onedio
Hangi Dizi Dünyasına Aitsiniz?
Aslında hangi dizinin dünyasında, belki hangi dizi karakterleri ile bir arada yaşamanız gerektiğini hiç hayal ettiniz mi? İşte size bir fırsat!
Ekranda 'Muhteşem' Devir Kapandı
Muhteşem Yüzyıl, 139. final bölümü ile ekranlara veda etti. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm sahnesi izleyicileri ekrana kilitledi. Nefes kesen son bölümde, Bayezid’in ölümünden sonra hastalığı ilerleyen Kanuni Sultan Süleyman son seferine çıktı. Son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman, hastalığa yenik düştü. Süleyman'ın son etkileyici konuşmasının ardından fenlaşarak hayatını kaybettiği o anlar izleyiciyi ekranlara kilitledi. Süleyman'ın ölüm sahnesinde Pargalı İbrahim'in sesinin duyulması şaşırttı. Muhteşem Yüzyıl, nefesleri kesecek son bölümüyle ekranlara veda ediyor! Bayezıt’ın ölümünden sonra iyice karanlığa gömülen Süleyman’ın hastalığı ilerliyor. Selim ise yaşadığı acıyı içkiye sığınarak hafifletmeye çalışıyor! Defne oğlunu cellatlardan korumak için var gücüyle savaşıyor. Karşısında Nurbanu’yu görünce kaçışın olmadığını anlıyor. Anne oğul birbirine tutunarak ölüme yürüyor. İntikam ateşiyle yanan Mihrimah, Nurbanu’nun başına büyük bir bela açıyor. Gülfem olanların tüm sorumlusu olarak gördüğü Süleyman’ı öldürmeye çalışıyor! Ancak o gece karanlık bir sırla son buluyor! Yaşanan tüm acılardan sonra Selim tahtın yegane varisi olarak payitahta geliyor! Mihrimah, kardeş katili olarak gördüğü Selim’le tüm bağını koparıyor. MUHTEŞEM SÜLEYMAN ASLINDA NASIL ÖLDÜ? Gittikçe güçten düşen Süleyman ise halkın hakkındaki konuşmalarını duyunca deliye dönüyor. Ve Muhteşem Süleyman, tüm ihtişamıyla hayatının son seferine çıkıyor! Cihana hükmeden Sultan Süleyman son nefesini verirken, bir devir kapanıyor! Muhteşem Yüzyıl, hafızalara kazınacak final bölümüyle 11 Haziran Çarşamba akşamı Star’da Yaşanan tüm acıların ardından saraydaki bayram kutlaması hanedanı bir araya getirir. Eski ihtişamlı günlerin özlemini duyan Süleyman, ailesini kaybetmenin kederini yaşar. Bu buluşma sarayın karanlık sırlarını da gün yüzüne çıkaracaktır. Bayezıt’a yapılan zulmü hazmedemeyen Mihrimah, Selim’le tüm bağlarını koparır. Defne’nin ve oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu Nurbanu için de büyük bir sürprizi vardır. Selim ise kardeşinin ölümünden duyduğu acıyla içkiye sığınır. Tebdil halde çarşıya çıkan Süleyman, halkın kendisi hakkında söylediği sözleri duyunca çileden çıkar. Mihrimah’ın ve hekimlerin itirazlarına rağmen sefere çıkma kararı alır. Ölümünü bekledikleri Süleyman’ın tüm ihtişamıyla saraydan çıkışı tüm dünyayı şaşkına çevirir. Büyük bir umutla son zaferini kazanmayı bekleyen Süleyman’ın yorgun bedeni, hastalığa yenik düşer. Dünyayı dize getiren Muhteşem Süleyman son nefesini verirken, bir devir sona erer.
Bu Tabloda Boya Yok!
Californialı cam sanatçısı Loren Stump’ın “murrine” tekniğini kullanarak yaptığı çalışmalar görenleri büyülüyor Bu teknik, blok halindeki camın, enine kesit alındığında ortaya çıkan renkli desen ve resimlerle süslenmesi olarak tanımlanıyor. Stump’ın cam çubukları bir araya getirerek ürettiği blok kesildiğinde inanılmaz detaylarla bezenmiş bir sanat eseri ortaya çıkıyor. Eserin en önemli özelliği, son halinin ancak cam kesildikten sonra görülebilmesi. Sanatçı tekniğini otuz beş yılda o kadar geliştirmiş ki, şu anda cam blok üzerine portre ve resimleri bütün halinde döşeyebiliyor. Bugüne kadarki en büyük çalışması Leonardo da Vinci’nin “Kayalıklar Bakiresi” adlı tablosunu detaylı bir şekilde yorumladığı eseri, fakat küçük çaplı çalışmalarının da işçilikte ondan aşağı kalır yanı yok.Milliyet Sanat
Reklam
Reklam
IŞİD'den Yeni Ses Kaydı: 'Savaş Daha Yeni Başladı'
IŞİD sözcüsü internette yeni bir ses kaydı yayınladı. Kayıtta militanlara 'Savaş daha yeni başladı, Bağdat'a ilerleyin' deniyor. 'İlerleyişinize devam edin, daha savaş başlamadı bile...' Bu mesaj, Musul'u ele geçirmesinin ardından bölgede bir numaralı tehdit haline gelen ırak şam islam devleti IŞİD'in sözcüsünden. İddiaya göre, ses Ebu Muhammed El Adnani'ye ait. IŞİD sözcüsü, militanlara direktif veriyor, 'Hedef başkent Bağdat' diyor: 'Özgürleştirmediğiniz tek bir toprak parçası bile kalmasın, Şiilerin sizin cesedinizi çiğnemeden o topraklara ayak basmalarına izin vermeyin. Halifenin Bağdatına ilerleyin. Şiiler pek çok yönden hayalkırıklığına uğradı, Allah onların size karşı zafer elde etmesini yasaklamıştır, onlar sadakatsizdir.' IŞİD Sözcüsü, ses kaydının ikinci bölümünde, Irak yönetimindekileri eleştiriyor, Kerbela ve Necefi de hedef gösteriyor: 'Kimse sizi daha fazla başkan ya da komutan olarak kabul edecek kadar aptal değil. Siz liderlik ve askeri yönetim hakkında ne bilirsiniz ki? Siz Irak'ı kontrol etmek gibi tarihi bir şansı kaybettiniz, Şiiler bu yüzden sizi hep lanetleyecek. Sizinle bizim aramızda hep bir denge var. Bu ağır, uzun bir denge. Ama bu denge Samarra ya da Bağdat değil, Kerbela ve Necef.' CNN TÜRK
Beynin Nasıl Şuur Kazandığı Anlaşıldı
Bilim insanları, yeni bir araştırmanın sonucuna dayanarak narkoz etkisinden veya komadan çıkan beynin nasıl tekrar bilinç kazandığı sorusuna yanıt bulduklarına inanıyor. Araştırmada yer alan New York Weill Cornell Medikal Yüksel Okulu'ndan anestezi uzmanı Dr. Alex Proekt, 'İlaçlar beyni terk ettiği zaman oluşturdukları etkinin ortadan kalktığını ve narkoz sonrası bilincin geri geldiğini zannediyorduk. Ancak bu süreci yeterli anlayamadığımız ortaya çıktı' ifadesini kullandı. Bilim insanları, beynin faaliyet esnasında oluşturduğu izleri inceleyerek, bilinç kazanmaya doğru spesifik bir şekilde ilerlediğini düşünüyordu. Araştırmada, beynin bilinçliliğe doğru adım adım mı ilerlediği yoksa aynı anda birçok hale geçiş yapıp yapamadığı anlaşılmak istendi. Proekt ve meslektaşları, anestezi altındaki farelerin beynindeki belli bölgelerin elektriksel faaliyetini inceledi. Deneyde, fareler uyanıncaya kadar verilen anestezinin etkisi azaltıldı. Gözlemler, beynin tekrar bilinç kazanmak için birçok belli aşamadan geçtiğini gösterdi. Bilinç kazanma esnasında, beyindeki bazı basamaklar arasında net bir dönüşüm yaşandığı, beynin diğer haller arasında bağlantı kurmak için de bir nevi bağlantı merkezi oluşturduğu görüldü. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada, beynin bilinç kazanma sürecinde farklı 'güzergahlar' seçebileceği, ancak basamaklar arasında geçişi sağlayan merkezlerin ana rolü üstlendiği ifade edildi. Yeni tedaviler keşfedilebilir Bilim insanları, elde edilen yeni bulguların ileride komadaki insanlara yardım etmek için kullanılabileceğini belirtti. Proekt, 'komadaki ve baygın insanların beyninde uyku halinin periyotlara bağlı olarak elektriksel faaliyetler gerçekleştiğine değinerek, 'beynin koma ve genel anestezi altında bazen normal faaliyetlere dönmeyi başaramadığını' belirtti. Beynin şuur kazanmasını sağlayacak uyanma basamaklarını sonuçlandıramaması, bazen insanların uzun yıllar komada kalmasına neden olabiliyor. Bilim insanları, insanlara yardımcı olabilmek için ilk olarak farelerde gözlemlenen sürecin insanlarda da var olup olmadığını anlamak istiyor. Proekt, ileride şuursuzluğa neden olan halleri ortadan kaldıracak ve nihayetinde hastaları uyandıracak tedavinin geliştirilebileceğini belirtti. Hastaların sadece fiziksel değil, faaliyetleriyle de bilinç kazandıklarını ortaya koyabilmesi, bir gün insanların gerçekten nasıl bilinç kazandığına da net bir açıklama getirebilir. Livescience | Al Jazeera
Galatasaray'dan Üzücü Açıklama!
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Galatasaray Adası'nda gerçekleşen Haziran ayı Divan Toplantısı sonrasında, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, kulübün yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini belirtti. Olcay, Galatasaray Adası'nda düzenlenen Divan Kurulu'nun olağan haziran ayı toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik direktör Roberto Mancini ile yollarının ayrılmasını değerlendiren Olcay, Mancini ile güzel bir sezon geçirdiklerini belirterek, 'Mancini, hem istekleri üst düzeydeydi hem de beraber çalıştığı arkadaşlarıyla çalışma istediği nedeniyle Avrupa'da en üst düzey kulüplerin ödediği ücreti Galatasaray'dan alıyordu. Mancini'ye aldığı sonuçlardan dolayı teşekkür borcumuz olduğunu söylemek isterim' diye konuştu. Özkan Olcay, Galatasaray Kulübü'nün imkanlar ve kuralların çerçevesinde yeni bir rota çizmek zorunda olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'UEFA ve FIFA kuralları, Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın ve orada başarılı olmanın yükümlülüklerini masamıza yatırdığımız zaman gördük ki; Galatasaray'ın yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi mecburiyeti ortaya çıktı. Bu gerçek, sezonun başlangıcında adımlarımızı hesaplı kitaplı atmak mecburiyetinde olduğumuzu, spontane olaylar karşısında heyecana kapılıp, 'şunu da yaparız, bunu da yaparız' demenin zamanının geçtiğini gördük. Mevcut elemanları en iyi şekilde değerlendirecek, yanlış transferleri en az hasarla giderecek şekilde bir çalışma yapacak, bundan sonra da Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın getirdiği riskleri ve zorlukları bilerek, gücünün imkanları ve kuralların müsaade ettiği en uygun çizgide yeni bir rota çizmek zorundayız.' 'Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var' Mancini ile yolların ayrılmasının ardından yeni teknik direktör sorununun bir an önce çözüme ulaşması gerektiğini dile getiren Olcay, sarı-kırmızılı kulüple Mircea Lucescu'nun arasında manevi bağ olduğunu söyledi. Özkan Olcay, kaybedecek zamanlarının olmadığını aktararak, şöyle devam etti: 'Mancini'nin ayrıldığı kesinlik kazandığına göre Galatasaray, hiç vakit kaybetmeden teknik direktör sorununu bir sonuca bağlamak durumunda. Kamuoyunda bir sürü alternatiflerin tartışıldığını da biliyoruz. Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var. Daha önceki Lucescu döneminde Özhan Canaydın'ın yönetiminde görevliydim. Galatasaray'a çok güzel hizmetler vermiş, değerli ve deneyimli bir spor adamıdır. Mustafa Denizli'nin ismi dolaşıyor. Gelişen olayları birlikte yaşayacağız ama kaybedecek zamanımız olmadığına göre bu kararı en kısa sürede almak zorundayız.' UEFA Şampiyonlar Ligi'ne piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gittiklerini vurgulayan sarı-kırmızılı kulübün ikinci başkanı, şöyle konuştu: 'Başkanımız, istisnai durumlarda istisnai çözümler üretebilen, risk alınması gerektiği zaman o riski gözünü kırpmadan alabilen bir yapıya sahip. Ben hesap kitap adamıyım. Risk almasını seviyorum ama hesabın sonuçlarına bakmadan bazı şeyleri olacakmış gibi kabul etmek mümkün değil. Tabi ki Galatasaray'ın elden çıkarmak zorunda olduğu bir hayli futbolcu var. Ara transfer dönemi geçirdik. O dönemde çok başarılı olduğumuzu da söyleyemem. Bu bakımdan yapabileceğimizin en iyisini yapmak ve Galatasaray'ı en iyi yere taşımak için imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. Ancak UEFA ve FIFA'nın koyduğu kriterlere, finansal sınırlamalara uymak zorundayız. Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımların aldığı paylar, Türkiye'deki maçlarda elde edilecek gelirlerle mukayese edilmeyecek kadar yüksek. UEFA'dan netice aldıkça gelirlerimizin artacağını biliyoruz. Piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gideceğiz. Maç da futbolcularla kazanılabilir. Galatasaray, elinden gelenin en iyisini yapmak için akıllı bir tüccar gibi düşünüp taşınıp karar vermek durumundadır.' 'Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili' Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Roberto Mancini'nin ağırlığını kullanarak oyuncu transferi konusunda baskı yaptığını anlatarak, 'Mancini, başarılı olabilmek için yalnızca iyi bir teknik direktörün yeterli olmadığını, sahada sonucun değerli ve becerikli futbolcularla alınabileceğini çok iyi biliyor. Kendi ağırlığını empoze ederken 'Ben, şu futbolcuları veya en az bu ayarda futbolcuları almanızı isterim' diye Galatasaray'a bastırmak gücüne sahipti. Fakat, Avrupa piyasasında gelişen durum, dünya futbolundaki yeni şartlar, herkesi ekonomik açıdan imkanları gözden geçirmeye yöneltti. Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili. Galatasaray, kendisine dönüp, doğru kararlar alacaktır. Buna inanıyorum' ifadelerini kullandı. Olcay, bir gazetecinin, 'Drogba ve Sneijder maliyetinde transfer beklenmeli mi ?' şeklindeki sorusuna, 'Futbol sürprizlere açık bir oyundur. Galatasaray, büyüklüğüne yakışan bir yerde olabilmek için elindeki imkanları, finansal kuralları çiğnemeden ve yeni cezalara muhatap olmadan önümüzdeki günlerde kritik kararlar almak zorunda kalacaktır' cevabını verdi.Star
Reklam
IŞİD, Musul'da Türkiye Konsolosluğunu Bastı
Musul’un Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları tarafından dün ele geçirilmesinin ardından şehirdeki Türk konsolosluğu bir grup militan tarafından ele geçirildi. Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ile 14- 15 diplomat dahil 48 kişi rehin alındı. Kaçırılan personel arasında özel harekat polisleri de bulunuyor.
Samsung’dan Messi ve Ronaldo’lu Reklam Filmi
Adeta bir kısa filmi andıran reklam filmi, 7 dakika 7 saniye sürüyor. İlki de 4 dakikadan fazla süren reklam serisinin bu bölümünde izleyenler gezegenler arası bir maça tanıklık ediyor.Şimdi sizleri bu güzel reklam filmiyle başbaşa bırakıyor ve reklam serisinin burada da bitmediğini hatırlatıyoruz;
Reklam
Bilinen Tüm İngilizce Kelimeleri Tweet'ledi
Adam Parrish adlı programcı ve şair, sözlükte bulunan tüm İngilizce kelimeleri tek tek tweet’ledi. Twitter’da her geçen gün farklı bir olay meydana gelmeye devam ediyor. Adam Parrish, Twitter’aki @everyword adlı hesabıyla her İngilizce kelimeyi tweet’lemek için 2007 yılında başladığı görevini sonunda tamamladı. Parrish, 7 Haziran tarihinde attığı zymurgy (mayalanma bilimi) adlı kelime ile amacına ulaştı. Otomatik bir bot tarafından yönetilen hesap, kelimeleri tek tek takipçileriyle paylaşıyor. @everywordadlı hesabın şu anda 100.797 takipçisi bulunuyor. Attığı tweet’lerin sayısı ise 109.160. Sadece İngilizce kelimeleri paylaşarak bu sayıya ulaşan hesap, takipçileri ile en son 7 Haziran tarihinde étui (kılıf veya kutu) kelimesini paylaştı. Kelime listesini nereden aldığını hatırlamadığını söyleyen Parrish, kelimeleri bu şekilde paylaşmanın çeşitli konuşma ve tartışmaları tetikleyeceğini düşündüğü için bu hesabı açtığını belirtiyor. Hedefine ulaştığı için, bundan sonra hesabı nasıl kullanacağına da karar vermemiş. Ancak Decontextualize’a verdiği demece göre Everyword Sezon 2 adıyla sürece baştan başlayabilir.Stuff
Reklam
10 Maddede IŞİD'in Musul İşgali
IŞİD dün Musul'a bugün de Kerkük'e girdi. Peki Suriye'ye cihad ilan edip de bölgesel Kürt yönetiminin kontrolündeki iki büyük kenti ele geçirmek de neyin nesi? Her ne kadar adı Irak-Şam islam devleti olsa da, Suriye'yi Esad'dan kurtarmak için yola çıkan IŞİD ne oldu da kendini Musul-Kerkük'te buldu?
Clinton’dan Türkiye Tespitleri: 'Geleceği Belirsiz, Önemli ve Sinir Bozucu Ortak'
ABD Başkanı Barack Obama’nın 2009- 2013 arasındaki ilk dışişleri bakanı olan Hillary Clinton, 2016′daki olası başkanlık kampanyasının ilk adımı olarak görülen ‘Zor Tercihler’ isimli kitabında Türkiye hakkında dikkat çekici tespitlere yer verdi. ‘Erdoğan otoriterleşiyor’  Obama ve benim ayırdığım zaman ve dikkat, Türkiye’yle ilişkilerimizi istikrara kavuştursa da, bazı dış etkenler, özellikle de İsrail’le artan gerilim yeni zorluklar ortaya çıkardı. Türkiye’nin iç dinamikleri de olayları bulandırmaya devam etti. Erdoğan’ın giderek zorbaca olan yönetimine karşı 2013’de patlak veren büyük protestoları, bazı kıdemli bakanların görevden alınmasına neden olan geniş yolsuzluk soruşturmaları izledi. Bu kitap yazılırken Erdoğan’ın artan otoriterleşmesine rağmen kendisinin daha çok muhafazakar yerlerden aldığı destek sağlam duruyordu. Türkiye’nin gelecek yönü belirsiz. Kesin olan şeyse, Ortadoğu ve Avrupa’da önemli rol oynacağı. Ve bizim ilişkilerimiz de ABD için temel önemi olan ilişkiler olarak kalacak. Erdoğan alarma sebep oldu Erdoğan, liderliğindeki olumlu gelişmelere rağmen, hükümetinin siyasi muhaliflere ve gazetecilere muamelesi artan bir endişeye, hatta alarma neden oldu. Kamuda muhalefet için sunulan ortamın daraltılması, Erdoğan’ın ülkeyi hangi yöne doğru götürdüğü ve demokrasiye karşı sorumluluğu hakkındaki soru işaretlerini artırdı. Muhalifler, Erdoğan’ın Türkiye’yi muhalefete yer olmayan bir İslam devleti haline getirmeyi amaçladığından şüphe duyuyordu. Kendisinin bazı politikaları da bu korkuyu destekledi. Hükümet taleplere cevap veremedi Hükümet ikinci döneminde gazetecileri rahatsız edici oranda hapse gönderdi. Üçüncü dönemindeyse bazı kararları sorgulayan protestoculara ağır bir şekilde karşılık verdi. Yolsuzluk büyük bir sorun olarak kaldı ve hükümet giderek daha fazla oranda dünyaya bağlı ve orta sınıf vatandaşlarının hızla artan beklentileriyle yarışamadı. Avrupa en çok ilgi göstermemiz gereken ülke, çoğu Müslüman 70 milyondan fazla nüfusu, bir ayağı Avrupa’da ve biri güneybatı Asya’da olan Türkiye.Erdoğan, ABD’yle ilişkilerin anahtarını elinde tutan adam Özellikle bir adam, Türkiye’nin geleceğinin ve bizim ilişkilerin anahtarını elinde tututuyordu: Başbakan Erdoğan. Kendisiyle ilk kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında 1990’larda tanışmıştım. Hırslı, güçlü, dindar ve etkili bir politikacıydı. Türkler onun İslamcı partisini önce 2002’de, sonra 2007 ve 2011’de yeniden seçti. Erdoğan bu seçimleri büyük çaplı değişim yapmak için bir ehliyet kazanımı olarak algıladı. Kendi hükümeti asker içinde darbe yapmak istediği iddia edilen kişilerin üzerine saldırgan bir biçimde  gitti ve daha önceki bütün sivil hükümetlerden daha sağlam bir güce sahip oldu. Kızlarının okulları için tavsiyede bulundum Erdoğan’ın kadın öğrencilere başörtüsü takma hakkını vermekten söz etmesini bazıları dini özgürlükler açısından ileri bir adım olarak gördü. Diğerleriyse bunu sekülarizme karşı darbe olarak algıladı. Bu durum 21. yüzyıl Türkiyesinin derin çelişkilerini gösteriyor ve belki de iki görüş de doğru. Erdoğan başörtüsü takan kendi kızlarının başarıları hakkında epey gururluydu. Benden de onların ABD’de yüksek öğrenim görmesi hakkında tavsiyelerimi sormuştu. Davutoğlu: Tutkulu ve bilgili Erdoğan ile saatlerce konuştuğum oldu ve çoğu zaman Davutoğlu, çevirmen olarak yalnız bulundu. Davutoğlu akademisyenliği derin olan ve sonradan diplomat ve politikacılığa dönmüş, Türkiye’nin yeniden global önemini kazanması hakkındaki yazıları Erdoğan’ın düşünceleri ile uyuşmuş biri idi. Tutkusu ve derin bilgisini bulunduğu pozisyona getiren Davutoğlu ile verimli ve dostça bir çalışma ilişkisi geliştirdik ki bazı zamanlar bu zor anlar yaşasa da hiçbir zaman bu ilişkiler kopmadı. Türkiye: Önemli ama sinir bozucu ortak Dört yıllık bakanlığımda Türkiye önemli ve bazen de yıldırıcı bir ortak oldu. Bazı zamanlarda, söz gelimi Afganistan, terörle mücadele Suriye ve diğer konularda anlaşırken, bazen de İran’ın nükleer programı gibi konularda anlaşamadığımız zamanlar oldu. İlhan Tanır | Diken
Genç Müzisyen Ömür Kılıçaslan Yaşama Veda Etti
Hariçten Gazelciler grubunun vokalisti ve çağlama isimli enstrümanın mucidi Ömür Kılıçaslan, sabaha karşı evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti. 2001 yılında İzmit’te kurulan Hariçten Gazelciler adlı alternatif müzik gurubunun solisti, İstanbul müzik piyasasının tanınan isimlerinden Ömür Kılıçaslan’ın vefat haberi, grubun sosyal medya hesaplarından duyuruldu. Mucidi olduğu çağlama isimli enstrumanıyla adını müzik tarihinin sayfalarına altın harflerle yazdıran Kılıçaslan, 1998 yılında Türk Rock müzik grubu Çamur’un bas gitaristliğini üstlenmişti. Kılıçaslan'ın cenazesi yarın ikindi namazına müteakiben Sarıyer Eski Bahçeköy Mezarlığı'na (Orman Fakültesi yanı) defnedilecek...Tamar Melike Tegün / Milliyet.com.tr
Reklam