Türkiye'de Hâlâ Yasak Olan 16 Kitap
Ankara DGM - 2000Devlet sorunu, emekçi yığınların, sınıf karşıtlığına dayalı toplumların bugünkü –ve son– biçimi olan kapitalizmden, burjuvazinin, özel olarak da emperyalist burjuvazinin baskısından kurtulma mücadelesinin temel bir unsuru olarak yaşamsal bir önem taşır.İşsizlik, sefalet, açlık ve adam yerine konmama türünden tüm olumsuz sonuçlarıyla birlikte kapitalizm ve ücretli kölelikten kurtuluş; kapitalist karşıtlığın olgunlaşması üzerinden, her şeyden önce, insan düşüncesinin gelişmesinin doruğu olan Marksizmin, kendisinin de tanımlayıcısı olan iki başlıca buluşuna ihtiyaç göstermiştir: Düşünceden hareket etmeyen, kurgusal olmayan materyalist tarih anlayışı, toplumsal gelişmeyi, bütün bir düşünsel/siyasal üst yapıyı da belirleyen maddi üretimin nasıl yapıldığıyla, öyleyse, üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki karşıtlıkla açıklayan tarihin materyalist yorumu ve ikincisi kapitalizmin “gizi”ni açıklayan artı-değer teorisi. Marksizmin devlet üzerine öğretisi, bu başlıca iki buluşa ve toplumsal mücadelenin pratik deneylerine bağlı olarak geliştirilmiştir. Ancak bu, devlet öğretisinin Marksizm kapsamında küçük ve önemsiz bir yer tuttuğu anlamına gelmemektedir. Lenin’in de aktardığı, 1852’de Weydemeyer’e mektubunda değindiği gibi, Marx, kendi buluşlarından söz ederken, insanlığa ve insan düşüncesinin gelişmesine katkısını devlet sorunuyla bağlantısı içinde ortaya koymaktadır: “Benim yeni olarak yaptığım şey, 1) sınıfların varlığının, üretimin tarihsel gelişme evrelerinden başka bir şeye bağlı olmadığını; 2) sınıflar savaşımının zorunlu olarak proletarya diktatorasına götürdüğünü; 3) bu diktatoranın kendisinin de bütün sınıfların ortadan kalkmasına ve sınıfsız bir toplumun kurulmasına geçişten başka bir şey oluşturmadığını tanıtlamak oldu...” Marx’ın burada yaptığı, kuşkusuz ne artı-değer teorisini ne de diyalektik materyalizmi önemsizleştirmektir; ama kendi öğretisini burjuvazinin en değerli düşünürlerin öğretilerinden özünde ayıran şeyi ve üstelik kendi devlet öğretisinin özünü vurgulamaktır.Lenin işte bu öğretiyi, hayranlık verici bir biçimde, sınıf mücadelesi pratiğinin deneyleri içinde geliştirilme aşamalarıyla birlikte, “Devlet ve İhtilal” adlı eserinde tüm yönleriyle özetlemiştir.
Bursa'nın İlkleri
BURSA, TARIH BOYUNCA BIRÇOK MEDENIYETE VE BIRÇOK ALANDA ILKLERE DE EV SAHIPLIĞI YAPTI.İşte Bursa'nın öncülük ettiği ilklerden bazıları
Sadece ''DOĞAÇLAMA TİYATRO'' İle İlgilenenlerin Anlayabileceği 7 Durum
Bu tür insanlar doğaçlamacıların hayatlarının her evresinde karşılaşacağı insanlardır. Genelde inanmak istemezler ve istedikleri cevabı almak için aynı soruyu faklı şekillerde sorabilirler. Hiçbirşey çalışmadınız mı ? , Hadi len düşünmüşsünüzdür birşeyler kesin vb sorulara her zaman hazırlıklı olun !!!
Reklam
Hammurabi Kanunları Hakkında Az Bilinen 8 Şey
etiket
Çok bilinen yanlışlardan bir tanesi Hammurabi Kanunları'nın 'en eski yazılı kanun' olduğu yönünde. Aslında Sümerli Ur Nammu, M.Ö 21. yüzyılda bilinen en eski yazılı kuralları koydu. Ur şehrinde uygulanan bu kanunlar Hammurabi Kanunları'nı da etkiledi. Yani 42 yüzyıl önce bile insanlar herkesin uygulayacağı ve herkesi bağlayan yazılı kurallar geliştirilmesi gerektiğini düşünmüşler, bunu yazıya dökmüşlerdi.
Daha İzlerken Sizi Düşünmeye Zorlayacak ve Zihninizi Yoracak 28 Muhteşem Film
'Thought - Provoking Movies' kısaca zihin açıcı filmler olarak tanımlanabilir. Daha izlerken sizleri izledikleriniz üzerine düşüncelere gark eden  filmlerdir diyebiliriz. Filmi bitirdikten sonra hayata bakışınızda bir değişiklik farkediyorsanız ve içinizde bir kıpırtı varsa eğer işte o film 'Thought - Provoking Movies' kategorisine alınabilir. Buyurun listeye geçelim..Not: IMDb puanına göre listelenmiştir.
Reklam
Çevre Kirliliğini Sanata Dönüştürerek Farkındalık Yaratan Sanatçının Anlamlı Çalışmaları
Bu güzel konuya parmak basan kişinin ismi Alejandro Durán. Kendisi fotoğrafçılık ve diğer görsel sanatlarla ilgilenen bir sanatçı. Çevre ve okyanus kirliliğine dikkat çekmek için 'Washed Up' isminde bir proje başlattı. Bu proje kapsamında, çevre kirliliğinin çoğunu oluşturan topladığı plastik şişe, kapak ve diğer ürünleri Sian Ka’an denilen Meksika hükümeti tarafından korumaya alınan bölgede biriktirdi. Ortaya çıkardığı renkli ve estetik görüntülerle aslında tüm dünyanın mustarip olduğu bir soruna dikkat çekmek ve o sorun hakkında farkındalık yaratmak istiyor: Çevre ve okyanus kirliliği. Altı kıtadan, elli farklı ülkeden topladığı plastik atıklarla gitgide kirlettiğimiz dünyanın minik bir portresini yapmayı başarmış Alejandro Durán.
Felaket Titanik'in "Fıtratında Vardı"
15 Nisan 1912 tarihinde henüz ilk seferini yapan ve 'batmaz' diye övülen Titanik felakete uğrayınca, anısı 'kibir' ile özdeşleşmiş oldu. İlerleyen yıllarda yapımcıları 'batmaz' iddiasında bulunmadıklarını savunduysalar da, tanıtım broşürlerinde Titanic ve ikizi Olympic için bu ifade kullanılmış, hatta sahibi White Star başkanına geminin başının dertte olduğu haberi geldiğinde kendisi batmasının 'imkansız' olduğunu söylemişti. Bu sözleri basınla paylaştığında gemi çoktan okyanusun 3800 metre dibinde, halen bugün yattığı yerdeydi.
Reklam
Balkan Müziğini Sevdiren 14 Müzisyen ve Grup
Bilinir ki Balkanlar geçmişten günümüze yaşanmışlıklarıyla birbirinden ilginç ve eğlenceli kültür unsurlarını barındırır bunun en önemlisi de tabii ki müziktir. Bu içerikte gerek günümüzden gerekse geçmişten birkaç sanatçı veya grup ile balkan müziğinin insan üzerindeki o müthiş etkisini sergilemeye çalışacağım.
Reklam
Sansüre Karşı Özgür Sinema Yürüyüşü: Bu Daha Fragman, Film Yeni Başlıyor
Sinema emekçileri ve sinemaseverler 'Bakur' filminin 34. İstanbul Film Festivali’ndeki gösteriminin engellenmesinin ardından sansüre karşı yürüdü.Fransız Kültür Merkezi’nden Atlas Sineması’na yapılan yürüyüşte “Bu daha fragman film yeni başlıyor”, “Filmi durdurma sansürü durdur”, “Sansür mü? N’ayır, n’olamaz” sloganları atıldı. Yürüyüş sonrası sanat üzerindeki tüm baskıların kaldırılması, filmlerin özgürce izleyiciyle buluşması ve festivallerin bağımsızca var olabilmesi için mücadele çağrısı yapıldı.MESLEK ÖRGÜTLERİ SANSÜRE KARŞI BİRLEŞTİEyleme Sinema Emekçileri Sendikası, Oyuncu Sendikası, Sinema Yazarları Derneği, Türkiye Görüntü Yönetmenleri Derneği, Sinema Televizyon Sendikası, Yeni Sinema Hareketi, İşçi Filmleri Festivali, Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, Emek Bizim İstanbul Bizim ve Gökyüzü Oyuncuları destek verdi.Yönetmen Önder Çakar, Kazım Öz, Emin Alper, oyuncu Menderes Samancılar, Rıza Kocaoğlu, Rıza Akın, Defne Halman ve Vildan Atasever de yürüyüşe katılan sinemacılar arasındaydı.
Franz Kafka'dan "Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine" 16 Etkili Aforizma
Dünya Edebiyatı'nın en özgün yazarlarından birisi olan Franz Kafka'nın bugün -3 Temmuz 1883- doğum yıl dönümü.  'Aforizmalar' adlı eserinden derlenmiş, 'Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine' söylediği sözlerden oluşan  aforizmalarını derlemek için ne de güzel bir gün...Kaynak: Franz Kafka - Aforizmalar. Altıkırkbeş Yayın. İstanbul 2010.
Reklam
Bu Fotoğraflar Kızılötesi Işınlarla Filtreleniyor
İngiliz fotoğrafçı Ed Thompson, alışılmışın dışına çıkarak kızılötesi fotoğraflar çekiyor. Sanatçı, dünyanın pek çok farklı bölgesinde çektiği fotoğrafları ise ‘The Unseen’ adıyla Londra’da sergiliyor.
Kızının Hanım Hanımcık Fotoğraflarını Çekmek Yerine, Güçlü Gözüktüğü Anları Yakalayan Anne
etiket
Kadınlar zayıf ve güçsüz doğmazlar. Kimse böyle doğmaz. Ama küçük yaşlardan itibaren kadınlar, narin, uzlaştırıcı ve en önemlisi de güçlü değil güzel olmaya teşvik ediliyor. Ama bu içerikte fotoğraflarını paylaşacağımız fotoğrafçı Kate T. Parker bu yanlış görüşe bir son vermek adına bir proje başlattı. Kadınların sadece kibar, narin ve güzel olmadıklarını; aynı zamanda kendilerini savunabilen, hayatın zorluklarıyla mücadele edebilen güçlü insanlar olduklarını, kızlarıyla çektiği fotoğraflarla göstermeyi amaçlamış. Bir senelik bir fotoğraflama sürecinden sonra, şimdilerde çalışmalarını sergilemek için kolları sıvamış.
Sansürü Anlatan Belgesel Üç Kez Sansüre Takıldı
1977'de Yeşilçam'ın sansüre karşı üç günlük yürüyüşünü anlatan 'Yollara Düştük', sansür nedeniyle üç film festivalinden çekilmek zorunda kaldı. Belgeselin ilk gösterimi yarın Abbasağa'da Sansür Forumu'nda gerçekleşecek.Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre Bir sansür belgeseli olan “Yollara Düştük”, finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kere sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı.Sinema sanatçılarının 1977’de sansüre karşı üç günlük yürüyüşünün hikayesini anlatan filmin ilk gösterimi ise yarın (18 Nisan Cumartesi) Abbasağa Parkı’nda düzenlenecek Sansür Forumunda gerçekleşecek.Filmin yönetmeni Deniz Yeşil, “İki festivalde, başka filmlere uygulanan sansür nedeniyle, bir sansür belgeselini gösteremedim. Ama şaşkınlığım burada bitmedi. Dün akşam Eskişehir Film Festivali’nden aldığım telefonla, Yollara Düştük'e yine yollardan çekilmek düştü” dedi.51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Reyan Tuvi’nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek belgeseline, 34. İstanbul Film Festivali’nden ise Ertuğrul Mavioğlu ile Çayan Demirel’in Bir Gerilla Belgeseli Bakur/Kuzey adlı belgeseline uygulanan sansür nedeniyle geri çekilme kararı alan “Yollara Düştük”, Eskişehir Film Festivali’nde ise Eser İşletme Belgesi engeli nedeniyle yayınlanmayacak.
Batman V Superman: Dawn of Justice İlk Fragmanı Yayınlandı!
2013 yazının bol gişeli hiti Man of Steel'in devamı olacak yapımda bu sefer Superman ve Batman beraber yer alacaklar! Warner Bros. yapımcılığında ve yine Zack Snyder yönetmenliğinde hayata geçirilen projede senaryo yine David S. Goyer'ın kaleminden çıkacak. Henry Cavill'i tekrar Superman olarak izleyeceğimiz filmde kendisine Diane Lane, Laurence Fishburne ve Amy Adams eşlik edecek. Frank Miller'ın 1986 tarihli kitabından Batman ile Superman'ın karşı karşıya geliyor. Filmin senaryosunun da kısmen bu bölümden uyarlanacağı açıklanmıştı.
Reklam