Yoğun Kar Yağışı Etkisini Arttırıyor
Yapılan son değerlendirmelere göre Marmara'nın doğusu, İç Ege, Akdeniz'in iç ve doğu kesimleri, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale'nin doğu ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu'nun güneyinde yağmur ve sağanak, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması beklenen yağışların; Marmara'nın doğusu, Batı ve Orta Karadeniz, İç Anadolu'nun doğusu, Doğu Akdeniz'in iç kesimleri ile Elazığ, Bingöl ve Tunceli çevrelerinde yer yer yoğun kar, Doğu Akdeniz kıyıları ile Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde kuvvetli yağmur ve sağanak şeklinde olacağı tahmin ediliyor. HAVA SICAKLIĞI: Güney, iç ve batı kesimlerde 4 ila 6 derece azalacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR: Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, güneydoğu kesimlerde güney ve güneydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, İç Ege ve Marmara'nın güneydoğusunda kuvvetli olarak (40-60 km/s), Marmara'nın kuzey ve batısı ile Ege kıyılarında kısa süreli fırtına (50-70 km/s), Güney Ege kıyılarında ve Batı Akdeniz'de fırtına (60-80 km/s) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.UYARILARKUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Marmara'nın doğusu, Batı ve Orta Karadeniz, İç Anadolu'nun doğusu, Doğu Akdeniz'in iç kesimleri ile Elazığ, Bingöl ve Tunceli çevrelerinde yer yer yoğun kar, Doğu Akdeniz kıyıları ile Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde kuvvetli yağmur ve sağanak şeklinde olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA UYARISI: Rüzgarın, İç Ege ve Marmara'nın güneydoğusunda kuvvetli olarak (40-60 km/s), Marmara'nın kuzey ve batısı ile Ege kıyılarında kısa süreli fırtına (50-70 km/s), Güney Ege kıyılarında ve Batı Akdeniz'de fırtına (60-80 km/s) şeklinde esmesi beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yüksek ve eğimli yerlerinde muhtemel çığ tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.ZİRAİ DON OLAYI, BUZLANMA VE DON UYARISI: Zirai faaliyetlerin devam ettiği Marmara, Karadeniz, Ege ve Akdeniz kıyı kesimlerinde genelde hafif, kıyıların iç kesimlerinde orta kuvvette zirai don olayı, kuzey, iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.BÖLGELERİMİZDE HAVAMARMARA Çok bulutlu, bölgenin doğusu, Tekirdağ, Kırklareli ile Çanakkale'nin doğu ilçelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kar yağışının İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Bilecik çevrelerinde yer yer yoğun olması bekleniyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/s), bölgenin batısında kısa süreli fırtına (50-70 km/s) şeklinde esmesi bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. BURSA Çok bulutlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerine kadar yer yer yoğun olması bekleniyor. 0EDİRNE Parçalı ve çok bulutlu 1İSTANBUL Çok bulutlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerine kadar yer yer yoğun olması bekleniyor. 2KIRKLARELİ Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimleri kar yağışlı 0EGE Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin iç kesimlerinin aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç Ege'de buzlanma ve don, bu sabah saatlerinde kıyı kesimlerinde zirai don olayı bekleniyor. Rüzgarın bölgenin iç kesimlerinde kuvvetli olarak (40-60 km/s), kıyılarda kısa süreli fırtına (50-70 km/s), Güney Ege kıyılarında fırtına (60-80 km/s) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.A.KARAHİSAR Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı -3İZMİR Parçalı çok bulutlu 5MANİSA Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinde kar yağışlı 3MUĞLA Parçalı çok bulutlu 3AKDENİZ Parçalı ve çok bulutlu, Antalya dışında bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, iç ve yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Adana, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Rüzgarın Batı Akdeniz kıyılarında kuzey yönlerden yer yer fırtına şeklinde (60-80 km/s) eseceği tahmin ediliyor.ADANA Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Yağışların akşam saatlerine kadar il genelinde kuvvetli olması bekleniyor. 13ANTALYA Parçalı çok bulutlu 8HATAY Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Yağışların akşam saatlerine kadar il genelinde kuvvetli olması bekleniyor. 12MERSİN Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 12İÇ ANADOLU Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Çankırı, Yozgat, Kırşehir, Kayseri, Aksaray, Nevşehir, Niğde ile Sivas'ın batısı ve Konya'nın doğu kesimlerinde yoğun kar yağışı şeklinde olması bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.ANKARA Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı -1ÇANKIRI Çok bulutlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam yer yer yoğun olacağı tahmin ediliyor. -2ESKİŞEHİR Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı -3KONYA Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinde Konya'nın doğusunda yer yer yoğun olması bekleniyor. -2BATI KARADENİZ Çok bulutlu, bölge genelinin yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.BOLU Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı -3DÜZCE Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı 1KASTAMONU Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı -2ZONGULDAK Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı 1ORTA ve DOĞU KARADENİZ Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kar yağışının Orta Karadeniz bölümünde yer yer yoğun olması bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Bölgenin yüksek ve eğimli yerlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.AMASYA Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı -1SAMSUN Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı 2TOKAT Çok bulutlu, yer yer yoğun olmak üzere aralıklı kar yağışlı -1TRABZON Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı 5DOĞU ANADOLU Çok bulutlu ve bölge genelinin aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Elazığ, Bingöl ve Tunceli çevrelerinde yer yer yoğun olması beklenmektedir. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Bölgenin kuzey ve doğusunun yüksek ve eğimli yerlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.ERZİNCAN Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı 3ERZURUM  Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı 0KARS Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar hafif kar yağışlı -2MALATYA Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı 4GÜNEYDOĞU ANADOLU Çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde kuvvetli olmak üzere genellikle yağmur ve sağanak, zamanla kuzey kesimlerinde karla karışık yağmur ve yükseklerinde kar şeklinde olması bekleniyor.DİYARBAKIR Çok bulutlu ve yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri yer yer kar yağışlı 9GAZİANTEP Çok bulutlu, öğle saatlerinde kuvvetli olmak üzere yağmurlu 6ŞANLIURFA Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu 11SİİRT  Çok bulutlu ve yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri yer yer kar yağışlı 8DENİZLERDE HAVABatı Akdeniz'de kuvvetli fırtına; Batı Karadeniz'in batısı, Marmara ve Ege'de fırtına, Doğu Akdeniz'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.KARADENİZ Hava Durumu: Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 5 ila 7 (40-60 km/saat), batısı 6 ila 8 (50-75 km/saat), Doğu Karadeniz'de kuzey ve kuzeydoğudan, akşam kuzeybatıdan 2 ila 4 (10-30 km/saat), batısı kuzeydoğudan 4 ila 6 (30-50 km/saat) kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m, Batı Karadeniz'in batısında 3,0 ila 4,0m Görüş: İyi, yağış anında orta; fırtınada zayıf.MARMARA Hava Durumu: Çok bulutlu ve kar yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75 km/saat) kuvvetinde; Dalga: 3,0 ila 4,0m, Görüş: Zayıf.EGE Hava Durumu: Parçalı bulutlu, Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75 km/saat), Güney Ege'de kuzey ve kuzeybatıdan, kuzeyi kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75 km/saat) kuvvetinde, Dalga: 3,0 ila 4,0m Görüş: Zayıf.AKDENİZ Hava Durumu: Parçalı çok bulutlu, sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Akdeniz'de kuzey ve kuzeybatıdan 7 ila 9 (60-90 km/saat), doğusu kuzeybatıdan 5 ila 7 (40-60 km/saat), Doğu Akdeniz'de batı ve güneybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/saat), öğleden sonra 4 ila 6 (30-50 km/saat) güneyi 5 ila 7 (40-60 km/saat), öğleden sonra 4 ila 6 (30-50 km/saat) kuvvetinde; Dalga: 1,5 ila 2,5m batısı 3,5 ila 4,5m, Görüş: Zayıf.VAN GÖLÜ Hava: Çok bulutlu ve kar yağışlı; Rüzgar: doğu ve kuzeydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/saat) kuvvetinde; Dalga Yüksekliği: 0,25 ila 0,5m, Görüş Mesafesi: orta.
Çok Fazla Uyumanın Yaratabileceği 7 Sağlık Problemi
'Çok fazla' uyumak diye bir şey olduğuna inanmak zor gelebilir, çoğumuzun alabileceği son uyku damlası için bile mücadele ettiği düşünülürse hem de...Ama doğru. Uyuma konusunda da aşırıya kaçılabilir.Tam olarak ölçüsünü söylemek zor ama biliyoruz ki çoğu yetişkin iyi hissetmek ve çalışabilmek için 7 ile 9 saat arası uykuya ihtiyaç duyuyor.Dokuz saati geçen uykularınızın düzenli hale gelmesi, altında yatan bir sağlık sorununun göstergesi olabilir, aynı zamanda sizin bu sorunlara ev sahibi olmanız için davetiye görevi de görür. Çok fazla 'Zzz'lamanın getirdiği riskler şunlardır:
Cumhurbaşkanı Erdoğan Maden Kanununu Onayladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6592 sayılı 'Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u onayladı.ANKARACumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6592 sayılı 'Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u onayladı.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Kanun'u yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.Kanuna göre, farklı bir grupta yer alan uranyum, toryum, radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler, 4. grup madenlerin içinde yer alacak.Kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar 2. grup madenler kapsamında bulunacak.Yatırım maliyetleri yüksek olan çimento sektöründe ihtiyaç duyulan hammadde güvenliğinin sağlanması amacıyla yeni bir ruhsat alt grubu oluşturuldu. Bu grupta kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar yer alacak.'Görünür rezerv', 'proje', 'ön arama faaliyet raporu', 'genel arama faaliyet raporu', 'detay arama faaliyet raporu' ve 'kaynak' tanımları değiştirilen Kanun'la; 'ekonomik cevher', 'faaliyet raporu', 'satış bilgi formu', 'faaliyet bilgi formu' 'teminat' tanımları yürürlükten kaldırılıyor.Kanun'la maden ruhsatları ve buluculuk hakkı devredilebilecek. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacak. Devir bakan onayıyla gerçekleşecek.Kanunda 'yetkilendirilmiş tüzel kişiler' şu şekilde tanımlandı:'Maden İşleri Genel Müdürlüğünce yetkilendirilen genel müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi ya da işletmesi olan tüzel kişiler.''Fizibilite raporu' ise 'bir cevher kaynağının ekonomik olarak işletilebilirliğini göstermek amacıyla jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, yasal, çevresel, sosyal ve mali etkenlerin önerilen maden projesinde yeterli ayrıntıda incelendiği kapsamlı rapor' olarak tanımlanıyor.Süresi içinde proje verilmeyen ruhsatlar için yaptırım uygulanacak. Kanun'da belirlenen gruplardaki madenler için gerekli görüldüğünde ruhsat iptaline gidilebilecek.Yetkilendirilmiş tüzel kişilere ilişkin uygulamalar, kanunun yayımı tarihinde itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girecek. Bir yıllık süre içinde teknik nezaretçinin görevinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde teknik nezaretçinin tüm görev ve yetkileri bu sürenin sonuna kadar daimi nezaretçi tarafından sürdürülecek.Alınması gereken izinler ile Maden İşleri Genel Müdürlüğünün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinlerin süresi içinde alınarak genel müdürlüğe verilmeyen ruhsatlar hakkında 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.Yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından hazırlanan rapor, proje ve tüm teknik belgeler ruhsat sahibi tarafından genel müdürlüğe verilecek. Maden bölgelerinin altyapı hizmetleri valiliklerce yapılacak.Daimi nezaretçiler, işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisleri olacak.Dördüncü grup madenler ile kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçları kapsayan ikinci grup (b) bendi dışındaki madenler ihale yoluyla ruhsatlandırılacak.İşletme ruhsat bedelinin yüzde 70'i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, yüzde 30'u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına teminat olarak yatırılacak. Faaliyet sonrası, sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesinin ardından, çevre ile uyum teminatı iade edilecek.Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaması halinde 30 bin TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulacak. Bu ihlallerin 3 yıl içinde 3 veya daha fazla yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilecek.Destek kapsamı genişliyor-Ürettiği madeni yurtiçinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için devlet hakkının yüzde 50'sinin alınmayacağına ilişkin hüküm, 2. grupta yer alan kalsit, dolomit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar için kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacak.Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunlu olacak. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılacak. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi beyanları, bir yıl süreyle geçersiz sayılacak. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalayacak. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibine 20 bin TL idari para cezası verilecek.Ruhsat sahibi veya vekilinin, mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi halinde 20 bin TL, bu fiilin tekrarı halinde ise iki katı tutarında idari para cezası uygulanacak.Hammadde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve hammaddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulur. Bu alanda üretilen hammadde için faaliyeti gerçekleştiren ocak başı satış bedeli kadar idari para cezası uygulanacak.Üretim ve sevkıyat ile ilgili para cezalarının oranları azaltılıyor.Ruhsat harcı ve teminatı, ruhsat bedeli başlığı altında toplanıyor.Yap-işlet-devret modeliyle yapılan kamu yatırımları için ihale sözleşmelerinde hammade temin sorumluluğunun görevli şirket yükümlülüğüne bırakılması halinde, hammade üretim izni sözleşme konusu işte kullanılmak ve proje süresiyle sınırlı olmak üzere görevli şirkete de verilecek. Bu durumda kullanılacak hammadenin ocak başı satış fiyatı üzerinden ihaleyi alandan her yıl haziran ayı sonuna kadar devlet hakkı ile aynı grupta bulunan işletme ruhsatlarından alınan ruhsat bedelinin yüzde 30' oranında çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere her yıl ocak ayının sonuna kadar teminat alınacak. Devlet hakkı ve teminatın eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması halinde 20 bin lira idari para cezası verilecek ve üç ay içinde tamamlanması istenecek. Aksi halde üretim faaliyeti durdurulacak.Ruhsat bedelleri, mevcut ödenen harç ve teminata göre alan bazlı artırılıyor.Devlet hakkı payları, yeniden belirleniyor.Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yoluyla arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılıyor. Maden ruhsatı verilecek alanlar Genel Müdürlükçe ihale edilerek arama ve işletme ruhsatı verilecek.Tesis veya altyapı tesisi kurulacak alanlar, ruhsat kapsamında değerlendirilecek.Ruhsat dönemlerindeki ara geçişlerde uygulanan teminatları irat kaydedilerek ruhsatların iptali hükümleri yerine idari para cezası getiriliyor.Rödövans sözleşmeleri yapamayacak-Kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştirakleri hariç yer altı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamayacak.Kanun, maden ruhsatı verilmesine ilişkin esas ve usulleri yeniden düzenliyor.Tuğla ve kiremit kili, çimento kili, marn, puzolanik kayaç ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan kayaçlarla mermer, dekoratif taşlar, traverten, kalker, dolomit, kalsit, granit, siyenit, andezit, bazalt ve benzeri taş madenleri için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ruhsat sahibi tarafından Maden Genel Müdürlüğüne verilecek. Projeyle birlikte projenin uygulanabilmesi için gerekli mali yeterlilik belgeleri ve işletme ruhsat taban bedelinin yatırıldığına dair belge genel müdürlüğe verilecek. Aksi halde talep reddedilecek.Projedeki teknik eksiklikler, vadesi geçmiş borç bulunmadığına ilişkin belge ve işletme ruhsat bedeli, bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanacak. Eksikliklerini süresinde tamamlamayanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanarak, süre üç ay daha uzatılacak. Bu süre sonunda eksikliklerini tamamlamayanların talepleri kabul edilmeyecek ve yatırılan işletme ruhsat bedeli iade edilecek.Taleplerin uygun görülmesi halinde bir ay içerisinde işletme ruhsatı düzenlenecek.Kamu kurum ve kuruluşları ile iştirakleri hariç olmak üzere yer altı kömür madenciliğine dair rödovans sözleşmeleri sona erdirilmeyen ruhsat sahalarının süre uzatım talepleri kabul edilmeyecek.Kil ve kayaçlardan oluşan 1. grup (a) bendi madenlerin işletme ruhsat süresi 5 yıl olacak. Diğer grup madenlerin işletme ruhsat süresi, 10 yıldan az olmamak üzere projesine göre belirlenecek. 1. grup (a) bendi ve diğer gruplardaki maden işletme ruhsatlarının süresi, sürenin bitiminden önce yeni bir projeyle uzatma talebinin olması ve uygun bulunması halinde uzatılacak. 1. grup (a) bendi maden işletme ruhsat süresini uzatma taleplerinde, işletme ruhsat bedelinin beş katından fazla olmamak üzere büyükşehir belediyesi olan illerde valilik, diğer illerde ise il özel idaresi tarafından belirlenen uzatma bedeli alınacak. Toplam işletme ruhsat süresi 1. grup madenlerde 30 yılı, 2. grup madenlerde 40 yılı, diğer grup madenlerde 50 yılı geçemeyecek. 1. grup madenlerde 30 yıldan, 2. grup madenlerde 40 yıldan sonraki sürenin uzatılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, diğer grup madenlerde ise 50 yıldan sonraki sürenin uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkili olacak.Yükümlülük ihlallerine ağır cezalar-Gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilecek. Bu iznin verildiği tarihten itibaren devlet hakkı alınacak. İşletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile genel müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili izinlerin genel müdürlüğe verilmesinden sonra işletme izni düzenlenecek.Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50 bin lira idari para cezası verilecek. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması halinde ruhsat süresi uzatılmayacak. 5 yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında 3 yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50 bin lira idari para cezası kesilecek. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının yüzde 10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanacak.İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu düzenlemelere aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi halinde ruhsat iptal edilecek. Ancak işletme projesinde, işletme izninin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve dekapaj yapılacağı beyan edilmiş ve ruhsat sahasındaki faaliyetlerin bu beyanlara uygun gerçekleştirildiği tespit edilmişse idari para cezası uygulanmayacak ve ruhsat iptal edilmeyecek.Proje değişikliği izne bağlanıyor-İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulmasının tespit edilmesi halinde projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine 6 aya kadar süre verilecek. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması halinde 50 bin lira idari para cezası verilerek, üretim faaliyeti durdurulacak. Projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi halinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulacak.İşletme projeleri ve değişikliklerinin, uygulamaya konulmadan önce genel müdürlüğe sunulması zorunlu olacak. Aksi takdirde üretim faaliyeti durdurulacak. İşletme projesinin uygulanması ve faaliyetler yetkilendirilmiş tüzel kişilerce izlenecek ve izleme raporları Maden Genel Müdürlüğüne sunulacak. Yetkilendirilmiş tüzel kişiler, işletme açısından tehlike oluşturan projeye aykırı faaliyetleri üç gün içinde genel müdürlüğe, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, valiliğe ve ruhsat sahibine bildirilecek. Yetkilendirilmiş tüzel kişiler, ruhsat sahalarındaki faaliyetlerin projesine uygun olarak yürütülmesinin ve izlenmesinden sorumlu olacak.Ruhsat sahibi, her yılın nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyetiyle ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yaptıysa bununla ilgili bilgileri Maden Genel Müdürlüğüne verecek. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 30 bin lira idari para cezası uygulanacak. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulacak.1. grup (a) bendi maden ruhsat sahibi bu belge ve bilgileri büyükşehir belediyesi olan illerde valiliklere, diğer illerde il özel idaresine verecek. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 30 bin lira idari para cezası kesilecek ve yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulacak.Maden ruhsat sahaları ile hammadde üretim izin sahalarında rezervin verimli bir şekilde değerlendirilmesi, can ve mal güvenliği tedbirlerinin alınması amacıyla birden fazla ruhsatın birbirine mücavir olarak bulunduğu sahalarda faaliyetlerin ortak bir proje çerçevesinde yapılmasına hak sahiplerinin rızasının olması halinde genel müdürlük kararıyla, ruhsat sahiplerinin rızasının olmaması halinde enerji ve tabii kaynaklar bakanının onayı ile karar verilebilecek.Madenciliğin kısıtlanabileceği hallerKum, çakıl, kil ve kayaç türü madenler için maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme gibi hususlar dikkate alınarak madencilik faaliyetleri kısıtlanabilecek. Valiliklerce yapılan ildeki planlama çerçevesinde Maden Genel Müdürlüğünün uygun görüşü alınarak, maden bölgeleri oluşturulabilecek. Oluşturulacak maden bölgelerinin altyapı hizmetleri valiliklerce yapılacak. Kısıtlanan alandaki ruhsatlar, rezerv miktarları göz önünde bulundurularak madenbölgelerine taşınarak ruhsatlandırılacak. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerine de yapılabilecek. Taşıma işlemi yapılırken ruhsat sahiplerinin kazanılmış hakları korunacak. Ruhsat sahasında bulunan tesislerin sökülmesi, taşınması ve yeniden inşa edilmesine ilişkin masraflar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından tespit ettirilecek, kısıtlama ve taşıma işlemini talep eden kamu kurum ve kuruluşu tarafından ruhsat sahibine ödenecek.Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlar ile 4. grup madernler dışındaki yeni alanlar, ihale yoluyla ruhsatlandırılacak. İhale bedeli, işletme ruhsat taban bedelinde az olmayacak. Ruhsat sahaları arasında tek başına madencilik yapılamayacak büyüklükteki alanlara ruhsat verilmeyecek. Bu alanlar bitişik ruhsat sahipleri arasında ihale edilecek. İhalelik durumda olan ve madencilik yapılabilmesi için uygun büyüklükte olmayan sahalar, çevresindeki ruhsatsız alanlar veya diğer ihalelik sahalarla birleştirilerek ihale edilecek.Havza madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak amacıyla yeni oluşturulan alanlarla herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş sahalar, alan sınırlamasına bakılmaksızın birleştirilerek ihale edilebilecek. Bu şekilde ihale edilen sahaların ruhsatlandırılmasında alan sınırlaması aranmayacak.Mülga 6309 sayılı Maden Kanunu hükümleri uyarınca verilmiş olan ve ruhsat hukuku devam eden çakışmalı işletme ruhsat sahalarında yeni bir maden bulunması halinde, çakışmalı alandaki maden hakkı bu ruhsat sahipleri arasında ihale edilerek ruhsatlandırılacak.Mühendis istihdamı zorunluluğu-Kaynak tuzlaları hariç maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılacak. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu gözönüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunlu olacak. İstihdam şartlarını sağlamayan işletmelere 30 bin lira idari para cezası verilecek ve maden işletme faaliyetleri durdurulacak. İstihdam şartlarının sağlanması halinde faaliyete izin verilecek.Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösteren imalat haritası ve maden jeoloji haritasını genel müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilecek. Ruhsat sahibi bu tedbirleri en geç bir yıl içerisinde almak ve işletme faaliyetinde bulunulan alanı işletme projesi doğrultusunda çevreye uyumlu hale getirmekle yükümlü olacak. Gerekli güvenlik ve çevresel önlemlerin alınmaması durumunda tedbir alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, durum valiliğe bildirilecek. Çevreyle uyum çalışması için gerekli tedbirler, çevreye uyum planına uygun olarak orman arazilerinde ilgili orman idaresi, diğer alanlarda il özel idareleri veya valilikler tarafından yerine getirilecek. Masraflar ruhsat bedelinden çevreyle uyum planı çalışmaları için emanete yatırılan tutarlardan karşılanacak. İdare çevreye uyum planı dışında yaptığı masrafları kendisi karşılayacak ve ruhsat sahibinden herhangi bir bedel talep edilmeyecek.Cevher, metal veya ekonomik değer ihtiva eden pasa, zenginleştirme bakiye yığını ve cürufları muhafaza etmeyenlere işletme ruhsat taban bedeli kadar idari para cezası verilecek.Ereğli kömür havzasındaki taşkömürü için kamu tarafından yürütülecek faaliyetler, kanundaki hak düşürücü ve mali hükümlere tabi olmayacak, ruhsat bedeli ve devlet hakkından muaf olacak. Ancak taşkömüründen özel idare payı ve köylere hizmet götürme birliği payı alınacak. Diğer madenler için yürütülen faaliyetlerden de devlet hakkı, özel idare payı ve köylere hizmet götürme birliği payı alınacak.Rödövans yasağı geliyor-Ruhsat sahipleriyle üçüncü kişiler arasındaki rödövans sözleşmeleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının iznine tabi olacak. İzin alınmaksızın yapılan rödövans sözleşmesiyle yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulacak. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştirakleri hariç olmak üzere yer altı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamayacak. Aksi takdirde rödövans sözleşmesi ile yapılan madencilik faaliyetleri durdurulacak.Mevcut ruhsatların ruhsat bedeli yatırma yükümlülüğü 1 Ocak 2016'da başlayacak. Ruhsat bedeli yatırılan ruhsatların ruhsat teminatları iade edilecek.Mevcut rödövans sözleşmeleri, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe verilecek. Aksi takdirde rödövans sözleşmesiyle yapılan madencilik faaliyetleri durdurulacak. Yeraltı kömür madenciliğine dair rödövans sözleşmeleri sona erdirilmeyen ruhsat sahalarının süre uzatım talepleri kabul edilmeyecek.Teknik nezaretçisi bulunan ancak daimi nezaretçisi bulunmayan sahalarda, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde daimi nezaretçinin atanması zorunlu olacak. Bu süre içinde teknik nezaretçinin istifa etmesi veya azledilmesi halinde derhal daimi nezaretçi atanacak. Daimi nezaretçi atamayanlara 30 bin lira idari para cezası verilecek ve ruhsat sahasındaki maden işletme faaliyetleri durdurulacak.Maliyet artışı ödenmesinin yolu açılıyor-Uranyum, toryum, radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler endüstriyel hammadde maden grubunda ruhsatlandırılacak.Kalker, kalsit ve dolomit ruhsat sahaları en fazla yüzer hektarlık alanlar halinde ruhsatlandırılacak.Kanunla, geçen yaz çıkan 'torba kanun' kapsamında fazla çalışma ücreti, yıllık izin, çalışma saatlerinin düşürülmesi ve asgari ücret artışından kaynaklanan maliyet artışlarının fiyat farkı olarak ödenebilmesine ilişkin usul ve esaslar Kamu İhale Kurumunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenecek.Muhabir: Kadir karakuşAA
FSM'de Zincirleme Trafik Kazası
Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü Anadolu-Avrupa istikametinde 10'un üzerinde tır ve otomobil karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada 2 kişi yaralandı. Kaza sırasında araçlardan kopan parçalar, seyir halindeki otomobillerin üzerine düştü.Kazada yaralanan iki kişi hastaneye kaldırılırken, köprüde trafik çift yönlü aksıyor.Olay yerine çok sayıda çekici ve kurtarma ekipleri gönderildi. İstanbul'da 95 yerde kazaAkşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı sebebiyle İstanbul'da 95 ayrı noktada hasarlı kaza meydana geldi. Bunlardan TEM otoyolu Celaliye mevkinde 60 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 12 kişi yaralandı. Edirne istikametinde bir tır ile kamyon çarpıştı, araçların sürücüleri yaralı kurtarıldı. Aynı dakikalarda İstanbul istikametinde de iki tır kaza yaptı. Olay yerine itfaiye ekipleri ve 3 vinç gönderilerek, yol trafiğe açıldı.Tipi nedeniyle TEM otoyolundaki sürücüler, Çatalca ve Silivri gişelerinden E-5 karayoluna yönlendiriliyor. TEM otoyolu güzergahında 10'a yakın tır da kayarak, trafik akışını aksattı.Kentteki kar kalınlıkları Maslak, Ümraniye, Çekmeköy, Beykoz, Sultangazi ve Arnavutköy'de 10, Uğur Mumcu, Maltepe, Celaliye, Silivri'de 15, Başakşehir, Hadımköy, Büyükçekmece, Çatalca, Esenyurt ve Çamlıca'da 20 santimetre ölçüldü.AA
Luce'den Bayern'e Geçit Yok
UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Turu'nda Shakhtar Donetsk ile Bayern Münih karşı karşıya geldi. Ukrayna'daki Arena Lviv'de oynanan mücadele 0-0'lık eşitlikle sonuçlandı.Maç boyunca Bayern Münih topa tartışmasız bir şekilde hakim olurken, Shakhtar'a sadece 1 isabetli şut şansı tanıdı. Bayern Münih ise kaleye çektiği şutlarda isabet bulmakta güçlük çekti. Ancak, topu hızlıca kazanmak için sürekli yakın pres yapan Bayern, sık sık faul de yaptı. Bu faullerin sonucunda Şampiyonlar Ligi'ndeki 100. maçına çıkan Xabi Alonso, 24 ve 65. dakikalarda gördüğü çift sarı kartla İspanyol hakem Undinao Mallenco tarafından oyundan ihraç edildi.SHAKHTAR, EVİNDEN 1200 KM UZAKTAShakhtar, Donetsk şehrinde savaş koşulları olduğu için kendi stadyumundan tam 1200 kilometre uzaktaki Lviv şehrinde, taraftar desteğinden uzak bir şekilde maça çıktı.Bayern, ilk dakikalarda baskısını kurarken, henüz 2. dakikada Robben ile ilk tehlikeyi yarattı. Bayern, 3-3-4 gibi ilginç bir taktikle sahaya yayılırken, topa sürekli hakim oldu, kaptırdığı anlarda ise ani preslerle topu geri kazandı. Thomas Müller, ilk yarı içinde iki net fırsattan yararlanamazken, Shakhtarlı futbolcular Bayernliler'i ancak faullerle durdurabildi.ALONSO'NUN KIRMIZISI OYUNU DEĞİŞTİRDİİkinci yarı da tıpkı ilk yarı gibi başladı. Bayern, topa hakim oldu ve sürekli gol aramaya başladı.Bayern'in hakimiyeti ise Xabi Alonso'nun 65. dakikada gördüğü kırmızı karttan sonra kırıldı. Shakhtar daha fazla topla oynamaya başladı ve maçta ilk kez rakip kalede daha net görünmeye başladı. Shakhtarlı oyuncular, maçtaki tek isabetli şutlarını da Alonso'nun kırmızısından sonra atabildi.Oyundaki bu kırılma anlarından sonra Bayern Münih Teknik Direktörü Pep Guardiola, Thomas Müller'i çıkartarak savunma oyuncusu Holger Badstuber'i oyuna aldı. Shakhtar Teknik Direktörü Mircea Lucescu ise daha hücumcu oyuncularını sahaya sürse de, rakibinin son 25 dakikayı 1 kişi eksik oynaması fırsatını değerlendiremedi.Sporx
Reklam
Chelsea İstediğini Aldı
Şampiyonlar Ligi 2.tur maçında Paris Saint Germain evinde Chelsea ile 1-1 berabere kaldı. Jose Mourinho'nun ekibi tur için büyük avantaj elde etti.Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde karşı karşıya gelen, rövanş maçında Demba Ba'nın son dakika golüyle elenen Paris SG, bu sefer Şampiyonlar Ligi 2.tur maçında Chelsea ile karşı karşıya geldi. Parc des Princes oynanan karşılaşma 1-1 berabere bitti.FIFA kokartlı Türk hakemi Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta ilk golü konuk ekip Chelsea 36.dakikada Branislav Ivanovic bulurken ev sahibi PSG'nin beraberlik golü 54.dakikada Edinson Cavani'den geldi.PSG'nin Avrupa kupalarında evinde oynadığı son 32 maçlık serisini Jose Mourinho ve öğrencileri bozamazken ikinci maç için mavi-beyazlılar tur için büyük avantaj elde ettiler.Bu arada maçtan önce Parc des Princesê giriş yapan Chelsea otobüsü küçük bir kaza geçirdi.Fotomaç
Reklam
Deniz Baykal: 'Parti İçindeki Din Şebekelerini Sonlandıracağız'
CHP eski Genel Başkanı, Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “CHP laik Türkiye'nin teminatıyken partimizin içine sokulan uluslararası bir din şebekesinden temizlenmesi gerekmektedir” dedi.CHP eski Genel Başkanı, Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “CHP laik Türkiye'nin teminatıyken partimizin içine sokulan uluslararası bir din şebekesinden temizlenmesi gerekmektedir. CHP, laik sosyal ve hukuk devletinin bekçisi olmuştur, olacaktır. Uluslararası din şebekelerinin parti içindeki oyunlarını sonlandıracağız” dedi.Baykal ayrıca, “CHP'yi ilk günkü heyecanıyla laik, sosyal demokrat bir partiye gerçek Atatürkçülerle yeniden dönüştüreceğiz” ifadelerine yer verdi.İHA
Özgecan'ın Babası Mehmet Aslan: 'Yasalarla Melekleri Korumak Mümkün Değil'
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin taziye ziyareti sırasında konuşan Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan, idamın geri gelip gelmesiyle ilgilenmediğini, yasaların vicdanlar içinde çalışıyor olması gerektiğini söyledi.BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Mersin’de öldürülen Özgecan Aslan'ın evinin önündeki taziye çadırını ziyaret ederek anne Songül ve baba Mehmet Aslan'a başsağlığı diledi.Yaşanan olayın bütün insanlığın meselesi haline geldiğini belirten baba Aslan, bunun bir kurtuluş vesilesi, güzelliklerin, mutluluğun, güvenliğin, barışın tüm Türkiye ve dünyada tesis edilebilmesi için vesile olabileceğini söyledi.'Yasalarla melekleri korumak mümkün değil'Aslan, konuşmasına şöyle devam etti:'Anadolu Nuh'un gemisi gibidir. Bu geminin kapısı açılmıştır. Bu gemiye bu vesile ile içinde güzellik, sevgi, hoşgörü taşıyan herkes alınacak. Direnenler geride kalacak. O direnenlerin başına da benim meleğimin başına gelen gelebilir. Melekleri yasalar ile korumak mümkün değil. Yasaların vicdanların içinde çalışıyor olması gerek. Vicdanların içinde bir şeyler çalışmıyor ise hiçbir yasa kâr etmez. Çocuğumun üzerinden her hangi bir idam çıksın istemiyorum, ilgilenmiyorum. Bu geminin Allah'ın takdir ettiği illa ki bir kaptanı vardır. Takdir edilmiş olan kaptan ve görevlilerin en güzelini yapacaklarına şüphem yok. Erzurum'dan bir vatandaş aradı. 'Allah onu meleği yaptı, kendisi için yaratmış. Onu kendi cennet bahçesine aldı' dedi. Katılıyorum ben de. Memleketimizin böyle bir durum karşısında, böyle bir birleşmeye vesile olduğu için Allah'ın hikmetinden sual olunmaz. Bu olayın bu şekilde tecelli etmiş olması, bütün insanların bu olayın etrafında sevgiyle, hoşgörüyle, saygı ile birleşmiş olması önemli. Benim çocuğumun başına böyle bir şey gelmiş olması beni kıymetli kılmaz. Ben günahların günahkârı, acizlerin acizi, fakirlerin fakiriyim. Benim kalbimi söksünler, bedenimi çöpe atsınlar. Hiçbir şey ifade etmez. Aklım hikmetin karşısında çaresiz.''İki kız çocuğu olan bir baba olarak bu acıyı tüm şiddeti ile yüreğimde hissettim' diyen BBP Lideri Destici ise, Özgecan'ın katili Suphi Altındöken'in hakettiği cezanın idam olduğunu söyledi.Kaynak: DHA
Türkiye #Özgecanaslan'ı Konuşuyor
Özgecan Aslan cinayetinin ardından kadına yönelik şiddet, beş gündür sosyal medyaya hakim olan tek konu. Twitter'da, 13 Şubat Cuma'dan bu yana 3 milyon 293 bin tweet paylaşılan #ÖzgecanAslan etiketiyle birlikte onlarca farklı başlık altında kadına yönelik şiddet tartışılıyor.Mersin'de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesinin ardından sosyal paylaşım sitelerinde kadına yönelik şiddet konusu tartışılıyor. Kadınların #sendeanlat etiketi altında başlarından geçen olayları anlatması, Türkiye'de cinsel taciz ve tecavüz olaylarının boyutlarını gözler önüne serdi. 'Şimdiye kadar hep sustuk' diyen kadınlar, #sendeanlat etiketi altında 640 bine yakın olay paylaştı. Ardından sosyal medyada taciz ve tecavüz olaylarını engellemek için alınması gereken önlemler tartışılmaya başlandı. Özgecan Aslan cinayetinin duyulmasının üzerinden geçen beşinci günde kadına yönelik şiddet sosyal medyaya hakim olmaya devam ediyor.Taciz ve tecavüz olaylarını engellemek için ne tür önlemler alınması gerekiyor? Ailenin, okulun, medyanın, siyaset kurumunun üzerine düşen görevler neler? Kadına karşı şiddet ve vahşete dayalı cinayetlerde idam cezası tartışılmalı mı? Sosyal medyada Özgecan Aslan cinayetinin ardından onlarca farklı etiket altında bu sorulara cevap aranıyor.#ÖzgecanAslanTwitter'da 13 Şubat Cuma'dan bu haberin yazıldığı saate kadar #ÖzgecanAslan etiketi altında yaklaşık 3 milyon 455 bin tweet paylaşıldı. Sosyal medya kullanıcıları; katil zanlılarının yakalanmalarını, jandarmada verdikleri ilk ifadeleri, Özgecan Aslan'ın anne, baba ve yakınlarının feryadını bu etiket altında takip etti. Dünya gündeminde, anlık verilere göre Cumartesi ve Pazartesi günleri en çok konuşulan konu olan Özgecan Aslan cinayeti, haftalık verilere göreyse 9-15 Şubat tarihleri arasında Twitter'da dünya genelinde en çok konuşulan üçüncü konu olarak ön plana çıktı. Katil zanlılarının yakalanmasının ardından etiket altında kadına yönelik şiddetin cezasının ne olması gerektiği yönünde tartışmalar yapılıyor.#SenDeAnlatÖzgecan Aslan’ın cinayetinin ardından başlatılan #sendeanlat etiketi altındaysa kadınlar başlarından geçen cinsel taciz olaylarını anlatmaya devam ediyor. Tacizin ne kadar yaygın olduğunu göstermeyi amaçlayan kadınların attığı birçok tweet, aynı zamanda tecrübelerin ortaklığına dikkat çekiyor. Çantada biber gazı, çakı taşıma gerekliliği, toplu taşıma araçlarında sırtını cama dayamak zorunda olmak, taksiye binerken plaka almak ve plakanın alındığını şoföre belli etmek, kadınların yalnız kaldıkları araçlarda ve sokaklarda telefonla bazen aslında var olmayan ağabeylerini, babalarını arıyormuş gibi yaparak yüksek sesle konuşmaları, evde yalnızken kapıya gelen kurye, görevli gibi erkeklerin önünde evdeki hayali bir erkeğe seslenmek birçok kadının dile getirdiği önlemlerden sadece bazıları. #Sendeanlat etiketi kısmen hız kesse de, şimdiye kadar yaklaşık 640 bin kere kullanıldı.Son yolcu olmamak için başka durak da inmek, tenha sokaklarda defalarca arkanı kollamak, telefonla konuşma taklidi yapmak KORKU #sendeanlatTwitter'da, taciz ve tecavüz olaylarını engellemek için alınması gereken önlemler bugün #YapılmasıGereken etiketi altında paylaşılıyor. #BirÇiftSözümVar, #dersimizinsanlık, Kadına Uzanan Eller Kırılsın Twitter'da en çok konuşulan 10 gündem maddesinden dördü. Tacizi kadının giyimine bağlayan türkücü Nihat Doğan'a da eleştiriler sürüyor.Kaynak: Al Jazeera, HastagTwitter, Topsy
Reklam
14 Yaşındaki Çocuk, Kız Kaçırmak İçin Okul Bastı
ÇORUM'da 14 yaşındaki F.E. tabanca ile girdiği sınıftan sevdiği kızı kaçırmak istedi. Kızı ikna edemeyince aynı sınıftan 2 erkek öğrenciyi de yanına alıp otomobille bir süre gittikten sonra yakalandı.Olay Çorum Cumhuriyet Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. İddiaya göre elinde tabanca ile okula giren F.E., sevdiği kızın bulunduğu sınıfına yöneldi. Ders saatinde sınıfa giren genç, kızın dışarı çıkmasını istedi. Genç kızın ve diğer öğrencilerin itiraz etmesi üzerine yanında getirdiği tabancıyı çıkaran F.E ., bu kez aynı sınıftaki iki erkek öğrenciyi rehin aldı. Bu öğrencilerle bir otomobile binen F.E., okul yönetiminin polise müracaatı sonrasında takibe alındı. Çorum-Amasya karayolu üzerinde durdurulan otomobildeki 3 öğrenci ifadelerine başvurulmak üzere polis gözetiminde Çorum Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Rehin alınan 2 öğrenci ailesine teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.Yusuf ÇINAR/ÇORUM, (DHA)
Kadıköy Sahiline Cami Yapılacak mı?
İstanbul'un siluetinin en önemli noktalarından biri olan Kadıköy sahiline “Ulu Cami' adında yeni bir cami inşaatı için düğmeye basıldı.Diyanet İşleri Başkanlığı, Haydarpaşa Garı'nın da yer aldığı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı'nda İSKİ artıma tesisi olarak görülen ve fiilen otopark olarak kullanılan alana cami yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Mekansal Planlama Müdürlüğü'nden talepte bulundu.Dolgu alanı olan tescil dışı araziye yapılacak caminin adı “Ulu Cami' olarak belirtildi. Bakanlık da görüş almak üzere projeyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ve Kadıköy Belediyesi'ne gönderdi.Cami altı kütüphane ve sergi salonu olacakGeçtiğimiz günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı'nın hazırladığı meydan düzenleme projesi Kadıköy sahiline yapılacak dolgu alanları ile gündeme gelmiş, cami projesine yer verilmemişti. Projede cami için belirlenen dolgu alanı yeşil alan olarak gözüküyordu. Dolgu alanı yapılırken denizin temizlenmesi kapsamında arıtma tesisi için kurulduğu, geri kalan alanın ise yeşil alan ve rekreasyon alanı olarak düzenleneceği belirtilmişti. Ancak Mekansal Planlama Müdürlüğü'nün görüş almak üzere hazırladığı plan değişikliğinde dolgu alanı cami alanı olarak belirlendi. Diyanet'in talebinde “Ulu Cami' olarak adlandırılan dini tesis alanının ilk katlarında kütüphane, sergi ve konferans salonları da yer alacak. Zemin altına ise katlı otopark yapılabilecek.Yapıcı: 'İstanbul'a yeni bir simge yaratılmaya çalışılıyor' Cami inşaatı yapılmak istenen arazinin İstanbul'un kıyı şeridinde yer aldığını ve silueti doğrudan etkileyecek bir noktada olduğunun altını çizen Mimarlar Odası ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı, “İstanbul'da yeni bir simge yaratılmaya çalışılıyor. Camileri politik simge haline getirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Kentin ihtiyacından ziyade gündemi kaydırmak için yapılan bir girişim' dedi.Cami inşaatı için seçilen alanın dolgu alanı olduğunun altını çizen Yapıcı, şunları söyledi:“Kadıköy sahilinde mevcut dolgu alanlarında çökmeler mevcutken, deprem bekleyen bir kentte tamamı genç dolgu olan bu alanda toplumsal kullanıma açık bir tesis yapılması, burayı kullananların da can güvenliğini tehdit altına sokacaktır' açıklamasında bulundu. Yapıcı, “İnşaat zemin açısından da siluet açısından da yapılamaz. Konunun şimdi ortaya atılmasının nedeni “camiyi' kullanarak gündemi değiştirmek. Bunlar yapılaşmaya uygun olmayan alanların imara açılmasına olanak sağlayacak çirkin adımlar. Oraya Mimarlar Odası Genel Merkezi de Kültür Merkezi de yapılsa alan yapılaşmaya açılamaz'Ezgi Çapa / DHA
Meclis'te 'Paralel Yapı' Tartışması
TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin 'Paralel Yapı'nın araştırılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisinde iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı.Önerge ise AK Parti'nin oylarıyla reddedildi. Bugün görüşmelere başlanması planlanan İç Güvenlik Paketiyle ilgili muhalefet milletvekilleri ise daha önce belirtildiği gibi, paketin görüşülmemesi için iç tüzükten faydalanarak görüşmeleri uzattığı görüldü.HDP Grubunun verdiği araştırma önergesi üzerinde söz alan HDP Van Milletvekili Nazmi Gür, “Türkiye bir gizli dinlemeler ülkesidir. Mahkemelerin, yargının, polisin, ilgili istihbarat örgütlerinin aslında kimi dinlediğinin belli olmadığı bir gizli dinlemeler cennetinde yaşıyoruz. Herkes, bu Genel Kurulda bulunan herkes, dışarıda bulunan herkes her an dinlenebiliyor” dediGür, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu paralel yapı ne menem şeydir ki biz de anlayamadık; onun için biz bir önerge verdik, paralel yapılanma nedir ne değildir, bütün bu konuları araştıran bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun. Gerçekten, AKP'nin Kırmızı Kitap'a geçirdiği gibi bu paralel yapılanma, ülkeyi mi tehdit ediyor, yoksa AKP iktidarını mı tehdit ediyor bunun saptanması gerekiyor.'Araştırma önergesi üzerinde MHP adına söz alan Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz ise, şunları söyledi: “Hükümet içerisinde sureti haktan görünüp farklı saiklerle oluşturulan bir paralel yapı daha. Tüm bu hırsızlıkları, yolsuzlukları örtbas etmek ve milletin dikkatini başka tarafa çekmek için bir 'paralel yapı' teranesi tutturmuşlar. Kim? Aynı ekip. 'Cambaza bak, cambaza' oyunu. Kastettiğin bu kesim hakikaten bu devletin içerisinde farklı bir yapılanma öngörmüş ve buna kalkışmış ise bugünlere akşamdan sabaha gelmedik. 13 yıldır devleti tek başına idare ediyorsun. Niye müsaade ettin o zaman? Bunu yapanlar kadar buna müsaade edenler de sorumlu değil mi? Bunun hesabını vermen gerekmiyor mu? 'Kandırıldık.' o zaman böyle saf olmayacaksın. Önünüzü bile görmeyen bu kıt fikirlilikle devlet mi idare edilir? Önce bir kendinize bakın aynada. Zaten bu ülkede iki Erdoğan, iki Davutoğlu var. Yüksek perdeden konuşup mumu yatsıya kadar yanan, akşam farklı sabah farklı, doğuda farklı batıda farklı. Tutarlı olmak, devlet ciddiyeti içinde davranmak gibi bir kaygıları yok. Beceriksizlik ve kötülüklerinizi paralel yapıya yıkmak yerine millete hesap verin. Çıkın, deyin ki beceremedik, yanlış yaptık. Hem kel hem fodul olmak değil de nedir yaptığınız? İnşallah, devlet içerisinde paralel yapılar kuran AKP'nin hesabını 7 Haziranda bu millet görecek” dedi.CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz ise, önerge üzerinde şunları söyledi: “Bu devlet içine sızan bir yapı var ise paralel bir yapı, bunun sonuna kadar araştırılması ve siyasi iktidarın da bu işe yardım yataklık edip etmediğinin tespit edilmesi, eski Ceza Kanunu'muzun tabiriyle, suçun icrasını muavenet ve müzaheretle kolaylaştıran siyasilerin de, efendim, sorumluluğunun tespit edilmesi için biz bu araştırma önergesini destekliyoruz” dedi.BİZ KARDEŞTİK,YANLIŞ YAPTILARKürsüye bir gazetenin manşetiyle çıkan ve muhalefete gösteren AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, şunları söyledi: “Bugün basına çıkan, bugün bazı medyada yer alan sizi daha fazla etkileyen meselelerle ilgili bir mahcubiyet olur mu, bir hesaplaşma olur mu diye. Her zaman söylüyorum ya hatalarla yüzleşirsiniz ya da yüzsüzleşirsiniz. Siz yıllardan beri bize ettiğiniz ithamlarla, bize attığınız iftiralarla bugün karşı karşıyasınız. Genel Başkanımıza hakaret edildi, konuşmalar ortaya çıktı ama biz bir şey söyledik, seçimlere girerken nasıl ki masumiyet karinesi demişsek, nasıl ki siyasi ahlak demişsek aynı şeyi yine söylüyoruz. Mahkemenin önüne gelmeyen tapeler sizin önünüze geldi. Mahkemeden görmediğimiz, duymadığımız bilgileri sizin grup toplantılarınızda Grup Başkanınız tarafından okunduğunu gördük. İnsanların siyasi hayatı, aile hayatı, ticari hayatı, ne kadar özeli varsa çarşaf çarşaf ortaya serildi.ödedi.Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Darbenin yanında, kumpasın yanında, her türlü yanlışın yanında olmak sizin tarihinizde var ama 13 yıldan beri milletimize sığınmaktan başka bir şey yapmadık. 'Dünya 5'ten büyük' dedik, diyeceğiz.'One minute' dedik, diyeceğiz. 'Bölgemizde büyük olduk, daha büyük olacağız.' dedik ve yine diyeceğiz. Siz sadece bağıracaksınız, sadece. Ancak kavga edeceksiniz ama biz bu milletle olan yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Paralelle kalın, paralelle yürüyün, her türlü yanlışın yanında olun; bu size yakışır ama biz yürümeyeceğiz. Biz dün herkesle beraberdik, sırf paralelle değil, herkesle beraber yürüdük; vakıflar, dernekler, iyi iş yapan kim varsa yürüdük. Bugün paralelin yanında bir tane cemaat var mı, bir tane vakıf var mı, bir tane dernek var mı? Kim kaldı? Mahmut Tanal kaldı. Var mı başka kimse? Kimse kalmadı. O yüzden bir daha söylüyorum. Önceden her vakıf, her dernek bizim baş tacımız yürüyorduk, bu millete yanlış yapan varsa ayrıldı yolumuzdan. Ama çatlasanız da patlasanız da bu partinin bu ülkeye olan hizmetleri, borcu ve ödemesi devam edecek. Seçime kaldı 3 ay, çok değil üç ay. Eğer haklıysanız çekiliriz, oraya geçeriz ama millet size paralelle yürümenin bedelini ödetirse ki ödetecek yine buradayız, yine görüşürüz, yine bağırmaya devam edersiniz. 'Deveyi hendekten atlatan bir tutam ottur.' derler. Bu kadar ufak beklenti için, bu kadar yanlış işin paralelle bir arada olmak, yıllarca küfrettiğiniz insanlarla beraber olmak yakışmaz diye düşünüyorum.İki tane kardeş düşman olabilir, örnekleri çok ama iki tane düşman kardeş oluyorsa oraya soru işareti koy.Biz kardeştik, yanlış yaptılar, gereğini yapıyoruz. Siz düşmandınız, yanlış yaptılar, gereğini yapın lütfen. Önümüzdeki süreçte göreceksiniz, bu ülkenin en büyük meselesi, AK Parti'nin değil, devletin bekası için, milletin bekası için en büyük kavgamız paralellerle olmaya devam edecek. İster orada yer alın ister milletle yer alın. Orada yer alırsanız on üç yıl daha burada bağıracağız, dinleyeceğiz, konuşacaksınız. Ama 'hayır' diyorsanız ancak böyle bağıracaksınız.KABUL EDİLMEDİGörüşmelerin ardından oylamaya araştırma önergesinin bugün görüşülme önergesi oylamaya sunuldu. Bu sırada CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, yoklama yapılmasını talep etti. Ancak talebi duymadığını belirten TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı önergeyi oyladı ve kabul edilmediğini söyledi. Bunun üzerine Gök ve CHP'li milletvekilleri yerinden kalkarak talebinin yerine getirilmediğini belirterek tepki gösterdi ve usul tartışması açılmasını istedi. Bunun üzerine usul tartışması açıldı ve TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Gök'ün yoklama talebini duymadığını belirterek oylamanın yeniden yapılacağını söyledi. Yapılan oylamanın ardından önerge kabul edilmedi.SIRALARA VURDULARGenel Kurul görüşmesi sırasında saat 20.30'da CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya not göndererek yemek molası verip vermeyeceğini sordu. Bahçekapılı ise kafasını sallayarak 'hayır' yanıtı verdi. Bunun üzerine söz alan Altay, Bahçekapılı'ya tepki gösterdi ve yemek arası verilmesini istedi. Bahçekapılı'yı ise CHP ve HDP'li milletvekileri sıralara vurarak protesto etti. Bahçekapılı ise yemek molası vermeyeceği yönünde Altay'ın notu üzerine şaka olarak başını salladığını söyledi. Muhalefet milletvekilleri, Bahçekapılı'yı, Genel Kurulu çok sinirli yönettiğini belirterek eleştirdi. Genel Kurul çalışması sırasında ise AK Parti ile muhalefet milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar yaşandığı görüldü. Yemek molası tartışması ise saat 20.52'de verilen 40 dakikalık aranın ardından sonlandı.TBMM Genel Kurulu yemek molasının ardından saat 21.30'da yeniden açıldı. MHP Grubunun 'İşsizlik ve buna bağlı olarak gelişen iç göç sorununun araştırılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi' görüşülmesi sırasında ise MHP 'kapalı oturum' talebinde bulundu.Bunun üzerine Genel Kurul salonunda milletvekilleri ve stenograflar haricindeki herkes dışarı çıkartıldı.DHA
Reklam
1912'den Günümüze Amerikan Filmlerinin Fragmanlarının Seyri
Steven Benedict paylaştığı videoda amerikan sinema tarihinin geçmişten günümüze fragmanlarının kısa özetlerini tek videoda toplamış. Sinemanın kökenlerinden, 1912'den başlayarak devam ettiği çalışmasında günümüzden de bir kaç film fragmanına yer vererek gelecek hakkında da bize açık yorum bırakmış...
Reklam
Eğit-Donat Anlaşması Tamam
Suriyeli muhaliflerin eğit-donat programı için Türkiye ile ABD arasındaki müzakereler tamamlandı. Taraflar anlaşmaya varıldığını açıkladı.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç'in müzakerelerin tamamlandığını ve yakın zamanda mutabakat metninin imzalanacağını açıklamasının ardından Washington'dan da benzer bir açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, 'Suriyeli muhalif grupların eğitilip donatılması konusunda Türkiye ile presnip anlaşmasına vardığımızı doğrulayabilirim' dedi. Psaki, 'Daha önce açıkladığımız gibi, Türkiye, ılımlı Suriyeli muhalif güçlerin eğitimi ve donatımına bölgesel ev sahipliği yapacak. Anlaşmayı yakında sonuçlandırıp imzalamayı planlıyoruz' diye konuştu.Haftalık olağan basın toplantısında soruları yanıtlayan Bilgiç, Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) eğitim verilmesi için ABD ile süren müzakerelerin sona erdiğini belirterek, 'Yakın zamanda ÖSO'nun eğitilmesine ilişkin mutabakat metni imzalanacak' diye konuştu. Bilgiç, eğit-donat programının Mart ayında başlamasının öngörüldüğünü ifade etti.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin IŞİD ile mücadele kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’de üs kurmasıyla ilgili önemli soru işaretleri olduğunu, bunun ‘gerçekten bir askeri üs mü olacağının belirlenmesi gerektiğini’ söyledi.‘Peşmerge’ye askeri malzeme sağladık’Bilgiç, Türkiye’nin ABD’nin attığı adımlardan bağımsız olarak Peşmerge’ye yardım ettiğini belirtti:“IKBY'ye yönelik eğit-donat çerçevesinde, dün itibariyle Peşmerge'ye bir miktar askeri malzeme sağladık. Bu, şu ana kadar sağlanan yardımın ikinci grubu oluyor. Bu yardımlar askeri savaş malzemesi değil. Dürbün, kamuflaj, çadır gibi lojistik malzemeler içeriyor.'‘Türkiye’yi suçlamak için gerekçe oluşturma çabası’Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 16 Şubat’ta Türkiye-Ermenistan arasında 2009'da imzalanan ve ilişkilerin normalleşmesini öngören Zürih Protokolleri’ni Ermenistan Parlamentosu'ndan geri çekmişti. Bu konu hakkındaki soruları yanıtlayan Bilgiç, Türkiye'nin protokollerin temel hedefi olan bölgesel normalleşme sürecine bağlılığını sürdüreceği yanıtını verdi. Protokollerin onaylanmasının sadece ikili ilişkilerin değil, Kafkasya'da da kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın sağlanması için önemli olduğunu söyledi:'Ermenistan'ın bu yaklaşımını doğru bulmuyoruz, yanlış ve talihsiz bir adım. Ermenistan'ın kararı, baştan beri protokoller konusundaki tutarsız ve samimiyetsiz tutumunun bir göstergesidir. Bu karar, 1915 olaylarının yüzüncü yıl dönümüne giden bu süreçte, Türkiye'yi suçlamak için yeni bir gerekçe oluşturma çabası olarak da değerlendirmek mümkün.''72 saat sonra tepki verilmesini garipsedik'Bilgiç, ABD'de üç Müslüman gencin öldürülmesi konusunda ABD yetkililerinin sesiz kaldığı yönündeki eleştiriler hatırlatılınca, son zamanlarda Batı'da ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobinin artmaya başladığını belirtti.Bu tür saldırılar olduğunda ‘bir an evvel’ tepki verilmesi gerektiğini vurgulayan Bilgiç, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu noktada, haklı biçimde, ABD'li yöneticilerin neden sessiz kaldıklarını sorguladı” diye konuştu. ABD Başkanı Barack Obama'nın, Erdoğan'ın tepkisinden 72 saat sonra açıklama yaptığını anımsatan Bilgiç, şunları söyledi:'Psaki'nin bu konudaki sözlerini okudum. Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği husus, hepimizin ortak vicdanının sorduğu bir soruydu. Benzer saldırılara, özellikle Müslümanlar dışında başka bir gruba yapıldığında hemen tepki verildiğini görüyoruz. 72 saat sonra tepki verilmesini garipsedik. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadelerini sorgulamak yerine, bu tarz olaylara daha samimi ve hızlı tepkiler verilmesi, bu tür tartışmaların doğal olarak önüne geçer. Bir an evvel tepki vermek, bu tür saldırılarda asıl yapılması gereken şeydir.'Kaynak: Anadolu Ajansı
Başbakan Davutoğlu: 'Hükümete Kimse Ev Ödevi Veremez'
Başbakan Davutoğlu, 'Hükümete kimse ev ödevi veremez. Kamu düzeni hepimizin ihtiyaç hissettiği bir husustur' dedi.İSLAMABADBaşbakan Ahmet Davutoğlu, 'Hükümete kimse ev ödevi veremez. Kamu düzeni hepimizin ihtiyaç hissettiği bir husustur. Kamu düzeni söz konusuysa Selahattin Demirtaş da TBMM'de görev yürüten bir milletvekili. TBMM'de bir partinin grup başkanı olarak hukuk kuralları içinde davranması lazım' dedi.Davutoğlu, Refah Üniversitesi tarafından Serena Otel'de düzenlenen konferansın ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Pakistan'da büyük bir misafirperverlikle karşılandıklarını aktaran Davutoğlu, mevkidaşı Navaz Şerif ile baş başa görüşmelerinde, ikili ilişkilerin dışında bölgesel gelişmeleri de ele aldıklarını bildirdi.Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi toplantısında, konseyin daha da güçlendirilmesi için takip mekanizmaları ve teknik çalışma ekipleri kurulması konusunda mutabakata vardıklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, önemli bazı kararlar da aldıklarını, bunların başında serbest ticaret anlaşmasının biran önce imzalanması için ekonomi bakanlarının çalışmaları yönünde mutabakatın bulunduğunu aktardı.Davutoğlu, 'Türkiye ile Pakistan arasındaki ticarette son dönemde düşüş görülüyordu. Bunda küresel ekonomideki daralma ve Pakistan'ın ekonomisindeki gelişmeler başta olmak üzere birçok faktör vardı. Serbest Ticaret Anlaşmasını imzalamamız durumunda kısa sürede önce 3 milyara, sonra 5 milyara, kademeli olarak da 10 milyara kadar çıkan bir dış ticaret hacmi öngörüyoruz' dedi.Başbakan Davutoğlu, ulaştırma alanında işbirliği çerçevesinde hızlı tren ve lokomotif yapımı konusunda Pakistan ile ortak girişimlerde bulunma konusunda perspektif olduğunu, ayrıca hava uçuşlarının frekanslarının arttırılması konusunda prensipte pozitif bir yaklaşım bulunduğunu bildirdi.Davutoğlu, Pakistan'a Türk yatırımlarının artması konusunda ortak çaba gösterilmesinin söz konusu olduğunu belirterek, şunları söyledi:'Enerji, tarım, turizm alanlarında, öğrenci değişimleri alanında da önemli bazı kararlar aldık. Takip ettiğiniz gibi 11 anlaşma imzalandı. Türkiye ile Pakistan'ın artık sadece dostluk ve kardeşlik irtibatları üzerinden değil, ortak stratejik perspektifle de bir gelecek inşa etmeleri, daha önce Cumhurbaşkanımızın, başbakan olarak eşbaşkanlık yaptığı 3 yüksek düzeyde iş birliği toplantısında ele alınan ve mutabık kalınan 40 anlaşmanın da bundan sonra hayata geçirilmesi için yine bir takip mekanizması kuracağız. Ayrıca Afganistan'daki gelişmeler, Hindistan-Pakistan ilişkileri ve Suriye, Irak başta olmak üzere Ortadoğu'daki gelişmeler konusunda fikir alışverişi yapma imkanı bulduk. Çok verimli bir toplantı oldu. Türk-Pakistan İşbirliği Konseyi toplantısı da gerçekleşti.'SorularBaşbakan Davutoğlu, 'KCK'dan Çözüm Süreci'ne yönelik bir açıklama geldi. 15 Şubat ile birlikte kritik bir sürece girildiği belirtildi. İzleme heyeti kurulması, artık biran önce müzakerenin başlaması gerektiği vurgulandı. Bu konuya yorumunuzu merak ediyorum. Ayrıca Demirtaş'tan grup toplantısında iç güvenlik paketine ilişkin bir açıklama vardı. Muhalefet ile ortak hareket edeceklerini ve Meclis'i kilitleyecekleri yönünde bir açıklama vardı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?' sorusu üzerine, bu konudaki görüşlerini Pakistan'a hareketinden önce de dile getirdiğini bildirdi.Çözüm Süreci'nin samimiyet ve cesaret ama en önemlisi iyi niyet gerektirdiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:'Her gün çözüm süreci dememiz yetmez. Gerekli adımların atılması lazım. 2013 Mart'ında yani 2 sene önce Çözüm Süreci bağlamında önemli bir aşama söz konusu olduğunda, 2 ay içinde tüm silahlı unsurların, Mayıs, Haziran ayından itibaren Türkiye'den çekilmesi ve silahlı mücadeleye son verilmesi çağrısı yapılmıştı. Şimdi bugün yapılan açıklamalar 2 sene sonra hala Çözüm Süreci'nden ne anlaşıldığı konusunda bazı çevrelerin kafalarının karışık olduğu intibası veriyor. Bizim tutumumuz açıktır. Türkiye'de her şeyin ilacı demokrasidir. Her şeyin ilacı fikir özgürlüğüdür. Her şeyin tartışılacağı platform da Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir, sivil toplum yapılarıdır. Eğer bir ülkede demokrasi varsa, fikirler açıkça paylaşabiliyorsa, herkes kanaatini ifade edebiliyorsa, düşüncesini istediği dilde, istediği şekilde gündeme getirebiliyorsa, şimdi sormak zamanı değil mi, o zaman silahlara ne ihtiyaç var? Nedir yani silahı gerekli kılan şartlar. Fakat yok Türkiye'yi bir Suriye, Irak şartlarına dönüştüreceğiz gibi bir yaklaşım içinde olunacaksa ya da böyle bir anlayış varsa, bunu da kabul etmek veya buna teslim olmak mümkün değil. Biz de Çözüm Süreci'nin kritik bir aşamada olduğunu söylüyoruz. Bugün yapılacak açıklamalar, atılacak adımlar konusunda herkesin her zamankinden daha fazla dikkatli olması lazım. Türkiye kesinlikle bu anlamda bu kritik aşamada. Hükümetimiz, Çözüm Süreci noktasında herhangi bir tereddüt içinde değildir. Dikkat ederseniz, her açıklamamız, her attığımız adım bizzat benim başkanlığımda yürütülen Çözüm Süreci Kurulu toplantılarından sonra oluyor. Burada çok açık ve net bir şekilde yürüyen, hükümet tarafından yürütülen bir politika var. Ancak her gün değişik çevrelerden KCK şu açıklamayı yaptı, HDP bu açıklamayı yaptı gibi sürekli bir iniş çıkış trendi olursa burada samimiyet sorgulanmaya başlar. Öncelikle 2013 Nevruz'una, Mart'ına verilen söze uygun bir şekilde silahlı yöntemin terk edildiği ifadesini beklemek hepimizin hakkı. Bu yönde adımlar atıldığında barışçıl ortamda her şey tartışılabilir, konuşulabilir.''Tarihi bir sahne'Selahattin Demirtaş'ın 'Muhalefet ile birlikte Meclis'i kilitleriz' açıklamasını da değerlendiren Davutoğlu, 'Herhalde CHP ve MHP'yi kastediyor. İlginç yani. Demirtaş ile MHP ile HDP'nin aynı yerde buluşması her şeyden önce dikkate şayan. Bunun altını güçlü bir şekilde çizelim. Aynı şekilde tek parti zihniyetine sahip ve birçok baskıcı yöntem kullanan CHP ile geçmişte Doğu ve Güneydoğu'daki Dersim olayı başta olmak üzere yapılan tutumdan hala bir iç muhasebe ve özür dilemek cesareti bile göstermeyen CHP ile HDP'nin de yan yana gelmesi ilginç. Bu tarihi bir sahne' diye konuştu.İç Güvenlik ve Özgürlüklerin Korunması Paketi dedikleri tasarıda, bürokrasinin önüne geçip vatandaşın işini kolaylaştıran, özgürleştirici maddeler bulunduğunu aktaran Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanması var. Bu arada molotofkokteyline karşı tavır da var. Bonzai ile ilgili tavır da var. Bu pakete bu üç parti eğer birlikte karşı çıkacaksa, bu başlı başına bir siyaset dersidir. Herkesin bu tabloya bakıp gerekli dersi alması lazım. Kim ülkede özgürlük istiyor. Kim jandarmanın İçişlerine bağlanması suretiyle özgürlükleri, sivilleşmeyi teşvik ediyor, kim buna karşı çıkıyor? HDP ile MHP'nin birlikte buna karşı çıkmalarını izleyeceğiz ya da kim molotofkokteyli, 6-7 Ekim olayları dolayısıyla halkın hayatını karanlığa boğan o üç günü yaşadık. Bundan sonra herhalde sık sık bu görüntüleri belki de Meclis'te izletmek gerekir ki herkes buraya, bu iç güvenlik yasasına nasıl geldiğimizi görsün. O günlerde Kılıçdaroğlu'nun, Bahçeli'nin ne dediğini hatırlasın. Şimdi Demirtaş ile yan yana duracaklarsa seçime giderken herhalde bundan daha açıklayıcı bir tablo yok. Bunların karşısında özgürlükleri savunan, herkesin ismini istediği gibi değiştirme özgürlüğünü hayata geçiren bu yasayı hazırlayan AK Parti var. Halkın güvenliği söz konusu olduğunda molotofa da, bonzaiye de terör muamelesi yapan AK Parti var. Uyuşturucuların özgürlüğünü savunan HDP, CHP, MHP var. Uyuşturucu tacirlerine yönelik ya da Kobani olayları bahane edilerek halka o baskıyı yapanların karşısında bakalım nasıl birlikte olacaklar göreceğiz ama kim birlikte olursa olsun, bir kez daha söylüyorum, İç Güvenlik Reformuyla ilgili yapıcı bir teklifleri varsa getirsinler. Ancak, kilitlemek gibi Meclisle uyumlu olmayan bir dil kullanıp, yıkıcı bozguncu bir tavır sergileyeceklerse bunlara biz ne Meclisi kilitlettiririz ne de onların bu anlamda tehditlerine boyun eğeriz. O yasa ülkemizin ihtiyaçlarına hitap eden bir yasadır. 6-7 Ekim olaylarındaki sahneleri hatırlayan milletimiz eminim bu yasaya desteği verecektir. Onlar da birlikte ne yaparlar, birlikleri beraberlikleri hayırlı olsun diyeyim bu yeni bir sahne ama biz milletle birlikte olmaya devam edeceğiz.''Ev ödevi verme yetkisi yok'Davutoğlu, 'Devam niteliğinde silahsızlanmanın altını çizdiniz ama HDP Başkanı size bir soru yöneltti. Silahsızlanma çağrıları yapıyorlar ama hükümetin de bir on maddelik ev ödevi var. Başbakan bundan neden söz etmiyor?' sorusu üzerine, kimsenin hükümete ev ödevi veremeyeceğini belirterek, 'Kamu düzeni hepimizin ihtiyaç hissettiği bir husustur. Kamu düzeni söz konusuysa Demirtaş da TBMM'de görev yürüten bir milletvekili. TBMM'de bir partinin grup başkanı olarak hukuk kuralları içinde davranması lazım. Kimsenin kimseye ev ödevi verme diye bir yetkisi yok' diye konuştu.Kamu düzenini savunmanın herkesin menfaatine olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Fakat ülkede kamu düzenini savunmak hepimizin menfaati. Meşru otoriteyi kullananlar dışında silahlı bir gücün varlığı söz konusuysa o her zaman gayrimeşrudur. Bu konuda hiç kimse de benim talep ettiğim şey hukuk devleti içinde talep edilen husustur. Milletin talebidir. En fazla da son 6-7 Ekim olaylarında da büyük ıstırap çekmiş Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki Kürt vatandaşlarımızın talebidir.'Her şeyin konuşulabileceğini aktaran Davutoğlu ama bunun birinin diğerine ev ödevi verdiği veya şartları öne sürdüğü bir çerçeve olamayacağını belirtti.Yeni bir anayasanın hazırlanacağını, 7 Haziran'dan sonra Türkiye'de yeni bir siyasi tablo oluşacağını ifade eden Davutoğlu, yeni bir anayasaya hep beraber yürünebileceğini, pozitif bir dil kullanılması gerektiğini söyledi.Başbakan Davutoğlu, ''Demokratikleşmeyle ilgili şu hususları birlikte alalım' dendiğinde pozitif bir gündem oluşur ama pozitif gündemin yanına silah, tehdit, şiddet gibi unsurları koyarsanız inandırıcı olmazsınız. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de bu dile herhangi bir şekilde prim vermez' dedi.'Eğit-donat önce başlamış bir süreç'Suriyeli muhaliflere yönelik 'eğit-donat programı'na yönelik soruyu da yanıtlayan Davutoğlu, 'Türkiye'nin güvenli bölge talebinin daha çok Türkiye'nin filli olarak böyle bir koalisyon içinde yer alması yani üsleri vesaire ile ilgili bir konudur. Eğit donat ise zaten bu tartışmalardan önce başlamış bir süreç belli ölçülerde yani yeni bir konu değil. Şimdi bir çerçeve oturtuluyor. Olumlu gelişmeler de var. Eğit donat bu anlamda bir dönemdir yürütülen bir faaliyet ama Türkiye'nin fiili bir askeri faaliyet içinde yer alması ise ayrı bir konudur orada bahsettiğimiz hususlar geçerlidir yani güvenli bölge vesaire özellikle mülteci akınını engellemek ve Suriye içinde tutmak için teklif ettiğimiz hususlar hala geçerliliğini korumaktadır' şeklinde konuştu.'Özgecan Aslan cinayetinin ardından toplumda duyarlılık oluştu, kadına şiddet konusu tartışılıyor. Hükümetin önümüzdeki süreçte atacağı somut adımlar var mıdır?' sorusuna Davutoğlu, şu yanıtı verdi:'Burada aslında kritik psikolojik eşik anlamında önemli bir noktadayız. Özgecan kızımızın katledilmesi yüreğimize bir ateş düşürmüştür ama toplumda da bir duyarlılık oluşturmuştur. Bu önemli bir husus. Burada da bütün dolmuş şoförlerimizin sanki muhtemel bir suçlu gibi görülmesi de son derece yanlış ki onlar da bugün son derece anlamlı tavırlar sergilediler Özgecan'ın ailesiyle dayanışma anlamında. Bütün yolcuların namuslarının kendilerine emanet olduğunu ifade ettiler. Bu bizim kültürümüzde zaten var olan bir husus. Bu duyarlılığın uyanması çok önemli, özellikle Özgecan'ın babasının verdiği mesajlar kültürümüze, tarihimize güzel destansı ifade olarak geçmiştir. Cezasını bu katiller mutlaka bulacak, bu hunharca saldırıyı yapanlar ama bunlara karşı en erdemli cevabı Sayın Mehmet Arslan verdi. Bizim yapacağımız zaten var olan 2007'den 2012'ye 2012'den 2015'e yürütülen stratejinin iyi bir etki analizini yaparak nerelerde daha neler yapmak lazım, bunları tek tek tespit etmek. Sonrasında da inşallah önümüzdeki dönemde adımları ortaya koymak. Buton gibi pratik teklifler de olabilir ama eğitime dönük toplumsal duyarlılığı artırmaya dönük tedbirler de söz konusu olur, hukuki tedbirler de söz konusu olur.'Pakistan'ı ziyaret eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, akademik kariyeri sırasında asla siyasete girmeyi planlamadığını, yeni kitaplar yazmayı, yeni öğrenciler yetiştirmeyi ve yeni üniversiteler kurmayı planladığını söyledi.Davutoğlu, İslamabad'daki Serena Otel'de, Refah Üniversitesi tarafından düzenlenen konferansta yaptığı konuşmasına başlarken, 'bir başbakan olarak değil, bir profesör, bir ilim öğrencisi olarak' konferansta bulunduğunu ifade etti.Başbakan Davutoğlu, akademik kariyerinin ilk döneminde bazı yazılarında İslam dünyasının siyasi, ekonomik, askeri ve diğer bazı zorluklarla karşı karşıya olduğunu vurguladığını, öte yandan İslam dünyasının karşılaştığı temel zorluğun entelektüellik olduğunu, entelektüel zorlukları aşmadan, zihniyet sorunlarını ele almadan kurumsal, yapısal sorunları ele almanın mümkün olmadığını, zihniyeti değiştirmeden, dönüştürmeden tarihin akışına uygun bir cevap verilemeyeceğini ifade etti.Medeniyetlerin yüzyıllardır askeri başarılar veya ekonomik üstünlükleri nedeniyle değil, yeni bir dünya görüşü veya zihniyet üzerine ortaya çıktığını, siyaset ve ekonominin bu entelektüel dönüşümleri takip ettiğini dile getiren Davutoğlu, tarihe bakıldığında Miladi 5. Yüzyılın büyük bir dönüşüm asrı olduğunu, Yunan felsefesinden İran’daki Zerdüştlüğe, Hindistan’da Budizm, Çin’de Konfüçyanizme kadar tüm dünyanın entelektüel bir dönüşüm yaşadığını bildirdi.Davutoğlu bu dönüşümü, Büyük İskender’in askeri başarıları ve Çin'in Han hanedanlığı altında siyasi geleneğinin yükselişinin takip ettiğini, aynı şekilde, İslam medeniyetinin askeri başarılar nedeniyle değil, yeni bir vahiy, tevhid ve insanların eşitliğine dayalı bir anlayış üzerinde yükseldiğini, yeni bir dünya anlayışının İslam medeniyetinin ortaya çıkışının temeli olduğunu ifade ederek, 'Eğer bugün İslam medeniyetinden bahsediyorsak, temel referans noktası bir zihniyet, inanç ve dünya görüşü dönüşümüdür. Eğer bizim tarihimizde sadece sultanlarımız ya da büyük fatihlerimiz olsaydı, entelektüeller ve bilginlerimiz olmasaydı bir geleneğimiz de olmazdı. Biz bir geleneğe sahibiz çünkü Peygamber Efendimizi takip eden bilginlerimiz vardı ve bu gelenek bugüne kadar geldi' diye konuştu.Siyasi dönüşümün, entelektüel dönüşümün sonucu olduğunu, bugün ihtiyaç duyulan şeyin de, yeni bir entelektüel uyanış olduğunu vurgulayan Davutoğlu, 'Biz akıllarımızı yeniden inşa ediyoruz. Bu ilk adım. Gelenekler ve tarihi gerçekler referans alınmadan ve bir araya getirmeden tarihi değiştirmek imkansız. Şimdi iki tarafta da çalışıyorum. Akademisyen olarak teorik yanı ve şimdi siyasette uygulayıcı olarak karşılaştırma yapabiliyorum. Bilimsel bir çalışma ya da entelektüel bir çaba, tarihi bir anlayış ve siyaset mantığı olmadan o çalışma bir teori veya kitaplarda güzel bir paragraf olarak kalacaktır. Entelektüel kısmı, etik boyutu olmayan bir siyaset, değerleri olmayan yapı, mekanizma bir süre sonra tiranlık olur' dedi.Geçmişteki Müslüman medeniyetlerinin dini, bilimi ve bilgiyi dinleyen siyasi liderler, İbn-i Haldun gibi tarihin nereye gittiğini bilen entelektüeller sayesinde başarılı olduğunu dile getiren Davutoğlu, 'Bugün dünyamızda eksik olan şey entegrasyon. Gelenekten nasıl başarı hikayesi ortaya çıkarılacağına dair sentezimiz yok' diye konuştu.Davutoğlu ayrıca bugün özgüvene de ihtiyaç duyulduğunu, ancak bunun abartıdan uzak olmasını gerektiğini söyledi.Özgüvenin ardından entelektüel zorluklara da ihtiyaç duyulduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Malezya'da çalıştığı günlerde, birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının tutkularının, umutlarının, hedeflerinin Müslüman dünyasında insanlığın vicdanı olacak, vizyon sahibi yeni bir nesil ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Davutoğlu, daha sonra çeşitli görevlere gelen o günlerdeki öğrencileriyle gurur duyduğunu belirtti.Başbakan Davutoğlu, DAEŞ ve El-Kaide'nin İslam için bütün siyasi ve ekonomik başarı hikayelerini engelleyen kötü bir imaj oluşturduğuna değinerek, bu örgütlerin barışın dini İslam'ın, sanki Müslümanlar sadece diğerlerine saldırmak için, diğer Müslümanlara veya gayrimüslimlere saldırmak için var olduğu şeklinde algı oluşturduğunu belirtti ve bu imaj ve psikolojiyle, sadece siyasi araçlarla değil üniversitelerle, entelektüel aktarımlarla mücadele edilebileceğini dile getirdi.İslam'ın tarih boyunca baskıya karşı çıktığını, özgürlük ve hür irade dini olduğunu vurgulayan Davutoğlu, İslam'ın belli bir ulusun, kabilenin ya da ırkın dini olmadığını, siyah ve beyazların, Afrikalıların ve Asyalıların, Avrupalıların ve Amerikalıların, kadınların ve erkeklerin, gençlerin ve yaşlıların, herkesin eşit olduğunu söyledi.'Bugün gördüğümüz şu ki, bugün İslam'ı temsil ettiklerini iddia edenler İslam'a, ona zarar vermek isteyenlerden daha fazla zarar veriyor' ifadesini kullanan Davutoğlu, çözümün ise düşünce sisteminde olduğunu vurguladı.Bir kültür ya da gelenek entelektüel bir prototip üretemiyorsa onların medeniyet olarak görülemeyeceğinin altını çizen Çavuşoğlu, Yunan filozofların, Brahmanların ve Müslüman alimlerin yeni entelektüel prototipler olduğunu söyledi. Şimdi ortak değerler üzerinden herkesi kucaklamak yerine başka şeyhleri ve başka insanları öldürmek için fetva veren din adamları olduğunu kaydeden Davutoğlu, psikolojik uyanışın özgüven, entelektüel uyanışın ise yeni bir düşünce sistemi oluşturmak, insanlığın özgürlüğünü ve onurunu temel alan yeni bir zihniyet yapısı olduğunu dile getirdi.Etiğin, siyasetin, ekonomik kaynakların canlanmasını birbirine bağlı olduğunu işaret eden Davutoğlu, zihniyet yapısının dönüştürülmeden ya da insanların kalbine ve aklına hitap etmeden ekonomik başarı hikayesinin de başarılamayacağını söyledi.Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:'Pratik hayatta öğrendiğim şu ki, neyi savunuyor, neyin propagandasını yapıyorsan insanlar onu önce sende görmeli. Senin kişiliğin istisna değil. Eğer belli tavırları övüyorsan, insanlar önce seni yürüyen bir ahlak olarak görmeliler. Sağlam hafızası olanlara yürüyen kütüphaneler diyoruz. Siyasiler de yürüyen ahlaklar olmalılar. Alimler yürüyen zihinler olmalılar.'İdeal ve gerçek arasındaki farkın Yunan filozoflarından bugüne kadar gelen bir problem olduğunu ifade eden Davutoğlu, 'Görevimiz bunları bir araya getirmektir' diye konuştu.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bosna Hersek, Kosova, Dağlık Karabağ gibi bölgesel gerilimlerin, jeopolitik değişimlerin ya da depremlerin var olmayı sürdürdüğünü belirterek, Ukrayna krizine de değindi.Sovyetler Birliği'nin çöküşü sonucu ortaya çıkan sorunların hala mevcut olduğunu, ikinci depremin 11 Eylül saldırılarında yaşandığını belirten Davutoğlu, '11 Eylül olayları bu dünyada kimsenin güvende olmadığını ortaya koymuştur. Ya hep birlikte güvende olacağız ya da kimse güvende olmayacak. Bu olay Irak ve Afganistan müdahalesini başlatan bir şok dalgası yarattı. Tekrar Müslüman dünyası bu depremin bir parçası oldu. Hala bu depremi hissetmeye devam ediyoruz' dedi.Konuşmasında Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'ya düzenlenen silahlı saldırının ardından Fransa'nın başkentinde düzenlenen terörü protesto yürüyüşüne katıldığını hatırlatan Davutoğlu, aynı gün Paris'te Müslüman liderlerle görüştüğünü ve Berlin'deki ırkçılar tarafından yakılan camiyi ziyaret ettiğini dile getirdi ve 'Dünyadaki bütün Müslümanlar bir ikilemle veya bir sorunla karşı karşıya. ABD’de üç Müslüman öldürüldü ve buna yeterince cevap verilmedi, biz tüm dünya liderlerinden aynı cevabı beklerken, aynı sesi yükseltmelerini beklerken. İnsanlar buna karşı ortak bir tutum geliştirmeye başladılar. Müslümanlar hep olduğu gibi önceden, şimdi ve gelecekte de küresel bir toplum olmaya devam edecekler. Bu çerçevede Müslümanların bu sorunla yüzleşmeleri gerekiyor' ifadesini kullandı.Davutoğlu, üçüncü deprem olarak nitelendirdiği 2008'deki ekonomik krizde sadece dünya değil İslam aleminin sarsıldığını vurgulayarak, dördüncü depremin de 2011'de yaşanan Arap Baharı olduğunu söyledi.'Biz bu bahardan yazın gelmesini umut ediyorduk. Ancak yaz değil kış geldi. Demokrasinin yerine Müslümanların önüne konulan iki seçenek çok acı vericiydi; Ya Suriye, Mısır veya başka bir yerde otoriter rejim geri dönecek ya da terör örgütü IŞİD. Birisini kabul edin dediler. Neden üçüncü bir seçenek verilmedi. Şia, Sünni, Türk, Arap, Kürt, İranlı, Pakistanlı bir arada yaşasaydı' diyen Davutoğlu, İslam'ın, özü şiddet olan bir din olsaydı çok kültürlü, çok dinli bir İslam tarihi var olamayacağını belirtti.Venedik’te 2006'da danışmanken katıldığı 'küresel kültür ilişkilerinin geleceği' hakkında bir konferansta birçok entelektüel, akademisyen ve siyasinin, sanki Müslümanlar çok kültürlülüğün kaynağı değilmiş gibi İslam toplumunu eleştirdiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:'Sonunda onlara şu şekilde cevap verdim. Basit bir soru sordum. Burada hepimiz entelektüeliz. Şimdi buradan Hristiyan, Müslüman ve kutsal mekanların bir arada olduğu çok kültürlü bir şehre gitmeye kalksak nereye gideriz. Londra, Berlin veya Paris’e mi gideriz yoksa İstanbul’a, Şama, Kahire’ye, Fas’a mı? İslam tarihi çok kültürlülüğü çok dinliliği bünyesinde barındırır. İstanbul’da size aynı yerde bulunan onlarca cami, kilise ve Sinagog, onlarca örnek verebilirim. Size neden bu örneği veriyorum. İslam toplumunun bu çoğulcu yapısı günümüz küresel dünyasına geri getirilmeli. İslami şehir hayatı tekilci değil, İslam kültürü tekilci değildi.''İnsanlığı her zaman üç kısma ayırırım: Gelenek, çağdaşlık ve küresellik' diyen Başbakan Davutoğlu, küreselliği değerlerimiz çerçevesinde yorumlayabilecek yeni düşünürlere ihtiyaç olduğunu söyledi ve 'Değerlerimizi görmezden gelmek bizi yozlaşmanın kölesi yapar. Yozlaşmayı görmezden gelmek bizi ütopik düşünürler yapar. Önemli olan tüm bu değerleri öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin zihinlerine yerleştirmektir. Bu ortak akıl oluştuğunda ya benim geçmişte olduğum gibi bir akademisyen olun ya bugün olduğum gibi bir siyasi hiçbir çatışma olmayacaktır. Geçmişte akademik hayatımda neyi savunmuşsam bugün de aynı değerleri savunuyorum' dedi.Ahmet Davutoğlu, krizler karşısında küresel alternatif oluşturabilmek için ilk olarak zihinlerin yeniden inşasının, yaklaşımların yeniden şekillendirilmesinin ve halka çalışmaya hazır olunmasının gerekliliğini vurgulayarak, insanlarla iletişim halinde olmadan bunun gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.Davutoğlu, 'Halkla birlikte başarıya ulaşabilirsiniz. Şayet başkentte oturursanız herhangi bir değişim ortaya koyamazsınız. Sizler halkın nabzını, ülkenin nabzını hissederseniz neler gerçekleştirebileceğinizi hissedersiniz' dedi.Refah Üniversitesi'nden ders verebilmiş olma arzusunu da dile getiren Davutoğlu, Pakistan'ın kendisi için ikinci değil birinci evi olduğunu söyledi.'Şundan eminim ki ve derinden hissediyorum ki Pakistan bizim kalbimiz, kaderleri kaderimiz' diyen Davutoğlu, 'Şayet buradan kötü bir haber gelirse bu haber bizim kalbimize dokunur. Herhangi bir çağrı olmaksızın Pakistan'a yardım kampanyası kendiliğinden başlar. Buradan iyi haberler almak istiyoruz' ifadesini kullandı.Pakistan'da geçen seçimde yaşanan iktidar değişiminin güzel bir örnek olduğuna değinen Davutoğlu, Pakistan halkının başarısının, çalışkanlığının ve çalışmaya hazır nüfusunun ve stratejik konumunun çok önemli değerler olduğunu kaydetti.Demokratik bir istikrara ihtiyaç söz konusu olduğunu dile getiren Davutoğlu, demokratik bir istikrar ve vizyoner bir yaklaşım, akademik ve sosyal hayattaki durumla birlikte Pakistan'ın yükselen bir yıldız, Refah Üniversitesi'nin de bunun merkezinde olacağını düşündüğünü sözlerine ekledi.AA
Türkiye'den Kamboçya'ya Giderek Aşevi Açan Süper Kahramanın İlham Veren Hikayesi
İnsanların yüzünü güldürmenin, bir fark yaratmanın aslında ne kadar kolay olduğunu anlatan, güzel bir öykünün kahramanı 'Aynebilim'... Şimdi sizleri, bu harika iyilik yolculuğu ile başbaşa bırakalım...Bir yazı okudu...Hayır hayır hepinizin sandığı o yazı değildi okuduğum. Evet onu da okudum ama kendi kıçımı kurtarmak için gitmedim Kamboçya’ya. Okuduğum yazıda çöp toplayarak hayatta kalmaya çalışan insanlar vardı. Benim bir ayda harcadığım parayla bir ay boyunca geçinmeye çalışan kocaman bir köy halkı vardı. Alışverişten yeni dönmüş, tek başına yaşayan biri için yine gereğinden fazla yiyecek satın almıştım. Sonra o yazıyı okudum ve dedim ki ‘ben ne yapıyorum?’ Onların bir aylık yemek parasını harcayıp gelmişim üstelik sadece kendim için. O an verdim kararımı.
Reklam