onedio
Gündem / 10 Şubat 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısına iştirak edecek, parti genel merkezinden AK Parti Balıkesir, Osmaniye, Tokat, Tunceli 7. olağan il kongrelerine canlı bağlantıyla katılacak. (Ankara/12.00/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu tarafından kabul edilecek.Oktay'ın KKTC ziyaretine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da eşlik edecek. (Lefkoşa) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olacak.(Ankara/10.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde Merkez Yönetim ve Merkez Disiplin Kurulları Müşterek Toplantısı'na başkanlık edecek. (Ankara/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret edecek, partisinin il kongresine katılacak.(Balıkesir/10.15/15.30/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akçakoca ve Gölyaka ilçelerinde esnaf ziyaretinde bulunacak, Güneşin Kadınları Kooperatifine ziyaret gerçekleştirecek.(Düzce/12.45-15.05) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı Tokat'ta, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin Osmaniye'de partisinin il kongresine katılacak.(Tokat/Osmaniye/13.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)5- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyecek.(Ankara/13.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)6- CHP Ekonomi Masası üyeleri, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu yönetimi, Lokantacılar ve Pastacılar Oda başkanları, ilgili STK'lerin yöneticileri ve sektör temsilcileriyle bir araya gelecek.(Ankara/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)7- TBMM Genel Kurulunda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun tekliflerinin görüşmelerine devam edilecek.(TBMM/14.00) (Fotoğraflı)EKONOMİ1- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Valiliği ve Belediyeyi ziyaret edecek, AK Parti Balıkesir İl Kongresine ve sektör temsilcileriyle düzenlenecek toplantıya katılacak.(Balıkesir/10.15-16.15) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, KAGİDER tarafından düzenlenecek 'İş Dünyasında Kadın İletişim Ağı Projesi Toplantısı'na iştirak edecek.(Ankara/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- TÜİK, Aralık 2020 dönemi inşaat maliyet ve dış ticaret endeksleri ile Kasım 2020 dönemi iş gücü istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret için gittiği Umman'da mevkidaşı Sayyid Badr bin Hamad bin Hamoud al Busaidi ile ortak basın toplantısı düzenleyecek.(Muskat) (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davaya, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek. (İstanbul/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- FETÖ adına soruşturma bilgilerinin UYAP üzerinden rüşvetle sızdırılmasına ilişkin aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in avukatlarından Adnan Şeker'in de bulunduğu 7 sanıklı dava Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. (Ankara/09.30)3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye Satranç Federasyonunun 30. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılacak.(Ankara/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Ziraat Türkiye Kupası'nın çeyrek final mücadelesine, Galatasaray-Aytemiz Alanyaspor maçıyla devam edilecek.(İstanbul/20.45) (Fotoğraflı)3- Misli.com 3. Lig 4. Grup'ta 20. hafta maçları yapılacak. 4- ING Basketbol Süper Ligi'nin 21. haftasına Galatasaray-Aliağa Petkimspor, Beşiktaş Icrypex-Lokman Hekim Fethiye Belediyespor, Fenerbahçe Beko-TOFAŞ ve Frutti Extra Bursaspor-Darüşşafaka Tekfen maçlarıyla devam edilecek. (İstanbul/17.00/17.00/19.30/Bursa/19.30) (Fotoğraflı)5- AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley'de çeyrek final mücadelesi başlayacak; Fenerbahçe Opet-Kuzeyboru, VakıfBank-Çan Gençlik Kalespor ve Galatasaray HDI Sgorta-PTTmaçları yapılacak. (İstanbul/13.00/14.00/15.30) (Fotoğraflı)6- AXA Sigorta Efeler Ligi'nin 16. haftasından ertelenen Ziraat Bankkart-İnegöl Belediyespor, 19. haftasından ertelenen İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Fenerbahçe HDI Sigorta, 20. haftasından ertelenen Altekma-Afyon Belediye Yüntaş, 21. haftadan ertelenen Spor Toto-Tokat Belediye Plevne ve Halkbank Sorgun Belediyespor maçı yapılacak. (Ankara/13.00/İstanbul/14.00/İzmir/15.00/Ankara/15.30/18.00) (Fotoğraflı)7- Hentbol Kadınlar Süper Lig'in 14. haftasında Kastamonu Belediyespor-Sivas Belediyespor maçı oynanacak. (Kastamonu/13.00)8- Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık, ana tablo maçlarıyla devam edecek. ÖZEL HABER 1- Toplum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhan, yüz yüze eğitim öncesi ailelere önerilerde bulundu:'Çocuklara hafta sonlarında maske ile yapabilecekleri aktiviteler konusunda öncülük edilmeli. Örneğin, maske ile kitap okuma, maske ile oyun oynama konusunda çocuklarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Bu şekilde okula gittiklerinde da maske ile hayatlarını sürdürebileceklerini öğrensinler''Yine çocuklarımız okullarında bir şey yiyecek ve içeceklerse bunu daha tenha bir yerde yapmaları, maskelerini, hemen içtikten, yedikten sonra takmaları, el hijyenine dikkat etmeleri ve tuvalette kalabalık yapmamaları gerektiğini öğretmemiz gerekiyor'-'Cumartesi-pazar günleri insanlar bir araya geliyor ve salı-çarşamba günlerinde vakalarda artış oluyor. Hele ki bu dönemde çocukların da enfeksiyon taşıyıcısı olabileceği düşünüldüğünde bir araya gelinmemesi gerekiyor'(Yeşim Sert Karaaslan/Ankara) (Fotoğraflı/Görüntülü)2- PÖH'ler Doğu Karadeniz'in karla kaplı dağlarında vatan nöbetindeYurdun doğusunda terör örgütünün kış üslenmesine yönelik operasyonlar kararlılıkla sürerken Doğu Karadeniz kırsalında Polis Özel Harekat timleri de kar kış demeden arama tarama ve şok operasyonlarla arazide teröristlere aman vermiyorBölgede son 3 yılda bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik başarılı operasyonlar gerçekleştiren timlerin arasına yeni katılan kadın PÖH'ler de zorlu arazi şartlarında, sırtlarında 40 kilograma yakın teçhizat, keskin nişancı tüfeği ve makineli tüfeklerle operasyonlara destek veriyor(Veysel Kara/Gümüşhane)3- Hafta sonu kısıtlamasına denk gelen Sevgililer Günü için hediyeler erkenden alınacakKoronavirüs salgını nedeniyle bu yıl hafta sonu kısıtlamasına denk gelen Sevgililer Günü için hediyelik alışverişlerinde 12 Şubat Cuma günü hareketlilik yaşanması bekleniyorBirleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel:'Sevgililer Günü için hediyelik alışverişinin en azından belli kategorilerde alışverişe canlılık getireceğini, ortalamada ise salgın dönemi cirolarına birkaç gün için de olsa yüzde 20-25 katkı sağlayacağını tahmin ediyoruz''Salgın döneminde online satış cirolarında yüzde 200'leri aşan artış gerçekleşti. Sevgililer Günü için hediyelik alışverişinde de online kanallara artan ilgiyi şubat ayının ilk günlerinden itibaren gözlemliyoruz'(Elif Ferhan Yeşilyurt/İstanbul)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Türkiye'nin "Milli Uzay Programı" ABD Basınında İlgi Gördü
NEW YORK (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğu 'Milli Uzay Programı', başta Associated Press (AP) ve Reuters haber ajansları olmak üzere ABD basınında geniş yer buldu.AP’nin, 'Türkiye, 2023 Ay görevini içeren uzay programını açıkladı' başlığıyla verdiği haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara'daki programda yaptığı konuşmasından alıntılara yer verildi.Haberde, Milli Uzay Programı’nın, 'Erdoğan’ın, Türkiye'yi genişletilmiş bölgesel ve küresel role yerleştirme vizyonunun bir parçası olarak görüldüğü' şeklinde değerlendirme yapıldı.Türkiye’nin 2018’de Türk Uzay Ajansını kurduğuna işaret edilen haberde, Milli Uzay Programı’nın bilim insanlarına araştırmalar için yeni iş alanları açılmasına ve ülkeden beyin göçünün azaltılmasına etki edebileceği görüşü dile getirildi.Reuters'in, 'Erdoğan, 'Türkiye 2023'te Ay'a ulaşmayı hedefliyor' dedi' başlıklı haberinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tanıttığı Türkiye'nin Milli Uzay Programı değerlendirildi.Haber’de, Erdoğan’ın programda yaptığı konuşmada belirlediği 10 stratejik hedefe işaret edilirken, Türkiye’nin 8 Ocak’ta ABD'nin Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral Üssü'nden uzaya fırlatılan yeni uydusu Türksat 5A’nın da altı çizildi.AP ve Reuters'in konuya ilişkin haberleri, ABD'nin ulusal ve yerel televizyon ile gazetelerinde de geniş olarak kullanıldı.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda Konuştu: (4)
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Uzay Programı'nın 10 yıllık süreçteki 10 hedefini açıkladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.Milli Uzay Programı'ndaki 3'üncü hedefin Türkiye'ye ait bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmek olduğunu belirten Erdoğan, sivil ve askeri amaçlı navigasyon ihtiyaçları için kullanılan bu uydu teknolojisine dünyada yalnızca 6 ülkenin sahip olduğunu hatırlattı.Uyduları yer sistemleri ile kullanarak yenilikçi bir yöntemle oluşturulacak sistem hakkında bilgi veren Erdoğan, 'Kendi bölgesel konumlama sistemimiz sayesinde, büyük riskler barındıran dışa bağımlılıktan kurtulacağız. Bu hedefi başardığımızda savunma, tarım, şehircilik ve otonom araçlar başta olmak üzere kendi hassas navigasyon uygulamalarımızı geliştirebileceğiz.' dedi.'Hedefimiz, uzaya erişim sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmak'Böyle bir imkana sahip olmanın, Türkiye ile bölgedeki dost ve kardeş ülkelere de önemli avantajlar kazandıracağını vurgulayan Erdoğan, 4'üncü hedefin ise uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmak olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzayda bağımsız güç olmanın yolunun uzaya erişimden geçtiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Yerli ve milli roketlerimizi dünya yörüngesine ağır faydalı yük taşıyabilecek olgunluğa eriştirmemiz gerekiyor. İnşallah bunu da başaracağız. En önemlisi de bir uzay limanı işletmesine sahip olmaktır. Türkiye'nin coğrafi konumu ticari karlılık bakımından faydalı yük taşıyacak bir uzay limanı işletmesi kurmaya şu an itibarıyla uygun değildir. Bu nedenle uzay limanımızı en uygun coğrafyalardaki dost ve müttefik ülkeler ile birlikte kurmayı planlıyoruz. Uluslararası iş birlikleri ile bu misyonumuzu da en kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız.''Uzay havasına ilişkin yetkinliğimizi artıracağız'Milli Uzay Programı'ndaki 5'inci hedefin uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alana yatırım yaparak, uzaydaki yetkinliğin artırılması olduğunu açıklayan Erdoğan, 'Uzayda ortaya çıkabilecek değişimler hayat alanımızı ve yer tabanlı teknolojik sistemleri olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. Kablosuz yayınlar, haberleşme ve navigasyon sistemleri, elektrik şebekeleri ve petrol boru hatları bu değişimden ciddi zararlar görebiliyor. Tüm bu etkileri izlemek ve modellemek üzere uzay havasına yönelik çalışmalar yürüteceğiz.' diye konuştu.Erdoğan, bu sayede özellikle Türkiye'nin yeryüzü ve gökyüzündeki operasyonlarını daha güvenli hale getireceklerini anlatarak, 6'ncı hedefin de Türkiye'nin astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi konularında daha ileri bir seviyeye ulaşmak olduğunu belirtti.Bu alanda artacak kabiliyetler sayesinde dünya yörüngesindeki nesnelerin kayıt altına alınması ve takibine katkı sunulacağını ifade eden Erdoğan, 'Bu misyona yönelik halihazırda alt yapılarımız mevcuttur. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ile Doğu Anadolu Gözlemevi'ni birbirine entegre ederek tek bir ulusal araştırma altyapısı haline dönüştüreceğiz. Ülkemize kazandıracağımız radyo teleskoplar sayesinde bilim insanlarımız sırrı halen çözülememiş hızlı radyo patlamalarını çalışabilecekler.' dedi.Bu teleskopları tasarlayacak mühendislerin derin uzay programının haberleşme altyapısının da temelini atacağını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:'7'nci hedefimiz, ülkemizde uzay sanayi ekosistemini daha da geliştirmektir. Türk mühendisleri, bilim insanları ve müteşebbislerinin uygun alt yapıya sahip olduğunda, gerekli desteği aldığında neler yapabileceği artık tüm dünyanın malumudur. Savunma sanayinde elde ettiğimiz başarıları uzay alanına taşıyacak, burada da güçlü ve üretken bir ekosistem oluşmasını sağlayacağız. Uzay Ajansı'mızın öncülüğünde kısa sürede buradan da yeni başarı hikayeleri çıkacağına inanıyorum.''Uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uzay Programı'ndaki 8'inci hedefin bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurmak olduğunu açıklayarak, sadece uzay alanında uydu geliştirebilen ve üretebilen ender ülkelerden biri olmayı yeterli bulmadıklarını söyledi.Türkiye'yi uzay teknolojilerinin tüm alt bileşenlerini ticari olarak rekabet edebilir şekilde üretebilen bir ülke konumuna getireceklerini vurgulayan Erdoğan, 'Bu amaçla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde yerli ve yabancı yatırımcılara ev sahipliği yapacak bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Burada yatırım yapacak olan firmalarımızı da çeşitli mekanizmalarla destekleyeceğiz. Özel sektörü önce güç olarak konumlandıracağımız Türkiye Uzay Ajansına da ev sahipliği yapacak bu merkezin yerini belirledik.' dedi.Milli Uzay Programı'ndaki 9'uncu hedefin uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağının geliştirilmesi olduğunu olduğu bilgisini veren Erdoğan, şöyle devam etti:'Her alanda olduğu gibi uzay yolculuğumuzun da vazgeçilmezi insandır. Çocuk, genç, araştırmacı, bilim insanı, müteşebbis, teknisyen, mühendis ve diğer tüm kesimleri ile toplumumuzda uzay farkındalığını artırmak için ne gerekiyorsa yapacağız. YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığımız başta olmak üzere, ilgili kuruluşlarımızla özel programlar oluşturacak, bu alandaki nitelikli insan kaynağımızı artıracağız.''Bir Türk vatandaşını uzaya göndermeyi hedefliyoruz'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10'uncu ve son hedefin, bir Türk vatandaşını uzaya göndermek olduğunu duyurarak, 'Eminim ki birçok kişi bu hayali kurarak büyümüştür. Hatta belki aranızda halen bu hayalini sürdürenler var. Hatta belki bayanlardan bile ben adayım diyenler vardır. Bak, Pelin Çift diyor ki 'ben adayım.'' dedi.'Uzaya bir vatandaşımızı göndermeyi, turistik gezi olarak değil, gelecek nesillere yol gösterecek bir bilim misyonu olarak tasarlıyoruz' diyen Erdoğan, uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişinin gönüllüler arasından seçilerek, gerekli eğitimleri almasını sağlayacaklarını ve uzaya göndereceklerini belirtti.Bu sayede uluslararası uzay istasyonunun altyapısından da yararlanılacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:'Tabii benim özellikle burada bir şerhim var. Mademki bir vatandaşımız uzaya gidecek, artık astronot ya da kozmonot kelimelerine bir Türkçe karşılık bulmamız gerekiyor. Biliyorsunuz bu bizim hassas noktamız. Buradan dil bilimcilerimize bir çağrıda bulunuyor ve diyorum ki; 'gelin Türk uzay yolcularına Türkçe bir isim bulalım.' Tabii yalnızca dil bilimciler değil 83 milyon vatandaşımız da özgün fikirleriyle bu arayışa ortak olabilir.'Erdoğan, saydığı hedeflerin her birinin iddialı ve zorlayıcı olduğunu ama bunların hepsinin ayakları yere basan hedefler olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:'Türkiye'nin bu devrimi gerçekleştireceğinden, uzay yarışında güçlü bir aktör olarak yerini alacağından en ufak bir şüphe duymuyorum. Türkiye Uzay Ajansı'nın geliştireceği projeleri, Milli Uzay Programı'ndaki hedefleri bizzat takip edecek, destek olacağım. Bu doğrultuda çalışmalar yürüten tüm akademisyen, girişimci ve vatandaşlarımızın hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlamasına imkan sağlayacak çağrılar açacak, yarışmalar düzenleyeceğiz. Milli teknoloji hamlesi ruhuyla, genç yaşlı demeden tüm vatandaşlarımızdan bu alandaki çalışmalara yüksek düzeyde katılım ve sahiplenme bekliyorum. İnşallah devlet millet el ele verecek, göklere en çok yakışan bayrağımızı, yani ay yıldızlı bayrağımızı hak ettiği yerlere taşıyacağız. Ayağımız dünyada, gözümüz uzayda olacak. Kökümüz dünyada, dallarımız göklerde olacak.'Milli Uzay Programı'nın Türkiye ve tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, programın hazırlanmasında emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank başta olmak üzere, Türkiye Uzay Ajansına ve katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sunduğunu bildirdi.Toplantıdan notlarCumhurbaşkanı Erdoğan'a konuşmasının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından Türkiye Uzay Ajansının marka tescil belgesi takdim edildi.Erdoğan'ın huzurunda, protokol ve sözleşmeler, ilgililer tarafından imzalandı.Buna göre, Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda, TUSAŞ, Türksat ve TÜBİTAK Uzay arasında 'Milli Uydu Üretim Şirketi Kurulmasına İlişkin Protokol' imza altına alındı.Türkiye Uzay Ajansı ile İstanbul Teknik Üniversitesi arasında 'Havacılık ve Uzay Teknolojileri Alanlarında Bilimsel ve Teknolojik İş Birliği Protokolü' imzalandı.Türkiye Uzay Ajansı, Sabancı Üniversitesi ve TÜBİTAK Uzay arasında 'Artırılmış X-Işını Zamanlama ve Polarimetri Uydusu Geniş Alan İzleme Uygulama Yazılımı Proje Sözleşmesi' imza altına alındı.Türkiye Uzay Ajansı, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent arasında 'Kurulacak Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Ortak AR-GE ve Teknoloji Geliştirme Çalışmaları Yapılması ve İş Birliği Protokolü' de imzalandı.Toplantının düzenlendiği kongre ve kültür merkezinin tavanına yerleştirilen kubbeye 3 boyutlu uzay görüntüsü yansıtıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması öncesinde, Türkiye Uzay Ajansının logosu da tanıtıldı.Toplantıya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bakanlar, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve çok sayıda davetli de katıldı.(Bitti)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda Konuştu: (2)
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Doğru zamanda insansız hava aracı ve silahlı insansız hava aracı teknolojilerine yatırım yaparak sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık.' dedi.Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.Türkiye'nin uydu teknolojilerinin yanı sıra astronomik gözlem noktasında da önemli altyapılara sahip olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin modern anlamdaki ilk gözlemevi olan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin, ülkenin en büyüğü olan 1,5 metre çapında teleskopu bünyesinde barındırdığını kaydetti.Erzurum'da Karakaya tepeleri üzerinde 3 bin 170 metre yükseklikte Doğu Anadolu Gözlemevini inşa ettiklerini dile getiren Erdoğan, bu tesis tamamlandığında 4 metre çapındaki Türkiye'nin en büyük optik ve ilk kızılötesi teleskobunun devreye alınmış olacağını ifade etti.Erdoğan, sadece TÜBİTAK aracılığıyla son 18 yılda uydu, uzay, fırlatma sistemleri, uzay ekipmanları konularında kamu ve akademi dünyasında 56 projeye toplam 2,1 milyar lira kaynak sağladıklarını aktararak, Türkiye'nin 'Uzay ve Havacılık' temalı ilk bilim merkezi olan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezini 2020'de Bursa'da hizmete açtıklarını hatırlattı.Bu tür yatırımlarla, uzay çalışmalarının gençler ve araştırmacılar nezdindeki cazibesini artırmayı ümit ettiklerine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Biz, astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış bir medeniyetin mirasçılarıyız. Türk ve Müslüman alimlerin asırlar önce yaptığı çalışmalar sayesinde bugün uzay çağını konuşabiliyoruz. Güneşin kendine özgü hareketi olduğunu ilk keşfeden, Batılıların 'Alfraganus' adıyla bildiği İlk Türk ve Müslüman astronom El Fergani'dir. Andromeda gök adasını ilk kez gözlemleyen Batı dünyasında 'Azopi' adıyla tanınan El Sufi'dir. Jeodezi biliminin kurucusu, yer çekimi fikrini Newton'dan 7 asır önce dile getiren, güneşin hareketlerinden mevsimlerin başlangıç dönemine hesaplayan ve yaşadığı asra ismini veren El Biruni'dir. Gök cisimlerinin yere olan uzaklığını, yerkürenin eksenindeki eğikliğini günümüz hesaplamalarına en yakın değerde bulan, İstanbul'un enlem ve boylam derecesini belirleyen Ayasofya'nın ilk müderrisi Ali Kuşçu'dur.'Erdoğan, haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama bilimi olarak bilinen sibernetikin kurucusu, su saatlerinden şifreli anahtarlara kadar birçok otomatik mekanizmayı tasarlayanın El Cezeri olduğunu aktardı.Trigonometri ilminin babası, sinus, kosinus, tanjant ve kotanjantın tanımı ve ispatlarını yapan, ekliptik ile Ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayanın Takiyüddin olduğunu bildiren Erdoğan, gökkuşağı ve halenin oluşumunu inceleyen, optik bilimi ve astronomi alanında döneminin en büyük otoritesi olan Mirim Çelebi olduğunu dile getirdi.'Yapacağımız çok iş var''Adlarını burada sayamadığım binlerce bilim insanımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz. Biz, işte bu alimleri yetiştiren toprakların evlatlarıyız.' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:'Bu gerçekleri asla unutmayacağız ama şunu da bileceğiz ki bizim daha yapacağımız çok iş var. Bu büyüklerimize layık olmak için yapacağımız çok iş var. Pozitif bilimlerdeki üstünlüğün son yüzyıllarda Batı'ya geçerek onları kalkındırdığını elbette biliyoruz. Coğrafi keşiflerle değişen güç dengelerinin farkına varmada geç kaldık ve bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Ama bugün dünya yeni bir değişimin, yeni bir dönüşümün arifesindedir. Yeni dönemde güç dengelerini, uzay keşiflerinin, bu alandaki yeni teknolojilerin belirleyeceği açıkça görülüyor. Milli teknoloji hamlesi vizyonumuzla Türkiye'yi kritik ve özgün teknolojilerin üreticisi yapma hedefimize kilitlenmemizin sebeplerinin en başında bu gerçeği görmemiz geliyor. Şuur, özgüven ve adanmışlığa sahip olduğumuzda erişemeyeceğimiz menzil, aşamayacağımız engel olamaz bunu böyle bilelim.''Bu anlayışla, doğru zamanda insansız hava aracı ve silahlı insansız hava aracı teknolojilerine yatırım yaparak sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık.' ifadesini kullanan Erdoğan, bunu başaranları tebrik etti.'Tüm dünyanın gözü üzerimizde'Bu akşam gerçekleştirilen etkinliği hazırlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve ekibini tebrik eden Erdoğan, 'Tüm dünyanın gözü üzerimizde. Niye bu kadar saldırıyorlar, neden? 'Çılgın Türkler geliyor' diyorlar. Milli elektrikli otomobil için de doğru zamanda adımlar attık. Bu konuda da Türkiye en çok konuşulan, takip edilen ülkeler arasındadır.' dedi.Erdoğan, şimdi de uzay çalışmalarında doğru zamanlama ile doğru adımları atarak hareket etme kararlılığını ortaya koyduklarını belirterek, şöyle konuştu:'Temsil ettiğimiz medeniyetin dünyaya yeniden öncü olabilmesi, Türkiye'nin uzay yarışındaki kat edeceği mesafeye bağlıdır. İnsanlığın bir kısmının değil, tamamının barışa ve huzura kavuşması için medeniyetimizi yeniden şahlandırmak mecburiyetindeyiz. Asırlar boyunca topraklarına her ayak basan tarafından sömürülen Afrikalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Şu anda bakıyorum da Fransa'nın başındaki zat durmadan bana saldırıyor. Senin benle ne işin var? Sen önce Cezayir'in hesabını ver. Senin büyüklerin Cezayir'de 1 milyon insanı öldürdü, onun hesabını ver. Sen önce Ruanda'nın hesabını ver, 100 binlerce insanı öldürdünüz. Ama Türk'ün ve Türkiye'nin ne de ecdadımızın geçmişinde böyle bir şey söz konusu değil. Bizim ellerimizde kan yok ama sizde kan var. Sürgünlerle yerinden, yurdundan edilen, dinini, dilini, ismini değiştirmeye zorlanan Asyalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Gettolara sıkıştırılmış, faşizmin ve suç şebekelerinin insafına bırakılmış Batılı kardeşlerimiz için de bunu başarmak mecburiyetindeyiz.'(Sürecek)
Reklam
Hindistan'da Buzul Parçasının Nehre Düşmesi Sonucu Oluşan Selde Can Kaybı 31'E Çıktı
ANKARA (AA) - Hindistan'da, Himalayalar'daki Nanda Devi Dağı'ndan bir buzul parçasının kırılarak Dhauliganga Nehri'ne düşmesinin ardından meydana gelen selde, ölü sayısı 31'e yükseldi.Hint basınındaki haberlere göre, önceki gün Uttarakhand eyaletindeki Chamoli bölgesinde bulunan Dhauliganga Nehri'ne buzul düşmesi sonucu oluşan selin ardından 5 kişinin daha cesedi bulundu.Böylelikle olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 31'e yükselirken, en az 160 kişiden hala haber alınamadı.Hükümet yetkilileri, Dhauliganga'da yapım aşamasındaki bir hidroelektrik santrali ile Alaknanda'daki bir diğer hidroelektrik santraline ve çok sayıda yerleşim yerine zarar veren selin ardından kaybolan kişilerin bulunması için yüzlerce görevlinin katılımıyla arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.Kaybolanların çoğunun hidroelektrik santrali projelerinde çalışanlar olduğunu anımsatan yetkililer, gece boyunca selin ardından oluşan çamuru kazı makinalarıyla temizlemeye çalıştıklarını ve mahsur kalan işçileri kurtarma umutları olduğunu belirtti.İklim değişikliği ve tehlikeli yapılaşma zararı artırıyorÜlkede 31 kişinin hayatına mal olan ve 160'dan fazla kişinin de kaybolduğu felaketin ardından, buzul parçasındaki kırılmaya neyin yol açtığı merak konusu oldu.Bilim insanları, bu kazanın, ülkenin en yüksek ikinci dağı olan Nanda Devi'nin zirvesindeki bir buzulun, küresel ısınmanın etkisiyle eriyerek düşmüş olabileceğini belirtti.Bu arada uzmanlar, iklim değişikliğinin yanı sıra tehlikeli yapı uygulamalarının da bu tarz felaketlerin zararını artırdığı değerlendirmesinde bulundu.Hindistan'da önceki gün Nanda Devi buzulunun bir parçasının kırılarak Dhauliganga Nehri'ne düşmesinin ardından sel meydana gelmişti.Yetkililer, selin bir elektrik santraline ve çok sayıda yerleşim yerine zarar verdiğini ve yaklaşık 150 kişiden haber alınamadığını belirtmişti.Hint-Tibet Sınır Polisi (ITBP), sel felaketinden etkilenen Raini köyü yakınlarında arama kurtarma operasyonu başlatmıştı.Uttarakhand'da 2013'te şiddetli yağışlar sonrası meydana gelen heyelan ve sellerde binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.
Araştırma: Pfizer-Biontech Aşısı, Kovid-19'Un İngiltere Ve Güney Afrika'daki Türlerini Etkisiz Hale Getirebilir
ANKARA (AA) - Pfizer-BioNTech tarafından üretilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının, virüsün ilk kez İngiltere ve Güney Afrika'da görülen türlerine karşı etkili olabileceği bildirildi. Pfizer ve BioNTech firmalarından yapılan açıklamada, aşının, Kovid-19'un ilk kez İngiltere ve Güney Afrika'da rastlanan 'N501Y' ve 'E484K' mutasyonlarına sahip türlerini etkisiz hale getirip getirmeyeceğine dair yürütülen araştırmanın bulguları paylaşıldı. Sonuçları 'Nature Medicine' dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde, bilim insanları, Kovid-19'un yeni türlerindeki mutasyon kombinasyonlarını düzenledi ve 20 katılımcıdan alınan serumlar üzerinde denedi.Serumların, 3 hafta arayla 2 doz yapılan Pfizer-BioNtech aşısının oluşturduğu bağışıklıktan 2 ila 4 hafta sonrasında elde edildiği belirtildi. Kovid-19'un yeni türlerine karşı test edildiğinde mutasyonlu virüsleri etkisiz hale getirebildiği gözlenen serumların, 'E484K' mutasyonunu etkisizleştirme kabiliyetinin ise 'N501Y' mutasyonuna kıyasla biraz daha düşük olduğu ifade edildi. Araştırmaya, İngiltere ve Güney Afrika'da ortaya çıkan türlerde görülen ve virüse 'taç' görünümü veren sivri uçlarla ilgili tüm mutasyonların dahil edilmediği bilgisi paylaşıldı. Nottingham Üniversitesi Moleküler Viroloji Profesörü Jonathan Ball, araştırmanın bulgularının ümit verici olduğu değerlendirmesini yaptı.Oxford-AstraZeneca aşısının, Güney Afrika'da görülen mutasyonlu Kovid-19 türüne karşı etkisinin 'minimum düzeyde' olduğu açıklanmıştı.
Reklam
Burçak Yüce Yazio: Hatıralarımızı Nasıl Hatırlıyoruz?
etiket
Hafızanız iyi midir?Benim berbattır.Dün yediğim yemeği, yakın zamanda izlediğim filmi bile çabucak unuturum diyebilirim. Gerçi film konusunda pek şikâyetçi değilim. İzleyecek yeni ve güzel bir film yoksa önceden beğendiğim filmi hiç izlememişçesine tekrar izlemek fena olmuyor.
Reklam
Oxford'daki Kariyerini Bırakan Bilim İnsanı Üniversitedeki Genç Beyinlere Örnek Oluyor
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Oxford Üniversitesindeki kariyerini bırakıp, mezun olduğu Ege Üniversitesinde (EÜ) KOAH, astım ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalıklarının erken teşhisinde kullanılacak 'akciğer görüntüleme cihazı' üzerine çalışma yürüten Doktor Öğretim Üyesi Özkan Doğanay, oluşturduğu 20 kişilik genç araştırma grubuna liderlik ediyor.İzmirli 38 yaşındaki, 2 çocuk babası Doğanay, 2007 yılında Ege Üniversitesi Fizik Bölümü'nden mezun olduktan sonra Kanada'nın Toronto kentindeki Ryerson Üniversitesinde burslu yüksek lisans eğitimi aldı. Akciğer görüntüleme sistemleri üzerine çalışmalar yapan Doğanay, yüksek lisansın ardından bir yıl boyunca aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştı. Doktorasını da yine Kanada'da bulunan Western Ontario Üniversitesinde tamamlayan Türk bilim insanı, çalışmalarıyla ulusal kanser araştırma bursunu kazandı. Manyetik rezonans görüntüleme ile radyasyona bağlı akciğer pnomöni erken tanı ve teşhisini sağlayacak teknikler geliştiren Doğanay, 2015 yılında gelen teklif üzerine İngiltere'de bulunan Oxford Üniversitesine geçti. Doğanay, İngiltere'de de akciğer hastalıklarının erken tanı ve teşhisi için görüntüleme teknikleri üzerine çalışmalarda bulundu.EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak'ın daveti üzerine bilimsel çalışmalarını mezun olduğu üniversitede sürdürme kararı alan Doğanay, 2019'da TÜBİTAK tarafından yürütülen 'Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı' kapsamında Türkiye'ye döndü. Çalışmalarına, EÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde TÜBİTAK ve üniversitenin beraber kurduğu akciğer görüntüleme laboratuvarında devam eden Doğanay'a 20 öğrenci de eşlik ediyor. Özkan Doğanay, AA muhabirine, yurt dışına giderken hep aklının bir köşesinde ülkesine geri dönme fikrinin olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı milli teknoloji hamlesinin Türkiye'ye dönme kararı almasında etkili olduğunu vurgulayan Doğanay, 'Türkiye son yıllarda geliştirdiği teknolojilerle çok başarılı işler yapıyor. Mezun olduğum Ege Üniversitesindeki çalışmaları da hep takip ediyordum. Rektörümüzün daveti üzerine Türkiye'ye dönme kararı aldım. Ne kadar doğru bir karar aldığımı bir yıldır yaşayarak görüyorum.' diye konuştu. Türkiye'ye dönme kararı aldığında eşinin de kendisine destek verdiğini anlatan Doğanay, özellikle çocuklarının çok mutlu olduğunu ifade etti. İngiltere'de beraber çalıştığı bilim insanlarının verdiği karara şaşırdığını belirten Doğanay, şöyle konuştu:'Hocalarım bu durumu iyi karşılamadı ama sonuçta bu benim kararımdı. Türkiye'de geliştirdiğimiz görüntüleme teknolojileriyle ilgili beraber çalışmaya devam ediyoruz. Görüntüleme laboratuvarında KOAH, astım ve Kovid-19 hastalıklarının erken tanı ve teşhisi için akciğer görüntüleme cihazı geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Başarmak için gece-gündüz çalışıyoruz. Öğrenci arkadaşlarımız da çok heyecanlı, sonucun iyi olacağından hiç şüphemiz yok. Şu anda cihazın prototipini hazırlama çalışmaları devam ediyor, yakında güzel haber vereceğimizi düşünüyorum.'Türkiye'ye döndükten sonra bilimsel çalışmalara çok daha heyecan duyduğuna işaret eden Doğanay, ülkesine hizmet ettiği için mutluluk yaşadığını dile getirdi. Yurt dışında bulunan Türk bilim insanlarına çağrıda bulunan Doğanay, 'Rektörümüz Necdet bey, beni telefonla davet etti, 'her zaman yanımda olacaklarını' söyledi. Ben de hiç düşünmeden TÜBİTAK'ın başlattığı projeye başvurdum. Üniversitelerin kapıları onlara açık. Projelerine destek veriliyor. Çok iyi çalışma imkanları sağlanıyor.' ifadelerini kullandı. Doğanay ile aynı laboratuvarda görev yapan Elif Soya ise ondan çok şey öğrendiğini anlatırken, 'Ben geri dönmesinden çok korktum ama o hiç zorluk yaşamadan, bize örnek olmak için çalışmalarına devam ediyor.' dedi. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerli teknolojilere çok önem verdiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:'Özkan beyi bir telefonla üniversitemize davet ettik. O da bizi kırmadı. Artık çalışmalarına EÜ çatısı altında devam ediyor. Özkan bey yurt dışından geldi, yaptığı çalışmalarla bir yılda gençlerden oluşan 20 kişilik bilimsel araştırma grubu oluşturarak çok önemli çalışmalara imza atmaya başladı. Yapacağı her projede sonuna kadar yanındayız.'
Özbek Tarihçiler, Doğumunun 580. Yılında Ali Şir Nevai'nin Türk Dili Ve Edebiyatındaki Önemini Değerlendirdi
TAŞKENT (AA) - BAHTİYAR ABDÜLKERİMOV - Özbek tarihçiler, şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai'nin, yazdığı eserlerle Türkçenin zengin bir dil olarak yaşatılmasına ve Türk halklarının birleşmesine büyük katkı sağladığını belirtti. Özbekistan Bilimler Akademisinde görevli tarihçiler Ferhat Maksudov ve Doç. Dr. Gaybullah Babayar, doğumunun 580. yıl dönümünde Ali Şir Nevai'nin Türk dili ve edebiyatındaki önemine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Özbekistan Bilimler Akademisi Milli Arkeoloji Merkezi Müdürü Ferhat Maksudov, Farsçanın edebiyat üzerinde çok etkili olduğu bir dönemde Nevai'nin Türkçe eserler yazarak, Türkçenin edebi dil olması için çalıştığını ifade ederek, 'Ali Şir Nevai'nin, büyük sevdalısı olduğu Türkçenin günümüze kadar zengin bir dil olarak yaşatılmasında çok önemli rolü var.' dedi.Maksudov, Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden Nevai'nin, 15. yüzyılda kaleme aldığı eserlerin etkisi ve öneminin günümüze kadar kaybolmadığını belirterek, Ortaçağ şairlerinin eserlerini Farsça yazmasından dolayı Türkçenin tehlikede olduğu bir dönemde, Nevai'nin Türkçe yazdığı eserlerle Türkçenin çok zengin bir dil olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.Nevai'nin, yazılı Türkçenin ilk ve sonraki dönemleri arasındaki en büyük köprü olduğunu ifade eden Maksudov, 'Nevai, Ortaçağ döneminde devlet yönetiminde kullanılmayan, edebiyat ve şiirde yerini kaybetmekte olan Türkçeyi yeniden canlandırdı ve Türkçenin şahlanmasına çok büyük katkı sağladı. Onun verdiği katkıyla, dilimiz bugünlere kadar geldi.' ifadelerini kullandı. 'Nevai, Türk halklarının birleşmesine katkı sağladı'Özbek tarihçi Babayar da Nevai'nin o dönemin edebiyat veya bilim dili olan Arapça veya Farsçanın karşısında Türkçenin de zengin bir dil olduğunu, yazdığı Muhakemet-ül Lügateyn eseri ile ispat ettiğini kaydederek, 'Nevai'nin bu eserinde Türkçeyi, dönemin hakim edebiyat dili Farsça ile karşılaştırdığını ve Türkçenin her yönden Farsçadan üstün olduğunu örneklerle kanıtladığını' belirtti.Türkçe yazdığı eserlerinde en çok kelime kullanan şahsiyetin de Nevai olduğunu ifade eden Babayar, onun Timurlular döneminde devlet yönetiminde Türkçenin kullanılmasına öncü olduğunu ve Türkçeyi siyasi açıdan da yükseğe kaldırdığını vurguladı.Nevai'nin eserlerinin, aralarında Anadolu'nun da bulunduğu Çin’den Şam’a kadar olan büyük bir coğrafyadaki tüm Türk halklarınca anlaşılır dille yazıldığına dikkati çeken Babayar, 'Nevai, Türkçe yazdığı eserlerle ta o dönemde Türk halklarının birleşmesine katkı sağladı.' dedi.Babayar, ayrıca mesnevi türünde yazılmış 5 eserden oluşan Hamsa'yı ilk defa Nevai'nin Türkçe olarak kaleme aldığını ve bu eseriyle Türkçenin gelişmesine büyük bir katkı sağladığını sözlerine ekledi.Ali Şir NevaiYazdığı eserlerde 26 binden fazla tekrarlanmayan kelime kullanmasından dolayı Çağatay Türk edebiyatının Shakespeare'i olarak nitelendirilen Ali Şir Nevai, 9 Şubat 1441 tarihinde Afganistan'ın batısındaki Herat kentinde doğdu. Horasan ve Semerkant'ta eğitim gören Nevai, Timurlu Sultan Hüseyin Baykara döneminde vezirlik yaptı.Devlet işlerinde aktif görev alan Nevai, o dönemde kendi imkanlarıyla 40 kervansaray, 17 cami, 10 büyük konak, 9 hamam, 9 köprü ve 20 havuz yaptırdı. Nevai'nin Çağatay Türkçesinin yanı sıra kısmen Farsça da kaleme aldığı yüzlerce gazelinin yer aldığı 30'dan fazla eseri ile Nesaim-ül Mehabbe ve Muhakemet-ül Lügateyn gibi tasavvuf ve bilimsel alanlarda yazılı eserleri bulunuyor.Nevai, 1501 yılında doğduğu şehir Herat'ta hayatını kaybetti.
Reklam
Akdeniz'de Adana Açıklarında Cep Telefonuyla Fin Balinası Görüntülendi
ADANA (AA) - Adana'nın Karataş ilçesi açıklarında, bir balıkçı tarafından yaklaşık 15 metre uzunluğunda Fin balinası görüldü.Avlanmak için arkadaşlarıyla denize açılan Fatih Kaymaz, 15 kilometre açıkta bir balina gördü.Teknelerinin yanından geçen balinayı cep telefonu kamerasıyla görüntüleyen Kaymaz, AA muhabirine, 'Teknemizin hemen yanından geçti. Balinanın teknemizin yanından geçmesi güzel görüntüler oluşturdu. Bekledik, tekrar gelir diye ama gelmedi.' dedi.Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Çevik, görüntülere yansıyan türün Fin balinası olduğunu söyledi.Halk arasında oluklu balina (Balaenoptera physalus) olarak da bilinen bu türün normalde Atlantik Okyanusu'nda çok fazla bulunduğunu ifade eden Çevik, bunların özellikle batı Akdeniz'de de yaygın olduğunu kaydetti.Bu türün ılıman sularda yaşadığını aktaran Çevik, 'İtalya, Fransa kıyılarında çok yaygın bir tür. Zaman zaman, özellikle kış aylarında doğuya doğru da bazı gruplar beslenmek amacıyla geliyor. Bu balina burada çok sık görülen bir şey zaten. Gözlem olmadığı için bilinmiyor. Biz sadece birilerine rast geldiği zaman ancak haberimiz oluyor. Mesela 2000 yılında bunlardan bir tanesi Yumurtalık sahilinde karaya vurmuştu.' diye konuştu. Çevik, bu türün ergin bireylerinin boyunun 27 metreye kadar ulaşabildiğini, ağırlıklarının 30 tona kadar çıktığını söyledi.Karataş açıklarında görülen balinanın genç bir birey olduğunu aktaran Çevik, görüntülerden boyunun yaklaşık 15 metre kadar olduğunu tahmin ettiklerini kaydetti.Çevik, bu türün küçük balıklarla beslendiğini ve bu esnada bol miktarda plastik yutarak ölebildiğini belirterek, herkesin denizlerin temizliği konusunda duyarlı olmasını istedi.
Tedarikte Yaşanan Sorunlar, AB Ülkelerini Rusya Ve Çin Aşılarına Yöneltiyor
SARAYBOSNA (AA) - Rusya ve Çin'in geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarına karşı başlarda ön yargılı yaklaşan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, tedarikte yaşanan sorunlar nedeniyle son dönemde bu aşılara sıcak bakmaya başladı.Rusya ve Çin aşıları için daha önce anlaşma yapan Macaristan'ın yanı sıra Pfizer/BioNTech ve AstraZenaca aşılarının tedarikinde yaşanan sorunların ardından Avusturya, Fransa, İspanya, Çekya, Slovakya, İsveç ve İtalya da son dönemde bu iki ülkenin aşılarına ılımlı yaklaşım sergiledi.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya ziyaretinde yaptığı açıklamada, 'Sputnik V' aşısının etkinliğinin insanlık için iyi bir haber olduğunu belirtirken, Rusya'yı bu tıbbi başarısından dolayı kutladı.Avrupa İlaç Ajansının (EMA) 'Sputnik V' aşısını onaylaması temennisinde bulunan Borrell, bunun iyi bir haber olacağını, zira aşı kıtlığı ile karşı karşıya olduklarını ifade etti.Macaristan'da hükümet, AB Komisyonunun Kovid-19 aşısı tedariki konusunda çok yavaş hareket ettiğini savunarak, aşı tedariki için Çin ve Rusya ile görüşmelere başlayan ilk AB ülkesi oldu.Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, 22 Ocak'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Rusya'dan 2 milyon doz 'Sputnik V' aşısı satın alımı konusunda anlaştığını ve sevkiyatın 90 gün içinde tamamlanacağını duyurdu. Rus aşısının 40 bin dozluk ilk partisi 2 Şubat'ta ülkeye ulaştı.Szijjarto, 29 Ocak'ta yaptığı açıklamada ise 5 milyon doz Kovid-19 aşısı alınması konusunda Çin'le de anlaşmaya vardıklarını ve tedarikin 4 parti olarak 4 ay içinde tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 29 Ocak'ta yaptığı açıklamada, kendisinin Çin aşısına güvendiğini ve bundan dolayı bu aşıyı bekleyeceğini söyledi.Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip Macaristan'da hükümet, toplamda 19,7 milyon doz aşı alımı için anlaşma yaptı.Fransa 'Sputnik V' aşısı hakkında görüşmek üzere Rusya'ya ekip gönderdiFransa'da da hükümetin yaz sonuna kadar halkın tamamını aşılama hedefine ulaşmak için Avrupa'da üretilen aşıların dışındaki aşılara kapıları kapatmadığı değerlendiriliyor.Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 3 Şubat'ta yaptığı açıklamada, aşı kampanyasının belirlenen ritimde ilerlediğini söyledi.Fransızların diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yaz sonuna kadar aşı vurulabileceğini kaydeden Macron, 'Sputnik V' aşısının Rus üretici tarafından pazarlama izni verilmediği sürece Fransa'da dağıtımının mümkün olmadığını aktardı.Macron, birkaç hafta önce 'Sputnik V' aşısı hakkında yetkililerle görüşmek için Rusya'ya bir ekip gönderdiğini ve bu görüşmelerin olumlu geçtiğini de belirtti.Fransız lider, bazı çalışmaların bu aşının yüzde 91 oranında etkili olduğunu gösterdiğini de kaydetti.Fransa'da halen Pfizer/BioNTech, Moderna ve AstraZeneca aşıları uygulanıyor.İsveç de 'Sputnik V' için yeşil ışık yaktıAB üyesi İsveç de Rusya tarafından geliştirilen 'Sputnik V' aşısının ülkede kullanımı için yeşil ışık yaktı.İsveç Aşı Koordinatörü Richard Bergström, 'Sputnik V' aşısının İsveç'te kullanılabileceğini ve konuyla ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılmaya devam ettiğini belirterek, 'Sputnik V kısa süre önce büyük ölçekli 3. aşama çalışmasında iyi bir güvenlik profiliyle birlikte yüzde 91,6 verimlilik gösterdi. 20 binden fazla katılımcıya dayanan ara sonuçlar, prestijli bilimsel dergi The Lancet'te yayınlandı.' dedi.İtalya'dan Çin aşısına olumlu yaklaşımİtalya İlaç Ajansı (AIFA) Genel Müdürü Nicola Magrini, 13 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Kovid-19'a karşı Çin'in geliştirdiği 'Sinovac' aşısının Avrupa için muhtemel aşı adayı olabileceğini söyledi.Magrini, Radio24'e yaptığı açıklamada, EMA'nın yakında Çin aşısını inceleyebileceğine işaret ederek, 'Çin aşısının, Avrupa'nın değerlendirmesine tabi tutulması muhtemeldir. Gerekli titizlikle testleri geçmesi durumunda başka bir aday aşı olabilir.' ifadelerini kullandı.Bu konuda rekabeti memnuniyetle karşılayacaklarının altını çizen Margini, böyle bir şeyin gerçeğe dönüşmesi halinde bunun hem Çin hem de Avrupa için ilginç bir mekanizma olacağını vurguladı.Roma'daki Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Francesco Vaia, Yabancı Basın Derneğinin çevrim içi basın toplantısında yaptığı açıklamada, Rus ve Çin aşılarının Avrupa'da kullanımıyla ilgili bir soruya cevap olarak her aşıdan faydalanılması gerektiğini, neticede bu aşıların insanlığın iyiliği için olduğunun altını çizdi.Avusturya, Rusya ve Çin aşılarının testten geçilmesini istiyorAvusturya Başbakanı Sebastian Kurz ise EMA'nın Rusya ve Çin'in geliştirdiği aşıları onaylamak için testten geçirmesi çağrısında bulundu.Kovid-19 aşılarının güvenilir, etkili ve hızlı ulaşılabilir olmasının önemine işaret ederek, aşı konusunun jeopolitik bir çekişmenin dışında tutulması gerektiğini savunan Kurz, Rus ve Çin aşılarının AB'den gerekli izinleri alması durumunda ülkesinde de üretilmesi için girişimde bulunacaklarını söyledi.Slovakya Sağlık Bakanı Marek Krajci de ülkesinin Rusya'nın Kovid-19'a karşı ürettiği 'Sputnik V' aşısı satın almak istediğini söyledi. Krajci, EMA tarafından henüz onaylanmamış olan bu aşının kullanımına izin verebileceklerini dile getirdi.Çekya Cumhurbaşkanı Milos Zeman da Çek Radyosuna yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den 'Sputnik V' aşısının ülkesine gönderilmesi yönünde talepte bulunacağını kaydetti.İspanya: Rusya ve Çin aşı diplomasisinde ağırlığını koydu, AB başarısız kaldıİspanyol basını ise Kovid-19'da aşı üretimi ve dağıtımıyla ilgili yayımladığı haber ve makalelerde 'Rusya ve Çin aşı diplomasisinde ağırlığını koyduğu ve AB'nin başarısız kaldığı' görüşünü ön plana çıkardı.AB'nin Kovid-19 aşılarında tamamen EMA'nın onayına bağlı kaldığı ve bu yüzden ciddi gecikmeler yaşandığı vurgulanırken, ikili anlaşmalarla aşılarını pazarlayan Rusya ve Çin'in 'jeopolitik çıkarların ticari çıkarların önüne geçtiğini gösterdiği' yorumu yapıldı.'La Vanguardia' gazetesinde yayımlanan bir uzman yorumunda 'Napolyon, Cengiz Han ve Büyük İskender bugün mezardan çıksalar ilk yapacakları iş bilim insanlarını çalıştırmak olur.' ifadesi kullanılırken, şu değerlendirmelere de yer verildi:'Aşı alan ülkelerin Rusya veya Çin'e özel bir hayranlıkları yok. Hatta mümkün olsa çoğu AB ile anlaşmayı tercih edebilir. Ama aşı ulaşımına hemen ulaşmayı garanti etmeleri gerekir. Rusya ve Çin istediği ülkeye aşı satabilir veya bağışlayabilir. Çünkü ne ABD ne İngiltere ne de AB bu düzeyde.'Öte yandan, İspanya'da AstraZeneca aşısının 65 yaş üzerine kullanımı konusunda da ciddi bir tartışma başladı. AstraZeneca'dan ilk aşamada bu hafta 196 bin 800 doz aşı alan İspanya'da, bu aşının sadece 18 ila 55 yaşlarına yapılmasına izin verilirken, halk arasında bu aşıyı yaptırmakla ilgili endişelerin olduğu ifade ediliyor.
Filyasyon Rehberi Güncellendi
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanlığınca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde, virüsün mutasyona uğraması üzerine, 'Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon Rehberi'nde' güncelleme yapıldı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından hazırlanan rehbere, mutasyonlu virüs görülen kişilerin tedavi süreciyle ilgili iki ayrı madde eklendi.Rehbere, varyant suşlar ile ilgili olarak, 'Farklı suşlar ile enfekte olan kişilerin (özellikle varyant suşlar) aynı odaya kohortlaması, virüslerde rekombinasyona neden olarak yeni bir varyant suşa neden olabileceği için bu dönem, hastaların mümkün olabildiğince tek olarak odalarda yatırılması önerilir.' maddesi dahil edildi.Rehbere eklenen diğer maddeler şöyle:'Varyant suş ile enfekte pozitif vakaların izolasyonunun en erken 10. güne kadar devam edilmesi sonrasında PCR testi ile negatiflik görüldükten sonra izolasyonun sona erdirilmesi gereklidir. 10. günden sonra pozitif çıkan kişilere 48 saat aralıklar ile kontrol testi yapılmaya devam edilmesi önerilir. Varyant suş ile enfekte kesin vaka temaslılarının karantina süreleri en az 10 gün olup, bu sürenin sonunda PCR negatifliği gösterilerek karantinanın sona erdirilmesi gerekmektedir.'
Türkiye'nin Koronavirüsle Mücadelesinde Son 24 Saatte Yaşananlar
ANKARA (AA) - Türkiye'de son 24 saatte 139 bin 378 Kovid-19 testi yapıldı, 8 bin 103 kişinin testi pozitif çıktı, 103 kişi yaşamını yitirdi, 8 bin 567 kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisinin veya karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 2 milyon 449 bin 273'e yükseldi.Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, 'covid19.saglik.gov.tr' adresinden paylaşıldı.Buna göre, son 24 saatte 139 bin 378 Kovid-19 testi yapıldı, 8 bin 103 kişinin testi pozitif çıktı, 103 kişi hayatını kaybetti. Hasta sayısı 632 olarak açıklandı.Son 24 saatte 8 bin 567 kişinin Kovid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 2 milyon 449 bin 273'e yükseldi.Test sayısı 30 milyon 755 bin 784'e ulaştı. Vaka sayısı 2 milyon 539 bin 559, vefat sayısı 26 bin 900, ağır hasta sayısı 1310 oldu.Sağlık çalışanları ikinci doz Kovid-19 aşılarını bu hafta olmaya başlıyorKovid-19 salgınıyla mücadele sürecinde toplumsal bağışıklığın kazanılması için gerçekleştirilen aşılama kapsamında, 14 Ocak'ta aşının ilk dozu uygulanan sağlık çalışanlarına ikinci dozların yapılmasına 11 Şubat'ta başlanacak.Sağlık Bakanlığı Kovid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu'nda yer alan tabloya göre, bugün saat 09.30 itibarıyla toplam aşılanan kişi sayısı 2 milyon 620 bin 51 oldu. İlk etapta Türkiye'ye getirilen ve test süreci sona eren 3 milyon doz aşının yapılmasının birkaç günde tamamlanması öngörülüyor.Türkiye'ye 25 Ocak'ta da 10 milyon dozluk aşının 2. sevkiyatının ilk bölümünü kapsayan 6,5 milyon doz aşı getirilmişti.İkinci parti aşıların analizleri sürüyor. Bunun tamamlanmasının ardından aşılama 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi' doğrultusunda belirlenen takvimine göre devam edecek.Bakan Koca'nın geçen haftaki Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamaya göre, ikinci parti aşıların güvenlik testleri tamamlandıktan sonra, birinci aşamanın C grubunda yer alan 65 yaş ve üstü vatandaşların, ardından da sırasıyla ikinci aşamaya dahil olanların aşılanmasına geçilecek.Aşı takviminde yer alan ikinci aşamanın A grubunda, hizmetin sürdürülmesi için öncelikli sektörlerin çalışanları yer alacak. Bu kapsamda, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, kritik görevlerdeki kişiler, zabıta, özel güvenlik, Adalet Bakanlığı, cezaevleri, eğitim sektörü (öğretmenler ve öğretim üyeleri), gıda sektörü (SGK kayıtlarına göre) çalışanları (fırın, yemek fabrikaları, gıda imalathaneleri, ambalajlanmış su üreticileri gibi), taşımacılık (SGK kayıtlarına göre) sektöründe çalışanlar bulunuyor.Son bir haftada sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 32 bin 181 kişi hakkında işlem yapıldıİçişleri Bakanlığı, 1-8 Şubat'taki sokağa çıkma kısıtlamalarına uymayan 32 bin 181 kişi hakkında adli/idari işlem yapıldığını bildirdi.Kovid-19 salgınıyla mücadelede toplumsal ve bireysel sağlığın korunmasına yönelik uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına devam edildiği hatırlatıldı.Bu kapsamda, hafta içi 21.00 ile 05.00 saatleri arasında, hafta sonu ise cuma akşamı saat 21.00'den pazartesi günü saat 05.00'e kadar uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına vatandaşların büyük oranda uyum sağladığı, karara uymayanlar hakkında ise adli ya da adli işlem yapıldığı ifade edildi.Elazığ Keban Belediyesi, CoronaVac aşısı yaptıracak 75 yaş üstü vatandaşlara sağlık kuruluşlarına ulaşımları için araç tahsis ediyor.Randevu günü gelen 75 yaş üzerindeki vatandaşlar belediye araçlarıyla sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor, aşılarını yaptıranlar daha sonra evlerine bırakılıyor.
Reklam