Bilim insanları robotlara YouTube videoları izleyerek nasıl eşya kullanacaklarını öğreten yeni bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen sistem sayesinde robotlar YouTube'daki yemek pişirme videolarını izleyerek aynı hareketleri öğrenebilecek.ABD'li ve Avustralyalı araştırmacılar, robotların çeşitli teçhizat ve eşyaları kullanmalarını sağlamak için YouTube videolarından yararlanıyor. Yapay zeka alanında geliştirilen yeni yöntem, robotların sadece video izleyerek nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğrenmelerini sağlıyor.Maryland Üniversitesi ve Avustralya araştırma merkezi NICTA tarafından yapılan çalışma, yapay zekanın derin öğrenme adı verilen alanına odaklanıyor. Geliştirilen yöntem, ses ve görüntü gibi girdilerden elde edilen verileri yapay sinir ağları olarak adlandırılan eğitim sistemlerinde bir araya getiriyor. Toplanan bilgiler sisteme sunuluyor ve ortaya çıkan tepkilerden sonuçlar çıkarılıyor.Yapay Zeka Gelişimi Birliği'nin bu ay düzenlenecek konferansında sunulacak olan sinir ağları, robotun elini nesneleri kavrayabilen bir nesne olarak algılamasını sağlıyor. Robot böylece spesifik nesneleri tanımlayabiliyor aynı zamanda nesne ve eli içeren eylemleri anlayabiliyor.Modelin geliştirilmesi için, robotlara YouTube'da yer alan 88 yemek pişirme videosundan veri seçildi. Ardından robotların uygulayabileceği komutlar hazırlandı.Araştırmacılar, ilk modelin ardından ileride internetteki videoları izleyerek kendilerini geliştirebilen akıllı robotların yapılmasını amaçlıyor. Elde edilecek başarı, yapay zekanın kendi kendine öğrenme yeteneğini de artırabilir.Kaynak: Al Jazeera
Kocaman bir kalp. Kocaman bir mide. Ve kocaman bir bela! İsmi Beethoven olan küçük bir köpek yavrusu, başlarına geleceklerden habersiz olan Newton ailesi ile birlikte yaşamaya başlar.
1861 yılında doğan Morgan Robertson, gençliğinde denizcilik de dahil birkaç meslek icra eder. Daha sonraları işini bırakan Robertson, yazar olmaya karar verir. İlk yazılarından onu mutlu edecek kadar para kazanmayı da başarır. Yeni bir deniz romanı yazmak isteyen Robertson, 1897 gecesi bir romana başlar ve inanılmaz tesadüfün (!) temellerini atar. Kitabının adını ''Titan Kazası / Nafile'' olarak belirleyen Robertson, Titanic batmadan tam 14 yıl önce yazdığı romanında Titanic'in adeta kehanetini yazmıştır. İşte korkunç benzerlikleriyle Titan-Titanic Kazaları
Ünlü Hollywood filmlerinin Türk versiyonlarını çokça yaptık, bir de bizim ünlü yapımlarımızı Hollywood'a uyarlayalım dedik. Bakalım ortaya nasıl sonuçlar çıkmış.
Spartalılar hırsızlığı değil, yakalanmayı cezalandırırmış. Biz de kendimizce yeni bir metot bulduk, hırsızlık yapanı ilk önce bir tartıyoruz. Kimin nesidir, ne iş yapar, kimlere yakındır ölçüyoruz ondan sonra baktık dişimize dokunuyor cezalandırıyoruz. Yok efendim kendisi şöyle biraz pazulu, güçlü bir adamsa salıyoruz gitsin. Allah muhafaza başımıza dert olmasın. Hatta kendisini televizyon kanallarına çıkartıyoruz ki alem bu şanla, şerefle dolu vatandaşı görsün, hepimize emsal olsun. Yazık ki bu yeni 'metot' dünyada pek karşılık bulmuyor. Eski kafalı bir takım adamların yönettiği muhataplarımız cart diye hırsızlığı cezalandırıyor. Ona rağmen, memleketlerinde meşhur olmuş, herkesin bakıp hikayelerini anlattığı hırsızlar yok mu? Elbette var. Listeledik.
Middle Earth (Orta Dünya) 'ün mekanları bilgisayar efektsiz, tamamen doğal haliyle karşınızda.''Yüzüklerin Efendisi'' ve ''Hobbit'' serisi için kullanılan bütün dış mekanlar, serilerin yönetmeni Peter Jackson'ın da ülkesi olan Yeni Zelanda'da çekildi. İşte bizi bir kez daha Orta Dünya serüvenine çıkaracak, o müthiş mekanlar;
Geleceğe Dönüş'te kahramanlarımız Marty McFly ve Dr. Emmett Brown zaman makinesiyle 1984 yılından 31 yıl sonrasına, yani 2015 yılına gitmişlerdi. Peki 30 yıl önce 2015`te ne bekliyorduk, ne bulduk?
Dünya genelinde ki en büyük hikaye paylaşma platformu olan ve okurları yazarlarla ortak bir ağda buluşturma şansı veren Wattpad' da ki 5 şeçmece kurgu.
Türkçe Rap denildiğinde aklınıza hızlı hızlı söylenen, ne söylenildiği anlaşılmayan, saçma sapan reklamlarda ve programlarda kullanılmış alt yapılar ile birlikte rapçiler mi canlanıyor? O zaman siz bir RAP cahilisiniz.Çünkü Türkiye'de her mc'nin yolunun geçtiği 'underground' kültürü böyle bir şey değil. İşte şimdi size meclis kürsüsünde söylenemeyecek kadar sert, reytinge bağlı tvlerin sahtekârlığı kadar gerçek, sokakta anlattığınızda aynı fikirde olabileceğiniz onlarcasını bulabileceğiniz bir kavga sunuyorum!Dikkat: Dozaj, şarkının sayısına göre artmakta.Ben yunusemresahinoglu, lafı fazla uzatmadan play tuşuna basıyoruz.
Daha önce de galerisine yer verdiğimiz Michael Grab isimli sanatçının icra ettiği çok ilginç ve kendine hayran bırakan taş dengeleme sanatını izliyoruz...
Bazıları bira yapımını sanat olarak görür; fakat geniş çaplı üretim söz konusuysa orada bilim devreye girer.İster hevesli bir amatör, ister ünlü bir bira üreticisi olsun asıl olan şey ürünün bilimsel analizini yapmak ve gerçekleşen kimyasal tepkimeleri anlamaktır.Bira yapımında, özellikle büyük uluslararası bira markaları açısından daha fazla geçerli olmak üzere, biraya her yerde ve her zaman aynı tadı vermek büyük önem taşır. Bunu sağlamak da bira mayasının aynı özellikte olmasına bağlıdır. Maya örneği dondurulup saklanır ve birkaç ayda bir çoğaltılarak yeniden kullanılır.
Bir kağıt 7‘den fazla katlanmaz diye bilgi içeren yazılara denk gelmişsinizdir. A4 boyutlarında bir dosya kağıdından bahsediyorsak evet bu varsayımın doğru olduğu söylenebilir. Ama yeterli büyüklükte bir kağıt ve bolca zamana sahipseniz , belli bir kalınlığa ulaştığında hala 2'ye katlayabilecek kadar gücünüzde varsa katlamaya devam edebilirsiniz. Bu varsayımdan yola çıkarak aşama aşama katlanan kağıdın kalınlığı göreceğiz.
NASA bilim insanları Güneş Dinamikleri Gözlemevi’nden (SDO) güneşin üç yıllık gözlemlerinin verilerini birleştirip mükemmel bir video oluşturdular. Videoda Güneş’in her günü için 2 resim kullanılarak 1095 günü içeren üç dakikalık bir video oluşturdular. Videoda rastgele günaş patlamalarının olduğunu ve Güneş Maksimimu denilen Güneş patlamalarının en fazla olduğu zamanlara gelindiğinde bu patlamaların daha da arttığını gözlemleyebilirsiniz
İrlandalı ünlü U2 grubunun solisti Bono Kasım ayında New York’ta geçirdiği ve kolunu altı yerden kırdığı bisiklet kazasının ardından bir daha hiç gitar çalamayabileceğini söyledi. Grubun internet sitesinde 2014′ü değerlendiren bir yazı yayınlayan Bono, “korkunç kaza” olarak tanımladığı olaydan bu yana rahat hareket edemediğini söyledi. Bono bununla birlikte U2′nun 2015 turnesi öncesinde tam olarak iyileşmek için elinden geleni yaptığını belirtti.54 yaşındaki İrlandalı sanatçı kazada hem kolunu kırmış; hem de el tarak kemiğini, kürek kemiğini ve göz çukurunu çatlatmıştı. Bono hayranlarına hitaben yazdığı yazıda, “Artık dirseğim titanyumdan” dedi.TAHMİN ETTİĞİMDEN DAHA ZORİyileşme sürecinin Tahmin ettiğinden daha zor geçtiğini belirten Bono, “Size bu satırları yazarken bir daha gitar çalıp çalamayacağımı bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Kazanın ardından Bono’nun yatırıldığı hastaneden “Çok yüksek hızla giderken başka bir bisikletliyle çarpışmış” açıklaması gelmişti. Bono iyileşmeye odaklanabilmek için 2015′in ilk yarısı için planlanan tüm etkinlik katılımlarını iptal ettiğini açıkladı ve “Zamanı kendi kendime şarkılar mırıldanarak geçireceğim” dedi.
Müzik dünyasını maalesef en az 10 sene geriden takip eden ve popüler kültürün kurbanı bir müzik piyasasına sahibiz milletcek. Feci yetenekli gruplarımız var, çok önemli etkinlikler de yok değil. Güzel şeyler oldu 2014’te ama gelin biz bakalı bu sene kimler gelmiş, hatta ağırlığı gecikmeli gelenlerden oluşan 2014 misafir listemize bir bakalım.
Herhangi bir bilimsel araştırma ile ispatlanmış olmasa da, herhangi bir yolla ölçmek mümkün olmasa da erkek milletinin ortalama 7-10 saniyede bir seks düşündüğü kabul görmüş bir gerçek. Belki bu şüyuu vukuundan beter bir durumdur bilemem ancak erkeklerin 7-10 saniyede bir seks düşündüğü bir dünyada yaşamanın bir takım zorlukları olduğundan eminim. İşte o zorluklar!!Gerçi burada yazdıklarımız, bu içeriği okuyan hiçbir erkeğin yaşamadığı şeyler. Biz diğer erkeklerden bahsediyoruz. Eminiz ki siz hep bilim, hep kültür, hep sanat düşünüyorsunuz.
Türkiye’de değerler eğitimi ilk kez 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş tarafından yayımlanan bir genelge ile uygulanmaya başladı. Genelgede, öğrencilere yaptırılması istenen etkinlik örnekleri arasında, “rol model olma”, “karşılıklı güven, hoşgörü ve dürüstlük ilkeleri”, “sınıf içinde uyulması beklenen davranışlar listesi”, “yardım organizasyonları, doğum günü ve özel günlerde etkinlikler düzenlenmesi” gibi konu ve faaliyetlere yer verildi. Eğitimin içeriği ise illerde oluşturulan, “değerler eğitimi komisyonlarının” yetkisine bırakıldı. Bu kapsamda, illerdeki komisyonlar, yıl boyunca işlenecek değerleri ve zamanlarını belirleyip örnek yıllık plan hazırlayarak okullara gönderdi. Okullar da örnek plan çerçevesinde kendi planlarını hazırladı. Bu nedenle değerler eğitimi bugüne kadar, komisyonların oluru ile her okulda farklı konu başlıklarında farklı şekillerde uygulanabildi.MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Hizmet Vakfı arasında geçen temmuzda imzalanan protokol ile değerler eğitimi uygulamasına yeni bir yön verildi. Protokol uyarınca MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “değerler eğitimi” seminer konularını içeren 39 sayfalık kitapçık, Genel Müdür Mustafa Kemal Biçerli imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderildi.Türkiye’deki tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarındaki öğrencilere seminer şeklinde verilmesi planlanan değerler eğitimi için bakanlık dokuz konu ve bunların alt başlıklarını belirledi. Bu başlıklar arasında, “Sabır”, “Hastalık ve musibetin anlamı”, “Bir hayat gerçeği: Ölüm ve ötesi”, “İnancın bireysel ve toplumsal hayata etkileri”, “Dua ve ibadetin hayatımızdaki yeri”, “Ramazan ayı ve oruç”, “Peygamber sevgisi” gibi konular yer aldı. Kitapçığın gönderildiği birçok kentte seminerler verilmeye başlandı.daha fazla...Peki yeterli mi? Biz de üzerine basıp geçtiğimiz bir ot, karınca, taş parçası olabilecekken insan olmuşuz.Evlerimizi, yuvalarımızı İslami ölçülerle ve imanın ışığında kurduğumuz takdirde yuvalarımız bir cennet köşesi, saadet ve huzur bahçesi olur.Zaman ve şartlar müsait olunca çocuklarını dini ölçülere uygun bir şekilde evlendirmek anne ve babaların çok önemli vazifelerinden biridir. Dininden ve ahlakından razı olduğumuz bir kimse kızımıza ve oğlumuza talip olursa, ‘Kolaylaştırınız, güçlük çıkarmayınız’ hadisiyle amel etmeliyiz.Avrupa modası yüzünden, yuva kurarken yapılan israflar ve ölçüsüzlükler yüzünden müminlerin dünya ve ahiret hayatları tehlikeye düşmektedir.Gibi konular gençliğe değerler aşılamak için kafi mi? Değil elbette, ama her şeyi devletimizden beklememeliyiz. Bunun için biz de Onedio ekibi olarak Değerler listesine eklenebilecek bazı alternatif maddeler belirledik. Eminiz ki Milli Eğitim Bakanlığımız bunları dikkate alacak, yeni neslin eğitiminde bu konulara da yer verecektir.