Karakter oyuncusu olarak tanıdığımız Hakkı Kıvanç'ın yaşamını yitirdiği haberi geldi.Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ın yaşamını kaybettiğini Türk sanat müziği sanatçısı Onur Akay Twitter adresinden paylaştı. Akay, ‘Bir süredir mide kanseri ile mücadele veren ve neredeyse her filmde izlediğimiz Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ı kaybettik. Cenazesi, yarın öğle namazına müteakip Beyoğlu Ağa Camii’nden kaldırılacak. Sevenlerine ve ailesine başsağlığı dilerim.’ dedi.HAKKI KIVANÇ KİMDİR?Hakkı Kıvanç (Hakkı Güvenç), 18 Temmuz 1931 yılında Adana'da doğdu. 1955 yılında Kızımla Beraber Ağladık filminde figüran olarak başladığı oyunculuk hayatında birçok filmde rol aldı. Yeşilçam filmlerinin değişmez yardımcı oyunculardan biri olan Hakkı Kıvanç, mafya adamı, polis, kahveci gibi karakterleri canlandırdı. Özellikle; Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Ayhan Işık gibi oyuncuların oynadığı filmler ile tanınır.Sinema dışında 1980'li yıllardan başlayarak bazı televizyon dizilerinde de rol alan Hakkı Kıvanç, 500'den fazla film ve dizide rol aldı.Cumhuriyet
Usta aktör, Barry Sonnenfeld'in çekeceği 'Nine Lives' adlı komedide bir kedinin vücuduna sıkışan bir adamı canlandıracakGeçtiğimiz günlerde ABC kanalında yayınlanan 'Jimmy Kimmel Live!' talk showunda Ameowdeus adlı müzik dehası kediyi canlandıran, artık oynayamayacağı rol kalmadığı düşünülen ABD'li aktör Kevin Spacey, bu kez Hollywood'un emektar isimlerinden Barry Sonnenfeld'in yöneteceği 'Nine Lives' adlı filmde ruhu bir kedinin vücuduna giren bir adamı canlandıracak.Milliyet Sanat
Hindistan bağımsızlık hareketinin öncüsü Gandhi, 67 sene önce bugün bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Gandhi'yi önemli yapan yalnızca Hindistan'ın siyasi ve ruhani lideri olması değildi, aynı zamanda şiddet içermeyen direniş biçimi olan 'pasif direniş'i de dünya ondan öğrendi. Doğum günü olan 2 Ekim, Hindistan'da resmi tatildir, aynı zamanda BM tarafından 'Dünya Şiddete Hayır Günü' olarak belirlenmiştir. Çıkrık kullanarak yaptığı kendi beyaz elbisesi ile, yalnızca meyve ve sebze yiyerek beslenmesi ile çok sade bir hayat sürdüren Hindistan'ın simge ismi Gandhi ve ona ait, birbirinden önemli cümleleri bir araya getirdik.
Harry Potter Serisi'nden başta Albus Dumbledore olmak üzere, diğer karakterlerden de hayata dair güzel sözleri sizler için derledik. Tüm sözler bilgece değil, sadece serinin hayranlarının yüzlerinde bir tebessüm oluşturacak sözler de var. :)
Çankaya Belediyesi, Ankara Üniversitesi ve Uluslararası Ankara Öykü Günleri Derneği işbirliğiyle düzenlenen 14 Şubat Dünya Öykü Günü'ne sayılı günler kaldı. Dünya Öykü Günü'nün bu yılki açılış bildirgesini Murathan Mungan okuyacak.14 Şubat Dünya Öykü Günü’nde, aralarında yazar Murathan Mungan, Vüs’at O. Bener, Füruzan, Haldun Taner ve Tomris Uyar’ın da bulunduğu edebiyatçıların eserleri Ankaralılarla buluşacak. Çankaya Belediyesi, Ankara Üniversitesi ve Uluslararası Ankara Öykü Günleri Derneği ortaklığında düzenlenen 14 Şubat Dünya Öykü Günü Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu'nda 15.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek.Etkinliğin '2015 Yılı Dünya Öykü Günü Bildirisi'ni Murathan Mungan okuyacak. Devlet Tiyatroları sanatçılarından Şahin Ergüney ve Fulya Yeşilkaya’nın Murathan Mungan’ın “Boyacıköy’de Kanlı Bir Aşk Cinayeti” öyküsünü seslendireceği etkinlikte, Ankara Üniversitesi konservatuar sanatçıları müzik dinletisi de gerçekleştirecek.Ankara Öykü Günleri'nin kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün fikir babası yazar Özcan Karabulut, öykü gününün neden tüm dünyada sevgililer günü olarak kutlanan 14 Şubat’a denk geldiğini şu sözlerle anlatıyor: 'Herhangi bir gün de olabilirdi ama neden 14 Şubat olmasın? Size şaşırtıcı gelebilir, Dünya Öykü Günü olarak 12 Eylül’ün olmasını öneren şair dostlarımız da vardı. Bu öneriyi kabul edemezdik, değil mi? Sait Faik, ‘Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey’ diyor. Biz, ‘Paylaştıkça, çoğaldıkça bir anlam kazanır’ diye ekledik ve Sait Faik’in bu sözünden hareketle dünya öykü gününün kutlanacağı gün olarak 14 Şubat’a karar verdik. Ankara’da Kitapkurdu’nda ülkemizin dört bir tarafından gelen öykücülerimizle tartıştık ve bu günü benimsedik. Öyküyle, sevgiyle, Sevgililer Günü’yle birleştirilen bir gün oldu 14 Şubat. Öte yandan hiç de basit bir değerlendirme olmaz diye düşünüyorum, öykü bizim sevgilimiz aynı zamanda.'Sabitfikir
Yerine göre sakin, yerine göre takip edilmesi bile zor tınıları ile saykodelik müzik bambaşka bir dünyadır. Ucu çok açık olan bu türün pek bilinmeyen şarkıları ile görece daha fazla bilinen şarkıları ile karma bir liste oluşturduk Anıl Sepetçioğlu ile. Keyifli kafa yakmalar.
Görür görmez hayranlık uyandıran bu sürrealist ahşap heykeller, Japon heykeltraş Yoshitoshi Kanemaki'ye ait. İçeriğimizde hem bir heykelini nasıl oluşturduğunu göreceğiz, hem de diğer çalışmalarına göz atacağız. Bu inanılmaz heykellerin altında Japon heykeltraş Kanemaki, gizlenen hislerimizi ya da varlıksal bir kargaşayı işlemek istemiş olabilir. Evet, son söylediğim cümle sanat sergilerinden fırlamış entel birinin cümlesi gibi oldu. Lafı uzatmayıp, sürrealist heykellere bir göz atalım isterseniz:
Camel'i bilmeyenimiz 'ç'oktur. 1971 Yılında kurulmuş İngiliz bir progressive rock cemaatidir kendileri. Dinleyenlere göre dünyanın en iyi gruplarından biri olmasına karşın çoğunluk ya bilmez ya da Rajaz gibi en bilinen iki - üç şarkısını bilirler.Le Kuti (Sanırım lakabını söylemem yeter, kendisi iyi dostlarımdandır) ve benim en sevdiğimiz, hatta öyle ki turneye gelirlerse banka soyup stadyum kapatabileceğimiz tek müzik grubu olan Camel'in stüdyo albümlerinden 15 parçayı sizler için derledim. Umarım aldığım keyfi siz de alırsınız. PS: Camel'da hiçbir akrabam çalmamıştır. :)Karşınızda Camel!
Bollywood'a uzağız. Komik dansları ve sürekli filmleri dolduran şarkıları ve uzak olduğumuz kullanılar dilleri yüzünden. Bakış açınızı değiştirin ve ufkunuzu açın.. Bu adamı tanıyın.. Bazı şarkıları kalbinizde hissedeceksiniz ve bu adamı seveceksiniz. Milyonlarca seveni 11 milyonu geçen Twitter takipçisi ve son olarak The Proud of India SRK olarak Trend Topic olmuş bu eğlenceli, karizmatik, seksi, yetenekli adam size kendini sevdirecek. Teşekkürler.
Son senelerin en hype gruplarından Yüzyüzeyken Konuşuruz bu seneye tam gaz ay gaz devam ederken malesef geçen hafta dağıldıklarını açıkladılar. Onlar bu alternatif müziğe alternatif isimler akımının öncülerinden olduğu için ilk sıraya onları koyduk.
Orhan Veli'nin “Bütün Şiirleri” dahil hiçbir kitabında yer verilmeyen “Ölümüm” adlı şiiri, Köprü adlı sanat gazetesinde yayımlanışından tam 60 yıl sonra, Varlık'ın ocak sayısında okurla buluştu.Aylık edebiyat dergisi Varlık'ın ocak sayısında okuru bir hazine bekliyor. Efdal Sevinçli, Varlık'taki “Edebiyatımızda saklanan belgeler, bilgiler” köşesinde Orhan Veli Kanık'ın hiçbir kitabında yer verilmeyen “Ölümüm” adlı şiirini paylaşıyor bizlerle.ÖLÜMÜMO sabah alnımda iki ter damlası konuşacakYorgun olarak öldüğüme dairBenim Yeni Sabah’ı bir başkasına verecek gazeteci Yusufİskele kahvesinde çayım soğuyacakİlk vapur yolcuları arasında olmadığımın farkında bile olmayacaklarLâz müezzin hakkımda salâ verecekİmam bildiğini okuyacakBozuk düzen makamındanHiç Çamlıca kuşbaşı kar yağarken ölünür mü diyenYarıdan fazlası abdestsiz cemaatim olacakVe hepsi deİyi biliriz diye yalan söyleyeceklerErtesi sabah Cumhuriyet’te sülâlem sayılacakMüessif bir irtihal denmeyecekVe nihayetBaşı boş hayatım gibiBaşı boş mezarım da taşsız kalacak.Okuduğunuz bu şiir Orhan Veli Kanık’ın ölümünden sekiz yıl sonra, sanat gazetesi Köprü’nün, 1 Aralık 1958 tarihli beşinci sayısının ikinci sayfasında, Tarık Erman’ın, “Ölenler – Kalanlar” başlıklı yazısının çerçevesi içinde, “Orhan Veli’nin ölüm yıldönümü dolayısiyle şimdiye kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bir şiirini sunuyoruz” başlığıyla çıkmış.Söz konusu şiir, Orhan Veli’nin Yapı Kredi Yayınları’nca yayımlanan Bütün Şiirleri’nin (Ocak, 2014, 35. Basım) yayına hazırlanış düzeni içinde, “Kitaplarına Girmeyen Son Şiirleri” başlığı altında toplanan şiirleri içinde de yok.Kaynak: Radikal Kitap
7 Ağustos 2015'te sinemalara 3D olarak girecek filmin ilk fragmanı yayınlandı. Fantastik Dörtlü Marvel Comics'in çizgi roman olarak çıkarıp daha sonra sinemaya uyarladığı bir film. Bu filmde kahramanları canlandıracak olan isimler ise Miles Teller, Michael B. Jordan, Kate Mara, Jamie Bell ve Toby Kebbell.
Server Bedi takma ismiyle de tanıdığımız yazar Peyami Safa 1899 senesinde İstanbul’da doğdu. Servet-i Fünun şairlerinden İsmail Safa’nın oğludur. Sürgüne gönderilen babasının Sivas’ta ölmesi sonrası 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden “Yetim-i Safa” adıyla bilinmiştir. Yazarın düzenli bir tahsil hayatı olmadı. Kendi kendisini yetiştirdi. Hastalıklar ve dönemin savaşlarının yol açtığı maddi imkansızlıklar sebebiyle öğrenimini devam ettirememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi’ndeki öğrenimini yarıda kesmiştir.II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Peyami Safa’nın Almanlardan maaş aldığı da iddia edilir.Bir dönem posta Telgraf Nezaretinde görev aldı. Bu senelerde öğretmenlik (1914-1918) ve gazetecilik (1918-1961) yaptı. Ekmeğini kalemi ile kazandı. Kardeşi İlhami Safa ile birlikte Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Burada, “Asrın Hikayeleri” adıyla ilk yazılarını imzasız olarak yayınladı (1919). Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki dergi çıkardı. Tasvîr-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazdı. Erzincan’dan askerliğini yapan Oğlu Merve’yi aniden kaybetti. Bu olay onu, derinden sarstı. Bir kaç ay sonra, 15 Haziran 1961’de İstanbul’da öldü. Yazar Edirnekapı Şehitliği’nde gömülüdür.Merve ve Safa; Mekke’deki iki kutsal tepenin adıdır.Öldüğü zaman Son Havadis gazetesi başyazarı idi. Peyami Safa kendi kendisini yetiştirmiş ender şahsiyetlerden biridir. Fransızcayı, Fransızca gramer kitabı yazabilecek kadar öğrenmiştir. Türkçe açıklamalı gramer kitabonda İhlas suresi’nin Fransızcasına yer verebilecek kadar bu dile hakimdir. 43 yıl hiç durmadan yazmıştır. Güçlü bir fikir adamı, romancı ve polemikçidir. Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul ve Aziz Nesin’le polemiğe girişmiştir. Peyami Safa, edebî değeri olmayan romanlarını “Server Bedi” imzası ile yayınladı. Sayıları 80’i bulan bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya (1936) romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazdı. Peyami Safa’nın fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında olaydan çok tahlile önem verir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyet değişimin yol açtığı bocalamayı, nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirdi. Zıt kavramları, duygu ve düşünce tezadını ustaca işledi.