Hepimizin en büyük isteği, sağlıklı olan ve aktif çalışan bir beyine sahip olmak. Zinde kalıp, mantıklı kararlar verebilmenin sırrı da bu aslında; 'düzgün çalışan bir beyin'. Peki günlük hayatımızda yaptığımız hareketler beynimizi nasıl etkiliyor, bu konu hakkında neler biliyoruz? İşte günlük hayatta karşılaştığımız, beyin fonksiyonlarımızı etkileyen dış etkenler ve beyin hakkında bilmediğimiz bazı gerçekler;
Katolik Kilisesi’nin lideri Papa Francesco, tek tanrılı dinlerdeki yaratılış inancıyla evrim teorisinin aslında çelişmediğini, aksine birbirini tamamladığını söyledi.Vatikan’daki Papalık Bilim Akademisi’nde bir konuşma yapan Papa Francesco, “Bugün dünyanın kökeninin dayandırılıdığı Büyük Patlama (Big Bang), ilahi bir yaratıcının müdahalesi fikriyle çelişmiyor, aksine bunu gerekli kılıyor” dedi.Papa, “Doğanın evrimi, yaratılış kavramına ters düşmüyor, çünkü evrim teorisi de evrimleşen varlıkların yaratılmış olmaları ön koşulunu gerektiriyor” diye konuştu.Öte yandan bu Büyük Patlama ve evrimleşme süreçlerinin tesadüfi olmadığını, ilahi bir iradenin ürünü olduğunu söyleyen Papa şöyle devam etti:“Yaradılış hikayelerini okuduğumuzda Tanrı’yı elinde sihirli değneği olan ve her şeyi yapabilen bir büyücü gibi hayal etme yanılgısına düşebiliyoruz. Ama öyle değil. Tanrı varlıkları yarattı ve onları kendisi tarafından her birine bahşedilen kurallar çerçevesinde gelişmeye açık halde bıraktı, gelişmeleri ve kendi bütünlüklerine erişmeleri için. Yaratılış süreci bu şekilde yüzlerce, binlerce yıl içinde ilerledi ve sonunda bizim bugün bildiğimiz haline ulaştı.”Papa, bu bağlamda bilim adamlarına düşen görevin de doğanın evrimsel mekanizmalarını keşfederek “Yaratıcı’nın tasarımında var olan gelişmeyi sağlamak” olduğunu belirtti. Papa, doğaya zarar vermeninse “Tanrı’ya karşı işlenmiş büyük bir günah” olduğunu vurguladı.BBC Türkçe
Popüler tarih okumalarında karşılaştığımız tezviratlardan bir tanesi Osmanoğlu ailesinin adeta birer IŞİD militanı gibi yaşadığı varsayımı. Gerçeklikten tamamen kopmuş bu mitolojik anlatıya göre Osmanlı Padişahları ve aileleri her türlü dünya nimetinden uzak bir şekilde yaşıyor, cinselliğe kata bulaşmıyor, içki içmiyor, seküler yaşam biçimlerinin tümünden alabildiğine kaçıyor. Öyle bir portre çıkıyor ki Osmanlı sülalesi İbn-i Teymiyye'nin itikadına göre selefi gibi yaşarken, birden 'Cumhuriyet' diye bir bela geliyor, bütün itikadı yok ediyor, Halife Sultan ve ailesini memleketten kovuyor, başımıza türlü belalar getiriyor. Elbette hiçbir veri ile desteklenmesi mümkün olmayan bu mitolojik tarih okumasının tarihsel bir tarafı yok. İdeolojik bir bakış açısıyla kurgulanmış bu tarih anlatısı 'İslam diniyle yönetilen bir Türkiye' talebini Osmanoğlu ailesi örneği üzerinden vererek, kurduğu karşıtlıkla mevcuda karşı bir tutum almaya çalışıyor. Gerçek nedir? Bazı fotoğraflarla göstermeye çalıştık.
Çoğumuzun daha önceden gördüğü, bildiği, duyduğu Hava Kuvvetlerimiz'de uçan uçaklarımızın usta eller ve usta makinayla çekilmiş fotoğrafları. Havacılık tutkusunu fotoğraf sanatına yönlendirmiş Zafer Buna'nın birbirinden güzel 33 fotoğrafı. Fotoğraflarını kullanmamıza izin verdiği için Zafer Buna'ya teşekkürler.Buyrun başlayalım...
İstanbul Kitap Fuarı 8 Kasım Cumartesi günü 33. kez kapılarını TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açmaya hazırlanıyor. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu yıl 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece'de kapılarını açacak.Türkiye ve yurt dışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı'nda söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve dinletilerle birlikte 270 etkinlik gerçekleştirilecek.Sinemamızın Yüzyılı ve Atilla Dorsay33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, Türk Sinemasının yüzüncü yılını 'Sinemamızın 100 Yılı' temasıyla selamlıyor. Onur yazarının Atilla Dorsay olduğu fuar, kitapseverleri sinemanın uzun yolculuğuna söyleşiler, paneller, müzik dinletileri ve sergilerle tanıklık etmeye davet ediyor.Fuar süresince oyuncu, yönetmen ve yazarların katılımıyla Atilla Dorsay'ın sinema eleştirmenliği, yazarlığı ve yaşamı üzerine söyleşiler gerçekleştirilecektir. Sinema teması kapsamında 50 etkinlik düzenlenecek.TÜYAP tarafından düzenlenen tasarımını Sadık Karamustafa'nın gerçekleştirdiği 'Renkli Sinemaskop Bir Hayat: Atilla Dorsay' sergisinde Onur Yazarı Atilla Dorsay'ın yaşamı, sinema yolculuğu, çalışmaları ve eserlerinden tadımlık bir seçki okurları karşılayacak.Onur Konuğu Macaristan: Bir Bahçeden Bir Bahçe'ye…'Ama bilirimGün olacak bilirimSenden bize, bizden sana, misafir gidilecekBir bahçeden bir bahçeye geçer gibi' Nazım Hikmet (Macar Toprağı Şiirinden)İstanbul Kitap Fuarı bu yıl çok yakın bir misafiri, Macaristan'ı konuk ediyor. Nazım Hikmet'in şiirine referansla mottosunu 'Bir Bahçeden Bir Bahçeye' olarak belirleyen Onur Konuğu Macaristan, 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında açık olacak Uluslararası Salon'da (1. Hol) Macar kültürünü Türkiye'den kitapseverlerle buluşturacak bir program hazırladı. Aralarında Modern Macar Edebiyatı'nın çok değerli yazarları Péter Esterházy, László Darvas, Dóra Csányi, Katalin Szegedi, Péter Zilahy, Tóth Krisztina, Spiró György, Mihály Hoppál, Timur Davletov, Fodor Pál, Dávid Géza ve Zsofia Mautner bulunuyor.Onur ülke Macaristan pavilyonunun açılışı Kültür İşlerinden Sorumlu Macaristan İnsan Kaynakları Bakanı Sayın Dr. Zoltán Balog tarafından 8 Kasım 2014 Cumartesi günü yapılacaktır. Açılış sonrasında Macar müzik grubu Cimbaliband ziyaretçileri Orta ve Doğu Avrupa ezgileriyle buluşturacak.Macaristan'ın da yer alacağı Uluslararası Salon bu yıl 8-11 Kasım tarihleri arasında 35 ülkeden 91 yayınevini ağırlayacak.Gabriel Garcia Marquez TÜYAP'taKolombiya Büyükelçiliği'nin düzenlediği anma etkinlikleri kapsamında Marquez okurlarını TÜYAP'ta selamlayacak. Anma etkinliği 15 Kasım 2014 Cumartesi günü Gabriel Garcia Marquez'in Hayatı, Eserleri ve Türk Halkının Marquez Edebiyatına Bakışı, yazar tarafından kurulan Ibero-American New Journalism Vakfı Genel Müdürü Jaime Abello ve Türkiye'den yazar Seçkin Selvi'nin katılımıyla gerçekleştirilecek.Fuarın Uluslararası Konuklarıİstanbul Kitap Fuarı, dokuz gün süresince yurt dışından değerli yazarları konuk edecek. Sinema teması kapsamında senarist ve yazar Petros Markaris, Polonyalı yazar Janusz Glowacki, eleştirmen ve sinema tarihçisi Philip Kemp; gerilim romanlarının çok satan yazarı Tess Geritsen, Gleen Meade, çevirmen ve yazar Maureen Freely fuarın konukları arasında. Tüm etkinliklerde yurt dışından 40 yazar fuar süresince Tüyap'ta olacak.Fuarın Yenilikleri: Müzik ve YemekBu sene temanın sinemaya adanması nedeniyle fuar koridorlarında tanıdık melodiler yankılanacak. Fuayede yer alacak dinletiler 8 Kasım Cumartesi, 11 Kasım Salı ve 15 Kasım Cumartesi günlerinde kitapseverleri Unutulmaz Türk filmleri Müzikleri ile karşılayacak.İstanbul Kitap Fuarı'nın bir diğer yeniliği ise 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında Uluslararası Salon kapsamında açık olacak 'Mutfak' . Sevilerek takip edilen yemek yazarlarının interaktif yemek sunacakları ve söyleşecekleri Mutfak, Macaristan'ın ünlü yemek blogu yazarı ve programcısı Zsofia Mautner'i de ağırlayacak. Mautner, Türk okurlara lezzetli Macar yemeklerinin gizli tariflerini verecek.Çocuk EtkinlikleriTÜYAP, genç okurlarına bu yıl da dolu bir program hazırladı. Özellikle hafta içi günlerde farklı yaş grupları için yazarların katılımıyla söyleşi, okuma ve atölye çalışmaları gibi 57 etkinlik düzenlendi.Fuar Saatleri Değişti33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hafta içi günlerde 10.00-19.00, haftasonu ise 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. Öğrenci, öğretmen, emekli ve engellilere girişin ücretsiz olduğu fuarın giriş bedeli 5TL'dir.33. İstanbul Kitap Fuarı, 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2014 ile eş zamanlı gerçekleştirilecek.Sabah
Üstün ırk diye adamlara boşuna demiyorlar. Sinema, edebiyat (özellikle polisiye) konusundaki fark yaratan üretkenlikleri, uzun bacak boyları, iyi kalpli olmaları derken İskandinavları öve öve bitiremeyiz. Müzikte nasıl başarılı olduklarını da size anlatalım dedik.Fazla oksijen, temiz hava, karanlık gök, sıcakkanlı insanlar, yetenek, sevgi, saygı, evlerde toplanıp şarkı söylemeler, çoluk, çocuk tombalak konsere gitmek, keçi kafası yemek, merdivensiz kuleler inşa etmek (bkz: Round Tower) gibi gibi şeylerin müzikle birleşmesine hazır mısınız?
Uluslararası Zeugma Film Festivali , bu yıl da yerli ve yabancı filmler Gaziantep’te sanatseverlerle buluşturuyor.Festivalin basın tanıtım toplantısı 3 Kasım Saat 10:30’da Şirehan Oteli’nde usta oyuncu Kadir İnanır ve Ahmet Ümit ’in katılımıyla gerçekleştirilecek.Gaziantepli ünlü yazar Ahmet Ümit’in de destek verdiği festival kapsamında 3 Kasım Pazartesi günü Büyükşehir Belediyesi Onat Kutlar Salonu’ndaki galada usta oyuncu Kadir İnanır’a “Yaşamboyu Onur Ödülü” takdim edilecek.4 Kasım Salı günü ise “Bir Ses Böler Geceyi” filminin gösterimi öncesinde yönetmen Ersan Arsever ve Ahmet Ümit’le “Edebiyat ve Sinema” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Aynı gün Gaziantep H Tipi Cezaevinde “Deli Deli Olma ” adlı film, yönetmeni Murat Saraçoğlu , oyuncusu Mesut AKUSTA ve senaristi Serkan Tarhan ’ın katılımıyla gösterilecek.Sinemaseverler bu yıl Filmekimi’nin Gaziantep bölümündeki gösterimleri de Gaziantep Uluslararası Zeugma Film Festivali ’'nde izleyecek.Festival kapsamında Fransız Kültür Merkezi, Norveç Büyükelçiliği ve İKSV’nin desteklediği 16 yabancı uzun metrajlı film Gaziantepli sinemaseverleri bekliyor. Ayrıca 15 yerli yapım uzun metrajlı filmin yanında 19 belgesel ve 30 kısa film de Gazianteplilerle buluşacak.Festivalin konukları arasında Kadir İnanır, Ahmet Ümit, Ersan Arsever, Erol Mintaş , Feyyaz Duman , Aziz Çapkurt , Hüseyin Karabey, Murat Düzgünoğlu , Emel Çelebi , Güliz Sağlam , Aybel Altunç , Bingöl Elmas gibi oyuncu, yönetmen ve sanatçılar bulunuyor.Sanatseverler, festivale dair bilgileri Kırkayak Sanat Merkezi’nden edinebilecek.
Ünlü yönetmen Çağan Irmak’ın ‘Unutursam Fısılda’ adlı yeni filminin basın gösterimi dün Kanyon’da gerçekleşti. Filmin galası da yine aynı mekanda dün akşam yapıldı. 70’li yıllardan günümüze uzanan müzik, aşk ve umut dolu bir hikayeyi anlatan filmde Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in yanı sıra Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi usta sanatçılar da rol aldı. 29 Ekim’de vizyona girecek olan Unutursam Fısılda için sinema eleştirmenleri şu görüşlere yer verdi...Atilla Dorsay : Belli bir yere kadar çok onaylamadım ama son yarım saati hele finali dayanılmaz derecede güzel. Dolayısıyla ortaya şöyle bir şey çıkıyor, herhalde sadece Türk sinemasında değil dünya sinemasında da bir yönetmenin bir oyuncuya yaptığı en büyük armağanlardan biri. Hümeyra’ya öyle bir oyun oynama ve hala sesinin o kadar güzel olduğunu gösterme fırsatı vermiş ki, görkemli bir şey.Serdar Akbıyık : Çağan Irmak, hafıza yaratan bir film çekmiş. Çok değişik bir sinema dili tutturmuş. Aslında tehlikeli buluyorum bu anlamda bir adım sonrası komediye bile kayabilecek şeylere yüklenmiş fakat oyunculuklarda öyle başarılı ki insanın gözünü bile yaşartıyor. Genel itibariyle filmden gerçekten hoşlandım.Kerem Akça : Tipik Çağan Irmak özellikleri taşıyan bir film olduğu söylenebilir. Çağan Irmak klasiği olarak. 70 hikayesinde özellikle doyurucu olduğu ve çok fazla sinemamızda sanat yönetimi ve müzik kullanımı açısından başarılı bir süreç izlediğini söyleyebilirim.Alper Turgut : Filmi ikiye bölebilirim. Bir tarafım çok sevdi, bir tarafım sevmedi. O da üstüne düşünebileceğim bir şey demek benim için... Biraz daha zamana bırakıp neleri sevip sevmediğimi düşüneceğim.Sadi Çilingir : Çağan’ın filmlerine genelde ön yargıyla geliyorum, beğenme açısından. Bu filmi de dönem filmi olarak yine çok başarılı yapmış. Özellikle bizim gençliğimize denk geliyor hikaye. Ben bir kusur bulamadım, her bakımdan güzel. Müzikler de güzel, görüntüler de. Herkese tavsiye edilebilecek bir film.Uğur Vardan : Çağan bence bildiği sulara dönmüş. Kökler, köklerden kaçış tekrar dönüş... Beğendim genel olarak. Hatta son dönemde yaptığı en iyi film diyebilirim. Retro bir hikaye, giyimiyle kuşamıyla, şarkılarıyla, gayet başarılı yansıtmış. Oyunculuklar gayet iyiydi. Geri dönüşler bu kadar sık olmasaydı denilebilir. Son zamanlarda çektiği en iyi yapımlardan biri. Çağan?Irmak, kendine ait çizgisini bir kez daha göstermiş. Belki yine bir başka altını çizilmesi gereken nokta bu kez çok çok ağlatmıyor.Cüneyt Cebenoyan : Film iki bölüm halinde değerlendirmek mümkün diye düşünüyorum. Bir bu zamanda geçen Işıl Yücesoy ve Hümeyra’nın canlandırdıkları bölümleri diğeri de Hatice ve Hanife’nin gençlik dönemlerini anlatan kısımlar. Işıl Yücesoy ve Hümeyra çok iyi oyuncular. Günümüzde geçen bölümü daha başarılı buluyorum, oyunculuklarını da karakterleri de daha gerçekçi buluyorum. Fakat geçmişe 60’lara 70’lere dönen bölüm bence biraz fotoroman gibi olmuş diyebilirim... Yine de Çağan Irmak’ın çok dahiyane bir yönü olduğunu da düşünüyorum.Vatan
Birbiriyle alakasız görünen bu iki yapımın olay örgüsü ve karakterlerindeki sayısız ortak nokta, hikayelerinin aynı temele dayandığına bizi çoktan ikna etti. İşte o benzerlikler;
2014 yılı National Geographic fotoğraf yarışması için son başvuru tarihi 31 Ekim 2014. Bu yıl yarışmaya katılan fotoğraflar arasından bir seçkiyi sizlerle daha önce paylaşmıştık. Eğer kaçırdıysanız, ilk grup fotoğrafları şuradan görebilirsiniz: 32 Göz Alıcı Fotoğraf ile 2014 National Geographic Fotoğraf YarışmasıBu yıl yarışmaya katılan adayların eserlerinden oluşan bu ikinci içeriğimizi de sizlerle paylaşmak istedik. Yarışmanın birincisi 10 bin dolarlık ödülün sahibi olacak ve National Geographic merkezinde her yıl düzenlenmekte olan fotoğraf seminerine katılma şansı yakalayacak. Herkesin şansı bol olsun!
'Bir nefes sesi bari olsa evde.'Bir nefes sesi için kimlere gider insan, kimlere ikram eder kendini. Işıklı bir bardak su ikram eder gibi karanlık ve kıymet bilmez ağızlara, çiğnenmek üzere. Hatta kimi kez iki yalnız böyle gecelerin sabahında rastlarlar birbirlerine. Hiç konuşmadan, hiç kurcalamadan sarılırlar birbirlerine, bir daha hiç birbirlerinin ellerini bırakmamak üzere. Her iki yalnız da bir nefes peşinde olduğundan, her ikisi de bir tene, bir sese kanaat ettiğinden yürür giderler hayatın içinde. Teslim olmuş askerlerin kederi vardır yüzlerinde, yetinmenin sessizliği. Er ya da geç, ama mutlaka bir gün ya da zalim bir gecede gelip sarılan bir beladır yalnız yaşayanın başına. İçinin en titreyen sesiyle söylersin kendine. Bu söylediğini duyunca, bazen, ağlarsın bile kendine: Başlangıçtaki yetinme kavlini bozmazsa birinden biri, beraber ihtiyarlayacaklardır artık. Ne zaman birinden birinin aklına gelse başka hayatlar kurulabileceği, bir sıkıntı olacaktır evin içinde. Ama mutlaka diğeri hatırlatacaktır ona, yalnızlığın karşısında diz çökülen o geceyi. Eğer kimse tamah etmezse 'daha iyisine', yaptıkları çocuklara bakacaklardır oturma odalarında. Bir ömür de böyle geçecektir işte.Bazen de, sanki merhametli bir tanrı görmüş gibi yalnız olanın halini, birbirlerinin yoluna çıkarır ışıklı iki ruhu. Tereyağından kıl çeker gibi olup biter her şey, bir çiçeğin yanından yürür gibi kurulur ilişki. Su gibi akar iki insan birbirine, birbirinde birikir iki kişi. İyidir. Çok iyidir böylesi. Akarlar birbirine… Küçük kavgalar edilir, sonra çaylar koyulur. Daha yarısına gelmeden bardağın, iki gövde birbirine dolanır, dolaşır. Bir çok şey konuşulmadan hallolur, iki insan birbirinde bir şahane film gibi kaydolur. Biri diğerinin yatakta kalan kokusuna sarılır, öteki berikinin çamaşırlarına yüzünü bastırır. Gün içinde aklına gelir biri diğerinin, diğeri ötekinin sesini duymak için bahaneler yaratır. Fakat… Ama… Ne olsa da işte… Niyeyse… İnsanın ancak yalnızken yapabileceği şeyler vardır. En pamuk şekeri aşkta bile insanın, sanki terk ettiği tek kişilik evinde, eski iç evinde özlediği bir şeyler kalır. Ve bu özlenenler içerisinde en içe işleyeni yalnızlık laciverdidir. Sabah gelen o 'hayret vakti'!Bazen yolculukta olur bu mavi. Sabaha kadar süren yolculukta, buğulu camda, yol yol akan camda, gün aydınlanır. Gece öyle bir döner ki sabaha, bir çocuk hayretiyle kalakalırsın. ‘Hayret vakti’ Bazen evde olur bu mavi. Sabaha kadar oturursun. Saat sana aittir nasılsa, kimse yoktur. Niyeyse oturmuşsundur sabaha karşı, evin ışıkları açıktır. 'Artık yatsam mı?' dersin, sıkıla sıkıla. Kalkarsın, evin ışıklarını söndürürsün ve…Evin içi kararınca, işte o anda camların dışı aydınlanır. Ne sabahtır o an ne de artık gece seni saklamaktadır. Camı açarsın, bir yalnızlık fotoğrafı olursun. Kederli gibi olursun, neşeli gibi ve sanki her şeyi anlar ve her şeyi içine sindirirsin. Sokağa bakarsın, tepende uçan sabah kuşlarına. Hayret edersin. Bu maviyi ne zaman görsen sanki ilk kez görüyor gibi hayret edersin… Sabah bu kadar mı güzel olur, her seferinde kendine bunu dersin. Biri varsa hayatında işte o maviyi niyeyse pek görmezsin. Yalnız insanlarındır o mavi, rahat bırak! Sen git yat ısıtılmış yatağa, sevdiğin ayaklarını ısıtsın. Bırak bari bu sabah mavisi yalnızlara kalsın. Yalnızlara kalsın…Ece TemelkuranTwitter: https://twitter.com/KamyonDergiFacebook: https://www.facebook.com/KamyonDergiE-mail: kamyondergi@gmail.comWeb: http://kamyon.co/
J.K. Rowling, Cadılar Bayramı'na özel yazacağı öyküde serinin en nefret edilen karakterlerinden Dolores Umbridge'e odaklanacakJ.K. Rowling, ünlü kitap serisi 'Harry Potter’dan Dolores Umbridge’i anlatacağı yeni bir hikaye yazdığını ve Pottermore isimli web sitesinde yayınlayacağını duyurdu. Cadılar Bayramı’na özel yazılan hikaye, 31 Ekim’de okurlara sunulacak.Rowling’in Sony Entertainment ile birlikte kurduğu ve Harry Potter üzerine yazar tarafından paylaşılan haberler ve ek içeriğin yer aldığı Pottermore adlı internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, hikayenin beşinci kitabı 'Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nda ortaya çıkan profesör Umbridge’in anlatılacağı hikaye bin 500 kelime uzunluğunda olacak.Yazar daha önce de aynı sitede şarkı söyleyen büyücü Celestina Warbeck ve Harry Potter’ın bir Quidditch maçını izleyerek yorumladığı kısa hikayeler yayınlayarak Potter hayranlarını sevindirmişti.Milliyet Sanat
Nasa'nın ürettiği bu seramik malzeme 2200°C sıcaklıkta bile dokunma olanağı veriyor. Fırından çıkan sıcak malzemenin dış katmanı hemen soğuyor ve içerisindeki sıcaklığın dışarı çıkmasını engelliyor. Nasa bu malzemeyi uzay mekiklerinin sıcaklığa dayanması gereken yerlerinde kullanmayı planlıyor.