Türkiye'nin Mutluluk Endeksi Yüzde 56'ya Geriledi
Türkiye’de mutlu olduğunu söyleyen bireylerin oranı üst üste üçüncü yılda da düşerek 2014 yılında yüzde 56,3’e geriledi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mutlu olduğunu söyleyenler yüzde 62,1 ile en yüksek düzeye 2011 yılında çıkarken, bu oran 2012 yılında yüzde 61’e ve 2013 yılında da yüzde 59’a düştü.TÜİK’in Yaşam memnuniyeti Araştırması verilerine göre, bu dönem içinde mutsuz olduğunu söyleyen bireylerin oranı da, 2011 yılında yüzde 9,9 ile 2003 yılındaki yüzde 7,3’ten sonra en düşük düzeydeyken, her yıl artarak, 2014 yılında yüzde 11,7 düzeyine çıktı.Durumlarının “orta” olduğunu söyleyen bireylerin oranı ise 2011 yılında yüzde 28 düzeyindeyken, 2012 yılında yüzde 28,9’a, 2013’te yüzde 30,2’ye ve geçen yıl da yüzde 32’ye yükseldi.TÜİK verilerine göre, 2014 yılında kadınlarda mutluluk oranı, 2013 yılında yüzde 61,9 iken 2014 yılında yüzde 60,4’e, erkeklerde ise bu oran yüzde 56.1’den yüzde 52’ye düştü.Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyine bakıldığında, en yüksek mutluluk oranı yüzde 62,8 ile 65 ve yukarı yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 51,5 ile 45-54 yaş grubunda gerçekleşti.EVLİLİK MUTLULUKAraştırma sonuçlarına göre evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin 2014 yılında yüzde 58.9’u mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 50 olarak gerçekleşti.AİLE VE ÇOCUKLARKendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 73.3 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 13.4 ile çocuklar, yüzde 5.0 ile eş, yüzde 3.1 ile anne/baba, yüzde 1.9 ile kendisi, yüzde 1.4 ile torunlar ve yüzde 2.1 ile diğer nedenler izledi.SAĞLIK BAŞTA GELİYORKendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 68.8 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 15.4 ile sevgi, yüzde 8.5 ile başarı, yüzde 4,2 ile para, yüzde 2.2 ile iş ve yüzde 0.9 ile diğer nedenler izledi.EĞİTİMLİ VE EĞİTİMSİZ MUTLUYükseköğretim mezunu olanlarda mutluluk oranı yüzde 60.2 iken, bunu sırasıyla; yüzde 57.9 ile bir okul bitirmeyenler, yüzde 55.8 ile ilköğretim veya ortaokul, yüzde 55.1 ile lise ve dengi okul, yüzde 54.8 ile ilkokul izledi.KAMUDAN MEMNUNİYET DÜŞTÜBireylerin kamu hizmetlerinden genel memnuniyet düzeylerine bakıldığında, 2013 yılı sonuçlarına göre düşme olduğu görüldü. En yüksek memnuniyet oranı 2014 yılında yüzde 75.1 ile asayiş hizmetlerinde gerçekleşti.Bunu sırasıyla; yüzde 71.8 ile ulaştırma, yüzde 71.2 ile sağlık, yüzde 65.6 ile eğitim, yüzde 58.4 ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve yüzde 50.8 ile adli hizmetlerden memnuniyet izledi.GELECEKTEN UMUTKendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2013 yılında yüzde 77.0 iken 2014 yılında yüzde 73.8’e düştü. Kendi geleceklerinden umutlu olan kadınların oranı, 2013 yılında yüzde 77.5 iken 2014 yılında yüzde 74.7’ye, erkeklerde ise bu oran yüzde 76.5’den yüzde 72.9’a düştü.DHA
Twitter'a Göre Türkiye, Dünyanın En Çok 'Seni Seviyorum' Diyen 6. Ülkesi
Bir süre önce Türkiye’nin ilişki haritasını açıklayan Facebook‘un ardından Twitter da platformunda Sevgililer Günü gündemine dair bir araştırma yaptı. 100 farklı dilde “Seni seviyorum” (“I love you”, “Je t’aime,” “te amo,” “ik hou van jou” gibi) tweet’lerini tarayan Twitter’a göre Türkiye, büyülü iki kelimeyi en çok kullanan altıncı ülke.Sonuçları Aşkın dünyası (The world of love) haritasıyla paylaşan Twitter’ın “Seni seviyorum” sıralamasının zirvesinde İsveç var, onu Slovakya ve İsrail takip ediyor.İnsanların ilişki durumlarıyla ilgili gelişmeleri Twitter’da paylaştığı gerçeğinden yola çıkan Twitter, açıldığı günden bugüne atılan ilişki tweet’lerini takvimlendirmiş. Aşk Takvimi’yle görselleştirilen çalışmaya göre, ilk buluşmalar daha çok Ocak ayında gerçekleşiyor, ayrılıklarsa en çok Mart ayında yaşanıyor. Tweet’lerde Ağustos’ta nişanlanma konuları yoğunlaşırken, Aralık ayının ilişki gündemi ise boşanmalar. Evlilik konulu tweet’lerse en çok Temmuz ayında atılıyor.
App Store'daki Uygulama Boyutu Sınırı Artırıldı
Uygulama geliştiricilerine büyük önem veren Apple geçtiğimi yıllarda daha kolay kod yazılması için Swift adını verdiği yeni programlama dilini duyurmuştu. App Store için geliştirilen uygulamalar artık Swift sayesinde daha kolay kodlanabilmeye başlanmıştı. Geliştiricilerine desteği esirgemeyen firma bugün bir konuda daha atılım yaptığını açıkladı.2008 yılından bu zamana kadar App Store'da uygulamaların boyutları 2GB 'tı geçemiyordu. Bu yüzden dolayı özellikle oyun geliştiricileri oyunlarındaki kaplamaların detaylarını düşürmek veya çok fazla sıkıştırmak zorunda kalıyordu. Bazı geliştiriciler ise App Store' daki uygulama boyutunu normal tutup indirilebilir içerik adı altında uygulamanın eksik kalan dosyalarını indirtmeye yöneltiyordu.Apple da bu durumdan şikayet eden geliştiricilerine kulak verdi ve App Store'daki 2GB olan sınırı 4GB 'ta yükselttiğini açıkladı. Artık geliştiriciler uygulamalarının özelliklerini kısmadan ve sıkıştırmadan App Store'da yayımlayabilecek.Hücresel veri üzerinden indirme sınırının 100 MB olmasından dolayı daha geniş boyutlara sahip olan uygulamaları indirmek için yine Wi-Fi bağlantısını kullanmak zorunda kalacaksınız. Bakalım Apple 100MB sınırını da ilerleyen günlerde arttıracak mı?ShiftDelete.Net
Türkiye'de Düzenlenen 30 Film Festivali
14. yılında İF İstanbul Bağımsız Filmler Festivali yaklaşırken, Türkiye'de düzenli olarak gerçekleşen film festivallerinin bir derlemesini bir kenarda tutmak var. Festivallerin tarihlerinden de belli oluyor ki sinemaseverler için sonbaharın özel bir yeri var.
Reklam
Ak Parti Binası Önünde Patlama
AK Parti Fethiye ilçe binası girişinde meydana gelen patlamada büyük panik yaşandı.Patlama, Muhittin Kayabaş’ın AK Parti’den milletvekili aday adaylığını açıklamak için parti binasında açıklama yaptığı esnada meydana geldi.AK Parti’den milletvekili aday adayı olan Ziraat Mühendisi Muhittin Kayabaş, açıklama için parti binasında partililer ile bir araya geldi. Açıklama öncesi yaklaşık 150 partilinin bulunduğu binanın önünde patlama meydana geldi. Patlamanın şoku ile panik yaşayan partililer, binadan çıkmaya çalıştı. Patlama, mahallede de paniğe neden oldu.Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Büro Amirliği ekipleri inceleme başlatırken, Asayiş Büro Amirliği ekipleri de çevrede geniş güvenlik önlemi aldı.İHA
28 Şubat Zanlısı İstihbaratçı Albay Şahan Romanya'da Ölü Bulundu
28 Şubat soruşturması kapsamında aranan emekli Albay Eser Şahan Bükreş’te ölü bulundu.Bükreş’in Drumul Tabrei bölgesinde akşam evinden gezinmek için çıktığı belirtilen Şahan’ın cesedi bir bankta bulundu. Cesedin yanında Şahan’a ait tabanca olduğu belirtiliyor. 10 yıldır Romanya’da ikamet ettiği ileri sürülen 66 yaşındaki emekli albayın, 3 yıl önce Romanya hükümetinden sığınma talebinde bulunduğu kaydedildi. Romanyalı eşiyle birlikte yaşayan Şahan’ın 2 çocuğu olduğu öğrenildi.Albay Eser Şahan, 28 Şubat sürecinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapıyordu. Çok sayıda fişleme belgesinde Şahan’ın imzasının olduğu öne sürülüyordu.CHA
Reklam
"Takımın Başında Luis Enrique Var, Messi Değil"
Katıldığı bir radyo programında soruları yanıtlayan Pique, Messi - Luis Enrique tartışmasında hocasından yana tavır koydu.Barcelona'nın futbolcusu Gerard Piqué, bir süredir devam eden Messi-Luis Enrique tartışmasında Enrique lehine görüş bildirdi.Katıldığı bir radyo programında soruları cevaplayan Pique, ' takımın başında olan kişi açık olduğu üzere Luis Enrique'dir ' dedi.Barcelona'da bir radyo programına katılan Pique söyleşisinde kariyerinin sonuna kadar Bercelona'da forma giyeceğini belirtti. Futbol oynamaya uzun yıllar devam etmek istediğini söyleyen Pique, emekliliği düşünmediğini belki bu sezon belki de 6 yıl sonra bırakabileceğini söyledi.Messi ile Luis Enrique arasındaki çatışmaya da değinen Pique, 'Takımın başında Luis Enrique var, Messi değil. Burası açık. Messi takımın yükünü omzunda taşımasına karşın takımın lideri, patronu Luis Enrique'dir. Soyunma odasında bu tarz olaylar olmaz. Messi de Enrique de bazı sözler söylediler ama artık bunlar geçmişte kaldı. Yeniden o günlere dönmeye gerek yok. Messi'nin hocamızla ilişkisi her zaman iyi ve arkadaşça oldu' dedi.Eurosport
Kadınlar Adalete ‘Hasret’ Kaldı!
Batman’da Hasret Daşlı’nın aile kararıyla öldürülmesine ilişkin davasında adalet bir türlü gelmedi: Yeğenini boğarak öldüren amca kaçtı, duruşma yapılmadı, belgeler kaybolduBatman’da 2012 yılında kuzenlerinin tecavüzü sonucu hamile kalan ve bu nedenle aile meclisi kararıyla öldürülen Hasret Daşlı’nın davasında bir arpa boyu yol alınamadı. Burcu Karakaş'ın Milliyet'te yer alan haberine göre iki yılı aşkın süredir aranan cinayet şüphelisi amca Garip Daşlı hâlâ yakalanamadı. İlk duruşma elektrik kesintisi nedeniyle ertelendi. Mahkemenin yaptırdığı yaş tespiti evrakı dosyada bulunamadı.Boğularak öldürülen Hasret Daşlı’nın cansız bedeni, 17 Aralık 2012’de Batman çayında bulundu. Otopsi raporunda Daşlı’nın, soluk borusu parçalanana kadar boğulduğu ortaya çıktı. Hasret Daşlı’ya tecavüz eden kuzenleri Ö.D. ile S.D. ve amca Habip Daşlı, olayın ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.Dosyalar ayrıldıCinayetin üzerinden 1,5 yıl geçtikten sonra Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, aile üyelerinin tamamı için “gebe olduğu bilinen kadını töre saiki ile öldürme” ve “cinayete yardım etmek” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Daşlı’ya tecavüz eden kuzenler Ö.D. ile S.D.’nin dosyası 18 yaşından küçük oldukları gerekçesiyle ana dava dosyasından ayrıldı. Savcılık, kuzenlerin cinsel saldırı ve cinayete yardım etmek suçlarından 36 yıldan 52 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.İddianamede şüphelilerden amca Enver Daşlı’nın aile meclisinin toplandığı sırada Hasret Daşlı’ya, “Allah cezanı versin, kocaya verdik orada da durmadın” dediği yer aldı.Davanın ilk duruşması 4 2014’te görüldü. Amca Enver Daşlı’nın avukatı Saim Tuğrul, müvekkilinin tecavüz olayını duyunca duygulandığını savunarak, “Müvekkilim tecavüz olayını maktulün doğrulaması üzerine üzülmüş, biraz da duygulanarak ‘Allah belanı versin, kocaya verdik, orada da durmadın’ diyerek üst katta sigara içmiştir” dedi. Yaklaşık üç yıl önce işlenen cinayette arpa boyu yol alınamadı:l Duruşmada elektrik kesildi: 4 Temmuz 2014’te görülen ilk duruşma, elektrik kesintisi nedeniyle ertelendi. Erteleme kararı duruşma tutanağına, “duruşmanın başladığı saatten bu yana her 5 dakikada bir elektrik kesintisinin meydana gelmesi, bilgisayarların aniden kapanması ve oluşturulan zaptın kaybolması, kesintinin duruşma boyunca devam etmesi” ifadeleriyle geçirildi. Duruşma salonunda bulunan 6 sanık, elektrik kesintisi nedeniyle daha sonra ifade vermek istediklerini söyledi.l Amca bulunamadı: Üç kişi dava kapsamında halen tutuklu bulunurken, iddianamede Daşlı’yı suda boğarak öldürdüğü belirtilen şüpheli amca Garip Daşlı, cinayetin üzerinden iki yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bulunamadı. Hakkında yakalama kararı bulunan amca Garip Daşlı’nın, nerede olduğu yönünde herhangi bir tespit yapılamadı.l Belgeler kayıp: Öldürüldüğünde 4 aylık hamile olan Daşlı, nüfus kâğıdına göre 1997 doğumlu, yani 15 yaşındaydı. Annesi ise kızının 22 yaşında olduğunu söyledi. Mahkeme, Hasret Daşlı’nın gerçek yaşının 22 olarak beyan edilmesi üzerine nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmasını talep etti. Ancak, dava dosyasında yaş tespitinin yapıldığına ilişkin bir evrak bulunamadı. Yaşanan karışıklık, 21 Ocak’ta görülen son duruşmada tutanaklara, “Bölge Devlet Hastanesi’nden rapor alındığının belirtildiği fakat hastaneden alındığı bildirilen dosyanın bulunamadığı” şeklinde geçirildi.
13 Maddede On Üç Hakkındaki Pek Çok Şey
Kimine göre uğursuz, kimine göre korkunç, kiminin uğurlu sayısı, kimine göreyse sadece iki rakamın bir araya geldiği bir sayıdan ibaret... Sizin aklınıza 13 denince ilk ne geliyor?
Reklam
Pakistan'da Camiye Bombalı Saldırı: 19 Ölü
Pakistan'ın kuzeybatısındaki Hayber-Pakthunkva eyaletinin başkenti Peşaver'de bir camiye cuma namazı sırasında düzenlenen bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre ölü sayısı 19, yaralı sayısı 50. Caminin içindeki saldırganlarla güvenlik güçleri arasındaki çatışma sürüyor.Peşaver polis sözcülüğü, Hayatabad semtinde, silahlı bir grubun Şiilere ait bir camiye cuma namazı sırasında silahlı baskın düzenlediğini, ilk belirlemelere göre 19 kişinin hayatını kaybettiğini, 50 kadar yaralı olduğunu açıkladı.Hayatabad Hastanesi'nin sözcülüğü de şu ana kadar 50 yaralıyı tedavi altına aldıklarını, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini duyurdu. Görgü tanıkları, saldırganların Şii cemaatinin bulunduğu camiye polis üniformasıyla girdiğini, ardından cami nöbetçilerinin üzerine el bombaları atarak içeridekilerin üzerine rastgele ateş açtıklarını, aralarındaki bir intihar bombacısının da üzerindekileri infilak ettirdiğini anlattı.Caminin içindeki saldırganlar ile olaydan hemen sonra bölgeye ulaşan güvenlik güçleri arasındaki çatışma devam ediyor. Başbakan Navaz Şerif, saldırıyı kınayan bir açıklama yaptı.AA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin iktisadi konularda eleştirilecek pek çok yanı var. Cumhurbaşkanının olur olmaz ve durmadan konuşmasının bugün en önemli ekonomik istikrarsızlık konusu olmasından işe başlanabilir. Kapalı ekonomide yaşıyormuşuz gibi faizlerle ilgili esip gürlemesini ve bunun sonuçlarını, inşaatı büyüme politikasının neredeyse yegane motoru olarak görmesini ve bunun yarattığı büyüme yanılgısını, verimlilik ve teknoloji merkezli olmayan büyümenin neden olduğu “yoksullaştırıcı büyüme” patikasını dikkate almamasını,...Öyle radikal alternatif ve muhalif iktisat yaklaşımlarına dayanarak değil, sermaye sınıfının gözünden, serbest piyasa ekonomisi ilkeler açısından ve egemen iktisat anlayışı cephesinden, züccaciye dükkanında bir fil gibi dolaşan Tayyip Erdoğan’ı ağır biçimde eleştirmek mümkün.
İşçi Partisi'nin Adı Değişiyor
İşçi Partisi 15 Şubat Pazar günü Ankara’da olağanüstü kurultay yapacak. Kurultay gündeminde isim ve tüzük değişikliği var. Kurultayda İşçi Partisi’nin adının Vatan Partisi olması delegenin oyuna sunulacak. Kurultaya CHP’den istifa eden Birgül Ayman Güler de katılacak.Doğu Perinçek’in liderliğini yaptığı İşçi Partisi (İP) 15 Şubat Pazar günü Ankara’da olağanüstü kurultayını toplayacak. Toplantının gündeminde isim ve tüzük değişikliği var. İşçi Partisi'nin adının Vatan Partisi olması önerilecek. CHP’den istifa eden Birgül Ayman Güler ve Süheyl Batum’un Vatan Partisi’ne katılması bekleniyor.
Reklam
İnternette En Fazla Otomobil Araştırılıyor
Türkiye’de tüketicilerin yüzde 48'i otomobil satın alma kararı öncesinde 3-10 saat araştırma yaparak en uzun süreyi otomobil kategorisi için ayırıyor.Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi Ernst & Young'ın (EY) Global Tüketici Araştırması otomobil sektörü sonuçlarına göre, Türkiye’den araştırmaya katılan tüketiciler internette araştırma yapmak için en uzun süreyi otomobil kategorisine ayırıyor.EY'nin 34 ülkede 30 bine yakın tüketiciyle gerçekleştirdiği Global Tüketici Araştırması otomobil sektörü sonuçları açıklandı.Türkiye’den de bin kişinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre, fiyat ve kalite tüketicinin satın alma kararını etkileyen en önemli faktörler arasında bulunuyor. Katılımcıların yüzde 86’sı fiyat ve teslim şartlarının satın alma kararlarını etkilediğini, yüzde 88’i kalite ve garanti konularının büyük önem taşıdığını belirtiyor.Araştırmaya göre, son iki yılda Türkiye otomobil sektöründe mağaza tasarımı, iyi kullanıcı tavsiyeleri ve erişilebilirlik konuları mağazadan yapılan alım kararında önem kazanıyor. Mağazadan satın alma kararında teslimat şartları tüketiciler tarafından en önemli kriter olarak görülmeye devam ediyor.Çevre tavsiyesi kararda etkili oluyorSon 2 yıl içerisinde global düzeyde mağaza kanalından satın alımda önde gelen 9 ürün kategorisinden 3’ünde, Türkiye’de ise 7’sinde önemli oranda düşüş yaşanırken otomobil kategorisinde artış oldu.Otomobil sektöründe satın alma sürecinde ürün ve hizmetler hakkında bilgi alma amacıyla tüketiciler, en fazla kişisel kontak (çevreden ve satış personeli tarafından verilen tavsiyeler) yolunu kullanıyor.Marka sadakatinin tüketicilerin satın alım tercihini etkileyen en önemli kriterler arasında yer aldığı görülen araştırmaya göre, geçen iki yıl içerisinde tüketici davranışlarındaki en büyük değişimin satın alma kararında kişisel ilişkinin öneminde yaşandı.İnternette en fazla otomobil araştırılıyorTürkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 38’i internet üzerinde araştırma yapmak için ortalama 3 ile 10 saat harcayarak yüzde 30’luk dünya ortalamasını geride bıraktı.Türkiye’den araştırmaya katılan tüketiciler internette araştırma yapmak için en uzun süreyi otomobil kategorisi için ayırıyor. Katılımcıların yüzde 48’i otomobil satın alma kararı öncesinde 3-10 saat, yüzde 22’si 10 saatten fazla ve yüzde 30’u da 3 saatten az online araştırma yapıyor.Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının sosyal medya sitelerine ilişkin görüşlerinin iki yıl öncesine göre daha olumlu olduğu görülüyor. Otomobil sektöründe sosyal medyayı ürün ve hizmetler konusunda edinilebilecek bilgiler için iyi bir bilgi kaynağı olarak gören tüketiciler ile kötü bilgi kaynağı olduğu düşünen tüketiciler arasındaki fark açılıyor.Otomobil sektöründe teknik yardım (satış sonrası teknik sorunlar için müşteri hizmetleri, ücretsiz acil yardım hizmetleri, uzman çevrimiçi telefon hatları) ve garanti koşulları tüketicilerin satın alma kararında en fazla etkili olan satış sonrası hizmetler arasında yer alıyor.Ayrıca, organizasyonel yardım (operasyonel hız, müşteri satın alma geçmişinin takip edilmesi, mesai saatleri dışında ulaşılabilirlik) ve sadakat programlarına tüketiciler tarafından verilen önemde iki yıl öncesine göre artış görüldü.Ayrıca araştırma sonuçlarına göre, tüketiciler satın alım yapmadan önce daha temkinli davranıp seçeneklerini birkaç kez gözden geçiriyor ve satın alma kararlarını rasyonel olarak yapıyor.Kuyucuoğlu: 'Müşteri memnuniyetine önem veren rekabette avantajlı olacak'Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri ve Otomotiv Sektörü Müdürü Orçun Kuyucuoğlu, müşterilerine katma değer sunan ve müşterileri ile bağ kurabilen otomobil firmalarının rekabette avantajlı bir konumda olacağını belirterek, 'Sosyal medya ve diğer elektronik kanallar aracılığı ile araştırmadan şikayete, satıştan satış sonrası desteğe kadar pek çok konuda bilgiye ve hizmete erişim mümkün. Bu nedenle otomobil firmaları sosyal medya ve elektronik kanallarda müşteriler ile etkileşiminin nasıl yapılandırılması gerektiğine odaklanarak bu yönde aksiyonlar almaları gerekiyor' ifadelerini kullandı.Müşterilerin satın alma sürecinden satın alma sonrası hizmetlere kadar yaşadığı deneyimin marka ve bayi tercihi açısından özellikle dikkat edilmesi gereken noktaların başında geldiğini anlatan Kuyucuoğlu, müşteriler ile firmalar arasındaki etkileşimin ve memnuniyetin artırılması için müşterinin temas noktalarında yaşadığı deneyimin ve ihtiyaçlarının doğru anlaşılması gerektiğini kaydetti.Kuyucuoğlu, müşteri memnuniyeti ve servis kalitesinin satın alma kararında önemli bir rol oynadığını aktararak, satış sonrası servis, teknik yardım ve teslimat şartlarında müşterilere sunulacak katma değerli hizmetlerin firmalar için farklılaşma fırsatı doğuracağını bildirdi.AA
Duygun Yarsuvat: "E-Bilet, Kişinin Özel Hayatına Tecavüzdür"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, kulübün televizyon kanalında katıldığı programda Passolig sistemini ağır bir dille eleştirirken, futbol takımının durumuyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu.Sözlerine spor hukukuyla ilgili görüşlerini paylaşarak başlayan Yarsuvat, 'Atatürk reformlarının en önemlisi hukuk alanında yapılan reformlardır. Yabancı kanunların çoğu yabancı dillerden çevirilip bizde de uygulanmaya başlanmıştır. Ancak o dönem spor hukukuna ihtiyaç yoktu. Bu Belçika'nın oynadığı bir maçta ortaya çıkmış bir durumdan kaynaklanmıştır. Avrupa Konseyi bunu ele alıp spor kanunlarını çıkartmıştır. Bu konseye üye olan her ülke bu kanunu uygulamak zorundadır.' dedi.Türkiye'de spor hukukuyla ilgili birtakım sorunlar olduğuna değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Ama bu her ülkede var. UEFA'da da FIFA'da da bu sorunlar var. İnsan olan her yerde hata olur. Önemli olan sorunu tespit etmek. Sonra çaresi bulunur. Spor hukuku diğer hukuk dallarından farklı olarak disiplin hukukudur. Bu bir grup derneğin bir araya gelmesinden oluşturulmuş bir hukuktur. Siyasetten uzak olarak tasarlanmıştır. Ceza hukukun dışındadır. Bu didipline aykırı hareket edenler disiplin cezaları ile cezalandırılırlar. Bunlar genelde para cezası, kapatma veya belli bir hizmeti yapmaktan yasaklanma olarak uygulanır.''FUTBOL KÜLTÜRÜNÜ EĞLENCE OLARAK GÖRMEMİZ LAZIM'Yarsuvat, futbolla ilgili İngiltere örneğini gösterirken, 'İngiltere'de her takımın taraftarı var. Hangi ligde olduklarının önemi bile yok. Tribünler hep dolu. Bu bir görgü meselesidir. Türkiye'de ilk kez futbol 1905'lerde 1907'lerde başlamıştır. Biz bu kültürü eğlence olarak görmemiz lazım. Savaş kültürü olarak görmemeliyiz. Toplumun değerleri üzerinde gelişme olursa spor hukukunu uygulamak kolaylaşır.' diye konuştu.'6222'DE ŞİKEYE YER VERİLDİ AMA...'Yarsuvat, 6222 sayılı kanunla ilgili görüşlerini ise şöyle anlattı: '6222 sayılı kanunun amacı statlardaki şiddeti önlemektir. Bu kanundan 3149 sayılı bir kanun daha vardı. O kanun 1995 senesinde çıkartılmıştı. Ama bir yaptırımı yoktu. O Avrupa konseyinin verdiği direktifler üzerine düzenlenmişti. Bu kanunda şike olayı yer almıyordu. 6222 sayılı kanunda şikeye yer verildi. Ama biraz ileriye gidildi. Spor hukukuna uygun olmadı. Disiplin yerine cezai yaptırımlar içerdi. 2011 yılında bu kanun yapıldı ve yürürlüğe girdi. Yapılan hatalar anlaşıldı. Ekim veya Aralık ayında bu hükümler yumuşatıldı. Cezayı arttırarak suçları öneleyemezsiniz. Bu nedenle bu kanunun yapımı hatalıydı. Şimdi bu kanun şekil değiştirdi ve bu şekilde uygulanmak istenmekte.'PASSOLIG ELEŞTİRİSİ6222 sayılı kanunda Passolig sisteminden söz edilmediğine değinerek sistemin aykırılıklarına da değinen Yarsuvat, ''6222 sayılı kanunda Passolig'den söz edilmiyor. E-Bilet'ten söz ediliyor. Bunun amacı statlarda olay çıkartan kişilerin tespit edilerek cezalandırılmasını sağlamak. Ama daha sonra E-bilet şekil değiştirdi. Başka bir ismi aldı. Bunun hatası şurda. Passolig amaca uygun değildir. Kişinin özel hayatına bir tecavüzdür. Tüm kimliğiniz burada yayınlanıyor. Bu kişisel verilerin korunmasına karşı. Biz de henüz kişisel verilerin korunmasına karşın bir kanun yok. Biz de bu kanun hala tasarı halinde.' şeklinde konuştu.'PASSOLIG SİSTEMİ İNSAN HAKLARINA AYKIRI'Passolig düzenlemesiyle statlardaki seyirci oranının da azaldığını sözlerine ekleyen Yarsuvat, 'Bu Passolig sistemi insan haklarına aykırıdır. Bunun sonucu olarak bütün statlarda seyirci azaldı. Lig maçlarında mutlaka passolig aranıyor. Ama kupa maçlarında böyle bir şey yok. Basketbol maçlarında da istenmiyor. Ama kanunda spor müsabakaları olarak nitelendirilmiş durumda. Burada demek ki bir yanlışlık var. Az seyirci olduğu zaman zaten herkes herkesin yerinde oturuyor. Dün akşamki maçta 7 bin kişi varmış. Kimse de kendi yerinde oturmadı. Amaca uyumlu olmadı.' ifadelerini kullandı.''SEVGİ EKSİKTİ, BİZ O SEVGİYİ VERDİK'Yarsuvat göreve geldiklerinden itibaren tüm spor dallarında başarı yakaladıklarını kaydederken, şöyle konuştu: 'Biz göreve geldikten sonra tüm spor dallarında Galatasaray başarılı. Biraz sevgi eksikti. Biz oyuncularımıza o sevgiyi verdik. Radikal bir değişiklik yapıp bir tek kelime Türkçe veya İngilizce bilmeyen bir İtalyanla çalışıyorduk. Önceleri Prandelli'nin kalmasını istedik. Ama bu ısrarımıza cevap alamadık. Başarısız olduğunu gördük. Hamza hoca ile anlaşınca işler yoluna girdi. Oyuncularımız artık yaptıkları işi seviyor angarya olarak görmüyor. Ve artık dördüncü yıldız gibi bir hedefleri var. Abdürrahim Albayrak eleştiriliyor ama o oyuncularda olan sevgi eksikliğini kapatıyor. Günün 24 saatinin 16 saatini onlarla beraber geçiriyor.''BİZİMLE DÖRT ÇEKER DİYE DALGA GEÇİYORLARDI'Cesare Prandelli ile yolların ayrılması sürecine de değinen Yarsuvat, 'Prandelli'yi başarısız olduğu için yolladık. Bizimle dört çeker diye dalga geçiyorlardı. gelenden geçenden dört yiyorduk. Prandelli de Avrupa bizim için önemli değil diyerek Galatasaray kültürüne ters düşüyordu.' derken, yakaladıkları başarının önemli faktörlerinden birisi olarak da Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'ın kendi işlerini bırakıp kulüp için çalışmaya başlamalarını gösterdi.'ŞAMPİYONLUK ŞANSIMIZ YÜZDE 34'Ligde şampiyonluk için üç aday olduğunu belirten Yarsuvat, Gönlüm başkan olarak dördüncü yıldızı takmak yolunda. Ama akılcı olmak zorundayım. Bence üç takımın da şansı var. Şanlar yüzde 33 yüzde 33 yüzde 34. Biz yüzde 34 şansa sahibiz. At yarışındaki gibi boyun farkı ile yarışı bizim önde tamamlayacağımızı düşünüyorum.' diye konuştu.NEDEN TRANSFER YAPILMADI?Yarsuvat, ara transfer döneminde takviye yapılmamasıyla ilgili gelen soruya da şu yanıtı verdi: 'Ocak ayında diğer takımlar verim alamadıkları oyuncuları ellerinden çıkartmak ister. Biz 2014'ün Ocak ayında 9 oyuncu almışız. Sadece Telles oynuor. Diğerleri yok. Demek ki Ocak ayında bir transferin yapılması çok yanlış. Zaten bir oyuncunun takıma alışması iki ay sürüyor. 35 gün için futbolcu transfer etmeye karşıyız. Ayrıca sizin oyuncularınız yapılan her transferden rahatsız olabilir. Bu anlamsız bir şekilde para harcamaktır. Bunu da gördük.''SNEIJDER GİTMEK İSTESEYDİ...'Ara transfer döneminde Wesley Sneijder'ın satılacağına ilişkin haberler çıkmasına da değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Sneijder'in satılmasını Galatasaray'ı sevmeyen gazeteciler yazıyor. Bir ordu Garalatasaray'ı sevmeyen... Sneijder'in gitmesi için bizim onun ücretini ödememiz gerekiyor. Ama biz kuruşu kuruşuna ödedik. Sneijder gitmek istemiyor. Gitmek isteseydi Mourinho ile beraber geçen sezon Chelsea'ye giderdi. Nitekim Drogba gitti. Sneijder çok güçlü bir oyuncu tekniği çok yüksek. Birçok maçı da almıştır. O bizim en değerli oyuncumuz. Bizim oyuncularımızın hepsi değerli ama Muslera, Bruma ve Sneijder çok değerli. Onların hiçbirini yollamam. Türk oyuncularımı da yollamam. Çünkü bu takım, takım olmayı başardı. Bunda Hamza Hamzaoğlu'nun da payı var.''MALİ TABLO KÖTÜ GÖZÜKEBİLİR AMA...'Yarsuvat, kulübün mali durumuyla ilgili yaptığı genel değerlendirmede ise şu ifadeleri kullandı: 'Galatasaray'ın mali tablosu kötü gözükebilir. Yalnız Galatasaray'ın bir markası var. Bir Galatasaray sevgisi var. Bu gemi yürür. Kimse buna mani olamaz. Tabii bazı kötü niyetliler Galatasaray üzerinde hep yatırım yapıyorlar. Bizim amacımız neydi? Niye ben 210 günlük aday oldum. Bunu yıkmak için. Mayısta beş altı aday çıkabilir. İşlerin yürüdüğü herkese gösterdik. Demek ki şartlar olgunlaşırsa herkes başkan olabilir. Hele hele dördüncü yılıza giden bir takımda herkes başkan olmak isteyecektir. Memnun olmadığım tek şey Galatasaray için bir şey yapmak istediğimde kabul edilmiyor.''BAZILARI KULÜBÜ SİYASI VE TİCARİ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK İSTİYOR'Son günlerde çıkan kulübün altın hisselerinin satılacağına dair çıkan söylentilere de yanıt veren Yarsuvat, 'Galatasaray'ın hisselerinin yüzde 13'ünü daha halka arz etmek istedik. Ama altın hisseleri satacağımıza dair yalanlar ortaya attılar. Bazıları Galatasaray'ı siyasi ve ticari amaçları için kullanmak istiyorlar. Buna izin vermeyiz. 25 Şubat'ta SPK tarafındna verilen yasak kalkıyor. Geçmişte yapılan işlerde bir takım mühendislik oyunları yapılmış. Bu da SPK'yı çok kızdırmış. Ama 25'inden sonra herşeyi yapabileceğimizi söylediler. Biz bu hisseleri üyelerimize satmak istiyoruz. Onlardan bağış istemiyoruz. Onlara hisse senedi teklif ediyoruz. Böylece gelip mali kurullarda Galatasaray için söz hakları olur. Ben onların ne kadar Galatasaraylı olduklarını ölçeceğim. Biz bu hisseleri kapı kapı dolaşarak satacağız. Burada başarılı olursak bir sermayemiz olacak.' diye konuştu.Goal
Reklam
İsveç'i Trolleyen Ankaralı Genç Bu Sefer Memleketinde Kameralara Yakalandı
Daha önce İsveç'te farklı ülkelerden gelmiş gençlerle yapılan bir röportajın içinde yıldız gibi parlayarak, sosyal medya fenomenine dönüşen Ankaralı arkadaşımız bu kez de memleketi Ankara'da yabancı dil konusunda ezber bozan açıklamalar yapıyor!Daha önceki video'yu merak edenler için: İsveç'i Trolleyen Ankaralı
Reklam