onedio
'Günahlara Ortak Olmayın'
Lara yolu üzerindeki 5 yıldızlı bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında Şahin'in otobüsü, davul zurna eşliğinde karşılandı. Partililerle tek tek selamlaşan Şahin, yaptığı konuşmada 11 gün önce kurulan MİLAD Partisi'nin ezberleri bozan bir kadro partisi olduğunu iddia etti. 'MİLAD Partisi'nin adı Millet, soyadı Adalet' diyen Şahin, partinin kapısının herkese açık olduğunu, ancak hırsızlarla bölücülere bu partide yer olmadığını ifade etti. MİLAD'ın bir başlangıç olduğunu belirten Şahin'in hedefinde, eskiden mensubu olduğu Ak Parti vardı. Mevcut hükümetin MİLAD'tan önceki son hükümet olacağını ileri süren Şahin, Türkiye'de başta iktidar partisi olmak üzere siyasetin irtifa kaybettiğini kaydetti.'Korku, tehdit, şantaj, adam kayırma bütün acımasızlığıyla uygulamaya konulmuştur' diyen Şahin, bu ülkenin böyle bir yönetimi hak etmediğini söyledi. 'Siyasetin de bir jargonu vardır' diyen Şahin, hükümeti gündemi saptırmakla ve bölücü örgüte taviz vermekle suçladı. Hükümetin iki yıldır platonik aşk yaşadığını iddia ettiği terör örgütü militanlarının geçen 8 Haziran'da Diyarbakır Bingöl karayolunu 25 gün boyunca kapattığını ileri süren Şahin, ağır ihmal ve güvenlik sorununun hiçbir tiyatral gündemle kapatılamayacağını aktardı.FALANLA FİLANLA UĞRAŞMA GÜNDEME GELİdris Naim Şahin, 'Bir ülkede yol güvenliği yoksa, mal güvenliği yoksa, can güvenliği yoksa, namus güvenliği yoksa, eğitim güvenliği yoksa, bir ülkenin başbakanı ‘Kamu düzenini sağlayacağız' diyorsa, hala cek-cakla konuşuyorsa, ne yazık ki bu benim ülkemse senin ülkense, orada biraz durmak lazım. Sadece durmak değil sormak lazım. Senin varlığın ne? Varlık sebebin ne? Yolun durduğu yerde söz biter. Ondan sonra sen bana filan yerde Müslümanlar 5 asır önce cami yaptırdı, filan yerde falan olmuş, Hacı Bektaş-ı Veli bunu demiş. Hazreti Mevlana şu sözü söylemiş, Ak Şemseddin Hazretleri bu güzel hikmetli sözü söylemiş diyerek sonra da Yunus Emre'den geçip, Atatürk'e dahi getiremeden bitirip huzurdan ayrılırsan, sorarız, isteriz bekleriz. Güne gel, gündeme gel ey hükümet. Ey iktidar, deriz oyalama milleti. Kandırmaya çalışma' dedi.Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı sarayını kastederek, 'Ankara'nın göbeğinde binbir gece masalları gibi dışardan görünen ışığıyla çatısıyla bahçesiyle ağacıyla neresinden bakarsanız bakın bir saraya dönüşmüş yapılara bir bakın. Bakmak lazım. Bu ülkede neler yapılıyor. Onlara bir mercek tutmak lazım. Ama bunları örtbas etmek için ustaca tarihi konular. Kıtalararası konular, biyolojik konular, kadın erkek eşit mi değil mi bunlarla uğraşılıyor. Bunlar siyasetçinin konuları olamaz' ifadelerini kullandı.SURİYE'DEKİ KANDAN İKTİDAR DA SORUMLUKonuşmasında Suriye'de dökülen kandan hükümeti de sorumlu tutan Şahin, 'Eğer Türkiye Suriye'nin iç meselesine karışmamış olsaydı, Esad Türkiye'nin içinde bulunduğu Milletler Camiasına rağmen kaç bin cana kıyabilirdi. Ben iddia ediyorum 10 binin altında kalırdı. Ama Türkiye'nin yanlış dış politikası ve hukuka aykırı uygulamaları sonucunda bugün 250 bin insanın hayatı sona ermiş. 250 bin insanın hayatını kaybetmesinde Türk hükümetinin vicdani ve siyasi sorumluluğu yok mudur' dedi.EY AK PARTİLİ KARDEŞLERİM17 ve 25 Aralık operasyonlarını kastederek hukukun kişiden kişiye farklı uygulandığını ileri süren Şahin, Ak Partili seçmenlere de seslendi. Şahin, 'Ey Ak Partili kardeşlerim. Ey iktidara gönül vermiş kardeşlerim. Şunu diyerek bu hukuksuzluğu geçiştiremeyiz; ‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar' diye. Benim okuduğum kitaplarda böyle bir şey yok. Siz farklı bir kitap biliyorsanız, onu ilan edin ben de okuyayım o kitabı. Vicdanlarınızın rahatsız olduğunu biliyorum. Sizi bazı, ısmarlama, atanmış fetva sahipleri sakın ola ki tatmin etmesin, kandırmasın. Bu yapılan suçtur, günahtır. Bir kısmınız gönülden bağlısınız. Bir kısmınız başka türlü bağlar içindesiniz. Kırın bu saadet zincirini. Bu saadet zinciri aynı zamanda haram zinciridir haram. Değmez iki paralık dünyada buna' diye konuştu.DHA
İsmail Kartal: "Özür Diliyoruz"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Eskişehirspor maçının sonrasında açıklamalarda bulundu.İŞTE KARTAL'IN SÖZLERİ...''Maça iyi başladık. Eskişehir'in de iyi kontra atakları vardı. Kazanmak istiyorduk, kazanamadık. İyi maç oldu. 3 puan için uğraştık, ama başaramadık. Taraftarlarımızdan özür diliyoruz. Futbolun 90 dakika olduğunu unutmadan oynamamamız gerekiyor. Bu akşam bu maçtan bir ders çıkaracağız. Nasıl daha önce 4 puan geriden gelip lider olduysak, şampiyonluğun en büyük adayı olduğumuzu herkese göstereceğiz.'LİG UZUN BİR MARATON''Bir an önce maçı kazanabilme adına, bazı oyuncularım risk aldılar. Eskişehir de bu ligin önemli takımlarından. Bunlar futbolun içinde var, lig uzun maraton, önümüze bakacağız.''BU 1 PUAN IŞIK OLACAK''Evimizde yenilmememiz en azından iyi bir şey. Bu 1 puan belki de, bundan sonraki maçlar için bize ışık olacak, motivasyon verecek.'Sporx
Far Cry 4'ten Başarılı Çıkış
Yılın merakla beklenen FPS oyunlarından Far Cry 4 çıkışını gerçekleştirmesinin ardından sergilediği ilk hafta satış grafiği ile oldukça başarılı gözüküyor.Sunduğu geniş açık dünya yapısıyla oldukça sevilen bir oyun serisi haline gelen Far Cry, üçüncü oyununda sunduğu muhteşem grafikler ve kaliteli senaryosuyla, dördüncü oyunundaki beklentileri hat safhaya çıkarmıştı. Büyük bir merakla beklediğimiz yapım gün geldi çattı ve geçtiğimiz hafta satışa sunuldu. PlayStation 4, PlayStation 3, Xbox One, Xbox 360 ve PC için satışa sunulan yapımın çıkış yaptığı süreçten bu yana ki satış rakamları Ubisoft tarafından paylaşıldı.En iyi satış PlayStation 4'tePaylaşılan verilere göre Far Cry 4, çıkışını gerçekleştirmesinin ardından tüm platformlarda toplam 1.805.668 adet satış gerçekleştirdi.Bu satış rakamından yaklaşık 1 milyonu PlayStation 4 konsolunda gerçekleşirken, 327,525 adet de bir diğer yeni nesil konsol Xbox One'da yaşandı.PlayStation 3 konsolunda 190 bin civarında satış yapan Far Cry 4, Xbox 360'ta da 140 bin satış rakamına ulaşmayı bildi. PC platformunda ise yeni nesil konsol satışlarının altında kalarak 126,514 adet satış yaptı.2014 Oyun Ödülleri'nde en iyi FPS oyununa aday olarak gösterilen Far Cry 4, yaptığı satışlara göre Ubisoft'un beklentilerini karşılamış gibi gözüküyor. ShiftDelete.Net
Emre: "Allah Sizi Bildiğini Gibi Yapsın Dedim"
Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında oynanan Eskişehirspor karşılaşmasında kırmızı kart gören sarı-lacivertli kaptan, açıklamalarda bulundu.Karşılaşmanın 85. dakikasında oyundan atılan sarı-lacivertli yıldız, “Allah sizi bildiğini gibi yapsın dedim. Hakemler Allah belanızı versin dediğimi zannedip beni oyundan attılar. Bu gece kırmızı kartı hak etmedim.” dedi.Emre Belözoğlu’nun saha içinde gösterdiği hırçın tavırlar ve itirazları nedeniyle Tolga Özkalfa tarafından kırmızı kart ile cezalandırılmıştı.Açık Mert Korkusuz
Sağlam: "Hoş Olmadı"
Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Fenerbahçe ile oynadıkları karşılaşmanın ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu.Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Fenerbahçe ile oynadıkları karşılaşmanın uzatma bölümlerinde sarı-lacivertli takım lehine verilen penaltıyı eleştirdi.Ertuğrul Sağlam yaptığı açıklamada, “Güzel bir maç olduğu için iki takım futbolcularını tebrik ediyorum. Kendi oyuncularıma ayrı teşekkür etmek istiyorum. İyi oynadık, kazanmayı hak ettik. Maalesef futbolda bu tür olaylar yaşanıyor. Bu sene İstanbul’da Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe maçları oynadık. Üç maçta da kaybetmedik ama kazanacağımız maçlar oynadık.Galatasaray maçında ofsayt kararı var, Beşiktaş maçında golümüz ve penaltımız verilmedi. Rakibin golü ofsayttı. Fenerbahçe maçında da olanları gördük. İçeride pozisyonu seyrederken gördüm, Tolga Özkalfa pozisyona çok yakın. Berkay’a gelen top sonrası ‘Penaltı değil, ben pozisyonu gördüm’ der gibi duruyor… Sonra neden kararını değiştiriyor? Bir izlenirse herkes görecek. Hoş olmadı” diye konuştu.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Bu da Oldu: Temiz Hava Bulan Teknoloji
Dünyamızı hor kullandığımız ve giderek kirlettiğimiz aşikar. Özellikle de hava kirliliği sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerde ciddiyetini gösteriyor. Yeni bir Kickstarter projesi olan TZOA, teknolojinin çevre koruma çözümlerinin yanında farklı bir alternatif sunuyor. Bir giyilebilir teknoloji olan TZOA, üzerindeki sensorlar yardımıyla etrafınızdaki havanın temizliğini, UV ışınlarını, nemi ve sıcaklığı ölçebiliyor. Bu verileri kullanıcının cep telefonuna gönderen sistem etraftaki havanın ne kadar kaliteli olduğunu bildirebiliyor. Üstelik tüm bu veriler buluta aktarılarak şehirlerin ve kasabaların hava kirliliği haritası çıkartılabiliyor.Henüz erken aşama geliştirme safhasında olan projenin 2015 yılının yaz aylarında tamamlanması planlanıyor.
Güneş Panelleri Blu-Ray Diskler ile Güçlendirilecek
Güneş enerjisinden faydalanmak teoride oldukça güzel dursa da pratikte düşük verimli çalıştığı için yaygınlaşamıyor. Öyle ki güneş panelleri kendisine çarpan güneş ışınlarının yüzde 20’sinden azını tutabiliyor. Ancak araştırmacılara göre panellerin verimi Blu-ray diskler ile arttırılabilir.Northwestern University of Evanston, Illinois’ten araştırmacıların bulgularına göre Blu-ray diskler güneş ışınlarını yakalamada oldukça başarılı, öyle başarılı ki üzerlerine film veya oyunlar yazılarak adeta yetenekleri harcanıyor. Araştırmaların sonuçlarına göre Blu-ray diskler polimer güneş hücreleri ile birlikte kullanıldıklarında güneş panellerinin verimlerini yüzde 22 oranında arttırabiliyor. Çalışma henüz kavram aşamasında olsa da gelecek vadediyor.
Reklam
Fenerbahçe'ye Es Es Darbesi
Spor Toto Süper Lig’in 11. haftasında Fenerbahçe, sahasında Eskişehirspor’u konuk etti. Şükrü Saracoğlu’nda oynanan karşılaşma 2-2'lik skorla sona erdi.Eskişehirspor mücadelenin 28. dakikasında Erkan Zengin'in attığı gol ile öne geçerken, Fenerbahçe 70. dakikada Pierre Webo'nun sayısı ile beraberliği yakaladı. Maçın 87. dakikasında ağları sarsan Funes Mori, Es-Es'i öne geçirdi. Mücadelenin 90+3. dakikasında Moussa Sow penaltıdan attığı gol ile skoru tayin etti: 2-2.Öte yandan Fenerbahçe'de Emre Belözoğlu, maçın 85. dakikasında itirazlarının ardından gördüğü kırmızı kartın ardından oyun dışında kaldı.Bu skorun ardından Fenerbahçe puanını 21 yaparken, Eskişehirspor ise 12 puana yükseldi. Süper Lig'in 12. haftasında Fenerbahçe deplasmanda Balıkesirspor ile karşılaşacakken, Eskişehirspor ise evinde Başakşehir'i konuk edecek.FENERBAHÇE'DE 2 DEĞİŞİKLİKFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Spor Toto Süper Lig'de Eskişehirspor ile yaptıkları maçta, sakatlıklar nedeniyle bir önceki maça göre ilk 11 kurgusunda iki oyuncu değişikliği yaptı.Ligin 8. haftasındaki Beşiktaş derbisinde yaşadığı sakatlığın ardından, 9. haftadaki Çaykur Rizespor maçında forma giyemeyen, Bursaspor maçının ise son 6 dakikasında görev alan kaptan Emre Belözoğlu, Diego'nun yokluğunda iki maçlık aradan sonra 11 kişilik kadroya dahil edildi. Teknik direktör Kartal'ın ligde son 3 maçta 11 kişilik kadroda yer vermediği Sow da zorunlu değişikliklerin ardından takıma girdi.Sow'un kadroya girmesi üzerine teknik direktör Kartal, Emenike'yi orta alanın soluna çekip, Sow'u tek forvet olarak ileride görevlendirdi. Bundan önceki 10 lig maçında da 90 dakika sahada kalarak, görev yaptığı 900 dakikalık süreyle sarı lacivertli takımda ön plana çıkan Mehmet Topal, ilk kez yedekler arasında sahaya çıktı.KARTAL SOLA CANER'İ KOYDUBursaspor deplasmanında ilk yarıda oyundan alınırken sergilediği sinirli tavırlarla dikkatleri üzerine çeken, maç sonunda yaşanan durum nedeniyle özür dileyen Caner Erkin, Eskişehirspor mücadelesinde 11'deki yerini aldı. Geçen maçta Caner oyundan alındıktan sonra yerine maça dahil olan Hasan Ali Kaldırım, Eskişehirspor karşısına yine yedekler arasında çıktı.Sakatlığının ardından takımla çalışmalara başlayan, dün akşamki antrenmandan sonra açıklanan 19 kişilik kamp kadrosunda yer alan savunma oyuncusu Egemen Korkmaz, 18 kişilik maç kadrosuna alınmadı.SOW VURDU, BOFFIN ÇIKARDI!Karşılaşmaya iki ekip de kontrollü başlarken, Fenerbahçe rakip yarı alanda bol paslarla ceza alanına girmeye çalıştı, Eskişehirspor ise kendi sahasına çekilerek kontra ataklarla rakibini tehdit etmeyi amaçladı. Maçtaki ilk pozisyon 9. dakikada geldi.Fenerbahçe'de ceza yayı sol çaprazının gerisinde topla buluşan Emenike havadan pasını ceza sahası içi sağ çaprazına doğru gönderdi. Bu noktaya hareketlenen Moussa Sow topu kontrol ederek vuruşunu yaptı, ancak kaleci Ruud Boffin gole izin vermedi.ES-ES HIZLI GELDİ, ERKAN BİTİRDİ!Fenerbahçe Mehmet Topal'ın eksikliğinde özellikle rakip savunmadan dönen topları karşılamakta sorun yaşarken, Eskişehirspor bu tarz bir pozisyonda yakaladığı hızlı hücum ile golü buldu.28. dakikada hızlı gelişen atakta ceza yayı sağ çaprazında topla buluşan Ömer Şişmanoğlu ceza yayı sol tarafına hareketlenen Erkan'ı gördü. Erkan ceza sahasına girer girmez vuruşunu yaptı ve topu sol köşeden filelerle buluşturdu. Eskişehir öne geçti.Bu dakikadan sonra ilk yarıda ataklarını sıklaştıran Fenerbahçe, Eskişehirspor savunmasını geçmekte zorlandı ve mücadelenin ilk yarısı 1-0 Es-Es üstünlüğü ile sonuçlandı.İKİ TAKIMDA DA DEĞİŞİKLİKLERFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, karşılaşmanın ikinci yarısına oyuncu değişikliği ile başladı. Raul Meireles oyundan alınan isim olurken, Mehmet Topal oyuna dahil olan isim oldu. Eskişehir'de de ilk yarıda çok efor sarfeden isimlerden Hürriyet oyundan alınırken, Lawal karşılaşmaya dahil oldu.İkinci yarının ilk dakikalarında baskısını attıran Fenerbahçe, istediği pozisyonları ise bulamadı. Rakip yarı alana oyunu yıkan F. Bahçe'ye karşı, Eskişehirspor da topu ayağpına aldığında bol pas yapmaya başladı.WEBO GİRDİ; GOL GELDİ!Fenerbahçe'de beklenen golün gelmemesi sonrasında, İsmail Kartal kulübedeki gol kozu Pierre Webo'yu da oyuna sürdü. 60. dakikada Emenike'nin yerine, Webo mücadeleye dahil oldu. Fenerbahçe de 70. dakikada beraberliği buldu.Sağ kanatta topla buluşan Emre ortasını arka direğe doğru gönderdi. Webo gelen topa kafa vuruşunu yaptı, ancak top üst direğe çarptı ve altıpas alanı içerisinde tekrar Webo'nun önünde kalıyor. Webo müsait pozisyonda vuruyor ve topu filelere gönderdi.F.BAHÇE ATAKLARINI SIKLAŞTIRDI!Beraberliğin ardından Fenerbahçe ataklarını iyice sıklaştırdı.Maçın 72. dakikasında sol kanattan kullanılan serbest vuruşta Emre Belözoğlu ortasını ceza alanına doğru gönderdi. Savunmadan seken top ceza sahası içi sağ tarafındaki Kuyt'ta kaldı. Kuyt son çizgiye inerek yerden pasını çeviriyor ancak hiç bir takım arkadaşı topa dokunamadı ve savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.EMRE ATILDI, ESKİŞEHİR GOLÜ BULDU!Karşılaşmanın 85. dakikasında Fenerbahçe'yi şok eden kırmzıı kart geldi. Emre Belözoğlu önce itirazları nedeniyle, hakem Tolga Özkalfa'dan sarı kart gördü. Ardından, yan hakemle Emre'nin pozisyonunu konuşan Özkalfa, tekrar Emre'ye yöneldi ve bu kez doğrudan kırmızı kartını çıkarttı. Pozisyonun ardından Emre büyük itirazlarda bulundu.Kırmızının ardından Eskişehirspor, 87. dakikada Rogelio Mori'nin golü ile üstünlüğü ele geçirdi. Orta alandan gelişen atakta Raheem Lawal ileri doğru uzun oynadı ve topla buluşan Rogelio Mori kaleci Volkan'ı geçerek topu filelere gönderdi.7 DAKİKA UZATMA VE PENALTIMaçın hakemi Tolga Özkalfa, mücadelenin 90. dakikasında 7 dakikalık bir uzatm oynanacağını belirtti ve Fenerbahçe geliştirdiği atakta penaltı kazandı.90+3. dakikada ceza alanı dışında topla buluşan Hasan Ali'nin kaleye şutunda top Berkay'ın koluna müdahale etti ve karar penaltı oldu. Topun başına gelen Moussa Sow, kalecinin solundan ağları sarstı ve maça tekrar denge geldi.Kalan dakikalarda başka gol olmadı ve mücadele 2-2 sona erdi.Sporx
Dortmund Dibe Vurdu
Şampiyonlar Ligi'nde gruplardan çıkmayı başaran Dortmund, bu sezon Bundesliga'da kümde düşme tehlikesiyle karşı karşıya...Frankfurt, sahasında konuk ettiği Dortmund'u 2-0 mağlup etti. Frankfurt'a galibiyeti getiren golleri 5'te Meier, 78'de Seferovic kaydetti.3 puanı hanesine yazdıran Frankfurt, puanını 16'ya çıkardı ve derin bir nefes aldı. B. Dortmund ise 11 puanla ligin son sırasındaki yerini korudu.Şampiy10
Reklam
Audi, Elektrikli Araçlarda Tesla'ya Rakip Olacak
Audi, Tesla’nın Model S’ine rakip olacak tamamen elektrikli bir araç ürettiğini açıkladı. Audi’nin önceki R8 e-tron modelinde bulunan teknolojiyi kullanacağı açıklanan araç bir depo şarj ile 450 kilometre gidebilecek.Audi’nin Teknoloji Genel Müdürü Ulrich Hackenberg, Auto Express’e yaptığı açıklamada “Böyle bir aracımız şu an geliştirme aşamasında. 2017 yılında piyasaya çıkacak ama spor bir araç olmayacak. ” diye konuştu. Audi yakın zamanda A3 e-tron modeliyle hibrit araçlar satmaya başlamıştı ve teknolojiyi diğer modellere de taşımaya niyetlendiği konuşuluyordu.
Engelliler 'Sosyal Devlet' İstedi
Engelliler Haftası nedeniyle, Türkiye Sakatlar Federasyonu tarafından İstiklal Caddesi’nden Galatasaray Meydanı’na kadar bir yürüyüş düzenlendi.Kiminin tekerlekli sandalye, kiminin baston, kiminin de protez bacağı ile aksayarak katıldığı yürüyüşte yaklaşık 200 engelli sesini duyurmaya çalıştı.Taksim Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, “Ne sadaka ne ayrıcalık, parasız eğitim parasız sağlık, “Herkese sağlık, herkese güvenli gelecek, “Sadaka değil iş istiyoruz, “Her yer Taksim, her yer direniş ve “Direne direne kazanacağız sloganları eşliğinde Galatasaray Lisesi’nin önünde sona erdi.“ENGELLİLERİN YÜZDE 65′İ OKUR-YAZAR DEĞİL”Burada grup adına yapılan basın açıklamasını avukat Turan Hançerli okudu. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni kabul eden ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan avukat Hançerli, “Ancak, hâlâ bireysel başvuru hakkını tanıyan ek protokol yürürlüğe girmedi” dedi.Anayasa ile korunan eşitlik ve adalet istediklerini belirten Hançerli, “38 yıl önce yürürlüğe giren yasa ile engelli ve yaşlıya verilen maaş hakkı 2013 yılında sosyal yardıma havale edilmiş ve bu gelirin alınabilmesi için sadece engellinin değil, akrabalarının da açlık sınırının altında yaşaması şartı getirilmiştir diye konuştu.Avukat Turan Hançerli, engelli bireylerin yüzde 65′inin okur-yazar olmadığını, yüzde 7′inin lise, yüzde 2′sinin de üniversite eğitimi gördüğünü belirterek, “Biz eğitim sorununa eşit yurttaşlık temelinde kalıcı çözüm beklerken, okullarımız bir bir elimizden alınmaktadır” dedi.Yürüyüşü organize eden Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz da, hiçkimsenin hayatını engelli olarak geçirmek istemediğini söyledi. Anayasa’nın 42. maddesine göre, Türkiye’nin bir sosyal hukuk devleti olduğunu vurgulayan Boyraz, “Sosyal devlet sadakayla engellisini hayata kazandırmaz. Sosyal devlet imkanlarıyla kazandırır” dedi.ŞAFAK PAVEY: HÜKÜMETİN ENGELLİLERE UYGUN GÖRDÜĞÜ DURUM AÇLIK SINIRIYürüyüşe katılan CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey de, engellilerin sorunlarını Meclis’te dile getirmeye çalıştıklarını kaydederek, “Hükümetin, toplumun yarısını oluşturan engelliler ve ailelerine uygun gördüğü durum, açlık sınırında yaşamak” dedi.MAHMUT TANAL: ENGELLİ KADROSUNDA ENGELSİZLER ÇALIŞTIRILIYORYürüyüşe destek veren CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise İş Kanunu gereği özel ve kamu işyerlerinde açılan engelli kadrosunda engelsiz insanların çalıştırıldığını öne sürerek, “Bu sebepten dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk” dedi.Şafak Pavey ve Mahmut Tanal’ın konuşmaları, işaret dilini kullanan bir kişi tarafından işitme engellilere aktarıldı. Yürüyüşe katılan engelliler konuşmaların ardından sessiz dağıldı.Zete
İspanya'da Taraftar Katliamı
İspanya'da La Liga'da Atletico de Madrid ile Deportivo de La Coruna arasında oynanan karşılaşma öncesi taraftarlar arasında çıkan çatışmada bir kişi hayatını kaybederken, 13 kişi de yaralandı. Yaralananlar arasında durumunun ağır olanların olduğu belirtiliyor. Ölen kişinin, 'Los Turcos' diye adlandırılan Deportivo taraftarı olduğu belirtildi.Olay, yerel saat ile 09.00'da karşılaşmanın oynanacağı Calderon Stadı'nın yakınında geçen Madrid nehri (Madrid Rio) civarında meydana geldi. Bir grup Atleticolu taraftar, Deportivolu taraftarlarla çatışmaya girdi. Coruna şehrinden gelen Deportivolu iki taraftar, kafalarına aldığı darbeler sonucu olay yerinde bayıldı. Atleticolu radikal gruplar, bayılan Deportivolu iki taraftarı nehre attı. Olay yerine ambulanslar çağrılırken, nehre düşen 30 yaşındaki bir Deportivolu taraftarın vücuduna aldığı darbeler sonucu, hastaneye kaldırılırken yolda kalp krizi geçirerek öldüğü kaydedildi. Diğer taraftarın ise durumunun ağır olduğu belirtildi.Spor camiasında şok etkisi yaratan bu olay sonrası çeşitli kınama mesajları yayınlandı. Polisin, olaya karışan bazı kişileri gözaltına aldığı açıklandı.DHA - Mehmet ÇİFTÇİ
Reklam
ABD'de Web Sitelerine Saldıran Hacker, 440 Yıl Hapis Cezası Aldı
ABD'de bir hacker, web sitelerine saldırıp otomatik form doldurduğu için bu inanılmaz cezayı yedi!ABD'de bir hacker, web sitelerini otomatik olarak tarayıp, bulduğu yorum/cevap formalarına yine otomatik olarak reklam mesajları yazdırdığı için 440 yıl hapis cezası aldı. 28 yaşındaki Fidel Salinas isimli hacker, Hidalgo County isimli bir web sitesine düzenlediği saldırıda, binlerce kişinin şifresini ele geçirdi ve bu şifreleri kullanmak suretiyle sitede sayısız spam mesaj yayınladı.Salinas'ın siteye saldırısı sırasında site neredeyse kullanım dışı kaldı; son derece yavaşalayan sitede yönetici panelleri kullanım dışı kaldı ve site pek çok müşterisinin güvenini kaybetti, kullanıcılar siteden uzaklaştı. Bu da site yöneticilerine büyük zarar verdi. Mahkeme, hacker'ın 100 bin dolarlık tazminat ödemesine de karar verdi. Hacker için ayrıca 44 farklı dijital suç için 10'ar yıldan 440 yıl cezaya hükmedildi.CHIP
Reklam
Kola Reklamından Esinlenen Bakkalın Satışları İkiye Katlandı
Kola reklamından esinlenen bakkal, sattığı mısırların üzerine 'Bu mısır senin için Haydar' gibi isimler yazarak satışlarını ikiye katladı.Kütahya'nın Meydan Mahallesi'nde bakkallık yapan Halil Şahin (28), AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir müşterisinin sevgilisinin isminin yazdığı kolalardan arayıp bulamadığını belirterek, 'Bütün dolapları karıştırdı ama bulamadı. Ben de o sırada burada Mısır paketliyordum. Bu mısırlar bize çuvallarla geliyor. Müşterilerin istediği kadar paketleme yapıyoruz. Müşterime, paketlediğim mısırın üzerine sevgilisinin ismini yazabileceğimi söyledim. Ondan sonra yoğun ilgi gördü' diye konuştu.Mısır paketlerinin üzerine isim yazma işinin tuttuğunu anlatan Şahin, şunları söyledi: 'Gelen taleplere cevap veremiyoruz. Müşterilerimizden gayet olumlu tepkiler aldık hatta sipariş üzerine çalışmaya başladık. 'Bir dahaki baskıya şunları da yazar mısınız ' diyerek sipariş verenler oluyor. Satışlardan gayet memnunuz. Sonuçta büyük marketlerin yanında küçük esnaf olduğumuz için biz de böyle fikirler bulup satışlarımızı artırmaya çalışıyoruz. Özellikle sosyal medyadan yapılan paylaşımlar sayesinde mısırlarımız ilgi gördü.'Kardeşinin doğum gününe mısır aldıMüşterilerden Özgür Er de bakkalın yaptığı uygulamayı çok sempatik bulduğunu anlattı. Daha önce de reklamlarda kolaların üzerine isimler yazıldığını gördüğünü ifade eden Er, 'Kolaların üzerinde gelip isimlerimizi arıyorduk. Buraya geldiğimde, mısırların üzerinde isimleri gördüm. Kardeşimin ismi de 'Ebru' olduğu için böyle farklı bir hediye almak istedim. Doğum günü olan kardeşime hediye olarak mısır aldım' dedi.Milliyet
Taksimetrede Hileyi Önlemek İçin Kelebek Mühür Geliyor
Taksimetrelerde hile yapılmasını önlemek için, kelebek mühür ve bağlantı elemanı olarak çelik tel kullanım zorunluluğu getirildi.'Taksimetre Muayene Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' Resmi Gazete'de yayımlandı.Yönetmeliğe göre; damga, muayene servisleri tarafından muayene sonucu uygun olduğu anlaşılan taksimetrenin, ayarlarına müdahale edilebilecek tüm noktalarına, muayene işlemleri tamamlandıktan sonra geri dönüşümsüz olarak bir kez kullanılabilen, çıkartıldığında tahrip olan ve üzerinde bu yönetmelik hükümlerinin gerektirdiği bilgileri taşıyan kelebek mühürleme sistemi takılacak.AA'da yer alan habere göre, taksimetrelerde hile yapılmasını önlemek için kelebek mühür damgası kullanılacak, bağlantı elemanı çelik tel olacak ve taksimetrelerin tüm marka ve modellerine uygulanabilecek. Taksimetre servisleri, taksilerde kullanılan tüm marka ve model taksimetrelerin muayenelerini bu yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirmekle yükümlü olacak ve başvuruda ibraz ettiği işaretlemeleri içeren tek tip damga dışında damga kullanamayacak. İleri Haber
Şener Şen: 'Gezi Bambaşka Bir Gençliğin İfadesiydi'
Türk sinemasının efsanelerinden Şener Şen, uzun süre verdiği röportajında 'Gezi, apolitize olduklarını sandığımız gençlerin kendilerini hatırlatmasıydı. Meselelerden uzak olmadıklarını, kendi kabuklarına ait bir dünyada günlerini geçirmediklerini gösterdiler bizlere' dedi.Türk sinemasının efsane oyuncularından Şener Şen, “Gezi, apolitize olduklarını sandığımız gençlerin kendilerini hatırlatmasıydı. Herkes için örnek bir hareketti. Bilmediğimiz bambaşka bir gençliğin ifadesiydi onlar' dedi.Hürriyet'ten Uğur Vardan'a konuşan Şen, sinemaya nasıl başladığından canlandırdığı tiplemelere, günümüz sinemasından politikaya birçok konuda sorularını yanıtladı.Röportajın bir bölümü şöyle: Geçmişi de bilen bir emekçi olarak sinemamızın dününü ve bugününü karşılaştırabilir misiniz?Valla sinema benim hayatta karşılaştığım en zor problemlerden biri açıkçası. Yıllardır bu işin içindeyim ama hâlâ net bir matematik formülü gibi bir tarife ulaştığımızı düşünmüyorum. Hem kaliteli hem de seyirciyi yakalayan film nasıl olur, bu keşfedilmiş değil, zaten bunu dünya sineması da bulmuş değil. Sanatın diğer dalları edebiyatta, müzikte ya da resimde meseleyi açıklamak nispeten daha kolay ama sinemada bu, karmaşık bir şey... Birçok unutulmaz karaktere hayat verdiniz. Bu konuda nasıl bir hissiyat içindesiniz?Ben oyunculuğu ciddiye alıyorum. Benim derdim bu dünyada iyi filmlerde oynamak, oyunculuğumun keşfedilmemiş yanlarını hâlâ ortaya çıkarmak. Tabii ki sistem başka şeyleri empoze ediyor. Bu ortamda beni heyecanlandırmayan bir projeye evet demiyorum.Sinemamız geçmişte hafiften hor görülür bir durumdaydı. Siz o dönemlerde bile akılda kalan karakterlere imza attınız.Bende farkında olmadığım gözlem yeteneği vardı. Bazı insanların nasıl kulağı iyidir, gözü iyidir benim de gözlem yeteneğim iyiymiş. Adana’da doğdum ama 1950’de İstanbul'a taşındık. Orta halli bir aileden ve sınıfsal kökenden geliyorum. Zeytinburnu’nda gecekondularda büyüdüm. Orası her sınıftan insanın buluştuğu kozmopolit bir yerdi. Belki de farkında olmadan orada birtakım şeyleri biriktirmişim ve bunlar daha sonra açığa çıktı.Ya baba etkisi, rahmetli pederiniz Ali Şen de oyuncuydu malum...Asıl mesleği marangozluktu. Halkevleri dönemi bilenler bilir, birçok kurslar açılırdı. O da tiyatro bölümü için dekor yaparken tiyatroyla ilgileniyor. Demek ki özel bir yeteneği varmış, Adana’da parlak bir oyuncu olarak hatırlanıyor. İstanbul’a taşınınca da hem marangozluk hem de tiyatro devam ediyor. Aslında babam çok değişik bir insandı, bütün bunlara devam ederken bir ara bir iplik fabrikasında usta olarak bile çalışmıştı. Onu Adana’dan tanıyan Muammer Karaca yardımcı oluyor derken burada da tiyatrolarda oynamaya başladı, sonra da sinemaya geçti. OYUNCU OLMADAN ÖNCE ÖĞRETMENDİMSizin öykünüze dönersek...- Valla ben her türlü işe girip çıkıyordum. Buna şoförlük de dahil. Sonra Kepirtepe Öğretmen Okulu’nu dışarıdan bitirdim ve öğretmenlik yapmaya karar verdim. ‘Hababam’ serisindeki ‘Badi Ekrem’ ve ‘Gönül Yarası’ndaki Nâzım karakterleriyle öğretmenliğe bir anlamda geri döndünüz. Ne kadar yapmıştınız ve niye bırakmıştınız? - İki buçuk-üç yıl kadar yaptım. Belki de şundan: Benim tercihim sınıfsal bir refleksti. Burjuvaysanız işiniz kolay; eğitiminiz var, yol göstereniniz var, seçeneğiniz var... Yeteneğiniz varsa zaten küçük yaşta keşfediliyorsunuz. Biz ise sadece hayat derdindeydik.Ama büyük oyuncular da o sınıftan çıkmıyor genellikle...Zaten onlar da oyuncu olmak istemiyor, holdingin başına geçiyor. Bizimse imkânlarımız olmadığı için şoförlük, pazarlamacılık, işportacılık yaptık. Ama bunlar da sizi bir şeye hazırlıyormuş: Kendinizi keşfetme dönemine. Öğretmenliğe gelince ben bu işi ciddi biçimde seçtim. Bu seçimde de aslında sınıfsal bir refleks var. Çünkü bizim kesimdeki insanların tek güvencesi devlete kapılanmaktır; çünkü orada iyi kötü bir para alırsın, yükselmesen de aç kalmazsın. Bu arada şunu da söylemeliyim: İçimde hep tiyatroya ilişkin bir kıpırtı var, amatör olarak sürdürüyorum.Sinemada sizi kim keşfetti?Valla Arzu Film diyebiliriz. ‘Badi Ekrem’le başladı her şey. Ondan evvel de bazı filmlerde oynadım. Hulki Saner’in ‘Bak Yeşil Yeşil’i vardır mesela. Ahmet Özhan, Hale Soygazi başrollerdeydi. Orada Ahmet’in menajerini canlandırıyorum, yok böyle kötü oyunculuk... Ben olsam oradaki performansımı okullarda “İnsan nasıl bu kadar kötü oyuncu olur?” diye gösteririm. O kadar kötü yani. Ama dediğim gibi kitlelerin beni tanıması ‘Hababam serisi’ ve ‘Badi Ekrem’le oldu.‘Badi Ekrem’den sonra sokağa çıktığınızda insanların size bakışının değiştiğini hissetmeye başladınız mı?Tabii ama o süreç kademe kademe oluyor. Bir ismin halk tarafından öğrenilmesi çok zaman alıyor. Şimdi de öyledir ya, “Şu dizide oynayan çocuk, bak oradaki kız vs.” Halk enteresandır yani, en azılı, en acımasız eleştirmendir... İsminiz yavaş yavaş öğrenilir. Yavaş yavaş öğrenildikten sonra da unutmaz; bu oluyorsunuz, olmuşsunuz demektir.Anladığım kadarıyla önemli bir ‘Karar anı’ geliyor.O zamanlar ekonomik güç olarak da parlak değilim, dediğim gibi sadece yardımcı rollerde oynuyorum. Üstelik Ertem abiye itiraz etmek kolay değildir. “Hayır” dediğiniz zaman kapının önünde bulursunuz kendinizi, “Git o zaman” der, “bir daha seninle işimiz olmaz.” En saf ve kararlı biçimde dedim ki “Ben işletmecilerin istediğini oynamam.” Çok şaşırmıştı, “Ee, ne oynayacaksın” dedi. “Eğer başrol oynayacaksam bunu ben kendim seçmek isterim” diye cevap verdim. “Ne mesela?” dedi. O sırada bizde Başar Sabuncu’nun bir projesi vardı, ‘Namuslu’ diye, pek gündeme gelmiyordu. “Mesela o olabilir” dedim, Ertem abi de “Senden istenen o değil ki” diye sürdürdü konuşmayı. “Valla” dedim, “yaparsam bunu yaparım, onların istediğini yapmam, gerekirse yardımcı rollere devam ederim” diyerek bir anlamda son noktayı koydum. İki saniye düşündü, “Yapıyoruz” dedi. Ve kendi çekti, o da bana jest olsun diye... Neyse ki o film ticari açıdan o yılın ilk 10’u arasına girdi de ben sonraki filmleri yapabildim. Yoksa o zamanın düzeninde bir daha dünyada kapınızı çalan olmazdı.Çok sayıda karaktere hayat verdiniz, en sevdiğiniz rol hangisi?Valla herkesin evlatlarıdır oynadığı roller ama benim gerçek evlatlarım. ‘Namuslu’da da ‘Eşkıya’da da ‘Gönül Yarası’nda da ‘Av Mevsimi’nde de ben seçtim karakterlerimi. Mesela Yavuz (Turgul) bana göre rol yazıyor ama çok duyarlıdır, çok saygılıdır; hep sorar “Oynayacak mısın?” diye. Toparlarsak hep ben seçtiğim için ayrım yapamıyorum. Sahiden evlatlarım. Bazen para için oynarsın, sonra da “O rol benim evladım” dersin. Bizimki öyle değil. Para hiç konuşmuyoruz ki baştan. Genelde herkesin konuştuğu “Kaç para alacağım, kaç gün sürecek”tir. Benim için bunlar belirleyici değil ki...YAŞANILAN KORKUDA 12 YILLIK İKTİDARIN DA PAYI VARBu seçimler ‘Namuslu’dan beri değil mi?Evet, o zamandan beri. Şimdi millet diyor ki “Eh, tabii tuzu kuru, seçiyor.” Tuz yokken de her taraf ıslakken de böyle davranıyordum. Bu, çok büyük bir serüven, risk... Buna herkes cesaret edemez. Çünkü sağlam bir yeri -ticarette de akıl işi değildir- elde ettiğin bir şeyi kaybetme anlamına gelir böylesi bir tavır. Hazır bir şeyi bırakıp ne olacağını bilmediğin bir yöne doğru gidiyorsunuz.Bu ülkede siyaset ve baskı ne denli yoğun olursa olsun mizah hep bir çıkış yoluydu. 12 Eylül öncesinin kanlı günlerinde bile Gırgır gibi bir dergi, sizin de rol aldığınız oynadığınız onca komedi filmi hızını kesmezdi. Ama artık siyasi mizah rafa kaldırılmış gibi. Bu koşulları yaratan korku iklimi hakkında neler söylersiniz?   Korku bir salgın hastalık gibi yayıldı. Bunun bilinçli yapıldığını düşünüyorum. Bunda tabii ki 12 yıldır süren günümüz iktidarının da payı elbette var. Sanatla ilgili çalışmalar, hür düşünce ürkütücü bir hale getirildi. Bu gibi durumlarda en büyük tehlike de ‘otosansür’dür. TV kanallarını düşünün, onlar da ayakta kalmak ve kendilerini kollamak adına esas görevlerinin dışına taştılar.Peki siz bir sanatçı, hatta sorumlu bir aydın olarak nasıl bir gelecek tasavvur ediyorsunuz?Valla dünyada geriye gidiş pek olmamıştır. “Umutlarımızın var olduğunu düşünerek umutlanmak istiyorum” diyeyim kısaca. Buradan yakın zamandaki en kitlesel politik meseleye atlayalım: Gezi hakkında neler söylersiniz?Gezi, apolitize olduklarını sandığımız gençlerin kendilerini hatırlatmasıydı. Meselelerden uzak olmadıklarını, kendi kabuklarına ait bir dünyada günlerini geçirmediklerini gösterdiler bizlere. Siyasetle uğraşsın uğraşmasın herkes için örnek bir hareketti. Belki sonradan kimilerinin iddia ettiği gibi safiyane halini bozmuş olabilir ama her halükârda önemli bir oluşumdu. Hatırlıyorum da ilk günlerde “Liderleri kim?” diye bir laf atılmıştı ortaya. Lider yok, belki herkes lider ya da hiçbiri lider değil, hepsi ümmet! Bilmediğimiz bambaşka bir gençliğin ifadesiydi onlar. ‘Gezi’yi böyle okumak gerek diye düşünüyorum.ilerihaber.orgRöportajın tamamı için tıklayınız
Reklam