onedio
'The Endless River' Pink Floyd'un Son Çalışması Olacak
50 yıllık efsane grup Pink Floyd, 'The Endless River' adlı yeni albümlerini önümüzdeki ay yayınlayacak. Ancak grup üyeleri bunun son çalışmaları olduğunu duyurdu.Gruptan Nick Mason ve David Gilmour , yeni Pink Floyd albümü hakkında BBC televizyonuna verdiği söyleşide, 'Kasım ayında yayınlanacak çalışmanın son albümleri olduğunu' söyledi. Her iki grup üyesi de 'The Endless River' albümünden sonra grubun yeni bir şarkı yayınlamayacağını belirtirken, Gilmour, 'Bu bizden duyacağınız son şey' dedi.Muhabirin 'Yayınlanmayı bekleyen başka şarkılarınız da var mı?' sorusuna 'Hayır' diye cevap veren Gilmour, 2008 yılında hayatını kaybeden Rick Wright ile yaptıkları bazı deneme kayıtlarını yeni bir solo albüm olarak yayımlayabileceğini şu sözlerle ifade etti:'İleride yayınlamayı planladığım solo albümüme Rick'in çaldığı sololara da yer vereceğim ama bu bir Pink Floyd albümü olmayacak.'Grubun 10 Kasım'da çıkması planlanan yeni albümünde 'Talkin' Hawking' adlı bir şarkı da bulunuyor. Bu şarkının bir kısmına ünlü fizikçi Stephen Hawking de eşlik ediyor.T24
Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la Dalga Geçti
Cem Yılmaz'ın son filmi Pek Yakında 'nın ilk 3 günlük gişe rakamı, beklentileri karşılayamadı. Vizyona girdiği ilk gün 62 bin kişinin izlediği filme, hafta sonunda ise 398 bin 864 kişi gitti. Cem Yılmaz, bu gişe rakamıyla da yaklaşık 4 milyon 820 liralık hasılat elde etti.Şimdilerde turne için ABD'de olan Cem Yılmaz'ın son filminin gişesi, ünlü komedyen kadar ezeli rakibi Şahan Gökbakar'ın da merak konusuydu. Recep İvedik 4 'le Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmine imza atan Şahan, gişe rakamlarını öğrenince sosyal medyadan Cem Yılmaz'la dalga geçti.Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la dalga geçtiŞahan Gökbakar, Instagram'da önce Güzide Kasacı'nın 'ha ha ha ha haay' videosunu sonra da şu mesajı paylaştı;'Bazen yaptigin ve canlandirdigin yuzlerce karakter arasindan bir tanesi efsane olur. Milyonlarca fanatigi,hastasi, seveni olur. O kadar buyuk bir ilgi duyulur ki sinemaya girdigi hafta sonu uzuuun kuyruklar olur, kapi pencere kirilir.1.7 milyona yakin seyirci 3 gunde (cuma,c.tesi,pazar) filmini izleyiverir. Sana rekor ustune rekor kirdirir. 7.5m seyirci seni zirveye tasir.Tabi hangi basari cezasiz veya belasiz kalmis ki? Baslarlar sana satasmaya,keyfini kacirmaya calisirlar,yapilan isi asagilamaya calisirlar,oynadigin tiplemeyi sana karsi kullanarak asagilamaya calisirlar, zeka seviyeni tartismaya acarlar, sadece oynadigin bir tiplemeyle senin entellektuel durumunu degerlendirirler, kalite seviyeni kafalarince belirlerler, kufurbazlikla, bayagi ve ucuz espriler yapmakla suclarlar. Bunlari duymazsin, cevap vermez gecer kendini sevenlerine emanet eder yurursun, bu sefer senin sevenlerine oynarlar. Seni simarik, sonradan gorme, paranin bozdugu, bi tarafi havalanmis gibi gostermeye calisirlar..Zor yani anliycaginiz... Iste yillardir sizlerin varligi, sevgisi ve destegi sayesinde butun bu dikenlere basmadan yuruyorum. Tek amacim var, tek. GULMEK,GULDURMEK.Sizler istediginiz surece de devam edecegim.Zor ama deger....Sevgilerimle...'
Conchita Wurst Avrupa Parlamentosu İçin Söyledi
2014 Eurovision Şarkı Yarışması’nın kazanan Conchita Wurst, Brüksel’de Avrupa Parlamentosu üyelerine konser verdi.Parlamento binasının önünde düzenlenen ayrımcılık karşıtı etkinlikte sahne alan Wurst, konserden önce yaptığı 15 dakikalık konuşmaya “Ben siyasetçi değil, sanatçıyım” diyerek başladı, tolerans ve saygı mesajı verdi.Avusturya Yeşiller’i başkan yardımcısı Ulrike Lunacek’in önerisiyle davet edilen Wurst'u, AP vekilleri, stajyerler, ziyaretçiler ve konseri görüp gelen vatandaşların oluşturduğu 2 bin kişi dinledi.Conchita Wurst konserin ardından parlamento binasını ziyaret etti.Sağ kanattan Almanya İçin Alternatif (AFD) partisinden Beatrix von Storch’un “Kadın kıyafeti giymiş bir erkeğin şarkı söylemesini konuşuyoruz. Yüz yüze olduğumuz problemler karşısında bunu konuşmanın abartılı olduğunu düşünüyorum. Eşcinsellere saygı gösteriyoruz, bununla ilgili artık bir sorunumuz yok. Ama eşcinsellerden, biseksüellerden, transseksüellerden bahsetmeye devam ediyoruz” cümlesiyle karşılaşan Wurst, eleştirileri önemsemediğini söyledi.Bianet
Reklam
Yönetmen Ghobadi'den Davutoğlu'na Kobani Mektubu
Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, Irak Şam İslam Devleti’in (IŞİD) Kobane saldırılarına ilişkin Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mektup gönderdi. Ghobadi mektubunda “Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için” dedi.Bahman Ghobadi’nin mektubundan bir bölümü yayımlıyoruz;“Sayın Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı,Ülkenizin bir kaç adım ötesinde son on senenin en kötü havadisleri yaşanıyor, aynı zamanda siz başbakan görevi ile üstlendiniz. Hiç şüphesiz ki sizin siyasi geleceğiniz bu trajedi ile bağlanmış durumda. Evet, bu Kobane ve Kobane’nin ezilen Kürtleri hakkında, ve size bu mektubu yazar iken, yüzlerce Kürt erkek ve kadın onurlarını kendi ellerine alarak Kobane’yi metre metre savunuyorlar.YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR...Unutmayın ki Kürtler coğrafi olarak birleşik değil ve birbirlerine uzak olabilirler ama, tek ruhları vardır ve o ruhun parçaları bir yerdedir. Kobane’nin Kürtleri insan, ve sizin komşunuz, onların gelecekleri sizin ve diğer insanların geleceklerinden ayrı değil. Kobane’ye yardım etmek insanlığa yardım etmektir, kendinize yardım etmektir. Sayın Davutoğlu,Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için...”NİKOLAİDİS: KOBANE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR2011 yılında yayımladığı Sin (Günah) adlı romanıyla Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nü kazanan ve geçtiğimiz günlerde Kıyamet adlı romanının yayınlanmasıyla Türkçe okuruyla da buluşan yazar Andrej Nikolaidis, Kobane için bir açıklamada bulundu. Yazarın açıklaması şöyle:“Ben Saraybosna’da doğdum, 4 yıl süren bir kuşatmaya karşı yaşam savaşı vermiş bir kent. Kuşatma altındaki başka bir Bosna kenti olan Srebrenitsa’da soykırımda katledilenlerin yasını tuttum. Srebrenitsa’ya yaklaşan Radovan Karadziç’in ordusunu hatırlıyorum, tıpkı şimdi Kobane’nin büyük bölümünü ele geçiren IŞİD gibi. Benim en büyük korkum NATO nezdinde Kobane halkının IŞİD’in kabul edilebilir –meşru kurbanları olarak görülmesidir, tıpkı Bosna’da Srebrenitsa halkının BM barış güçlerince kabul edilebilir- meşru kurbanlar olarak sayılması ve Karadziç’in tetikçilerinin ellerine bırakılması gibi...Politik duruşumuz ve özellikle etnik ya da dinsel kimliğimiz Kobane söz konusu olduğunda bakış açımızı asla bulanıklaştırmamalı. Çok basit! Kobane’nin yurttaşları çok güçsüzler ve son derece acımasız ve güçlü bir düşmana karşı yalnız bırakılmış durumdalar. IŞİD durdurulmalıdır. Kobane yalnız bırakılmamalıdır.” Evrensel
Instagram'da Mutlaka Takip Etmeniz Gereken Türkiye'nin En İyi 13 Foto Muhabiri
Herkesin içinde az da olsa sanatçı ruhu olduğunu kanıtlayan Instagram'a, gün içerisinde birbirinden farklı binlerce fotoğraf düşüyor. Tatiller, doğum günleri, barlar, sokaklar, yemekler, arkadaşlar, evcil hayvanlar hatta son zamanların favorisi 'Selfie'ler ve daha binlercesi... Bunlardan bir kısmı da aslında gazetelerde, dergilerde fotoğraflarını görmeye çok alıştığımız foto muhabirlerinin kişisel hesaplarına ait. İşte basılı yayında olduğu kadar Instagram'da da göz zevkimize hitap etmeyi başarmış ünlü foto muhabirleri ve onların Instagram hesapları;NOT: Sıralama rastgeledir.
Reklam
Bir Hamburger İçin Ne Kadar Toprak Lazım?
Bir hamburger yapmak için 3,5 metrekareden fazla toprak lazım. Bir kilo sığır eti üretmek için 15,500 litre su gerekiyor. Aynı miktarla 12 kilo buğday ya da 118 kilo havuç üretmek mümkün.
Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Komik 10 Filmi
Sinema tarihinin en eski türlerinden olan Komedi Filmleri aslında gündelik hayatın sıkıcılığına ve durağanlığına biraz olsun neşe katmak için güzel bir fikir olarak gözükse de, bazı filmler sadece bundan ibaret değil.Aşağıda sizler için listelediğimiz Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi; sadece basit birer güldürü olarak düşünemeyeceğimiz, yaşı yetenlerin hafızalarından hiç çıkmamış sahneleri ile, yeni izleyecek olanlarımızın ise hiç unutamayacağı hatıralar ile eminim ki üzerinizde çeşitli izler bırakacak. Şimdi sizleri daha fazla bekletmeden en komik filmleri güzel bir liste ile tanıtalım..
Enerji Devriminin Öncüsü: Mavi LED
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
Reklam
TÜBİTAK'ın Beğenmediği Proje Dünya Birincisi Oldu
etiket
Özel MEF Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi İlayda Şamilgil, “First Step To Nobel Prize In Physics” yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek dünya birincisi oldu. Daha önce TÜBİTAK’ın yarışmasına da gönderdiği projenin, burada dereceye giremediği öğrenildi. İlayda Şamilgil, Polonya’da bu yıl 22’ncisi düzenlenen yarışmaya, üzerinde 1 yıldır çalıştığı “Sıvılardaki Su Oranını Mıknatısla Ölçebilen Ucuz, Hızlı ve Taşınabilir Bir Sistem” adlı projesi ile katıldı. Şamilgil, fizik alanında dünyanın en prestijli fizik proje yarışması olarak kabul edilen yarışmanın dünyaca ünlü akademisyenlerden oluşan jürisinden tam puan aldı.BULUŞ NE İŞE YARAYACAK?Şamlıgil, “Bu projede suyun manyetik özelliğinden yararlandım. Suyun içine bir mıknatıs yerleştirdiğinizde suyun üzerinde gözle görülemeyecek deformasyonlar oluşur. ‘Ne kadar deformasyon varsa o kadar su olur’ tezinden yola çıkarak yaptığım deneylerde sonuca ulaştım” dedi. Buluşunun tarım ve gıda endüstrisinde rahatlıkla kullanılabileceğini düşünen Şamilgil, buluşu sayesinde günlük hayatta tükettiğimiz süt, meyve suyu ve benzeri sıvıların içindeki su miktarının kolayca tespit edilerek kalite-fiyat dengesinin kurulmasına yardımcı olacağını söylüyor.NOBELE İLK ADIMİlayda’nın kısa öğrencilik hayatı başarılarla dolu. Geçen yıl İstanbul’daki bazı metro istasyonlarında kanserojen radon gazı ölçümü yapan İlayda Şamilgil, topladığı verileri İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sunmuş. Öğretmenleri, İlayda’nın Stanford Üniversitesi’ne kabul edileceğine inandıklarını söyledi.Serkan AKKOÇ / HT GAZETE
Reklam
Birgül Oğuz, AB Edebiyat Ödülü'ne Değer Görüldü
Öykü yazarı Birgül Oğuz, 2014 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen 13 yazardan biri oldu. Avrupa'da gelişme gösteren yeni yazarlara verilen ödülün sonuçları dün Frankfurt Kitap Fuarı'nda açıklandı. Kazananlara ödülleri 18 Kasım'da Brüksel'de düzenlenecek törenle takdim edilecek. Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen yazarlara ayrıca 5 biner Euro veriliyor.Bu yılki ödüle Birgül Oğuz'un yanı sıra Ben Blushi (Arnavutluk), Milen Ruskov (Bulgaristan), Jan Nemec (Çek Cumhuriyeti), Makis Tsitas (Yunanistan), Oddny Eir (İzlanda), Janis Jonevs (Letonya), Armin Öhri (Liechtenstein), Pierre J. Mejlak (Malta), Ognjen Spahic (Karadağ), Marente de Moor (Hollanda), Ugljesa Sajtinac (Sırbistan) ve Evie Wyld (Birleşik Krallık) de layık görüldü.Birgül Oğuz 1981’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitenin Kültürel İncelemeler yüksek lisans programından 'Oğuz Atay’da Yazarlık Kurumunun İflası ve Edebi İntihar' başlıklı teziyle mezun oldu. Çok sayıda öykü, deneme ve çevirisi edebiyat dergilerinde yayımlandı. Tiyatro Oyunevi tarafından 2009 yılında sahnelenen Beklerken ’in prova süreçlerine dahil olarak oyunun yazımı ve dramaturjisine katkıda bulundu. İlk öykü kitabı Fasulyenin Bildiği ile 2007 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü aldı. Şu anda Nazım Hikmet Akademisi Edebiyat Bölümü’nde metin analizi ve Avrupa romanı dersleri veriyor. Ayrıca, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’nin editörlüğünü yapıyor ve İstanbul’da yaşıyor.Sabitfikir
Reklam
Bilim, Kansere Karşı Başlattığı Savaşı Adım Adım Kazanıyor
Tıbbi gelişmelerin hızla arttığı çağımızda, en çok sorulan sorulardan birisi 'eğer bilim ve tıp bu kadar geliştiyse, neden insanlar hala kanser yüzünden ölüyor?' oluyor. Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık, fakat bir o kadar da kesin: Bilim, kansere karşı başlattığı savaşı kazanmak üzere.
Yayından Kaldırılmasına Anlam Veremediğimiz 25 Dizi
2517 yılında bir uzay gemisinde görev alan 9 kişinin maceralarını anlatan, Joss Whedon imzalı dizi bir çok kesim tarafından TV tarihinin en iyi bilim-kurgu dizisi kabul edilmesine rağmen 14. bölümün sonunda yayından kaldırıldı. Dizinin Serenity adlı bir devam filmi de bulunmakta.
'Klasik Müzik Tarihindeki En Cömert Bağış'
Dünyanın en prestijli orkestralarından 1842 yılında kurulan Viyana Filarmoni Orkestrası, tüm arşivini dijital platforma aktarıyor. Görüntülerde bir zamanlar aralarında Nazi Partisi mensuplarının da bulunduğu orkestra üyeleri de var.Viyana Filarmoni Orkestrası, arşivlerini 1 milyon Dolar karşılığında dijital platforma taşımaya karar verdiğini açıkladı. Orkestra yönetimi tarafından yapılan açıklamada, aktarım için gerekli bağışın Birgit Nilsson Vakfı tarafından yapıldığı ve bunun dünya klasik müzik tarihinde yapılmış en cömert bağış olduğu belirtildi. Üyeleri tamamen erkeklerden oluşan ve kendi seçim sistemine, kendi yönetim şekline sahip, tamamen bağımsız bir orkestra olarak birlikte çalışacağı solistleri kendi seçen Viyana Filarmoni Orkestrası, bir dizi değişikliğe de gideceğini açıkladı.Eski defterler açıldıkça da Viyana Filarmoni Orkestrası'nın tarihine dair mevcut bilgiler tazeleniyor, yeni bilgiler de açığa çıkıyor. Arşivinde Bruckner, Brahms gibi büyük bestecilerin eserlerinin ilk seslendirilişinin, el yazılarıyla yazdıkları kompozisyonların, çok değerli enstrümanların yanı sıra, aralarında Nazi partisine kayıt olmuş orkestra üyelerinin de hikayeleri bulunuyor. Ayrıca Nazi partisinin propaganda yıllarının da Viyana Filarmoni'ye yansımaları yine orkestra arşivi içerisinde yer alıyor.Özellikle 1938-1944 yılları arasında Hitler ve Goebbels etkisinde programlar hazırlayan orkestranın tarihinde 1939 yılı önemli bir tarih. Geleneksel yeni yıl konserinde Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels lehine coşkulu tezahüratlar yapılmıştı. Ayrıca 1942 yılında, orkestranın kuruluşunun 100. yılını kutlama konserinde çalanların yarısı Nazi partisi üyesiydi.Yıllardır arşiv girişleri sıkı sıkıya denetlenen ve çok sınırlı sayıda insana izin verilen Viyana Filarmoni Orkestrası, tarihini bu bir milyon Dolarlık bağışla dijital platforma taşıyarak, bir tür şeffaflık da elde etmiş olacak. Konuyla ilgili orkestra başkanı Andreas Grossbauer'in yaptığı açıklamada ise şu anki arşiv bölümünün çok küçük olduğuna değindi, 'Değişmek ve dijital arşivimizi oluşturarak öğrencilere ya da öğrenmeye gelen herkese Viyana Filarmoni'nin tarihini açmak istiyoruz' sözleriyle de katı kuralları ile bilinen Viyana Filarmoni Orkestrası'nın bir değişim sürecine girdiğinin de altını çizdi.Reuters, Al Jazeera
Reklam