New York City Amerika'nın En Mutsuz Şehri
Veriler Harvard profesörü Edward Glaeser, Vancouver Ekonomi Okulu profesörü Joshua Gottlieb ve Harvard doktora öğrencisi Oren Ziv tarafından yazılan ön makaleden alındı. Bilgiler, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından yapılan Davranışsal Risk Faktörü İzleme Sistemi (BRFSS) anketinden elde edildi. Anketteki bilgiler yaş, cinsiyet, ırk, gelir ve diğer faktörlere göre uyarlandı. (Bu ayarlama önemli – örneğin kadınların erkeklerden evlilerin ise bekarlardan ve boşanmış kişilerden daha mutlu olduğu ortaya çıktı.) Kısacası New Yorklular anketteki veriler 'uyarlandığında' en mutsuz kişiler çıktı. Bu 'uyarlamaları' dikkate almazsanız dahi 'uyarlanmamış' verilere göre New Yorklular yine de 177 metro bölgesinin en mutsuz üçüncü kişileri. Wall Street'te çalışanların da ciddi şekilde dertli olduklarını söylemekte fayda var. Para mutluluğu satın alır sözünü hatırlayınız. Belki almıyordur. En mutlu beş şehrin hepsi de Louisiana eyaletinde bulunuyor. Ayrıca Louisiana en mutlu eyalet de. Bu eyalet içerisindeki en mutlu şehir ise Lafayette. New York City'den sonraki en mutsuz şehirler ise Missouri eyaletindeki St. Joseph, Indiana eyaletindeki South Bend, yine Indiana'daki Evansville şehri ve Kentucky eyaletindeki Henderson. WSJ
Elektrik Yiyen Bakteri Türleri Keşfedildi
Bilim insanları, saf enerjiyle beslenen ve atık olarak yine saf enerji salgılayan yeni bakteri türleri keşfetti. New Scientist dergisinde yayınlanan habere göre, bilim insanları elektrik yiyen ve dışkı olarak yine elektrik salgılayan sekiz yeni bakteri türü keşfetti. Pil elektrotları üzerinde yetiştirilen bakterilerle kanıtlanan keşif, mikrobiyal dünyanın sandığımızdan daha büyük ve farklı olduğunun göstergesi niteliğinde. Bu alanda çalışmalar gerçekleştiren ABD’li bilim insanı Kenneth Nealson, meslektaşlarının keşfinin çok önemli olduğunu söylüyor ve elektrik bakterilerinin, insanlığın daha önce farkına bile varamadığı yepyeni bir mikrobiyal dünyanın varlığını kanıtladığını belirtiyor.stuff
3 Bin Yıllık Tarihe Dinamitli Soygun
Çatalca Dağyenice Köyünde bulunan 3 bin 200 yıllık kült alanı talan edildi. Frigler döneminden kalma olduğu belirlenen dini mabet yeri defineciler tarafından dinamitle patlatıldı. Daha önce Bizans döneminden kalma mezarları kazma ve küreklerle oyan defineciler, taşların içerisinde bulunduğuna inandıkları defineyi almak için bu kez dinamit kullandı. Taşın içinde define aramışlar Çatalca Kültür ve Turizm Dernek Başkanı Ahmet Rasim Yücel, Define avcılarının kültürel anlarda farklı yöntemler uyduladıklarını görmüştük. Böylesine ilk defa şahit olduk. İçinde define bulmak için taşları dinamitle patlatmışlar. Gördüğümüz manzara karşısında şok olduk. Bu kişilerle ilgili defalarca şikayetlerde bulunduk ama maalesef herhangi bir sonuç elde edemedik. Herkes burada define olduğuna inanıyor. Bunun için belediye ve kaymakamlık üzerine büyük görevler düşüyor şeklinde konuştu. Türkiye'deki tek örnekti Erken Demirçağda İstanbul Boğazı Üzerinden Trak / Frig Kavimlerinin Anadoluya Geçişine Ait İlk Bulgular çalışmasında kült alanı şu şekilde anlatılıyor: Çatalcanın Dağyenive Köyüde tespit edilen kült alanı Trak / Frig yapısal özelliği taşıyor. Kör ya da kapalı kapı nişi uygulaması Türkiye Trakyası ve Avrupanın en doğu noktasında böylesi bir alan ilk defa görülmekte. Bulgaristandaki kült alanları da çok benziyor. Oyuncak tabancayla yapmış Ercan ÖZTÜRK | Akşam
Savaş Erkeklerini Anlatan 22 Fotoğraf
Bu zamana kadar, savaşların vurduğu bölgelerin kadınları ve çocukları analiz edildi çoğunlukla. Erkekler ise genellikle tetiğin arkasında olduklarından savaş karelerinin o kadar 'doğal' unsurları oldular ki, çoğu zaman fark edemediler bile. Oysa onların da; gerek baba, gerek oğul, gerekse bir eş olarak amatör ve profesyonel fotoğraflara takılan etkileyici kareleri mevcut.
Ece Ayhan'ın Hiç Yayımlanmamış Şiirleri Kitaplaştı
Ece Ayhan her ne kadar 56 öncesi için 'her anlamda yokum' dese de, vefatından 12 yıl sonra araştırmacı, çevirmen Tunç Tayanç tarafından bir kitap hazırlandı.Türk şiirinin usta şairi Ece Ayhan ’ın daha önce bilinmeyen ve hiçbir yerde yayımlanmamış şiirleri kitaplaştırıldı. Araştırmacı ve çevirmen Tunç Tayanç ’ın hazırladığı “Adım Ece Ayhan Çağlar”, Ece Ayhan’ın ‘yokum’ dediği bir dönemin verimlerini ortaya seriyor. Ece Ayhan, Dipyazılar’da edebiyat dünyasına adım atışını şu cümlelerle anlatıyor: “… 1931 doğumluyum, ancak 1956’da yayınlayabildim. Ortaokuldan beri yazıyorum ama kuralları bilmiyordum. 1956’ya dek pulu yapıştırıp gönderiyordum. Kısaca 1956 sonlarına kadar ortada yokum, her anlamda yokum.” Ece Ayhan her ne kadar 56 öncesi için “her anlamda yokum” dese de, vefatından 12 yıl sonra araştırmacı, çevirmen Tunç Tayanç tarafından bir kitap hazırlandı. Kitabın içeriğinde ise şairin kendini “yok” hükmünde saydığı yıllara ait, 1949-1958 arasında kaleme aldığı ve neredeyse tamamı hiçbir yerde yayımlanmamış şiirleri, öyküleri ve Kınar Hanımın Denizleri üzerine yazılan birkaç yazı yer alıyor. Zehra Onat ’ın Zaman’daki haberine göre, usta bir şairin yıllar içindeki gelişimini ortaya seren “Adım Ece Ayhan Çağlar”ın (Yapı Kredi Yayınları) hikâyesi de bir o kadar ilginç. 7 Şubat 2013’te, Prof. Dr. Oğuz Onaran, Tayanç’ın eline “bunlara bir bakıver” diyerek ‘sararmaya yüz tutmuş bir klasörü’ tutuşturur. Klasörde iki tomar kâğıt, biri kitap boyutunda ve klasöre özenle yerleştirilmiş, diğeri ikiye katlanmış halde… Çoğunun altında E. Ayhan Çağlar, birkaçında da A. Ebiri imzası… Kitap boyutundaki 26 şiirden oluşan nüshanın kapağında yazan isim “Çocukların Ölüm Şarkıları”, ikinci tomarda ise 91 sayfa üzerinde yer alan 81 şiir. Tayanç’ın tespit ettiğine göre kitap olarak hazırlanan nüshadaki şiirlerin büyük bölümü Pazar Postası, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Yenilik, Varlık gibi dergilerde ya da kitaplarda yer alıyordu ve 24’ü daha sonra Kınar Hanımın Denizleri’nde yayımlandı. Fakat diğer tomardaki şiirlerin birkaçı dışında hiçbiri yayımlanmamıştı. Böylece bugüne dek hiçbir yerde yayımlanmamış 74 Ece Ayhan şiiri ortaya çıkmış oldu. Dosyanın Onaran’ın eline nasıl geçtiği ise bilinmiyor. Oğuz Onaran, Çetin Ziylan, -Ece Ayhan ve Üner Birkan (o dönem iki nüsha olarak hazırlanan Çocukların Ölüm Şarkıları’nın bir nüshası da Birkan’dadır) Ankara Üniversitesi’nde arkadaş olurlar, hatta bir dönem Onaran, Ziylan ve Ayhan aynı evi paylaşır. Ancak şiirlerin nasıl Onaran’da kaldığı konusu bir şekilde açıklık kazanmıyor. Tayanç’ın anlatımıyla aktaracak olursak: “Oğuz da Ece Ayhan’ın mı daktiloya çektiğini, Üner Birkan’dan kendisine mi geldiğini yoksa kendisinin mi yazdığını hiç mi hiç hatırlamıyordu…” Kitap yıllarca hiçbir yayında kendine yer bulamayan Ece Ayhan şiirleri hakkında geniş çerçevede bir inceleme imkânı sunuyor. Çıkarılan ve değiştirilen dizelerle birlikte “Üç Gencin Kalbi” isimli şiir taslak ve yayımlanmış hali olarak kitapta yer bulmuş kendine. Bunun yanında ulaşılan 4 taslakla “Veda’lardan Birinde”nin nasıl şekillendiği de satır satır açıklanıyor. Tayanç her ne kadar elindeki dosya üzerinde çalışırken büyük bir titizlik göstermiş olsa da, herhangi bir hata ihtimaline karşı şiirlerin Ece Ayhan’ın el yazısıyla yazılmış ve daktilo edilmiş orijinal nüshalarını da kitaba eklemiş. Okunamayan bir sözcüğü okuyabilecek ya da eksik bir dizeyi tamamlayabilecek ve şiirlerin son biçimini almasına katkıda bulunabilecek Ece Ayhan dostları için bu kapı açık bırakılmış. “Aynı şiirin birkaç değişik biçimde yazılmışı da var, eksik olanlar, başlanıp bırakılmış olanlar da… Okunamayan sözcükler, dizeler de bir başka sorun… Aklımın erdiği, elimin değdiği kadarını belirtmeye, açıklamaya çalıştım ancak ne şairim ne de eleştirmen ya da edebiyatçı; ‘araştırmacı’yım ve hata yapma olasılığımı azaltmak için de, şiirlerin el yazısı ile yazılmış nüshalarını da vermenin yerinde olacağını düşündüm.” BENİ Hatırlamalısınız beni Birlikte düşlerimiz vardır Geceleri düşünüşümüz Garipliğe karşı kişiler Gülmemi bilirsiniz Geç vakit anlattıklarımı Unutmamalısınız Günün birinde sizlere rastlayabilirim Tanır mıydınız? Hatırlarsınız belki Bir zamanlar yaşamış olduğumu. T24
Balotelli Bir Fotoğraf Paylaştı, Galatasaray Sallandı!
Milan'ın yıldızı Mario Balotelli, Instagram'da aslan fotoğrafı paylaşınca sosyal medya yıkıldı.Balotelli'nin Instagram'da aslan fotoğrafı paylaşması ve altına da 'Orman Kanunları... Aslan, ormanın ve kendinin kralı. Güzel hayvan. Onu seviyorum' yazması Galatasaraylı taraftarlarca 'Balotelli Galatasaray'a geliyor' olarak yorumlandı. Instagram'daki paylaşımını Twitter'dan da paylaşan Balotelli'nin gönderilerine bir andan yüzlerce Galatasaraylı taraftar yorum yazdı. CNNTürk
'One Minute Çıkışı Bir Kurguydu'
Başbakan Erdoğan'ın hocalarından ve AKP'nin kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Erdoğan'ın tarihi 'One minute çıkışı'ndan hükümetin dış politikasına kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Milli Türk Talebe Birliği’nde hocalığını da yapan, AKP’nin kurucu kadrosundan ve eski milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Gülen cemaatinin gazetesi Bugün’e verdiği röportajda Cemaat’e ve kurumlarına övgüler düzerken Erdoğan’ın Davos’taki “One Minute” çıkışının, Başbakan’ın danışmanları tarafından kurgulandığını söyledi. “Suriye politikası başlangıçtan beri yanlıştır. Meslektaşım ve sevdiğim bir arkadaşım olan Ahmet Bey’e (Davutoğlu), herkesin içinde münasip bir dille de bunu ifade ettim, 13 Haziran 2012’de, Sabri Ülker’in evindeki duasında. Daha olaylar bu kadar yayılmamıştı. ‘Hocam son olaylarla ilgili ne düşünüyorsunuz’ diye sordu. ‘Yanlış yapıyorsunuz. Harareti düşürün. Su bile 100 derecede kaynar. Kaynatmaya devam ederseniz, yarım saatte sudan eser kalmaz’ dedim. ‘Nedir yanlış’ dedi. ‘Üslup, karışma, muhaliflerin kim olduğunu bilmeme’ dedim.” diyen Yalçıntaş, Erdoğan’ın Davos çıkışı için şu ifadeleri kullandı: “Davos’ta Türkiye’yi temsil eden lider, aynı masada oturduğu kişiye, yanlış olmayan ama ağır laflar söylüyor. Heyecanla, o platformu terk ederken, bunun müteakip tepkilerini düşünmek lazım. Benim şüphem o ki, bunu danışmanları kurguladı. Benim intibaım odur. Bu gibi şeyler film sahnelerinde olur. Reel politikada elbette orada, ağırlığı olan sözler söylesin. Yapılmış cürmün saklanması beklenemez ama muhatabın cevabı beklenir. Sonra karşılığını verirsiniz, toplantı devam eder. Ama dramatik hale getirme, film setlerinde olur. Sonra neticelerini gördük. Danışmanlar ve bakanlar, Tayyip Bey’i yordular. Her şeyi ona götürüp, onun karar vermesini istediler. Bugünkü Tayyip Bey, dünkü Tayyip Bey değil!” Yalçıntaş, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu içinse şunları söyledi: “Demokrasilerde bu çapta bir olay oldu mu, kabine istifasını verir ve yeni bir kabine kurulur. Erdoğan’ın seçip getirdiği adamlar, bunlar. ‘Bunu tespit edemedim. Böyle bir şaibenin gölgesi üstümüze düşsün istemem’ diyerek, hükümetin istifasını Abdullah Bey’e verecekti. Daha sonra yepyeni bir kabine kuracak, Cumhurbaşkanının onayından sonra, güvenoyunu da alarak icraata başlayacaktı. Savcıların iddianamelerinde Başbakan’ın kendisine dair bir suç yok ki! O üç bakanı da adalete terk edersin, adalet üzerinde birtakım girişimlerde bulunmazsın.” Sözcü
'Politikanıza Sokayım!'
Gazze'de İsrail saldırısıyla ortaya çıkan tabloya ağır bir tepki gösteren Okan Bayülgen 'Politikanıza sokayım!' dedi. Okan Bayülgen Twitter hesabından yaptığı açıklamada hayli agresif ifadeler kullandı. Gazze 'de İsrail saldırısıyla ortaya çıkan tabloya ağır bir tepki gösteren Okan Bayülgen 'Politikanıza sokayım!' dedi. 'POLİTİKANIZA SOKAYIM!' Siyaset dünyasına tepki gösteren Bayülgen Gazze için attığı tweet'te 'Politikanıza sokayım!Gazze'de çocukları öldüren politikanıza sokayım! Ben de suçluyum!Çocuklardan gayrı hepimiz!' dedi. Bayülgen'i tweet'i kısa sürece retweet rekoru kırararak sosyla medyanın en dikkat çeken tepkileri arasında yer aldı.Milliyet