onedio
Clinton’dan Türkiye Tespitleri: 'Geleceği Belirsiz, Önemli ve Sinir Bozucu Ortak'
ABD Başkanı Barack Obama’nın 2009- 2013 arasındaki ilk dışişleri bakanı olan Hillary Clinton, 2016′daki olası başkanlık kampanyasının ilk adımı olarak görülen ‘Zor Tercihler’ isimli kitabında Türkiye hakkında dikkat çekici tespitlere yer verdi. ‘Erdoğan otoriterleşiyor’  Obama ve benim ayırdığım zaman ve dikkat, Türkiye’yle ilişkilerimizi istikrara kavuştursa da, bazı dış etkenler, özellikle de İsrail’le artan gerilim yeni zorluklar ortaya çıkardı. Türkiye’nin iç dinamikleri de olayları bulandırmaya devam etti. Erdoğan’ın giderek zorbaca olan yönetimine karşı 2013’de patlak veren büyük protestoları, bazı kıdemli bakanların görevden alınmasına neden olan geniş yolsuzluk soruşturmaları izledi. Bu kitap yazılırken Erdoğan’ın artan otoriterleşmesine rağmen kendisinin daha çok muhafazakar yerlerden aldığı destek sağlam duruyordu. Türkiye’nin gelecek yönü belirsiz. Kesin olan şeyse, Ortadoğu ve Avrupa’da önemli rol oynacağı. Ve bizim ilişkilerimiz de ABD için temel önemi olan ilişkiler olarak kalacak. Erdoğan alarma sebep oldu Erdoğan, liderliğindeki olumlu gelişmelere rağmen, hükümetinin siyasi muhaliflere ve gazetecilere muamelesi artan bir endişeye, hatta alarma neden oldu. Kamuda muhalefet için sunulan ortamın daraltılması, Erdoğan’ın ülkeyi hangi yöne doğru götürdüğü ve demokrasiye karşı sorumluluğu hakkındaki soru işaretlerini artırdı. Muhalifler, Erdoğan’ın Türkiye’yi muhalefete yer olmayan bir İslam devleti haline getirmeyi amaçladığından şüphe duyuyordu. Kendisinin bazı politikaları da bu korkuyu destekledi. Hükümet taleplere cevap veremedi Hükümet ikinci döneminde gazetecileri rahatsız edici oranda hapse gönderdi. Üçüncü dönemindeyse bazı kararları sorgulayan protestoculara ağır bir şekilde karşılık verdi. Yolsuzluk büyük bir sorun olarak kaldı ve hükümet giderek daha fazla oranda dünyaya bağlı ve orta sınıf vatandaşlarının hızla artan beklentileriyle yarışamadı. Avrupa en çok ilgi göstermemiz gereken ülke, çoğu Müslüman 70 milyondan fazla nüfusu, bir ayağı Avrupa’da ve biri güneybatı Asya’da olan Türkiye.Erdoğan, ABD’yle ilişkilerin anahtarını elinde tutan adam Özellikle bir adam, Türkiye’nin geleceğinin ve bizim ilişkilerin anahtarını elinde tututuyordu: Başbakan Erdoğan. Kendisiyle ilk kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında 1990’larda tanışmıştım. Hırslı, güçlü, dindar ve etkili bir politikacıydı. Türkler onun İslamcı partisini önce 2002’de, sonra 2007 ve 2011’de yeniden seçti. Erdoğan bu seçimleri büyük çaplı değişim yapmak için bir ehliyet kazanımı olarak algıladı. Kendi hükümeti asker içinde darbe yapmak istediği iddia edilen kişilerin üzerine saldırgan bir biçimde  gitti ve daha önceki bütün sivil hükümetlerden daha sağlam bir güce sahip oldu. Kızlarının okulları için tavsiyede bulundum Erdoğan’ın kadın öğrencilere başörtüsü takma hakkını vermekten söz etmesini bazıları dini özgürlükler açısından ileri bir adım olarak gördü. Diğerleriyse bunu sekülarizme karşı darbe olarak algıladı. Bu durum 21. yüzyıl Türkiyesinin derin çelişkilerini gösteriyor ve belki de iki görüş de doğru. Erdoğan başörtüsü takan kendi kızlarının başarıları hakkında epey gururluydu. Benden de onların ABD’de yüksek öğrenim görmesi hakkında tavsiyelerimi sormuştu. Davutoğlu: Tutkulu ve bilgili Erdoğan ile saatlerce konuştuğum oldu ve çoğu zaman Davutoğlu, çevirmen olarak yalnız bulundu. Davutoğlu akademisyenliği derin olan ve sonradan diplomat ve politikacılığa dönmüş, Türkiye’nin yeniden global önemini kazanması hakkındaki yazıları Erdoğan’ın düşünceleri ile uyuşmuş biri idi. Tutkusu ve derin bilgisini bulunduğu pozisyona getiren Davutoğlu ile verimli ve dostça bir çalışma ilişkisi geliştirdik ki bazı zamanlar bu zor anlar yaşasa da hiçbir zaman bu ilişkiler kopmadı. Türkiye: Önemli ama sinir bozucu ortak Dört yıllık bakanlığımda Türkiye önemli ve bazen de yıldırıcı bir ortak oldu. Bazı zamanlarda, söz gelimi Afganistan, terörle mücadele Suriye ve diğer konularda anlaşırken, bazen de İran’ın nükleer programı gibi konularda anlaşamadığımız zamanlar oldu. İlhan Tanır | Diken
Genç Müzisyen Ömür Kılıçaslan Yaşama Veda Etti
Hariçten Gazelciler grubunun vokalisti ve çağlama isimli enstrümanın mucidi Ömür Kılıçaslan, sabaha karşı evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti. 2001 yılında İzmit’te kurulan Hariçten Gazelciler adlı alternatif müzik gurubunun solisti, İstanbul müzik piyasasının tanınan isimlerinden Ömür Kılıçaslan’ın vefat haberi, grubun sosyal medya hesaplarından duyuruldu. Mucidi olduğu çağlama isimli enstrumanıyla adını müzik tarihinin sayfalarına altın harflerle yazdıran Kılıçaslan, 1998 yılında Türk Rock müzik grubu Çamur’un bas gitaristliğini üstlenmişti. Kılıçaslan'ın cenazesi yarın ikindi namazına müteakiben Sarıyer Eski Bahçeköy Mezarlığı'na (Orman Fakültesi yanı) defnedilecek...Tamar Melike Tegün / Milliyet.com.tr
İnternet Sektöründe Çalışanların Anlayabileceği 18 Şey
İnternet sektörü geleceği en parlak iş sahalarından biri. Bu sektörde çalışmak da zamana ayak uydurabilmeyi ve gelişmeye açık olmayı gerektiriyor. Ancak en nihayetinde internet servis sağlayıcılarının bir kablosuna, bir tuşuna mahkum bir iş hayatını kabullenmeyi de gerektiriyor. Web yazılımcıları, Sosyal Medya ajas çalışanları, E-Ticaret çalışanları, Blog yöneticileri... Bu liste sizin için. Andımızla başlıyoruz: 'Emeğe saygı pls' :)
Galatasaray'da Mancini ile Yollar Ayrıldı
Galatasaray ile olan sözleşmesini sonlandıran Roberto Mancini, sarı-kırmızılılara neden veda ettiğini açıkladı.ANSA haber ajansına açıklamalarda bulunan Roberto Mancini, sarı-kırmızılılardan neden ayrıldığını açıkladı. İşte İtalyan teknik adamın ilk sözleri: 'Galatasaray ile olan sözleşmemi bitirme kararı aldım. Kulüp ile anlaşarak kontratı fesh ettik. Bir antrenör olarak kulübün ihtiyaçlarını anlayabiliyorum, maddi zorluklar yaşadıklarını da biliyorum.Ben teklifi kabul ettiğimde Galatasaray’ın hedefleri farklıydı. Geride kalan 8 ayda da bu hedefler doğrultusunda çalıştım. Takımı Şampiyonlar Ligi’nde gruplarından çıkartıp Türkiye Kupası zaferi de yaşattım. İstanbul’dan hiçbir pişmanlık duymadan ayrılıyorum. Gerçekten harika bir taraftarımız vardı. Başkan, yöneticiler, futbolcular ve tüm kulüp personeline teşekkür ediyorum.'Şampiy10
Reklam
Reklam
15 Madde ile HES'ler Neden 'Can Suyu' Değildir?
etiket
Enerji bir ülkenin var olması için mutlaka sahip olması gereken bir güçtür. Peki ama ne uğruna? Enerjiye sahip olmak için nelerimizden vazgeçmek, hangi yalanlara kanmak, çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakmak zorundayız? Evimizde ampul yansın, bilgisayardan internete girelim diye neleri feda etmek, nelerin canına okumak zorundayız? HES'lerin çevreci yapılar olduğunu söyleyen yüksek makam sahibi yalancıların geleceğimizi çalmasını daha ne kadar izlemek zorundayız? Kıyısında piknik yaptığımız, arkadaşlarla içtiğimiz derelerin, çayların boruların içine hapsedilmesine daha ne kadar göz yummak zorundayız? Evimizin önünden akan suya başkalarının sahip çıkmasını, onu istediği gibi kullanmasını, suyun ticarileştirilmesini daha ne kadar sesimizi çıkarmadan izleyebiliriz.  HES'ler doğayı katlediyor. HES'ler gelecek kaygısıyla geleceğimizi elimizden alıyor. Özellikle Karadeniz'in iklimini, toprağını, bitkisini, hayvanını dolayısıyla insanını yok ediyor. Dereleri boruların içine hapsedip, bizi sesini duymaktan bile mahrum bırakıyor. Çevrecinin daniskası olanlar ise, bütün bu olanlara ses çıkaranları 'gereği neyse' yaptırarak dövdürüyor, vurduruyor, hapse atıyor.  Sana HES'leri anlatıyorum arkadaşım, dinle. Benim HES'lerle ne gibi bir işim olabilir ki? diye düşünme. Çalınan benim, bizim geleceğimiz değil, toprak hepimizin altından çekiliyor. Sesini yükselt, ne oluyor diye sor. Senin farkında bile olmadığın HES, çocuğunun ileride dallarına tırmanacağı ağaçları daha filiz vermeden öldürüyor. HES senin farkında arkadaşım, sen onu fark etmesen de.Yararlanılan kaynaklar: http://www.karasaban.net/turkiyede-hidroelektrik-santraller-ve-tarimciftci-sen/http://www.greenpeace.org/turkey/tr/campaigns/enerji/hes/http://www.dsi.gov.tr/kurumsal-yapi/organizasyon-semasi/barajlar-ve-hes-dairesi-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1https://eksisozluk.com/hidroelektrik-santral--106671?p=1
Bir Bu Eksikti: Karşınızda Bülent Wongsoy!
Singapur'da Çin Sanatı üzerine eğitim alan Ning Wong, Bülent Ersoy'un tıpa tıp benzeri oldu. Singapurlu sanatçı, Almanya'da televizyonlara çıkarak şarkı söyledi, 'Bülent Wongsoy şovu' yaptı. Cebinizdeki telefonun, giydiğiniz ayakkabının taklidini kusursuz yapan Uzakdoğulular sınırları zorlamaya devam ediyor. İlk kez bir Türk divanın da çakması çıktı. Singapur asıllı Ming Wong, kendini Bülent Ersoy'a benzeterek 'Bülent Wongsoy' isimli bir karakter yarattı. FİLMİNİ DE ÇEKECEK Singapur'da Çin Sanatı üzerine eğitim alan Ning Wong, Bülent Ersoy'un tıpa tıp benzeri oldu. Singapurlu sanatçı, Almanya'da televizyonlara çıkarak şarkı söyledi, 'Bülent Wongsoy şovu' yaptı. Bülent Ersoy'un hikayesini beyazperdeye almaya karar veren Wong, filmin yönetmenliğinin yanı sıra başrol oyunculuğunu da üstlendi. Bülent Ersoy'un 1980'li yıllarda askeri darbe sürecindeki yaşadıklarını da kameraya alan Wong, Bülent Ersoy'un albüm kapaklarının benzerlerini yaptı. Berlin'de yaşayan Wong geçen ay internet sitesinde yayınladığı Almanca, İngilizce ve Türkçe mesajında ise Bülent Ersoy'un hayatından kesitler sunarak 'Değerli kardeşlerim. Benim adım Bülent Wongsoy. Ben bir divayım. Berlin'de bu kimsenin umrunda değil ama bugün size hikayemi anlatmak istiyorum. Beni susturmayı denediler. Ama sesimi duyurmaya devam edeceğim. Benim şarkılarım sonsuza kadar yaşayacak' diyor. VENEDİK'TEN ÖDÜL DE ALDI Ünlü diva Bülent Ersoy'un sadece yüz veya saç şeklini değil, kostümlerini de benzeten hatta aynı küpeyi kullanan Uzakdoğulu sanatçı, Singapur'da Nanyang Academy'de güzel sanatlar eğitimi aldı. Mezun olduktan sonra Londra'daki School of Art'ta eğitimini devam ettiren Wong, projelerini Japonya'dan Avusturya'ya kadar bir çok ülkedeki festivallerde vitrine çıkardı. Liverpool Bienali ve Toronto Film Festivali'ne de katılan sanatçı, 53'üncü Venedik Film Festivali'nde özel ödül aldı. (Gazetevatan)
Reklam
Game of Thrones Dünya Kupası Versiyonu
etiket
Game of Thrones  fanlarının hazırladığı video. Bir tarafta dizi tarihinin en pahalı yapımı, şimdiden efsaneler arasında yerini almış Game of Thrones;diğer tarafta dünyanın en popüler spor organizasyonu 4 senelik özlemin sonunda başlayacak olan Dünya Kupası. İki olayda gündemle alakalı olduğu için bu video hazırlanmış. İyi seyirler.
Ders Kitaplarının İnsan Hakları Notu Kırık
Ders kitapları 11 yılda üçüncü kez insan hakları ihlalleri açısından tarandı. 245 ilk ve ortaöğretim ders kitabının incelendiği araştırmanın sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı ve kitapların yazarlarına da gönderilecek. Ders kitapları son 11 yılda üçüncü kez insan hakları ihlalleri açısından tarandı. Birinci sınıfta öğrenciler okumayı 'Ata er ol' diyerek öğreniyor, sosyal bilgiler dersinde gelinin gerekirse 'Kocasının yoluna kurban olacağı anlatılıyor. Kürtçe seçmeli ders oldu ama Kürt kelimesi hâlâ sadece 'zararlı cemiyetler'de geçiyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) ve Tarih Vakfı’nın tarama sonuçlarına göre, ders kitapları hâlâ tek dilli, tek dinli bir vatandaşlık anlayışı üzerine kurulu. Kitaplar Türkiye’deki toplumsal değişimin gerisinde ve toplumsal barışı, demokratik vatandaşlığı güçlendirme hedefinden uzak. SEÇBİR ve Tarih Vakfı, 2012-2013 eğitim - öğretim yılında okutulan 245 ilk ve ortaöğretim ders kitabını insan hakları ölçütlerine göre taradı. Daha önce bu açıdan 2003 ve 2009 yılında taranan ders kitaplarının üçüncü tarama raporu kamoyuna açıklandı. İyi örneklerin de tespit edildiği araştırmada din, ırk ve cinsiyet ayrımcılığına dair çok sayıda örneğe yer verildi. Rapor Milli Eğitim Bakanlığı ve ders kitaplarının yazarlarına da sunulacak. 'Ders kitaplarında resmi söylemin sınırları var' Tarama sonuçlarının toplandığı “Biz' kimiz ? Ders Kitaplarında Kimlik, Yurttaşlık, Haklar” isimli kitabın yazarı Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Kenan Çayır ders kitaplarının öğrencilerin hayal gücünü geliştiren en önemli kaynaklardan biri olduğunu belirterek 'Ders kitaplarında resmi söylemin sınırlarını görüyoruz. Ders kitapları öğrencilere şunları konuşabiliriz, şunları konuşamayız algısını veriyor ' diye konuştu. 11 yıllık bir süreç içinde ders kitaplarının incelendiğini ve nasıl bir değişim yaşandığının gözlendiğini de vurgulayan Çayır şunları söyledi: Kürtçe kitabında bile Kürt kelimesi geçmiyor “2009’dan bu yana olumlu örnekler çoğaldı. Özellikle cinsiyet eşitliği konusunda olumlu örnekler çoğaldı. Milli güvenlik dersi kaldırıldı. Kürtçe, Abazaca, Lazca seçmeli ders oldu. Ancak tüm bunlara rağmen militarist değerler, ölüm hâlâ yüceltiliyor. Üstelik müzik ve İngilizce kitaplarında dahi bu oluyor. Barış süreci yürütülüyorken ders kitaplarında savaşı normalleştiren ifadeler kabul edilemez. Kürtçe seçmeli ders olabiliyor ama hâlâ kitaplarda Kürtler zararlı cemiyetlerde geçiyor. Kürtçe ders kitabında bile Kürt kelimesi geçmiyor.' Vatandaşlık sınırı Türk ve Müslümanlıkla çiziliyor Çayır konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: ' Ateistlerden ‘satanistlerle birlikte topluma zarar veren insanlardır’ diye bahsediliyor. Vatandaşlığın sınırı Türk ve Müslüman olmakla çiziliyor. Alevilerle ilgili 7. ve12. sınıf kitaplarında anlatımlar var. Ancak tarihsel birikimi yansıtmıyor. 12. sınıfa kadar Müslümanlıktan dinimiz olarak bahsedilirken,12. sınıf kitabında diğer dinlere yer vermek gerçek çoğulculuk olmuyor.” Raporda yer verilen ayrımcılık, önyargı ve militarizm içeren örneklerden bazıları şunlar : • “Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ticaret işleri yabancıların ve azınlıkların elindeydi. Türk vatanseverliği temelleri üzerine kurulan bir devlette bu durum devam edemezdi. Cumhuriyet en kısa zamanda Türk milletini ticari ilişkilerde etkin bir hale getirmeliydi. Yeni Türk Devleti’nin ve toplumun çıkarları ön plana alınmalıydı” (Ortaöğretim T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Netbil, 118). • “Vahye dayanmayan birçok inanç türü vardır. Ateizm, politeizm, satanizm bunlara örnek olarak verilebilir. Bunlar toplumda yanlış, dayanaksız, hatta zaman zaman topluma zarar veren uygulama ve inanışların ortaya çıkıp yaygınlaşmasına neden olmaktadır.” (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 9, Fem Yayıncılık, 19) Engelliler olumsuz sapma kategorisinde • “Fizik veya organik olarak sorunlu kişiler diğer bir olumsuz sapma kategorisi oluştururlar. Bunlar da toplumdaki normal yaşam görüntüsünü izleyemezler. Ancak psikolojik ve moral açıdan normal olanlardan oldukça farklıdırlar. Sağır-dilsizler, kötürümler ve kronik hastaların normal bireylerden beklenen davranışları yerine getirmeleri beklenemez.” (Sosyal Bilimler Lisesi Sosyoloji 1, MEB, 144) Mimarlar, doktorlar erkek• “Sağlam temel, sağlam evler / Sözüm size mimar beyler / Sağlam yapın her binayı / Yıkılmasın kentler, köyler” (Sosyal Bilgiler 5, 1. Kitap, MEB, 75). • “Geçen hafta okulumuza doktor amcalar geldiler ve aşı olmamız gerektiğini söylediler.” (Türkçe 4, MEB, 79). • Matematik problemlerinde de kadınlara belirli roller biçilmiş: “[Resim eşliğinde] Rafta 12 bardak vardı. Annem bardakların bir kısmını masaya götürdü. Annem masaya kaç tane bardak götürmüştür” (Matematik 1, 2. Kitap, 147). • “Emine akşam yemeği için beş kişilik bir sofra hazırladı. Tabak, çatal ve kaşıkları yerleştirdikten sonra sürahideki suyun tamamını bardaklara paylaştırdı. Sürahideki su miktarını tahmin ediniz.” (Matematik 3, 2. Kitap, 160). 'Gelin, evine, kocasına gerekirse kurban olur' • “Kız öğrencilerinizden birine gelin rolü veriniz. Diğer kız öğrencileriniz, bölgenize ait ya da ders kitabındaki (s.40) kına türküsünü seslendirsinler. Öğrencilerinizden kına türküsünü söylenirken gelinin eline kına yakılmasını canlandırmalarını isteyiniz… Öğrencilerinize, kınanın gelin olacak kızın evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz.” (Sosyal Bilgiler 5, Öğretmen Kılavuz Kitabı, Pasifik Yayınları, 83).Umay Aktaş Salman | Al Jazeera
SwiftKey Artık Tamamen Ücretsiz
Bir Android kullanıcısıysanız ve henüz SwiftKey ile tanışmadıysanız, şimdi tam zamanı. Çünkü 2010 yılından bu yana yazma alışkanlıklarımızı değiştiren uygulama ücretsiz oldu.Android cihazlarda varsayılan klavyenin yerini alarak, yazma alışkanlıklarınıza ve sosyal medya ile SMS'lerde kullandığınız kelimeleri baz alıp öneriler sunarak hayatımızı kolaylaştıran SwiftKey uygulaması artıktamamen ücretsiz hale geldi. Bugüne kadar ücretli bir sürüm ve 30 günlük deneme sürümü SwiftKey Free seçeneklerine sahip olan bu benzersiz uygulama, nihayet tüm temel özelliklerini hiçbir ücret almadan sunuyor.Elbette uygulama hatırı sayılır bir ücret üzerinden 10 milyonlarca kezindirildi ve geliştiricisinin dünyalığını yapmasına önemli katkı sağladı. Sanıyoruz SwiftKey geliştiricileri bu getirinin yeterli olduğunu düşündü ve uygulamayı yeni Android kullanıcılarına tamamen ücretsiz sunma kararı aldı.SwiftKey uygulaması ücretsiz olurken, sunulan farklı temalar ücretli olarak satılmaya devam edecek. Ancak bugüne kadar SwiftKey için ücret ödemiş olan kullanıcılar (yani mevcut Android kullanıcılarının neredeyse tamamı),4,99 dolar değerindeki 10 temalık pakete ücretsiz sahip olabilecek.iOS uygulaması yoldaApple'ın WWDC etkinliğinde yaptığı en önemli duyurulardan biri olan, iOS 8'de temel özelliklerin 3. parti geliştiricilere açılıyor olmasıyla birlikte gözlerSwiftKey'e dönmüştü. Geliştirici firma kullanıcılarının beklentisini boşa çıkarmadı ve iOS 8 için cihaz genelinde kullanılabilecek bir SwiftKey sürümü hazırlanacağını açıkladı.WhatsApp veya Facebook'ta SwiftKey rahatlığını iPhone ve iPad cihazlarında da yaşamak isteyen kullanıcılar; iOS 8'i bekleyin. Shift Delete
Reklam
Foça'da Esrarengiz Kaza
İzmir'in Foça İlçesi'nde aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkıp, park halindeki başka bir araca çarpan otomobildeki 3 gençten 2'si yaşamını yitirirken, 1'i ağır yaralandı. Foça'dan İzmir yönüne giden Armağan Azaroğlu (24) yönetimindeki 06 FFF 36 plakalı otomobil, bugün saat 03.00 sıralarında Bağarası Mahallesi, Foça Buz Fabrikası yakınlarında, aşırı hız nedeniyle kontrolden çıktı. Savrulan otomobil yol kenarındaki bir gazinonun önünde park halindeki başka bir otomobile çarparak takla attı. Hurdaya dönen otomobilde sıkışan sürücü Armağan Azaroğlu ile yanındaki kimliği henüz tespit edilemeyen bir arkadaşı yaşamını yitirdi. Arka koltuktaki İsmail Altıntaş (18) ise kazayı ağır yaralı olarak atlattı. AKS 110 ve 112 Acil Servis ekipleri tarafından sıkıştığı yerden çıkartılan Altıntaş, Menemen Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından, durumu ağır olan Altıntaş, Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Olay yerinde yaşamını yitiren iki kişinin cesetleri ise otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Kazanın ardından jandarmanın otomobilde yaptığı aramada bir tabanca ile Kalaşnikof marka uzun namlulu silaha ait mermiler bulunduğu öğrenildi. Ölen diğer kişinin kimliğinin tespitine çalışılırken, jandarma kazayla ilgili soruşturmanın da sürdüğünü bildirdi. KİMLİKLERİ SAHTE ÇIKTI İzmir'in Foça İlçesi'nde hız nedeniyle meydana gelen 2 kişinin öldüğü, 1 kişinin de yaralandığı kazada, araçta bulunan kazazedelerin üzerinden çıkan kimliklerin sahte olduğu ortaya çıktı. Şüphelilerin başkalarına ait kimliklerin üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırarak kullandıkları anlaşıldı. Kazadan bir gün önce Ankara'dan kiraladıkları otomobille Foça'ya geldikleri tespit edilen, 3 kişinin isimleri belirlenmeye çalışıyor. Polis, sahte kimlikle geldikleri Foca'da kaza yapan kazazedelerin ne amaçla geldikleri ve irtibatları araştırılıyor. Otomobilden çıkan tabanca ve mermiler balistik incelemeye gönderildi. DHA
Reklam
Banksy: 'Robin Hood’daki Karakterlerden Biri Olma Hayaliyle Büyüdüm'
Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy , nisan ayında ses getiren ‘ telekulak ‘ çalışmasının kendisi yaptığını birinci ağızdan teyit ederken, önceki eserlerinin açık artırmada satıldığı sergi hakkında da ilginç bir yorum yaptı. Websitesini yeniden aktif hale getirip soru-cevap kısmında hayranlarının merak ettiği konulara açıklık getiren ‘ Gerilla sanatçı, ‘ Telekulak ‘ isimli eseri ilk kez sahiplendi. Britanya’nın iç istihbarat servislerinden GCHQ ‘nun bulunduğu Cheltenham’daki eserin Banksy’ye ait olup olmadığı uzun süre boyunca tartışılmıştı. Banksy ayrıca eski menajeri Steve Lazarides ‘in Londra’da Sotheby’da düzenlediği ve sanatçının eserlerini içeren sergi ile açık artırma hakkında şu yorumu yaptı: “Küçük bir çocukken hep Robin Hood’daki karakterlerden biri olma hayaliyle büyüdüm. Sonunda oradaki altınlardan biri olacağımı hiç tahmin etmezdim.”10 yıl beraber çalıştığı eski menajeri Lazarides de Banksy’nin bu yorumunu önceden tahmin edip, “Banksy bu sergiden kesinlikle nefret ederdi. Hiçbir zaman bu şekildeki sergileri desteklemedi” ifadelerini kullanmıştı. Banksy sitesindeki soru-cevap bölümünde hiçbir sanat galerisi tarafından temsil edilmediğini ve Facebook’la Twitter’ı kullanmadığını bir kez daha vurguladı. Diken
Dünyanın En Nefes Kesici 34 Manzarası!
etiket
Dünyada bazı yerler vardır ki, hiç birşey yapmadan dursanız, sadece kendi nefes alış verişinizle birlikte doğanın sesini dinleseniz bile ömrünüze ömür katar... İşte o yerlerden bazıları
Reklam