Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hakiki Milli Başarı: 2015 Nobel Kimya Ödülünü Kazanan Aziz Sancar ve Çalışmaları

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Prof. Dr. Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile beraber Nobel Kimya Ödülünü kazanan gerçek bir bilim insanı. 

Bu ödülle beraber, ilk kez bir Türk bilim insanı fen bilimlerinde Nobel Ödülü almış oldu. 

Peki, bu büyük başarıya giden yolda hangi aşamalardan geçti Sayın Sancar? 

Şimdi gelin, bu değerli bilim insanının hikayesini ve ödülü almasını sağlayan projelerine bir bakalım.

"Türkiye'de ne ödül olursa benim için çok onur verici"

Aziz Sancar, Mardin'in Savur İlçesinde, okuma yazma bilmeyen ancak eğitime önem veren sekiz çocuklu bir anne - babanın çocuğu olarak doğdu. İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Yurtdışında yaptığı çalışmalarla Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'ne kabul edilen üç Türk'ten biri oldu. Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Başkanı Sancar, "Türkiye'de ne ödül olursa benim için çok onur verici" dedi, "Kendi memleketimdir, çok sevindirir beni. İTÜ, Koç ve Boğaziçi üniversitelerinde konuştum. Öğrencilere güç veriyoruz. Onlara da söyledim. İnşallah bizden daha iyisini yaparlar."

Nobel Ödüllü Çalışması: DNA Onarımı

Sancar, WOS 2014 Eylül verilerine göre 410 yayın yaparak en yüksek h-indeksi’ ne sahip bilim insanıydı. (H-indeksi: Bilim adamlarının üretkenliğini ve o üretkenliğin niteliğini ölçen bir indeks.) Aslında o dönemde bile yapmış olduğu bu çalışmalarla, Nobel Ödülüne göz kırpmıştı demek çok da yanlış olmaz sanırım. 

41 yıldır hücrelerin DNA tahribatına nasıl tepki verdiğini aydınlatmaya çalışan bilim insanı, 2007 yılında DNA onarımını yapan enzimleri ayrıştırmayı başardı. 

Nobel Ödülünü almasını sağlayan projeye göre DNA onarımı, hem kanserin önlenmesi için hem de kanser tedavisi için hayati önem taşıyor. Bilim çevreleri, DNA'nın kendisini nasıl onardığının anlaşılmasının, hem vücutta hiç kanser oluşmaması hem de oluşmuş olan kanserlerin tedavisi konusunda yeni yöntemler geliştirilmesinde son derece önemli olduğu konusunda hem fikir.

Sancar’ın Bir Diğer Önemli Çalışması: Biyolojik Saat

Aziz Sancar, Circadian Clock diye tabir edilen biyolojik saat ve DNA tamiri hakkında yaptığı çalışmalarla dönem dönem ülkemizde de gündeme gelse de, asla hak ettiği değeri ve önemi görememiş bilim insanlarımızdan. 

Sancar, yaklaşık olarak 19 yıldır biyolojik saat üzerine çalışmalarını sürdürüyordu. Bu fikrin çıkış noktasında ise bakteriler üzerinde yapılan çalışmalar var. Şöyle ki; bakteride bulunan ve ışığa tepki veren proteinlerden biri, UV ışığının DNA üzerindeki hasarını gidermeye yarar. Sancar’ın yaptığı çalışmalar sonucunda da görüldü ki, bu proteinin yapısal olarak bir benzeri de, insan hücrelerinde bulunmakta. 

Bu keşfin üzerine giden Sancar, bu proteinin işlevi ile biyolojik saat arasında bir bağ olduğunu, hatta insanın biyolojik saatini ayarladığını görmüştür.

Mütevazı Kişiliği ve Hakkındaki İlginç Anekdotlar

www.koc.com.tr

Aziz Sancar, küçüklükten beri Milli Takımda kaleci olmak istiyormuş, lise takımında da kaleciymiş fakat sonradan milli takım hayalinden vazgeçmiş. Türk Milli takımının formasını giymekten ise hiç vazgeçmemiş anlaşılan. 

Memleketi Mardin Savur’da gönüllü doktor olarak çalışırken, ilçeye gelen Sağlık Bakanı ile tanışmış ve daha sonrasında oraya ataması yapılmış ve kadrolu olarak bir süre çalışmıştır. 

Öğrencilerle yaptığı konuşmalardan bir tanesinde, sayısız ödül ve başarıdan sonra bile hayatının en mutlu yıllarının zorunlu hizmetle Mardin’de ve köyünde doktorluk yaptığı zaman olduğunu söylemiştir. 

Bir süre Savur’da doktorluk yapan Sancar, ülkemizin verdiği imkanlar yetersiz gelince, TÜBİTAK bursu ile ABD’ye gitmiş. Adeta çalışmaya aşık olan Sancar; ABD'de günde 16-18 saat çalışıyormuş ve sonrasında şikayet edilmiş, yasalar bu kadar uzun çalışmaya izin vermiyor diye. 

Yaptığı çalışmalar nedeniyle Amerikan Bilimler Akademisi’ne kabul edilen ilk Amerikalı Türk olmuş. 

Soyadı olan Sancar, Hint dilindeki sankar kelimesiyle karıştığı için Hint zannediliyormuş. Bunu engellemek için "First American Turkish Member" şeklinde tanıtıyormuş kendini. 

2007 senesinde aldığı Vehbi Koç Ödülü'nü, Türk Nobeli olarak gördüğünü ve ABD’de böyle anlattığını söylemiş. Vehbi Koç ödülü ile aldığı 100 bin dolara, kendi de cebinden 100 bin dolar ekleyerek ABD’de bir Türk evi açmış. Bu ev, ABD’ye yeni gelen Türk öğrencilerin, halen ikamet ettikleri bir ev olarak durmakta.

Kendisi hakkında yazılmış bir entry:

aziz sancar

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Tübitak'a hayavanat bahçesi müdürünü görevlendiren bir ülkede bilim filan yapılmaz hadi canım Batı'ya

mordecai.

fen alanında bir ödül olması cidden gurulandırdı ama türkiyenin başarısı mı sorgulanır

menemen

Türkiyede bir şeyler iyiye mi gidiyor yoksa bana mı oyle geliyor

feyk

turkiye?? hangi turkiye? adam 40 sene once turkiyeden ayrilmis. artik turkceyi bile akici konusamiyor. turkiyenin bir katkisi varsa oda 70lerdeki egitim sisteminin katkisidir ancak.

menemen

caktırma feykcim bizimmiş gibi yapalım baska sansımız olacagını bilemeyiz dimi

poppymoore

Helal olsun profesörümüze büyük gurur yaşattı ülkemize

feyk

biz hep kisilere odaklaniyoruz, gelismeyi ilerlemeyi kisiler uzerinden goruyoruz ama kazin ayagi oyle degil. asolan kurumlardir. ornegin aziz sancar turkiyede kalsaydi ne kadar arastirma yapma sansi olurdu, nobele ne kadar yaklasabilirdi. ne zamanki bu arastirmalari yapan kurumlari kendi ulkemizde acariz, gercekden destekleriz o zaman gercek anlamda milli basarilar gelir. yurtdisina goc etmis o kadar beyin gucumuz geri donup ulkesine hizmet etmeye baslar. cunku o insanlarin yurtdisinda bulunmalari ne para icindir nede yabanci memleket hayranligindandir. tamamen kariyerleri icindir. turkiyede kendileri gelistirebilcekleri, ses getirecek arastirmalar yapabilcekleri, buyuk basarilar kazanabilcekleri kurumlar, is imkanlari olmadigi icindir.

Gizli Kullanıcı

durumumu ne güzel özetledin ya sağolasın

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBilimİstanbulKanserMardinMilli TakımNobelanne
Görüş Bildir