Kadınlar İçin 20'li Yaşlarında Biriyle Sevgili Olmakla 30'lu Yaşlarında Biriyle Sevgili Olmak Arasındaki 16 Fark
Birini sevdikten sonra yaşın bir önemi yoktur farkındayız, ancak yine de 20'li yaşlarda bir erkek ile birlikte olmakla 30'lu yaşlarında bir erkekle birlikte olmanın arasında nitelik olarak farkların olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar böyle bir konuda genelleme yapmanın imkansız olduğunu bilsek de sizler için elimizi taşın altına koyduk ve olabildiğince genelledik. Böyle buyurun lütfen...
Gerçek Cadılık ve Sihirbazlık Okulu Genç Harry Potter'larını Arıyor
Eğer 11. doğum gününüzde, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'ndan kabul mektubu almadıysanız, sizin için ikinci bir seçenek olabilecek Polonya'daki bu okulda şansınızı denemelisiniz. Evet, Polonya'da bulunan bu okulun adı Czocha Cadılık ve Sihirbazlık Koleji. Yalnızca 18 yaşından büyüklerin eğitim görebildiği bu okulda Hogwarts özleminizi ortaya koyabilir ve Harry Potter'ın büyülü dünyasını yeniden yaratabilirsiniz.
TBMM'de Bütçe Görüşmelerinde Neler Yaşandı?
TBMM'deki bütçe konuşması sırasında CHP'yi darbecilikle suçlayan Başbakan Davutoğlu'na muhalefet sıralarından sert tepkiler yükseldi. Konuşmasına ara vermek zorunda kalan Davutoğlu, 'Mısır'daki darbecilerle el sıkıştığınız için bu sözü söyledim' diye açıklama yaptı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine cevap vermek için kürsüye çıktı. Davutoğlu konuşması sırasında CHP'ye yönelik 'darbeci' sözleri Genel Kurul'da gerilimi artırdı.Davutoğlu Mısır'daki darbeden bahsettiği sırada sarf ettiği, 'Darbecilerle problemimiz var. Sizlerle olduğu gibi. Sizler de darbecisiniz' sözleri CHP sıralarında büyük tepki yarattı. CHP'liler sıra kapaklarına vurup protesto Davutoğlu'nu protesto ederken bazı muhalefet milletvekilleri de ayağa kalkarak sert sözlerle tepki gösterdi. Bazı AK Partililer de ayağa kalkarak alkışladı.Oturumu yöneten TBMM Başkanı Cemil Çiçek konuşmasına 5 dakika kadar ara vermek zorunda kalan Davutoğlu'dan CHP'lilerin talebi üzerine sözlerine açıklık getirmesini istedi.Davutoğlu, 'Darbe yapılan Mısır’a heyet gönderdiğini için size darbeci dedim. Gidip darbecilerin elini sıktığınız için darbeci dedim' diyerek açıklama yaptı.
"Albayrak, Cesare'ye Tuzak Kurdu"
Galatasaray’da yönetimin değişmesinden kısa bir süre sonra görevine son verilen teknik direktör Cesare Prandelli konusunda açıklamalar varGalatasaray’da yönetimin değişmesinden kısa bir süre sonra görevine son verilen teknik direktör Cesare Prandelli’nin hâlâ İstanbul’da kalması kafaları karıştırmıştı.Tarafların henüz anlaşamadığı için, İtalyan hocanın ülkesine gitmediği iddia ediliyordu. Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, önceki gün yaptığı açıklamayla bu haberi yalanlasa da, bu kez farklı bir kaynaktan daha çarpıcı bir iddia ortaya atıldı.'BAŞARILI OLDULAR!'Cesare Prandelli’ye en yakın isimlerden biri, Fanatik Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Prandelli’nin sportif nedenlerle değil, finansal fair play yüzünden gönderildiğini söyledi.İşte o ifadeler: “Size çok açık söylüyorum; biz finansal fair play yüzünden işimizden olduk. Anderlecht maçını kazansak dahi bizi göndereceklerdi. Çünkü Galatasaray Kulübü, 31 Aralık’ta finansal fair play raporunu UEFA’ya sunmak zorunda. Bu nedenle Prandelli’nin alacağından kurtulup, 400 bin Euro’luk Hamza hocayı göreve getirdiler. Yani bizim sözleşmemizdeki alacağımızı eksi olarak gösterip, UEFA’yla olan problemlerini çözmek istediler. Bunda da başarılı oldular...”'BU HAKSIZLIK OLMASA...'“Ama Prandelli’ye, Abdurrahim Albayrak tarafından kurulan tuzak, hocamızı çok kızdırdı. O da artık yönetime, ‘Bundan sonra sizinle görüşmek istemiyorum. Bana bu yaptığınız haksızlık olmasaydı, 1 yıllık alacağımı alıp gidecektim. Şimdi 2 yıllık alacağımı istiyorum ve artık sizinle muhatap olmak istemiyorum. Artık avukatımla ve menacerimle konuşun’ diye çıkıştı...”'DÜRÜST SATRANÇ OYNADI'“Ayrıca yeni Galatasaray Yönetimi, özellikle de Ali Dürüst, sanki bizimle satranç oynuyor. ‘Merak etmeyin paranızı alacaksınız, yarın gelin, haftaya gelin’ demeye başladı. Bu da çok ayıp, Galatasaray gibi bir kulübe hiç yakışmıyor.”(Fanatik)
Kıbrıs'tan İzmir'e Kaçak İçki
İzmir'de, yılbaşı öncesinde denetimlerini yoğunlaştıran jandarma ekipleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) üretilmiş kaçak içkileri, restorana satmaya çalışan üç kişiyi gözaltına aldı.Yılbaşı kutlamalarında Kemalpaşa İlçesi'ndeki bir restorana, kaçak içki satılacağı bilgisini alan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, takip başlattı. Restoranın yakınlarında önlem alan jandarma, kaçak içkilerin bulunduğu kolilerle gelen üç kişiyi gözaltına aldı. Zanlılarla birlikte 6 koli içerisinde, 117 şişe rakı ve 11 şişe de viski ele geçirildi. Araştırmalarda, kaçak içkilerin, KKTC'de üretildikten sonra yasadışı yollardan Türkiye'ye getirildiği saptandı.DHA
Reklam
Instagram'dan Sahte Hesaplara Savaş
Popüler fotoğraf paylaşma platformu Instagram sahte hesaplara karşı savaş açtı. Instagram, tıpkı Twitter'da olduğu gibi sahte hesapları bir bir kapatmaya başladı.Günümüzün en popüler fotoğraf paylaşma uygulamalarından olan Instagram'da hummalı bir çalışma başlatıldı. Spam yani sahte hesaplara karşı adeta başlatılan savaş, kullanıcılara bir uyarı ile bildirildi.Takipçi sayısının düşebileceğini belirten bu uyarıda spam hesaplarının kapatıldığına dikkat çekiliyor.Tıpkı Twitter'da olduğu gibi boş hesaplardan kurtulmayı planlayan Instagram, bunu gerçekleştirebilmek için aktif olmayan ve sahte olduğundan şüphelendiği hesapları kapatacak.Doğal olarak bu durumda kullanıcıların takipçi sayılarına olumsuz olarak yansıyacak.Hesapların kapatılması kullanıcıları nasıl etkileyecek?Özellikle yüksek takipçi sayılarına sahip hesapların bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Hesapların kapatılması ile takipçi sayısında ciddi manada düşüş yaşanacakken bu işlemin en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.Henüz ilk gününde olan temizlik işlemi ile binlerce kişinin hesabının kapatıldığı belirtiliyor.ShiftDelete.Net
Kadın Çalışanların % 75’i Şiddet Görüyor, Sadece % 12’si Dile Getiriyor
Yakın İlişkide Şiddetin Beyaz Yakalı Kadın Çalışanlara ve İşletmeye Etkisi Araştırma Raporu” Hollanda Başkonsolosu, Sabancı Üniversitesi'nden Melsa Ararat, UNFPA temsilcisi Başaran ve KAMER'den Nebahat Akkoç'un konuşmalarıyla tanıtıldı.Çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az bir kez şiddetin bir türüne maruz kalmış. Çalışan kadınların yüzde 40’ı Psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik şiddete ve yüzde 8’i fiziksel şiddete maruz kalıyor.Erkek çalışanların yüzde 40’ı eşine veya birlikte olduğu kişiye kötü davrandığını kabul ediyor. Üniversite mezunu erkeklerin yüzde 37,5’i eşine veya birlikte olduğu kişiye şiddetin bir türünü içeren kötü davranışta bulunduğunu kabul ederken bu oran lise mezunu erkeklerde yüzde 24,5.Kadınların yaklaşık üçte biri şiddet gören kadının bu durumu yöneticisi ile paylaşmasının onun için olumsuz etkisi olabileceğini ve kadın katılımcıların yarıya yakını ise bu durumu paylaşmaktan utanacaklarını belirtiyor.Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hayata geçirilen İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı (Business Against Domestic Violance -BADV) Projesi kapsamında, “Yakın İlişkide Şiddetin Beyaz Yakalı Kadın Çalışanlara ve İşletmeye Etkisi Araştırma Raporu” bugün Sabancı Center’da tanıtıldı.19 gönüllü şirkette 1715 kişiyle konuşarak yapılan araştırma, kadın çalışanların ve şirketlerin aileiçi şiddet konusunda farkındalıklarını, kadın çalışanların yakın ilişkilerinde şiddete maruz kalma durumlarını ve şirketlerin bu konudaki tutumlarını ortaya koyuyor.Toplantıda Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom, Brleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye temsilcisi Zeynep Başaran Kurtkan, Hürriyet gazetesinden Emel Armutçu ve KAMER kuruçusu Nebahat Akkoç konuştu.“Yakın İlişkide Şiddetin Beyaz Yakalı Kadın Çalışanlara ve İşletmeye Etkisi Araştırma Raporu”nun sunumunu Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat gerçekleştirdi.Çalışan Beyaz Yakalı Kadınların Yaşadığı Farklı Şiddet TürleriKadınların %20’si tartaklama türü fiziksel şiddet , yüzde 10’u cinsel şiddet , yüzde 2,5’i ağır fiziksel şiddet gördüğünü belirtti.Kadınların %60’ı son beş yıl içerisinde en az bir kere birlikte oldukları erkekten psikolojik şiddet gördüklerini belirtti. Kadınların %6’sı sürekli bu tür şiddet altında olduklarını söylerken %35 ‘i ise arada sırada psikolojik şiddet maruz kaldıklarını belirtti.En az bir kere sosyal şiddet gördüğünü ifade eden kadınların oranı %53.Kadınların %24’ü ekonomik şiddet le son beş sene içerisinde en az bir kere karşılaştığını belirtti.Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom , açılış konuşmasında görünmeyen şiddete dikkat çekerken “Şiddet kurbanlarının küçük düşme korkusuyla yaşananları anlatamayacağı bir dünyayı hoş göremeyiz. Kadınların başlarını kaldıramayıp, haklarını arayamadıkları, şiddet faillerinin cezalanmadığı bir dünyayı hoş göremeyiz. Politik, sosyal, ekonomik ve cinsiyet anlamında kadın erkek eşitliği şiddetle mücadelenin önemli bir unsurudur” diye konutu.UNFPA Türkiye temsilcisi Zeynep Başaran Kurtkan “Şiddet yalnızca kadınları değil, toplumun bütününü etkilemektedir. Şiddet mağduru kişi, istismarın sonucu olarak işgücü piyasasına katılamamaktadır. Bu durum şirketlerin kendisini, kalkınmayı, toplumun bütünü etkilemektedir” dedi. Çalışmanın önemine dikkat çekti.Hürriyet ’ten Emel Armutçu , Hürriyet’in bir asansörde kadına yönelik şiddetle ilgili gerçekleştirdiği sosyal deneyin videosunu izletti ve bu videonun Türkiye’deki durumu özetlediğini anlattı. İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Armutçu, sözleşmenin uygulanmadığını, eşitliğin fıtrata aykırı olduğu beyanının bile başlı başına bu sözleşmeye aykırı olduğunu vurgularken, gazetenin şiddete karşı yaptığı çalışmaları anlattı.Şiddetin Algılanan Nedenlerinde Kadın-Erkek Farkları Var mı?Birlikte olunan kişinin şiddeti normal görmesi durumu, kadınlar (%72) için erkeklere kıyasla (%58) şiddeti gerekçelendirmede daha çok başvurulan bir kavram olarak ortaya çıkıyor.Kadının yetersiz veya kusurlu bir eş/sevgili olarak görülmesi nin erkeklerin (%17) şiddeti gerekçelendirmede kadınlara (%9) kıyasla daha çok başvurduğu bir ifade olarak görülüyor.Ev içi sorumluluklarda yetersiz veya kusurlu olmak bir kadının şiddete uğraması için erkeklerin (%20) kadınlara (%11) kıyasla daha sıklıkla başvurduğu bir gerekçe.Melsa Ararat , şiddete uğramanın kadınlar için bir istisna olmadığını söylerken, kadınların bu şiddeti normalleştirdiğini, çoğunun şiddeti “kadın olma durumunun normal bir sonucu” gibi gördüklerini anketten örneklerle anlattı.“Tek tek şiddet biçimlerini betimleyerek sorulan sorulara verilen cevapları toplandığımızda, kadın çalışanların yüzde 75’inin şiddet gördüğünü görüyoruz. Ancak ‘şiddete maruz kaldınız mı’ sorusu doğrudan sorulduğunda 'evet' diyenlerin oranı yüzde 12.”Ararat, konuşmasında şiddetin nasıl kanıksandığını anlatırken, bununla ilgili farkındalığın da anket sonuçlarına yansıdığını belirtti. Avrupa ülkelerinde yapılan şiddet araştırmalarında oranların yüksek olduğunu hatırlatan Ararat, kendi araştırmalarında da kadınların gördüğü şiddeti içselleştirmesinin, çoğu zaman şiddete uğradığının farkında olmamasının toplumsal algının bir yansıması olduğunu söyledi.Ararat, eviçi şiddetin neden bir işyeri sorunu olduğunu çalışanlar açısından “sağlık, toplumsal hayata katılım, iş performansını etkilemesi, odaklanma sorunu, dikkatsizlik, sorumluluk almaktan kaçınma, işi terk etme”; işyeri açısından ise “ücretli-ücretsiz izin kaybı, verimliliğin düşmesi, diğer çalışanların güvenliğinin tehlikeye alınması, rahatsızlığa bağlı izin alımında artış, çalışanların moralinde düşüş” başlıklarıyla özetledi. İşyerlerinde şiddete sıfır tolerans veren eşitlikçi bir kültür oluşturulması ve şirketlerde formel destek mekanizmaları oluşturulması gerektiğini belirtti.Kadının Şiddet Gördüğü Kişiden Ayrılamamasının Nedenleri Neler?Katılımcıların sadece %28’i kadınların gerçekten isterlerse şiddet içeren ilişkiyi bitirebileceklerini düşünüyor.45 yaş altındaki bireyler (%28) bu görüşe 46-55 yaş arasına (%19) kıyasla daha yüksek oranda katılıyor.Katılımcıların %85’i ekonomik nedenleri kadının şiddet gördüğü kişiden ayrılamamasının bir nedeni olarak görüyor.Tek başına çocuk büyütmekle ilgili endişeler (%82) ve kadınların kendilerine olan güvensizlikleri (%72) onların şiddet gördükleri ortamdan ayrılamamalarının önemli nedenleri olarak görülüyor.Kadının şiddet gördüğünü kabul etmekten (%39) ve boşanmaktan/ ayrılmaktan utanmasını (%60) ayrılamaması için olası nedenlerden bazıları olarak görülüyor.Kapanış konuşmasını yapan Nebahat Akkoç , KAMER’in çalışmalarından bahsederken, en çok şiddet gören kadın grubunun yüzde 18 ile eşinden daha fazla kazanan ya da kariyeri daha yüksek olan kadınlardan oluştuğunu ifade etti.“Şiddet kurumlara, kanunlara, davranışlara, resmi ve resmi olmayan her türlü sisteme o kadar nüksetmiştir ki, biz bunu fark etmeden hayatımızın sonuna kadar yaşayabiliriz. Farkındalık bu nedenle çok önemli” diyen Akkoç, KAMER’in farkındalık grup çalışmalarından bahsetti.Akkoç, konuşmasını, yapılan her çalışmanın olumlu etkileri olduğunu söylerken, şiddetin oranının artıyor olmasının her ne kadar ürkütücü görünse de, kadınların mücadele ettiğinin ve şiddetin görünürleştiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. “Kadınların şiddetten kurtarmak için geliştirdiği yöntemler bizim için yeni bir dünya hayal etmeyi mümkün kılıyor” dedi. Çiçek Tahaoğlu | Bianet
Reklam
Güncellenen Google Hangouts'a Yeni Özellikler Geldi
Google Hangouts‘un güncellenen Android sürümü akıllı öneri, yeni yüz ifadeleri paketi ve video filtreleri gibi ek özelliklere kavuştu.Google tarafından yayınlanan resmi açıklama ile Android için güncellenen Hangouts‘a bir dizi yeni özellik geldi. Buna göre mesajlarınızı detaylı şekilde analiz eden akıllı algoritma, kullandığınız kelimeleri algılayarak buna uygun tavsiyelerde bulunuyor. Örneğin arkadaşınıza “Neredesin?” diye sorduğunuzda yazılım tek tıkla konum bilgisi gönderebileceğinizi söylüyor.Penguen, korsan, koala ve kedi figürleri başta olmak üzere yeni yüz ifadeleriyle sohbetleri daha keyifli hale getiren Google, diğer taraftan sepya, siyah beyaz ve skeç gibi efektlerin video görüşmelerinde de kullanılabilmesini sağlıyor. Ayrıca WhatsApp’tan alışkın olduğumuz “Son görülme” özelliğine kavuşan Google Hangouts, konuştuğunuz kişinin en son ne zaman çevrimiçi olduğunu öğrenebilmenizi sağlıyor. Şimdilik Android kullanıcıları için yayınlanan güncellemenin kısa süre içerisinde iOS platformuna da gelmesi bekleniyor.LOG
Gazetelerde Bugün | 11 Aralık Perşembe
Hürriyet: Yılbaşı niye yokMilliyet: Siber savaşın miladıSabah: Hem katil hem yüzsüzVatan: Ogün’ü takip edenleri bulup ifadelerini alın! Akşam: Kirli ellerin parmak izi bulundu Taraf: Paralel hükümet icraata başladıStar: Pensilvanya papağanları Birgün: Büyümede gerileme!Bugün: 50 barodan 4 kritik uyarıCumhuriyet: Odalara son darbeYeni Şafak: Neo-barbarlıkZaman: Katile sarıldılar
Erdoğan'dan HDP'ye Sert Mesaj: 'Yargıdan Kurtulamayacaklar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İç Güvenlik Reformu'na ilişkin, 'Bu düzenlemeyi bozmaya gayret edenler, bunun yegane sorumlusu olacaktır. Halkı sokağa dökmek isteyenler yargıdan kurtulamayacaktır' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Petrol ve Doğalgaz Stratejileri Sempozyumu Galası ve Türkiye Petrolleri 60. Yıl Resepsiyonu'nda gazetecilerin soruları üzerine, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın İç Güvenlik Reformu'na ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.İç Güvenlik Reformu ile yapılacak düzenlemelerin tamamen toplumun düzenini korumaya, huzurunu sağlamaya yönelik olduğunu belirten Erdoğan, 'Bu düzenlemeyi bozmaya gayret edenler, bunun yegane sorumlusu olur. Halkı sokağa dökmek isteyenler yargıdan kurtulamayacaktır' ifadesini kullandı.Hükümetin İç Güvenlik Reformu ile atmış olacağı adımın çok isabetli bir adım olduğunu ve milletçe bu adımın yanında durmak gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Molotofkokteylleriyle bu ülkede siyaset yapamayız. Böyle bir siyaset yapılamaz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Vatandaşın camını, çerçevesini indirenlere sıcak bakamayız. Halkımızı, insanımızı, et dağıtmaya giden vatandaşımızı, bu gençleri öldürmeye yönelenlerle beraber hareket edenleri savunamayız. Devlet bunlara karşı belli yaptırımlar hazırlamak durumundadır. Şu anda hazırlanan paket ben böyle bir paket. Hayırlı olsun diyorum' değerlendirmesinde bulundu. AA
Reklam
CIA'in İşkence Raporu ABD'de Geniş Yankı Uyandırdı
CIA’in 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uyguladığı işkence raporu ülkede geniş yankı bulurken, ülkenin en önemli gazetelerinin hemen hepsi, başyazılarını CIA'in işkence raporuna ayırdı.Amerikan Senatosu’nun Merkezi Haberalma Örgütü CIA’in 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uyguladığı işkence içeren sorgulama tekniklerine dair raporu ülkede geniş yankı bulurken, ülkenin en önemli gazetelerinin hemen hepsi, başyazılarını CIA'in işkence raporuna ayırdı.CIA’in terör şüphelilerine yönelik sorgulama tekniklerinde uyguladığı yöntemlerle ilgili haberler Washington Post gazetesinde “11 Eylül sonrası CIA işkencelerinin merhametsiz portresi”, Wall Street Journal gazetesinde “Senato Raporu, soruşturmalar yüzünden CIA’i hedef aldı” başlıklarıyla veriliyor.Washington Post’un manşetinde yer alan haberde CIA’in arışı sorgulama tekniklerini araştırmaya yönelik 5 yıllık Senato soruşturmasının, 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uygulanan “gaddarlık” ve “keyfi şiddeti” resmettiği belirtiliyor.Amerikan Senatosu raporunun, istihbarat kurumunun “zalim” programına yönelik yeni iddiaları gündeme getirdiği vurgulanan haberde, ABD’nin denizaşırı ülkelerde gizli soruşturma odalarında terör şüphelilerine dönük, aralarında suda boğulma hissi yaratan “waterboarding” yöntemi ve makattan su fışkırtmak gibi birçok işkence yöntemi uyguladığının altı çiziliyor.'Amerika'nın zindanı'Washington Post gazetesi yine işkencelere ayırdığı başyazısında da “Amerika’nın zindanı” başlığını kullandı.Senato raporunun, söz konusu soruşturma usullerinin hiçbir zaman tasvip edilmemesi veya tekrarlanmaması gerektiğine işaret ettiği ifade edilen yazıda, işkencecilerin başvurduğu yöntemler sıralanarak, “Amerikalılar böyle davranmamalı. Asla!” cümlesine yer verildi.Wall Street Journal’da yer alan haberde de Demokratların, CIA’in, eski başkanlardan George W. Bush dönemi programının istihbarat toplamayan, işe yaramayan bir program olduğunu savunduğunu, Cumhuriyetçilerin ise buna karşı çıktığını yazdı.Terör şüphelilerine uygulanan sorgulama tekniklerinin yeni bilgi elde etmede yetersiz kaldığı ve programın CIA’in anlattığından çok daha fazla “acımasız” olduğuna vurgu yapılan haberde, raporun kamuoyuyla paylaşılmasının Senato’daki Demokratlarla CIA arasında söz konusu program konusunda yeni tartışmaları başlattığı kaydedildi.'Ahlak dışı, yasa dışı, kontrolsüz ve gereksizdi, ülkelerini utanca düşürdüler'Los Angeles Times gazetesinin başyazısında da, Senato'nun CIA işkenceleri raporunda anlatılan detaylar 'mide bulandırıcı' ve 'neredeyse pornografik düzeyde insan haysiyetine saldırı' olarak tanımlanarak, bunların ABD için '11 Eylül sonrası utanç kaynağı' olduğu kaydedildi.Kongre'deki Cumhuriyetçilerin ve ulusal güvenlik bürokrasisindeki birçoğunun, Senato İstihbarat Komitesi raporunun bir kısmını bile gizlemeye çalışmasının 'skandal' olduğu görüşüne yer verilen yazıda, raporda anlatılan işkencelerden örnekler verilerek, bu tür muamelelerin hayati önemde istihbarat üretseler dahi Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal ettiği belirtildi.Yazıda, 'CIA'in gözaltı ve sorgu programı ahlak dışı, yasa dışı, kontrolsüz ve gereksizdi. Bu eylemleri yapanlar kendilerini ve ülkelerini utanca düşürdüler' ifadesi kullanıldı.'Ahlaksızlığın portresi'New York Times gazetesinin 'İşkence ve Yalanlar Kaydı' başlıklı başyazısında da, dün yayınlanan Senato raporunun, 'akıl alması güç, hazmedilmesi daha da güç bir ahlaksızlığın portresi' ifadesi kullanıldı.Yazıda, 'Raporun bir yerinde, CIA'in Kongre'ye, gizli gardiyanların ve sorgucuların davranışlarının Irak'taki Ebu Greyb cezaevinde görülen korkunçluklara hiçbir şekilde benzemediği yönünde güvence verdiği anlatılıyor. Kurumun (CIA'in) doğruya en fazla yaklaştığının görüldüğü yer de burası, çünkü olanlar Ebu Greyb'dekilerden daha kötü' değerlendirmesinde bulunuldu.Yazıda, raporda yer alan, CIA'in aksi yöndeki iddialarına rağmen, esirlerin önce şiddet içermeyen tarzda sorgulanmadığı, en agresif tekniklerin hemen ve durmaksızın uygulandığı ve işkencelerin CIA'in kabul ettiğinden çok daha 'vahşice ve kötü ' olduğu gibi tespitler hatırlatılarak, 'bu esirlerin bazılarının çok tehlikeli kişiler olmasının, onları ABD'ye utanç getirecek ve terör gruplarının adam toplamasına yarayacak şekilde yasa dışı muameleye maruz bırakılmasını haklı çıkarmadığı' kaydedildi.Yazıda, 'Bu rezil dönemde CIA'yi yöneten George Tenet, emekli olduktan sonra (dönemin ABD Başkanı) George W. Bush'un kendisine takdim ettiği Özgürlük Madalyası'nı geri vererek birazcık kendini affettirebilir' ifadesi kullanıldı.'Çirkin gerçek'USA Today gazetesi de, bu olayın, 'CIA'in sınırlarını aşması, işini kötü yönetmesi ve yüzleştirildiğinde de yalan söylemesinin' ilk örneği olmadığı ve muhtemelen sonuncusu da olmayacağı yorumunda bulundu.Gazete başyazısında, CIA'in uyguladığı 'vahşice sorgulamaların', 'Amerika'nın ideallerine zarar verdiğini' belirterek, CIA'in programının 'korkunç' biçimde idare edildiği görüşüne yer verdi.Cumhuriyetçi senatörden rapora destekKongre'de ise genel anlamda Demokratlar, bu sorgulama tekniklerini eleştirirken, Cumhuriyetçiler bu teknikler sayesinde Amerikalıların ve müttefik ülke vatandaşlarının hayatlarının kurtarıldığını savunuyor.Ancak, Kongre üyelerinin açıklamalarında da en dikkate değer olanlarından biri, normalde hemen her fırsatta Obama yönetimine en sert eleştirileri yönelten isimlerden biri olan Cumhuriyetçi senatör John McCain'in, partisinin üyelerinin genel çizgisine ters düşme pahasına raporun yayınlanmasını savunmasıydı.Raporda anlatılanları, 'hazmedilmesi güç olsa da Amerikalıların bilmeye hakkı olduğunu' ifade eden McCain, işkence taktiklerinin 'ABD'nin ulusal onurunu lekelediğini ve yarardan çok zarar getirdiğini' belirtti.Raporda tarif edilen sorgulama tekniklerinin, 'ABD ve müttefiklerine yeni saldırıları önleyici istihbarat edinme hedefini başaramamakla kalmayıp, ABD'nin güvenlik çıkarları ve saygınlığına da zarar verdiğini' kaydeden McCain, Vietnam Savaşı'nda kendisinin de işkence gördüğünü anlatarak, 'işkencenin eyleme geçilebilir istihbarattan çok yanıltıcı bilgiler ürettiğini' söyledi.Bazı uzmanlardan eleştiriABD’li uzmanlar da Senato İstihbarat Komitesinin raporunun, CIA’in itibarına gölge düşürmesinin yanı sıra ABD ve Amerikalılara saldırmak isteyenlerin eline koz verdiğini düşünüyor.AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Duke Üniversitesi Terörizm ve İç Güvenlik Üçgeni Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. David Schanzer, CIA’in, Adalet Bakanlığının soruşturmaların nasıl yapılması gerektiğine yönelik sınırlarının “hayli ötesine” geçtiğini söyledi.“Geçmişi silemezsiniz” diyen Schanzer, “Bu, CIA’in etkin bir ulusal güvenlik aracı olarak agresifliğine gölge düşürecek etkiye sahip olacaktır” ifadesini kullandı. Schanzer raporun, kurumun tarihinde leke olarak yer alacağına işaret ederek, CIA’in bundan sonra yanlışlıkların saptanması için çabalaması gerektiğine işaret etti.ABD Ordusu İstihbarat Okulu’nda yaklaşık 18 yıl eğitim veren emekli Tuğgeneral David Irvine de Senato’da raporun açıklanmasının ABD’ye saldırmak isteyenlere bahane sunacağını savundu.Irvine, işkenceye başvurma kararının çok kötü bir karar olduğunu ve bunun da tüm Amerikalılar için katlanarak büyüyen bir tehdit oluşturduğuna vurgu yaparak, “Bu, Amerikalıları öldürecek ve Amerika’yı yıkıma uğratacaklara ‘sizin yaptıklarınızdan dolayı biz bunları yapıyoruz’ deme fırsatı sunacak” diye konuştu.Wall Street Journal'da, “CIA soruşturmaları hayat kurtardı” başlığıyla aralarında George Tenet ve Porter Goss’un da bulunduğu eski CIA direktörleri ve yardımcıları tarafından kaleme alınan yazıda da raporun komitede Demokratların oluşturduğu çoğunluk tarafından tek taraflı olarak hazırlandığı savunularak, raporda sadece hatalara yer verildiği belirtildi.Programın etkisiz olduğunu söylemenin basit bir hata olduğu iddia edilen analizde, “üst düzey El-Kaide yöneticilerinin yakalanması, teröristlerin planlarının bozulması ve büyük çaplı ölümlere neden olacak saldırının önlenmesi ve El-Kaide’nin nasıl yok edilmesi gerektiğine yönelik faydalı bilgiler edinilmesiyle” programın aslında çok değerli olduğu görüşü savunuluyor.AA
Reklam
NEDEN TOEFL - IELTS SINAVLARINA GİRİYORUZ?
TOEFL , ana dili İngilizce olmayan kişilerin İngilizceyi yazıldığı gibi, konuşulduğu gibi veya üniversitelerde kullanıldığı gibi kullanma becerilerimizin ölçüldüğü sınavdır.4 Farklı dil yeteneğini ölçer; konuşma, dinleme, okuma ve yazma
Reklam
Albayrak: '3 Oyuncumuzu Sattık'
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, kadrodaki üç futbolcuyu sattıklarını, isimlerini gizli tuttuğu bu oyuncuların ocak ayında takımdan ayrılacağını açıkladı.Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi'nde gerçekleştirilen söyleşiye katılan Albayrak, Galatasaray'ın içinde bulunduğu sorunların yönetim ve teknik ekip devamlılığının olmamasına bağlayarak, 'Fatih Terim kalsaydı. Geçen sezon 4. yıldızı takmıştık. Bunu açık ve net bir şekilde söylüyorum' dedi.Teknik direktör Cesare Prandelli'nin yerine getirdikleri Hamza Hamzaoğlu'nun ne kadar doğru bir tercih olduğunu gösterdiğini vurgulayan Albayrak, 'Futbolda her şey vardır. Bunun sözünü veremeyiz ama şampiyon olmak için elimizden geleni yapacağız. Bunun için de çok sevdiğim, inandığım, sürekli aklımda olan sevgili Hamza Hamzaoğlu hocamızı takımın başına getirdik. Hocamız, Florya'ya geldikten sonra hiç olumsuz bir şey ile karşılaşmadık. Yıllardır düşündüğüm şeyin doğru olduğunu anladım' diye konuştu.Sarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, şampiyonluk yarışının 5 takım arasında geçeceğini kaydederek, 'Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor hatta Bursaspor'un bile şampiyonluk yarışında var. Kimin kadrosu genişse, kim daha çok koşarsa ve şansı yanındaysa o şampiyon olacak' ifadesini kullandı.'Üç oyuncumuzu sattık'Abdurrahim Albayrak, en büyük transferlerinin affedilen Sabri Sarıoğlu olduğunu belirterek, takımdan 3 yerli oyuncuyu sattıklarını söyledi.Sarı-kırmızılı takımda çok oyuncu olduğu hatırlatan Albayrak, 'Elimizde çok futbolcu var. Bunların 3'ünü şimdiden satmış durumdayız. Yakında yeni kulüpleriyle antrenmanlara başlayacaklar. Bunların birçoğunu daha satacağız ama bunların ismini istemeyin benden' şeklinde konuştu.Devre arasında yıldız transferi yapılıp yapılmayacağı ile ilgili bir soru üzerine Albayrak, 'Gelir gelmez 2 yıldız transferi yaptık. Sabri reisi affettik. Sabri, bence alacağımız yıldız oyunculardan birisi. Şampiyonlar Ligi kadrosuna yazılmadığı için dün akşam Sabrisiz sahaya çıktık. Emre Çolak kaç maçtır nasıl top oynuyor. İçeride para verdiğimiz arkadaşları kazanırsanız esas yıldız transferi budur. Benim gönlümde bir yıldız futbolcu var. Başarılı olmak için bunu istiyorum ama maddi durumu da gözetmek lazım' ifadelerini kullandı.Albayrak, Almanya'nın Bayer Leverkusen takımında forma giyen Hakan Çalhanoğlu ile ilgili bir transfer çalışmalarının olmadığını kaydetti.'İnşallah Ali Dürüst'ü başkan adaylığı için ikna ederiz'Sarı-kırmızılı kulübün başkan yardımcısı, Sportif AŞ yöneticisi ve eski ikinci başkanlardan Ali Dürüst'ü mayısta yapılacak seçimli genel kurulda aday olması için ikna etmek istediklerini belirtti.Ali Dürüst'ün başkan adayı olup olmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, Dürüst'ün kulüp işlerini çok iyi bilen bir yönetici olduğunu söyleyen Albayrak, şöyle devam etti: 'Ali Dürüst, hiçbir zaman kulübü zora sokmayacak birisi. Arkadaşım olduğu için gurur duyuyorum. Şimdi bile Türk Telekom Arena'da kuruşuna varıncaya kadar hesap edip çalışıyor. Yıllarca kulübün içinde yer aldı. İnşallah mayıs ayına kadar Ali Dürüst'ü ikna eder, başkan adayı yaparız. Ama ciddi bir ekonomik sıkıntı olduğunu unutmamak lazım. Yoksa hangi başkan gelirse gelsin işi çok zor. Sadece Ali Dürüst değil Galatasaray camiasından birçok aday çıkacağına inanıyorum. Galatasaray'a yakışan da odur. Biz kazanırız, başkası kazanır önemli değil ama kazananın yanında olur, onlarla çalışırız. Galatasaraylılık bunu gerektirir.' Mayıs ayında yapılacak seçimli genel kurula atıfta bulunan Albayrak, 'Son maçımızı 31 Mayıs'ta Çaykur Rizespor ile yapacağız. Seçim de 30 Mayıs'ta. Yönetici arkadaşlarıma 'Herhalde yine şampiyonluk yemeğini yemeden kapıya konacağız' diye şaka yaptım. İnşallah şampiyon olduğumuzda yine yönetimde yer alırız' açıklamasında bulundu.' Galatasaray artık kaleye gidiyor'Göreve geldikten sonra futbolcularla görüşmeler yaptıklarını anlatan Albayrak, 'Galatasaray artık koşuyor, faul yapıyor. Arsenal maçında 19 gol girişiminde bulunmuş, kaleye gitmiş. Önceden biz bunları yapamıyorduk. Geçmiş hocamızı suçlamıyorum ama yeni bir heyecan var. Galatasaray, artık kaleye gidiyor, koşuyor. Onun için futbolcu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ben onların bu işi başaracaklarına inanıyorum ve kendilerine güveniyorum' ifadelerini kullandı.Albayrak, ekim ayında göreve geldiklerini Portekizli genç yıldız aday Bruma'nın satılmasının istendiğini belirterek, 'Geldiğimizde 'Bundan bir şey olmaz, bunu sat' dediler. Ben 'Bruma gibi futbolcuyu satmam' dedim. Çünkü hamurunda, mayasında futbolculuk var. Şimdi Bruma çok iyi işler yapıyor' şeklinde konuştu.'Mancini ile devam etsek daha başarılı olurduk'Başarının teknik direktörlerle uzun süre çalışmanın sonucunda geleceğine inandığını dile getiren Abdurrahim Albayrak, Prandelli'den önceki teknik adam Roberto Mancini ile devam edilmesi durumunda çok başarılı olacağına inandığını kaydetti.Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Albayrak, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun uzun yıllar görevde kalmasını istediğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: 'Hamza hocayı aradığımda 'Ben 6 ay sonra gideceğim. İnşallah bu kulüpte 16 yıl kalırsın. Seni uzun zaman burada görmek istiyorum' dedim. O zaman biz başarılı olacağız. O zaman Şampiyonlar Ligi'ni kazanacağız. Senede 2-3 antrenör değiştirerek bu iş olmaz. Fatih hocamla iki sene çok başarılı olduk. Başkanımız gitti İtalyan Mancini'yi getirdi. Ondan sonra başkan yine bir İtalyan getirdi. Bir İtalyan başarısız oluyorsa neden yeni bir İtalyan alıyorsunuz. Bir yerde durmak lazım. Mancini ile devam etseydik çok daha başarılı olurduk. Ne zaman uzun yıllar bir teknik adamla çalışılırsa başarının geleceğine inanıyorum. İnşallah bunun da Hamza hoca ile devam etmesini diliyorum. Kendisinin Galatasaray'a çok faydalı olacağına inanıyorum.' Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile Gençlik Merkezi'ni gezen Albayrak, bowling oynadı.Skorer
Samsun'da Aile Hekimleri İş Bırakıyor
SAMSUN Aile Hekimleri Derneği (SAHED) Başkanı Dr.Şevki Gülay, aile hekimliğinin bitirilmesinin istendiğini dile getirerek, bakanlığı aile hekimliği üzerinde geliştirdiği uygulamaların kendilerine darbe vurduğunu söyledi.Dr .Gülay, 'Halkın sağlığının daha iyi takip edilmesi ve aile hekimliğinin bitirilmemesi için cuma günü 1 günlük iş bırakma eylemi yapacağız' dedi.SAHED, Atakum Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimlerinin de katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi. 225 üyesi olan SAHED Başkanı Dr.Şevki Gülay, Sağlık Bakanlığı'nın aile hekimliği ile ilgili uygulamaları konusunda açıklamalarda bulundu. Dr. Gülay, aile hekimliği çalışanları üzerindeki baskıların artrık dayanılmaz hale geldiğini ifade ederek, 'Aile hekimlerinin eğitimi için nöbet düzenlemesi yapıyoruz diye başlayan süreç, 'aile hekimlerine acilde ihtiyacımız var' şeklinde devam etmiş, nöbetsiz sağlık sistemi şekline dönüşerek son olarak aile hekimlerini ailelerle bir araya getireceğiz uygulamasına dönüşmüştür' dedi.Bakanlığın gerçekleri gizlemeye çalıştığını ileri süren Dr.Şevki Gülay, 'Sorunun adı teşvik edilmiş acile başvuru sorunudur. Bu sorunun çözümü aile hekiminde değildir. Bu sorun bahane edilerek aile hekimliği bitirilmek istenmektedir. Hastane acillerine başvuruyu bizzat teşvik eden Sağlık Bakanımızdır. Sorunu gerçekten çözmek için hiçbir proje üretmeyen bakanlık, en kolay yol olarak aile sağlığı merkezlerini acil gibi göstermeye çalışarak halkımızı yanıltmaktadır. Halk bundan hoşlanır mantığıyla sağlık sistemi kurulamaz. Bilimsel verilerle ve toplum gerçeğimize dayalı yöntemlerle halkımızın şu andaki muhtemel sağlık sorunları dikkate alınarak bir sistem kurulmaıdır' diye konuştu.Aile sağlığı merkezlerinin koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik vererek halkın geleceği için çalışan merkezler olduğunu belirten Dr. Gülay şöyle devam etti:'Herkesin kendi aile hekiminden hizmet alması yerine nöbetçi hekimden hizmet alınmasının getirilmesi, aile sağlığı merkezi olma özelliğinin yitirilmesine yol açacaktır. Bu şekilde eski sağlık ocağı sistemi tekrar getirilmek istenmektedir. Bakanlığın uygulamaları sayıları 20 bini bulan aile hekimlerinin ve 20 bin aile hekimliği çalışanlarının sistemden kaçış için yollar aramasına yol açmaktadır. haftada 6 gün, günde 12, ayda 300 saat çalışma insan haklarına aykırıdır. Aile Hekimliği uygulamasını bitirenler ileride sağlık sistemine ihanet edenler olarak anılacaklardır. Halkın sağlığının daha iyi takip edilmesi ve aile hekimliğinin bitirilmemesi için Cuma günü 1 günlük iş bırakma eylemi yapacağız.'DHA
Galatasaray İşi Mucizelere Bıraktı
Euroleague'deki temsilcilerimizden Galatasaray LH, Neptunas deplasmanında özellikle son çeyrekteki çok kötü oyunuyla 82-72 yenildi ve TOP 16 şansını mucizelere bıraktı.Bu skorla 9. maçında 4. galibiyetini elde eden Neptunas, son haftaya avantajlı girdi. Galatasaray Liv Hospital ise 6. yenilgisini alırken 3 galibiyette kaldı. Sarı-kırmızılı takım son hafta Yunan temsilcisi Olympiakos'la İstanbul'da karşılaşacak. Galatasaray Liv Hospital, Son 16 turuna kalabilmek için bu maçta galip gelip rakiplerinin kaybetmesini bekleyecek.Hücumda istediği atışları bulamayan Galatasaray Liv Hospital karşısında Mazeika ve Shakur'a sayılar bulan Neptunas, ilk 5 dakikayı 11-7 önde geçti. Karşılıklı basketlerle devam eden ilk çeyrek, Neptunas'ın 22-18'lik üstünlüğüyle tamamlandı.İkinci çeyrekte Neptunas, Butkevicius'un 3 sayılık basketiyle 13. dakikada farkı 7'ye çıkardı: 27-20. Erceg'in dış şutlardan bulduğu isabetli atışlarla rakibini yakalayan Galatasaray Liv Hospital, 8-0'lık seri yakalayarak 15. dakikada öne geçti. 27-28. Hücumda top kayıpları yaşayan Galatasaray Liv Hospital'ın hatalarını değerlendiren Neptunas, soyunma odasına 40-37 önde gitti.Sarı-kırmızılı takım Young'ın pota altından bulduğu basketlerle üçüncü çeyreği başında tekrar öne geçti: 40-41. Boyalı alandan sayılar üreterek üstünlüğü tekrar eline alan Neptunas, 26. dakikayı 52-47 üstün geçti. Evsahibi ekip son çeyreğe 63-60 üstün girdi.Neptunas, 34. dakikada farkı 7'ye yükseltti: 72-65. Hücum ribauntlarından elde ettiği sayılarla farkı açmaya devam eden Litvanya temsilcisi, son 2 dakikaya girilirken farkı çift hanelere taşıdı: 80-69. Son bölümde rahat oyununu sürdüren Neptunas, sahadan 82-72 galip ayrıldı.Karşılaşmanın en skorer ismi Galatasaray Liv Hospital'dan 24 sayı kaydeden Erceg oldu. Neptunas'ta ise Gailius attığı 23 sayıyla galibiyette başrol oynadı.Birinci Çeyrek: 22-18İkinci Çeyrek: 18-19 (40-37)Üçüncü Çeyrek: 23-23 (63-60)Dördüncü Çeyrek: 19-12 (82-72)Lig Tv
Reklam