onedio
Superman Hakkında Az Bilinen 10 Şey
Çocukluktan yadigar, bütün süper kahramanların en afillisi kurşundan hızlı uçan, trenleri durduran, gözlerinden ateşler saçan Superman. Mavi taytı üstüne giydiği kırmızı külodu ve  peleriniyle 20. yüzyılın en büyük ikonlarından biri olmasının yanı sıra, geçtiğimiz 75 senede başına gelmeyen kalmamasıyla da hepimizin sempatisini kazanmış zat-ı muhterem hakkında pek az bilinen 10 şeyi şöyle aşağıya dercettik.
Neşet Ertaş'ın Hayatı Sahneye Taşınıyor
Devlet Tiyatroları bu yıl 1 Ekim'de perdelerini açıyor. 100'ü yerli toplam 143 oyunun sahneleneceği yeni sezonda, Neşet Ertaş'ın hayatını konu alan ''Neşet Dert Aşk'' isimli oyun da izleyicilerle buluşacakDevlet Tiyatroları'nın 2014- 2015 sezonunun sahneye koyacağı oyunlar belirlendi. 1 Ekim'de perdelerini açacak olan Devlet Tiyatroları'nda, 100'ü yerli toplam 143 oyun tiyatroseverlerle buluşacak. Bu yılın hedefi ise; 3 milyon seyirciye ulaşarak Devlet Tiyatroları tarihinde rekor kırmak. Sezonun sürprizi ise; iki yıl önce aramızdan ayrılan ünlü halk ozanı Neşet Ertaş'ın hayat hikayesinin izleciyici ile buluşacak olması. Şirin Aktemur Toprak'ın yazdığı 'Neşet Dert Aşk' oyunu, Ankara Devlet Tiyatroları'nda sahnelenecek. Ertaş'ın yanı sıra Tarık Buğra'nın ''Osmancık'', Necip Fazıl Kısakürek'in ''Para'' ve ''Sabır Taşı'' isimli oyunları da izleyiciyle buluşacak. Yeni oyunların provaları büyük bir titizlikle yürütülüyor.CNN Türk
'Charlie'nin Çikolata Fabrikası'nın Kayıp Bölümü Basılıyor
Guardian'ın haberine göre tüm zamanların en sevilen çocuk kitaplarından “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”nın kayıp bölümü ilk defa yayımlandı50 yıl önce içeriği çocuklar için uygunsuz bulunduğu için çıkarılmış “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”nın kayıp bölümü ilk kez yayımlandı. Kitabın kalanına göre daha fazla karakterin bulunduğu ve Sir Quentin Blake’in illüstrasyonlarıyla süslenen bölüm çocuklara göre çok vahşi ve yıkıcı bulunduğu için bugüne kadar kitapların baskısında yer almamıştı.Kayıp bölüm, ölümünden sonra yazar Roald Dahl’ın belgeleri arasında bulunmuştu. Kitabın ilk taslaklarında beşinci bölüm olarak yer alıyordu fakat ABD’de 1964, İngiltere’de 1967’de basılan ilk versiyondan çıkarılmıştı.Bölümde Charlie Bucket, annesi ve başka çocuklarla beraber “Vanilyalı Şekerleme Odası”na götürülüyor ve burada “Dövme ve Doğrama Odası”nın korkunç manzarasıyla yüz yüze geliyorlar.“Charlie’nin Çikolata Fabrikası” ilk çıktığı hafta 10 bin adet satılmıştı. Kitabın baskısı hiç tükenmedi ve yalnızca İngiltere baskılarının 30 milyon kopyadan fazla satıldığı tahmin ediliyor. Kitap ayrıca iki kere filme uyarlandı, bunlarda Willy Wonka’yı Gene Wilder ve Johnny Depp canlandırdı.Milliyet Sanat
Banksy Belgelseli Geliyor
Tüm dünyanın işlerini dizi izler gibi takip ettiği Banksy’nin belgeseli geliyor.Geçtiğimiz sene New York’u ele geçiren İngiliz sanatçı Banksy, kariyerinin altın günlerini yaşıyor. Kimsenin görmediği, tanımadığı ve henüz yüzü halka mal olmayan Banksy, aynı zamanda koca bir gizem hayranları için. Bu gizemin ekmeğini yemeye karar veren HBO, Banksy’nin New York’ta geçirdiği zamanı belgeselleştirmeye karar verdi.Banksy Does New York isimli belgesel, şehir halkının Banksy’nin işlerine karşı olan tavrından yola çıkacak. Chirs Mourkarbel tarafından hazırlanacak olan Banksy Does New York, 17 Kasım’da yayınlanacak.Play Tuşu
Tarkan'ın Harbiye Açıkhava Konserleri | Prova
Geleneksel Açıkhava konserleri kapsamında yaz sonu müzikseverlerle buluşmaya hazırlanan Tarkan 3,4,5,7,8 ve 10 Eylül tarihlerinde vereceği konserlerin hazırlıklarına devam ediyor. Hazırlıklar sırasında eğlenceli anların yer aldığı prova görüntüleri yayınlandı.
Star Wars Serisinden Akıllara Kazınan 10 Replik
etiket
Yıldız Savaşları... George Lucas tarafından yaratılmış bilim kurgu efsanesi. Tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunan bu fenomen seriden, izleyen hemen herkesin bildiği, seçmece bazı sözler galeride. Siz de galeride bulunmayan ama ''favorim'' diyebileceğiniz sözleri yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.
2013'ün Sinema İçin Harika Bir Yıl Olduğunu Gösteren 17 Film
İyiden iyiye yaşlanmakta olan alkolik baba Woody Grant, piyangodan büyük ödülü kazandığını öğrenerek ödülünü almak için Montana'dan Nebraska'ya doğru uzun bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Ailesinden kimse söylediklerini ciddiye almasa da yirmili yaşlardaki oğlu pek de istemeyerek bu yolculuk esnasında babasının yanında yer almaya karar verir. Sideways ve The Descendants filmlerinin senaryolarıyla iki Oscar ödülü kazanan yönetmen Alexander Payne'in yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerini Bruce Dern, Bob Odenkirk ve Will Forte paylaşıyor.
Müzikleriyle de Unutulmaz 7 Yerli Dizi
Her ne kadar ekran ömrü kısa sürse de, izleyicinin kalbinde hatırı sayılır iz bırakmış bir dizidir Sultan Makamı ve belki de diziye dair aklımızda kalan en keskin şey Kazım Koyuncu ile Kemal Sahir Gürel'in kotardığı etkileyici tema müzikleridir.
Urla'da 4 Bin Yıllık Batık Heyecanı
İzmir'in Urla ilçesinde Akdeniz'in en eski batıklarından biri olduğu değerlendirilen 4 bin yıllık batıkta ön çalışma devam ediyor.İzmir'in Urla ilçesinde gerçekleştirilen su altı kazılarında çeşitli dönemlerine ait çok sayıda batık saptandı. 4 bin yıllık olduğu tahmin edilen ve ön çalışması yapılan bir batığın, Akdeniz'de saptanmış en eski batıklardan biri olabileceği bildirildi.Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (ANKÜSAM) Urla İskele'deki kampüsünde yoğun bir kazı sezonu yaşanıyor. Türkiye'nin su altında devam eden ender kazı alanlarından olan bölgede kara kazılarından daha fazla miktarda bulgu ve eser su üstüne çıkarılarak müzelerin yolunu tutuyor.Antik Klozemenai kentinin deniz altında kalan bölümü olan Limantepe Kazıları'na başkanlık eden Prof. Dr. Hayat Erkanal, M.Ö. 7'nci yüzyıldan kalma limanın tabanını açığa çıkarmak üzere çalışmaların devam ettiğini ifade etti.ANKÜSAM'ın yöneticiliğini de yürüten Prof. Dr. Erkanal, çok geniş bir alana kurulu olduğu tespit edilen kente ilişkin kazı çalışmasının yanında bölgenin deniz haritasının çıkarılması için çalışma yaptıklarını, dünya denizcilik tarihi açısından çok önemli bulgulara sahip bölgenin bir deneysel arkeoloji merkezi olması için de proje yürüttüklerini anlattı.Tarihi MÖ 6500 yıllarına dayanan kentin 8'inci yüzyılda yaşanan bir depremle su altında kaldığını aktaran Erkanal, kuruluşundan bu yana bir liman kenti olan Klozemenai'nin çeşitli dönemlere ait çok sayıda batığa ev sahipliği yaptığına dikkati çekti.Limantepe'de 17. yüzyıl Osmanlı teknelerinin yanında MÖ 2 binli yıllara ait teknelerin de saptandığını anlatan Erkanal, bulunan bir batığın ise 4 bin yıllık olduğunun tahmin edildiğini kaydetti.Batığın içinde bulunan malzemelerde bakarak tahminleme yaptıklarını, hangi döneme ait olduğu ve özelliklerinin belirlenmesi konusundaki çalışmanın devam ettiğini vurgulayan Erkanal, 'Batığın 4 bin yıllık olduğunun kesinleşmesi halinde arkeoloji açısından önemli bir bulguya da ulaşmış olacağız. Kaş açıklarından çıkarılarak Bodrum'da sergilenen Uluburun, 3 bin 500 yıllık. Mısır'da bulunan ve Uluburun'dan 150 yıl daha eski olduğu ifade edilen kadın firavun Hatşepsut dönemine ait bir batık daha var. Bulduğumuz batık üzerindeki çalışmalar, tahminlerimizi kesinleştirirse bu batıklardan daha önceki yıllara ait, Akdeniz'in en eski batığına ulaşmış olacağız' diye konuştu.'Batıkları çıkaracağız'Deniz altında çıkarılan batıkların tuzdan ayrıştırılmadığı taktirde parçalandığını, bu nedenle özel laboratuvar işlemlerinin yapılmasının gerektiğine değinen Erkanal, ANKÜSEM bünyesinde Urla'da açılan Mustafa Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi ve Arkeoparkı'nda daha geniş restorasyon ve konservasyon laboratuvarlarlarına sahip olduklarını bildirdi.Batıkların çıkarılması noktasında çalışma yapabilecek duruma geldiklerini aktaran Erkanal, sözlerini şöyle sürdürdü:'Batıkların çıkarılması konusunda önceliğimiz Türk tarihinde önemli bir eksiklik olan bir Osmanlı gemisinin çıkarılarak sergilenmesi olacak. Bir dönem Akdeniz'e hükmetmiş bir deniz gücünü göstereceğimiz tek bir örneğin olmaması büyük eksiklik. Limantepe'de saptadığımız birkaç Osmanlı dönemi batığı var. Örneğin hemen limana dayalı durumda olan bir Osmanlı savaş teknesi var. Henüz hangi batığın çıkarılacağı belli değil. Bir batığın çıkarılması 7-8 yılı alan bir süreç. Önümüzdeki yıl muhtemelen böyle bir çalışmaya başlamış olacağız.'AA
Ressam Tiraje Dikmen Hayata Veda Etti
Ressam Tiraje Dikmen 89 yaşında hayata veda etti.Dikmen’in cenazesi 3 Eylül Çarşamba günü Büyükada Hamidiye Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Tepeköy Mezarlığı’nda defnedilecek.Yakınları, cenazeye çelenk göndermek yerine, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfı ya da Sokak Hayvanları Koruma Derneklerine bağışta bulunulmasını istedi.Tiraje Dikmen 1925’te doğdu.1943-48 arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’de Prof. Kessler yönetiminde “İstanbul’da Kadın İşçilerin Çalışma Koşulları” konulu doktora tezini hazırlarken, aynı zamanda İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Léopold Lévy ile resim çalışmaya başladı.1949 yılında Fransa’dan aldığı burs ile Paris’e hukuk doktorası yapmaya gitti. Ama bir taraftan Louvre Müzesi’nde ve Güncel Sanatlar ve Gelenekler Müzesi’nde sanat tarihi ve müzeoloji stajları yapıyordu.Dikmen bu dönemde Paris’te ön plana çıkan tarzda soyut resimle ilgilenmedi, figür olgusunu irdeleyen bir çizgide araştırmalarını sürdürdü.İlk kişisel sergisini 1956 yılında, Ernst, Miro ve Arp’ın eserlerini düzenli olarak sergileyen Galerie Edouard Loeb’da açtı ve sadece desenlerini sergiledi. Desenleri, hareket halindeki çizgilere indirgenmiş dinamik figürleri yorumlayan semi-figüratif bir karaktere sahipti.1955-60 yılları arasında yağlıboya resimlere geçti ve “renk olgusu” üzerine yoğunlaştı. 1960’da, yine Galerie Edouard Loeb’da ikinci kişisel sergisini açan sanatçı, bu kez sadece yağlıboya çalışmalarını sergileyerek, geliştirmiş olduğu kendi resim tarzının ilk olgun örneklerini ortaya koydu1964’te davet edildiği ve bugün gerçeküstücülük tarihinin en önemli sergilerinden biri sayılan “Gerçeküstücülüğün Kökenleri, Tarihi ve İlişkileri” sergisinin kataloğunda kendisinden “genç imgesel resmin en güçlü figürlerinden biri” olarak söz edildi.1960-1970 yıllarında figürden tamamen kopmadan, figürün etrafındaki alanı soyutlamaya yönelmesi, çalışmalarına farklı bir karakter kazandırdı.Mayıs 1968 olayları başladığında Paris’te bulunan Dikmen, öğrenci hareketini, protestoları yakından takip etti. Bu döneme dair izlenimlerini Mai 1968 isimli dizisinde yorumlayan sanatçı, geliştirmiş olduğu soyut yaklaşıma rağmen, özgürlük arayışındaki insanları çalışmalarına konu etti. 1970 yılında, Galeri 1’de, İstanbul’daki ilk kişisel sergisinde Paris’ten getirmiş olduğu bu çalışmaları paylaştı.1980’lerde Büyükada’ya yerleşti. 1990’dan itibaren de çalışmalarında göç temasını ele almaya başladı.Tiraje Dikmen, Ali Artun’un deyişiyle “yapıtlarıyla Batı sanat ortamlarında gerçekten dikkati çekmiş ama bunu olabildiğince az söylemiş bir ressam. Ortalarda pek görünmeyen, orada burada sık sık söyleşileri yayınlanmayan, sessiz ve derinlerde çalışan, durmadan çalışan, ‘has’ bir sanatçı.” (ÇT)
Kel Kalmanın O Kadar da Kötü Bir Şey Olmadığına Dair 11 Fotoğraf
Pek çok erkek (hatta bazı kadınlar) kel kalmaktan korkar ve bu yüzden pek çok çaba vermeyen ilaç tedavileri, bitkisel şampuanlar gibi yöntemlere binlerce lira para harcar. En son çare olarak da saç ektirme yoluna giderler. Ancak bu örneklerdeki karşılaştırmalara bakınca onca çabaya hiç de gerek olmadığını fark etmek hiç de zor değil. Hakikaten bazılarına kellik çok yakışıyor.
Hayranı Olduğumuz Küçük Prens'den Hayat Üzerine 11 Seçmece Alıntı
etiket
Küçük Prens kitabı Fransız Antoine de Sait-Exupery tarafından 1943 yılında kaleme alınmıştı. Kitabın yazarı Antoine' nin mesleği pilotluktu. Kitapta da kendi hayatından kesitlere yer veriyor. Küçük Prens daha çok çocuk kitabı olarak bilinir ama aslında çocuk kitabı görünümlü yetişkinlere yönelik yazılmış bir kitaptır. Kitabın içeriği hakkında kısaca bahsedelim. Küçük Prens kendi galaksisinde tek bir güle bağlı ve onunla yaşayan birisidir. Kitabın devamında Küçük Prens'in gülü yalnız bırakarak tek başına yolculuğa çıkması anlatılır. Bu yolculukta Küçük Prens'in gözünden insanların yaş aldıkça değerlerinden uzaklaşması ve yozlaşması anlatılır. Bu kitaptan derlediğimiz alıntılar insanı durup düşündürerek kendi içinde sorgulamaya yol açabiliyor. Hadi hep birlikte bu alıntıları inceleyelim.
Supernatural'ın İlk Sezonundan Özlediğimiz 15 Şey
etiket
Selamlar Supernatural hayranları! Sadece bana mı öyle geliyor yoksa bu yaz yeni bölümü beklemek işkenceden başka bir şey değil mi? 10.sezonun prömiyeri için geri sayım yapıyoruz ve şahsen ben buna inanamıyorum! Daha bir başka sezon için onay alıp alamayacağımızı bilmediğimiz zamanları hatırlıyorum bile.Bu güzel durumu kutlamak adına, eski sezonlardan özlediğimiz şeyleri içeren bir liste yapmak istedim. Şu an dizinin geldiği yeri sevmediğimden değil tabii ki (Tanrım, Dean!!!), ama bazen dizinin eski bölümlerini izliyorum ve kendimi 'Aw, neredeyse bunu unutuyordum' diyorum.İlk olarak, dizinin çok çok öncesine döneceğiz. Sam ve Dean'in, babalarını bulmaya çalıştığı yolda önlerine gelen her yaratığı avladığı ve yalnızca birbirine ölesiye bağlı iki kardeş olduğu zamanlara.