Umut Nur Sungur Yazio: Belirsizliği Yaratıcılık Oyununa Dönüştürelim mi?
Ülkemizde geçtiğimiz Mart ayında tanıştığımız ve yaşamımızı bir anda değiştiren Covid salgını, son zamanlarda maalesef hepimizi yeniden evlerimize kapanmaya, sosyal ilişkilerimize mesafe koymaya mecbur bıraktı. Aslında yaşadığımız şey bize hayatın bir anda değişebileceğini hatırlattı. Yaşam her zaman beklenmedik olaylar ve sürprizlerle dolu. Biz ne kadar plan yaparsak yapalım, ne kadar hazırlıklı olmaya çalışırsak çalışalım yaşam bizi her zaman şaşırtmanın bir yolunu bulur. Belki de hayat biraz da bilemiyor olmakla, değişime izin vermekle ve ne olacağını bilmeden elimizdekinin en iyisini yapmaya çalışmakla ilgilidir. Ne dersiniz?
Uğur Batı Yazio: Oy Verme Davranışının Nedeni, Kime, Niçin, Hangi Psikoloji ile Seçiyoruz?
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'deki kahvelerde cephelerin durumunu tartışıp strateji ve taktik üretenlerle 'Bitli Çörçil' (Churchill) diye alay edilirdi desek! Devam edelim.Kurmaca da olabilir şimdi anlatacağımız ama çarpıcı olduğu için devam edeceğiz. A Beautiful Mind filminden hatırlarsınız, Prof. John Nash’in dört arkadaşı aynı sarışın kızı çekici bulmaya başlar. Dört erkek de aynı kıza asılırsa, kuvvetle ihtimal kız şımaracaktır. İnsan doğası işte! Bu hiçbirinin o kızla çıkamaması sonucunu doğuracaktır. Oysaki mesela erkekler sarışın kızın etrafındaki esmer kızlarla ilgilenseler, hiçbir kız ikinci seçenek olmaktan hoşnut kalmayacağından sarışın kızın duruma bakışı farklı olacaktır. Grubun amacı da her birinin kendilerine bir kız bulmak olduğuna göre ve her biri sırf kendini düşünerek sarışın kıza kur yaparak bir sonuç alamayacaklarına göre, her birinin birinci seçenek olarak birer esmer kıza kur yapmaları çok mantıklı olacaktır. Böylece her birinin bireysel hedefine ulaşması kolaylaşacak ve gruptaki başarı oranını yükselecektir.
Ertürk Akşun Yazio: Futbol, Şişmanlamış Zenginler ve Liberalizmin Sonu
Güncel bir konuyu genel bir sonuca bağlamak bugünkü amacım, son günlerin büyük ve gerçekten önemli bir tartışmasını... Çünkü o ünlü söze itibar etmek gerekir ki:“Futbol asla sadece futbol değildir.”Futbol artık kapitalizme göbekten bağlı bir endüstridir. Amatör ruhuna Fatiha okunalı da çok uzun yıllar olmuştur.Ama biz sporseverler, futbolseverler içimizin gizli bir köşesinde hâlâ amatör ruhu aramaktayız.Futbolun büyük kulüpleri birkaç işadamının, yayın ihaleleri Katarlı petrolden şişmanlamış birkaç görgüsüz zenginin, bahis şirketleri ise kimi tröstlerin eline geçmiş durumda.Futbol hiçbir zaman böylesine bir endüstri olmamıştı maalesef.Son günlerde bu zengin kulüp sahipleri biraz daha fazla para kazanmak uğruna kendilerine özel bir lig oluşturmaya kalktılar.Taraftarların ve bazı kişilerin karşı duruşuyla ertelenmiş olsa da biz biliriz ki zenginler sadece ertelerler ve yeri geldiğinde başa dönerler. Yani sadece ertelendi, nabız yoklandı ve beklemeye geçildi.