onedio
Çocuk Vakfı'ndan "Eğitim Ve Öğretim Hareketi" İçin Çağrı
İSTANBUL (AA) - Çocuk Vakfı, toplumsal paydaşların katılımı ile yeni eğitim ve öğretim modellerinin geliştirilmesi amacıyla 3 yılı hazırlık olmak üzere 15 yıl sürmesi planlanan 'Eğitim ve Öğretim Hareketi' için çağrıda bulundu.Vakıftan yapılan açıklamada, Eğitim ve Öğretim Hareketi ile eğitim sisteminin temel amaç ve hedefleri yanında; eğitim felsefesi, eğitim-öğretim yöntemleri, öğretmen yetiştirme, müfredat, ders kitabı, eğitim-öğretim modelleri, insan kaynağı yetiştirme anlayışı ve eğitim yönetimi konularında yeni yaklaşımlar önerildiği belirtildi. Açıklamada, Eğitim ve Öğretim Hareketi için 'Medeniyet değerleri ve insan anlayışı', 'Çocuğa ve çocuk görüşüne saygı', 'Bilimsel yaklaşım', 'Evrensel pedagojik değerler', 'Özerk kurul modeli', 'Partilerüstü yaklaşıma uygunluk', 'Bütün toplumsal paydaşların katılımı' başlıklarında 7 ilkenin belirlendiği aktarıldı.'Eğitim ve Öğretim Hareketi' ile öncelikle çocuk görüşü alınarak eğitim sisteminin yenilenmesinin amaçlandığı belirtilen açıklamada, bu amaçla Türkiye Çocuk Meclisi'nin kurulması önerildi.Açıklamada, 'Eğitim ve Öğretim Hareketi'nin diğer iki ilkesi ise partilerüstü yaklaşıma uygun ve özerk yapıda bir model olarak Türkiye Eğitim Konseyi'nin kurulmasına dayanıyor. Bilimsel kurul modeli anlayışına göre çalışacak ve öneriler oluşturacak bu kurulda çocuklar yanında alan uzmanlarının görüşleri ile eğitim bilim alanındaki gelişmelerin belirleyici olması hedefleniyor.' ifadeleri kullanıldı.Eğitim ve Öğretim Hareketi'nin, eğitimin bütün toplumsal paydaşlarının katılımı ile yeni eğitim ve öğretim modellerinin geliştirilmesi amacıyla 3 yılı hazırlık olmak üzere 15 yıl sürmesinin planlandığı aktarılan açıklamada, bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması ve Milli Eğitim Temel Kanunu'nun hazırlanması gerektiği kaydedildi.'Eğitim ve Öğretim Hareketi'ne bireyler, eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşları ve ilgili bütün paydaşların Çocuk Vakfı'nın web sitesi (www.cocukvakfi.org.tr ) üzerinden katılım başvurusu yapabileceği belirtilen açıklamada, çocuk görüşü ve yetişkin görüşü yanında öneri/yorum bölümlerinden önerilerin iletilebileceği ifade edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Çocuk Vakfı Başkanı ve Eğitim ve Öğretim Hareketi Sözcüsü Mustafa Ruhi Şirin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sonrası eğitim sisteminin kökten yenilenmesi amacıyla hazırlık yapılması gerektiğini aktardı.
Selçuk Topal Yazio: Ay’a İnsan Gönderildi mi? Yoksa İzlediğimiz Bir Hollywood Filmi miydi?
ABD’nin Apollo görevlerinin üzerinden 50 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen bu konu hâlâ tartışılıyor. Düz dünya konusu da buna benzer bir şey ama o dipsiz kuyuya bir başka yazıda gireceğiz. Ay’a gidilmediğini söyleyen insanların klasik iddialarına bir göz atalım ve bilim ışığında yanıtlar verelim. Sonra neden derste öğretmenimizi dinlememiz gerektiğini daha iyi anlayalım. Demek ki top oynamak için kaçıp dersi asmamak gerekiyormuş. Nitekim Ay hakkındaki bazı iddiaları basit temel bilgilerle çürütebilirsiniz. O halde gelin, Ay’a gidilmediğini söyleyenlerin bazı iddialarına bakalım.
Şırnak'ın Silopi İlçesinde Bir Okulda Robotik Kodlama Ve 3D Yazıcılı Sınıf Açıldı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ın Silopi ilçesinde 'El-Cezeri'nin torunları geleceği kodluyor' projesi kapsamında, bir okulda robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıf açıldı.Vali Ali Hamza Pehlivan, Silopi Dicle Ortaokulunda hizmete giren robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıfın açılışını yaparak, sibernetik alanın kurucusu kabul edilen, fizikçi, bilim insanı El-Cezeri ile ilgili öğrencilere bilgi verdi. El-Cezeri'nin 800 yıl önce bu topraklarda doğup büyüdüğünü, kendini yetiştirdiğini, o zamanın şartlarında eğitim aldığını ve aldığı eğitimin çok ötesinde icatlar ortaya koyduğunu kaydeden Pehlivan, sibernetik alanının kurucusu El-Cezeri'nin, robotikle ilgili çalışmalar yaptığını söyledi.Pehlivan, şöyle konuştu:'Ne güzel, sizler bu coğrafyada, aynı dilde, aynı ülkede onu takip ederek çağın gerekliliklerine uygun şekilde eserler ortaya koyuyorsunuz, koyacaksınız. Silopi ilçemizde ilk adım olacak ama arttıracağız. İl genelinde 10 robotik kodlama merkezimiz olacak. Bu yeterli değil, sayısını giderek arttıracağız. Beceri atölyelerimiz var. Onların da sayısını iki katına çıkartıyoruz. Dicle Kalkınma Ajansı ile geçtiğimiz yıl bir proje yaptık. 55 atölye kuracağız. Bunların bir kısmı robotik kodlama ile ilgili olacak ve bütün ilçelerimizde yer alacak.Törene, Kaymakam Can Kazım Kuruca, İl Milli Eğitim Müdürü Nazan Şener ve MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği) Şırnak İl Temsilcisi Yusuf Bilin de katıldı.
Sıfır Atık Ve Belediyeler Kongre Ve Ödül Töreni
ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, '2022 yılı sonu itibariyle de tüm il ve ilçe belediyelerimiz sıfır atık sistemine geçişlerini tamamlamış olacaklar.' dedi.Bakan Kurum, ATO Congresium'da düzenlenen 'Sıfır Atık ve Belediyeler Kongre ve Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünyada her alanda artık en üst ligde yer aldığını ve tüm hazırlıklarını buna göre yapması gerektiğini söyledi.Dünyanın ve Türkiye'nin nüfusunun hızla şehirleştiğini belirten Kurum, 'Önümüzdeki 30-40 yıl içerisinde şehirlerde yaşayan insan nüfusu bugüne oranla 2,5 kat artacak. Dün, 90'ların ortalarına kadar, yerel yönetimler en temel ihtiyaçları karşılayamaz, çöp dağlarını sonlandıramaz durumdaydı. Bugün sıfır atığı, atıktan elektrik üretmeyi konuşuyoruz. Bugün, şehirlerimizde bir yandan tarihi, kültürü, medeniyeti yaşatıyor, diğer yandan çevremizi ve yaban hayatını sonuna kadar koruyoruz.' diye konuştu.Doğayla olan uyum bozuldukça iklim krizinin daha da derinleştiğine dikkati çeken Kurum, bu durumun sonucunda da Kovid-19 türü salgın hastalıkların arttığını dile getirdi. Kurum, 'Bu duruma acilen köklü bir çözüm getirmeliyiz. Bunun için de ilk olarak bakış açımızı değiştirmeliyiz. Doğa ile aramızdaki ilişkiyi, tüketen değil, ihtiyaç duyduğu kadarını kullanan, tahrip eden değil, yaşatan olma eksenine çekmemiz gerekiyor.' ifadelerini kullandı.Bilim adamlarının, 'Çevre kirliliği yüzünden 2050'de okyanuslarda balıktan çok plastik yüzecek' sözünü anımsatan Kurum, sadece bu sözün bile insanları harekete geçirmeye yetmesi gerektiğini söyledi.'Sıfır Atık, yerli ve milli bilincin yansıması'Bakan Kurum, yerli ve milli bilincin yansıması olan Sıfır Atık Projesi'yle doğal varlıkları, su kaynaklarını koruduklarını, yeşil alanları artırdıklarını, iklim değişikliğiyle mücadele ettiklerini, millet bahçeleri ve ekolojik koridorlarla Türkiye'yi bir uçtan bir uca yeşil ağlarla ördüklerini aktardı.Şimdiye kadar 49 bin kurum ve kuruluş binasında sıfır atık sisteminin kurulduğunu söyleyen Kurum, şunları kaydetti:'Enerjiden tasarruf eden, sıfır atık uyumlu binalarımızla milyarlarca lira tasarruf sağlıyor, çevremizi kirlilikten koruyoruz. Milyonlarca ton atığımızı geri dönüşüme kazandırıyor, yine binlerce ton deniz çöpünü topluyor, bertaraf ediyoruz. Doğanın en büyük kirleticileri olan plastik poşetlerin kullanımını yüzde 80 oranında azalttık. Artık alışverişe bez çantalarla gidiyoruz. Tabi bir de e-atık, dijital atık meselesi var. Ülkemizdeki tüm yazılım, uygulama ve teknoloji yatırımlarının birbiriyle uyumlu olması kritik öneme sahiptir. Sıfır dijital atık anlayışıyla ülkemizin bir teknoloji ve yazılım çöplüğü olmasına asla izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Sıfır atığı yaygınlaştırmak için 6 milyonu öğrenci olmak üzere 9 milyon vatandaşımız eğitim aldı. Özellikle çocuklarımızın doğayı koruma hassasiyetine şahit olmak bizleri son derece mutlu ediyor. Projenin ülke çapına yayılması ile birlikte halihazırda yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı, yüzde 35'e çıkaracağız. 2023 yılına kadar tüm hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizde 100 bin kişiye istihdam sağlayacak ve 20 milyar liralık tasarruf elde edeceğiz.''Depozito iade sistemi tek bir merkezden yönetilecek'Türkiye Çevre Ajansının kurulması için Meclise sunulan yasa teklifinin Çevre Komisyonundan geçtiğini anımsatan Kurum, düzenlemenin TBMM Genel Kurulundan da geçerek yasalaşmasını dilediğini belirtti.Ajansın kurulmasına emeği geçen herkese teşekkür eden Kurum, 'Çevre Ajansının kurulmasıyla atık yönetiminin izleme ve denetim faaliyetlerini, depozito iade sistemini tek bir merkezden yönetecek, atık oluşumunun azaltılmasına yönelik çalışmaları etkili bir şekilde sürdüreceğiz. Daha yaşanabilir bir çevre hedefiyle ilk adımını attığımız Çevre Ajansı, şimdiden ülkemiz için milletimiz için hayırlı uğurlu olsun.' diye konuştu.Belediyelerin Sıfır Atık Projesi'nin başarıya ulaşmasında çok önemli bir role sahip olduğunu belirten Kurum, tüm şehirlerde, ilçelerde sıfır atık uygulamalarının her geçen gün biraz daha yaygınlaştığını, bu yılın sonuna kadar nüfusu 250 binin üzerinde olan 88 büyükşehir ilçe belediyesinin sıfır atık sistemine geçişini tamamlayacağını kaydetti.Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:'2022 yılı sonu itibariyle de tüm il ve ilçe belediyelerimiz sıfır atık sistemine geçişlerini tamamlamış olacaklar. Diğer taraftan, belediyelerimizin, sıfır atık daire başkanlıklarını, müdürlüklerini, çevre yönetimi birimlerini kurmaya yönelik çalışmalarını da yakinen takip ediyoruz. Özellikle büyükşehir belediyelerimizin sıfır atık uygulamalarının hayata geçirilmesi hususundaki koordinasyonu sağlamaları çok önemli. Zira bir belediyemizin kendi sınırları içinde gerçekleştirdiği en basit bir geri dönüşüm bile, ülkemizin her yerine nüfuz eden bir temizlik hareketi, güzellik hareketi olmaktadır. Biz, Bakanlık olarak her zamanki gibi bu güzelliğin, belediyelerimizin başta sıfır atık çalışmaları olmak üzere tüm çevre projelerinin takipçisi ve destekçisiyiz. Bugün belediyelerimizin birbirinden kıymetli çalışmalarının ödüllendirildiği tören için buradayız. 81 ilimizde tüm belediyelerimizle sıfır atık uygulamalarını hayata geçirdiğimizde, sahip olacağımız temiz şehirler ve temiz doğa hepimiz için en büyük ödül olacaktır.''Sıfır atık bir zihinsel dönüşüm projesidir'Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin ise törende yaptığı konuşmada, Sıfır Atık Projesi'nin insanların dünyaya olan borcunu ödeme projesi olduğunu belirtti.Şahin, 'Doğa nedir? Doğayı nasıl koruyacağız? sorunun en önemli bakış açısıdır. Sıfır atık bir zihinsel dönüşüm projesidir. Doğa bizim hakimiyetimizde olan bir evren değildir, biz doğanın bir parçasıyız, doğa bizim evimiz. Bu çatı çökerse hepimiz altında kalacağız. Doğa, çevre kirliliği sadece bilim dünyasının üzerinde çalıştığı bir sorun değildir. Biz felsefedir, felsefe hayatın anlamını anlatır. Şairlerin, yazarların ilham kaynağıdır doğa.' ifadelerini kullandı.Çevre kirliliğini önlemek için yönetmelikler hazırlandığını ve stratejiler belirlendiğini ifade eden Şahin, 'Bunun en önemli kısmı uygulama, bir fikrin hayata geçmesi için en önemli olan uygulama.' dedi.Çevre konusunu, belediye başkanlarını gündemine alması gerektiğini belirten Şahin, Belediyeler Birliği olarak, yeni dönemde belediye başkanlarından bu konudaki fikirlerini proje haline getirmelerini ve bu konu üzerine yarışmalar düzenlenmelerini istedi.Akıllı şehirler konusuna da değinen Şahin, şöyle konuştu:'Bana 'şehir nasıl akıllı olur?' diye sordular. Dedim ki, eğer bir sorunu çözerken teknoloji aklınıza geliyorsa şehri akıllandırmışsınızdır. Toplu taşıma şu anda büyükşehirlerin en büyük görevi. Şüpheli ve temaslı olan, pozitif olan hastaların bu taşımaya girmemesi gerekiyor. Tam akıllı şehirler olmanın bir gereği olarak biz 2017'de akıllı ulaşımın tüm yazılımını ve donanımını oluşturmuştuk ve şu anda Sağlık Bakanlığımızla yaptığımız koordinasyonla şüpheli ve temaslı evde değilse toplu taşımaya binmeye çalışıyorsa bunu hemen tespit ediyoruz. Bu tür çalışmaları çoğaltmamız ve bu musibetten bir an önce kurtulmamız gerekiyor.''Belediyelerimizi teşvik edici pek çok yarışmalar düzelendi'Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Başkan Vekili Şükrü Karatepe de Çevre ve Şehircilik Bakanlığını Sıfır Atık Yönetmeliğini hazırladığını ve yönetmeliğe göre yapılması gerekenleri belirlediğini söyledi.Belediyeler Birliğinin de belediyeleri sıfır atık konusunda teşvik ettiğini belirten Karatepe, 'Salgın döneminde biz de Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu olarak faaliyetlerimizi Belediyeler Birliğiyle beraber yürütüyoruz. Belediyelerimizi bu alanda teşvik edici pek çok yarışmalar düzelendi. İnsanımız belediyelerimiz çok heyecanlı bu konuda çok güzel projeler geldi. Katılan projeleri seçmekte zorlandık.' dedi.Karatepe, sıfır atık konusunda yarışmaların devam edeceğini söyledi.Gagauz Özerk Yeri Başkanı Irina Vlah ise programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki dostluğun önemine dikkati çekti. Vlah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine her zaman destek verdiğini belirterek, Erdoğan'ın halkını bırakmadığı için gurur duyduğunu ifade etti.
Gebeliğin 5. Ayında Doğum Kanalına Giren Bebeğin Konumu Müdahaleyle Düzeltildi
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde, hamileliğin 5. ayında doğum kanalına giren bebeğe müdahale edilerek yaşaması sağlandı. Gamze Tekeli (29), hamileliğinin 5. ayında kasık ağrıları ve kasılma şikayetiyle Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Muayene sonunda annenin rahim ağzının kısmi olarak açıldığı, kesenin bebekle beraber doğum kanalına girdiği görüldü. Ailenin onayıyla ALKÜ Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Muhammet Serhat Yıldız ile ALKÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Meral Tuğba Çimşir, harekete geçti.Gerçekleştirilen operasyonun ardından bebek, anne karnında olması gereken konuma geri getirildi.Bundan sonraki süreç önemliOperasyonla ilgili bilgi veren Yıldız, bebeğin hayata tutunması için hiç vakit kaybetmeden harekete geçtiklerini söyledi.Annenin göbeğinin alt kısmından bir iğne yardımıyla bebeğin suyunu dışarıya çıkarttıklarını anlatan Yıldız, 'Doğum kanalına giren bebeğin zarını içeriye doğru ittik. Böylece bebeğe, rahim içinde olması gereken pozisyonu aldırdık. Bundan sonraki süreç bizim için çok önemli. Sürecin yakından takipçisi olacağız. Savaşçı bir ruha sahip olan bebeğimizin ailesine sağlıklı şekilde kavuşması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz' diye konuştu.Doktorlardan Çimşir de zorlu bir operasyonu geride bıraktıklarını, bir doktor olarak çok mutlu olduğunu ifade etti. Anne Tekeli ise daha önce bir düşük gerçekleştirdiği için bebeğini kaybetmekten çok korktuğunu kaydetti. Yaşadığı travmaya rağmen tekrardan bebek sahibi olmak istediğini aktaran Tekeli, 'Henüz gebeliğimin beşinci ayındaydım ve bebeğim karnımda tutunamıyordu. Eşimle birçok kliniğe başvuruda bulunduk. Bizlere bu durumun düşükle sonuçlanacağını söylediler. Son umut buraya geldik. Bebeğim hala karnımda ve kalp atışını hissedebiliyorum. Çok mutluyum.' dedi.
Reklam
Gebeliğin 5. Ayında Doğum Kanalına Giren Bebeğin Konumu Müdahaleyle Düzeltildi
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde, hamileliğin 5. ayında doğum kanalına giren bebeğe müdahale edilerek yaşaması sağlandı. Gamze Tekeli (29), hamileliğinin 5. ayında kasık ağrıları ve kasılma şikayetiyle Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Muayene sonunda annenin rahim ağzının kısmi olarak açıldığı, kesenin bebekle beraber doğum kanalına girdiği görüldü. Ailenin onayıyla ALKÜ Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Muhammet Serhat Yıldız ile ALKÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Meral Tuğba Çimşir, harekete geçti.Gerçekleştirilen operasyonun ardından bebek, anne karnında olması gereken konuma geri getirildi.Bundan sonraki süreç önemliOperasyonla ilgili bilgi veren Yıldız, bebeğin hayata tutunması için hiç vakit kaybetmeden harekete geçtiklerini söyledi.Annenin göbeğinin alt kısmından bir iğne yardımıyla bebeğin suyunu dışarıya çıkarttıklarını anlatan Yıldız, 'Doğum kanalına giren bebeğin zarını içeriye doğru ittik. Böylece bebeğe, rahim içinde olması gereken pozisyonu aldırdık. Bundan sonraki süreç bizim için çok önemli. Sürecin yakından takipçisi olacağız. Savaşçı bir ruha sahip olan bebeğimizin ailesine sağlıklı şekilde kavuşması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz' diye konuştu.Doktorlardan Çimşir de zorlu bir operasyonu geride bıraktıklarını, bir doktor olarak çok mutlu olduğunu ifade etti. Anne Tekeli ise daha önce bir düşük gerçekleştirdiği için bebeğini kaybetmekten çok korktuğunu kaydetti. Yaşadığı travmaya rağmen tekrardan bebek sahibi olmak istediğini aktaran Tekeli, 'Henüz gebeliğimin beşinci ayındaydım ve bebeğim karnımda tutunamıyordu. Eşimle birçok kliniğe başvuruda bulunduk. Bizlere bu durumun düşükle sonuçlanacağını söylediler. Son umut buraya geldik. Bebeğim hala karnımda ve kalp atışını hissedebiliyorum. Çok mutluyum.' dedi.
Emine Erdoğan, Sıfır Atık Ve Belediyeler Kongre Ve Ödül Töreni'nde Konuştu:
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, maskelerin virüse karşı en etkili ve tek silah olduğunu vurgulayarak, 'Hem kendimizi hem de karşımızdakileri korumak için mutlaka maske takmalıyız.' dedi.Emine Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 'Sıfır Atık ve Belediyeler Kongre ve Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, sıfır atık farkındalığını artıracak ödül töreni vesilesiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenlere şükranlarını ileten Emine Erdoğan, 'Bildiğiniz gibi, yola çıkarken 2023'te tüm Türkiye'de sıfır atık projesini hayata geçirmeyi hedeflemiştik. 2017'den bu güne, kısa sürede epey yol aldık. Sıfır Atık Projesi birçok çevreden büyük ilgi gördü ve uygulanmaya başlandı.' ifadelerini kullandı. Belediyeler Birliğinin düzenlediği yarışmaya 231 geçerli proje başvurusu olmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Emine Erdoğan, sıfır atık için fikir üretmiş tüm katılımcıları tebrik etti. Yerel yönetimlerin, sıfır atık konusunu sahiplenmiş olmasını önemli bulduğunu belirten Emine Erdoğan, 'İnanıyorum ki ödül alsın almasın, geri kalan tüm projeler de hayata geçecektir.' dedi. Emine Erdoğan, salgının birçok mücadele alanı açtığına işaret ederek, şöyle konuştu: 'Bir yandan sağlığımızı bu büyük tehditten korumaya çalışıyoruz. Bir yandan da hayatlarımızın normal düzenine geri dönmesi için mücadele veriyoruz. Bununla beraber bir de pandeminin getirdiği yepyeni sorunlarla karşı karşıyayız. Dikkatlerinizi, bu sorunlardan biri olan maske atıklarına çekmek istiyorum. Maskeler virüse karşı en etkili ve hatta tek silahımız. Hem kendimizi hem de karşımızdakileri korumak için mutlaka maske takmalıyız.''Hijyen malzemeleri diğer atıklardan farklı çöp kutularına atılmalı'Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, maske, eldiven ve diğer kişisel hijyen atıklarıyla ilgili bir genelgeyi Kovid-19'un ilk günlerinde yayınladığını hatırlatarak, 'Hepimiz bu hijyen malzemelerini diğer tüm atıklardan ayrı çöp kutularına atmamız gerektiğini biliyoruz. Ama gelin görün ki kaldırım köşelerinde, ağaç diplerinde, hatta denizlerde atık maskeleri görmek, artık sıradan bir görüntü oldu. 'Pandemiyle mücadele edeceğiz' derken bu ürünlerin bilinçsiz kullanımı çevreye büyük zarar vermekte. Bu davranış, bugüne kadar yapılan güzel işleri de açıkçası ziyan ediyor. Temizlik hizmetinde çalışan personel başta olmak üzere, herkes için biyolojik tehlike oluşturuyor.' diye konuştu. Emine Erdoğan, koronavirüs ile kirlilik sorununun iyice artığına ve tüm dünyanın bu sınavda sınıfta kaldığına dikkati çekerek, 'Halihazırda, yeryüzü sularındaki kirliliğinin yüzde 80'e yakınını zaten plastikler oluşturuyordu. Bu kirliliğe şimdi maskeler ve plastik eldivenler gibi tek kullanımlık hijyen ürünleri de eklenmiş oldu. Oysa bundan 7-8 ay öncesine kadar, bilim insanlarının 2050'de okyanuslarda balıktan çok plastik şişe yüzeceği uyarısını konuşuyorduk. Şimdiyse tedbirler alınmazsa kullanılan maskelerin yüzde 75'inin çöp sahalarına ve yeryüzü sularına karışacağı noktasında önemli uyarılar var.' ifadelerini kullandı. Sıfır atığın bir 'yaşam felsefesi ve davranış biçimi' olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, sıfır atığın en az çöp üretilecek ve çöplerin kaynağında ayrıştırılacağı bir yaşam tarzını inşa etmek olduğunu söyledi. 'Yediden yetmişe bu isteği aşılamamız lazım'Kovid-19'un, sadece her şey yolundayken değil, alt üst olduğunda da yaşam tarzını sürdürülebilir kılınmasını öğrettiğini aktaran Emine Erdoğan, şöyle devam etti: 'Bu geniş çerçeveye, pandemi gibi kriz senaryolarını da eklemeliyiz. Bununla beraber, sıfır atık gibi bir felsefenin herkes tarafından benimsenmesi ve desteklenmesi için yediden yetmişe bu isteği aşılamamız lazım. Çağrımızı, en ücradaki insan duyana kadar asla gündemden düşürmemeliyiz. Yani şu güzel ülkenin toprağını, suyunu ve havasını pirüpak edene kadar dur durak bilmeden çalışmalıyız.' Bu noktada, belediyelerin hem sorumluluğu hem de işinin çok büyük olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: 'Hem bu sistemi kuracaksınız hem de sistemin işler hale gelmesi için farkındalık oluşturacaksınız.Sıfır Atık'ın, yani doğa dostu yaşamların bir yaşam tarzı seçeneği değil bir zaruret olduğunu anlatacak olan da sizlersiniz. Size buradan bir tüyo vermek istiyorum. Lütfen çocuklara ulaşın. Çocukların, bu tip değerleri çok daha hızlı kazandığını biliyoruz.Eğer biz çocuklarımıza bu değerleri kazandırabilirsek, meyvelerini çok kısa bir zamanda toplayacağımız iyilik tohumları ekmiş oluruz.Anne babalar da bilhassa evlatlarımıza vatan sevgisini anlatırken bu sevginin farklı boyutlarına işaret edebilirler. Toprağımızı, suyumuzu ve havamızı her türlü kirlilikten korumanın da vatan sevgisine dahil olduğunu öğretebilirler. Böylece hiç kesintiye uğramayacak bir çevre ahlakını çocuklarımıza kazandırabilir ve geleceğimiz için önemli bir manevi yatırım yapmış oluruz.İnanıyorum ki vicdanlarına hassas ayar yapmayı başardığımız insanların sayısı arttıkça, kirliliğe karşı sıfır tolerans gelişecektir.'Emine Erdoğan, bugün birçok markanın kimyasalları bırakıp organik ürünlere yöneldiğine işaret ederek, 'Benzer olarak hayvan testi yapmayan kozmetik firmaları yükselişe geçiyor. Bu değişim, tüketicinin talebiyle oluyor. O nedenle biz, eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi daha da yoğunlaştırarak, doğruyu bilen ve doğruyu talep eden bir nesil yetiştireceğiz. Ve belki o nesil sayesinde tek kullanımlık ürünler bir süre sonra hiç üretilmeyecek. Plastik kirliliği, dünyanın mahkum olduğu hazin bir son olmayacak.' şeklinde konuştu. Kongrenin yeni uyanışlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, katkı sunan herkesi tebrik etti. Konuşmasının ardından Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin, Emine Erdoğan'a tamamen doğal malzemeden yapılan 'Sıfır Atık' logosunu hediye etti. Programda, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikalar Kurulu Başkan Vekili Şükrü Karatepe ve Gagauz Özerk Yeri Başkanı Irina Vlah da birer konuşma yaptı.Ödül töreni Konuşmaların ardından Belediyeler İçin Sıfır Atık Fikir Yarışması Ödül Töreni gerçekleştirildi. Emine Erdoğan, Kayseri Melikgazi Belediyesi 'Hareketli Geri Dönüşüm Maketi / Sıfır Atık Şehir Maketi', Osmaniye Belediyesi 'Anne Eli Projesi', Ankara Sincan Belediyesi 'Evsel Atıklardan Akıllı Çiftliğe – Sıfır Atık Projesi', Siirt Belediyesi 'Sıfır Atık Bank' İstanbul Esenler Belediyesi 'Akıllı Mobil Atık Toplama Projesi' ile ödüle layık görülenlere ödüllerini takdim etti. Diğer ödül alan belediyeler ve projeleri şöyle: Giresun Espiye Belediyesi, 'Yeşil Sokak Projesi', Aydın Efeler Belediyesi 'Daha Temiz Bir Efeler İçin Geri Dönüşümü Seçin' İstanbul Fatih Belediyesi 'Mobil Atık Toplama Aracı / Atığını Getir Projeye Katıl', İstanbul Gaziosmanpaşa 'Geri Dönüşüm Malzemelerinden Çanta Yapımı', Antalya Muratpaşa Belediyesi 'Çevreci Komşu Kart Projesi (Ödüllü Atık Toplama Projesi)', Kayseri Talas Belediyesi 'Kompost Poşeti Üretimi', Bingöl Genç Belediyesi 'Atıksız Nesil Yaşanabilir Dünya', Adana Karataş Belediyesi 'Denizlerdeki Atıkların Geri Dönüşüme Kazandırılması', Yalova Çiftlikköy Belediyesi, 'Maviden Yeşile Sürdürülebilir Bir Geleceğe', Ankara Yenimahalle Belediyesi, 'Kazandıran Dönüşüm - GO' Samsun Canik Belediyesi 'Sıfır Atık Köyü', Adana Karaisalı 'Atık Getir Uygulaması' Zonguldak Belediyesi 'Zonguldak İli Evsel Atık Yönetim Sisteminin İyileştirilmesi Projesi', Adana Yüreğir Belediyesi 'Sıfır Atık Sanat Merkezi' Konya Karapınar Belediyesi 'Atıkları Yerinde Ayrıştırıyorum ve Sokak Hayvanlarını Besliyorum' Kayseri Yahyalı Belediyesi, 'Öğrenciler ile Sıfırdan Başlıyoruz', Kocaeli Gebze 'Sıfır Atık İle Engelleri Aşıyoruz', Erzurum Yakutiye Belediyesi 'Asfalt Üretiminde Atık Maddelerin Kullanımı', Ankara Altındağ Belediyesi 'Sıfır Atık Eğitim ve Simülasyon Merkezi ', İstanbul Sultangazi Belediyesi 'Sıfır Atık İnovasyon Merkezi – SULSİM' Konya Karatay Belediyesi 'Karatay Belediyesi Sıfır Atık Yönetim Projesi', Muğla Fethiye Belediyesi 'Çevreci Bisiklet', Antalya Kepez Belediyesi 'Sera Atıkları Tehdit Değil, Toprağa Can Olsun', İstanbul Küçükçekmece 'Atık Plastikler Parka Dönüşüyor', Samsun Tekkeköy Belediyesi 'İlçemizde Sıfır Atık'.
Reklam
Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un Vefatı
ANKARA (AA) - AYLİN SIRIKLI DAL - Geçirdiği beyin kanaması sonucu tedavi gördüğü hastanede 73 yaşında hayatını kaybeden eski Sağlık Bakanlarından Osman Durmuş, görev süresi boyunca basın mensuplarının yakından takip ettiği isim oldu. DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti'nin Sağlık Bakanlığını yapan Osman Durmuş, özellikle Bakanlığı dönemindeki açıklamalarıyla kamuoyunun hep gündeminde kaldı.Oktar Babuna kampanyasına karşı çıktıOsman Durmuş, Sağlık Bakanı olmadan önce lösemi hastası Dr. Oktar Babuna'ya uygun iliğin bulunması amacıyla kan bağışı kampanyası başlatıldı. Dönemin siyasilerinin de destek verdiği kampanyada, uzun kuyruklarda binlerce kan örneği toplandı.Durmuş, 1999 yılı Haziran ayında yapılan seçimin ardından kurulan koalisyon hükümetinde Sağlık Bakanlığına getirilince kampanyaya karşı çekincelerini dile getirdi. Osman Durmuş, 'Babuna için gerçekleştirilen kampanya sonrası gen haritamız çıkartıldı. Muhtemel bir savaşta genlerimize duyarlı virüs üretip, Türk askerlerinde savaşacak güç bırakmayabilirler.' diyerek kampanyaya karşı çıktı. Durmuş'un bu sözleri uzun süre eleştirildi.Buna rağmen kampanyaya karşı çıkmaya devam eden Durmuş, Bakanlıkta konuyla ilgili Etik Kurul oluşturdu. Söz konusu kurul, kampanyanın sakıncalı olduğuna karar verdi, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. Kampanya sonunda, bağış için toplanan 160 bin kan örneğinden 120 bin örnek kanın ABD'ye gönderildiği ortaya çıktı. Osman Durmuş, ''Oktar Babuna Kampanyası''nda toplanan paraların da amacına uygun kullanılmadığını açıkladı. Bağış için toplanan 2,5 milyon lira ile ilgili usulsüzlükler nedeniyle Adnan Oktar ve grubundaki üyeler tutuklandı.Bakanlık bahçesine Kırgızistan'dan getirilen kıl çadır (otağ) kurduran Osman Durmuş, halkla ilişkiler hizmetinin burada yapılacağını, vatandaşları çadırda ağırlayacaklarını belirtmişti. Durmuş, Kanun Hükmünde Kararname ile doktorlara getirilen ve 1995'teki hükümet tarafından 2002'ye kadar uygulaması ertelenen Zorunlu Hizmet Yasası'nı 2002'de, 'Ya diğer boş olan yerlere gidecekler ya da kendilerine iş arayacaklar.' diyerek uygulamaya koymasıyla da kamuoyunda uzun süre gündemde yer almıştı. Aşının 'stratejik bir ürün' olduğunu vurgulamıştıBakanlığı döneminde Türkiye'de çocuk felci hastalığının ortadan kaldırılmasını amaçlayan Durmuş, bu amaçla Ulusal Aşı Günleri Kampanyası başlatıp illerde çocuklara aşı yaptı.Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'ne yeni bir kimlik kazandırmayı da amaçlayan Durmuş, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nin dünyadaki üç referans merkezinden biri olduğunu ve merkezde aşı üretimi, laboratuvar çalışmaları yapan bilim adamı düzeyinin düştüğünü belirterek, bilim adamlarına bu merkezde çalışma çağrısında bulundu. Durmuş, zaman zaman yaptığı açıklamalarda, 'aşının stratejik bir ürün' olduğu vurgusunu da yapmış, 'Aşıyı kendi ülkemizde üretmek istiyoruz. Aşı stratejik bir ürün olduğundan, genetik şifreler üzerinde oynanabilir.'' demişti.Durmuş, sağlık personelinin atandıkları illerden başka yerlere kaydırılmasını, 'Her kürsüye çıkan milletvekilimiz, 'Ebe yok, hemşire yok' demiştir. Ama, ceplerinde listelerle 'Şu ebeyi, şu köyden şu merkeze alın, şu doktoru şu ilçeden şuraya alın' demiştir.' sözleriyle eleştirmişti.
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Geceleri Kan Ter İçerisinde Kalkıyorsunuz, Yorgun Ve Bitkinsiniz"
TEKİRDAĞ (AA) - MUHAMMET MUTAF - Tekirdağ'da yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen 52 yaşındaki akademisyen Prof. Dr. Fatih Konukcu, eşi ile hastalık sürecini çok zor atlattıklarını belirterek, 'Geceleri kan ter içerisinde kalkıyorsunuz, yorgun ve bitkinsiniz' dedi.Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Arazi ve Su Kaynakları Bölümü Öğretim Üyesi Konukcu, Karaman'daki aile ziyaretinden dönüşte eşi ve kendisinde ateş, halsizlik ve yorgunluk belirtileri çıkınca yaptırdığı testte Kovid-19'a yakalandıklarını öğrendi. Karaman'daki yakınlarının da testlerinin pozitif çıktığını aktaran Konukcu, hastalık sürecini evde geçirdi.Hastalığın geçmesi ve belirtilerin azalması için uzun süre evde kalan, bu süre zarfında bilimden, işlerinden ve öğrencilerinden uzak kalmanın üzüntüsünü duyan Konukcu, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.'Vücudumuz kırgın ve ateşler içerisinde kaldık'Konukcu, pozitif olduklarını öğrendikleri günden sonra belirtilerin gittikçe arttığını söyledi.Bir süre sonra koku ve tat alma hislerini kaybettiklerini ifade eden Konukcu, hastalığın seyrini şöyle anlattı:'Vücudumuz kırgın ve ateşler içerisinde kaldık. İlerleyen dönemlerde koku almama ve değişik koku almaya başladık ve iştahımız tamamen kesildi. Yerimizden kalkıp lavaboya gitmek bile çok yoruyordu. Çok hırpalandık. Normal bir grip gibi deniyor ama grip çok kısa sürüyor, bu hastalık uzun sürdü. 15 güne kadar hastalığın belirtileri ve ağır semptomları devam etti. Geceleri kan ter içerisinde kalkıyorsunuz, yorgun ve bitkinsiniz. Yoğun bakıma gitmedik, hastanede entübe olmadık fakat gerçekten çok ağır geçirdiğimiz bir hastalıktı.''35-40 günlük süre geçmişti'Konukcu, hastalık sonucu vefat edenlerin haberlerini gördüklerinde kendilerinin de aynı akıbete uğrayacakları endişesini yaşadıklarını belirtti.Eşinin kendisine nazaran daha hafif atlatmasına rağmen onun da zor günler geçirdiğinin altını çizen Konukcu, 'Başlangıçtan itibaren belirtilerimiz artık yavaş yavaş ortadan kalktı dediğimizde 35-40 günlük süre geçmişti.' dedi.Konukcu, rutin mesaisine alışmış bir bilim insanı için 40 gün evde kalmanın da psikolojik etkisini taşıdığını ifade etti.'Bilimde yapmanız gereken iş var ama o vakti hastalık için ayırmış oluyorsunuz'Konukcu, hastalık sürecinde faaliyetlerini ertelemek zorunda kaldıklarını ve bu durumun diğer kurumlara da sıkıntı yarattığını kaydetti.Hastalık sürecinin kendisini üzdüğüne değinen Korukcu, 'İnsanın ailesi en değerlisidir ve ailesine vakit ayırması gerekir. Yeri geldiği zaman bir gün bile ailenize vakit ayıramıyorsunuz. Bilimde yapmanız gereken iş var ama o vakti hastalık için ayırmış oluyorsunuz ve 40 gün uzak kalıyorsunuz. Bu bizi üzdü ve işimizden de geri bıraktı.' diye konuştu.Konukcu, vatandaşlara maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymalarını tavsiye etti.
Reklam
"Gölgeler İçinde", 8. Boğaziçi Film Festivali Kapsamında Sinemaseverlerle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Bu yıl sinemaseverlerle 8'inci kez buluşan Boğaziçi Film Festivali, gösterimler ve özel etkinliklerle devam ediyor.'#HerŞeyeRağmen' sloganıyla ödüllü yapımları sinemaseverlerle buluşturan festival, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları ve Anadolu Ajansının Global İletişim Ortaklığında düzenleniyor.Erdem Tepegöz'ün yazıp yönettiği, 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 42. Moskova Uluslararası Film Festivalinden ödüllerle dönen 'Gölgeler İçinde'nin gösterimi, Beyoğlu Sineması'nda gerçekleştirildi.Gösteriminin ardından, yönetmen Tepegöz ve film ekibi, Boğaziçi Film Festivali Artistik Direktörü Emrah Kılıç ve seyircilerin sorularını yanıtladı.Tepegöz, filmin 'Neyin içindeyiz?' sorusuyla ortaya çıktığını belirterek, 'Bunu her şeye uyarlayabiliriz. Bir şeyin içindeyiz, ötesini bilmiyoruz, sorguluyoruz. Buradan yola çıktım ve şunu fark ettim, felsefi veya bilim-kurgusal metinler bizim gerçeklikte biraz yabancılaşmamızı ve gerçekliği daha iyi sorgulayabilmemizi sağlıyor. Bu açıdan bir 'tür' yapayım diye değil, bu sorgulamaları nasıl daha ciddi yaparım, daha derine nasıl inebilirim diye yola çıktığımda 'Gölgeler İçinde'ye ulaşmış oldum.' dedi. Sinemanın soru üretmek ve sormak için kullanıldığında daha güçlü bir silah olabileceği değerlendirmesinde bulunan Tepegöz, 'Cevap vermek benim haddime değil, bu yüzden de kendi sorularımı cevaplayabilmek için bu filmde seyirciden yardım istiyorum.' ifadesini kullandı.Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle TRT'nin ortak yapımcılığında çekilen filmin oyuncu kadrosunda Numan Acar, Vedat Erincin, Ahmet Melih, Yılmaz ve Selin Kavak yer alıyor.Filmin yapımcılığını Umut Özçorlu ve Figen Ermek Özçorlu, görüntü yönetmenliğini ise Hayk Kirakosyan üstleniyor.Çekimleri Gürcistan'da hala aktif olan bir maden kasabasında yapılan, zamansız ve mekansız distopik bir hikayeden oluşan bilim-kurgu türündeki filmde, ilkel bir teknolojiyle yönetilen bir fabrikada çalışan sadık maden işçisi, çalıştığı makinenin sorun çıkarmasıyla içinde bulunduğu sistemi sorgulamaya başlıyor ve fabrikanın bilmediği derinlikleriyle yüzleşiyor.8. Boğaziçi Film Festivali kapsamında bugün Beyoğlu Sineması'nda 'Salınger Yılım', 'Odaklan Babaanne', 'Güzel Günler Bizi Bekler', 'Güneşin Çocukları', Kadıköy Sineması'nda ise 'Şeytan Yoktur', 'Ölü Ekmeği', 'Kumbara' ve 'Mavzer' filmleri izlenebilecek. 30 Ekim'de sona erecek festivalin ayrıntılı programına 'www.bogazicifilmfestivali.com' adresinden ulaşılabilir.
Gündem  / 27 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde MKYK ve MYK toplantılarına başkanlık edecek.(Ankara/14.00/17.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşecek.(TBMM/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP, MHP ve HDP'nin TBMM Grup toplantıları gerçekleştirilecek.(TBMM/13.30/10.45/12.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Özbekistan Savunma Bakanlığında askeri törenle karşılanacak, Savunma Bakanı Bahadır Kurbanov ile bir araya gelecek, çeşitli ziyaretlerde bulunacak.(Taşkent) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM'denGenel Kurulda, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapan Kanun Teklifi ele alınacak.Plan ve Bütçe Komisyonunda 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ve Sayıştay raporlarının görüşmeleri yapılacak.(TBMM/15.00/10.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Fotoğraflarla Tuz Gölü Habitatı Sergisi'nin açılışına katılacak, Sultanhanı Atatürk İlkokulu ile Tuz Gölü Yeraltı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi alanını ziyaret edecek.(Aksaray/12.00/13.00/14.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, video konferans yöntemiyle Türkiye-Danimarka 2. Dönem JETCO Toplantısı İmza Töreni'ne katılacak.(Ankara/16.00)3- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayına ilişkin uluslararası rezervler ve döviz likiditesini açıklayacak. (Ankara/10.00)4- Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılına ilişkin çevre koruma harcama istatistikleri ile eylül ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıklayacak. (Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmalar ve Ermenistan'ın sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları takip ediliyor.(Bakü) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.
(Ankara/Atina/Lefkoşa) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)SPOR1- Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Okan Buruk ve takımdan bir futbolcu, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çarşamba günü Fransa'nın Paris Saint-Germain takımıyla oynayacakları maç öncesi Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda karşılaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunacak, takım son çalışmasını stadın yanındaki antrenman sahasında yapacak. Paris Saint Germain Teknik Direktörü Thomas Tuchel ve takımdan bir futbolcu, Medipol Başakşehir maçına ilişkin Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda açıklamalarda bulunacak, Fransız ekip son çalışmasını statta yapacak. (İstanbul/18.45/19.15/19.45/20.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2. hafta A, B, C ve D gruplarında toplam 8 maçla başlayacak.3- A Milli Kadın Futbol Takımı, 2022 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu'ndaki 8. maçında deplasmanda Rusya ile karşılaşacak.(Moskova/17.00) (Fotoğraflı)4- Basketbol FIBA Şampiyonlar Ligi G Grubu'nda Türk Telekom, İsrail'in Hapoel Bank Yahav takımını konuk edecek; F Grubu'nda Pınar Karşıyaka, deplasmanda İspanya'nın Bilbao Basket takımıyla karşı karşıya gelecek.(Ankara/20.30/Bilbao/22.30) (Fotoğraflı)5- Basketbol ULEB Avrupa Kupası'nın 5. haftasında D Grubu'nda Frutti Extra Bursaspor, deplasmanda Fransa'nın Nanterre 92 takımıyla karşılaşacak.(Nanterre/19.00)6- Voleybol Misli.com Sultanlar Ligi'nin 12. haftasında Beşiktaş-Kuzeyboru, Sarıyer Belediyespor-Karayolları, Eczacıbaşı VitrA-VakıfBank, Nilüfer Belediyespor-Galatasaray HDI Sigorta, Çan Gençlik Kalespor-Aydın Büyükşehir Belediyespor ve PTT-Türk Havayolları maçları yapılacak.(İstanbul/13.00/17.00/18.30/Bursa/Çanakkale/14.00/Ankara/16.00)7- TED 20. Cumhuriyet Kızları Uluslararası Tenis Turnuvası'nın basın toplantısı Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş ve milli sporcular Çağla Büyükakçay ile Pemra Özgen'in katılımıyla TED Spor Kulübü Tesisleri'nde yapılacak.(İstanbul/11.00)8- Hentbol Erkekler Süper Ligi'nin 2. haftasından ertelenen Spor Toto-Ümitköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Başkent Akademi maçı yapılacak.(Ankara/17.00)ÖZEL HABER1- Tarihi Kırkgöz Köprüsü turizme kazandırılacak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu: 'Tarihi köprüleri gün yüzüne çıkarıp, vatandaşlarımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Kırkgöz Köprüsü de buna güzel bir örnek olacak' 'Bu çalışmalar çok detaylı gözükmese de tarihi değerlere sahip çıkılması açısından çok önemli projeler' (Sefa Şengül/Ankara)2- Kültür ve Turizm Bakanlığı, arşivindeki binlerce filmi kamuoyuyla paylaşacakKültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Yavuzkanat:'Bakanlığımız film arşivinde bulunan filmlerin kamuoyu ile paylaşılabilmesi için İngilizce ve Türkçe dillerinde hizmet verebilen ve bu sene içerisinde açılması planlanan bir web sitesi hazırlanmış, filmler siteye yüklenmiştir''Sitemizde Osmanlı Devleti'nin son günlerinden 1980'lere dek pek çok olaya tanıklık etmeyi sağlayan belge filmler bulunmaktadır. Sitemizin bu bağlamda dünyaya ve geçmişe açılan bir pencere olacağı düşünülmektedir''Vatandaşlarımız da şayet ellerinde 35 ve 16 mm ölçülerde sinema tarihimizde önemli yeri olan filmler veya geçmişe ışık tutabilecek belge filmler var ise bu filmleri film arşivimize emanet edebilirler. Böylece bu filmlerin uygun ortamlarda muhafazası ile gelecek nesillere aktarımı sağlanabilecektir'(Andaç Hongur/İstanbul)3- İstanbullular, diğer illere göre 2 kat fazla Kovid-19 riski altındaSağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk:'İstanbul, Sayın Bakanın da ifade ettiği gibi, vakaların yüzde 40'ını kapsıyor. O eski günlere yaklaşıyoruz. Ağırlıklı olarak, Türkiye nüfusunun dörtte biri ama vakaların ise neredeyse yarısını oluşturur duruma geldi. Bu şuna işaret ediyor; İstanbul'da yaşayanlar Türkiye'nin diğer illerine göre daha risk altında. Yani, sağlam görülen bir kişiyle temas ettiğimizde bulaş riski bu hastalığın daha az görüldüğü bir ile göre en az 2 kat fazla''Şu an İstanbul, 4-5 kişiden fazlasının oturup bir yerde yemek yemesine uygun sayılarda değil. 10'lu, 20'li 30'lu rakamlarda değil. Evlerdeki toplantıları elden geldiğince erteleyelim ama yapmak zorundaysak kısa süreli, havalandırılan bir ortamda, 10 kişiyi geçmeyecek şekilde yapmalıyız'(Elif Küçük/İstanbul)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Fas'ta İktidar Ve Muhalefetteki Milletvekillerinden Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumuna Tepki
RABAT (AA) - Fas Meclisi'nde iktidar ve muhalefetteki vekiller, Fransız yetkililerin İslam karşıtı tutumunu reddederek, Hazreti Muhammed'e hakaretin kabul edilemeyeceğini belirtti.Koalisyon hükümetindeki Anayasal Birlik Partisi Milletvekili Mustafa Beytas, Meclis oturumundaki konuşmasında, 'Hazreti Muhammed kırmızı çizgimizdir, Hazreti Muhammed'e hakaret kabul edilemez ve bu durum normalleştirilemez.' dedi. Konuyu büyük bir endişeyle takip ettiklerini kaydeden Beytas, konunun büyümesini de şaşkınlıkla izlediklerini ifade etti.'Hakaret, ifade özgürlüğü kapsamına girmez'Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (PJD) Meclisteki Milletvekili Grup Başkanı Mustafa el-İbrahimi ise 'Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret ifade özgürlüğü kapsamına girmiyor.' ifadesini kullandı.İbrahimi, Hazreti Muhammed'e yönelik hakareti, ilgili ülke (Fransa) topraklarında meydana gelen terör eylemlerini kınadığı gibi şiddetle kınadığını aktardı. 'İfade özgürlüğü adı altındaki hakareti kınıyoruz'Muhalif İstiklal Partisi Milletvekili Lehasan Haddad da ifade özgürlüğü adı altında İslam dininin kutsal değerlerine ve Hazreti Muhammed'e yönelik hakaretleri reddettiklerini dile getirdi.Haddad, 'İfade özgürlüğü adı altındaki hakareti kınıyoruz.' ifadelerini kullandı.Diğer siyasi partiler de Meclis oturumunda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına tepki gösterdi. Fransız yetkililerin son dönemde artan İslam karşıtı tutumuna İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi kurumların yanı sıra çeşitli Arap ülkelerinden tepkiler gelmişti.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Güncelleme - Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Eski Sağlık Bakanlarından Osman Durmuş, beyin kanaması sonucu tedavi gördüğü hastanede 73 yaşında yaşamını yitirdi.DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti'nde Sağlık Bakanı olan Durmuş, 5 Ağustos 1947'de Çankırı'da doğdu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Osman Durmuş, aynı fakültenin Anatomi Ana Bilim Dalı'nda uzmanlık eğitimi yaptı ve Ankara Hastanesinde Genel Cerrahi İhtisası'nı tamamladı.Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapan Durmuş, 1990'da Doçent, 2003 yılında Profesör oldu. Ulusal ve uluslararası yaklaşık 60 makalesi yayımlanan Durmuş, MHP'den Kırıkkale Milletvekilliği yaptı. 57'nci Hükümet'te Sağlık Bakanlığı görevini yürüten Osman Durmuş, evli ve 3 çocuk babasıydı.'5 gündür yoğun bakım servisinde tedavisine devam ediliyordu'Acıbadem Ankara Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Yörübulut, yaptığı yazılı açıklamada, 21 Ekim'de hastanenin acil servisine getirilen Durmuş'a gerekli tıbbi değerlendirme sonrası beyin kanaması teşhisinin konulduğunu belirtti.Yoğun bakım servisinde tedavisi 5 gündür devam eden Durmuş'un çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybettiğini bildiren Yörübulut, Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diledi.
Reklam
Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumuna Arap Ülkelerinin Tepkisi Sürüyor
İSTANBUL (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına Arap ülkelerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Amman'daki Fransa Büyükelçisi Veronique Volan'la bir araya gelen Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, ülkesinin, 'Hazreti Muhammed'e hakaret içerikli karikatürlerin yayınlanmasını kabul etmeyen' tutumunu kendisine bildirdi. Safedi, ifade özgürlüğü adı altında Hazreti Muhammed'e ve diğer peygamberlere hiçbir şekilde hakaretin kabul edilmeyeceğini vurguladı. Cezayir'den aşırılık yanlısı söylemle yüzleşme çağrısıCezayir Cumhurbaşkanlığına bağlı Yüksek İslam Konseyi ise yayımladığı yazılı açıklamada, 'Bir arada yaşama ve hoşgörünün simgesi Hazreti Muhammed'in şahsına ve dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca kişinin benimsediği İslam dinine yönelik Fransa'daki akıl almaz kampanyayı şiddetle kınıyoruz.' ifadeleri kullanıldı. Konsey, dünyadaki akil insanlara, dini örgütlere, insan hakları kuruluşlarına bu insanlık dışı aşırılık yanlısı söylemle yüzleşme çağrısında bulundu.IKBY milletvekilleri Fransa'nın İslam karşıtı tutumunu kınayan bildiri imzaladıIrak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) farklı partilerden 25 milletvekili de Macron'un İslam karşıtı açıklamalarını kınayan bildiri yayımladı. Milletvekilleri tarafından imzalanan bildiri, Erbil'deki Fransız Konsolosluğuna iletildi.Bildiride, Fransız yetkililerin bir arada yaşamayı savunmaları ve halkların kutsal değerlerine saygı göstermeleri ve başka din mensuplarının duygularını incitmememeleri gerektiği ifadesine yer verildi. Fransız yetkililerin son dönemde artan İslam karşıtı tutumuna İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi kurumların yanı sıra çeşitli Arap ülkelerinden tepkiler gelmişti.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumuna Arap Ülkelerinin Tepkisi Sürüyor
İSTANBUL (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına Arap ülkelerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Amman'daki Fransa Büyükelçisi Veronique Volan'la bir araya gelen Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, ülkesinin, 'Hazreti Muhammed'e hakaret içerikli karikatürlerin yayınlanmasını kabul etmeyen' tutumunu kendisine bildirdi. Safedi, ifade özgürlüğü adı altında Hazreti Muhammed'e ve diğer peygamberlere hiçbir şekilde hakaretin kabul edilmeyeceğini vurguladı. Cezayir'den aşırılık yanlısı söylemle yüzleşme çağrısıCezayir Cumhurbaşkanlığına bağlı Yüksek İslam Konseyi ise yayımladığı yazılı açıklamada, 'Bir arada yaşama ve hoşgörünün simgesi Hazreti Muhammed'in şahsına ve dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca kişinin benimsediği İslam dinine yönelik Fransa'daki akıl almaz kampanyayı şiddetle kınıyoruz.' ifadeleri kullanıldı. Konsey, dünyadaki akil insanlara, dini örgütlere, insan hakları kuruluşlarına bu insanlık dışı aşırılık yanlısı söylemle yüzleşme çağrısında bulundu.IKBY milletvekilleri Fransa'nın İslam karşıtı tutumunu kınayan bildiri imzaladıIrak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) farklı partilerden 25 milletvekili de Macron'un İslam karşıtı açıklamalarını kınayan bildiri yayımladı. Milletvekilleri tarafından imzalanan bildiri, Erbil'deki Fransız Konsolosluğuna iletildi.Bildiride, Fransız yetkililerin bir arada yaşamayı savunmaları ve halkların kutsal değerlerine saygı göstermeleri ve başka din mensuplarının duygularını incitmememeleri gerektiği ifadesine yer verildi. Fransız yetkililerin son dönemde artan İslam karşıtı tutumuna İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi kurumların yanı sıra çeşitli Arap ülkelerinden tepkiler gelmişti.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Gazi Teknopark, 200 Bin Lira Hibe Kazanacak Yeni Girişimcilerini Arıyor
ANKARA (AA) - Gazi Üniversitesi, TÜBİTAK ile ortak yürüttüğü 'BİGG Anahtar' programı ile Teknopark kapılarını yeni girişimcilere açacak. Gazi Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Gazi Teknopark tarafından, TÜBİTAK 1512 Bireysel Genç Girişim Destekleme Programı kapsamında, 2020 yılı yeni dönemi için girişimci adaylarının başvuruları alınıyor. BİGG Anahtar programına 'www.gazibigg.com' adresinden başvuru yapılabilecek. BİGG Anahtar Programında girişimci adaylarını neler bekliyorGazi Teknopark tarafından TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı 1. aşama hizmetlerinin yürütüldüğü girişimcilik programı olan BİGG-Anahtar programında girişimci adaylarına ücretsiz kanvas iş modeli, iş planı hazırlama ve sunum eğitimleri, ücretsiz teknik, ticari ve iş planı mentorlukları sunulacak. Ayrıca, girişimci adaylarına eğitim ve mentorluk süreci boyunca Anahtar Atölye'de ücretsiz ön prototipleme desteği ve TÜBİTAK tarafından kabul edilen iş fikirleri için 200 bin liraya kadar hibe desteği sağlanacak. Bunun yanında, panelde başarılı olan girişimciler, Gazi Anahtar Kuluçka Merkezi'nde yer almak, Gazi Teknopark'ın iş fikri yarışmalarına katılmak, yatırım ağına erişim, Gazi Teknopark ekosistemine dahil olmak gibi pek çok fırsattan faydalanma hakkı kazanacak. Gazi Teknopark BİGG Anahtar Destek Programı'na üniversitelerin lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini en çok 10 yıl önce almış mezun kişiler, üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenciler başvuru yapabilecek. Ayrıca başvuracak kişilerin, herhangi bir işletmenin ortaklık yapısında yer almaması ve daha önce Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi Desteği ya da TÜBİTAK 1512 Programı 2. Aşaması kapsamında sermaye desteği almamış olması gerekiyor. Programa, akıllı ulaşım, akıllı üretim sistemleri, enerji ve temiz teknolojiler, iletişim ve sayısal dönüşüm, sağlık ve iyi yaşam, sürdürülebilir tarım ve beslenme tematik alanlarda yer alan iş fikirleri için başvuru yapılabilecek.
Reklam