceğiz''Vicdanları adalete değil de başka yerlere açılanların yaptıkları zulümdür. Büyük Türkiye, yeni Türkiye için tüm toplumu bu kanser hücrelerinden hep birlikte temizlememiz gerekiyor. 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek için ortak ideallerde kenetlenmiş kurumlara ihtiyacımız var. En büyük desteği soruşturmalarını hukuk adına yapan savcılaırmızın, hükümlerini millet adına veren hakimlerimizin vermesi gerekiyor. Gücünü milletten almayan hiçbir kesimin bu millete hükmetme çabasına izin vermedik, vermeyeceğiz.''Yasama-yürütme-yargı ahengini sağlamak görevim''Siyasetçi işini hukukçu da işini yapacak. İtibarı olmayan adalet sisteminin gerçek anlamda işlerliğinin kalmayacağı da açıktır. Biz yıllarca siyasetçinin itibarını yükseltmek için çalıştık, her türlü fedakârlığı yaptık. Cumhurbaşkanı olarak yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkinin ahengini sağlamakla da hükümlüyüm. Yaşadığımız son hadiseler, yargının da ülkenin tüm renklerini yansıtan bir yapıya kavuşması gereğini ortaya koydu.'Erdoğan, yetkililere Adalet Akademisi'nin en az bin kişilik bir konferans salonunun olması gerektiğini de söyleyerek, 'Bir yıl içinde bir müteahhit bunu Adalet Akademisi'ne kazandırır' dedi.Al Jazeera Turk
Başbakanlık Ofisi Önünde 'Sahte Dolarlı' Eylem
'Harçlar kaldırılsın' eyleminde yanlarında getirdikleri sahte dolarları atan eylemci öğrencilere polis müdahale etti. 9 eylemci gözaltına alındı.Beşiktaş'taki Başbakanlık çalışma ofisinin önünde harçların kaldırılması için eylem yapan öğrencilere polis müdahale etti. Yanlarında getirdikleri sahte dolarları fırlatan 9 eylemci öğrenci gözaltına alındı.
Emirgan Korusu’na Komşu Araziye 'AVM Değil Otel ve Alışveriş Caddesi'
Emirgan Korusu’na komşu arazide alışveriş merkezi ve gökdelen yapılacağı iddiaları tartışma yarattı. Araziyi alan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Kurum alışveriş caddesi ile siluete zarar vermeyecek oteller yapacaklarını söyledi.Emirgan Korusu’nun yanındaki araziye alışveriş merkezi ve gökdelen yapılacağı iddiası tartışma yarattı. Hürriyet'ten Gülistan Aragöz'in haberine göre, Araziyi Özelleştirme İdaresi’nden geçtiğimiz yıl 1 milyar 5 milyon 522 bin liraya satın alan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) kesinlikle AVM yapılmayacağını ve iki katlı binalar inşa edileceğini söylerken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise arazinin Emirgan Korusu ile ilgisi olmadığını açıkladı. Çevre örgütleri ise Emirgan Korusu’na yakın ve İstanbul Boğazı’na hakim böylesi bir arazide yapılaşmaya karşı çıkıyor.Emlak Konut GYO 158 dönüm arazide alışveriş merkezi (AVM) yapmayacağını açıkladı. Kurum dün gazetelere yansıyan ve gökdelen ile AVM yapılacağı belirtilen haberlere karşılık İstanbul’un silüetine zarar vermeyecek şekilde, zemin artı 2 kat şeklinde binalar inşa edeceklerini belirtti.
Reklam
'Vodafone Arena'da Şampiyonluk Maçına Çıkmak En Büyük Motivasyonumuz'
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, kulübü taraftarın gururlanacağı bir yapıya kavuşturmanın en temel amaçları olduğunu söyledi.Fikret Orman, Beşiktaş Dergisi'nin şubat sayısında yer alan yazısında, 2012 yılının mart ayında başladıkları görevlerinde emin adımlarla ilerlemeye devam ettiklerini belirterek, 'İdari, sportif, hukuki ve mali alanlarda yaptığımız nice düzenleme ve yeniliklerle daha profesyonel bir hale getirmeye çalıştığımız kulübümüzü, büyük Beşiktaş taraftarının her anlamda gururlanacağı bir yapıya kavuşturmak her zamanki gibi en temel gayemizdir' ifadelerini kullandı.Her branşta hem sportif hem de sosyal anlamda müthiş bir uyum yakaladıklarını vurgulayan Orman, şunları kaydetti:'Bu kapsamda ailemizi biraz daha genişleterek futbol A takımımıza yeni transferler yapmış bulunuyoruz. Beşiktaşımızın aile yapısına uygun olduğunu düşündüğümüz oyuncular, büyük hedeflerimize yürürken gücümüze biraz daha güç katacaktır. Türkiye'nin en iyi yerli ve yabancı oyuncularına sahip olan ekibimize katılan sporcularımızın camiamıza hayırlı ve yararlı olmasını diliyorum.'Adanaspor ile yapılan anlaşmaBaşkan Orman, PTT 1. Lig takımlarından Adanaspor ile yaptıkları anlaşmaya da değinerek, şu ifadeleri kullandı:'Türkiye'de spor kültürü anlamında ve sporcu yetiştirme konusunda adeta bir fabrika gibi varlığını sürdüren çok değerli ilimiz Adana'nın, marka değeri oldukça yüksek futbol kulübü Adanaspor'la yaptığımız iyi niyet protokolü ve kardeş kulüp anlaşması, Beşiktaşımızı hem finansal fair play kurallarına biraz daha yaklaştırmak hem de yeni yetenekleri en doğru yolla değerlendirmek adına oldukça büyük bir önem arz ediyor. İki kulübün ortak menfaatlerinin ön planda olacağı, gerçek bir iş birliğine adım atarak, bir büyük projeyi daha hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.''Vodafone Arena'da şampiyonluk maçına çıkmak...'Yapımı süren Vodafone Arena'nın kaba inşaatının tamamlandığını ifade eden Fikret Orman, 'Temelinde aşkların en güzelini barındıran Vodafone Arena'da sezonun şampiyonluk maçına çıkmak ve şampiyonluk kupasını evimizde kucaklamanın vereceği tarif edilemez mutluluğa erişmek en büyük motivasyonumuz' diye görüş belirtti.Orman, Beşiktaşlı futbolcuların maçlarda sergiledikleri örnek davranışların kendilerini mutlu ettiğini kaydetti. Orman, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:'En büyük Beşiktaşlı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dillere pelesenk olan o meşhur aforizması 'ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim' sözüne paralel bir spor algısı benimserken, sporcularımızın sergilediği örnek davranışlar bizleri kat be kat mutlu ediyor. Özellikle Ziraat Türkiye Kupası'nda Adana Demirspor'la ilk karşılaştığımız maçta önce Veli Kavlak'ın gösterdiği centilmenlik, ardından yine Adana Demirspor'la yapılan ikinci maçta Necip Uysal'ın yaptığı dürüst eylem, Beşiktaş sporcusunun farkını bir kez daha ortaya koydu. Şiar edindiğimiz ilkeler doğrultusunda hiçbir zaman bu tavrımızdan vazgeçmeyeceğimizi, her daim en doğru perspektifle spora yaklaşacağımızı sizlere gönül ferahlığıyla garanti edebilirim.'Kulüp başkanı Orman, güreş takımı sporcusu Cem Yılmaz'ın yaşamını yitirmesinden duyduğu üzüntüyü aktarıp, 'Bizim gibi, gençleri ve genç sporcuları sonuna kadar destekleyen bir kulübün, bir ferdini kaybetmesinden daha büyük bir kahır olamaz. Merhum sporcumuz Cem Yılmaz'a Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve güreş takımımıza sabırlar diliyorum' ifadesini kullandı.Fikret Orman, son olarak FIBA Kadınlar Avrupa Kupası'nda çeyrek finale yükselen basketbol takımını tebrik edip, başarılar diledi.Eurosport 
"Ben Olsam Ben de Maça Gitmem"
Aziz Yıldırım, başkanlıktaki 15. yılı nedeniyle Fenerbahçe Dergisi'ne röportaj verdi.Fenerbahçe Başkanlığında 15. yılını kutlamaya hazırlanan Aziz Yıldırım, kulüp dergisine geniş çaplı bir röportaj verdi. Yıldırım'ın evinde gerçekleşen ve hem ailesi hem de güvercinleri ile fotoğraflarına da yer verilen röportaj, pek çok çarpıcı açıklamaya sahne oldu.17 yıllık görev süresinde yapmak istediklerinin çoğunu gerçekleştirdiğini ancak yapamadıkları da olduğunu vurgulayan Aziz Yıldırım 'Süreç içerisinde sadece bizden kaynaklanan değil, bizim dışımızdaki engellemelerden, müdahalelerden, kumpaslardan dolayı yapamadıklarımız, ertelemek zorunda kaldığımız projelerimiz oldu' dedi.'Havuz bozulacak korkusu var'Fenerbahçe'nin Türk sporunun lideri olduğunu bunu da 9 branşta yurt içi ve uluslararası alanda elde ettikleri kupalar ve olimpiyatlarda Fenerbahçeli sporcuların boynuna takılan madalyalarla gösterdiklerini belirten Yıldırım, ekonomik ve mali yapılanmada da başarılı bir kulüp yarattıklarını savundu. Ardından sözü son günlerin tartışma konusu olan yayın havuzuna getiren Fenerbahçe Başkanı, 'Son 4 yılda bazı kulüpler devamlı olarak 'Efendim biz hak ettiğimizi alamıyoruz, az alıyoruz. Biz olmasak siz alamazsınız' şeklinde şikayetlerde bulundular. Buna karşılık biz de 'Asıl biz olmazsak, siz alamazsınız. Biz Vefa’yla oynarız, Beykoz’la oynarız, yine alırız ama siz aranızda oynarsanız gelirleriniz çok önemli miktarlarda kayba uğrar' dedik. Öncelikle bunu anlatmaya çalıştık biz…Bir kere bu gerçeği kabul edecekler. Ben Fenerbahçe’nin haklarını savunuyorum. Bakın şimdilerde bazı kulüp başkanlarının havuz bozulacak diye yaşadıkları hezeyan da bu yüzden. Nasılsa taraftarın yok, marka değerin yok ve en önemlisi bunları değiştirecek vizyonun ve kurumsal yapın yok, Avrupa’da Türkiye’yi temsil etmek gibi bir derdin de yok. Gelsin havuzdan paralar… İşte bir bardak suda fırtına koparmalarının nedeni de bu... Diğer büyük kulüplere gelince, benim onlar hakkında değerlendirme yapmam doğru olmaz. Kendi haklarını kendileri savunsunlar, onlar için bir şey söylemek istemem' dedi.'En zengini TFF'% 55’e % 45 olan gelir dağılım oranının Anadolu kulüplerinin bu baskıları ile büyük kulüpler aleyhine değiştiğini ve Fenerbahçe olarak aldıkları payın %26'lardan % 11’lere gerilediğini vurgulayan Yıldırım, 'Oran yarın yine aynı nedenlerle %9’lara, % 8’lere düşecek pozisyona geliyor' diye konuştu. Futbol Federasyonu'nun naklen yayın gelirinden aldığı payı da eleştiren Aziz Yıldırım, 'Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü TFF’dir!' dedi. 'Federasyon benim % 11 aldığım yerde niye %12 pay alıyor? Alınan para nereye harcanıyor, kime ne yardımı yapıyor, Türk sporu için ne yapılıyor? Kimse bilmiyor. Bir de herkes demiyor mu; 'Kulüpler parayı harcıyor' diye... Federasyon alıyor esas parayı. Benden çok o alıyor. Buradan söylüyorum: Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü TFF’dir' ifadelerini kullandı.'Herkes izlendiği kadar para alsın'Naklen yayın haklarıyla ilgili kanunun değişmesi gerektiğini savunan Başkan Yıldırım, 'Yayın haklarından Fenerbahçe ne alıyor, ne kadar alması gerekir, piyasaya çıkıp, sorup öğrensinler. Aradaki uçuruma şahit olsunlar' diye konuştu. Aziz Yıldırım eşit dağılım ya da puana göre dağılım mantığından uzaklaşılması gerektiğini savunarak 'Lig TV’ye, Digiturk’e parayı kazandıran kulüp Fenerbahçe. Yani ben bu kurumlara bu paranın % 30-35’ini kazandırıyorum. Senin yapman gereken, denkleştirici adalet değil, dağıtıcı adaleti uygulayarak yayını hangi takım taraftarı hangi oranda seyrediyorsa ya da dekoderi hangi takım taraftarı hangi oranda alıyorsa, sen de gelirleri buna göre dağıtmak zorundasın. Kısacası senin yayın havuzunun dağıtım oranı için elindeki kriterin belli. O da dekoder satışın. Öncelikle düzenlenmesi gereken husus bence budur' dedi. 'Bu köhne, hantal ve anayasaya açıkça aykırı olan kriterlerin değişmesi için her türlü yasal yola başvurmaktan kaçınmayacağız' diyen Fenerbahçe Başkanı, havuzun bozulmasını istemediklerini, sadece Fenerbahçe’nin hakkını aradıklarını da sözlerine ekledi.Passolig'e sert eleştiriYıldırım, Passolig hakkında da yoğun eleştirilerde bulundu. Passolig’e tribünleri zarar verenlerden arındırmak için geçildiğini ama şu anki uygulamada tribünlerin tamamının kapatıldığını savunan Aziz Yıldırım, 'Oh ne güzel! Okullar olmasaydı, milli eğitimi yönetmek ne kolaydı! Bu uygulamalarla maalesef Passolig de şu anda Türk sporuna zarar veriyor. Tüm statlar boş ve statların boş olmasının çok önemli bir sebebi; Passolig' ifadelerini kullandı. Passolig yüzünden loca ve kombine kart sahiplerinin de sıkıntılar yaşadığını anlatan Yıldırım, futbol taraftarına potansiyel kredi kartı müşterisi gözüyle bakıldığını da dile getirdi. Aziz Yıldırım Passolig'i savunurken Fenerbahçe Yönetimi'ni eleştiren televizyon yorumcularına da 'Kendi patronu Passolig’den bana dert yanıyor. Önce sen git, bir patronuna sor. De ki; Passolig’le ilgili ne düşünüyorsun?” Ondan sonra çık yorum yap' diye yanıt verdi.'Ben de olsam maça gitmem'Tribünlerin boş kalmasının bir diğer nedeni olarak da televizyonlarda çok fazla sayıda maç yayını olmasını gösteren Fenerbahçe Başkanı, 'Her yerde bol bol spor yayını var. Adam evinde oturuyor, çayını kahvesini içiyor maça gelmiyor. Niye gelsin? Sen olsan gider misin? Ben gitmem. Bu kadar bolluk içerisinde maça gidip ne yapacağım yani? Fenerbahçe Ülker Erkek Basketbol Takımımızın maçları, Passolig’in durumunu en iyi anlatan göstergedir. Çözüm ise bence; tüm müsabakaların aynı saatte başlatılmasıdır' dedi.'TFF'yi mahkemeye vereceğiz'Aziz Yıldırım, 'TFF’nin açıkladığı yeni yabancı futbolcu kuralı ile ilgili görüşleriniz nelerdir?' şeklindeki soruya üzerine ise yine eleştirilerini sıraladı. Yabancı futbolcu kurallarındaki değişiklikler ve tutarsızlıklardan yakınan Yıldırım, '5+3 çıkınca Cristian ve Yobo’yu paralarını ödeyip gönderdik. Krasic’i ise kadro dışarı bıraktık. 6 ay sonra sen kuralı yine değiştirdin. Üstelik TFF Başkanı çıkıp Bu 3 yıllık planlama ve projelendirme” diye beyanda bulunmuştu. Hani nerede devamlılık, nerede ciddi ve inandırıcı yönetim modeli? Peki, benim zararımı kim ödeyecek? Bu konuyu da mahkemeye götüreceğiz. 'Bu kuralı değiştirdiniz, ben zararımı istiyorum' diyeceğiz' diye konuştu.Yeni yabancı kuralı konusunda TFF'den net açıklama yapılmadığı da hatırlatan Yıldırım, 'Fakat basından edindiğimiz bilgi ve duyumlarıma göre; 14. yabancı futbolcu için Federasyon 2 milyon TL alıyor. 8 yabancı futbolcu için Federasyona 670 bin TL ödedikten sonra eğer yabancı futbolcu alımına gideceksen kademeli olarak bir artış söz konusu. Tüm yabancı opsiyonunu kullanıp 14. yabancı futbolcuyu kadrona dahil edersen 2 milyon TL; toplamda ise 14 yabancı transferi için 5 milyon 670 bin TL TFF’ye ödeyeceksin. Sen kulüplere hem 'Para harcama” diyorsun, öte yandan 'Şu kadar futbolcu alırsan ben senden şu kadar para isterim” diyorsun. Ayrıca kulüp almış genç bir oyuncu 300 bin liraya, Federasyon bu oyuncu için 2 milyon istiyor, iş mi yani bu! O zaman yasakla, 10 kişide sınırla. Federasyonun yapacağı iş şu: Ya toptan serbest bırakacak, ya da tamamen yabancıyı yasaklayacak. Bu kadar kolay bir şeyi bu kadar zor hale sokuyorlar. Ya serbest olur, kriter olmaz, ya da yabancı yasaklanır. Ben bu sene böyle deneyeceğim bakalım ne oluyor?” demekle olmaz. Yarın yine karar değişirse o 14 yabancı ne olacak? Türk futbolunun bu kadar gayrı ciddi ve günlük kararlarla yönetilebileceğini düşünenler çok yakında fena halde yanıldıklarını anlayacaklar.' dedi.'Derbileri kazanıp şampiyon oluruz'Süper Lig'deki şampiyonluk yarışı hakkında ise Aziz Yıldırım 'Derbileri kazanır, şampiyon oluruz' şeklinde iddialı bir açıklama yaptı. 'Biz diğer kulüpler gibi 10 ay sonraya senet, 5 ay sonraya ödeme yapmıyoruz. Biz en fazla 1 ay aksatıyoruz. Bir tek Aralık ayından bir miktar ödememiz var, onu da planladık' diyen Yıldırım, 'Takımın oyuncu kalitesi yüksek. Biz mevcut kadromuza Diego’yu dahil ettik, o da katkı vermeye başladı, daha da verimli olacak. Emenike’nin performansı daha üst düzeylere gelecek. Sow da gelince bizim takım tamam. Onun için bizim özellikle deplasmanlarda muhakkak kazanmamız lazım. İkinci yarının 8. haftası sonunda derbi maçlarımızı kazandığımız takdirde, şampiyon olur 4. yıldızı garantileriz. Ama şunu yürekten söylüyorum ki çok karakterli ve kaliteli bir takımımız var… Ve bu taraftarın bu yolda onları ve bizleri yalnız bırakma lüksü olmamalı. Bu sene Fenerbahçe’nin rakipleri ile arasındaki fark açısından kırılma noktası. Tıpkı Denizli’de Fenerbahçe’ye yaşatılanlar gibi... Tıpkı elimizden alınanın sadece bir şampiyonluk olmadığı gibi... O yüzden çok sayıda rakibimiz olacak. Bu yüzden her şeye rağmen bir olmalıyız. Çok güçlü olmalıyız…' dedi.'Medyaya gereken cevabı hal veriyor 'Spor medyası ile ilişkilerini 'O kadar memnunum ki kelimelerle dahi ifade edemem. Doğruları yazmak için bu kadar büyük özveride bulunan spor medyası başka hiçbir ülkede yoktur' şeklinde alaycı bir dille özetleyen Yıldırım, 'Aslında bu konuda çok da umutsuz olmamak lazım. Zira; kimse bu halkı kandıramaz. İzlenme ve okunma oranlarına baktığınızda aslında bu niteliksiz ve bir yerlere yaslanmadan ayakta duramayan medyaya bu halk gerekli cevabı veriyor veriyor da anlayan kim' dedi. Başkan Yıldırım, yeniden yargılanma süreci hakkında ise ''Bu Fenerbahçe’nin değil, Türkiye’nin sorunudur. Fenerbahçe olarak duruşumuzdan ve kararlılığımızdan asla ödün vermedik, vermeyeceğiz ve sabırla yargılamanın sonucunu bekliyoruz' ifadelerini kullandı.Eurosport
'iPad Küçük Çocuklarda Gelişimi Engelleyebilir'
'Küçük yaşta bir çocuğu oyalamak için iPad kullanmak çocuğun davranışlarını kontrol yetisinin gelişmesini engelleyebilir.'Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi'den bir grup uzmanın yaptığı araştırma, ayrıca taşınır elektronik cihazların çok küçük yaştan itibaren yoğun şekilde kullanılmasının çocukların gelişimi ve davranışlarında tahminlerin çok ötesinde etkiler yapabileceğini söylüyor.Uzmanlar televizyon ve videonun çocuk gelişimindeki olumsuz etkisi hakkında bu kadar veri varken, taşınır elektronik cihazların okul öncesi çocuklar tarafından kullanımının bu kadar yaygın olmasının bunların çocuk beyni üzerindeki etkileri konusundaki toplumsal farkındalığın yetersiz olduğuna işaret ettiğini söylüyorlar.Araştırmayı yürütenler çocuğu oyalamak için tablet ya da akıllı telefon kullanmanın çocuğun sosyal-duygusal gelişimine büyük hasar verebileceği, davranışlarını kontrol etme becerilerini geliştirmesini engelleyebileceği uyarısında bulunuyor.Araştırmalar yetersizAyrıca üç yaşın altındakilere interaktif ekranlı cihazlar kullandırmanın çocuğun matematik ve fen bilimleri için ihtiyacı olan becerileri geliştirmesini engelleyebildiğini gösteren deneyleri hatırlatıyorlar.
Reklam
Fikret Otyam Solunum Cihazından Ayrıldı
Antalya'da geçirdiği mide kanaması sonrasında Atatürk Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde tedaviye alınan ressam ve gazeteci-yazar 89 yaşındaki Fikret Otyam solunum cihazından ayrıldı.Antalya'da geçen pazartesi günü saat 15.30 sıralarında geçirdiği mide kanaması sonrasında Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürülen Fikret Otyam, kardiyoloji yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. 3 kez kalbi duran Otyam, her seferinde yaşama döndürüldü.Fikret Otyam'ın eşi Filiz Otyam, eşinin tedavisinin halen yoğun bakım ünitesinde sürdüğünü, dün sabah saatlerinden itibaren solunum cihazından ayrıldığını söyledi. Filiz Otyam, eşinin solunum cihazından ayrıldıktan sonra muhallebiyle ağzından beslenmeye geçildiğini belirtti.Filiz Otyam, 'Doktorları her geçen gün durumunun daha iyiye gittiğini söylüyor. Dün solunum cihazından ayrıldı. Oral beslenmeye başlandı. İlk kez muhallebi yedi. Bugün diyaliz sonrasında servise alınması planlanıyor' dedi.AĞABEYİ VEFAT ETTİFikret Otyam'ın tedavisi sürerken, Ankara'da yaşayan ağabeyi şair 92 yaşındaki Nusret Kemal Otyam'ın ölüm haberi geldi. Erol Akkır, DHA
Reklam
RTÜK'e Yapılan Ahlak Şikâyetleri Katlandı
RTÜK verilerine göre 2013 yılında 15 bin 862 olan genel ahlak şikâyetleri, 2014 yılında 31 bin 768’e çıktı; bir yılda bu konuda yüzde 101 oranında artış yaşandı.Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) istatistikleri, genel ahlak konulu şikâyetlerin yüzde 101 arttığını, bununla birlikte ırkçılık, cinsiyet, mezhep ayrımcılığına karşı daha yüksek sesle karşı çıkıldığını ortaya koydu. RTÜK’ün 2014 Yılı Vatandaş Bildirimleri Yıllık Değerlendirme Raporu’nda şu tespitler yer aldı:2014 yılında RTÜK’e toplam 121 bin 138 şikâyet yapıldı. 2013 yılına göre şikâyet oranı yüzde 2.30 arttı.Genel Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesine Aykırılık kriterine ilişkin 2014 yılında 31 bin 768 yani yüzde 15 oranında şikâyet gelirken, bir önceki yıl ile kıyaslandığında yüzde 101 oranında ciddi bir artış gösterdiği tespit edildi. “Kişilik Haklarını İhlal ve İftira-Hakaret” konulu kritere 2014 yılında gelen bildirimlerin bir önceki yıla oranla yüzde 64 oranında azaldığı görüldü.Irkçılık dikkat çekti“Kişiye Yönelik Şikâyet (Sunucu ya da katılımcı)” konulu kriterin 2014 yılı şikâyet sayısı 2013 yılı ile kıyaslandığında yüzde 37 oranında artış gösterdi. Ayrıca “Irak, renk, dil, din, tabiyet, cinsiyet, özgürlük, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep vb. Konularda Ayrımcılık Yapmak” kriterine yönelik şikâyetler 2013 yılında 1.230 olarak gerçekleşirken, 2014 yılında bu sayı yüzde 844 oranında artarak 11 bin 613’e ulaştı.2014 yılında gelen vatandaş şikâyetlerinden cinsiyetlere göre dağılımda erkekler şaşırttı. Kadınların daha çok televizyon izlediği gerçeği ortadayken, yayınlardan şikâyet etme konusunda erkekler kadınları ikiye katladı. 2014 yılında RTÜK’e toplam 121 bin 138 şikâyetten yüzde 63’ü erkeklerden, yüzde 34’ü ise kadınlardan geldi. Yüzde 3 ise cinsiyet sorusunu yanıtsız bıraktı.En çok şikayet edilen ilk 5 kanal ise ATV, Kanal D, Show TV, star TV ve STV olarak sıralandı. ATV “Kertenkele” dizisiyle “Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesi”ne aykırılıktan ilk sırada yer alırken, Kanal D “Reklamlar”dan reklamın netiliğine aykırılıktan ikinci sıraya yerleşti. Show TV ise “Bu Tarz Benim” adlı Yarışma programı nedeniyle “Ahlaka ve Ailenin Korunması İlkesine” aykırılıktan üçüncü oldu. Star TV, “Eyvah Düşüyorum” programı, STV ise “Şefkat Tepe” adlı dizi.Önder Yılmaz, Milliyet
Sinemanın Çılgın Çocuğu Tarantino'ya Göre, Mutlaka İzlenmesi Gereken 20 Film
Sinemanın çılgın ve fetişist çocuğu Tarantino, İngiliz SkyTV'deki bir söyleşisinde 1992'den bu yana izlemekten zevk aldığı filmleri sıralamış. 1992 rastgele verilmiş bir yıl gibi görünse de, Tarantino'yu bilen bilir; hayatında rastgele diye bir kavram yoktur: 1992 onun yönetmenliğe başladığı yıldır, Yani Rezervuar Köpekleri'nin gösterim yılı! İşte Tarantino'nun ilk 20'si:
Feci kaza kamerada... 2 Ölü
Niğde'de hemzemin geçitteki kapalı bariyerleri aşıp karşı tarafa geçmeye çalışan otomobile yolcu treni çarptı, kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerden birinin kardeşinin de tren kazası kurbanı olduğu anlaşıldı.Sabah saat 09.00 sıralarında Niğde'nin Selçuk Mahallesi Mezbaha Caddesi'nde giden 87 yaşındaki Süleyman Büykakkaş 51 KV 415 plakalı otomobil, eski sanayi sitesi hemzemin geçidine yaklaştığı sırada bariyerler kapandı. Güvenlik kamerası görüntülerine göre hızlı olan otomobil duramayarak bariyerlere çarpıp rayların üzerine geldi. Bu sırada motorunun durması nedeniyle rayların üzerinde kalan otomobile, 21302 Sefer Sayılı Kayseri-Adana yolcu treni çarptı. Çarpmanın etkisiyle takla atan otomobil, yol kenarındaki mermer atölyesinin önünde bulunan mezar taşlarına çarparak durabildi.Kazada otomobilde bulunan 73 yaşındaki Mehmet Yılmaz olay yerine hayatını kaybederken, ağır yaralanan sürücü Süleyman Büyükakkaş kaldırıldığı Niğde Devlet Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.KARDEŞİYLE AYNI KADERİ PAYLAŞTIOlay yerinde yapılan incelemenin ardından Mehmet Yılmaz'ın cesedi Niğde Devlet Hastanesi Morgu'na kaldırıldı. Soruşturma başlatılan kazada hayatını kaybeden Süleyman Büyükakkaş'ın kardeşi Necdet'in de tren kazasında öldüğü ortaya çıktı. Necdet Büyükakkaş'ın 2012'de bir başka hemzemin geçitte otomobiliyle karşıya geçmek isterken trenin çarpması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.DHA
Harry Kane'in Sözleşmesi Uzatıldı
İngiltere Premier Lig ekiplerinden Tottenham, golcü futbolcusu Harry Kane'in sözleşmesini uzattı.Kulüpten yapılan açıklamada, 21 yaşındaki Kane ile 5,5 yıllık yeni sözleşme imzalandığı duyuruldu.İngiliz futbolcu, Tottenham'ın altyapısından yetiştikten sonra Leyton Orient, Milwall, Norwich City ve Leicester City gibi takımlarda kiralık olarak top koşturdu. Genç golcü, A takımda forma şansı bulmaya başladığı geçen sezon, son haftalarda attığı gollerle dikkati çekti.Kane, bu sezon Tottenham formasıyla 33 maçta görev yaptı, 20 gol attı.Şampiy10
Reklam