Dev Banksy Arşivi! Dünyanın En Ünlü ve Gizemli Sokak Sanatçısının 127 Eseri
Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen sanatçı. Gerçek kimliği bilinmemektedir, Banksy eserlerinde kullandığı imzasıdır. 'Gerilla artist' olarak anılan sanatçı çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgınlığını eleştiren mesajlar vermektedir. Banksy, istediğinin iyi resimler yapmak olduğunu ve kimliğini açıklamayacağını ifade ediyor. Banksy Birleşik Krallık'taki eserlerinin yanı sıra Filistin'de yaptığı siyasî eserlerle de tanınıyor. Sizleri tam 127 ''Banksy'' eseriyle baş başa bırakıyoruz.İyi eğlenceler dileriz...
Osmanlı Zamanında Uygulanan 21 Yasak
İstanbul’da büyük bir esir pazarı bulunuyordu.Ticaret amacıyla gelen yabancıların kısa bir süre buradan esir ve cariyeleri alıp kullandıktan sonra sokağa bırakmaları üzerine 1559 yılında çıkartılan kanunla gayrimüslimlere esir satılması yasak edildi.
Fantastik Dünyanın 10 Kötü Karakteri
J.R.R. Tolkien, George Martin, J.K. Rowling ve daha birçok yazarın kötüleri burada. Aa şu yok,bu yok demeyiniz hepsini yazmak biraz zor olur. Ufak not, henüz izlemediğiniz filmler ve diziler olabilir. Sonra spoiler diye bağırmayın bu zamana kadar izlememiş olmanız sizin suçunuz!*Karakter bilgileri Wikipedia'dan!
Iron Maiden'ın Bunları Bilmeyen Metalciyim Demesin Dedirttiren 20 Şarkısı
1975 yılında kurulan İngiliz gruptur.Aslında şu an ki üyelerinin arasında 1975 den sadece Steve Harris var.Fakat bence grubun 1975 ve günümüz kalitesi aynı zaten efsaneler de orası ayrı...İlk albümleri 1980 Iron Maiden son çıkan albüm ise 2010 The Final Frontier. Iron Maiden dinlemeden hayata veda etmeyin...
1200 Yıllık Urfa Kalesi'ne Tepki Çeken Restorasyon
Çanakkale’de 2 bin yıllık Apollon Tapınağı’nda tarihi dokunun bozularak yapılan restorasyonun yankısı sürerken, Şanlıurfa’da da tartışma yaratan bir çalışma tüm hızıyla devam ediyor. Geçen sene aşırı yağışlar nedeniyle çöken tarihi kalenin bir cephesinin yeni restorasyonu büyük tepki çekti. Radikal'den Serdar Korucu'nun haberine göre; Şanlıurfa’daki 1200 yıllık kalenin 2013 yılının Nisan ayında aşırı yağışlar nedeniyle çökmesinin ardından başlayan restorasyon sürüyor. İl Özel İdaresi tarafından 17 Aralık 2013’te ihalesi açılan proje 24 Ocak’ta başladı. Ağustos ayının sonuna tamamlanması planlanan restorasyon çalışmaları halkı tedirgin ediyor. Nedeni ise bölgede zaman zaman küçük çaplı toprak ve moloz kaymalarının yaşanması. Kaymalar, kalenin altında yer alan ve her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Balıklıgöl Yerleşkesi'ni tehdit ediyor. ORİJİNAL TAŞLAR KULLANILMAMIŞ Bir başka tepki ise restorasyon projesinin kapsamına ve görünümüne. 1200 yıllık duvarlarla örülü kalenin yıkılmış olan kısmı Çanakkale’de tartışma yaratan Apollon Tapınağı restorasyonundaki görünüme sahip. İl Kültür Müdürlüğü, mümkün olduğunca eski taşların kullanıldığını savunuyor, beyaz görünümün orijinal olarak kullanılan Urfa taşının neden olduğunu, zamanla duvarın geri kalanı gibi eski görünüme kavuşacağını belirtiyor. Uzmanlar ise uluslararası kuralları hatırlatarak restorasyonda ağırlıklı olarak eski taşların kullanılması gerektiğini vurguluyor: “Restorasyonda önce yıkılan blokların kullanılması gerekir. Ancak görünen eski bir taş yok. Uluslararası kurallar birbirinden ayrılmış parçaların bir araya getirilmesine izin verir. Tamamen yeniden inşa etmek yanlış.”Göçüğün ardından başlayan inşaat çalışmalarında Roma, Selçuklu ve İslami dönemlere ait olduğu tahmin edilen eserlere rastlanılması üzerine inşaata ara verilmiş, kazı çalışmaları sonrasında çalışmalar yeniden başlamıştı. Kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha göllerinin güneyindeki Damlacık dağının kuzey eteğinde bulunan kalenin tarihi 9. yüzyıla dayanıyor. Bir rivayete göre, kale 814 yılında şehir sularını yeniden ayağa kaldıran Abbasiler döneminde Seleukoslar’dan kalan eski kalıntılar üzerine inşa edildi. Bir diğer rivayete göre ise M.S. 812 yılında Hıristiyanlar tarafından Arap akınlarına karşı kenti korumak amacıyla yaptırıldı.Serdar Korucu | Radikal
Kaybettiği 6 Haftalık Kızının Fotoğrafına Photoshop Yardımı İsteyen Baba İçin Yapılan 17 Dokunaklı Çalışma
Bu dokunaklı ve trajik hikaye dünyada hala iyi yürekli insanların çoğunlukta olduğunu hatırlatıyor adeta. Nathan Steffel'ın minik kızı Sophia doğumundan sadece 6 hafta sonra ''Karaciğer Hemanjiyomu'' sebebiyle hayatını kaybetti. Minik bebek 6 haftalık kısa hayatının tamamını hastanede geçirdiğinden dolayı ailenin fotoğraf çektirme şansı olmamış. Bu nedenle ellerindeki tek fotoğraf olan bu hastane fotoğrafından kabloların, boruların ve tüm tıbbi cihazların photoshopla kaybedilmesini istemişler. İşte bu isteğe sosyal medyadan gelen karşılık...
İyileştirme Özelliği Olduğu İddia Edilen Meditasyon Ürünü 17 Resim
Yeasua Lara Martinez 1978 yılında Kolombiya San Juan De Pasto'da doğdu. 2006 yılında '' Master In Visual Arts'' ünvanı ile Narino Üniversitesi'nden (Universidad De Narino) mezun oldu.1998-2012 yılları arasında gerçekleştirdiği kişisel sergileri ve çeşitli mekanlarda yaptığı duvar resimleri (Mural çalışmaları) ile kısa sürede Kolombiya'da adından söz ettiren bir sanatçı olmuştur.Sanatçı, yaptığı resimlerin iyileştirici etkisine güvenmektedir. Yapmış olduğu eserlerin Tanrı’nın güzelliklerini, ondan aldığı ilham ile aktaran bir kanal olduğunu ve bu yöntem ile evrensel iyileşmeye katkı sağladığını hissederek ortaya koymaktadır. Her bir eser bir meditasyon ürünüdür. Bir ibadet biçimi ve bir kanaldır.
Çin'de Dört Kanatlı Dinozor Bulundu
Çin'de dört kanatlı ve uzun kuyruklu yepyeni bir dinozor türü keşfedildi. Changyuraptor yangi (C. Yangi) isimli bu dinozorun mezozoik dönemin sonlarında, Çin'in günümüzdeki Liaoning eyaletinin bulunduğu bölgede yaşamış olduğu düşünülüyor. Dört tane kanadı olmasının yanı sıra bu dinozoru ilginç kılan özelliklerinden biri de kuyruğundaki eşi benzeri görülmemiş uzunluktaki tüyleri. 30 cm'yi bulan bu tüylere iki kanatlı olmayan dinozorlarda şu ana kadar hiç rastlanmamıştı. Bilim insanları, bu uzun tüyler sayesinde C. Yangi dinozorunun uçtuğu sırada ve inerken kendini yavaşlatabildiğini öne sürüyor. C. Yangi'nin 'mikroraptorin' denilen dinozor grubuna ait olduğu düşünülüyor, dört kanat ve kuyruk bu dinozor türünde mevcut. Paleontologlar arasında bu keşfe kadar dört kanatlı canlı türlerinin, iki kanatlı canlı türlerinin evrim sürecinde bir basamak olduğu düşünülüyordu. Fakat C. Yangi'nin bu evrim sürecinin çatallanması sonucu olduğu tahmin ediliyor. Uçuş yetisine sahip canlı türlerinin, günümüzde kuş olarak sınıflandırılan grubunun fizyolojik yapısı dışında da evrim geçirdiği düşünülüyor. C. Yangi'nin iskelet kalıntıları Bohai Üniversitesi ve Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi'nden uzmanların oluşturduğu bir ekip tarafından bulundu. Burnundan kuyruğunun sonuna kadar 132 cm uzunlukta olan bu yeni tür, şu ana kadar rastlanılan en büyük dört kanatlı dinozor. Araştırmacılar bu yeni dinozor türünün arka bacaklarında bulunan çıkıntılı tüyleri uçuş amaçlı kullandıklarını söylüyor. Uzmanlar, C. Yangi'nin uzun kuyruk tüyleriyle uçabildiğini, aksi takdirde o kanat yapısıyla havalanamayacak kadar ağır ve büyük bir canlı olduğunu da belirtiyor. BBC Türkçe
Rus Fotoğrafçıdan Peri Masallarını Kıskandıracak Bir Sürreal Fotoğraf Serisi
Margarita Kareva fantezi sanat fotoğrafçılığı konusunda uzmanlaşmış bir Rus sanatçıdır. Fotoğraflarında genellikle salt güzellik temasını işleyen sanatçı çalışmalarını sürreal manipülasyonlarla da desteklemektedir. Kareva bu ilginç çalışmaları yapmak için gereken ilhamı fantastik kitaplarda bulduğunu söylüyor.İyi eğlenceler dileriz...
Thor Artık Bir Kadın!
Evet! Yanlış okumadınız. Marvel’ın en popüler karakterlerinden biri olan Thor artık bir kadın olacak. ABC isimli Amerikan televizyonuna konuşan Marvel yetkilileri bugün yaptıkları açıklamayla birlikte Şimşek Tanrısı’nın artık bir tanrıça olacağını duyurdu. Aslında ‘Thor’ bir lakap. Onun çekicini ancak Thor lakabını hak eden, değerli kişiler kaldırabiliyordu. Hatta Hulk bile çekici yerinden oynatamadı. Alıştığımız Thor karakteri de Marvel’dan gelen açıklamaya göre artık bu çekici kaldırmayı hak etmiyor ve yerine yeni bir Thor geliyor. Yeni karakterin kimliği tam olarak açıklanmasa da bazı görselleri piyasaya çıktı. Şimşek Tanrısı’nın geçmişte kurtardığı bir kadının, dünyaya gelip zaman içerisinde onun yerini alışını anlatacak. Marvel, böylece güçlü kadın karakterlerine de bir yenisini eklemiş olacak. Kaptan Marvel, Storm ve Karadul gibi sağlam bir duruşa ve hayran kitlesine sahip olan karakterlere bir yenisi daha başarıyla eklenebilecek mi göreceğiz. Bu yeni seri Ekim ayında başlayacak ve çizimlerini Russell Dauterman yapacak. Hikayeyi anlatacak isimse Jason Aaron olarak duyuruldu.
Hayatın Karanlık Tarafından 9 Etkileyici Belgesel
Şüphesiz belgeseller, kolaylıkla göremeyeceğimiz veya yalnızca sözel olarak ifade edilince tam manasına varamayacağımız olguları bize çok daha açık ve güçlü bir şekilde anlatabiliyor. Aşağıda yer alan 9 belgesel ise içinde yaşadığımız toplumların karanlık tarafı ile ilgili. Suç, suçlular ve bunun etkilerini apaçık ortaya koyan bu belgesellerin şok edici içeriği gözümüzü kapattığımız ama varolduğunu bildiğimiz bir gerçeği ortaya koyuyor: Kötülük var.
Kadıköy Sokak’ta Hayat Var!
Kadıköy Sokak Iletişim:Website: Kadıköy SokakInstagram: @kadikoysokakFacebook: /sokakkadikoyKadıköy’ün insanı içine çeken sıcacık ortamını, yaşanmışlık dolu anıların canlandığı evlerini, bulutsuz, bavulsuz hatta umutsuzken çıkabileceğiniz bir yolculuğa benzetebileceğimiz sokaklarını bilirsiniz. Bazı yazarların ‘’Kadınları ve hayatı öğrendiğimiz Kadıköy Sokakları’’ diye imgelediği ve temelinde çok yönlü, bütünleştirici bir yapıya sahip olması nedeniyle oldukça dikkat çeken Kadıköy, bugünlerde farklı bir yaşanmışlık senfonisine tanık oluyor. Genel olarak eğlenmek için kendilerini açık alanlara atmış yalnız insanlardan ya da çoğunluk gruplarının üzerinden ilerleyen bu senfoni içerdiği ‘’ Siz de tanıdık yüzlere rastlayabilirsiniz!’’ sloganıyla farklı bir ortam yaratmayı amaçlıyor. Hayatın sizi çok sıradanlaştırdığını ve umutsuzlaştırdığını düşündüğünüz bir zaman diliminde, belki de yarın hatırlayamayacağınız bir tebessümünüze ortak olan bir grup insanın faaliyeti olarak tanımlanabilecek bu organizasyon, yaşamdan kolay kolay silinemeyecek anılar yaratabilmeyi umuyor. Aslında hobi olarak başlayan, kısa bir zamanda zarfında da Kadıköy Sokakları’nda bulunan birçok kişinin dikkatini çeken ve adeta bir fotoğraf sergisinden farksız olan bu faaliyetlerin arkasında oldukça genç ve güzel bir ‘’Kadıköy Sokak’’ ekibi yer alıyor.Ekibin ‘’Bu kadar samimi, kalabalık ve popüler bir ortamda insanlar kaynaşıp eğleniyor ve daha sonra kalkıp evlerine dağılıyorlar. Tamam, herkesin akıllı telefonları var. Kendi fotoğraflarını yayınlayabiliyorlar. Ama neden tek bir alanda tüm bu insanları görmeyelim ki? Bu yüzden ‘’Kadıköy Sokak’’ adı altında insanların fotoğraflarını çekip sosyal medyaya yüklemeye başladık. Bu fotoğraflarını çektiğimiz insanlarla hem tanışıp, sohbet etme fırsatı bulduk. Sosyal medyadan geri dönüş yaparak fotoğraflarını takip etmiş oldular ve diğer kişilere de bakarak onları da tanıyabilme fırsatı buldular. İnsanlar bunu sevdi. Çekim yapmadığımız günler bugün neden çekim olmadı diye geri dönenlerin olması bizi mutlu etti. Yaklaşık 4 haftalık bir dilimde iyi tepkiler aldık ve sloganımız olan “Siz de tanıdık yüzlere rastlayabilirsiniz!” bir an da ortaya çıkmış oldu’’ şeklinde tanımladığı ve başlangıcı 22 Mayıs’ı bulan bu etkinlik güzel şeyler ortaya çıktıkça, sokaklar büyüdükçe yeni fikirlere yelken açmayı hedefliyor. Mekânlarda da çekim yapmaya başlamak isteyen ekip yakın zamanda Kadıköy’de oldukça bütünleştirici bir etki yaratmayı amaç ediniyor. Bu kadar samimi bir ortamı, bir fotoğraf karesine dönüştürmek elbette ki zor bir iş değil, ama o an insanların hissettiklerini yansıtmak zor. Eğer etkili bir şekilde kullanılırsa bir fotoğraf gerçekten çok şey anlatabilir. Aşağıda yer alan bazı örnekler kimi zaman iyi bir dostluğu kimi zamansa aşkı anlatırken, sokaklar içinde aslında hiç de yalnız olmadığımızı vurguluyor. Cuma ve Cumartesi günleri yapılan çekimlere bazen siz de denk gelebilir ya da sosyal medya aracılığıyla fotoğraflara ulaşabilirsiniz. Anıl Basılı yazısıdır.