2015 yılında bunun henüz gerçekleşmediğini görsek de, bilim adamları ümitlerini kaybetmiş değil. Araştırmacılar yaptıkları çalışmalarda, egzersizlerin kaslar üzerindeki etkilerini modelleyebilerek bu etkileri yapay şekilde gerçekleştirmenin önünü açtı. Uzmanlar bu gelişmenin insanlığın ortak ‘bir hap ile egzersiz yapmış gibi olma’ hayalini gerçeğe dönüştürebileceğini düşünüyor. University of Sydney’den Dr. Nolan Hoffman’ın açıklamasına göre böyle bir hapın çıkabilmesi için en az on yıla ihtiyaç var, ancak fikir tamamen imkansız değil.Günümüzde birçok insanın egzersiz yapmasına engel olan hastalıklarla uğraştığı düşünüldüğünde bu buluşun önemi daha da belirginleşiyor. Bu tarz bir hap çok daha fit nesilleri beraberinde getirebilir. Tabii çok daha tembel bir nesil getirmesi de olası, ancak bunu hap gerçekten çıkmadan göremeyeceğiz gibi.
Twitter kullanıcısı Gökhan Yücel'in çevirilerini yapıp takipçileriyle paylaştığı bu özel dosyada Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin uzay yarışı sırasında kullandığı propaganda posterleri yer alıyor.
İsveçli bir fotoğrafçı olan Lennart Nilsson, 12 sene boyunca anne karnındaki fetüsleri incelemiş ve bu inceleme esnasında da bu süreci bize tüm çıplaklığıyla anlatan birbirinden enfes fotoğraflar ortaya çıkmış!
Ceres, bu yıl boyunca bilim insanlarının en çok ilgisini çeken olaylardan birine ev sahipliği yaptı. Bahsettiğimiz bu olay, cüce gezegenin yüzeyinde bulunan ve Dawn uzay aracı tarafından fotoğraflanan iki parlak nokta. Bilim insanları aylardır bu parlak noktaların ne olduğu hakkında araştırmalar yapıyor, fikirler yürütüyordu. Sadece bilim çevrelerince değil, tüm dünya genelinde ilgi toplayan bu parlak noktaların uzaylılara ait araçlar olabileceklerine dair uçuk teoriler bile üretilmişti.Ciddi ciddi düşünülen ihtimal ise bu yapıların buz kütleleri olmasıydı, ancak yayılan ışığın parlaklığı üzerinden daha detaylı çalışmalar yürüten bilim insanları bu yapıların buz olamayacağını ortaya koydu. Asıl gerçek ise geçen hafta ortaya çıktı.
Boeing'in üzerinde çalıştığı Microlattice, iddialarına göre bu zamana kadar yapılmış en hafif ve inanılmaz güçlü bir metal. Bu metalin %99.99'u hava ve gelecekte uçaklarda ve araçlarda kullanılma potansiyeli yüksek.
Günümüzde kadınlar için doğum kontrol yöntemlerinde farklı seçenekler mevcut. Hap, spiral, halka vs. Fakat bütün korunma mekanizmasının kadın vücudu üzerinde olması ise ayrı bir mesele. İşte bu mesele, erkeklerin de doğum kontrolü yöntemlerini kullanabilmesi için yeni çözümler doğurmak üzere.
İnsanlığın Dünya dışı yaşam arayışı on yıllardır sürmekte, hala çağrımıza kimse kulak vermemiş olsa da bu pes edeceğimiz anlamına hiç mi hiç gelmiyor. Üstelik elimizde bizi heyecanlandıran bu kadar çok ihtimal varken...Dünya dışında canlılık bulma konusunda bilim insanları çok iyimser; bunun nedeniyse daha kendi Güneş Sistemi'miz içerisinde bile yaşam barındırma ihtimali yüksek olan gök cisimleri bulunması. Hal böyle olunca bizim sistemimiz dışında daha neler neler vardır diye düşünmüyor değil insan.Yaşam ararken ilk baktığımız kriterlerden biri ise su. Yaşam pek çok şekilde oluşabilir, belki diğer canlılar suya değil de başka bir sıvıya ihtiyaç duyuyor olabilir, hatta komple sıvıya bile ihtiyaç duymuyor olabilirler. Ancak insanlık olarak biz suyun en az bir kere yaşamın ana maddesi olmayı başardığını biliyoruz, dolayısıyla su barındıran gök cisimleri de yaşam için en büyük adaylarımız konumunda.
NASA, bugün uzay aracı 'New Horizons' tarafından çekilen Plüton'un yeni fotoğraflarını yayımladı. Uzay aracının aktardığı verilere göre Plüton'da buz halinde su ve mavi bir gökyüzü bulunuyor.New Horizons ekip lideri bilim adamı Dr. Alan Stern yaptığı açıklamada, Plüton'daki mavi gökyüzünün 'göz kamaştırıcı' olduğunu ifade etti.
Sinema edebiyat, tiyatro, müzik ve fotoğraftan beslenen, bu sanatları âdeta birleştiren bir sanat dalıdır. Ancak şüphesiz ki, her şeyden önce görsel bir sanattır. Yine de öyle filmler vardır ki, görsellikleri çok daha ön plana çıkar; izleyicilere görsel bir şölen yaşatır.Biz de içeriğimizde son beş yılın (2011 - 2015) görsel açıdan en çok öne çıkan 40 filmini sıraladık. İyi seyirler !Not: Filmler IMDB puanlarına göre sıralanmıştır. Metin içindeki IMDB linklerine tıklayarak filmlerin sayfalarına ulaşabilirsiniz. Film özetleri ise Beyazperde'den derlenmiştir.
Güneş enerjisi ya da rüzgar enerjisinin tercih edilmemesindeki en büyük sebeplerden biri masraflı olması. Ya da en azından bir zamanlar öyleydi.Bloomberg New Energy Finance’in yaptığı bir araştırmaya göre, temiz enerjinin maliyeti kömür ve gaz maliyetleriyle yarışacak kadar düştü.Kıyı rüzgar enerjisi megawatt saat başına 83 dolara düşerken, güneş enerjisinin bedeli 122 dolar oldu. İnsanlığın yeşil enerjinin açık ara diğer enerji türlerinden daha ucuz olduğuna şahit olmasına daha var; ama Amerika’da megawatt saat başına 75 dolara yükselen kömür ya da megawatt saat başına 82 dolar olan gaz türbinleriyle karşılaştırıldığında bu rakamları göz ardı etmek de oldukça güç. Hâlâ maliyeti yüksek olan yeşil enerji türlerinden bazıları da 174 dolar tutan uzak kıyı rüzgar enerjisi ve 400 doları aşan deniz kaynaklı enerjiler.Yakında birçok ülkedeki çeşitli şirketlerin çevreci kimliğinden değil ama maliyet bakımından daha mantıklı olmasından dolayı yeşil enerjiye geçmesi bekleniyor.
Prof. Dr. Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile beraber Nobel Kimya Ödülünü kazanan gerçek bir bilim insanı. Bu ödülle beraber, ilk kez bir Türk bilim insanı fen bilimlerinde Nobel Ödülü almış oldu. Peki, bu büyük başarıya giden yolda hangi aşamalardan geçti Sayın Sancar? Şimdi gelin, bu değerli bilim insanının hikayesini ve ödülü almasını sağlayan projelerine bir bakalım.
Güney Afrika’daki Cape Town Üniversitesi araştırmacıları ürettikleri robot örümcekte buna benzer bir özellik kullandı.LEAP adı verilen bu robot lego parçalarından üretildi ve güvenliğini sağlamak üzere naylon ipler kullanıldı. Robot düştüğünde DC motorlar yardımıyla ipin gerginliğini kontrol edebiliyor. İpe uyguladığı kuvvet sayesinde LEAP yönünü de değiştirebiliyor. Henüz rotasını kontrol edemese de araştırmacılar gelecekte bu sorunu çözmeyi ve robotun başarılı bir şekilde atlayışını gerçekleştirip ayakları üzerine inmesini sağlamayı hedefliyor.Bu, örümceklerin doğal yeteneklerinin insanoğluna faydalı hale getirilmesinin ilk örneği değil. Hassas elektronikler, kontrol edilebilir takip cihazları ve üç boyutlu baskılarda da örümcekler model alınıyor. Bu çalışmalar ileride, güvenlik ipi yardımıyla binadan kaçışı gerçekleştirecek platformlar formunda, yüksek teknolojili yangın çıkışları olarak hizmet verebilir.
Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin’in Savur ilçesinde ders çalştığı mum ışığından Nobel ödülüne uzandı. ABD vatandaşı bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, DNA konusundaki çalışmasıyla bilim dalında ödül alan ilk Türkiye doğumlu kişi oldu.
Çalışmalarını ABD'de sürdüren Mardin doğumlu genetik bilimci Prof. Dr. Aziz Sancar, bu yılki Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Sancar, ödülü İsveçli Tomas Lindahl ve ABD'li Paul Modrich ile paylaştı. Üç bilim insanı DNA onarımı alanındaki çalışmalarıyla ödüle layık görüldü. Aziz Sancar ilk açıklamalarından bir tanesini NobelPrize.com yetkilisi Adam Smith'e, telefonda yaptı. Haberi aldığında çok şaşırdığını söyleyen Sancar ülkesi için de mutlu olduğunu belirtti.