Fahrettin Koca: 'Vakaların Arttığını, Mutasyonun Etkili Olduğunu Görüyoruz'

 > 
5PAYLAŞIM

Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kısıtlamalarla ilgili kararların pazartesi günü yapılacak kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacağını söyledi.

Aşı konusunda tedarik ve planlama sorununun bulunmadığını belirten Bakan Koca, "Şu an tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz. Ama her geçen gün vaka sayılarının giderek arttığını görüyoruz. Mutasyonun da özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde artışını görüyoruz." dedi.

65 yaş ve üstüne yönelik kısıtlamalarda esnetme olabilir diyen Bakan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "Ücretsiz gelen 1 milyon doz aşı için devlete fatura kesildi " iddiasına da yanıt verdi. Koca, ''Ticari sır olarak kalması gereken bilgiler ifşa edildi. Biz aşıyı en ucuza alan ülkeyiz, bu iddiamın arkasındayım. Altını çiziyorum, hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar bir kuruş ilave verilmemiştir'' dedi.

1 Mart'ta başlayacak olan normalleşme öncesinde gerçekleştirilen Bilim Kurulu Toplantısında aşılama çalışmaları son günlerde artan vaka sayıları, mutasyonlu virüs, alarm verilen iller, normalleşmenin hangi illerden başlayacağı, hangi yasakların kaldırılacağına dair detaylar ele alındı.

Bakan Koca toplantının ardından açıklamalarda bulundu 👇

Bakan Koca'nın açıklamalarından satır başları şöyle;

  • "Bu dönemin insanları olarak hep birlikte yeni bir hastalık dönemini tecrübe ediyoruz. Dünya başarılı bir sınav vermedi. Her ülke elindeki imkanlar nispetinde tedbirler almaya çalıştı. Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık ve ülkemizin ismini dahi duymamış insanlara buradaki salgınla iyi mücadele edildiğini gösterdik.

  • Bu mücadele yaşadığımız acıları, ödediğimiz ve belki de ödeyeceğimiz bedelleri ortadan kaldırmıyor. Virüsün hayatımızdan çıkacağı günlere dair umudumuzu hep güçlü tuttuk. Kurumsal ve toplumsal mücadelede temel mücadele karşı koşulları büyük ölçüde tesis edebildik. 1 yıllık mücadele sürecinde pek çok deneyim de kazandık.

  • 83 milyon olarak mücadelenin her boyutunda çok önemli tecrübeler edindik. Salgınla ve başka bir salgınla başa çıkabilmenin yolunu tıbbi olmaktan daha çok sosyal yönlü olarak gördük. Bugüne kadar sahne önünde Bilim Kurulumuz mücadelede önemli roller üstlendi. Hep karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulları ise sahne arkasında önemli işler gerçekleştirdiler.

Toplam 8 milyon doz aşı yapıldı

  • Artık normalleşmeyi önceleyen bir döneme geçiyoruz; yerinde karar dönemi. Artık salgının sosyal hayata etkileri ile mücadeleye de odaklanacağız. Bilim Kurulumuzca hazırlanan plan dahilinde bugüne kadar aşılama çalışmalarında 1,5 milyonu ikinci doz olmak üzere 8 milyon doz aşılama seviyesine ulaştık.

  • Aşıyı hazır temin eden ülkeler içinde en hızlı ve en çok aşılamayı başarmış durumdayız. Aşı temininde tüm ülkelerin önemli sorunlar ve aksaklıklar yaşadığı dönemde sistematik olarak aşı programını uygulasak da nüfusa oranla kat etmemiz gereken çok yol var.

  • İlgi gören her ürünün temininde güçlük vardır. Deyim yerindeyse aşı kıtlığı yaşanan bir zamandayız. Aşılama programımızı anlık ve canlı olarak yayınlamaktayız. Bu açıklama üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılarak haklı haksız eleştiriler yapılabilmektedir.

  • Bugün aşıyı temin edebilirken yarın temin edilebileceğinin garantisini kimse veremez. Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir, program kesintilere uğrayabilir. Bunu yaşamamanın tek yolu kendi aşımızı üretmektir.

Tedarik ve planlama sorunumuz yok

  • Bugün itibariyle tedarik ve planlama sorunumuz yok. Birinci doz aşısını olan tüm vatandaşlarımızın ikinci doz aşıları güvence altındadır. Daha güvenli olanı kendi aşımıza sahip olmaktır. Bu konuda yapılabilecek eleştirileri eldeki imkanları en iyi şartlarda kullandığımızdan emin olarak değerlendirmenizi istirham ediyorum.

  • Aşı olduğumuz gün koruma başlamıyor. İkinci doz aşının üzerinden 14 gün geçtikten sonra aşılanmış oluyoruz. Yani ilk aşı olduğumuz günden 42 gün sonra. Tüm nüfusumuzun en az yüzde 60'ını aşılamadan aşı güvencesini elde etmiş olmuyoruz.

  • Her geçen gün sayısı artan mutasyonlu virüse dikkat etmek zorundayız. Vaka sayılarındaki artış bazı illerimizin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabilecek. Tedbir halen en güçlü silahımız.

  • Geçtiğimiz haftalarda iller düzeyinde 100 bin nüfusa düşen haftalık vaka sayılarını paylaşmaya başladık. Bu verileri her hafta düzenli olarak paylaşmaya devam edeceğiz. Pozitif test oranı, yoğun bakım doluluk oranlarımız, entübe edilen hastalarındaki değişiklikler illerimizdeki risk durumunu belirlemektedir.

  • Risk durumlarına göre farklı iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında kabineye arz edeceğim. Güvenlik kuvvetli gereken tedbirleri arttıracaktır. Ülkemizin bir an evvel normal koşullarına dönmesi için, milletimizin sağlık ve sıhhatini muhafaza için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

"Bedava aşıya para verildi" iddiası: Ticari sırrın ifşa edildiğini görüyoruz

  • Ülkemize bedelsiz aşı geldiğiyle ilgili bir konuda açıklama yapacağımı söylemiştim. Muhalefet partisi liderinin Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir açıklaması olmuştu biliyorsunuz.

  • Özellikle bu dönemde dünyada aşı savaşının yapıldığının yapıldığı dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini görüyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceğini özellikle ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasını sözleşmeye de konduğunu, bu nedenle fiyatı özellikle söylememiştim. Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz demiştim. Bu iddiamın halen arkasındayım.

  • Bu ülkeler arası karşılıklı sözleşmeyle ticari sır olarak korunması gereken durumdu. Bunu çok rahatlıkla açıklayabilirdim. Rakamı söylediğimde bunu dünya fiyatlarından düşük olduğunu herkes biliyor olacaktı. Bu aşı başka devletlere de satılıyor. En ucuza satılan ülke Türkiye. Bu dönemde bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim. Yani bu aşı bağlantılarını çok erken yaptık. Faz 3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı, Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı dolayısıyla bu aşıyı almamış olacaktık. Dolayısıyla teminatları garantiye aldık.

  • İddia şu; deniyor ki, üretici firma 1 milyon doz aşı üretti ve bu 1 milyon aşıyı Türkiye'ye aslında bedel almadan bağışladı. Ama distribütörü olan firma bunu DMÖ'ye fatura etti, yani devlete fatura etti. Üretici firmanın devlete bedelsiz verdiği aşıyı üretici firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı. İddia bu.

"Üretici firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı?"

  • Aşı savaşının olduğu dünyada üretici firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı? Bunun akılla izahı var mı? Bunun üzerin e biz firmaya dedik ki, sözleşmemiz gereği size vermemiz gereken bir bedel var, bunu ödüyoruz. böyle bir iddia var, bu nedir.

  • Firmanın bize cevabı; Bu aşıyla ilgili buradaki amaç siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, bu nakit akış yönetimini sağlamak için biz distribütörümüz olan Sinovac firmasını temsil eden firmaya biz bedelsiz olarak verdik, ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık.Bunu kim söylüyor? Üretici firma. Hani üretici firma Türkiye Cumhuriyeti'ne bağışlamıştı? Ayrıca bununla ilgili de vergileri dahil olmak üzere kurumlar vergisi dahil olmak üzere beyanı ve ödemesi yapılmış, vergiyle ilgili sorun yok. Bizim de verdiğimiz parayı firma 'ben aldım' diyor.

  • Bir diğer konu, ısrarla aracı var mıydı, yok muydu? Biz devlet olarak Sinovac firmasıyla görüşmeler yaptık. Bu firmanın 10 yıldan fazla süredir tek distribütörü var. Bu firmanın Türkiye'deki ayrıca yetkilisi. Hem tek distribütörü hem tek yetkilisi. Dolayısıyla biz bütün görüşmeyi Sinovac firmasıyla yaptık. Hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar 1 kuruş ilave verilmemiştir.

  • Bu nasıl bir ticari yaklaşım? Biz aşıda firmanın kendisiyle direkt yaptık. Türkiye'deki distribütörü daha önce bu belgeyi sunmuştum. Firma o zaman da ifade etmişti. Görüşmeler bizimle yapıldı, Sağlık Bakanlığı pazarlık sürecini bizimle götürdü. Ticari ilişkiyi biz sağladık, ama distribütör lojistik hizmetleri yapmak için devrede olan bir firma. Bunun için ekstra ücret ödemiyoruz. Vatandaşın zihni niye bulanıklaştırılıyor. Özellikle ben siyasi arenaya çekmek istemedim, son derece direndim. Özellikle devletler düzeyinde korunması gereken ve devamında aşı sürecinin gelişini etkileyebilecek herkesin sorumluluk taşıması gerektiği bir dönemde, ülkeler arası hassas noktaları gündeme getirerek aşının gelişinde etkili olmayalım.

  • Biz diğer firmalarla da görüşüyoruz. Erişebildiğimiz her aşıya erişip vatandaşımızı aşıyla buluşturmak istiyoruz. Biz faz 3 çalışmalarına başladığımız, sonuçlarını bildiğimiz aşıyla sözleşmemizi yaptık. Şu anda elinde 15 milyon aşı olan Avrupa ülkesi çok az. Peki bu aşın gelişini etkilemek için niye uğraşıyoruz? Devletler arası sırrı niye ortaya döküyoruz? Eğer bununla ilgili varsa sorun sayın muhalefet lideri açıp sorabilirdi, böyle bir durum var, bana sorulabilirdi. Yok mu böyle bir iletişim anlayışı. Bizim vatandaşımıza veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yok. Bir aşıyı ucuza alıyoruz, iki bu aşıya erişim için her imkanı kullanıyoruz. Önümüzdeki aylarda daha yoğun aşıya ulaşacağımızı söyleyebilirim.

  • 83 milyon vatandaşımızı eşit davranarak birlikte mücadele ederek bizim salgını sürdürmemiz ve başarıyı elde etmemiz gerekiyor. Siyasi arenaya taşımama noktasında direnmeye devam ediyor olacağım, kararlı olmaya devam ediyor olacağım. Vatandaşımızın zihinlerine bulandırmak isteyenlere de vatandaşımıza olanın ne olduğunu açıklıkla izah ediyor olacağım.

CHP'li Murat Emir'in konuyla ilgili paylaşımı 👇

Soru-cevap: "Şu an tam kapanma düşünmüyoruz"

  • (Karadeniz'de yeni önlem alınacak mı?) Özellikle bugün Bilim Kurulumuzun gündeminde daha çok bölgelerin sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği şekliyle, yani düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak ayrımının nasıl olması gerektiği, hangi kriterlerin esas alınması gerektiği, illerde nasıl bir kısıtlama veya açılım olabileceğini tartışmış olduk. Şu an tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz. Ama her geçen gün vaka sayılarının giderek arttığını görüyoruz. Mutasyonun da özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun, Ordu gibi artışını görüyoruz. Ağırlıklı olarak daha çok İngiltere mutantı dediğimiz, virülans üzerine etkisinin olmadı ama bulaşıcılığı artan bir mutasyon yaygın. Güney Afrika ile ilgili 49 gibi bir mutantın görüldüğünü söyleyebilirim. Türkiye'ye özgü, bir ara Ankara'da 5 vakamız olmuştu. Bize özgü mutant olabilir mi şüphesi içindeydik. Bize özgü mutant olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama ağırlıklı İngiltere mutantı olmak üzere toplumda bulaşıcılığın çok arttığını söyleyebiliriz. Bu dönemde tedbirler daha da önemli olmaya başladı.

"BioNTech'in ilk 800 bin aşısı 10 gün içinde gelmiş olacak"

  • BioNTech'le ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin olacak. 4,5-5 milyona tamamlanması için çaba sarfedilecek. Mart ayı sonuna kadar. İlk 800 bin aşı muhtemelen 10 gün içinde gelmiş olacak.

  • Sözleşmeyi yaptığımız tarih 24 Kasım. Biz 24 Kasım'da Sinovac'la sözleşme yaptık. Toplam 100 milyon doz için sözleşme yapıldı. İlave BioNTech'le ilgili 4,5 milyon doz Mart sonu olmak üzere sözleşme yapıldı. 30 milyona kadar opsiyonel. Mart'tan sonraki d önemde arttırabilmek için Uğur Hoca ile gayret içinde olacağız. Sputnik'le ilgili olarak ayrı bir hazırlığımız devrede. AstraZenica ile ilgili görüşmemiz başından beri devam ediyor. Onunla da ilgili önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde önsözleşme imzalanabilir. Yakın takip içindeyiz. Nisan, en geç Mayıs ayında bu aşılama sürecini tamamlayabilir olmak bizim için önemli. 

"Mayıs sonuna kadar 20 yaş üzeri tüm vatandaşları aşılayacağız"

  • Bizim toplamda şu anda Nisan, en geç Mayıs ayı sonuna kadar 105 milyon doz aşıya erişebileceğimizi biliyoruz. Şu an net kesin olan en geç Mayıs sonuna kadar olacağını düşünüyoruz. 52,5 milyon insanımızın aşılanması demek bu. Bu da zaten aşılanacak olan 20 yaş üzerindeki insanımızın sayısı. Ne zamana kadar en geç Mayıs ayına kadar bitirmek istiyoruz.

"65 yaş üzerinde bir esnetme yapılabilir"

  • İkinci aşıdan iki hafta sonra yani 42 gün sonra koruyuculuğu başlıyor. 65 yaş üzerinde olup 2 haftasının tamamlanmadığını biliyoruz. Ama süreçte 65 yaş üzerinde illerde bu konuyla ilgili bir esnetme yapılabilir. Aşılama oranı da parametrelerin arasında yer alacak.

  • Bilim Kurulumuz bu konuyu tartıştı. Kabinede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bu öneri tartışılacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gerektiğinde açıklama yapılmış olacak. Bizim sadece öneri noktasında bu sunumu yapmış olacağız. Esas önemli olan illerin bundan sonraki dönemde vaka sayıları, vaka test oranını, yoğun bakım doluluk oranı gibi birtakım parametrelerde bu kademelendirmenin nasıl yapıldığı üzerinde tartışıldı. 2 haftada bir uygulamayla ilgili hangi ilin hangi kararı alması gerektiği zaten belli olmuş olacak. Eğitim dahil olmak üzere Pazartesi günü kabinede gündeme alınmış olacak. Ondan sonra Cumhurbaşkanımız gerektiğinde tensip buyurursa açıklarlar.

Yerli aşı: Nisan sonunda Faz 3'e geçebilir

  • Yerli aşıyla ilgili Faz 2 aşamasına gelmiş olan aşımız olduğunu biliyorsunuz. Faz 2 aşamasında olan aşı toplam 200 kişide düşünülüyor. Bu 200 kişinin 84 kişiye aşıları yapılmış oldu. Bunun tabii biliyorsunuz 28 gün sonra ikinci doz aşısı yapılmış olacak. Nisan ayında Faz 2'nin biteceği ve Nisan sonunda Faz 3'e geçebileceğini düşünüyorum. Bilim Kurulu olarak üzerinde tartıştığımız gelinen öneri noktalarını açıklamamı istiyorsunuz. Doğrusu bununla ilgili illerin kademelendirmelerinde önümüzdeki günler belli olmuş olacak.

Kongre ve maçlardaki kalabalıklar

  • - Toplantı ve maçlarla ilgili özel durumu dün açıklamıştım. Genel olarak biz salgında bulaşın nasıl olduğunu biliyoruz. İlk günden itibaren salgında bulaşın yakın temasla birlikte daha da arttığını hep anlatır olduk. Bunu vatandaşımız biliyor. Özellikle vatandaşımıza kapalı, kalabalık ortamlardan uzak kalmalarını özellikle ifade etmiştik. Bu bilgilendirmede bir değişiklik yok.

  • - Bizim özellikle kalabalık ve kapalı ortamdan vatandaşımızın kaçınmasını özellikle, hassasiyetle belirtmek istiyorum. Maçlarla ilgili orada da benzer şekilde tedbirler, zaten yasak var biliyorsunuz. Taraftar olmak insanımızın sağlığını ötelemeyi gerektirmez. Bizim hassasiyetle, gayretle çaba sarf etmemiz, 83 milyon vatandaşımızın, eşit fedakarlıkta bulunarak mücadeleye katkı sağlaması gerekiyor. Hepimizin hassasiyetle üzerine düşeni yapması gerektiği kanaatindeyim.

  • (AKP kongrelerinde PCR testi iddiası) Ben ısrarla siyasi arenaya bu mücadelenin çekilmemesi noktasında kararlıyım. Bu arenaya özellikle çekilmek isteniyor. 83 milyon vatandaşımıza eşit davranarak bu mücadeleyi sürdürmekten yanayım. Bahsettiğiniz durumla ilgili bildiğiniz gibi dün il sağlık müdürlüğümüz açıklamada bulundu. Bununla ilgili PCR testinin yapılabilirliği hekimlerimizin sorumluluğunda, bir semptom olduğunda talep edilerek yapılabiliyor. Özel bir durum söz konusu değil. Talep ücretsiz olacaksa, yani biz zaten kamu kurumlarında ücretsiz yapıyoruz. Özel kuruluşlarda yaptırılabilirler, semptomu varsa ücret ödemeyerek, yoksa ücret ödeyebilirler. Kamu kurumlarımızda hekim sorumluluğunda semptomu olan kişiye hekim talebiyle PCR testi yapılır. Özel bir durum söz konusu değil.

Liselerde yüz yüze sınav

  • Bununla ilgili üzerinde Milli Eğitim Bakanımızla görüşülüyor. İllerin hangi durumda olduğu zaten gelecek hafta görülmüş olacak. Riski olmayan illerde bir sorun olmayacak. Riski olan illerle ilgili önümüzdeki günler nasıl olması gerektiği, ne zaman yapılması gerektiği kabinede ve Milli Eğitim Bakanlığımızla durum değerlendirilmesi yapılıp, bu noktadaki yaklaşım netleşmiş olacak.
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir