onedio
Hasan Şaş Açtı Ağzını Yumdu Gözünü!
Galatasaray'ın eski antrenörlerinden Hasan Şaş, Fenerbahçe'nin Eskişehirspor ile oynadığı karşılaşma hakkında konuştu.Galatasaray’ın eski antrenörlerinden Hasan Şaş, Fenerbahçe’nin Eskişehirspor ile oynadığı karşılaşmayı değerlendirirken verdiği kararlarla eleştirilen hakem Tolga Özkalfa’ya yüklendi.NTV Spor ekranlarında yayınlanan 90+ adlı programda konuşan Hasan Şaş, “Hiç beğenmediğim bir hakemdir kusura bakmasın. Neden beğenmediğimi ortaya çıkardı. Maçı yönetemiyor. Fauller faul değil. Penaltı penaltı değil. İki takım için de söylüyorum. Volkan’ın maçın başında elle kestiği pozisyonu Eskişehirspor’un kalecisi Boffin yapsaydı kırmızı karttı. Kadıköy’de hakemlik yapamıyorsanız yapmayın o zaman” dedi.Hasan Şaş ayrıca, “Sadece onun için geçerli değil, Fikret Orman ‘ben de hakem odası basarım’ dedi o hafta Başakşehir maçında Motta’yı atamadılar. Bu hafta Galatasaraylı yöneticiler çıkar ve Akhisar maçında başka bir şey olur. İyi niyetle konuşmaya çalışıyoruz ama maalesef Türkiye’de futbol oynanmıyor” sözlerini kullandı.AMK
"Bizi Şampiyon Yapan Arkadaşlık Şimdi A2'de"
Çalışmalarını Galatasaray'ın U21 takımıyla sürdüren Engin Baytar, takım arkadaşlarını bombaladı.Akşam'da yer alan habere göre tecrübeli futbolcunun çarpıcı açıklamaları şu şekilde; A2'de ben çoluklu çocuk oldum. Ağabeylik yaptım. Şimdi de paintball oynayacağız, Go kart'a gideceğiz. Bizim ilk sene şampiyon olduğumuz arkadaşlık burada var. Sabri hala geliyor bizimle muhabbet ediyor düşün. Affedilmeyi gerçekten çok istedim. Döneyim oynayayım, çok istiyorum. Affedilmeyi bekliyorum. Oynamaya ihtiyacım var. 4 güzel yılım geçti, ayrılacaksam da Galatasaray'dan kötü ayrılmak istemiyorum. A2'de pozisyonlarda bile gidip ayıran kişi oldum artık. Ben de kendimi tedavi ediyorum etmiyorum değil. Ama ben şimdi tedavi etmeye çalıştıkça insanlar halen zorluyorlar ki bu delirsin, bu çıldırsın. Prandelli'yi hiç görmedim. Erciyes maçıydı galiba yardımcısı geldi. 'Sen çok yeteneklisin, videodan izledim' dedi. Beni izlemişler belli ki, arada nasıl bir şey var bilmiyorum. Melo, için bir ara dediler ki 'Türk, İstiklal Marşı'nı öğreniyor.' Trabzonspor maçında ben baktım. Hiç yani ağzı bile oynamadı. Almanya'dan geldim, Türkçe değil Almanca konuşşam farklı muamele görürdüm. Düşün Melo 3 maç ceza yedi. Gittiler meşale yaktılar kapısının önünde. Ben 11 hafta ceza yedim. Beni ne aradılar ne sordular. Selçuk belki iyi performans sergileyemedi ama; çok üstüne gidiyorlar onun. Arda için de aynı şeyler olmuştu. Herkes üstüne gitti Arda’nın performansı düşmüştü. Arda Avrupa'ya gitti ne oldu? Şimdi herkes Arda diyor.Akşam
Almanya'da Tuğçe'ye Saldırı Anı Güvenlik Kamerasında
Almanya’da iki kızı tacizden kurtardıktan sonra tacizci tarafından saldırıya uğrayan ve hayatını kaybeden Tuğçe Albayrak’a saldırı anının güvenlik kamerası kayıtları yayınlandı.Almanya'nın Offenbach kentinde, bir restoranda taciz edilen iki genç kızı koruduktan sonra Sırp kökenli Sanel J. tarasından ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 23 yaşındaki Tuğçe Albayrak'ın restoranın otoparkında uğradığı saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.Bild gazetesinin internet sitesinde yayınlanan görüntülerde, otoparktan uzaklaştırılmaya çalışılan saldırganların restorandan çıkan Tuğçe'nin bulunduğu yere yönelmesi ve burada yaşanan itişmeler yer alıyor. Sonrasında saldırgan Tuğçe Albayrak'a yöneliyor ve ona yumruk atıyor. Görüntüde Tuğçe bu andan sonra yerden kalkamıyor.Güvenlik kamerasının kaydettiği görüntülerde Tuğçe'nin yere yığılmasının ardından saldırganların olay yerinden koşarak uzaklaştıkları görülüyor.15 Kasım Cumartesi günü bir restoranda taciz edilen iki genç kızı korumak isterken uğradığı saldırıda ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede önce beyin ölümü gerçekleşen, ardından da 28 Kasım Cuma günü 23’üncü doğum gününde yaşamını yitiren Tuğçe Albayrak çarşamba günü toprağa verilecek. Alman kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay sonucu hayatını kaybeden Tuğçe'yi son yolcuğuna binlerce kişinin uğurlaması bekleniyor.Kurtardığı kızlar aranıyorTuğçe Albayrak'ın ölümüne neden olan Sırp kökenli Sanel J. tutuklandı. Albayrak ve arkadaşlarının yardım ettiği iki Alman ise kayıp. Polis tanık olarak dinlemek üzere iki genç kızı aradığını açıkladı. Medyadan sık sık, Tuğçe’nin kurtardığı iki kızın ortaya çıkarak ifade vermesi için çağrı yapılıyor. Alman Pro7 kanalı, Tuğçe’nin ailesinin onayı ile organlarının alındığını ve bağışlandığını duyurdu.Tuğçe için liyakat nişanı talebiHessen Eyalet Başbakanı Volker Bouffier, Tuğçe Albayrak'ın gösterdiği cesaretten dolayı Federal Liyakat Nişanı için önerileceğini açıkladı. Tuğçe Albayrak'a Federal Liyakat Nişanı verilmesi için change.org internet sitesi üzerinden Cumhurbaşkanlığı'na iletilmek üzere hazırlanan dilekçeye birkaç gün içinde 100 binden fazla insan imza attı.Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Tuğçe’nin ailesini arayarak başsağlığı diledi. Gaucck, Tuğçe’ye liyakat nişanı verilmesi talebinin incelemeye alındığını açıkladı.Cumhurbaşkanı tarafından verilen Federal Liyakat Nişanı’na, 2009’da Münih’te benzer şekilde iki genç kızı tacizcilerden koruduğu için öldürülen 50 yaşındaki Dominik Brunner layık görülmüştü.Joachim Gauck, genç kızın ailesine yönelik taziye mesajı da yayınladı. Gauck mesajında 'Kimse sizin, ailenizin ve kızınızın arkadaşlarının acısını ölçemez. Başkalarının yüzlerini çevirdiği yerde Tuğçe örnek bir şekilde yüreklilik ve medeni cesaret göstermiş ve şiddet mağdurlarının yanında durmuştur' dedi.Olay nasıl gelişti? Tuğçe Albayrak ve arkadaşları 15 Kasım Cumartesi günü, Offenbach'da bir restorandayken alt kattaki tuvaletten iki genç kızın yardım çığlıklarını duydu. Tuğçe Albayrak aşağıya indiğinde üç gencin, iki Alman kızı taciz ettiğini gördü. Araya girerek genç kızları kurtardı. Restorandaki diğer kişilerin de yardımıyla saldırganlar dışarı çıkartıldı. Yemeklerini bitirip restorandan çıkan Albayrak ve arkadaşlarına, aynı gençler hakaretler yağdırarak saldırdılar. Sırp kökenli gençlerden Sanel J. önce Tuğçe'nin yanındaki arkadaşına tokat attı, daha sonra Tuğçe'yi yumrukladı. Aldığı darbenin etkisiyle yere düşen Tuğçe olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Olay Alman basınında da büyük yankı uyandırdı.Beyin kanaması geçiren genç kızın 26 Kasım'da beyin ölümünün gerçekleşti. Ailesinin isteği üzerine cuma günü yaşam destek ünitesinden çıkarılan Tuğçe Albayrak'ın organları bağışlandı.Tuğçe Albayrak'ın ölümüne neden olan Sırp kökenli genç ise tutuklandı. Albayrak ve arkadaşlarının yardım ettiği iki Alman ise kayıp. Polis tanık olarak dinlemek üzere iki genç kızı aradığını açıkladı.Al Jazeera Turk
Ak Saray'ı Komandolar Koruyacak
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı özel bir komando birliği koruyacak.Milli Savunma Bakanı Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı makamının yeni yerleşkesine taşınacak olması ve yeni yerleşkenin çevre güvenliğinin alınması maksadıyla Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’na doğrudan bağlı ‘Köşk Muhafız Komando Birlik Komutanlığı’ teşkil edilmiştir” dedi.Hürriyet'ten Bülent Sarıoğlu''nun haberine göre, CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in Çankaya Köşkü’ndeki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın yeni yerleşkeye taşınıp taşınmayacağı hakkındaki sorularını yanıtlayan Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı makamının yeni yerleşkesine taşınacak olması ve yeni yerleşkenin çevre güvenliğinin alınması maksadıyla Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’na doğrudan bağlı ‘Köşk Muhafız Komando Birlik Komutanlığı’ teşkil edilmiştir” dedi. Bakan Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre Muhafız Alayı kaldırılmayacak ancak yeni saraya da taşınmayacak. Alaya göre mevcudu daha az olan özel eğitimli komando birliği yerleşkeye gelecek ve çevre güvenliğinde görev alacak. Muhafız Alayı’nın Tören Bölüğü ise Papa’nın karşılanmasında olduğu gibi özel törenlerde görev yapmak üzere Çankaya Köşkü’nden araçlarla taşınacak.Bütçe görüşmelerinde gündeme gelen konuyla ilgili CHP’li Vahap Seçer, “Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın yerleşeceği bir yapının, binanın ya da yerin olmadığı haberi var. Acaba Sayın Cumhurbaşkanı, Muhafız Alayı’na güvenmiyor mu? Yani uzun vadede bir değişiklikle ‘Hayır, beni artık asker korumasın, onu lağvediyorum, beni Emniyet mensupları korusun’ gibi yeni bir konsepte mi geçilecek?” diye sormuştu.Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün güvenliğini sağlamak amacıyla 94 yıl önce kurulan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın statüsü yıllar içinde değişti. Başlangıçta TBMM Muhafız ve Tören Taburu’na bağlı olan bu birlik, cumhuriyetin ilanıyla alay düzeyine çıkarıldı. TBMM Tören Taburu da 2011 yılına kadar bu birliğe bağlı görev yaptı ve onlarca yıl Meclis yerleşkesinin güvenliğini sağladı. Sivilleştirme kapsamında Tören Taburu Meclis’ten çıkarılarak Çankaya Köşkü’ne gönderildi. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2012’de imzaladığı kararnameyle Meclis’te olduğu gibi Çankaya Köşkü’nde de Muhafız Alayı’nın koruma-güvenlik görevine son verdi. Alayın görevleri, resmi törenler, Başkomutanlık Karargâhı’nda temsil ve saygı nöbetleri ile sınırlandırıldı. Cumhurbaşkanlığı yerleşkelerini koruma görevi Emniyet Genel Müdürlüğü personelinden oluşan Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bırakıldı.Doğrudan Genelkurmay Karargâhı’na bağlı temsil özellikli tek alay olan birlik, Cumhurbaşkanlığı’nın yanı sıra Genelkurmay, Başbakanlık ve Meclis’teki resmi karşılamalarda tören birliği olarak görev yapıyor. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinden subay, astsubay ve erlerden oluşan alaya uzun boylu, eğitimli, ruh ve beden sağlığı yerinde olan askerler subaylarınca eğitim birliklerinden seçilerek gönderiliyor. Muhafız Alayı, üniformalarıyla da diğer birliklerden ayrılıyor. Yeni oluşumla özel eğitimli komando bölüğü alaya ilk kez katılacak. Cumhurbaşkanı’nın yakın korumalığını şimdiye kadar olduğu gibi yine polislerden oluşan Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanlığı yürütecek. Ancak şehrin içinde kalan Beştepe Yerleşkesi’nde 24 saat esasına göre nöbet ve çevre güvenliğini komandolar üstlenecek. Olası saldırı ve eylemlere karşı ‘ani müdahale mangaları’ görevlendirilecek.Bülent Sarıoğlu | Hürriyet
Eskişehirspor Koşu Mesafesinde Türkiye Rekoru Kırdı
Fenerbahçe'den 1 puan alarak evine dönen Eskişehirspor, Türkiye'de bir ilki başardı.Fanatik gazetesinde yer alan habere göre, Süper Lig'in en zevkli mücadelelerinden biri olan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında bir de rekor kırıldı. Şükrü Saracoğlu'nda çok cesur bir maç çıkaran ve evine 2-2'lik skorla dönen Eskişehirspor, koşu mesafelerinde Türkiye rekorunu kırdı. Ertuğrul Sağlam'ın öğrencileri, uzatmalarla birlikte yaklaşık 97 dakika oynanan mücadelede toplam 120 km 776 m mesafe kat ederek, zirveye çıktı. İlk kez Türkiye'de bir takım bu kadar mesafe kat etmeyi başardı. Kırmızı-Siyahlı oyuncuların maç boyunca gösterdiği özverinin yanı sıra maçın uzatma dakikalarının 7 dakika kadar sürmesi de koşu mesafelerinin bu kadar yüksek olmasında önemli rol oynadı. DHA
En Yaşlı ‘Triple Double'cı Kobe Bryant Oldu
NBA takımlarından Los Angeles Lakers’ın yıldızı Kobe Bryant, dün akşam Toronto Raptors’ı 129-125 yendikleri maçta tarihe geçti.Karşılaşmayı 31 sayı, 12 asist, 11 ribaundla tamamlayarak kariyerinde 20. kez triple double yapan Kobe Bryant, 36 yaş 99 günlük olarak 30 sayı üstünü geçip triple double yapan en yaşlı basketbolcu oldu.Kobe, bu maçla 30.000 sayı ve 6.000 asiste de ulaşarak rekor kırdı.Kobe Bryant, maç sonunda yaptığı açıklamada, “Maçın bittikten sonra soyunma odasına gelene kadar rekor kırdığımı bilmiyordum. Bu benim için çok büyük bir onur. Maç boyunca takım olarak çok iyi mücadele ettik. Bu galibiyetin devamını getirmeyi istiyoruz” dedi.Bryant ayrıca kendisini pas vermemekle eleştirenlere de mesaj göndererek, “Demek ki pas veriyormuşum” görüşünü savundu. ZETE
Reklam
'Adalet' Kaçtı Yasemin Yakaladı
2012’de ikizleri sonsuza dek birbirlerinden ayıran kazada adalet geç geldi.Kuzeni Gökhan Demir’ın kazada ölümünün peşini bırakmayan Yasemin Usta, iki yıllık mücadele sonunda hem sürücüyü hem soruşturmayı eksik yürüten iki polisi mahkûm ettirdi.Nihal ve Ramazan Demir çiftinin 14 yıllık evlat hasreti, 27 Temmuz 1994’te tek yumurta ikizleri Gökhan ve Oğuzhan’ın dünyaya gelmesiyle son buldu. İkizler, 2012 yılında liseyi bitirdi. İkisinin de hayali iyi bir üniversiteye girebilmekti. Ancak 19 Ekim 2012’de, Hasköy’de meydana gelen korkunç kaza, ikizleri sonsuza dek birbirlerinden ayırdı. Saat 21.00 sıralarında, caddeden karşıya geçen Gökhan’a, sollama yapan Salih Paşahan’ın (39) kullandığı otomobil çarptı. Gökhan, diğer otomobilin üzerine düşerken, biraz ileride duran Salih Paşahan, Gökhan’ın yanına bile gelmeden, tekrar otomobiline binerek kaçtı.İşinden istifa ettiHürriyet'ten Eyüp Serbest'in haberine göre, Polis 4 saat sonra Salih Paşahan ve ruhsat sahibi kardeşini gözaltına aldı. Ancak Paşahan, mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Gökhan ise, yoğun bakımdaki yaşam savaşını 9 gün sonra, 28 Ekim 2012’de kaybetti. Gökhan’ın ölümüne en çok üzülenlerden biri de, kuzeni Yasemin Usta’ydı (30). Yasemin, bir hafiye gibi kazanın izini sürmeye başladı. Önce, 5 Kasım 2012’de, Salih Paşahan için yakalama kararı çıkarttırdı. Kaza yerindeki herkesle konuştu. İki görgü tanığının ifade vermelerini sağladı, Rahmi Koç Müzesi, PTT Halıcıoğlu Şubesi ve bir petrolistasyonunun kamera kayıtlarının toplanması kararı çıkarttırdı.Ancak bu işler öylesine zaman alıyordu ki, yönetici olduğu gıda firmasından istifa etti, hemen her gün savcılığın kapısını aşındırdı. 14 Ocak’ta kamera kayıtlarının zaman aşımı nedeniyle silindiğini öğrendi. Bu arada, 23 Ocak 2013’te yakalanan Salih Paşahan, nöbetçi 29’uncu Sulh Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.İki polise de ceza15 Şubat’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Paşahan hakkında 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. Yasemin, 8 duruşma süren yargılama boyunca her aşamayı takip etti. İstanbul 30’uncu Asliye Ceza Mahkemesi 6 Kasım 2014’te davayı karara bağladı. Salih Paşahan’a hiç indirim yapmadan 5 yıl hapis cezası veren mahkeme, ehliyeti bulunmadığı, ters yolda araç kullandığı için cezayı 6 yıl 3 aya çıkarttı. Yasemin, kazanın ardından polisler hakkında da şikâyetçi oldu. İdare soruşturmada ‘aklanan’ bir komiser yardımcısı ve bir polis memuru hakkında, Yasemin’in ısrarlı takibiyle İstanbul 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görevi kötüye kullanmak suçundan dava açıldı. Yasemin’in avukatı olmadan takip ettiği bir yıllık yargılama sonunda, komiser yardımcısı ve polis 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Hükmün açıklanmasını geri bırakan mahkeme, iki polisin 5 yıl boyunca denetim altında tutulmalarına hükmetti.T24
Gazetelerde Bugün | 1 Aralık Pazartesi
Hürriyet: ‘Adalet’ kaçtı Yasemin yakaladıSabah: Paralel gölge, yargıya güveni vurduMilliyet: Eşzamanlı 4 adım Vatan: Kapının arkası cehennem gibi Taraf: Demokrasinin geleceği bu karara bağlıAkşam: Paralel intikam Birgün: Maden patronu yüzsüzlüğü diye bir şey var bu ülkede!Star: Komisyonu rahat bırakın Cumhuriyet: Bireysel yasa iptaliZaman: Hazine, bedava kömürün faturasını ödeyemediYeni Şafak: Çete sınır tanımadı
Reklam
Papa: 'Ermenistan Türkiye Sınırı Açılsın'
Katolik aleminin lideri Papa Francis, Türkiye'den ayrıldıktan sonra uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırların açılması çağrısı yaptı.Papa Francis, üç günlük Türkiye ziyaretini, dönüş yolunda gazetecilere değerlendirdi. Papa 'Benim asıl kalbimde olan, Türkiye-Ermenistan sınırı. Keşke o sınır açılsa, o kadar güzel bir şey olur ki. Ben o bölgede, sınırların açılmasını kolaylaştırmayan jeopolitik problemler olduğunu biliyorum, ama bu halklar arasında uzlaşma olması için dua edelim' dedi.Papa Francis, Sultanahmet Camii'nde yaptığı dua ile ilgili olarak da 'Sultanahmet Camii'ne ben turist olarak geldim diyemezdim. Oradaki o muhteşemlikleri gördüm. Müftü de çok iyi açıklıyordu orada neler olduğunu. Kur'an'dan pasajlar okudu, Meryem Ana'dan bahsetti. O anda dua etmek istedim. Müftüye dua edelim dedim. O da tamam dedi' ifadelerini kullandı.'Müslüman liderlerin IŞİD'i kınaması harikulade olur'Arjantinli ruhani lider, IŞİD'le ilgili bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı görüşme için 'Dünyadaki siyasi, akademik, dini tüm Müslüman liderlerin açıkça (IŞİD'i) kınamalarının harikulade olacağını kendisine söyledim' dedi. Papa, 'Müslümanların çoğunluğundan böylesi bir açıklama gelirse çok yardımı dokunacaktır. Hepimizin küresel bir kınamaya ihtiyacı var' dedi.'Müslümanlar rencide oluyor'Katolik lider şöyle devam etti: 'Bu eylemler sadece bu bölgede yapılmıyor. Afrika'da da oluyor. Bir nefret tepkisi olarak, sanki İslam buymuş gibi. Çok kızıyorum. Rencide olan birçok Müslüman 'Bunlar bizden değil, Kur'an bir barış eseridir' diyor. 'İslamofobiye te tepki gösteren Papa, 'Nasıl ki 'tüm Hristiyanlar kökten dinci' diyemiyorsak 'tüm Müslümanlar terörist' de diyemeyiz' dedi.DHA, AFP
Sony Pictures'a Hacker Saldırısı: Dört Yeni Filmin DVD Kopyaları Sızdırıldı
Sony Pictures'ın bilgisayar sistemine girmeyi başaran hacker'lar, aralarında Brad Pitt'in başrolünde yer aldığı Fury dahil dört yeni filmin orijinal DVD kopyalarını internete sızdırdı.Kendilerini 'Guardians of Peace' olarak adlandıran bir hacker grubu, Sony Pictures'ın bilgisayar sisteminden dört yeni filmin DVD kopyasını sızdırdı. Sızdırılan filmler arasında henüz yeni beyazperdeye çıkmış olan veya çıkmaya hazırlanan Fury, Annie, Mr. Turner ve Still Alice filmleri yer alıyor. Dört filmin yanı sıra, firmaya ait birçok özel veri de internete düştü.Torrent Freak sitesinin verdiği bilgiye göre, Pazartesi günü düzenlenen saldırı gün boyunca firmanın bilgisayar ağının çökmesine neden oldu. Sony'ye taleplerinin karşılanmaması halinde birçok veriyi daha sızdıracakları konusunda tehditte bulunan hackerlar, toplamda 11000 GB büyüklüğünde dosyanın ele geçirildiğini belirtti.Reddit'te paylaşımda bulunan eski bir Sony çalışanı, halen firmada çalıştığını belirttiği bir arkadaşından aldığı ve çok sayıda diğer çalışanın pasaport ve e-posta hesapları gibi bilgileri yayımladı. Sızdırılan bilgilerde, e-posta yazışmalarından Sony Pictures'ın bilişim teknolojileri sistemlerine kadar bilgi veren veriler bulunuyor. Veriler arasında, Sony çalışanlarının indirdiği dizi ve filmlere ait 'torrent' listesinin de yer alması dikkat çekti.Sony'e saldırılar sürüyorSony Pictures, konu hakkında yaptığı açıklamada filmlerin sızdırılmış olduğu konusunda kesin bir açıklama yapmazken, çalıntı bilgiler hakkında yetkililerle birlikte hareket edildiğini belirtti. Torrent Freak'e göre, Fury'nin sinemada elde edilen kopyası, Pirate Bay'de en çok indirilen ikinci film konumunda. İngiliz polisi, geçen hafta sinemalarda gösterime girmeden önce internete sızan Cehennem Melekleri 3 filmini çalmakla suçlanan iki kişiyi yakalamıştı.Sony, Ağustos ayında da Lizard Squad adlı bir hacker örgütünün saldırısına uğramış, PlayStation Network'e (PSN) DDOS saldırısı düzenlenmişti. Hacker'lar aynı zamanda Sony Online Entertainment Başkanı John Smedley bulunduğu uçağı bomba ihbarı yaparak inmeye zorlamıştı.Al Jazeera
Reklam
Karaman: "Terim Adımızı Veto Etmişse Ayıptır"
Bir süre önce adı Galatasaray ile anılan teknik direktör Hikmet Karaman, gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu.Galatasaray'ın göreve Hamza Hamzaoğlu'nu getirmeden önce Hikmet Karaman ile görüştüğü ancak Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in bu anlaşmaya engel olduğu iddia edildi.Sky 360'da yayınlanan Telegol programına bağlanan Karaman, konu hakkında önemli açıklamalar yaparken Ünal Aysal'ın kendisine sportif direktörlük teklif ettiğini ancak kabul etmediğini dile getirdi.İşte Karaman'ın çok konuşulacak sözleri;'GURURUMU OKŞAYICI SÖZLER SÖYLEDİ''Galatasaray yönetim kurulu kararını vermiş hayırlı olsun diyorum kısa ve net. Bu genel bir mejsa Türkiye'nin genel mesjaı bu. Herkes kısssadan hisseyi alan alsın.''Prandelli görev başı yaptığı gün Müfit hoca aradı onunla konuştum. Daha sonra Fatih hocayı aradım. Gururumu okşayıcı şeyler söyledi. Sırf gururumu okşama adınaysa üzüntü verici.''O dönem Prandelli'nin gelmesi, ben de boştaydım. Sen bu işi hak ediyorsun. Medya grubuna da benim gelebileceğimi belirtti. Tabi çok hoşuma gitti. Son 2 gündür bir takım tartışmalar var.''FATİH HOCA VETO ETMİŞSE...''Fatih hoca bizim adımızı veto etmişse ayıptır. Birilerini veto etmek hoş değil. Sadece ben yokum Yılmaz Vural da var, Tugay hoca da var. Galatasaray'ın kendi içinden başka antrenör arkadaşlar da var. Benim olacağım bir durum yok.''Konuştuğum insanlar da ortak çok dostumuz var. İnsanlar bir şeyler konuşuyor, yorum yapıyor. Ama ben Fatih Terim'in bu yorumları düşünebilecek kapasitesi olduğunu düşünüyorum. Bir kişi seçilmiş tüm bu konuşmalar Hamza hocayı da yıpratacak. Onun da bir günahı yok. O attığım tweet bence çok güzel bir tweet.'ÜNAL AYSAL'DAN KARAMAN'A O TEKLİF!'Bu ülkede çok yanlış işler oluyor. Çok yanlış konuşmalar oluyor. Bazı insanlar bilmeden suçlama getiriyor. Fevkalede üzücü, tiksindirici bir durum var. O tweet'ten hepimiz ders almalıyız. Ben Türk futbolu adına varım. Öyle birileri istedikleri gibi her yeri yönetmesin. ''Ünal bey bana dedi ki 'Git Florya'nın varili ol' dedi. Ben de sahada olmak istedim ne bileyim ben olay bu. Bana 'Bir yabancı hoca getirmek istiyorum ama seni çok beğeniyorum sportif direktör olarak Florya'nın varisi ol' dedi kabul etmedim.'Sporx
'İnsanın Hakkı Varsa Doğanın da Hakkı Vardır'
Kemal Kılıçdaroğlu, konuşma yapmak için kürsüye yürürken bir partilinin ‘Ön seçim istiyoruz’ diye bağırmasına tepki göstererek, “Onu buraya getiren arkadaş CHP’li değil, AKP militanı herhalde” dedi.Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği bölge toplantısına katılmak üzere geldiği Adana’da bu sabah CHP’li Karataş Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye binasında Başkan Boğaçhan Ünal tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu’nun ziyareti, basına kapalı yapıldı. Burada düzenlenen kahvaltılı toplantıya katılan Kılıçdaroğlu, daha sonra belediye çalışanlarıyla fotoğraf çektirip partisinin il merkezinde Seyhan Otel’de düzenlediği bölge toplantısına katıldı. Ancak otelde 24 kez üst üste elektrik kesilince Kılıçdaroğlu, konuşmasına 10 dakika ara vermek zorunda kaldı.YALOVA’DA KESİLEN AĞAÇLARKılıçdaroğlu Yolava’da CHP’li belediye tarafından kesilen ağaçlarla ilgili olarak şöyle konuştu:“Nerede bir yeşillik, ağaç ve çiçek varsa korunmasından yanayım. Hiçbir siyasi partide olmayan bir genel başkan yardımcılığımız var. Adı doğa hakları. İnsanın hakkı varsa doğanın da hakkı vardır. Diyor ki, ‘Efendim diyor, Gezi Parkı’nda ağaçlar kesildi kıyameti kopardınız.’ Evet kıyameti kopardık. Ben değil, ben de bir parçasıydım ama asil kıyameti koparanlar İstanbul’da oturanlardı, gençlerdi. Kendi kentlerine sahip çıkıyorlardı. Sen Yalova dolayısıyla üzüntünü dile getirdiğin için teşekkür ediyorum. Demek ki, Gezi Parkı’na hak vermeyi yeni yeni öğrendin; bu da bir aşama. Yeşillik ve güzelliğin olduğu her yerde insan mutlu olacaktır. Ağacı kesmek, tabiatı tahrip etmek doğru değildir. Bu konuda en çok duyarlı olan partilerden birisiyiz. Bu duyarlılığımızı da sonuna kadar koruyacağız.”“ÖN SEÇİM” DİYE BAĞIRANA SİNİRLENDİKılıçdaroğlu konuşma yapmak için kürsüye yürürken bir partilinin ‘Ön seçim istiyoruz’ diye bağırmasına tepki göstererek, “Onu buraya getiren arkadaş CHP’li değil, AKP militanı herhalde. Kimse şunu unutmasın. Kimseye kişisel şov yaptırmayacağım. Bu partiye, demokrasiyi getiren kişiyim. Genel başkan seçimi dahil yüzde 33 cinsiyet kotası dahil, hiçbir partide olmayan demokrasi kültürünü bu partiye getirdik. Daha da getireceğiz” dedi.“ADANA’NIN KÜLTÜRÜ ZENGİN”Adana’da son 10 yılda 55 fabrika kapandığını belirten Kılıçdaroğlu şöyle dedi:“Adana’dayız, güzel bir yerdeyiz. Adana’nın zengin bir tarihi ve zengin bir kültürü var. Bereketli toprakları var. Aydınları yazarları ressamları var. O görkemli tarih içinde farklı bir Adana var. Son 12 yılda Adana, iktidar partisine en büyük katkıyı yapan kenttir. Son 12 yılda Adana kan kaybetti mi, kaybetmedi mi? Son 10 yılda 55 fabrika kapandı mı, kapanmadı mı? Türkiye de işsizliğin en yoğun olduğu il Adana oldu mu, olmadı mı? Sabahın dördünde genel başkan yardımcılarımız işsizlerin kahvesine gittiler. Türkiye, bu manzarayı kabul etmiyor. CHP olarak, işsizlik manzarasını içimize sindiremiyoruz. İşsizliği sadece Anadolu’da değil, bütün Türkiye’de yenmek benim boynumun borcudur. Diyorlar ki, işsizliği nasıl önleyeceksin. Bunun dünyada bilinen bir yolu var. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ürettiğinizi satacaksın. Yeniden üretip, fabrikalar kuracaksınız. Ürettiğiniz malın ne olduğunu bileceksiniz. Dünyadaki gelişmeleri takip edeceksin. Eğer siz bunları politikanızın ana ekseni haline getirmezseniz büyüyemezsiniz. Eğer siz ekonomiyi sıcak paraya teslim etmişseniz dışarıdan para gelecek biz onunla idare edeceğiz. O zaman işsizliği önleyemezsiniz. Bizim birinci hedefimiz üreten, çalışan, alın teri döken, zengin, onurlu Türkiye ve bunu yaratacağız. Herkesin kazandığı, zengin ve onurlu bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”“FABRİKA KURULMUYOR, SARAY YAPILIYOR”Türkiye’de yatırım yapılmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Fabrika kuracağı yerde kendisine bin odalı saray yapıyor” dedikten sonra sahabelerden Ebu Zer el Gifari örneğini verdiğini hatırlatarak şöyle konuştu:“Ebu Zer gidiyor. Önemli sahabelerden birisidir. Gidiyor Muaviye’ye, ‘Sen bu sarayı kendi paranla yaptıysan israftır, milletin parasıyla yaptıysan haramdır’ diyor. O zaman o kaçak saray, haram saraydır. Helal parayla yapılmış, haram saraydır. Bunlar zaman zaman yeni vaatlerde bulunuyorlar. Hangisi yerine getirildi? Her şeyi, geleceklerini yalan üzerine inşa ediyorlar. O zaman hepimizin yeniden oturup düşünmesi lazım. Sadece ben, CHP’liler düşünmeyecek. Çocuğu işsiz olan ana ve babalar da düşünecek. Üniversiteyi bitirmiş atamayı bekleyen öğretmenler, hukuk fakültesini bitirmiş ne olacağım diye gezen mezunlar da düşünecek. Yeni bir arayışa gireceğiz. Eğer Türkiye iyi yönetiliyor diyorsan git oyunu ver. Hayır, Türkiye iyi yönetilmiyor sorunlar var diyorsan oturup düşüneceksin. Ben sadece saygıdeğer yurttaşlarımdan düşünmelerini istiyorum. Özellikle Ak Parti’ye oy veren saygıdeğer yurttaşlarımdan düşünmelerini istiyorum. Bir dakika düşünmelerini istiyorum. Odana otur ve düşün. Elini vicdanına koy. Etrafına bak ve şu soruyu kendine sor bu kadar dert varken 1000 odalı saray o adam için hak edilen bir saray mıdır, değil midir? Bunun kararını önce vicdanında ver. Vicdanın da isyan ediyorsa. Ebu Zer’den yana mısın, Muaviye’den yana mısın diye kendine düşünüyorsan. Ebu Zer’den yana adaletten yana, hukuktan yana, insandan, inançtan yana olmaya karar veriyorsan. O zaman elini vicdanına koy bir daha düşün. Sandığa gittiğinde bir daha düşün. Benim vicdanımı sızlatıyor de. Buna ben izin vermiyorum de. İzin vermiyorsan helale ortak olacaksın, harama değil. Helale ortak olmanın yolu nedir, geleceksin CHP’ye adam gibi oy vereceksin. Biz seni başımızın üzerinde taşıyacağız.”“CHP İKTİDARINDA AYRI GAYRI OLMAYACAK”CHP iktidarında ayrı gayrı olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, hangi partiye oy verilirse verilsin, çocuğu işsiz olan her babanın derdine sahip çıkacaklarını anlatırken, şöyle konuştu:“Bizim için yandaş yok, vatandaş var. Biz vatandaşı başımızın üstüne taşıyacağız. İşsizlik sorununu çözmenin yolu üretimden geçer. Yeni fabrikalar, çiftçi ürettiğini satacak, esnaf sanayici kazanacak. Üretimin çoğalmasının yollarından birisi de dış politikadır. Dış politikayı mezhep endeksinde oluşturur ve bu pencereden bakarsanız, başarıyı yakalayamazsınız. Dış politika, ülkelerin menfaat ve çıkarları üzerine inşa edilir. Ortadoğu’ya bakın, kan gövdeyi götürüyor. Bizim Suriye ile ne sorunumuz var? Irak ile Mısır ile İran, AB ile neden kavga ediyoruz? Kavganın yarar getirdiği bir düzen dünyada görülmemiştir. Eğer siz dış politikanızı ülkenin çıkarları üzerine inşa etseydiniz, bugün Ortadoğu’da üç büyük başkente bizim büyük elçimiz olurdu. Türkiye Mısır’a büyükelçi göndermek istiyor, Mısır kabul etmiyor. Ortadoğu’nun en kilit devletlerinden birisidir Mısır. Orda darbe oldu, ‘biz darbecileri istemiyoruz.’ Madem bu kadar net bir tutumun var. Ömer El Beşir gibi yüz binlerce kişiyi katleden o darbeciyi neden Çankaya Köşkü’nde kabul ettin. Ama Mısır’ın sorununu biz değil, Mısır halkı çözer. Irak ve Suriye için de bu böyle.”“DIŞ POLİTİKANIN FATURASINI 77 MİLYON ÖDÜYOR”Türkiye’nin dış politikasının faturasını 77 milyonun ödediğini belirten Kılıçdaroğlu, herkesle kavga edilirse, üretilen malın kime satılabileceğini sorarken, Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay’da herkesin mağdur durumda olduğunu söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, faturayı, bu ülkenin çiftçi, emekli, sanayicisi başta olmak üzere bütün yurttaşlarının ödediğini kaydederek, şöyle dedi:“77 milyon yurttaşıma sesleniyorum; CHP olarak iktidara geldiğimizde bütün komşularımızla barış içinde yaşayacak. Yeni bir barış anlayışını Ortadoğu’da egemen kılacağız. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayacağız. Yani TIR’larla silah göndermeyeceğiz. Müslümanın Müslümanı katletmesi için silahları Türkiye’den göndermeyeceğiz. O kapıları kapatacağız artık. Suriye’de akan kan kimin kanı? O akan kanın akrabaları Türkiye’de. Peki biz ne yapıyoruz? O tarafların ellerine silah veriyoruz. Siz, İslam coğrafyası dışında savaşın yaşandığı bir ülke gördünüz mü 21. yüzyılda. Hayır. Sadece bu coğrafyada yaşanıyor. Ve Türkiye neden bunlara alet oluyor.”“TBMM’NİN İRADESİNE NASIL İPOTEK KOYARSIN”17 Aralık operasyonu sonrası 4 bakan ile ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu’ndaki görüşmelere yayın yasağı konulmasına tepkisini tekrarlayan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:“Bütün bunlar yetmezmiş gibi. Devletin nasıl soyulduğuna tanık olduk. Bir hükümet, bir devleti nasıl soyar? Şimdi karar vermişler, Meclis’te soruşturma yapılıyor, bunlar basına kapalı olsun. Basın bunları yazmasın. Mahkemeden karar çıkartıyorlar. O hakime soruyorum. Sen yolsuzluk yapanların hamisi misin, sen nasıl o kararı verirsin. TBMM’nin iradesine nasıl ipotek koyarsın. Yargıçsan, yargıçlığını bileceksin. Komisyondaki adamlar, karar alınmadan kendi başına yazı yazıyor. Efendim buradaki ifadeler dışarı çıkmasın diye. Diğer adamlar konuşurken aklınız başında değil miydi. Onlar konuşuyordu. Aklınız yeni mi başınıza geldi. Japonya’da yolsuzluk oldu, Japonya yargılamayı TV’den yayınladı ibreti alem olsun, kimse yolsuzluk yapmasın diye. Siz yolsuzluk yapanları koruyorsunuz. Davutoğlu’nun danışmanı var sayın Mahcupyan. AKP’ye oy veren İslami kesimin, en az yarısı bir yolsuzluk olduğuna inanıyor diyor. Şimdi o yolsuzluğa inanıp, AKP’ye oy veren İslami kesim olarak kendisini tanımlayan yurttaşlarıma sesleniyorum. Kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu babam öğretti bana. İlk öğrendiğim şeylerden birisiydi. Senin annen baban sana da öğretmiştir. O zaman yolsuzluk olduğuna inanıyorsun neden hala AKP’ye oy veriyorsun? Eğer, AKP’ye hala sempati duyuyorsan senden bir ricam var. Kendini Müslüman olarak tanımlama, başka bir şey olarak tanımla. Benim bildiğim Müslümanlıkta kul hakkı yemek en büyük günahtır. Şunu artık net söylüyorum. Biz kul hakkı yemiyoruz, yolsuzluk yapmıyoruz, insanın parasını pulunu saymıyoruz. Her kuruşun hesabını vermeyi namuslu görev kabul ediyoruz. O zaman ben düşünüyorum bunları söylüyorum. Sen de düşün sandığa öyle git diyorum.”“YENİ YASAYLA İŞVERENLERİN MALINA EL KOYABİLECEKLER”Konuşmasında işverenlere de seslendiğini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çıkarılması planlanan yeni yasa ile bir işverenin mal varlığına el konulabileceğini belirterek şöyle devam etti:“Türkiye’nin iyi yönetilmediğini bütün dünya biliyor. Bütün dünyanın, çağdaş dünyanın kafasında temel bir soru var. Ne olacak bu Türkiye’nin hali. Yeni yasalar geliyor. Bütün işverenlerin beni dinlemesini istiyorum. Parlamentoya yeni bir yasa tasarısı geldi. Bu tasarıya göre makul şüphe ile bir işverenin mal varlığına el konulabilecek, hapse atılabilecek. Bu dosyaya gizlilik kararı konulduğu andan itibaren, iş verinin avukatı dosyanın içeriğine de sahip olamayacak. 12 Eylül askeri darbe döneminde bile böyle bir uygulama yoktu. Şimdi bu uygulamayı Türkiye’ye getirmek istiyorlar. Topluma korku gömleği giydirmek istiyorlar. Sizlerden isteğim, önümüzde 2015 seçimleri var. Tavrımızı açık ve net sandığa giderken koymak zorundayız. Ya demokrasiden savunarak tavrımızı koyacağız, ya da diktatörlükten yana tavrımızı koyup, tutumumuzu sergileyeceğiz. Bu ülkede demokrasi yoksa işveren yatırım yapmaz, yabancı sermaye gelmez, insanlar taleplerini özgürce dile getiremezler. O nedenle 2015 seçimleri bir demokrasi sınavı olacaktır. Herkesten özellikle herkesten istirham ediyorum. Sandığa giderken bir kez daha düşünün. CHP iktidar olursa, sosyal yardımları kesecekmişiz. Hayır, niye keselim? Hangi gerekçeyle keselim? Sosyal yardım alan bütün ailelere sesleniyorum. Sosyal yardımlar kesinlikle kesilmeyecek, tam tersine en az iki kat artacak. Çünkü biz yemeyeceğiz, yolsuzluk yapmayacağız, cebimizi doldurmayacağız, yandaşı zengin etmeyeceğiz. Bu ülkede yolsuzluğu tarihe gömeceğiz. Bu bizim taahhüdümüzdür bütün yurttaşlarımızın bilmesini isterim.”Türkiye’nin zengin bir ülke olduğunu bütün meselenin parayı kimin harcayacağı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, açıkladıkları projeler için “Parayı nereden bulacaksınız?” diye sorulduğunu ifade ederken, “17-25 Aralık yolsuzlukları gösterdi ki, Türkiye’de para var. Türkiye zengin bir ülke. Bütün mesele parayı nerede ve kimin için harcayacağındır. Parayı, yandaşlardan yana değil de çiftçiden, üreticiden, emekçiden, sanayiciden yana harcarsan ülkeyi zenginleştirirsin. Yandaştan yana harcayıp, fakire fukaraya gelince ne yapalım paramız yok dersen, inandırıcı olamazsın. 17-25 Aralık olayları tüm tabloyu ayna gibi önümüze koydu” dedi.Kılıçdaroğlu, daha sonra STK’ların temsilcileriyle görüşmeler yaptı.STK TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adana’da partisinin 7′inci Bölge Toplantısı’na katıldıktan sonra kentteki sivil toplum kuruluşları ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat boyunca STK ve oda temsilcilerinin sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, daha sonra tarifeli uçakla saat 15.30′da Adana’dan ayrılarak Ankara’ya hareket etti. Zete
Reklam
Reklam
Topal'dan Korkutan Açıklama
Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Mehmet Topal, Eskişehirspor karşılaşmasının ardından herkesi tedirgin eden açıklamalarda bulundu.Spor Toto Süper Lig’de Fenerbahçe evinde Eskişehirspor ile 2-2 berabere kalırken karşılaşmanın ardından Mehmet Topal’ın yaptığı açıklama herkesi korkuttu.Milli yıldız, “Boyunum hareket ettiremiyorum. Çok ağrıyor, topa kafa vurduktan sonra daha da kötü oldum. Bana çık oyna dediler. Görevden kaçmam, oynadım.” şeklinde konuştu.Açık Mert Korkusuz
Felipe Melo'dan Olay Paylaşım
Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında oynanan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı sırasında Galatasaraylı oyuncu Felipe Melo, ilginç bir paylaşımda bulundu.Kadıköy'de oynanan ve hakem kararlarının damga vurduğu mücadele sırasında kişisel Twitter hesabından ifadeler paylaşan Brezilyalı yıldızın bu paylaşımı oldukla fazla sayıda alıntılandı.Felipe Melo'nun bu tweeti 'Üç maymun' şeklinde yorumlandı.Maraton
'Günahlara Ortak Olmayın'
Lara yolu üzerindeki 5 yıldızlı bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında Şahin'in otobüsü, davul zurna eşliğinde karşılandı. Partililerle tek tek selamlaşan Şahin, yaptığı konuşmada 11 gün önce kurulan MİLAD Partisi'nin ezberleri bozan bir kadro partisi olduğunu iddia etti. 'MİLAD Partisi'nin adı Millet, soyadı Adalet' diyen Şahin, partinin kapısının herkese açık olduğunu, ancak hırsızlarla bölücülere bu partide yer olmadığını ifade etti. MİLAD'ın bir başlangıç olduğunu belirten Şahin'in hedefinde, eskiden mensubu olduğu Ak Parti vardı. Mevcut hükümetin MİLAD'tan önceki son hükümet olacağını ileri süren Şahin, Türkiye'de başta iktidar partisi olmak üzere siyasetin irtifa kaybettiğini kaydetti.'Korku, tehdit, şantaj, adam kayırma bütün acımasızlığıyla uygulamaya konulmuştur' diyen Şahin, bu ülkenin böyle bir yönetimi hak etmediğini söyledi. 'Siyasetin de bir jargonu vardır' diyen Şahin, hükümeti gündemi saptırmakla ve bölücü örgüte taviz vermekle suçladı. Hükümetin iki yıldır platonik aşk yaşadığını iddia ettiği terör örgütü militanlarının geçen 8 Haziran'da Diyarbakır Bingöl karayolunu 25 gün boyunca kapattığını ileri süren Şahin, ağır ihmal ve güvenlik sorununun hiçbir tiyatral gündemle kapatılamayacağını aktardı.FALANLA FİLANLA UĞRAŞMA GÜNDEME GELİdris Naim Şahin, 'Bir ülkede yol güvenliği yoksa, mal güvenliği yoksa, can güvenliği yoksa, namus güvenliği yoksa, eğitim güvenliği yoksa, bir ülkenin başbakanı ‘Kamu düzenini sağlayacağız' diyorsa, hala cek-cakla konuşuyorsa, ne yazık ki bu benim ülkemse senin ülkense, orada biraz durmak lazım. Sadece durmak değil sormak lazım. Senin varlığın ne? Varlık sebebin ne? Yolun durduğu yerde söz biter. Ondan sonra sen bana filan yerde Müslümanlar 5 asır önce cami yaptırdı, filan yerde falan olmuş, Hacı Bektaş-ı Veli bunu demiş. Hazreti Mevlana şu sözü söylemiş, Ak Şemseddin Hazretleri bu güzel hikmetli sözü söylemiş diyerek sonra da Yunus Emre'den geçip, Atatürk'e dahi getiremeden bitirip huzurdan ayrılırsan, sorarız, isteriz bekleriz. Güne gel, gündeme gel ey hükümet. Ey iktidar, deriz oyalama milleti. Kandırmaya çalışma' dedi.Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı sarayını kastederek, 'Ankara'nın göbeğinde binbir gece masalları gibi dışardan görünen ışığıyla çatısıyla bahçesiyle ağacıyla neresinden bakarsanız bakın bir saraya dönüşmüş yapılara bir bakın. Bakmak lazım. Bu ülkede neler yapılıyor. Onlara bir mercek tutmak lazım. Ama bunları örtbas etmek için ustaca tarihi konular. Kıtalararası konular, biyolojik konular, kadın erkek eşit mi değil mi bunlarla uğraşılıyor. Bunlar siyasetçinin konuları olamaz' ifadelerini kullandı.SURİYE'DEKİ KANDAN İKTİDAR DA SORUMLUKonuşmasında Suriye'de dökülen kandan hükümeti de sorumlu tutan Şahin, 'Eğer Türkiye Suriye'nin iç meselesine karışmamış olsaydı, Esad Türkiye'nin içinde bulunduğu Milletler Camiasına rağmen kaç bin cana kıyabilirdi. Ben iddia ediyorum 10 binin altında kalırdı. Ama Türkiye'nin yanlış dış politikası ve hukuka aykırı uygulamaları sonucunda bugün 250 bin insanın hayatı sona ermiş. 250 bin insanın hayatını kaybetmesinde Türk hükümetinin vicdani ve siyasi sorumluluğu yok mudur' dedi.EY AK PARTİLİ KARDEŞLERİM17 ve 25 Aralık operasyonlarını kastederek hukukun kişiden kişiye farklı uygulandığını ileri süren Şahin, Ak Partili seçmenlere de seslendi. Şahin, 'Ey Ak Partili kardeşlerim. Ey iktidara gönül vermiş kardeşlerim. Şunu diyerek bu hukuksuzluğu geçiştiremeyiz; ‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar' diye. Benim okuduğum kitaplarda böyle bir şey yok. Siz farklı bir kitap biliyorsanız, onu ilan edin ben de okuyayım o kitabı. Vicdanlarınızın rahatsız olduğunu biliyorum. Sizi bazı, ısmarlama, atanmış fetva sahipleri sakın ola ki tatmin etmesin, kandırmasın. Bu yapılan suçtur, günahtır. Bir kısmınız gönülden bağlısınız. Bir kısmınız başka türlü bağlar içindesiniz. Kırın bu saadet zincirini. Bu saadet zinciri aynı zamanda haram zinciridir haram. Değmez iki paralık dünyada buna' diye konuştu.DHA
Reklam