Arda: "Bile Bile Gol Yedik"
A Milli Takım'ın yıldız futbolcusu Arda Turan, İzlanda'ya 3-0 yenildiğimiz karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu.Maçtan sonra hak ettiğimiz bir mağlubiyet aldığımızı söyleyen Arda Turan takım halinde hareket etmeleri gerektiğini söyledi.İşte Arda Turan'ın maç sonrası açıklamalar;'Toplarlanmaya çalışacağız. Hak ettiğimiz bir mağlubiyet aldık. Rakibin ne yapacağını biliyorsunuz. Kornerden bile bile böyle bir gol yerseniz zorlanırsınız. Takım halinde daha iyi hareket etmemiz lazım. Kredimizden yedik. Umarım ilerde yolumuza devam ederiz' dedi.Sporx
Terim'den Önemli Açıklamalar
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, İzlanda maçının ardından açıklamalarda bulundu.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, İzlanda maçının ardından yaptığı açıklamada 'İsim vermiyorum ama bazı oyuncularımın performansı beni hayal kırıklığına uğrattı' dedi.Fatih Terim'in açıklamaları şu şekilde'Bu seviyelerde geriye düşmek altından kolay kalkılır bir şey olmuyor. Buna rağmen bir pozisyon yakaladık. Kimsenin beklediği bir şey değildi. Çek maçımız çok daha önem kazandı. Mağlubiyeti Ömer'in atılmasına bağlayamayız.'RÜZGAR FAKTÖRÜ'Rüzgara karşı oynuyorsun, ikinci yarı rüzgar duruyor. Maç bitiyor rüzgar tekrar başlıyor gibi şeyler söyleyebiliriz. Bir daha inşallah böyle bir şey görmek nasip olmaz. İzlanda bizden iyi oynadı. Tebrik etmek gerek.''MAĞLUBİYETİ HAK ETTİK''Mağlubiyeti hak ettik. 10 kişi kalmak kötü oldu, oyunun hakim olarak devam ediyorduk. 33-34 dakika 10 kişi oynadık, sonuç farklı yerlere gidebilirdi. Kazanamasak bile kaybetmeyebilirdik, niyetimiz oydu. Mustafayı da almıştık. Mustafa, Burak ve Arda ile devam ediyorduk ama rakibin hem fizik gücü sizden üstün, hem 1-0 üstün. Üstüne bir de 10 kişi kalınca sonuç kaçınılmaz oluyor.'ARDA'NIN DURUMUArda'nın durumunu kontrol edecek zamanımız kalmadı. İlerleyen dakikalarda Arda da çıkabilirdi ama arka arkaya 2 gol yiyince bir anlamı kalmadı çıkarmanın. O yoktu bu yoktu diye hiçbir zaman söylemedim Zaman içerisinde bu seviyede oynayanlar bizde kalacaktır. Gerçek seviye bu seviye. Gerçekçi olmalıyız, biz bugün galip gelmeyi çok da hak etmedik.''HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM''İsim vermiyorum ama bazı oyuncularımın performansından genel olarak dolayı hayal kırıklığı yaşıyorum. Milli takımlar herkesin takımıdır. Üzüntümüzü yaşayalım, hatalarımızı tespit edelim. Milli takım yüzde yüzden fazlasının verilmesi gereken bir yerdir.'Milliyet
'Zor İşleri Başarmayı Seven Bir Gelenekten Geliyoruz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül'ün CHP'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatarak, 'Bizim mücadelemiz kolay bir mücadele değil ama biz zor işleri başarmayı seven bir gelenekten geliyoruz' dedi.ANKARACHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi tarafından CHP Genel Merkezi yanında yapılan 9 Eylül Kuruluş Parkı'nın açılış törenine katıldı. 'Bizim mücadelemiz kolay bir mücadele değil ama biz zor işleri başarmayı seven bir gelenekten geliyoruz' diyen Kılıçdaroğlu, 9 Eylül'ün CHP'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsattı.Anadolu ve Rumeli Kuvayi Milliye hareketlerinin, CHP'nin kökenini oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'Kendimizi hep dev bir çınara benzettik. Aslında 'dev çınar' haklı bir söylem çünkü dünyada bizim kadar eski, köklü ve hala yaşayan 3 ya da 4 parti var. Eğer biz 91 yıldır yaşıyorsak, haklı olduğumuz için, halk için mücadele ettiğimi için, ezilenler için mücadele ettiğimiz için, mazlumlar için mücadele ettiğimiz için yaşıyoruz. Her gelenin bizi eleştirdiği, eleştirirken demokrasiden söz ettiği bir süreci yaşıyoruz. Eleştiriden hiçbir zaman korkmadık. Demokrasi getiren bir parti olarak hep demokrasiden yana olduk. Son kurultayımız bunun tipik bir örneğiydi. Herkes bekliyordu 'acaba bir kavga çıkar mı' diye. Niye çıksın? Herkes bekliyordu, 'karşılıklı sert söylem olacak mı?' Hayır, uygar ortamda tartıştık ve eleştirdik birbirimizi. Demokrasi örneğini verdik, bütün Türkiye'ye verdik. Bizim kurultaylarımızın bir şenlik havası içinde geçmesi için hep mücadele ettik. Tercihimizi bu yönden yana koyduk. Bizim dışımızda hangi siyasi partinin kurultayında demokrasi şöleni gerçekleşiyor?'Parti Meclisi (PM) seçimleri sırasında oyunu kullanmaya gittiğimde çarşaf liste dolayısıyla adaylara ait, yüzlerce binlerce afiş gördüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, 'Anladım ki demokrasinin özgürleştiği bir ortama giriyorum ben' ifadesini kullandı.'Bir çınar filiz vermezse yaşayamaz'CHP için 'Dev çınar' sözünü yineleyen Kılıçdaroğlu, bir çınarın filiz vermezse yaşayamayacağını vurguladı.Kılıçdaroğlu, 'Genç filizlerimiz var. Bir ilki daha gerçekleştirdik. Bu PM'de yüzde 10 geçlik kontenjanının üzerinde gençler var. Gençler siyasete girmeli. Kuşkusuz hepsi milletvekili olacak değil. Ama partinin mutfağında tartışmalar nasıl oluyor, bir kültürü orada teneffüs edecekler' dedi.CHP'deki 'cinsiyet kotasını' da hatırlatan Kılıçdaroğlu, çok sayıda kadının bu uygulama ile yönetimlerde yer aldığını belirtti.Kılıçdaroğlu, kadınlardan ve gençlerden kendilerine ayrılan kotaların daha fazlasını hayata geçirmelerini beklediğini de söyledi.Şişli'deki asansör kazasıAçılışı görkemli bir şölen havası içinde yapacaklarını ancak Şişli'deki asansör kazası nedeniyle bunu iptal ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, 'Maalesef iş cinayetleri sonucu 10 emekçi hayatını kaybetti. Şimdi sorumlusu kim? Her biri topu başkasına atıyor. En son Başbakan da Başbakanlık Teftiş Kurulu'na havale etmiş, 'gidin sorumluyu bulun' diye. Aslında sorumlu çok basit, yanı başındaki koltukta oturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Emrinde bir sürü denetim elemanı var' diye konuştu.'O asansörün bozulduğunu herkes biliyor. Herkes bunun tanığı ama şimdi büyük bir olasılıkla göreceksiniz, sorumluluğu ölenlere atacaklar' değerlendirmesini de yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Tıpkı, bir hızlı tren macerası yaşadık biliyorsunuz. Pamukova'da kaza oldu, çok sayıda yurttaşımız hayatını kaybetti. Fatura sadece iki makiniste çıktı ve olay kapatıldı. Soma, hala kim sorumlu belli değil. Göreceksiniz o dosya da kapatılacak. Ama bunların takipçisi olacağız, tamamının hesabını soracağız. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. İş güvenliği diye bir kavram var. ILO'nun kuralları var, neden bu kurallara uymuyoruz? Bizim insanımızın hayatı bu kadar ucuz mu? Ölüm kapımızı bu kadar kolay mı çalmalı? Çadırda, asansörde, yeraltında hayatını kaybeden gene işçiler. Sorumlu? Siyasal iktidar sorumluluğu almıyor. Çağdaş ülkelerde şöyle bir kural var; bir iş açıldığında önce risk alanları saptanır ve riskler giderilir, ondan sonra işçiler çalışmaya başlar. Bizde açarsınız, risk oluşur, insanlar hayatını kaybeder, ondan sonra önlemini alırsınız. Çağdaş, uygar devletlerle temel farkımız bu.'Parkın hayırlı olmasını dileyen Kılıçdaroğlu, acıların yaşanmadığı, huzurun ve barışın egemen olduğu bir Türkiye temennisinde bulundu.Kılıçdaroğlu ile Taşdelen çınar diktiÇankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de 18. Olağanüstü Kurultay'da yeniden seçilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerini kutladı.CHP'nin bu ülkenin kurtuluşu için mücadele verenlerin kurduğu parti olduğunu dile getiren Taşdelen, 'Bizler Kuvayi Milliye'den, emperyalizme karşı ulusal bir mücadeleden geliyor. CHP'li olmaktan onur duyuyorum' dedi.Parkın adını, CHP'nin kuruluş yıl dönümü olan 9 Eylül'den aldığını bildiren Taşdelen, geçmişin ışığında, geleceğe kararlı bir şekilde yürüdüklerini söyledi. Taşdelen, Çankaya'yı örnek bir belediye yapacaklarını belirtirken, Çankayalıların kendilerine olan güvenini boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.Taşdelen, parkın açılışı vesilesiyle büyük bir şölen ve resepsiyon planladıklarını ancak İstanbul Şişli'deki asansör kazası nedeniyle, Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla bu şöleni iptal ettiklerini bildirdi.Konuşmaların ardından parkın açılışı gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu ile Taşdelen günün anısına çınar fidanı dikti.Taksi durağını ziyaret ettiKılıçdaroğlu, açılıştan ayrılırken, parkın yan tarafında bulunan bir taksi durağı esnafının çay içme davetini kabul etti.Taksicilerle bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda, şoförle yolcuyu cam bölmeyle ayıran, 'güvenlikli taksi' modelini hayata geçireceklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, bu taksileri ödeme kolaylığı ile esnafa vereceklerini de söyledi.Durak yöneticisi İsa Çatalkaya, duraklarının yeni olduğunu ve halen su bağlantısını kuramadıklarını belirtirken, yeni açılan parktan kendilerine geçici süreyle su bağlanmasını istedi. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, Belediye Başkanı Taşdelen'e talimat verdi.Kılıçdaroğlu, Çatalkaya'ya işlerinin nasıl olduğunu da sordu. Çatalkaya, CHP Genel Merkezi'nden çok sayıda yolcu aldıklarını anlatırken, özellikle kurultay dönemlerinde bu oranının ikiye, üçe katlandığını söyledi. Kılıçdaroğlu'nun bunun üzerine, 'Bir de diyorlar ki 'CHP sık sık kongre yapıyor'. İşte yapacağız ki taksiciler kazansın' esprisi gülüşmelere neden oldu.Muhabir: Barış GündoğanAA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'İkili İlişkiler İvme Kazanacak'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Masum'a, hükümetin Irak'taki tüm unsurları kucaklamasının önemine işaret ederek, yeni süreçte ikili ilişkilerin ivme kazanacağına inandığını vurguladı.ANKARACumhurbaşkanlığından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telefonla aradığı Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum'a, Irak'ta yeni hükümetin güvenoyu olarak göreve başlamasından dolayı tebriklerini iletti.Yeni hükümetin Irak'taki tüm unsurları kucaklamasının ülkenin huzur ve istikrarı açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni süreçte ikili ilişkilerin de ivme kazanacağına inandığını vurguladı.Türkiye'nin Irak halkının tüm kesimleriyle tam bir dayanışma içinde olmayı sürdüreceğine değinen Erdoğan'ın görüşme sırasında, Irak'taki güvenlik sorunlarına çözüm bulunması açısından, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına da en kısa sürede uygun atamaların yapılmasında yarar bulunduğunu da hatırlattığı belirtildi.Irak Cumhurbaşkanı Masum'un da Erdoğan'a Türkiye-Irak ilişkilerini geliştirme konusundaki temennilerini paylaştığı ve bu konuda kararlı olduklarını söylediği kaydedildi.Yeni hükümet memnuniyetle karşılandıÖte yandan, Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Irak'taki yeni hükümetin kurulması nedeniyle Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Iraklı meslektaşlarıyla telefonla görüştüğü ve tebrik ettiği bildirildi.Açıklamada, 'Yeni hükümetin, Irak halkını tüm unsurlarıyla kucaklamasını ve ülkenin bugün içinde bulunduğu zorlu sorunların aşılmasını sağlayacak, Irak halkına huzur ve refah getirecek bir politika izlemesini temenni ediyoruz' denildi. Özellikle Irak’ın karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi bakımından, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına da gecikmesizin süratle uygun atamaların yapılması büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Geçmişte yaşanan hataların tekrarlanmaması için, Irak’taki tüm siyasi kesimleri sağduyu ve uzlaşı içinde hareket etmeye, ülkenin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi bakımından önem arzeden bu fırsattan istifade etmeye davet ediyoruz. Bu vesileyle Irak halkının tüm kesimlerinin dirlik ve esenliği için her zaman olduğu gibi desteğimizi sürdüreceğimizi, yeni hükümetle de bu anlayışıyla çalışmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.'Kapsayıcı nitelik vurgusuAB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ise yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin geleceği ve birliğinin korunması uğuruna kişisel çıkarların bir kenara bırakılarak sağlanan kapsayıcılık ve uzlaşı ruhunu memnuniyetle karşıladığını bildirdi.AB’nin, ülkenin ve bölgenin istikrarı açısından çok önemli bir dönemde yeni hükümetin karşı karşıya olduğu devasa zorlukların farkında olduğunu kaydeden Ashton, “Hükümetin bütününün tüm Irak vatandaşlarının çok sayıda acil ihtiyacına kapsayıcı yanıtlar vermek için etkili şekilde çalışacağını samimiyetle umuyoruz” ifadesini kullandı. Ashton, hükümete tam destek sözü verdi.NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise hükümetin kurulmasının Irak halkı ve siyasi liderler için etnik ve mezhepsel bölünmelerin üstesinden gelme açısından tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti.Iraklı tüm siyasi liderleri yeni hükümetin arkasında durmaya teşvik eden Rasmussen, yazılı açıklamasında, “Bu hükümet Irak’ta birlik, güvenlik ve istikrarı inşa etmek için önemli bir adım” dedi.Hükümete yönelik desteğin Irak halkı, bölge ve NATO ulusları açısından ciddi tehdit oluşturan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün bozguna uğratılması için önemli olacağını vurgulayan Rasmussen, Irak hükümetinden talep gelmesi halinde NATO’nun daha etkili güvenlik güçleri oluşturulması konusunda gerekli önlemleri değerlendirmeye hazır olduğunu yineledi.Muhabir: A. Eda Ünlü Özen-Sarp Özer-Ömür Melih Üzelce-Güven ÖzalpAA
Ergin Ataman Ağır Konuştu
FIBA Dünya Şampiyonası Çeyrek Final karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulunan Ergin Ataman, maçın hakemlerine yüklendi.Litvanya mağlubiyetinin sonrasında konuşan tecrübeli menajer hakemlerin yönetiminden şikayetçi oldu.Ataman maçın ardından şöyle konuştu:'Litvanya bugün hücumda yüksek yüzdeyle oynadı. Biz yalnızca üç üçlük sokabildik, onlar 10. Ömer Aşık 23 dakika sahada kaldı sadece bir kez çizgiye gitti. Hakemler berbattı.Ömer’i içeride hep faulle durdurdular. Ömer bir kere çizgiye gidiyorsa burada bir sorun var demektir.FIBA’da da Euroleague’de olduğu gibi hakemler ekrana bakabilmeli.”Şampiy10
iPhone 6 Görücüye Çıktı
Apple, bir yıldır hakkında konuşulan yeni akıllı telefonunu tanıttı. Apple, beklendiği gibi iki yeni iPhone modeli sundu. Telefonlar iPhone 6 ve iPhone 6+ olarak adlandırıldı.Apple, 30 yıl önce ilk Macintosh bilgisayarını tanıttığı Flint Center'da düzenlenen etkinlikte yeni akıllı telefonu iPhone 6'yı tanıttı.Apple etkinliği TSİ 20.00'da başladı. Flint Center'ı dolduran yüzlerce gazeteci ve izleyiciye ilk olarak kısa bir video gösterildi. Videoda, Apple'ın değişiklik için müşterileriyle birlikte hareket ettiği ve 'farkın' her zaman Apple'a özgü olduğu ve öyle kalacağı ifade edildi. Apple logosuyla biten videonun ardından sahneye alkışlar eşliğinde Tim Cook çıktı.Flint Center'ı 'Apple'ın doğum yeri olarak' belirten Cook, 30 yıl önce bulunduğu sahneden Steve Jobs'ın ilk Mac bilgisayarı tanıttığını hatırlattı. 'Bugün sizlerle birbirinden büyüleyici ürünler paylaşmak istiyoruz' diyen Cook, beklendiği gibi ilk olarak iPhone ile sözlerine başladı.2013'te ilk kez iki iPhone modeli sunduklarını hatırlatan Cook, dünyanın en çok satan akıllı telefonunun yüzde 98 müşteri memnuniyeti sunduğunu belirtti. Ardından, beklenen an geldi ve bir video daha belirdi.Siyah, gümüş ve altın renklerle gelen iPhone 6, uzun bekleyişin ardından ekranda belirdi. iPhone 6 ve iPhone 6+ adındaki iki telefon ortaya çıktı.İki telefonun özellikleri kısaca şöyle:iPhone 6 4.7; iPhone 6+ 5.5 inç büyüklüğünde,iPhone 6 326 ppi (inç başına piksel); iPhone 6+ 401 ppi,iPhone 6 1334x770 piksel; iPhone 6+ 1080 piksel çözünürlükte ekrana sahip,iPhone 6'da 1 milyondan; iPhone 6+ ise 2 milyondan fazla piksel bulunuyor.İki telefon iPhone 5S'ten sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 185 daha fazla piksele sahip.iPhone 6 6.9 mm; iPhone 6+ ise 7.1 mm kalınlığında.Al Jazeera
Reklam
Karadeniz Usulü Köprü
Trabzon'un Çaykara ilçesinde şaşkına çeviren görüntü... Yaylada yaptırılan cami inşaatına taş taşımakta güçlük çeken ustalar, yerden caminin kubbesine doğru köprü yaptı. Taşlar kamyonetle taşınıyor. Kamyonet bir kez devrilme tehlikesi atlatmış. Ustalar ise 'Zekamızı kullandık' diyor.Yörenin önemli yaylalarından biri olan Sultan Murat Yaylası'nda, yöre sakinlerince 2011 yılında Sultan Murat Şehitler Camisi ve Külliyesi'nin yapımına başlandı.Kışın karla kapanan 2200 rakımlı yaylada yapılan caminin zor mevsim koşullarına dayanıklı olması için dış cephesinin taşla örülmesine karar verildi. Bunun üzerine caminin dış cephesinde, yöredeki taş madeninden çıkarılan kara taş kullanıldı.Mevsim koşulları nedeniyle yılda 5 ay çalışılabilen inşaatta, 5 metre yükseklikten sonra inşaata taş taşımakta zorlanan ustalar, yerden camiye doğru,50 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğinde köprü yapmaya karar verdi.Sultan Murat Şehitler Camisi ve Külliyesi İnşaatı Yürütme Kurulu Başkanı Enver Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sultan Murat Yaylası'nda Türkiye'de örneği pek olmayan bir cami yaptıklarını söyledi. Sultan Murat Yaylası'nın 2200 rakımda bulunması nedeniyle cami ve külliyesini taştan yaptıklarını dile getiren Yıldırım, 'Kışın sert iklim şartlarının yapılara verdiği zararı çok iyi bildiğimizden dolayı camiyi tamamen taş duvar şeklinde yapmaya karar verdik. İnşaata 2011 yılında başladık. Zor coğrafi koşullar nedeniyle sadece 5 ay çalışabiliyoruz' dedi.İnşaatı sürdürürken 5 metre yükseklikten sonra yukarı doğru taş taşımanın güçleştiğini belirten Yıldırım, ustaların 'bu işin bu kadar zor olacağını tahmin etmiyorduk' şeklinde serzenişte bulunması üzerine taşları yukarı taşımak için arayış içine girdiklerini anlattı.YAKLAŞIK 200 TON TAŞ TAŞIDIKYıldırım, ustaların asansör fikrine sıcak bakmayarak araçların geçebileceği bir yolun daha uygun olabileceğini söylemesi üzerine ellerindeki malzemeleri değerlendirip bu projeyi hayata geçirdiklerini dile getirerek, 'Önce deneme yaptık. Sonra yoldan camiye doğru çelik halatlarla köprü kurduk. Boş araçla birkaç kere köprüden geçerek deneme yaptık. Ustamızın dikkatli olduğunu görünce taş taşımasına müsaade ettim' diye konuştu.Yol yapıldıktan sonra kamyonetle yaklaşık 200 ton taşı, yukarı kısma taşıyarak duvarın yapımında kullandıklarına dikkati çeken Yıldırım, bu köprü sayesinde iki ay zaman kazandıklarını söyledi.KAMYONET BİR KEZ DEVRİLME TEHLİKESİ ATLATMIŞYıldırım, kamyonetin bir kez devrilme tehlikesi atlattığını belirterek, 'Araç köprüden her geçtiğinde 'acaba kaza olur mu, kaza olduğunda bunun cevabını nasıl veririz' diye hep düşündüm. Taş taşıma süresince bu sorular hep aklımdaydı ama Karadeniz insanının zekası ve cesaretiyle bu işin üstesinden güzel bir şekilde geldik' dedi.Yıldırım, camiyi gelecek yıl hizmete açmayı planladıklarını kaydetti.Taş ustası Dursun Birinci de cami inşaatında taşla ilgili tüm işçiliği kendisinin yaptığını belirterek, 'Caminin taş işlemesini belli bir seviyeye kadar iskeleyle yaptık. İnşaat yükseldikçe taş taşıma ve dizme işlemi zorlaştı. Birçok yöntem denedik ama başaramadık. Sonunda 50 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğindeki köprüyü yapmaya karar verdik. Kamyonetimle gerekli tüm taşı bu köprü üzerinden taşıdık' şeklinde konuştu.Köprünün hem işçilik hem de zaman açısından işlerine yaradığına vurgu yapan Birinci, 'Dört ya da beş işçinin yaptığı işi bu araçla bir saatte yaptık. Zaman Birinci, arabayla her sefer yaklaşık bir ton yük taşıdıklarını dile getirerek, köprü sayesinde yaklaşık 200 ton taş taşıdıklarını kaydetti.Milliyet
Tabip Odası'ndan Tweet Açıklaması: 'Kehanet Değil Tespittir'
İstanbul Mecidiyeköy'deki rezidans inşaatındaki asansör faciasında 10 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayla ilgili yaklaşık 4 ay önce atılan tweet ile kazayı öngören İstanbul Tabip Odası yöneticileri konuyla ilgili basın açıklaması yaptı.DHA'nın haberine göre, İstanbul Tabip Odası'nın Cağaloğlu'ndaki merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç , 15 Mayıs tarihinde İstanbul Tabip Odası'nın resmi twitter adresinde rezidans projesinin fotoğraflarının da olduğu 'Bugünden sesleniyoruz; maalesef bu inşaatlarda 8-10 işçi kardeşimizi kaybedeceğiz' mesajlı tweet'in kehanet olmadığını dile getirdi.Dr. Samet Mengüç, kazadan sonra yaklaşık 4 ay önce attıkları tweet'in gündeme oturmasına da değinerek, '15 Mayıs tarihli tweet'in öyküsü bir kehanet değil, bir tespittir, bir öngörüdür, bir uyarıdır. Bir kez daha ifade edelim, yaşanan kaza değil, katliamdır. Ortada kehanet değil cinayet vardır. Ne yazık ki tweet'imiz bugün de geçerliliğini korumaktadır' dedi.İstanbul Tabip Odası olarak iş cinayetlerinde ölmenin kader olmadığını dile getirmeye devam edeceklerini söyleyen Dr. Mengüç, 'Takipçi olmayı, uyarmayı, iş cinayetlerinde ölmenin kader olmadığını dile getirmeyi, evrensel ölçütlerin hayata geçirilmesini sağlamak için çalışmayı, yaşam hakkının kutsallığını savunmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz' dedi.Basın toplantısına katılan Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ise öngörülerinin gerçekleşmesinden dolayı büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Prof. Tükel, basın açıklamasını, bu tür kazaların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması adına yaptıklarını vurguladı.T24
Reklam
Litvanya Yarı Final Rüyasına İzin Vermedi
2014 Dünya Basketbol Şampiyonası çeyrek final maçında Türkiye, Litvanya'ya 73-61 yenilerek turnuvaya veda ettiTürkiye A Milli Basketbol Takımı, yarı finale çıkmak için Litvanya ile karşı karşıya geldi.İlk periyotu 18-13 önde bitiren Türkiye, ikinci periyotta Litvanya'nın dış atışlarını engelleyemeyince devreyi 33-28 geride kapattı.Üçüncü periyoda iyi başlayan 12 Dev Adam, Ender Arslan 'la bulduğu sayılarla skoru 42-42'ye getirmesine karşın, son periyoda 47-44 geride girdi.Son periyotun ilk dakikalarında Litvanya ard arda bulduğu sayılarla skoru 51-44'e getirdi.Seibutis'in 3'lükleri ile farkı 8 sayıya çıkartan Litvanya karşılaşmadan 73-61 galip ayrılarak yarı final biletini alırken, A Milli Basketbol Takımı ise Dünya Şampiyonası'na veda etti.T24
Asansör Faciasında Yeni Gelişme
10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciası nedeniyle gözaltına alınan 5 kişi bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili olarak bir kişi de doğrudan adliyeye gelerek savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.6 KİŞİNİN SORGUSU YAPILDIŞişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen Torunlar GYO'nun Muhasebe Müdürü M. K., asansörü kuran Geda Majör'ün Genel Müdürü O. D., asansör teknisyenleri A. A. ve T. D. İle Ö. T., soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı tarafından sorgulandı.KARAKOLA GERİ GÖTÜRÜLDÜLERAdliyeye davet ettiği S. E. ile birlikte toplam 6 kişinin ifadesini alan Savcı Bağcı, S. E.'yi serbest bırakırken, kalan 5 kişi için yarın saat 17.00'a kadar ek gözaltı süresi verdi. Ek gözaltı kararı ile birlikte 5 kişi, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne geri götürüldü.ÖN RAPOR BEKLENİYOREk gözaltı süresinin 7 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanacak olan ön rapor nedeni ile alındığı öğrenildi. Bilirkişiler ile irtibata geçen Savcı Bağcı'nın, ön raporun yarın saat 16.00'ya kadar makamına ulaştırılacağı bilgisini alınca ek gözaltı kararı verdiği belirtildi. Savcı Bağcı'nın, gelmesi beklenen ön rapor doğrultusunda tutuklama talep edip etmeyeceğine karar vereceği öğrenildi.Yüksel KOÇ - Cem TURSUN / İSTANBUL DHA
Reklam
Apple iCloud Kullanıcılarına Siber Saldırı Uyarısı
Apple iCloud kullanıcılarının, kimlik bilgilerini çalmayı hedefleyen yeni bir siber saldırı dalgasıyla karşı karşıya oldukları belirtildi.ICloud, geçen hafta patlak veren çıplak fotoğraf skandalının merkezindeydi.İnternet korsanları birçok ünlünün hesap bilgisine ulaşarak çıplak fotoğraflarını ele geçirip internete sızdırmıştı.Apple olay karşısında, iCloud hesabına erişim sağlayanlara uyarılarda bulunmayı da kapsayacak şekilde güvenlik önlemlerini artırdı.Siber hırsızlar şimdiyse internet kullanıcılarını kandırıp kimlik bilgilerini elde etmek için onlara sahte elektronik posta mesajları gönderiyor.Bu son siber saldırı hakkında açıklama yapan, internet güvenliği şirketi Symantec, bu emailleri gönderen suç şebekesinin Kelihos/Waledac adlı botneti kullandığını belirtti.Botnet internette faaliyet gösteren suç şebekelerinin önemli çalışma yöntemlerinden biri.Bu yöntemde bu şebekeler, kötü amaçlı yazılımları bilgisayarlara dağıtıyor, daha sonra bu bilgisayarlar kullanıcılarının haberi olmadan çeşitli amaçlar için kullanılıyor.Saldırı kapsamında kullanıcılara, Apple'dan gönderildiği belirtilen bir email geliyor.Mailde, kullanıcının Apple hesabını kullanılarak iTunes üzerinden bir şarkı satın aldığı belirtiliyor.Satın alma işleminin kullanıcının kendi hesabı tarafından daha önce hiç kullanılmamış bir cihazdan yapıldığı, şarkının satın alındığı yerin Rusya'nın Volgograd kenti olduğu söyleniyor.Mailin gönderildiği kişinden maildeki linke tıklayarak Apple hesap bilgilerini doğrulaması isteniyor.Symantec, bu linke tıklamanın özel bilgilerin güvenliğine riske atacağını belirtiyor.Şirketin açıklamasında, 'Mağdur eğer bu linke tıklarsa, saldırganlar muhtemelen onların kimlik bilgilerini, faydalanmak veya yeniden satmak için elde edecektir' ifadelerine yer verildi.Symantec kullanıcılara , çevrimiçi hesaplarıyla ilgili güncelleme veya değişikle ilgili gelen maillerle ilgili dikkatli olmaları gerektiği yönünde uyardı.Bu saldırı dalgası, Apple'ın iCloud'la ilgili yeni güvenlik önlemlerinin hemen arkasından geldi.BBC Türkçe
'Cemaat Bankası Olarak Algılanmamalıyız, Bank Asya'ya Yapılan Türkiye'ye Yapılır'
Fethullah Gülen cemaati bünyesinde görüldüğü için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , hükümet ve hükümete yakın medya tarafından hedef alınması üzerine 'ilk kez devlet eliyle banka batırılmaya çalışılıyor' tartışmalarına neden olan Bank Asya'da devlet gözetimi başladı.Bank Asya'nın 'Cemaat'in bankası' olarak algılanmaması gerektiğini, 185 ortaklı ve yüzde 54'ü halka açık bir yapı olduğunu söyleyen Bank Asya Genel Müdürü Ahmet Beyaz , 'Bu nedenle Bank Asya'ya yapılan Türkiye'ye yapılır. Burada söz konusu olan Türkiye ekonomisidir' dedi.Wall Street Journal Türkiye’den Kerim Karakaya ’ya konuşan Beyaz, 'Her haber çıktığında insanlar endişeleniyor. 9 aydır sistematik halde bu haberler yapılıyor. Bu kadar saldırıya rağmen sağduyumuzu koruyoruz. Otoritelerden bu haberlere karşı harekete geçmelerini bekliyoruz. Bankacılık güven ve itibar üzerine kuruludur. Bunun ikisiyle de oynanıyor' diye konuştu.WSJ Türkiye'ye konuşan Beyaz, Bank Asya'nın BDDK tarafından 70'inci madde kapsamına alındığı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, 'Kanunen otoritelerden gönderilen talimatları paylaşmamız suçtur. 70'inci madde konusunda yapılan haberler bankacılık tarihinde görülmemiştir. Bu bilgiler paylaşılamaz. BDDK gibi bir kurumdan bu bilgilerin sızmasını aklım hayalim almıyor' değerlendirmesinde bulundu. BDDK Başkanı Mukim Öztekin ile konuyu görüştüklerini kaydeden Beyaz, 'Konu hakkında çıkan haberler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk. BDDK Başkanı da rahatsızlığını dile getirdi. Kendileri de konu hakkında inceleme yapacaklarını söyledi' dedi.9 aydır Bank Asya'nın sistematik şekilde bir saldırı altında kaldığını söyleyen Beyaz, buna karşın bankanın yükümlülüklerini yerine getirebildiğini, sermaye yeterlilik rasyolarının yüzde 17 olduğunu belirtti. Beyaz, 'Her haber çıktığında insanlar endişeleniyor. 9 aydır sistematik halde bu haberler yapılıyor. Bu kadar saldırıya rağmen sağduyumuzu koruyoruz. Otoritelerden bu haberlere karşı harekete geçmelerini bekliyoruz. Bankacılık güven ve itibar üzerine kuruludur. Bunun ikisiyle de oynanıyor' diye konuştu. Beyaz, yapılan haberler nedeniyle bankadan mevduat çıkışının sürdüğünü belirtti.Bank Asya'nın 'Cemaat'in bankası' olarak algılanmaması gerektiğini, 185 ortaklı ve yüzde 54'ü halka açık bir yapı olduğunu söyleyen Beyaz, 'Bu nedenle Bank Asya'ya yapılan Türkiye'ye yapılır. Burada söz konusu olan Türkiye ekonomisidir' dedi.Bankanın yakından denetlendiğini söyleyen Beyaz, 9 BDDK yetkilisinin bankayı halihazırda denetlediğini, bu rakamın diğer ekonomi kurumları ile birlikte zaman zaman 30'a kadar çıktığını kaydetti.Ahmet Beyaz, Qatar Islamic Bank (QIB) ile yapılan ortaklık görüşmelerinin neden sonuçlanamadığı hakkında da konuştu. Beyaz, QIB ile yapılan görüşmelerin BDDK'nın isteği ile sonlandırıldığını açıkladı. 'QIB ile Mart ayında görüşmelere başladık. Uzun süredir Türkiye'deki otoriteler de Bank Asya'nın bir stratejik ortak almasını bize tavsiye ediyordu' diyen Beyaz şöyle konuştu: 'Bizimle ilgilenen QIB buraya gelip BDDK ile görüştü. Olumlu yanıt alınca ardından bizimle görüşmelere başladılar. Hisselerin çoğunluğunu ya da tamamını almak için münhasırlık anlaşması imzaladık. 6 aylık bir süre verdik. BDDK bu görüşmelerin uzun süreceğini bunun yerine Ziraat Bankası ile görüşme yapmamızı istedi. Sayın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da bu yönde açıklamaları oldu. Biz de QIB ile anlaşmamızı tek taraflı olarak sonlandırdık. QIB istemeyerek bunu onayladı. Ardından Ziraat Bankası'ndan bir teklif gelmesini bekledik. Ancak bir teklif gelmedi. Dolayısıyla bizim QIB ile yapacağımız iş de bozuldu. Bu olsun istemezdik.'
Apple'ın Bu Akşam Düzenlenecek Lansman Etkinliğinden Beklenenler
Apple, ana sayfasından geri sayıma başladı, biz de öyle. Heyecanla beklenen etkinlikte yıllar sonra Apple’ın bir kez daha taşları yerinden oynatacak ürün(ler) sunması muhtemel görünüyor. Şirketin etkinliği Cupertino’da, bundan 30 yıl önce ilk Macintosh’u tanıttığı Flint Center for the Performing Arts’ta düzenliyor olması da, Apple için bugünün özel bir gün olabileceğini düşündürüyor. Öyle ya da böyle Apple’ın bu akşamki lansman etkinliğiyle ilgili heyecan da beklenti de yüksek.Saat 20:00’dan itibaren merak ettiklerinizi Canlı Bloglama ile aktarmaya başlıyoruzHer Apple etkinliği arefesinde olduğu gibi bu sezon da şirketin şapkadan ne çıkaracağına dair çok sayıda söylenti dolaştı. Akşam gerçekleşecek lansmanı biz de geçmiş yıllarda olduğu gibi canlı bloglamayla sizlerle paylaşacağız.Bunlar arasında öne çıkanlar ve daha güçlü olaslılık olarak değerlendirdiklerimizse şu şekilde:iPhoneApple’ın daha büyük hatta bugüne kadarki en büyük ekrana sahip iPhone’u bu akşam tanıtması bekleniyor. Apple’ın 4,7 inçlik ekranıyla yeni iPhone’un (iPhone 6) yanına Apple’ın 5,5 inçlik bir phablet eklemesi de olası. Erken dönemlerde safir ekranlı versiyonunun daha pahalı olacağı söylenen Apple’ın iPhone 6 üretim sürecindeki sorunlar nedeniyle tamamen safirden yapılmış ekran yerine kompozit bir maddeye yöneldiği belirtildi. Buna karşın kısa zaman önce Huawei’nin safir ekranlı akıllı telefonunu tanıtması Apple için de benzer bir durumun mümkün olabileceğini düşündürdü, bir kez daha. Yine de şimdilik iPhone 6’nın daha dayanıklı bir ekranla geleceğini söylemekle yetinelim.iPhone 6 ile gelmesi beklenen majör yeniliklerden biri de NFC entegrasyonu. NFC ile mobil ödemeler için büyük umutlar yaratan özellik için Apple’ın Visa, MasterCard gibi büyük ödeme ağlarıyla anlaştığı da belirtiliyordu.Lansmandan önce iPhone 6’nın bugüne kadarki en detaylı video incelemlerinden birine imza atan Rus YouTuber haklıysa, iPhone 6’da majör tasarım değişiklikleri de gelecek.“iWatch” veya adı her neyseApple’ın uzunca bir süredir beklediğimiz giyilebilir teknolojisi hiç bu kadar yakın olmamıştı. “Halk arasında” iWatch diye anılan ürün için Apple’ın İsviçreli saat üreticileriyle çalıştığı söylendi. Apple’ın Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jonathan Ive’ın da bu konuda yaptığı açıklamalar beklentileri zirveye çıkardı. Üstüne bir de Apple, bugüne kadar görülmemiş sayıda moda editörü ve blogger’ını etkinliğe davet edince, şirketin hem saat modasına yeni bir soluk getirecek hem de giyilebilir teknolojileri ayağa kaldıracak bir ürün tanıtması daha olası görülmeye başlandı.Bugüne kadar gelen bilgiler, iWatch’un iOS 8 tabanlı olacağı, HealthKit ve HomeKit entegrasyonu içereceği yönünde. Buna ek olarak oval değil köşeli, 2,5 inç ve bombeli OLED ekranla gelmesi bekleniyor ürünün. Apple’ın iWatch’u bu akşam tanıtsa bile 2015’ten önce piyasaya sunması beklenmiyor.Apple’ın Beats satın almasından sonra çekilen yukarıdaki fotoğraf, Apple’ın iWatch’u piyasaya sunacağının erken dönem kanıtlarından (!) biriydi.iOS 8Akşamki etkinlikte Apple’ın bu yılki WWDC etkinliğinde tanıtılan iOS 8 ile daha fazla detay görmeyi bekliyoruz. Apple’ın yeni iPhone ve iOS 8’le Anlık bildirimler, Siri, Spotlight Search, Safari, Mail gibi hizmetlerindeki güncellemeleri ele alması olası. HomeKit ve HealthKit de yien bahsi geçmesi beklenen konular arasında.iPad mi dediniz?Bugüne kadar Apple ile ilgili yaptığı isabetli tahminleriyle tanınan KGI Analisti Mig-Chi Kuo, geçtiğimiz hafta Apple’ın 2014 yılı içinde güncelleyeceği tek iPad modelinin iPad Air olacağını söylediği bir rapor yayınladı. Kuo’ya göre Apple’ın tablet satışları, bu nedenle, düşme eğiliminde olacak. Peki Apple’ın bu akşamki etkinlikte iPad’e yer vermesi ne kadar olası? Her ne kadar majör bir değişiklik göstermeyecek olsa da Apple’ın tabletler için daha sonra ayrı bir etkinlik düzenlemesi daha olası görünüyor.Webrazzi
Reklam
Milli 'Lazer Silahı' Projesinde İkinci Aşamaya Geçildi
Geliştirdiği yüksek teknolojili ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin vurucu gücünü artıran Bilim, Sanayi Teknoloji Bakanlığı'na bağlı çalışan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ( TÜBİTAK ), savunma sanayisinde devrim yapacak yeni bir projeye öncülük ediyor.TÜBİTAK'ın dünyada sadece sayılı ülkelerde bulunan lazer silahın geliştirilmesi için başlattığı projenin diğer ortakları ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi . Savunma sanayisinde büyük devrim olacak lazer sistemi, TÜBİTAK'ın yüksek bütçeli çalışmaları arasında yer alırken, Milli Savunma Bakanlığı da projeyi yakından takip ediyor. Türkiye'nin önemli kurumlarını bir araya getiren proje için TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ( BİLGEM ), TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ( MAM ), TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ( UME ) ve Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi ( UNAM ) birlikte çalışıyor.Türk mühendisler, ülkelerin savunmasında geleceğin teknolojik silahı olarak tabir edilen ' lazersilahlar' için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Yüksek GüçlüLazer Sistemi (YGLS) Projesi'nin bütçesi 120 milyon lira olarak planlanıyor. Bu yılın başında hız kazanan çalışmalarda birinci altı aylık dönem tamamlandı. Yüksek güçlü lazersistemlerinin yerli olarak geliştirilmesi için başlatılan projede, tasarım aşamasına geçildi. Proje için tedarik faaliyetleri devam ediyor.Dünyada sayılı ülkelerde var olan teknolojiyle 6 yıl içinde 2 ayrı lazer silah geliştirilmesi hedefleniyor. Proje yöneticisi kuruluş olan TÜBİTAK BİLGEM, proje sonunda kullanılabilecek 2 yüksek güçlü lazersisteminin, istenen teknik özelliklerde üretilmesinden sorumlu olacak. Lazer sistemi ile kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan hedefler algılanacak, takip edilecek ve lazerle etkisiz hale getirilecek. Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Projesi kapsamında geliştirilecek silahlar; insansız hava araçları, seyir füzeleri ve havan mühimmatlarına karşı kullanılabilecek.Kaynak: AA
Kılıçdaroğlu'ndan Ağaoğlu'na Jet Yalanlama
İşte CHP'den yapılan açıklama:'Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu basın toplantısı düzenleyerek, 17 Aralık sürecinde gözaltına alındığını ve hakkındaki iddiaların konuşulduğu günlerde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu iddiaları seslendirdiğini, ama, daha sonra telefon ederek kendisinden özür dilediğini öne sürmüş.Ali Ağaoğlu’nun bu sözleri tamamen hayal ürünü ve gerçek dışıdır.Öyle anlaşılıyor ki, biri veya birileri, ‘CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arayarak özür diledi’ diye Ali Ağaoğlu’nu işletmiş.CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yolsuzluk iddiası bulunanlardan özür dilemez. Tam tersi, hakkında yolsuzluk iddiası bulunan, kul hakkı veya yetim hakkı yiyene ‘yargıya git, aklan da gel’ der.Ali Ağaoğlu ve benzerleri gerçekdışı özür dilediler aldatmacasına sarılacağına, bağımsız yargı önünde hesap verme yolunu seçsinler.Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına saygımız nedeniyle kamuoyunun bilgisine sunarızGenel Başkan İletişim KoordinatörlüğüHaber Artı Bir
Reklam
'Erdoğan'a El Hareketi Çektin, Seni Halkın Arasına Atarız Linç Edip Irzına Geçerler'
İzmir Gündoğdu mitinginde dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a ‘el hareketi’ çektiği iddia edilerek Erdoğan’ın koruma görevlilerince gözaltına alınan Filiz Akıncı’nın 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.İzmir 41′inci Asliye Mahkemesi’nde görülen ve Erdoğan’ın ‘ mağdur ‘ sıfatıyla yer aldığı davanın ilk duruşmasında Akıncı, polislerin kendisini zorla evinden çıkararak özür dilemeye zorladığını, ‘Seni halkın arasına atarız, linç edip ırzına geçerler’ diye tehdit ettiklerini söyledi.Alıncı savunmasında, ailecek balkonda oturdukları sırada kapının bir anda çalındığını, kendisi açana kadar yumruklandığını,takım elbiseli siyah gözlüklü 7-8 kişinin kapı açılır açılmaz içeri girerek, “Çabuk aşağıya inip Başbakan’dan özür dileyeceksiniz” diye kendisini zorladıklarını aktardı.Akıncı şöyle devam etti: “Niçin özür dileyeceğimi sordum. Bana, ‘Fazla konuşmayın aşağıya inin’ diye cevap verdiler. Eşim de araya girince ona ‘Sen işe karışma, bizim işimiz eşinle’ dediler. Polisler bana Başbakan’a hakaret edip, el kol hareketi yaptığımı söyledi. Ben de bunları yapmadığımı, bu nedenle özür dilemeyeceğimi söyledim. Telsizle amirlerine bilgi verip, gelmek istemediğimi söylediler.”Akıncı, içeri girenlerin kim olduklarını söylemediğini ve kendisini merdivenden sürükleyerek aşağıya indirdiklerini kaydedetti; ” Polisler, bana ‘Seni halkın arasına atarız, linç edip ırzına geçerler’ diye korkutmaya çalıştı. Beni bir siyah minibüse bindirip, karakola götürdüler. Küçük bir odada uzun süre ayakta tutup, psikolojik baskı yaptılar” diye konuştu.Akıncı karakolda başına gelenleri de şöyle anlattı:“Hazırladıkları tutanağı zorla imzalamamı istediler. Ben de kabul etmedim. Karakol amiri kapıyı vurup ‘yeter’ artık deyince bıraktılar. Ben de ifademi verdim. Yaklaşık 8 saat gözaltına alındım. Ben Başbakan’a hakaret edip, el kol hareketi yapmadım. Bir erkeğin küfür ve hakaretini duyduğum zaman rahatsızlık duymaktayım, kadına da yakıştırmam. Bu nedenle ben bu hakaretleri yapmadım, sözleri söylemedim. Karakolda, korumalar bana duymadığım sözleri sarf ettiler.”Akıncı, el hareketi çektiği iddia edilen esnada ne olduğunu ise şöyle anlattı: “Balkonda eşim, kızım ve damadım ile birlikte oturuyorduk. Seslerden Başbakan’ın otobüsünün yaklaştığını fark ettim. Etraf çok kalabalıktı, inanılmaz gürültü geliyordu. Kendimiz ikinci kat balkonda konuşmakta ve birbirimizi anlamakta zorlanıyorduk. Eşime iki elimi kaldırıp, ‘Bu kadar kalabalığı ilk defa görüyorum’ dedim.”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘ mağdur ‘ sıfatıyla şikayetçi olduğu Filiz Akıncı’nın aleyhine tanıklık yapanlar da oldu.Tanık olarak dinlenen ve AKP üyesi olduğunu söyleyen Kader Ertemiz, “Şu an huzurda bulunan sanığı saçlarından tanıdım, ancak net olarak yüzünü görmedim. Ancak saçlarından bu kişi olduğunu tespit ediyorum” dedi.MHP üyesi olduğunu söyleyen tanık Bilal Yağan ise Erdoğan’ın Akıncı’yı işaret ettiğini dile getirerek, “Olay tarihinde başbakanın mitingine gittim. Bağırma sesleri geldi. Apartmana doğru baktığımda, sanık sağ elinin orta parmağını gösterip, ‘Ne işiniz var İzmir’de, Allah belanızı versin, katiller’ diye bağırıyordu. O anda otobüs durdu. Başbakan el işareti ile sanığın oturduğu yeri işaret etti. Korumalar bayanı alarak karakola götürdü. ‘Hırsız ve şerefsiz’ kelimesini söylediğini duymadım” diye konuştu.Tanık olarak dinlenen Filiz Akıncı’nın eşi Mehmet Naci Akıncı eşinin küfür ve hakarette bulunmadığını söylerken, Akıncı’nın avukatı Anıl Güler ise koruma polislerinin gözaltına alma yetkisi olmadığını, insan haklarına aykırı ciddi ihlallerin söz konusu olduğunu vurguladı.Erdoğan söz konusu niting sırasında İzmir’de alana gelirken balkondan bir kadının kendisine el, kol hareketi yaptığını öne sürerek, “Şimdi gelirken bir bayan balkonda yanında herhalde kocasıydı. Oradan eliyle öyle çirkin bir hareket yapıyor ki işte CHP bu’ ‘ diye konuşmuştu.Diken
'Tom Waits for No One' Filmi 35. Yıl Dönümü Şerefine Yeniden Yayınlanıyor!
Yönetmenliği John Lamb tarafından yapılan Tom Waits’in 1979 tarihli rotoskop tekniğiyle animasyonlaştırılmış kisa filmi, çıkışının 35. yılı şerefine restore edilip yeniden yayınlanacak.Proje için Lamb, 19 Eylül’de efsanevi filme yakışır bir anma etkinliği düzenleyebilmek için bir Kickstarter projesi başlatacak. Etkinlik önümüzdeki yıl 20-21 Mart tarihlerinde Hollywood’da filmin canlı görüntülerinin alındığı eski La Brea Stage, şimdiki Catchlight Studios’ta gerçekleşecek. Kickstarter üzerinden toplanacak parayla ise filmin canlı kayıtlarını, üstünden çizilen animasyondan ayırıp, her iki kısmını 35 yılın ardından ilk kez sergileyebilmek hedefleniyor. Etkinlik için aynı zamanda filmin yapım aşamasından storyboardlar, karakter eskizleri gibi detaylar verecek bir scrapbook da hazırlanıyor.Bantmag
Torbadan ‘Gizli Göz’ Çıktı
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasada yapılan değişiklikle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün itirazı üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB), “internet üzerinde hangi kullanıcının hangi adresi ziyaret ettiği, hangi kişi ile ne zaman ve ne kadar süre ile iletişim kurduğu yönündeki” önemli bilgileri içeren internet trafiğine ilişkin verilere erişmesine önkoşul olarak getirilen “mahkeme kararı” şartını kaldırdı. Buna göre TİB dilediği kişinin internet trafik bilgisine herhangi bir sınırlama olmadan erişebilecek. Ayrıca TİB’in doğrudan erişim engelleme kararı verebildiği özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunun yanı sıra “milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması” gibi yoruma açık durumlar da eklenecek.Cumhuriyet'ten Mahmut Lıcalı'nın haberine göre, Aralık 2013 tarihinde torba yasa olarak gelen düzenleme göre TİB’e hiçbir sınırlama olmadan internet üzerindeki her türlü trafik bilgisine ulaşma yetkisi tanınıyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Gül düzenlemede bazı sıkıntılar olduğunu dile getirmesine karşın yasayı bu haliyle onaylamıştı. Ancak Gül’ün rahatsızlığını dile getirmesi üzerine TİB’in internet kullanıcılarının trafik bilgilerine sınırsız bir şekilde erişmesi mahkeme kararı koşuluna bağlanmıştı. Söz konusu düzenleme Gül’ün cumhurbaşkanı görevinin sona ermesinin ardından dün Meclis’te tekrar değiştirildi. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine devam edilen torba yasa tasarısına AKP tarafından kabul edilen önergeyle TİB’in internet trafik bilgilerine ulaşma yetkisindeki mahkeme kararı şartı kaldırıldı. Buna göre Gül’ün Cumhurbaşkanlığı koltuğundan inmesinin hemen ardından itiraz ettiği konu tekrar eski haline gelirken bu durum TİB’e sınırsız yetki tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Kabul edilen başka bir önergeyle de internete erişim kararının uygulanması 24 saatten 4 saate indiriliyor. Buna göre erişim engellenmesi kararının gereği, kararın bildirilmesi anından itibaren 4 saat içinde yerine getirilecek.Erişim engellemede kapsam artıyorDaha önce TİB’e verilen doğrudan erişim sengelleme yetkisinde tanımlanan özel hayatın gizliliğinin ihlali kapsamına milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi durumlar da eklendi. Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden bir veya birkaçına bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, erişimin engellenmesi TİB başkanının talimatı üzerine TİB tarafından yapılacak. TİB başkanı karar vermesi durumunda herhangi bir internet sitesi 4 saat içinde erişim engellenecek ancak bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacak, hâkim kararını 48 saat içinde verecek.Mahmut Lıcalı | Cumhuriyet
414 Günlük Haksız Tutukluğun Bedeli 33 Liraymış
Diyarbakır’da 1994 yılında terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla 414 gün hapis yatan ve suçsuz bulunarak beraat eden Faik Öz, 2012 yılında Maliye Hazinesi’ne 300 bin lira değerinde maddi ve manevi tazminat davası açtı. Dosyayı inceleyen bilirkişi, Faik Öz’ün 414 gün hapiste kalmasının karşılığında 33 lira 84 kuruş maddi kazanç kaybına uğradığını belirtti. Davayı zaman aşımı nedeniyle reddeden mahkemenin kararı temyiz için Yargıtay’a götürüldü.Diyarbakır’da elektrik ustası olarak çalışan 40 yaşındaki Faik Öz, 1994 yılında terör örgütüne üye olduğu suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alındı. Öz, yaklaşık 25 gün gözaltında kaldıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 24 Şubat 1994 tarihinde tutuklanarak Diyarbakır 3 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan Faik Öz, 414 gün tutuklu kaldıktan sonra 13 Nisan 1995 tarihinde beraat etti.Faik Öz, serbest bırakıldıktan 17 yıl sonra Maliye aleyhine ‘Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açarken, işlemediği bir suçtan dolayı haksız ve hukuka aykırı olarak tutuklandığını söyledi. Mahkemeye başvuran Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik, müvekkilinin tutuklu kaldığı süre zarfında maddi ve manevi zarara uğradığını belirtti. Faik Öz’ün elektrikçilik yaparak geçimini sağladığı belirtilen dilekçede, “Tutuklandığı için ailesinin geçimini sağlayamadı ve ailesi borçlandı. Bu sürede kendisi ve ailesi büyük mağduriyet yaşadı. Müvekkil bu sürede Diyarbakır ve Gaziantep cezaevlerinde kaldı” dedi.Dilekçede, Faik Öz’ün haksız yere 414 gün hapis yatmasının karşılığı olarak 100 bin TL maddi, 200 bin TL manevi olmak üzere 300 bin lira tazminat istendi.Davanın Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi ardından naip hakim aracılığıyla, Maliye Hazinesine karşı yargılama yapıldı. Yargılamayı yapan hakim maddi tazminatın hesaplanması için dosyayı bilirkişiye gönderdi. Dosyayı inceleyen bilirkişi, daha sonra raporunu hazırlayarak mahkemeye gönderdi. Raporda, Faik Öz’ün tutuklu kaldığı tarihlere ilişkin maddi kaybı ile ilgili itibar edilebilecek belge ibraz edemediğinden, tazminata konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak asgari ücret tarifesi uygulandığı belirtildi. Dönemin asgari ücret tarifesi üzerinden hesap yapan bilirkişi, Faik Öz’ün tutuklu olduğu 414 gün süresince toplam maddi kazanç kaybının 33.84 lira olduğunu belirtti.Bilirkişi raporunda çıkan sonuca itiraz eden Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik, “Rapor asgari ücret üzerinden hesaplanmış. Müvekkil bugünkü para ile günlügü 100 liraya çalışıyordu. Hesaplamanın asgari ücretten yapılması hukuken uygun olmadığı gibi, hakkaniyete de aykırıdır. Müvekkil tutuklandığı zaman 18 yaşından küçük ve evliydi. İlk çocuğu doğduğu zaman cezaevinde bulunuyordu. 414 gün gibi fahiş bir süre cezaevinde kalmıştır” dedi. Yapılan itiraz üzerine Naip Hakim dosyayı yeniden incelenmek üzere başka bilirkişiye gönderdi. Bunun üzerine ikinci kez hesaplama yapan bilirkişi mahkemeye gönderdiği raporda, Faik Öz’ün maddi kazanç kaybının 32.440 lira olduğunu belirtti.Raporun gelmesi ardından dosya naip hakim tarafından karar verilmek üzere mahkeme heyetine gönderildi. Dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, Faik Öz’ün Yalova’da ikamet etmesi nedeniyle yetkisizlik kararı verdi. Mahkeme dosyayı görüşülmek üzere Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Dosyayı görüşen Yalova Ağır Ceza Mahkemesi, Faik Öz’ün beraat ettiği tarihten tazminat davasının açıldığı tarihe kadar 17 yıl zaman geçtiğini belirterek, zaman aşımı gerekçesiyle davayı reddetti. Dava ile ilgili gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, Faik Öz’ün beraat kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açması gerektiği halde bu süreyi aştıktan sonra dava açtığını belirterek, “Bir hakkın ucu açık bir şekilde aranmasının hukuk kriterleri, zaman aşımı kuralları ve hukukun işleyişi bakımından mümkün olmadığı gözetilmiştir. Bu nedenle davanın süre yönünden reddine yönelik hüküm kurmak gerekmiştir” ifadeleri kullanıldı.Mahkeme, Yargıtay 12′nci Ceza Dairesi’nin benzer kararını dikkate alarak Maliye avukatının vekalet ücreti 3 bin TL’nin de Faik Öz’den tahsil edilmesine karar verdi.Davanın reddedilmesi üzerine Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik Yargıtay’a temyiz başvurusu yaptı.Temyiz dilekçesinde müvekkili hakkında verilen kararın kesinleşme şerhinin süresi içinde tebliğ edilmediğini belirten Erik, şöyle konuştu:“İdare kesinleşme şerhi işlemini tebliğ etmekten imtina ettiği için müvekkil zamanaşımı sorununa maruz kalmıştır. Dosya ezber bir şekilde incelenmiş ve ret kararı dahi makul bir gerekçeye dayandırılmamıştır. Mahkemenin verdiği karar açık bir şekilde yasa ile bağdaşmamakta ve telafisi mümkün olmayan bir hukuk girdabına sebep olmaktadır.” DHA/Felat Bozarslan
Reklam