Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Felaket Titanik'in "Fıtratında Vardı"

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kibrin evrensel sembolü

15 Nisan 1912 tarihinde henüz ilk seferini yapan ve "batmaz" diye övülen Titanik felakete uğrayınca, anısı "kibir" ile özdeşleşmiş oldu. İlerleyen yıllarda yapımcıları "batmaz" iddiasında bulunmadıklarını savunduysalar da, tanıtım broşürlerinde Titanic ve ikizi Olympic için bu ifade kullanılmış, hatta sahibi White Star başkanına geminin başının dertte olduğu haberi geldiğinde kendisi batmasının "imkansız" olduğunu söylemişti. Bu sözleri basınla paylaştığında gemi çoktan okyanusun 3800 metre dibinde, halen bugün yattığı yerdeydi.

Dünyanın en büyük buharlı gemisi

Esasında Titanik'in kaderi daha baştan belliydi. 

Bir kere gemicilikteki gösteriş rekabeti, riski yükseltmişti. Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Titanik o zamanlar dönemin en uzun gemisiydi ve 1871 - 1910 arası her yıl gemilerin uzunlukları tasarım zaaflarına rağmen orantısız bir şekilde artmıştı. 1910 yılında Titanik yapıldığında 30 yıl önce yapılan bi gemiye göre neredeyse 2 kat daha uzundu.

Uzunluğunun yanında, 45 bin tonla, en yakın rakibinden 2 kat daha ağırdı. Tabloda Titanik'in aynı dönemde imal edilen diğer gemilerle arasındaki fark çarpıcı bir şekilde gözüküyor.

White Star filosundaki gemiler gittikçe büyüyüp uzarken, güvenlik önlemleri ve teknoloji aynı düzeyde bir ilerleme kaydetmiyordu. White Star firması bu gerçeği gözardı ederek, reklamlarında "büyüklük eşittir güven" algısı yarattı. Titanik'i o tarihteki en yüksek binalarla gemiyi karşılaştırıyorlardı. Bu kadar lüks ve özel bir deneyimin keyfini kaçırabilecek güvenlik endişeleri, iddialı "batırılamaz" ibaresiyle halı altına itilmişti. 

Bu yüzden bir çok güvenlik önlemine önem verilmedi. Madem gemi batmıyordu, gereksiz yer işgal eden emniyet tedbirleri yerine başka şeyler koyulabilir, bir çok kural gözardı edilebilirdi. Örneğin, yapımda kullanılan 3 milyon civatanın yarattığı malzeme sıkıntısı, düşük kaliteli madenler kullanılarak giderilmiş ve bu da geminin çabuk batmasına katkı yapmıştı.

Bu ihmallere karşı çıkan mühendislerin uyarıları ciddiye alınmadı. Gemi yola çıktığında, bütün döneme damgasını vuracak bir yolculuk olduğu söyleniyordu. Gerçekten de öyle oldu: 1517 kişi hayatını kaybetti ve hala hakkında konuşuyoruz.

Buzdağına çarpmasaydı da batacaktı

Uzun bir süredir hakim teori, Titanik'in buzula çarptıktan sonra ön tarafının büyük miktarda su aldığı, suyun ağırlığıyla geminin önünün batıp kıç tarafının yukarı kalktığı ve 45 derecelik açıya geldiğinde, artık suyun kaldırma kuvvetinin desteklemediği kıç tarafının tüm muazzam ağırlığının geminin ortasına bindiği ve bu kısmın dayanamayıp ikiye ayrılarak geminin kaderini çizdiği idi. Zaten Titanic filminin batış sahnesi de (tüh, filmin sonunu mahvettim) bu varsayıma uygun çekilmişti, 

Güncel araştırmalar ise geminin sadece 10 derece kadar havaya kalktığını ve buna bile dayanamayarak ortadan ikiye ayrıldığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla bırak buzdağı yüzünden su almayı, koca okyanustaki şiddetli bir fırtınada bile bu derecedeki eğimin yarattığı stresi kaldıramayacaktı güverte.

Koca gemi, buzdağının yarattığı hasar yüzünden değil, bu ihmaller ve kibrin yolaçtığı kırılma yüzünden sadece 2.5 saat içinde battı. 2 saat içinde imdada yetişen Karpatya gemisinin yardım botları 705 kişiyi kurtarmıştı ve Titanik belki sadece 1 saat daha yüzebilseydi, çogu sadece yarı dolu olan yardım botları Karpatyadan geri dönüp, dondurucu soğuktan kaçarak yüzen enkaza sığınmış yolcuları da kurtarabilirdi (Leonarda yine de kesin ölürdü o kafayla)

Daha yolculuk öncesinde bile kaza yapmıştı

11 yaşındaki Titanik yolcusu Eileen Lenox-Conyngham'ın dadısına yazmış olduğu bir mektuptan, daha felaketten 4 gün önce geminin limanda beklerken başka bir gemiyle çarpışıp diğer geminin iplerini kopardığını öğreniyoruz, hem de 100 yıl sonra.

Gemideki Türk hamamının da anlatıldığı mektubun kaderi epey ilginç: Yazıldıktan sonra 100 saat içinde Titanik okyanusun ortasında batacaktı, ama küçük Eileen, ailesiyle beraber çoktan Fransa'daki tatilleri için gemiden inmiş, ne kadar şanslı olduğunun farkında olmadan mektubuna cevap bekliyordu. Mektup ancak kazadan birkaç gün sonra İrlanda'ya ulaşmış, dadının yüreğine su serpmiş ve onun tarafından ölene saklanmıştı. Dadı yıllar sonra ölünce, mektup kızına kalmış, ve açık arttırmayla satışa sunulmasına karar verilmişti (yeni nesiller hep vefasız, hep materyalistti). 

Müzayede evi mektubun önce sahte olduğuna kanaat getirse de epey bir uğraşla ikna edildi. Bunu haber yapan gazete Eileen'in Titanik kazasında ölmüş olduğunu yazmıştı, fakat bir Amerikalıyla evlenmiş olan Eileen Washington'da mutlu mesut bir hayat sürmekteydi. Dahası, haberi o gazeteden okumuş ve mektubu satın alması için bir akrabasını Manchester'a yollamıştı. Açık arttırma 1000 poundla kazanıldı, mektup da okyanus ötesine taşınıp yazarıyla birleşti. Eileen ölünce mektup oğluna kaldı, o da 7 sene sonra ölünce, vasiyeti doğrultusunda bir kez daha okyanusu aşıp Eileen'in çocukluk evine gönderildi. Şans o ki, bu ev bugün İrlanda tarih vakfının kontrolünde, ve mektup da halka ve basına açıldı.

"Doğayı kandıramazsınız"

Hindenburglar, Titanikler, Challengerlar...Öfkeyle kalkan zararla, kibirle kalkan ise felaketle oturuyor. 

Challenger uzay mekiği felaketi araştırma komisyonu üyelerinden, Nobel ödüllü efsanevi fizikçi Richard Feynman, kazanın ihmal sonucu gerçekleştiğini canlı yayında basit bir deneyle gösterince ve o ana kadar inkar poltikası güden Nasa çark edince, resmi komisyon raporuna zorla şu yorumu ekletmişti: "Bir teknolojinin başarılı olması için, gerçeklik halkla ilişkilerden önce gelmelidir, zira doğayı kandıramazsınız."

Bir sonraki kaza ertesinde de "fıtrat" lafını duyduğumuzda, Feynman'ın yorumunu hatırlarız inşallah.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
engin-toruk

ukala ingilizler batmaz diye kibirlendi allah kibirli iansanları sevmez

Gizli Kullanıcı

canis majoris in ,holmberg 15a nın olduğu bir evrende Allah ın kıçı kırık bir gemiyi batırarak gücünü göstermeye çalıştığını zanneden andavallar var bu ülke de ,senin kıçı kırık gemini ne yapsın

Gizli Kullanıcı

ingiliz kibrine Tanrı'nın eli!..

Gizli Kullanıcı

kehanet felaket kibir ve daha niceleri ne fıtratmış be arkadaş

Başlıklar

FransaİrlandaNobelStar tvUzay
Görüş Bildir