Sanat Tarihine Damga Vurmuş Eserlerdeki Figürlerin Ellerine Vibratör Almış Halleri
Sanat tarihinde çıplaklar her zaman önemli bir role sahip olmuştur. İzleyici için şaşırtıcı, heyecan verici ve kışkırtıcı olsalar da aslında amaçları insan vücudunun naif ve doğal yanını keşfetmeyi sağlamaktı. Bu olgu, tarih boyunca değişmesine rağmen toplumsal meseleler ve sansür mekanizması, sanatçıların işleri ve yaklaşımları ile ilgili tartışadursun, insan vücudu sanatçıların kendilerini ifade etmeleri ve bazen de toplumun çıplaklık, cinsiyet ve seks ile ilgili garip bakışını dışa vurması için hassas ve önemli bir nesne olmaya devam etmiştir. Büyük ihtimalle muhafazakar sesleri kışkırtmak ve geri kalanımıza heyecan ve eğlence empoze etmek için MagicWandArtHistory ve arkasındaki parlak kişiler vibratörleri sanat tarihinin en ünlü resimleri içine yerleştirdiler. Onlara göre American Gothic’in ünlü kadını sadece tatmin olamayan bir eşti, Botticelli’nin Venüs’ünün ise aşıklarının onu yeterince eğlendiremediği anlarda küçük bir yardıma ihtiyacı vardı.
Elektronik Hurdaları Kullanma Şekliyle İnsana "Bu Neyin Kafasıdır" Dedirten Sanatçıdan 14 Fantastik Portre
İnsanların geri dönüşüm kavramına bakışı, günbegün değişiyor. Kısacası çevre sorunlarına karşı farkındalığımız giderek artıyor, diyebiliriz. Tabii bu olgu, ülkelerin gelişmişlik düzeyleriyle de doğru orantılı olarak kendini gösteriyor. Bu ayırımı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olarak sınıflamak yerinde olur. Gelişmiş ülkelerde baş gösteren çevresel sorunların, gelişmekte olanlara göre minumum seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Eğitim sistemleri sayesinde insanların gelişmiş bir çevre bilincine sahip oldukları gerçeği de yadsınamaz. Benzer şeyleri gelişmekte olan ülkeler için söylememiz ise güç. Ne var ki bu durum bazen, yaratıcılığı tetikleyen bir unsura dönüşebiliyor. Böylece çevre sorunlarına dikkat çekmenin daha etkili yolları ortaya çıkabiliyor. Tıpkı galerimizde göreceğiniz eserleriyle , Brezilyalı sanatçı Christian Pierini'nin yaptığı gibi. Elektronik hurdaları yeniden kullanarak oluşturduğu enstalasyonlara, tabiri caizse biz bayıldık. Konu çevre sorunları mı? İnsanların dikkatini çekmek mi istiyorsunuz? Sanata sarılın! Çünkü ancak sanatın gücü, milyon dolarlar harcayarak bile oluşturamayacağınız bir etki yaratabilir...
Yaşam Tarzlarımızın Yüzyıl İçinde Uğradığı Değişimi Günlük Eşyalardan Yola Çıkarak Özetleyen 12 Eşsiz Poster
Bu harikulade posterlerin, Federico Babina'nın elinden çıktığını baştan söyleyelim. Barselona'da yaşayan bir illüstratör ve mimar olan Babina, dikkatli okurlarımızın zaten adına aşina oldukları bir isim. Zira daha önce de Babina'ya ait çalışmalara yer vermiştik. Hafızasını kısaca tazelemek isteyenler bu linkten faydalanabilirler. Galerimize geri dönecek olursak, hazırladığı bu fantastik poster serisiyle, sanatçının yine bizi kendine hayran bıraktığını söyleyebiliriz. Zira günlük kullandığımız eşyalardan yola çıkarak, yüzyıl içinde değişen yaşam tarzlarımızı gözler önüne sermek, en hafif tabirle; oldukça sıradışı ve yaratıcı bir fikir. Ne var ki bir o kadar da zorlu... Ancak posterlere baktığımız zaman, Babina'nın böylesine komplike bir temanın içinden, oldukça zarif, sade ve etkileyici bir biçimde çıktığını, rahatlıkla ifade edebiliyoruz. Üzerine kitaplar yazılabilecek bir tema; ki binlercesi yazıldı, 'ancak bu kadar sade anlatılabilirdi' dememek elde değil.
Reklam
Nazım Hikmet Ran Kimdir? Hayatı ve Eserleri
etiket
Çağdaş Türk şiirinin gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden biri olan Nazım Hikmet Ran, Türk Edebiyatına çok fazla değerli eser bırakmıştır. Türkiye’de serbest nazımı ilk kullananlardandır. Nazım Hikmet gerek yaptığı sanat, gerek bıraktığı eserler, gerekse hareketli siyasi hayatı nedeniyle Türk insanının hafızalarından hiçbir zaman silinmeyecek isimler arasına girmeyi başarmıştır. Şiir, roman, masal ve oyun gibi birçok türde eserler yazmıştır.
Reklam
Minyatür Şehrin Arkasındaki Gizemli Adam
Sanatçı Michael Paul Smith, kendinin çocukluk hikayelerine ve anılarına dayalı 1950'lerin ütopik minyatür şehrini yarattı. Şehri fotoğraflamaya başladığında bu kadar meşhur olacağını tahmin etmiyordu. Animal East tarafından kısa film haline getirildi.
Bir Kütüphaneden Çok Daha Fazlası: 20 Görselle Avusturya Ulusal Kütüphanesi
1920 yılına kadar Kraliyet Kütüphanesi olarak bilinen Avusturya'nın en büyük kütüphanesi, Avusturya Ulusal Kütüphanesi, Hoffburg Sarayı'nın içerisinde yer alır. Çeşitli koleksiyonlara ait toplam 7.4 milyon eserin bulunduğu kütüphane kompleksinde aynı zamanda müze ve çeşitli arşiv ve koleksiyonlar da yer almaktadır.
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Bu hafta mizahın gündeminde; Uykusuz, Leman ve Penguen, Ankara'da yaşanan  ve resmi kaynaklara göre 99 kişinin hayatını kaybettiği acı saldırıyı etkili illüstrasyonlarla kapaklarına taşırken; Gırgır, Türkiye - Rusya - Suriye ilişkilerini konu alan Erdoğan görseliyle yayına çıktı.
Reklam
Dijital Tasarımcı Selim İyikalender'den Türk Kahvaltısını Anlatan Muzip Gifler
Dijital tasarımcı Selim İyikalender'in Türk kahvaltısını anlatmak için hazırladığı bu  eğlenceli giflere bakınca, insan daha fazlasını istemekten de kendini alıkoyamıyor.Bu gifler arasında domatesin, salatalıkla iki kardeşmiş gibi çılgınca eğlenmesini, çayın şekerlerle dansını, krem peynirin simitle yaptığı muazzam gösteriyi, yumurtanın kaşıktan korkmasını görebilirsiniz.Selim iyikalender'in başka çalışmalarına göz atmak isterseniz de, buradan ulaşabilirsiniz.
Çocuk Yaşta Keşfedilip Sinemaya Armağan Edilmiş 35 Kadın Hollywood Yıldızı
etiket
Sinemada oyuncular daha çok gençlik yıllarında kariyerlerine başlar, yıldızları parlar. Bir de çocukluğundan beri bu işin işinde olanlar var ki onlara hakkını vermek lazım şimdi. Filmlerde çok fazla çocuk oyuncu görüyoruz ancak sadece bazıları yıllarca sinemaya tutunabiliyorlar. Yetenekleriyle çocukluğundan bu yana kariyerlerinde tutunmayı başarabilmiş o kadın oyuncular kimmiş birlikte bakalım...Bu çocukları kimler keşfettiyse bu işten anladıkları ortada.
Reklam
Fukuşima Nükleer Felaketinin Ardından Adeta Çernobil'e Dönüşen Bölgeden 21 Üzücü Kare
etiket
2011 yılında Japonya'nın Tohuku bölgesinde meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem sonrası Fukuşima Santrali'nde yaşanan nükleer sızıntı, dünyanın Çernobil'den sonra yaşadığı en büyük nükleer felaketti. Santralin olduğu bölge tıpkı Çernobil'deki gibi boşaltıldı ve 4.5 sene içinde bölge Çernobil'e benzer bu görünüme kavuştu. Polonyalı fotoğrafçı Arkadiusz Podniesinski de izin verilebildiği kadar bu bölgeyi gezerek fotoğraflamış.
Reklam
109. Doğum Gününde Alman Filozof Hannah Arendt'e Ait 15 Etkileyici Söz
Hannah Arendt, Alman siyaset bilimcidir. Aslında pek çoğumuz onu felsefeci olarak da bilse de kendisi ömrü boyunca bu unvanı reddetmiş; felsefe 'bireyin kendisi'ne dair sorunlarla uğraşır, benim çalışmalarım 'tekil olarak insana değil, dünyada yaşayan ve dünyayı kaplayan insanlığa' odaklanmıştır diyerek kendisine  siyaset bilimci denmesini tercih etmiştir. Her ne kadar o böyle düşünse de kendisi liberal, muhafazakar veya marksist gibi kategorilere göre tarif edilemeyecek felsefi vizyona ve politik görüşe sahip bir filozoftur. 14 Ekim 1906'da Almanya'da doğması gerçekten de Arendt'in yaşamında belirgin etkilere neden oldu. O, kendisini hiçbir zaman 'doğuştan bir yazar' olarak tanımlandı, 'yalnızca anımsamak ve anlamak için, böyle bir çağda yaşamış olması nedeniyle' yazdı. Döneminin en iyi okullarında klasik Yunanca ve Latince öğrenen, 20. yüzyıl düşüncesinde tartışılmaz bir öneme sahip Karl Jaspers ve Martin Heidegger gibi filozoflarla çalışma olanağı bulan Arendt, kısa bir süre sonra milyonlarca insanla beraber kendi yaşamını da bütünüyle etkileyen antisemitizm olgusuyla karşı karşıya geldi. Bir mülteci olarak önce Fransa sonra ABD'ye giden Arendt'in 'yerinden edilme' ile başlayan bu yeni yaşamı, siyaset kuramının en çarpıcı yapıtlarını verdiği zamanların da başlangıcına işaret eder. Arendt'in özellikle bugün için ilgi çekici yanı, pek çok açıdan farklı bir dünyada yaşamasına karşın çözümlemelerinin günümüzün hâlâ devam eden sorunlarına yönelik pek çok değerlendirmeyi içerisinde taşımasıdır. Onun üzerinde durduğu sorunlar, çeşitliliği bakımından pek çok değişik alanda yeniden incelenebilirse de, bugün bireyin sınır aşımına uğramış özel ve kamusal alan içindeki konumuna ilişkin görüşleri, küreselleştikçe eşitsizliğin ve ayrımcılığın da aynı ölçüde yayılarak dini ve etnik kökenli şiddete dönüşmesi konusundaki çözümlemeleri ve her şeyden önemlisi içerisinde bulunduğumuz koşulları yeniden düşünme çağrısı, günümüzün sözde haklı gerekçelerle her alanda yayılan şiddet olgusu düşünüldüğünde daha da önem kazanıyor. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe çalışan Arendt'in onunla uzun, fırtınalı romantik bir ilişkisi oldu. Bu ilişki, Heidegger'in Nazi sempatisi yüzünden zaman zaman eleştirilmiştir. Ayrılmalarına rağmen bir ömür boyu inişli çıkışlı arkadaşlıkları sürmüştür. İlişkilerinin bitmeye yakın dönemlerinde Hediegger'den istediği halde kopamayan Arendt, 10. maddede yer alan sözleri sarf etmiştir.
Reklam