onedio
18. Yaşını Dolduran Her Türk Gencinin Dinlemesi Gereken 8 Rap Şarkısı
18. Yaşını doldurdunuz, muhtemelen aktifliğinizin zirvesinde ya da diplerindesiniz. Sizi harekete geçirecek şeyler arayışındasınız. Birçok şeyin farkında olduğunuzu zannediyorsunuz. Gençliğiniz de karşılaştığınız sıkıntıları, dünyada ki savaşları, hastalıkları, politik olayları hayretle izliyor ve muhtemelen çok bilinçli bir şekilde yorumladığınızı ya da bunlara anlam veremediğinizi düşünüyorsunuz. İşte size birkaç konuda yol gösterecek ve gerçekleri gerçekten RAP Müziği şeklinde size sunan Türk MC'lerin 8 mükemmel parçası.
Yeni Nesil Zırhlar Grafenle Güçlenecek
Dünyanın en ince ve sağlam maddesi grafen üzerinde yapılan yeni araştırmalar, grafen ile üretilecek zırhların kurşunları çok iyi yavaşlatabileceğine işaret etti.ABD'nin Rice ve Massachusetts üniversiteleri tarafından yapılan araştırmada, grafen ile üretilecek yeleklerin mermileri durdurma konusunda çelik veya Kevlar'dan daha başarılı olacağı ifade edildi.Massachusetts Üniversitesi Mekanik ve Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden JHae-Hwang'ın başını çektiği araştırmada, silika kürelerinden oluşan mermiler, ince ve neredeyse şeffaf saf karbon levhalara ateşlendi. Gerçekleştirilen küçük ölçekli balistik denemeler, grafenin mermileri yavaşlatma konusunda çelik ve Kevlar zırhlara kıyasla daha başarılı olacağına işaret etti.BBC'de yer alan habere göre, deneyde kullanılan yüzeyler petek şeklinde dizilen tek atomlardan meydana geliyor. İnce, dayanıklı esnek olan materyal, aynı zamanda ısıyı ve elektriği etkin bir şekilde iletiyor. Lee ve ekibi, deneylerde lazerler kullanarak 'mikro mermilerin' kalınlığı 10 ila 100 birim arasınde değişen levhalardan geçişini izledi ve ortaya çıkan kinetik enerjileri karşılaştırdı.Yeni nesil zırhlar üretilebilirDeneyde, grafenin mermilerin çarpmasının ardından koni şeklini aldığı ve enerjiyi birçok yönde dağıttığı ifade edildi. Lee, çeliğe oranla grafenin enerjiyi 8-10 kat daha iyi emdiğini ancak etki alanının daha fazla olduğunu belirtti.Science yayımlanan araştırmada, mikro ölçekli mermilerin kullanıldığı deneyde silah namlusu veya barut yer alamayacağı için lazer yöntemine başvuruldu. Silika mermiler, lazer atışlarıyla oluşturulan gazların etkisiyle saatte 3500 km'yi aşan hızlarla grafen levhalara ateşlendi.Trambolin gibi bir şekil alarak merminin etkisini ters yöne dağıtan grafen, çeliğin yaklaşık 10, mevcut kurşun geçirmez yeleklerde kullanılan Kevlar'ın ise 2 katı daha iyi direnç gösterdi. Grafenin bu özelliği, materyalin aşırı sert ve aynı zamanda son derece düşük kütleli olmasından kaynaklanıyor. Grafen bu sayede çok hızlı hareket ederek mermi kadar süratli bir nesnenin enerjisini bile yayabiliyor.Bilim insanları, araştırmaların devamında düşük maliyete çok daha güçlü zırhlar üretilebileceğini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
'Meyve Suyu İçmeyin'
'Süpermarket tipi beslenme bağırsaklardaki yararlı bakterileri azaltıyor, doğal beslenmeye önem verilmeli'Türk Gastroenteroloji Derneği(TGD) tarafından düzenlenen Uluslararası katılımlı 31. Ulusal Gastroenteroloji Kongresi, Antalya Belek’te gerçekleştirildi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Şentürk, süpermarket tipi beslenmenin bağırsaklardaki bakterileri azalttığına dikkat çekerek, doğal beslenmeye önem verilmesini istedi ve ' meyve suyu içmeyin, meyve yiyin' önerisinde bulundu.'Kafa karıştıran diyetlerden uzak durulması gerek'Cumhuriyet'te yer alan habere göre, Prof. Dr. Şentürk, sık sık gündeme gelen ve kafa karıştıran diyetlerden uzak durulması önerisinde bulunarak, son zamanlarda sıkça gündeme gelen diyetlerin spekülatif olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şentürk, 'Onu yemeyin, bunu yiyin. Bunların sonu gelmez. Acıkınca yiyorsanız, karnınız doyduğu zaman sofradan kalkıyorsanız ve hep hareket halindeyseniz sorun yok ama bunları yapmıyorsanız Karatay ya da başka diyet önerilerinin eline düşeceksiniz” diye konuştu.'Çok lezzetli gıdadan uzak durun'Kilo alımında en büyük etkenin hareketsiz yaşam olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şentürk, 'Organizmanın şişmanlığa karşı koruyucu bir önlemi yok. Elini uzattığınız her yerde kalorili gıda bulacağınız yer var. Acıkınca yemiyoruz. Masaya oturduğumuz zamana iyi yiyoruz. Beslenme ile  ilgili sorunu kilolu insanlar yapıyor. Beslenme ilgili çok çeşitli reçeteler, çok spekülatif reçetelerdir. Ekmek yemeyin, zeytinyağı yiyin, tereyağı yemeyin türü benzer spekülasyonların sonunun gelmesi mümkün değil. Günümüzde tereyağı yemek doğru değil. Çünkü günümüzde çok oturuyoruz. Yani aslında bir eski deyim var. ‘Kendinizin doktoru olun.’ Eğer acıkınca yemek yiyorsanız sıkıntı yok, fakat gözünüz doyuncaya kadar yiyorsanız sıkıntı vardır.  İnsanı algılama organları kendisini yanıltabiliyor. Doğal bir sebze ve meyve için bunu söyleyemeyiz tabi ama onun haricinde aldığınız gıda çok lezzetliyse zararlı demektir. Aldığınız gıdanın şekeri, tuzu az derseniz o sağlıklıdır. Çok lezzetli gıdadan uzak durun' şeklinde konuştu.'Ya doğal yiyeceğiz, ya hacmi küçülteceğiz'Gıdalara konulan katkı maddeleriyle ilgili de önemli bir açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Şentürk, 'Ben meyve suyu içmem, meyve yerim örneğin. Herkese her şeyin doğalını öneririm, ancak günümüz beslenme sisteminde doğal gıda alabilmek pek mümkün değil. Aldığımız birçok gıdada katkı maddesi var maalesef. Bunlardan kaçamayacağımıza göre hacmini azaltacağız. Çok fazla tüketmeyeceğiz. Örneğin her gün yarım kilo yemek zorunda değiliz. Her şeyi ölçüsüyle tükettiğiniz sürece içinde kanserojen madde bile olsa size çok fazla zararı olmaz' dedi.'Vücudumuzda kilolarca bakteri var'TGD İkinci Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Şentürk, dünyada toplumsal refah arttıkça gastrointestinal sistem hastalıkların (reflü, irritabl barsak hastalığı) da arttığını, yeme alışkanlıklarının değişmesi, artan stres, kanserojenlerle temasın çoğalmasının irritabl barsak hastalığı gibi fonksiyonel, pankreas, kolon tümörü gibi organik hastalıkların görülme sıklığını arttırdığını söyledi. Prof.Dr. Şentürk, Türkiye'de, dünyada uygulanan tüm minimal endoskopik tedavilerin uygulanabilir hale geldiğini de vurguladı.Barsaklarda kilolarca bakteri bulunduğunu ifade eden Prof.Dr. Şentürk, 'Bunların sayıları ve çeşitliliği vücudumuzdaki hücrelerden kat kat fazla. Artık insan kendi hücreleri ve bağırsaklarında bulunan bakterilerle birlikte bir süper organizma olarak kabul ediliyor ve barsak bakterilerinin vücudumuz  kadar önemli olduğu kabul ediliyor. Bağırsak bakterileri çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişmesinde önemli bir faktör olduğu gibi erişkinde de, şişmanlık ve şeker hastalığı gibi metabolik olaylarda önemli bir rol oynuyor. Aynı zamanda bağırsak bakterileri, hassas barsak sendromu ve iltihabi barsak hastalıkları gelişiminde de etkili olabiliyor. Süpermarket tipi beslenme sonucunda bağırsak bakterilerinin çeşitliliğinin azalması çeşitli hastalıklara yol açabiliyor' dedi.'Karaciğer yağlanmasının temel nedeni aşırı beslenme ve egzersiz azlığı'Karaciğer dokusu içindeki yağ oranının sağlıklı koşullarda yüzde 5’ten az olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Şentürk, '9-10 kişiden birinde karaciğer yağlanmasını görüyoruz. Bu oran, yağlanmanın derecesine bağlı olarak yüzde 90’lara kadar çıkabilmektedir. Karaciğer yağlanmasının temel nedeni, çoğunlukla, aşırı beslenme ve egzersiz azlığı, seyrek olarak da yüksek derecede alkol alımı ve genetik hastalıklardır. Alınan yağlar ve şeker yakılarak tüketilmedikleri taktirde karaciğerde yağ birikmesine yol açmaktadırlar. Karaciğerde yağ birikmesinin uzun süre devam etmesi, sertleşme ve sonuçta siroz, karaciğer yetersizliği ve kansere yol açabilmektedir. Toplumda karaciğer yağlanma oranı, son zamanlarda, toplumdaki global şişmanlamanın sonucu olarak, yüzde 15’lere kadar yükselmiştir. Karaciğer yağlanması olan hastalarda, şeker hastalığı, damar sertliği, pankreas ve meme kanseri oranı, yağlanma olmayanlara kıyasla anlamlı olarak yüksektir. Karaciğer yağlanması, toplumda en sık rastlanan karaciğer hastalığının ötesinde, en sık rastlanan hastalıklardan birisi haline gelmiştir. Çoğu zaman sessizdir. Bazen halsizlik, yorgunluk, ve karın sağ üst kısmında şişkinlik, dolgunluk gibi bulgular verebilir' diye konuştu.'Hepatit B ve C virüsü bulaşma yollarına dikkat' Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Necati Örmeci ise, Hepatit B-C virüsü (HCV) dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ünü (yaklaşık 170 milyon kişi) hepatit B’nin 400 milyon insanı efekte ettiğini belirtti. Prof. Dr. Örmeci, 'Hastalığın en temel bulaş yolu hasta bireylerin kan ve kan ürünlerinin sağlıklı bireylere verilmesidir. Aile içi bulaş özellikle tıraş bıçaklarının, diş fırçalarının yanlışlıkla kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar. İyi dezenfekte edilmeyen cihazların tanı veya tedavi amacıyla insanlarda kullanılması bulaşa yol açabilir. Cinsel yolla bulaş yüzde 1’in altındadır. Bağımlılık yapan ilaçların damardan veya kalçadan kullanımı, vücuda uygulanan dövmeler, eşcinsellik, berberler bulaşı kolaylaştıran faktörler olarak bilinir' ifadelerini kullandı.'Çölyak'ın teşhisi geç oluyor'İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Hastanesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Emrah Alper de ince bağırsakların gıdaları emen bağırsak kısımlarında vücudun kendi kendine oluşturduğu hasara bağlı olarak gıdaların yeterince emilmemesine 'Çölyak' hastalığı dendiğini belirterek, buğday, yulaf ve arpa içeren gıdaların içindeki gliadın adlı proteinin bağırsakta oluşturduğu alerji olduğunu söyledi. Doç. Dr. Alper, 'Çölyak hastalığı ileri hastaların bağırsaklarında emici yüzeylerde oluşan hasara bağlı olarak emilim kusuru oluştuğunda hastalar kansızdır, belirgin zayıftır, adetleri düzensizdir, geç adet görmeye başlamıştır, bağırsak rahatsızlık hissi mevcuttur. Ancak çölyak hastalarının çoğunda bu kadar ileri düzeyde şikayet olmadığı için teşhis konulamamakta ya da geç aşamada teşhis konulmaktadır. Uzun yıllar kansızlık çeken hastaların bir kısmında aslında çölyak hastalığı nedeniyle oluşan demir emilim eksikliğine bağlı kansızlık mevcuttur. Uzun süredir adet düzensizliği olan kadınların bir kısmında aslında çölyak hastalığı mevcuttur. Büyüme, gelişme geriliği ile beraber yaşından daha geç zamanlarda adet görmeye başlayan ya da adet göremeyen kızlarda mutlaka çölyak hastalığı da akla gelmelidir' dedi.'Buğday ve türevlerinden uzak durmalılar'Çölyak hastalarının hayatları boyunca buğday, arpa, yulaf ve bunlardan üretilen ya da bunlarla temas eden gıdalardan uzak durması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Alper, 'Eğer diyete sıkı uyarsanız şikayetleriniz 1 ayda düzelmeye başlayacaktır. Ancak diyetinizi 1 gün bile bozarsanız tekrar başa dönme riskiniz yüksektir. Ülkemizde artık çölyak hastaları için diyet ürünleri ve gıdalar mevcut. Sağlık Bakanlığı, belediyeler ve çeşitli dernekler bu konuda size gereken yardımı yapabiliyor' şeklinde konuştu.'Akşam yatmadan önce yenilen yemek reflüyü tetikler'Dr. Alper, reflüyü yemek borusunun yanması olarak tanımlayarak, şunları kaydetti: 'Hemen hemen her gün göğüs kafesinizde yanma ve ağrı hissediyorsanız, siz muhtemel reflü (mide asidinin yemek borusuna geri kaçması) hastasısınız. Muhtemelen eskiden beri benzer şikayetleriniz var ve önemsemiyorsunuz. Unutmayın ki mide asidinin yemek borusuna kaçması ve bazen de yemek borusunun alt kısımlarında hasar oluşturması olarak tanımlanan reflü hastalığı yemek borusu kanserine de neden olabiliyor. Sigara kullanmanın, fazla alkol tüketmenin, akşam yatmadan önce yemek yemenin reflüye neden olabildiğini biliyoruz. Hayat standardınızda değişiklikler yaparak, şikayetlerinizde azalma olup olmadığı anlanabilir.''Üç kişiden biri hazımsızlık çekiyor'Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Bahçecioğlu da hazımsızlığı, 'Üst karın orta bölgesinde hissedilen, yemeklerden sonra oluşan ve rahatsız edici dolgunluk hissi, erken doygunluk, ağrı ve yanma hissi yakınmaların olmasıdır. 3 kişiden birinde bu yakınma var. Hazımsızlık nedeni çoğunlukla organik ve yapısal bir bozukluğa bağlı olmaz. Çoğu zaman endoskopi dahil yapılan incelemelerde çok ciddi bir patolojik bulguya rastlanmaz. Mideden beyine gelen uyarıların algılamasında ve yönetilmesinde değişiklik olması, psikososyal faktörler ve midedeki helikobakter pylori enfeksiyonu buna neden olur. Müzmin seyredebilir. Hastalığın selim karakterli olduğu hastaya ifade edilmelidir. Özellikle yağlı gıdalar, çok fazla yemek, çok çeşit yemekte yakınmaların artmasına neden olur' diye konuştu. Hazımsızlık karşısında yapılması gerekenleri ise Prof. Dr. Bahçecioğlu şöyle sıraladı:'Yağlı gıdaların tüketimi azaltılmalıdır. Mide asit salgısını inhibe eden ilaçlar, bazı hastalarda düşük doz antidepressan ilaçlar fayda ediyor. Hazımsızlık nadiren daha ciddi hastalıklara bağlı olabilir. İleri yaşlarda birden bire başlayıp ve devam ediyorsa, açıklanmayan kilo kaybı varsa, ilerleyici yutma güçlüğü varsa, demir eksikliğine bağlı kansızlık varsa, kusma varsa, ailede kanser öyküsü varsa mutlaka tetkik edilmelidir.''Karaciğer olimpiyatları Türkiye'de olacak'Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastoenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve 24. Asya Pasifik Karaciğer Kongresi(APASL 2015) Başkanı Prof. Dr. A. Kadir Dökmeci,  12-15 Mart 2015 tarihleri arasında İstanbul’da, HEBIPA-Hepato Bilio Pankreatoloji Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek kongrenin Türkiye’de bugüne kadar karaciğer hastalıkları alanında düzenlenen en büyük bilimsel etkinlik olacağını ve bir ‘olimpiyat’ niteliğinde etkinlik olduğunu kaydetti. Asya Pasifik Karaciğer Derneği’nin (APASL) 3,5 milyardan fazla insanı ilgilendirdiğini dile getiren  Prof. Dr. Dökmeci, 'APASL tarihinde ilk defa, Avrupa’ya köprü olan İstanbul gibi bir merkezde kongresinin düzenlenmesi, sadece Asya-Pasifik bölgesine değil, Avrupa, hatta Amerika kıtasına hitap eden bir etkinlik haline gelmesine imkan vermektedir. Kongre düzenleme kurulu ve bilimsel program kurulu da bu doğrultuda, her 3 kıtayı kucaklayan bir program hazırlamıştır' diye konuştu.T24
Legolu Star Wars Fragmanını Bir Milyon Kişi İzledi
Sinema tarihinin en önemli bilim kurgu serilerinden Yıldız Savaşları’nın (Star Wars) son filmi ‘Güç Uyanıyor’ un fragmanının legolu versiyonu Youtube’da 1 milyon kişi tarafından izlendi.Oyalanmak için yapmıştıSnooperKing adlı Youtube kullanıcısı, kendi ifadesiyle ‘yapacak hiçbir şeyi olmadığı’ için iki gün önce yayınlanan fragmanı lego oyuncaklarıyla yeniden canlandırdı. Fragmanın birebir canlandırıldığı videoyu bir gün içinde 1 milyondan fazla kişi izledi.Lego versiyonuyla ‘Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor’ un fragmanı şöyle:Filmin orjinal fragmanı ise şöyle:JJ Abrams’ın yönetmenliğini yaptığı filmde Harrison Ford, Carrie Fisher ve Mark Hamill gibi daha önce seride oynamış isimlerle birlikte yeni oyuncular Oscar Isaac, Adam Driver ve Daisy Ridley gibi oyuncular da rol aldı.
Reklam
Reklam
"Bilim için Memeler"
‘Tette per la Scienza’ ya da bizim dilimizde 'Bilim için Memeler', duyarlı İtalyan kadınların bilimin ayağına dolanıp duran yaygın mitleri deşifre etmek için kendi memelerini deşifre ettikleri bir resimli blog.Bloğun yaratıcısı Lara Tait, 'Aklın durduğu yerde, memelerin bir şansı olabilir.' mottosuyla yola çıkmış. Fikir, memeleri gerçek olmayan ama bilime atfedilen mitlere dikkat çekmek üzere kullanmak. Bu kıvrımlı İtalyan kadınları, 'Dünya düzdür' ya da 'çocuğunuzu aşılatmak onları hasta edebilir' gibi mitlerin yanlışlığını deşifre ediyorlar.Sizin için bir kaçını tercüme edip fotoğraflarını paylaşıyoruz.
Mirzabeyoğlu: 'Uzaktan Zihin Kontrolüyle Beni Etkilemeye Çalışıyorlar'
Cezaevinde geçirdiği 15 yılın ardından temmuz ayında tahliye olan İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş, İstanbul'da bir konferansa katıldı.İzleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansta Erdiş'in, 'Şu anda uzaktan zihin kontrolüyle beni etkilemeye çalışıyorlar, ağzımdan fevri bir söz çıkarsa bilin ki o söz benim değil' demesi dikkat çekti.Cezaevinde geçirdiği 15 yılın ardından geçtiğimiz ayında tahliye olan ve kamuoyunda ‘'Salih Mirzabeyoğlu'’ olarak tanınan İBDA-C örgütünün lideri Salih izzet Erdiş, İstanbul ’da 'Adalet Mutlak'a' adlı bir konferansta konuştu. Erdiş'in katıldığı konferansa yoğun katılım dikkat çekti.Radikal'in haberine göre, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen konferansta, yoğun ilgi nedeniyle merdivenler dahi hınca hınç doldu. Bazı vatandaşlar konferansı ayakta dinlemek zorunda kalırken, salona giremeyen çok sayıda kişi ise Erdiş'i salon dışına kurulan ekranlardan izledi.''Yaşasın kumandan Mirzabeyoğlu''''Herkes için Adalet Platformu'' ve ''Yeni Devir Hukukçular Derneği'' tarafından düzenlenen konferans öncesinde, salona asılan Erdiş ve Necip Fazıl Kısakürek'in resimleri ile 'İstikbal İslamındır' yazılı pankartlar dikkat çekti. İsminin anons edilmesiyle birlikte salondakilerin alkışları ve ''Yaşasın kumandan Mirzabeyoğlu'', ''Kumandan nerede biz oradayız'' sloganları eşliğinde sahneye gelen Erdiş, kendisini uzun süre ayakta alkışlayan salondakilere elini sallayarak karşılık verdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüMirzabeyoğlu’nun konferansını izleyenlerden biri de Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin’di. Engin, bugünkü köşesinde toplantıya ilişkin çok ilginç detaylar aktardı. Toplantı başlamadan önce gazetecilerin “Mirzabeyoğlu’nun tanışmak ve teşekkür etmek üzere geleceği” özel bir bölüme alındığını aktaran Aydın Engin öyle devam etti: “Bir süre sonra ise Mirzabeyoğlu’nun biraz gecikeceği, çünkü şu anda, Haliç Kongre Merkezi’ndeki çalışma odasında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmekte olduğu açıklandı. Görüşme talebinin cumhurbaşkanının isteği üzerine gerçekleştiği de bilgi olarak gazetecilere aktarıldı.” Uzaktan zihin kontrolü Aydın Engin’in aktardığına göre Mirzabeyoğlu, konuşmasının hemen başlarında, daha önce de medyaya yansımış olan şikâyetini yineledi ve “Şu anda sizlere hitap ederken telegram metoduyla beni etkilemeye çalışıyorlar. Telegram biliyorsunuz uzaktan zihin kontrolü demektir. Konuşmam sırasında ağzımdan fevri bir söz çıkarsa bilin ki o söz benim değil, zihnimi uzaktan yönetmek için saldıran telegramcıların sözüdür” dedi. Bu sözler salondan güçlü bir “yuh” protestosu ile karşılandı. Ancak salonun “Telegramcılar”a yönelttiği bu protestoyu Mirzabeyoğlu bir el hareketi ile durdurdu ve “Bana bırakın, ben onlarla mücadele ederim” dedi.3 saat konuştuTürkiye 'nin yakın tarihinde meydana gelen olaylara değinen Erdiş, konuşmasında adalet, demokrasi, islam, sosyalizm, felsefe bilim ve teknoloji gibi kavramlar üzerinde durdu. Erdiş'in, konferansta yaptığı konuşma yaklaşık 3 saat sürdü. Konuşmanın sonunda ise görevliler, salondakilerin Erdiş'in yanına yaklaşmaması için el ele tutuşarak bir koridor oluşturdu.Kamuoyunda 'Salih Mirzabeyoğlu' olarak tanınan ve ''Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye teşebbüs etmek'' suçundan idam cezasına çarptırılan ve daha sonra yapılan yasa değişikliği nedeniyle cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen İBDA/C örgütünün lideri Salih İzzet Erdiş, yeniden yargılanma talebi mahkeme tarafından kabule değer görüldüğü için hakkında tahliye kararı çıktı. Mirzabeyoğlu, 22 Temmuz'da Bolu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edilmişti.Vatan
'Uçaklarda Neden Koridor Tarafında Oturmamalıyız' Sorusuna Bilimsel Cevap
Uçak yolculuklarının bitmeyen tartışması “Koridor tarafında oturmak mı daha iyidir, pencere tarafında mı?” konusuna Amerikalı bilim insanları açıklık getirdiler.Genelde sık sık ayağa kalkmak veya uzun bacaklarını koridora uzatmak isteyen yolcular koridor tarafını tercih ederler. Ancak Amerikalı araştırmacılar bunun çok tehlikeli olduğunu iddia ediyorlar.Tuscon’daki Arizona Üniversitesi Mikrobiyoloji bölümünden Charles Gerba, bilim bloğu “io9.com”’a yaptığı açıklamada koridor tarafının yolcular için hastalık rizikosu oluşturduğunu iddia etti. Koridor tarafında oturan yolcuların daha sık koridordan geçmekte olan diğer yolcular tarafından dokunulduğu ve daha fazla bakteri ve mikroba maruz kaldığı belirlendi. Kabindeki hava akımının yukarıdan aşağıya doğru olduğuna dikkati çeken Mikrobiyolog Gerba, temiz hava sirkülasyonun tüm kabine dağılmadığını ve böylece yolcuların yanından oturan diğer yolcunun nefesini de içine çektiğini söyledi.Uçaklardaki “Novovirüs”’ün özellikle koridor bölgesinde yayıldığına dikkati çeken uzman, örnek olarak 2008 yılında Boston’dan Los Angeles’a gitmekte olan uçakta çok sayıda yolcunun aynı anda “Novovirüs” kapmasını gösterdi. Bu yolculukta çok sayıda yolcuda kusma ve ishal belirtileri görülünce kaptan uçağı zorunlu olarak Şikago’ya indirmiş ve yolcular acilen hastanelere götürülmüştü. Amerikan Sağlık Bakanlığı’nın araştırmasında da genelde koridor tarafına oturan yolcuların, hasta yolcuların dokunmasıyla bulaşıcı hastalıklara yakalandıkları saptanmıştı. Gerba, tuvaletlerdeki, koltuklardaki kol dayama yerlerinde, kemerlerde ve koltuk masalarındaki virüs ve bakterilere dikkat edilmesi gerektiğini de belirtti. DHA
Reklam
Britney Spears'ı Sevmek İçin 7 Neden
1. İçimizden Biri 'Evet o Britney Spears. 200 milyondan fazla kayıt satışı, 6 #1 numara albüm sahibi olan. 2 Diamond albüme, 400'den fazla ödüle sahip ve 200 milyon dolardan fazla serveti var ama Starbucks kuyruğunda pijama giymiş halde bekliyor.'Britney Spears diğer starların aksine günlük yaşamında sadelikten yana olan bir sanatçı.Mümkün olduğunca abartıdan kaçınan Britney'i Starbucks kuyruğunda pijama veya eşofmanlarıyla görmek mümkün.Britney bu yönüyle ilgili bir röportajında 'Ben oldukça normalim, bilirsin!Herkes gibiyim, herkesinki gibi olan sıradan bir günü severim.' demiştir.
Reklam
8 Maddede Spartaküs'ün Dizisi ve Romanı Arasındaki Farklar
Öncelikle uyarı yapmakta fayda var, galeri dizi ve kitaptan spoilerlar içermektedir!Spartaküs'ten haberdar olan insanların çoğunluğu bunu diziye borçlu olsa da aslında Spartaküs'ün modern zamanda varoluşu 1952 yılına kadar gitmektedir. ABD'deki ünlü McCarty dönemindeki anti-komünist kampanyadan nasibini alanlardan biri olan Howard Fast, hapisten çıkar çıkmaz, Spartacus romanını yazıp, yayınevine teslim etti. Ancak o sıralar FBI'ın göz hapsinde olan Fast'in kitabını basmak mümkün değildi. Bu yüzden Fast kendi yayınevini kurup kitabını kendisi basmak durumunda kaldı. Ancak nihayet 1952 yılında kitabını bastı. 8 yıl sonra ise şimdilerde dünyanın en ünlü yönetmenlerinden biri olan Stanley Kubrick, başrolde Kirk Douglas'ın oynadığı Spartacus isimli sinema filmini çekti.Bu galeride de roman ve dizi arasındaki farklılıkları göreceğiz. Belki iki katı kadar daha madde bulunabilirdi ancak daha belli başlı farklılıkları seçmeye çalıştım.
Reklam
Singapur'lu Yaratıcı Ressamın Gerçeklerinden Ayırt Edilemeyen Çizimleri
Ultra gerçekçi resimleri kendi kendine yapmayı öğrenen Singapur'lu yaratıcı sanatçı İvan HOO , gerçekçi resim çalışmalarında renkli kalemler, pasteller ve mürekkepler kullanarak gerçeğinden ayırt edilemeyecek çalışmalar yapıyor. İvan HOO çalışmalarında pürüssüz tahta yüzeyler kullanıyor.'Ben her zaman algıda ve görsellerde şok etkisi yaratan gerçekçi sanat eserlerini sevdim.' diyen HOO ve ekliyor ' Ağaçla çalışmak bana pek çok boyutta çalışma imkanı ve gerçeğe yakın şeyler ortaya çıkartma imkanı veriyor . Ayıca pastellerle de çok iyi gidiyor.' Şimdi size çok şaşıracağınız çalışmalarından bazılarını sunuyoruz.
Einstein ve Ölüm Günü
Kaynak Einstein ve Ölüm Günü | Birinfo.comBazı fotoğraflar, göründüklerinden fazla şey anlatırlar. Bir çalışma odası mı? Öyle gözüküyor, sıradan, dağınık bir masa, arka planda kara tahtaya yazılmış birkaç formül, dağınık raflar... Oldukça sıradan gibi. Sadece biraz dağınık. Einstein'ın (güvenilir kaynaklardan doğrulanamıyor olsa da) şöyle söylediği iddia edilir:'Dağınık bir masa, dağınık bir zihin anlamına geliyorsa, boş bir masa ne anlama gelir?'Ola ki bu sözü gerçekten sarfettiyse, sözün içeriğine katılıyor diyebiliriz. Çünkü fotoğrafta gördüğüz, Albert Einstein'ın Princeton Üniversitesi'ndeki çalışma masasıdır. Ancak söylediğimiz gibi, fotoğraflar bazen olduğundan fazla şey anlatır. Çünkü bu fotoğraf, öyle sıradan bir günde çekilmedi. Bu fotoğraf, 18 Nisan 1955'te çekildi. Einstein'ın öldüğü gün, ölümünden sadece birkaç saat sonra, LIFE dergisi fotoğrafçısı Ralph Morse tarafından. Morse, tam 55 yıl sonra, o günden aklında kalanları şöyle anlatıyor:'Kameralarımı kaptığım gibi, New Jersey'nin kuzeyinde yer alan evimden 150 kilometre uzaktaki Princeton'a doğru yola koyuldum. Einstein, Princeton Hastanesi'nde ölmüştü, dolayısıyla direkt oraya yöneldim. Ancak tam bir kaos vardı: gazeteciler, fotoğrafçılar, neler olduğunu merak ederek biriken insanlar... O zamanlar hastane ufacıktı. Kendime 'Unut bunu.' dedim. Doğruca Einstein'ın çalışma odasının bulunduğu binaya yöneldim.'Ve Einstein'ın odasını, ölümden önce son olarak bıraktığı gibi gösteren bu fotoğrafı çekti.O gün çekilen bazı diğer fotoğraflar şöyle:
Reklam