İnsan AvıAnton Corbijn’in yönettiği ve Philip Seymour Hoffman, Rachel McAdams, Willem Dafoe, Robin Wright, Grigoriy Dobrygin'in oynadığı ''İnsan Avı' izleyici ile buluşacak. Almanya, ABD ve İngiltere ortak yapımı olan filmin oyuncu kadrosunda Derya Alabora ve Tamer Yiğit gibi Türk oyuncular da yer alıyor.Şubat ayında hayata veda eden Philip Seymour Hoffman'ın rol aldığı son filmlerden biri 'İnsan Avı'nda Avrupa'da geçen gizemli bir suç öyküsünü konu ediliyor. Hoffman'ın, Alman istihbarat biriminde görev yapan Günther Bachmann adında bir ajan olarak izleyicinin karşısına geçtiği gerilim türündeki yapımın senaryosu Andrew Bovell'a ait.John Le Carre'nin aynı adlı eserinden beyazperdeye aktarılan filmin konu şöyle:'Yasadışı yollardan Hamburg'a giren Issa Karpov adında yarı Çeçen, yarı Rus bir göçmen, soluğu şehrin Müslüman mahallelerinden birinde alır ve bir Türk aileye misafir olur. Almanya'ya gelmeden önce acımasızca işkenceye uğramış olan bu adam, şimdi babasının haksız yollarla elde edilmiş servetinden pay istemektedir. Bu durum kısa sürede Alman ve ABD gizli servislerinin dikkatini çekecektir.'
Sinema dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Toronto Uluslararası Film Festivali (TİFF) başladı.39'uncu Uluslararası Toronto Film festivali'nin açılışı, yönetmenliğini David Dobkin'in üstlendiği ve başrollerinde Robert Duval ve Robert Downey Jr.’ın oynadığı The Judge (Yargıç) filminin gösterimi ile yapıldı. Gala nedeniyle festival alanını saatler öncesinde dolduran binlerce kişi, kırmızı halıda yürüyen Robert Downey Jr., Robert Duval, Vera Farmiga ve diğer sinema yıldızlarına sevgi gösterisinde bulundular. Hayranlarının tezahüratlarına karşılık veren ünlüler, onlarla fotoğraf çektirip, imza dağıttılar.Festival merkezinin bulunduğu King Caddesi ile Üniversite Bulvarı'nın bir bölümü, 14 Eylül tarihine kadar araç trafiğine kapatıldı. Caddeye masa ve sıralar konulurken, bölgedeki lokanta ve barlar da sokakta servis vermeye başladılar. Oscar’ın habercisi olarak da ünlenen festivalde 285 uzun ve 108 kısa metrajlı film gösterilecek. Festivale katılacağı açıklanan ünlülerin arasında Michael Douglas, Dustin Hoffman, Jennifer Aniston, Denzel Washington, Kate Winslet ve Kevin Costner gibi isimler de bulunuyor.Kış Uykusu 'Ustalar' arasındaFestivale Türkiye’den bu yıl iki film katılıyor. Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmi, TİFF’nin ustalar kategorisinde gösterime girecek. Kış Uykusu, 2014 Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülüne layık görülmüştü. Yönetmen Serhat Karaarslan’ın 16 dakikalık Dondurma filmi ise festivalin kısa metrajlı filmler bölümünde yer alacak.Kaynak: Anadolu Ajansı
VENÜS Sanat Galerisi sezonu İstanbul’la açıyorYüzyıllarca İstanbul için söylenmiş o kadar çok şey var ki…Her dönem sanata ve sanatçıya ışık olmuş, hakkında kitaplar, şarkılar, şiirleryazılmış, gelmiş geçmiş birçok ressam onu resmetmiş… VENÜSSanat Galerisi’de yeni sezonu ‘İSTANBUL’ adlı karma sergi ile açıyor.15–30 Eylül 2014 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek sergi farklıdisiplinlerde çalışılmış İstanbul temalı resimleri içeriyor.36 Sanatçının katılımıyla gerçekleşecek sergide eserleri yeralan sanatçılar; Ahmet OĞRAŞ, Asuman AKYÜREK, Bayram YILDIZ, Binnur ÇAVUŞOĞLU, Bülbül SAN, Celal ÖZCAN, Ceyda HÜSEYİNOĞLU, Eylül DURU, Esra GENÇ, Feriha GÖKÇEN ÖZSARIKAMIŞ, Fikret TUNALI, Günsu SARAÇOĞLU, Hakime GÜLSOY, Haşim CAN, Hicran ALİOĞLU, Melek USLU SAHAN, Murat SÖNMEZ, Mücella AŞKAN, Natali AYDAR, Nermin KAMIŞOĞLU, Nilgün KURTULUŞ, Nurgül ÖZKESER, Onur ARAS, Neşe KALINBACAK, Pervin ÖZEN, Saliha GÜMÜŞ, Selin ULUSOY, Semahat ÇIN, Sema ÇAMOĞLU SOYSAL, Sevgi ÜNAL, Sevil SAĞLAM TEKİN, Suna ATALI ER, Süha ÖZKORAL, Z . Nesligül ERYILDIRIM,Zerrin ÜSTEK KARAGÖZ, Zeynep Deniz ÖZMEN’ dir.VENÜS Sanat GalerisiMustafa Kaya Sokak No 2 Göztepe-Kadıköy0216 565 3572
Sony Pictures, İngiliz gazeteci Nick Davies’in ortaya çıkardığı telefon dinleme skandalını beyaz perdeye aktarıyor. İngiliz medya devi Rupert Murdoch’un sonunu getiren skandalın sinema uyarlamasında yönetmen koltuğunda da George Clooney oturacak.Nick Davies’in The Guardian’daki köşesinde yazdığı yazılarla ilk olarak ortaya çıkardığı, İngiltere’de yüzlerce siyasetçi, ünlü ve terör mağdurunun telefonlarının dinleniyor olduğu haberleri gündemde şok etkisi yaratmıştı. Ülkede haber sektörünün bir numarası olan Rupert Murdoch’un 2012 yılında News International’ ın direktörlüğünden ayrılmasıyla sonuçlanan süreç, Nick Davies tarafından Hack Attack isimli kitapta derlenmişti. Sony Pictures, kitaptan uyarlanacak filmin ismini de Hack Attack olarak belirledi ve yönetmen olarak da George Clooney’i seçti.Filmle ilgili yaptığı ilk açıklamada söz konusu hikayenin bu tür bir filmin gerektireceği her şeye, yalanlar, yozlaşma ve şantaj, sahip olduğunu belirten Clooney, Nick Davies’in çok cesur bir gazeteci olduğunu vurguladı. Davies’in kitabını uyarlamaktan büyük gurur duyacağını söyleyen Clooney, son olarak bu yıl vizyona giren The Monuments Men ‘i yönetmişti.Bantmag
Şu sonbahara güzel bir başlanğıç yapmaya ne dersiniz ?Terasta koltuga uzanıp dinlenilesi Kardeş dırdırından uzaklaşmak için Sevgilinizi yada en sevgili oyununuzu düşünmek içinİşte Başlıyoruz...
Güney Afrikalı fotoğrafçı Anelia Loubser ilginç bir çalışmaya imza attı. Yakın çekim portreleri ters cevirip burun altından kırparak ilginç görüntüler elde etmiş. “Alienation” (uzaylılaşma) ismini verdiği fotoğraf serisi bakış açısının ne denli önemli bir şey olduğunu gözler önüne sermiş.İyi eğlenceler dileriz...
'Eye of The Tiger”ı besteleyen grup Survivor'ın vokali Jimi Jamison, 63 yaşında hayatını kaybettiRocky filmlerinin tema müziği olarak kullanılan ve dünyada en çok bilinen şarkılardan biri olan “Eye of The Tiger”ı besteleyen grup Survivor’ın solisti Jimi Jamison, 63 yaşında öldü.Kendine has sesiyle hafızalarda yer edinen Jamison’ın pazartesi gecesi kalp krizi nedeniyle ABD’nin Tennessee Eyaleti’nin Memphis kentinde yalnız yaşadığı evinde oğlu tarafından ölü bulunduğu açıklandı.Haber Türk
Yurt dışından bir misafiriniz gelse ve Türkiye’yi gezmek istese nasıl bir yol çizerdiniz? Sizin için en keyifli 5 rotayı çıkardık... Bu liste kimseyi yarı yolda bırakmaz. Misafiriniz en uygun fiyata bu yerleri gezmek istiyorsa da, TAG’ı önermeyi unutmayın. Yurtdışından araba paylaşma platformlarına zaten alışıklardır...
‘Bazı emanetler yürekte taşınır’ sloganıyla Fox TV’de yayına başlayan Emanet dizisinin çekildiği tarihi Meryem Ana Kilisesi’ni ayakta tutan demir gergiler kesildi. Kapadokyalılar suç duyurusunda bulundu; yapım şirketi ise iddiayı yalanlıyorNevşehir'de 1849 yılında inşa edilen Meryem Ana Kilisesi'nde sütunları birbirine bağlayan, bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan yapının ayakta durması için hayati önem taşıyan 2 gergi demir kesildi. Demirlerin, fox tv’de başlayan 'Emanet' dizisi ekibince daha rahat çekim yapabilmek için kesildiği öne sürülüyor; yapım şirketi iddiayı yalanlıyor.Kapadokya’da, 1924’teki mübadelede gönderilen Rumlardan kalan tarihi kilise, kültür varlığı olarak tescil edilmesine rağmen restorasyon bir türlü başlatılmadığı için yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Adını duvarlarındaki Hz. Meryem'in ölümünün (Koimesis) tasvir edildiği mozaiklerden alan kilise, Rumların gönderilmesinden sonra 1950-1983 yılları arasında Nevşehir cezaevi olarak kullanıldı. 1983 yılında boşaltılan kilise, 1986 yılında Milli emlak Müdürlüğü tarafından kültürel faaliyetlerde kullanılmak şartıyla Nevşehir Belediyesi'ne tahsis edildi. O günden beri restore edilmeyen ve kaderine terk edilen kilisede, geçen haftalarda Fox Tv'de yayınlanacak ‘Emanet’ dizisinin çekimleri yapıldı. İddialara göre çekim ekibi, kilise içerisine yerleştirilemeyen kameraları gerekçe göstererek yapının sütunlarını birbirine bağlayan iki gergi demirini kesti. Kesilen demirler kilise içine bırakıldı.Meryem Ana Kilisesi’ni ayakta tutan sütunların arasındaki demir gergiler kesildi.Demir gergilerin dikkatlice kesildiği görülüyor.‘Babalarının çiftliği mi?’Savcılığa suç duyurusunda bulunan Kapadokya Tarih Kültür Araştırma ve Koruma Derneği Başkanı Mükremin Tokmak, 'Demirlerden ikisi elektriğin olmadığı bir yerde 'spiral' kullanılarak kesilmiş. Demirlerin dışarı çıkarılmamış olması hırsızlık ihtimalini düşürüyor' dedi. Tokmak, dizi çekimleriyle ilgili ise 'Kapadokya'yı babalarının çiftliği gibi kullanıyorlar. Bu demirlerin kesilmesi durumunda çatı, çok ağır olduğundan mutlaka çöker. Müze Müdürlüğü 'Biz karışamayız' diyor. Bakanlık kiliseyi belediyeye tahsis etmiş ki belediye ise bu bölgede bulunan 3 bin adet eski Rum evlerini kentsel dönüşüm adı altında yıktı. Tahribat çok büyük' diye konuştu.Kilisenin yapısını iyi bilen Nevşehirli restorasyon uzmanı mimar Doğan Onur Araz da kilisede kesilen gergi demirlerinin yapının ayakta durabilmesi için hayati önem taşıdığını belirtti.‘Zaten harabe’ymiş!Dizinin yapımcılığını yürüten Gold Yapım Şirketi yetkilileri ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Yapım şirketi yetkililerinden Ahsen Tüzün, ekiplerinin tarihi yapılarda son derece titizlikle çalıştığını belirterek 'Kilisede birkaç kez çekim yaptık. Zaten oldukça bakımsız ve harabeyi andıran bir yapı. Tarihi mekânlarda herhangi bir çivi dahi çakmadan, sanat tarihçileriyle çalışıyoruz. Bizle ilgili bir durum değil. Zaten savcılıkta da bu yönde ifade kullandık' diye konuştu.Dizinin sahnelerinden birinde de demir gerginin yerinde yeller esiyor.Herkes topu birbirine attıMeryem Ana Kilisesi'nin mülkiyeti hazineye ait. 1996 yılında Nevşehir Belediyesi'ne tahsis edilen kilisede 2003 yılında restorasyon çalışmaları başladı ancak bugüne kadar kurul onayına sunulmadı. Tokmak, kurumların topu sürekli birbirlerine attığını belirterek “Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğü, yapı hakkında tüm sorumluluğun belediyeye ait söylüyor. Herkes topu birbirine atıyor' dedi. Yapı ile ilgili bilgi veren Nevşehir Belediyesi, çalışmaların kısa zamanda başlayacağını söylese de içinden çıkılamaz hal alan restorasyon süreci binanın günden güne çökmesine neden oluyor.Kilisenin cezaevi olarak kullanıldığı dönemde yönetmen Yılmaz Güney, yazar Kemal Tahir tutuklu kalmıştı. Kilisede daha önce de Türkan Şoray ve Hakan Balamir’in oynadığı 1973 yılı yapımı Mahspus filmi çekilmişti.Arif Balkan / Milliyet
Hayatımıza renk katan çiçekler vücutlara da renk katıyor. Birbirinden yaratıcı ellerden çıkan çiçek dövmeleri tam anlamıyla görsel bir şölen sunuyor. İşte size dövmenin bir sanat olduğunu kanıtlayacak 15 yaratıcı çiçek dövmesi.
Dünyaca tanınmış yazar Paulo Coelho'nun son romanı Türkçe olarak raflardaki yerini aldı. Linda adında bir gazeteciyi anlatan romanın adı: 'Aldatmak'Başkalarının gözünden bakınca 'kusursuz' bir hayata sahip olan İsviçreli gazeteci Linda'nın bu 'kusursuzluk kabuğu'nu kırma sürecini anlatan 'Aldatmak', Brezilyalı tanınmış yazar Paulo Coelho'nun yeni romanı. Evliliği, işi, çocukları, yaşadığı yer itibariyle üzerine tek bir eleştiri yapılamayacak kadar mükemmel bir hayatı yaşayan Linda, bu görüntünün altında yatan tekdüzeliği ve tatminsizliği fark ettiğinde, yaşamına dair içsel bir yolculuk yapmaya mecbur kalıyor. Ancak bu yolculuğun başlama anı da gençlik aşkı Jacob ile karşılaşmasıyla gerçekleşiyor. Bir tarafta 'kusursuz' bir birliktelik ve mutluluk yalanı varken, diğer tarafta ise tutku dolu bir aşk onu bekliyor.Paulo Coelho'nun son romanı 'Aldatmak'ın hikayesi genel olarak bu şekilde açıklanabilir. Bugüne dek yayımladığı romanlardan çok daha farklı bir çizgiye sahip olan 'Aldatmak'ın mottosu ise 'Ne de olsa bazen kim olduğumuzu bulmamız için kendimizi kaybetmemiz gerekir'. Can Yayınları etiketiyle bugün itibariyle okurların beğenisine sunulan romandan kısa bir alıntı;'Mutluluk benim için sıradan bir şeye dönüştü, artık kimse farkına varmıyor. Konuşabileceğim biri olduğu için mutluyum. Ama anlatmak istediklerimin bu göstermelik neşemle hiç alakası yok. Artık doğru düzgün uyuyamıyorum. Kendimi bencil hissediyorum. İnsanları çocukça etkilemeye çalışıp duruyorum. Ortada hiçbir sebep yokken banyoya kapanıp ağlıyorum. Aylardır sadece bir kez gerçekten isteyerek seviştim. Bütün bunların otuzlu yaşlara bastığım için bir nevi geçiş dönemi olduğunu düşünüyordum, ama bu açıklama bana yetmiyor. Hayatımı boşa geçiriyormuşum, bir gün geriye bakıp yaptığım her şeyden pişmanlık duyacakmışım gibi hissediyorum. Seninle evlenmem ve çocuklarımızın doğumu hariç her şeyden…'Al Jazeera
http://www.imdb.com/title/tt0468492/9 Şubat 2000 tarihinde Güney Kore’deki ABD ordusu üssünün morgunda şişeler dolusu zararlı atık, sırf tozlu diye Amerikalı bir doktorun emriyle lavaboya dökülür. Bu atıklar doğrudan Seul’un Han Nehri’ne gider. 2002 yılı Haziran ayında ise nehirde tuhaf şeyler olmaya başlar. Bir gün, devasa tuhaf siyah bir yaratık köprüde asılı olarak herkesçe görülür. Bu yaratık hem yüzebilmekte, hem de karaya çıkabilmektedir. Aynı gün şehrin en işlek parkına dalar ve herkesi önüne katar. Üstelik ölümcül bir virüs taşıdığına inanılmaktadır. Öte yandan yaşlı Hie-bong, saf büyük oğlu Kang-du ile bir büfe işletmektedir. Kang-du’nun küçük kızı Hyun-seo da onlarla birlikte yaşamaktadır. Yaratık, insanları öldürmekle kalmaz, bazılarını da kaçırır. Küçük Hyun-seo da babasının bir hatası yüzünden yaratığın eline düşer. Olayı duyan Hie-bong’un diğer çocukları Nam-il ve okçuluk sporu ile uğraşan, o gün de önemli bir müsabakadan gümüş madalya ile dönen Nam-ju yeğenlerinin öldüğünü sanarlar. Ama Hyun-seo ve birkaç kişi yaratık tarafından kanalizasyonun gizli bir bölümüne bırakılmıştır. Bir telefon ile babasına ulaşan Hyun-seo’nun yaşadığını öğrendikten sonra çeşitli girişimleri sonuçsuz kalınca dedesi, babası, amcası ve halası, gözüpek bir şekilde Hyun-seo’yu bulmak üzere harekete geçerler.