onedio
50 Milyon İnsanı Öldüren İspanyol Gribi Yeniden Canlandı
ABD'li bilim insanları, 20'nci yüzyılın başında dünya nüfusunun üçte birine bulaşan ve 50 milyon insanı öldüren İspanyol gribini laboratuvar ortamında yeniden canlandırdı.Bilim insanları, dünyanın gördüğü en öldürücü virüslerden birini yeniden hayata döndürdü. Yaban ördeklerinde bulunan bir kuş gribi türünden yararlanarak ortaya çıkarılan İspanyol gribi, öldürücü virüsün günümüzde ne kadar kolay var olabileceğini de gözler önüne serdi. Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde yapılan deneylerde, 1918'de dünyayı kırıp geçiren salgının sorumlusu virüsün izlerini taşıyan kopyalar dağ gelinciklerine bulaştırıldı. Virüs hayvanlar arasında kolayca yayıldı. Bazı bilim çevreleri, günümüzde bulunan kuş gribiyle genetiği değiştirilmiş İspanyol gribinin laboratuvar ortamında oluşturulmasının büyük bir risk olduğunu ve kontrol edilememesi halinde tehlikeli bir salgına neden olabileceğini öne sürdü. Araştırmanın başında yer alan Profesör Yoshihiro Kawaoka ise yaptıkları araştırmanın gelecekte grip salgınlarının önlenmesi ve kuş gribine karşı aşı geliştirilmesi adına önem taşıdığını belirterek, eleştirileri savuşturdu. Kawaoka çalışmalarında yatan tüm risklerin bilincinde olarak önlem aldıklarını ve herhangi bir salgın riskini minimize edecek şartları oluşturduklarını söyledi. Yüzde 97 oranında benzerlik Kawaoka, en yüksek ikinci derecede güvenlik önlemi bulunan bir laboratuvarda gerçekleştirilen deneylerde, salgının gelişimi ve yaygınlaşmasını gözlem ve kontrol etmek amaçlı her adımı incelediklerini belirtti. Araştırmacı, kuş gribinin doğada mutasyon geçirerek kolayca insanları etkileyebilen bir hale gelebildiğini, bu yüzden çalışmalarının olası salgınların önlenmesi adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Kawaoka, yaban ördeklerinden alınan sekiz kuş gribi türüyle oluşturulan virüsün, 1918'deki salgına neden olan virüsle yüzde 97 benzer olduğunu belirtti. Harvard Tıp Okulu'ndan mikrobiyoloji profesörü Robert Kolter, çalışmayı görmezden gelerek, 'Bilim insanlarının hastalıkları gözlemleyebilecekleri düşüncesi her zamankinden daha zayıf' yorumunda bulundu. Paris Pasteur Enstitüsü'nden Simon Wain-Hobson ise 'virüsün laboratuvardan kaçamayacağını ancak hiçbir önemli faydasının da olmayacağını' savundu. Kaynak: Independent
Bir Adet A4 Kağıdı İçin Polisten Avukata Güldüren Dava...
Şanlıurfa'da Aziz Nesin'in güldüren öykülerini hatırlatan bir 'polis fezlekesi' hazırlandı. Bir avukat, karakoldaki A4 kağıtlarından '1 tanesini', şahsi işinde kullanmak üzere aldığı gerekçesiyle, 'devlet malına zarar vermekle' suçlandı... Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde görev yapan Başkomiser Cengizhan Yıldız, Baro Temsilcisi Avukat Emin Baran’a hakaret ettiği savıyla hakkında dava açılınca Aziz Nesin’lik bir yola başvurdu. Başkomiser Yıldız, Avukat Baran hakkında 4 ay sonra bir fezleke düzenlendi. Fezlekede, “Karakolda görüşmeler sürerken avukat Emin Baran hiçbir görevliden talep etmeden kamu hizmetinde kullanılan A4 kağıtların bulunduğu bölümden bir adet A4 kağıdı alarak cebinden çıkardığı kalemle yazmak suretiyle kamuya ait malı şahsi işinde kullanmış ve bu suretle kamuyu zarara uğratmıştır” diyerek, ‘mala zarar verme’ suçlamasıyla fezleke düzenleyip savcılığa sundu. İsmail Saymaz'ın Radikal'de yer alan haberine göre savcılığın işlem başlatması üzerinde Suruç’ta CMK’da görev yapan dokuz avukat, “karakolda hukuki güvenlikleri kalmadıkları” için listeden istifa etti. Şanlıurfa Barosu da, Suruç’taki CMK işlemleri için hiçbir avukat göndermeme kararı aldı. Suruç’ta, geçen 16 Şubat’ta Avukat Nahide Polat Arslan, Çarşı Polis Karakolu’na gitti. Burada görevli polislerle Arslan arasında tartışma çıktı. Arslan da Şanlıurfa Barosu Suruç Tesilcisi Emin Baran ve büro arkadaşı arkadaşı Müslüm Baran’ı arayarak, polislerin kendisine kötü davrandığını belirtti ve yardım istedi. Avukatlar Emin Baran ve Müslüm Baran, Çarşı Polis Merkezi’ne gitti. Polis Merkezi Amiri Başkomiser Cengizhan Zengin, görüşmelerin sonunda avukatların kimliğini istedi. Emin Baran da, “Avukat olduğumuzu biliyorsunuz, girişte kendimizi tanıttık” dedi. Tam ayrılacakları sırada Başkomiser Zengin, “El kol hareketi yapma, artist misin!” dedi. Baran da “Siz artist misiniz?” diye karşılık verdi. Başkomiser Zengin, “Evet, artistim. Defol git, gözüm görmesin” diye çıkıştı. Avukat Baran şikayetçi olunca Başkomiser Zengin hakkında Suruç Sulh Ceza Mahkemesi’nde ‘hakaret ve basit tehdit’ iddiasıyla dava açıldı. Başkomiser Zengin, hakkında dava açılınca olaydan dört ay sonra Avukat Baran hakkında fezleke düzenledi. Öcalan’ın yakalanmasının yıldönümünde üç avukatın karakola gelerek, “Suruç’ta kim gözaltına alındıysa biz onların avukatıyız” dediklerini iddia etti. Görüşmeler esnasında Avukat Baran’ın karakoldaki A4 kağıdı destesinden bir adet aldığını savunan Başkomiser Yıldız, ‘kamu malına zarar’ verildiğini iddia ederek, fezlekede şunları savundu: “Konuşmalar esnasında Avukat Emin Baran hiçbir görevliden talep etmeden kamu hizmetinde kullanılan A4 kağıtların bulunduğu bölümden bir adet A4 kağıdı alarak cebinden çıkardığı kalemle yazmak suretiyle kamuya ait malı şahsi işinde kullanmış ve bu suretle kamuyu zarara uğratmıştır. Değeri her ne kadar düşük gözükse de devlet malını, kamu malını zarara uğratmıştır. Bu nedenle Baran hakkında resmi kurumda hırsızlık yapmaktan ve kamuyu zarara uğratmaktan dava açılması kamu adına talep olunur.” Bu arada Avukat Baran, karakol görüntülerini istedi. Fakat görüntülerin bozuk olduğu ifade edilince Baran da bir dilekçe vererek, “hukuk dışı müdahalelerle ilgili kamera kayıtları istenildiğinde genelde bozuk olduğu yönünde bilgi verildiğini” belirtti. Başkomiser Yıldız da bu dilekçedeki ifadeler hakkında iftira iddiasıyla ayrı bir fezleke daha düzendi. Yıldız fezlekede, kameranın o günlerde arızalı olduğunu savundu. Başkomiser Zengin’in fezlekesi sonrası Avukat Baran hakkında savcılıkça işlem yapılarak dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi karara bağlanınca Şanlıurfa Barosu ayağa kalktı. Baro, 11 Haziran’da yaptığı toplantıda, “Suruç’ta mesleğin güvenliği ve icrasının normalleşmesine kadar CMK hizmetlerinin soruşturma evresi ile sınırlı olmak üzere ikinci bir kararımıza kadar durdurulmasına karar verilmiştir” dedi. Yazı Şanlıurfa ve Suruç başsavcılıklarına da gönderildi. Aynı gün Suruç’ta CMK listesinde görev alan dokuz avukat “karakolda hukuki güvenlikleri kalmadığı” gerekçesiyle istifa dilekçesi verdi. Şanlıurfa Barosu da, Suruç’a şehir merkezinden hiçbir avukatı göndermeme kararı aldı. Karakolda bir adet A4 kağıdı almakla suçlanan Avukat Emin Baran, güvenlikleri kalmadığı için CMK listesinden istifa ettiklerini ifade etti. Baran, şunları söyledi: “10 polisin içinde bir kağıdı çalabilecek maharetteymişiz. Hukuk açısından ‘Aziz Nesinlik’ bir hikaye. Emniyet, savcılığa 20 küsur sayfalık bir fezleke getirdi. Kendilerinde de aynı miktarda bir örneği bulunduğundan şimdiden 44 sayfalık bir harcama yapıldı. Bana da bir fotokopisini verdiler. Oradan bir yirmi sayfa daha... Soruşturma uzadıkça masraf artıyor. O bakımdan devletin kaynakları israf ediliyor. Ayrıca polis gerçekten hırsızlık yaptığımı düşünüyorsa, polisin bir suçu gördüğünde müdahale sorumluluğu vardır. Olaya müdahale etmeliydiler. Bu bakımdan polis de görevini ihmal etmiştir.” Haber: İsmail Saymaz | RadikalKaynak: Demokrat Haber
Saddam'ın Kızı Irak'taki Gelişmelerden Memnun
Ürdün'de kraliyet ailesinin korumasında sürgün hayatı yaşayan Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in kızı Ragd Hüseyin, Londra'da yayınlanan Arap gazetesi El Kuds El Arabi'ye konuştu. Ragd, 'Irak’ta kazanılan zafer beni mutlu ediyor' dedi. Irak ordusu, Bağdat'ın 50 km. kuzeyindeki Bakuba'da IŞİD ile çatışıyor, örgüt başkente yaklaşıyor. IŞİD, Bağdat’ın yaklaşık 100 km. kuzeyinde, İran sınırındaki Celula kasabasına girdi. Bülent Arınç: Bugün hayırlı bir haberi, bir müjdeyi alabilecek noktadayız. Şii lider Ayetullah Ali Sistani'nin temsilcisi, halkı silahlarını alıp ülkeyi savunmaya çağırdı. Türk Hava Yolları, Irak'tan ayrılmak isteyen Türkler için ek seferlerle hazırlık yapıyor. Rehine krizi ile ilgili saat 16:00’da Dışişleri Bakanlığı’nda koordinasyon toplantısı yapılacak. Toplantıya Enerji, Ticaret ve Ulaştırma bakanları ile MİT Müsteşarı katılacak. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdulrahman: IŞİD, Suriye'deki operasyonlarını durdurdu. Irak’ın muhalif Rafidin kanalı: ABD Selahaddin eyaletine bağlı Beled bölgesinde, askeri amaçlı kullandığı hava üssünü kapattı. Dışişleri Bakanlığı Türk vatandaşlarına çatışmaların en yoğun yaşandığı Musul, Kerkük, Selahattin, Diyala, Anbar ve Bağdat’tan ayrılma, buralara gitmeme uyarısı yaptı. 13 Haz 2014 Güncelleme 12:30 TSİ | Konular Ortadoğu, Irak Ragd, 'İzzet amcanın (Saddam'ın sağ kolu İzzet İbrahim el Duri) birliklerinin de isyancılara katılmış olması çok güzel bir gelişme' ifadesini kullandı. Bir gün Irak'a dönebilmeyi çok istediğinin altını çizen Ragd, “Babamın ruhuna Fatiha okuyorum ve doğum yeri olan Tikrit'in kurtarılmış olmasından dolayı şükrediyorum” dedi. Ragd, Irak’ta yaşananları her an takip ettiğini ve içeride bulunan tanıdıkları vasıtası ile tüm gelişmelerden haberdar edildiğini vurguladı. Ürdün'de yaşıyor Ragd, Ürdün'de kraliyet ailesinin korumasında sürgün hayatı yaşıyor. Hukuk fakültesi mezunu olan Ragd, babasının davasında avukat heyetinin başındaydı. 2006'da idam edilen Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in kızı, çocukları ve ailenin diğer fertleri ile birlikte Ürdün’e kaçmıştı. Ürdün kraliyet ailesi, Hüseyin ailesinin fertlerine özel sığınma hakkı tanıyarak, onları himayesine aldı. Kaynak: Al Kuds Al Arabi | Al Jazeera
Reklam
11 Yaşındaki Çocuklara İyi Gelin Olma Eğitimi!
Sosyal Bilgiler dersi için öğretmenlere rehber olmak üzere hazırlanan Pasifik Yayınlarına ait Öğretmen Kılavuz Kitabında, 'Kınanın gelin olacak kızın yeni evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz' deniliyor.
Starbucks'lara Kablosuz Şarj Geliyor
Starbucks, önce Silikon Vadisi’nde başlattığı kablosuz şarj hizmetini, ABD’nin tüm bölgelerindeki şubelerinde hizmete sunacak. Akıllı telefonların en büyük problemlerinden biri olan şarj, Starbucks’ın Silikon Vadisi’nde başlattığı proje ile ayaküstü giderilebilecek. Sistem, telefonların kablosuz olarak şarj edilebilmesini sağlıyor. Firma ise bu sistemi ABD’nin tüm bölgelerinde yer alan Starbucks ve Teavana mağazalarında kullanıma sunacak. Kablosuz şarj özelliğine sahip masalar, Duracell ve Powermat (Power Matters Alliance, PMA) işbirliği ile hazırlanıyor. Şarj için kablo ihtiyacını ortadan kaldıran masalar, Starbucks’ın Silikon Vadisi’nde bulunan mağazalarına ulaştı ve kullanıma sunuldu. Ancak PMA’nın şarj istasyonları, akıllı telefonların çoğunda bulunan Qi (Kablosuz enerji transferi) standardını desteklemediğinden, her telefon masa yardımıyla şarj olamıyor. Örneğin iPhone kullanıcıları, şarj cihazını kullanmak için 29,99 dolara alacakları bir aparat yardımıyla, şarj ünitesine uyumlu hale getirebiliyor. Hizmet, ABD çapında 2015 yılında yaygın olarak sunulacak.Stuff
Reklam
Alaçatı'daki Bazı İçkili Restoranlar Diyanet'e Devredildi
Büyükşehir Yasası ile mahalleye dönüştürülen İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Beldesi'ne ait, aralarında içkili restoran ve içki satışı yapanların da bulunduğu 22 dükkan ile tarihi belediye binası ve 4 dönümlük arsa, Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildi.  İzmir Valiliği tarafından oluşturulan komisyon, tüzel kişiliği kaldırılan Alaçatı Belediyesi’ne ait taşınmazları Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretti. Diyanet’e verilen taşınmazlar arasında kiliseden camiye dönüştürülen ve belediyece yaptırılan restorasyonun ardından Hıristiyan figürleri perdeyle kapatılarak hem cami, hem kilise olarak kullanılan Pazar Yeri Camisi’nin yanı sıra, caminin çevresindeki 22 dükkan, Orta Kahve semtindeki tarihi belediye binası ve şehir merkezinde 4 dönümlük arsa yer alıyor. Devredilen dükkanların içerisinde içki satışı yapılan dükkanların ve içkili restoranların bulunması dikkati çekti. Çeşme Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, devir işlemlerinin ardından Diyanet İşleri’ne geçen restoran ve içki satışı yapılan dükkanlar şöyle: “Balıkçım Kenan, Balıkçı Bayram, Abone Market, Angel Cafe Bar, Lila Cafe, Dana Rosto, Eftelya, Selin Cafe, Meyhane Şerefe, Gizem Cafe, Sailors Otel, Orta Kahve, Pole Cafe ve Sakızlı Kahve” ‘ÇEŞME BELEDİYESİ’NE BIRAKILMALI’ CHP’li Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Alaçatı Belediye’sine ait olan malların direk olarak Çeşme Belediyesi’ne devredilmesi gerektiğini vurgulayıp şöyle konuştu: “Malların Çeşme Belediyesi yerine Diyanet’e verilmesi ise ironik bir durum. Özel İdare’ye ait mallarda da aynı şey geçerli... Nasıl ki Özel İdare’nin personeli belediyelere devrediliyorsa malları da devredilmelidir. Belediye’ye ait malların Diyanet’e devredilmesi ile ilgili hukuki yollara da başvuracağız.” DEVREDİLEN MÜLKLER Çeşme Belediyesi’nin açıkladığı kapatılan Alaçatı Belediyesi’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve Maliye-Diyanet’e devredilen mülkleri şöyle: 3461 ada 5 parselde bulunan Süreyya Muzaffer Baskıcı Camisi’nin içinde yer aldığı 2 bin 100 metrekare cami alanı ve çevresi, 3920 ada 1 parsel 3 bin 740 metrekarelik Alaçatı merkezdeki konut alanı, 4 bin 642 parselde bulunan restorasyonu belediye tarafından gerçekleştirilen ve Bartholomeos ziyaretiyle tanınan eski kilise binası olan ve Cumhuriyet’in ilanından günümüze Pazaryeri Camisi olarak kullanılan bina ile çevresindeki 11 adet işyeri (2.000 metrekarelik alan), 4559 parsel Pazaryeri Camisi yanında yer alan 2 bin 79 metrekarelik alanda yer alan 11 dükkan, 4586 ve 4587 parsel Alaçatı Meydanı 2 ayrı parsel olarak toplamda 131 metrekare 4566 parsel eski belediye binası ve avlusu, 185 metrekare alan. (DHA)
Akdeniz’de 2012’de Düşürülen F4 İle İlgili Vahim İddia
Umut Oran MSB’ye sordu: Düşürülen uçağımızın rotası siyasi talimatla rutin görev uçuşu dışına mı çıkartıldı?Genelkurmay’daki 2012/274 sayılı GİZLİ soruşturma ne oldu?Doğu Akdeniz’de 22 Haziran 2012 tarihinde görev uçuşu esnasında F4 keşif uçağının düşürülerek Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un şehit olmasıyla ilgili olarak vahim bir iddia gündeme geldi. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a yönelttiği soru önergesiyle, gelen siyasi talimat üzerine düşürülen F4’ün rutin görev uçuş rotasının dışına çıktığı duyumunun doğru olup olmadığının açıklanmasını istedi. Oran, Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın GİZLİ olarak yürüttüğü soruşturma sonucunda dava açılıp açılmadığını da MSB’ye sordu.22 Haziran 2012’de şehit düştülerBakan İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi veren CHP’li Umut Oran olayla ilgili vahim bir iddiayı gündeme getirdi. Oran önergesinde, “Doğu Akdeniz’de 22 Haziran 2012 tarihinde görev uçuşu esnasında F4 keşif uçağımızın (RF-4E) düşürülmesi sonucunda Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un şehit olmasıyla ilgili olarak 27 Temmuz 2012 tarihinde TBMM’ye sunduğum 7/9301 sayılı soru önergemle ilgili olarak yeni sorular gündeme gelmiştir” dedi. Oran’ın, Erdoğan’a yönelttiği sorular şöyle:2012/274 esas sayılı GİZLİ soruşturma ne oldu?Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın bu olayla ilgili olarak yürüttüğü 2012/274 esas numaralı GİZLİ soruşturmanın sonucu ne olmuştur?Bu olayla ilgili olarak dava açıldıysa hangi mahkemede hangi esas numarasıyla görülmektedir? Bu davada kaç sanık vardır, isimleri ve görevleri nedir, sanıklara hangi suçlamalar yöneltilmiştir, suç vasıfları nedir?Davada da gizlilik kararı mı verildi?Konuyla ilgili askeri mahkemede dava açıldığı ve gizlilik kararı verildiği doğru mudur? Davayla ilgili söz konusu gizlilik kararını veren hakim/hakimler kurulu kimdir, bu karar hangi tarihte hangi gerekçeyle alındı?F4, o gün çok farklı bir rotada mı uçtu?Düşen RF-4E uçağımız daha önce de aynı ekiple benzeri görev uçuşlarına çıkmış mıydı?Düşürülen RF-4E uçağımız, 22 Haziran 2012 tarihinde her zamankinden çok farklı bir rotada ilerlediği iddiaları doğru mudur?MSB’ye gelen talimat mı rota değiştirtti?Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un, her zamanki uçuş rotasının dışında uçtuğu ve bunun da MSB’ye gelen üst düzey bir talimattan kaynaklandığı iddiası doğru mudur?Düşürülen RF-4E uçağımız, kimin talimatı üzerine rutin Doğu Akdeniz görev uçuşu rotası dışına çıkmıştır, pilotlarımızın şehit olmasının sorumlusu kimdir?İstihbarat ve savunmayı test için mi?Keşif uçağımızın, istihbari bilgi toplamak ve Suriye hava savunma sistemlerini test etmek amacıyla hükümetinizden verilen siyasi talimatla bu uçuşa zorlandığı, askeri teamüller dışına çıkılarak tehlikesi önceden öngörülmeyecek yüksek riskli bu göreve zorlandığı duyumu doğru mudur?Rutin dışı rota talimatına TSK direndi mi?Gelen siyasi talimata, Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin ilkin karşı çıktığı, ancak daha sonra teamül dışı uçuş için emir verildiği duyumunun doğruluk payı nedir?
Zaytung'dan Vali Mutlu'ya İş Teklifi!
Ekonomi ve finans çevreleri tarafından takip edilen Meltem Acet , bir süredir geceleri Artı 1 TV 'de yayınlanan 'Sıradışı' isimli yeni bir formatla izleyiciyle buluşuyor. Son olarak Zaytung'un kurucusu Hakan Bilginer 'i konuk alan sunucu, sosyal medyaya dair yaptıgı talk show'da, Zaytung kurucusu Bilginere'e Vali Mutlu'nun tweet'leri hakkında ne düşündüğünü sordu. 'Yaptıkları işleri bir kenara bırakırsak, iletişim yöntemi olarak Melih Gökçek ve Vali Mutlu'yu sosyal medya kullanımında başarılı buluyorum' diyen Zaytung kurucusu Bilginer, 'Emekliliği düşünürse Vali Mutlu'ya kapımız' açık dedi. medyatava
Reklam
Üniversiteden Atılma Geri Geliyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üniversiteden atılma”nın geri getirileceği yönündeki açıklamasının ardından gözler yeni yapılacak yasal düzenlemeye çevrildi. Halen üzerinde çalışılan yeni YÖK Kanunu’na eklenmesi planlanan bir madde ile yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta ise en fazla 7 yıl süre tanınacak. Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan eczacılık, diş hekimliği gibi programları 8 yılda, 6 yıl olan tıp eğitimini ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak. 2011’de kaldırıldı Hükümetin 2 yıl önce çıkardığı yasa ile öğrencilerin eğitimde başarısız olmaları gerekçesiyle üniversiteyle ilişkilerinin kesilmesi uygulamasına son verilmişti. 2011’de çıkan yasa ile terör suçlarından hüküm giyenler hariç, üniversite ile çeşitli sebeplerden ilişiği kesilen tüm öğrencilere af gelmişti. YÖK’ün yeni çalışmasına göre ise “üniversiteden atılma” düzenlemesi, halen üzerinde çalışılan 2547 sayılı yeni YÖK Yasası ile yeniden yürürlüğe girecek. Buna göre, yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta 7 yıl süre tanınacak. Sınırsız sınav hakkı Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan programları 8 yılda, 6 yıl olan programları ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak. Bu süreler sonunda, üniversiteden mezun olabilmek için son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları bütün dersler için biri bütünleme olmak üzere iki ek sınav hakkı verilecek. Sınavlar sonunda başarısız ders sayısını 5 derse indirenlere, 3 yarı yıl boyunca başarısız oldukları derslerden açılacak sınavlara girme hakkı tanınacak. Mezun olabilmek için tüm derslerden geçer not alan ama başarılı sayılabilmeleri için öngörülen not ortalamasını sağlayamayan son dönem öğrencilerine ise ortalamalarını yükseltmek için diledikleri son iki sınıf dersinden sınırsız sınav hakkı verilecek. Düzenlemeyle derslere devam ettikleri halde sınav yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve bu nedenle üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilerin de sınav hakkı olacak. Sınav hakkı verilenler başvurmaları halinde üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerinin her eğitim-öğretim yılı başında açacakları sınavlara alınabilecek. Sınavların sonunda tüm dersleri başaranlar, öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek. Aftan yararlananlar Ancak aftan yararlanarak üniversiteye dönmüş ama yeni belirlenen süre sınırına göre okuldan atılması gerekecek öğrencilerin durumunun ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU / Milliyet 
Dünya Kupası Açılış Seremonisi
Sao Paulo Arena’daki gösteriler ekran başındaki milyonlarca futbolseveri adeta büyüledi. Turnuvanın resmi şarkısı olan ‘We are one’ (Hepimiz biriz) Jennifer Lopez, Pitbull ve Brezilyalı şarkıcı Claudia Leitte üçlüsü tarafından seslendirildi. Brezilya’nın yerel kıyafetlerinin bolca kullanıldığı açılış töreninde, 660 dansçı görev aldı. Stadın dışında da binlerce Brezilyalı, şarkılar söyleyerek takımlarına destek verdi. 25 dakikalık açılış töreni için tam 9 milyon dolar harcandığı duyuruldu.
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta Başbakan Erdoğan'ın 'B ve C planı' açıklamasını, bayrak olayını ve barış sürecini kapağa taşıdı. Uykusuz Andy Warhol'un meşhur 'Herkes birgün 15 dakikalığına ünlü olacak'  sözüne göndermede bulundu: Herkes birgün 15 dakikalığına terörist olacak...
Reklam
Nejat İşler Tekrar Hastaneye Yattı
Geçirdiği septik şok nedeniyle uzun süre yoğun bakımda tedavi gören ve sağlığına kavuştuktan sonra Bodrum-Gümüşlük’teki evine dönen Nejat İşler, yeniden İstanbul’a geldi. Hürriyet'ten İsmail Bayrak'ın haberine göre ünlü oyuncu, Nişantaşı’ndaki Amerikan Hastanesi’nde rutin kontrollerini yaptırdı. İşler’in septik şok sonucu meydana gelen emboli atımı nedeniyle moraran parmaklarına pansuman yapıldı. Vücudunda tehlikeli bir ödem artışı da olduğunu fark eden doktoru, ünlü oyuncudan birkaç gün hastanede yatmasını istedi. Menajerlik şirketi ise İşler’in sadece kontrol amacıyla İstanbul’a geldiğini açıkladı.... CNN Türk
Samsung Super AMOLED Ekranlı İlk Tabletini Tanıttı
Samsung, tablet pazarındaki yeni amiral gemilerini tanıttı. Galaxy Tab S’ler, dünyanın ilk Super AMOLED ekranlı tabletleri olma unvanına sahip. Samsung’a göre, Galaxy Tab S’in Super AMOLED ekranı, tablet dünyasındaki en iyi ekran. 10,5 inç ve 8,4 inç ekran boyutu seçeneklerine sahip tablet, doğal ve doygun siyahlar, canlı renkler ve doğrudan ışık aldığında bile parlak görüntüler sunuyor. Galaxy Tab S, Galaxy S5′in delikli arka tasarımının birebir aynısına sahip ve bronz ile beyaz renk seçenekleriyle satışa sunulacak. Her iki tablet de (10,5 inç ve 8,4 inç) gücünü Samsung’un sekiz çekirdekli işlemcisi Exynos 5′den alıyor. Hücresel ağ destekli (3G/4G) modeller ise Snapdragon 800 ile çalışacak. Galaxy Tab S’in her iki modeli de 3 GB bellekle ve 128 GB’a kadar microSD kart destekli 16/32 GB dahili depolama alanıyla donatılmış. Arka tarafta 8 MP bir kamera bulunurken, ön tarafta selfie’ler için 2,1 MP bir kamera konumlandırılmış. Yazılım tarafında ise Galaxy Tab S Samsung’un TouchWiz arayüzüne sahip ve bunun altında da Android 4.4 KitKat işletim sistemi çalışıyor. Samsung tabii ki yazılım yeteneklerini yeni tabletlerinde de es geçmemiş. Galaxy Tab S’te Magazine kullanıcı arayüzünün yanı sıra, tabletin bir kısmını çocuğunuz için özelleştirebileceğiniz Kid’s Corner, sekiz kişiye kadar misafir oturumu açabilme, uzaktan PC kontolü ve Galaxy telefonlar üzerinden arama yanıtlayabilme gibi özellikler sunan SideSync gibi yetenekleri bulunuyor. 8,4 inçlik Tab S 4900 mAh bir pille donatılmışken, daha büyük olan 10,5 inçlik model 7900 mAh değerinde bir pile sahip. Her iki tablet de ev tuşlarında konumlandırılmış parmak izi okuyucusuna sahip. Bu tuş aracılığıyla parola girmeden PayPal ödemeleri yapılabiliyor. WiFi destekli Galaxy Tab S’ler 400 dolar (8,4 inç) ve 500 dolar (10,5 inç) fiyatla temmuz ayında ABD’de satışa sunulacak. Tabletlerin 4G’li modelleri ise bunlardan kısa bir süre sonra rafa çıkacak. Türkiye’ye ne zaman gelecekleri ise bilinmiyor.Stuff
Reklam