New York Botanik Bahçeleri, yakın zamanda, Frida Kahlo'nun Meksika'daki ünlü evi 'Casa Azul' un geniş, tropik bahçelerinden bir kısmını, yeniden yarattı. Zengin, yemyeşil bir ortamda Frida' nın sanatını tekrar gösteren, 25 yıldır yapılan bu ilk çalışma, sanatçının hayranlarını oldukça heyecanlandırdı. Bu sunumda ayrıca Frida'nın fotoğraflarından nadir bir koleksiyonda sevenleriyle buluşacak.Fotoğrafların çoğu anlık yakalanan kareler olmasına rağmen; tahmin edeceğiniz gibi her birinin arkasında bir hikaye yatıyor. Örneğin; Frida'nın el boyaması ''alçı korse'', geçirdiği bazı ameliyatlar sonrasında kendisi tarafından giyilmiş, aynı zamanda üzerinde bulunan çekiç ve orak, sanatçının devrimci, komünist görüşünü vurguluyor. Diğer bir yandan da korsedeki fetüs imgesi, gençliğinde geçirdiği, ona hayatı boyunca dayanılmaz bir acı veren otobüs kazası sebebiyle, çocuk sahibi olamamasına gönderme yapıyor. Tatlı anıları da var tabi ki. Fırtınalı bir ilişki yaşadığı kocası Diego Rivera'yla kameraya yansıyan sıcak görüntüleri, oldukça sevecen ve nazik davrandığı evcil hayvanlarıyla olan kareler bunlardan bazıları.
Gezi olayları ve Türkiye, dünyanın en büyük müzik kanalı MTV belgesel serisine konu oldu: 'Türkiye: Gezi'nin Çiçekleri'.Gezi olaylarının ikinci yıldönümü seçim haftasına denk gelse de tartışmaların ilgi odağında yer almaya devam ediyor. Dünyanın en büyük müzik kanalı MTV, dünyanın dört bir yanındaki isyanları ve bu isyanlardaki müzisyenlerin hikayelerini anlatan ‘Rebel Music‘ (İsyan Müziği) adlı belgesel serisi kapsamında 'Türkiye: Gezi'nin Çiçekleri' başlıklı bir bölüm hazırladı.Yönetmenliğini Nisan Dağ'ın yaptığı ve MTV'nin YouTube kanalında şu ana kadar 2 milyonun üzerinde kişi tarafından izlenen Türkiye bölümü, müzikten çok daha geniş bir çerçeveye oturmuş ve odağına da 'Gezi İsyanı'nı almış. Belgeselde Türkiye'nin pek çok toplumsal sorunu ve bu sorunları çözme yönünde verilen mücadeleler de çok yönlü ve dinamik bir şekilde ele alınıyor.FARKLI İSİMLER TÜRKİYE'DE MÜCADELEYİ VE GEZİ'Yİ ANLATIYORBölümün isyan müziklerini hip-hop grubu Tahribad-ı İsyan temsil ediyor. Türkiye'de basın özgürlüğü sorunu ve yeni arayışlar, Yırca köylülerinin Zeytin ağaçlarını ve yaşam alanlarını koruma mücadelesi, Sulukule'nin yıkımıyla sonuçlanan kentsel dönüşüm süreci, Özgecan Aslan'ın katledilmesiyle sembolize edilen kadınlara yönelik şiddet ve cinsel istismar sorunu öne çıkan konular.Bu konuları, çeşitli mücadele alanlarından gazeteciler, yurttaş habercileri, kadın aktivistler, öğrenciler, video eylemciler, ekoloji ve kent hareketleri aktivistleri anlatıyor.Gezi direnişi ise, tüm bu farklı gibi görülen alanlarda verilen mücadelelerin ve bu mücadelenin öznelerinin birleşme noktası olarak odak noktasına oturuyor. Belgesel tek taraflı kalmamaya da özen göstererek Gezi direnişi karşıtı ve AK Parti hükümeti yanlısı görüşlere de yer veriyor. Ortak noktası 'Gezi direnişi karşıtlığı' olan iki karakter bugünkü Türkiye'de yaşananlara AK Parti hükümeti perspektifiyle açıklamalar getiriyor.GÖKHAN BİÇİCİ: 'GAZETECİLİK TÜRKİYE'DE TEHLİKELİ BİR UĞRAŞ'
2001 yılında yakalandığı alzheimer hastalığı nedeniyle bir süre tedavi gören Türk Sanat Müziği sanatçısı Behiye Aksoy, kaldığı huzur evinde hayatını kaybetti.Aksoy'un cenazesi, 2 Haziran Salı günü düzenlenecek törenin ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Stajyer olarak Ankara Radyosu'na girdiBehiye Aksoy, 19 Eylül 1933'te İstanbul'da doğdu. Annesi ve halasının müziğe aşina olmaları, piyano ve ud çalmalarından ve Müzeyyen Senar ve Münir Nurettin Selçuk'un o devirlerdeki siyah-beyaz filmlerde söylediği film şarkılarından feyiz alıp müziğe olan sevdası kendisiyle birlikte büyüyerek ortaokulu bitirdikten sonra Ankara Radyosu imtihanına girdi. 200 kişi arasından seçilip 1948 yılında stajyer olarak girdiği radyoda repetitör muavinliğine kadar yükseldi.
Çok uzak olmayan bir gelecekte çevre ve doğaya verdiğimiz zararların hesabını fazlasıyla ödemek zorunda kalacak bizlerin bu kirliliğe artık bir dur deme vakti geldi de geçiyor. Dünya nüfusunun artması ile beraber ihtiyaçlarda gün geçtikçe artıyor ve bu da su, hava ve toprak gibi doğal kaynakların kirlenmesine yol açıyor. Hindistan'ın Greenpeace üyeleri çevre kirliliğine dikkat çekme amacıyla bir illüstrasyon projesine imza atmışlar. Bildiğimiz Yin Yang simgesinin karanlık tarafı çevre kirliliği olacak şekilde yansıtılarak doğal kaynakların gittikçe azaldığını ve bu karanlık tarafın yakında tüm dünyayı ele geçireceğini göstermeye çalışmışlar.
Mad Men fanları olarak her şeyi kabullenmiş, dizinin bittiğini sineye çekmiş ve final bölümünde olanları sindirmişken, size Mad Men'in son sezonu aslında çok farklı olabilirdi desek? Aman kızmayın, bu sadece bizim düşüncemiz değil, yazar Matthew Weiner'ın son sezon için 'yapılacaklar' listesini bulduk! Yani aslında Entertainment Weekly'den Anthony Breznican bulmuş.Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Writer's Guild soru-cevap seansında bir tweet vasıtasıyla erişilen, Weiner ve yazar ekibinin son sezona dair 'neler olacak' listesi, aynı zamanda dizinin beyin takımının akıllarından geçen ama hayata geçmeyen düşüncelerini de açığa çıkarmış oldu.
An gelir, arzuladığımız şeyleri asla başaramayacağımızı düşünürüz. Yaşadığımız küçük bir hayal kırıklığı, uğruna her şeyimizi verebileceğimiz bir amacın yok olup gitmesine neden olabilir. Kendimizi yetersiz hissederiz, bir adım daha ileri atmak için enerjimiz kalmamıştır... İşte tam da böyle anlarda silkinmeli ve arzu ettiğimiz şeye uzanıp onu almalıyız. İşte tam da böyle anlarda, hayalimize her zamankinden daha fazla inanmalı ve onun peşinden koşmalıyız...Biz de Onedio olarak bu yolda size ilham olacak başarı ile ilgili bazı sözleri listeledik.
1987 doğumlu Portekizli sanatçı Artur Bordalo, kendisi gibi sokak sanatçısı olan dedesinin yolundan kendi tarzı ile gitmeye devam ediyor. Çocukluğunda deyim yerindeyse, dedesinin paçasından ayrılmayan sanatçı şimdi bu eşsiz birikimin ekmeğini yiyor diyebiliriz. Çeşitli hurda ve çöpleri, sanatıyla bir nevi geri dönüşüme de sokan Artur, şehrini bir sanat galerisine dönüştürmeye kararlı gibi duruyor. Instagram ve Facebook hesapları için böyle buyurun.
Ünlü karikatürist Bedri Koraman Bodrum Torba'daki evinde bugün saat 19.00 sıralarında hayatını kaybetti. 87 yaşında gözlerini yuman Koraman'ın birsüredir sağlık sorunları vardı. 30 yıldır Bodrum'a bağlı Torba Mahallesi'nde ailesiyle birlikte yaşamını sürdüren karikatürist Koraman, ritim bozukluğu ve nefes darlığı şikayetiyle bir süre önce ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılmıştı.Hastanenin acil servisinde ilk müdahalesi yapılan Koraman, hastane doktorlarından Prof. Dr. Alper Toker tarafından yoğun bakıma kaldırılmıştı. Yoğun bakımda gerekli tedavisi tamamlanan Koraman, iki gün normal odada yattıktan sonra sağlığının normale dönmesiyle taburcu edilmişti.
Türkiye'yi sarsan Gezi protestolarını, bu süreçte yaşanan acıları, verilen mücadeleyi sembolize eden 50 metrekarelik dev tablo açıldı. Karaköy'deki İstanbul Mimarlar Odası binasının terasında yaklaşık 1 yıldır ressam Haydar Özay tarafından nakış gibi dokunan büyük Gezi tablosu tamamlandı ve protestoların 2. yıl dönümünde, Gezi'de hayatını kaybedenlerin aileleri, gözünü kaybedenler, yaralananlar ve halkın katılımıyla açıldı.Duygusal anların yaşandığı açılışta Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz 'Çocuklarımız daha da genç çizilmiş bu tabloda, hiç yaşlanmayacaklar, ölümsüz onlar' derken, Abdullah Cömert'in annesi Hatice Cömert 'Adaletin peşini bırakmayacağız' sözleriyle göz yaşı döktü. Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan da 20 aydır oğlunun katil sanıklarının ortaya çıkarılmasını beklediklerini söyledi. Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan suskundu. Tablo yaz sonu Avrupa'da çeşitli ülkelerde sergilenecek.
Doktor olmaktan okulun son yıllarında vazgeçip sosyoloji okumaya karar veren biri o... Hala hayattayken kıymeti bilinesi bir şair...Aşkı da acısını da kendine has üslubuyla kaleme alan Küçük İskender'i hala tanımayanlar için bir ilk buluşma olsun bu derleme. Sevenleriyse bir kez daha okuyup kimi istiyorlarsa onu hatırlasınlar.
1979 ile 1985 yılları arasında vizyona giren Mad Max üçlemesi sinema dünyasının en önemli yapımlarından biri olarak gösteriliyor. George Miller’ın post-apokaliptik türüne yeni bir anlam kazandırdğı bu üçleme 30 yıl aradan sonra, dün itibariyle Mad Max: Fury Road adlı yeni bir filme karşımıza çıktı.Dünya ile aynı anda ülkemizde de vizyona giren Mad Max: Fury Road filmi için eleştirimizi yayımladan önce sizlere filmde yer alan araçları göstermek isterdik. İşte yeni Çılgın Max filminin “çılgın” araçları;
Fransız sokak sanatçısı JR, Sanat ile Dünyayı değiştirmeyi dilediği 'inside otu project' ile Berlin'den Şangay'a kadar onlarca şehirde gerçekleştirmiş olduğu Şehrin Kırışıklıkları (Wrinkles of the City) projesi ile bir haftayı aşkın bir süredir İstanbul sokaklarında...Özellikle Balat, Tarlabaşı ve Mahmutpaşa gibi semtleri tercih eden sokak sanatçısı, gönüllülerin de yardımıyla ultra büyük boylardaki siyah beyaz portrelerini şehrin sokaklarına yapıştırıyor. Hava çekimlerini Türkiye'nin önde gelen hava çekimi firmalarından Flycam'in üstlendiği Şehrin Kırışıklıkları, İstanbul'un sokaklarını süslediği gibi sanatsal açıdan ses getireceğe benziyor.