Özet alıntıları: beyazperdeBazı filmler çok yeni olduğu için özetleri henüz yer almıyor. Aynı şekilde IMDb puanları da henüz yerine oturmadığı için bulunmuyor.
İşte 1971'de Türkiye'ye gelen bir turistin objektifinden nefes kesici, bir o kadar da şaşırtıcı İstanbul fotoğrafları... Hepsi için kaynağa gidebilirsiniz...
NASA, Curiosity keşif aracının Mars'ın atmosferinde yaşam izine rastladığını açıkladı. Bulguların biyolojik faaliyetlere işaret edip etmediğini anlamak için yeni analizler gerekiyor.Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında açıklamada bulunan Curiosity ekibi, keşif aracının Mars atmosferinde metan gazı izine rastladığını belirtti. Metan gazı, varlığı henüz kesinleştirilmeyen organik bileşiklerden geliyor olabilir.Gale Krateri'ndeki Sharp Dağı'nın eteklerinde analiz ve gözlemlerini sürdüren Curiosity, Mars atmosferinde milyar başına bir (ppb) oranından daha düşük bir metan yoğunluğu tespit etmişti. Ancak Sharp Dağı'nda son iki ay içinde yapılan dört analizde, Curiosity dört kat daha fazla metan izine rastladı. Tespit edilen yüksek metan oranının kaynağının belirlenmesi için çok daha fazla analiz yapılması gerektiği ifade edildi.Science dergisinde yayımlanan en son veriler hakkında açıklama yapan NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı'ndan Chris Webster, 'Dünya'daki metan gazının büyük kısmı biyolojik faaliyetlerler ortaya çıkıyor. Aynısını Mars için de söyleyebilmeyi umuyoruz' dedi. Webster, 'tespit edilen yüksek miktardaki metan gazının jeolojik veya biyolojik faaliyetlerden kaynaklandığını bilmediklerini söyledi.NASA bilim insanları, Curiosity'nin tespit ettiği metanın keşif aracının kuzeyindeki bölgeden geldiğini ve rüzgarlarla taşındığını düşünüyor.Metanın kaynağını analizler gösterecekMars atmosferinde metan aramak için yapılan analizlerde, Curiosity'nin son bir yıl içinde soluduğu havanın karbondioksitten arındırılmış kısmı analiz edildi. Elde edilen milyarda bir oranı, Mars atmosferinde metanın yıllık miktarının 200 metrik ton civarında olduğunu gösterdi.Dünya'daki metanın büyük kısmı havasız ortamlarda yaşayabilen bakterilerden meydana gelirken, sıcak suyun mineral zengini kayalardan akması gibi biyolojik olmayan faaliyetlerle de metan ortaya çıkabiliyor. Mars'ta ise metanın ağırlıklı olarak morötesi ışınlara maruz kalan mineral zengini meteor, kuyrukluyıldız ve yıldızlararası materyalden kaynaklandığı düşünülüyor.Ancak bu teori, Curiosity'nin son zamanlarda tespit ettiği ani metan artışını açıklamıyor. Çünkü Gale Krateri'nde böyle bir artışa sebep olacak meteor çarpması tespit edilmedi. 2009'dan bu yana var olan bir teori, metanın Mars'ın farklı bölgelerinde oluştuğu ve rüzgarlarla yayıldığı yönünde.NASA, ilk olarak Kasım 2012'de açıklanan metan analizlerinde, Kızıl Gezegen'de metanın izine rastlanmadığını açıklamıştı. NASA, bir ay sonra yapılan açıklamada Mars toprağında organik bileşen izine rastlandığını ancak sonuçların kesinleşmesi için birçok analiz yapılması gerektiğini duyurmuştu. Mart 2013'te ise yaşamın temel bileşenleri olan kimyasal elementlerin izine rastlandığı açıklandı.Yaşam izi sunabilecek olan metan gazının kaynağını tespit etmek için daha uzun analizler gerekecek.Kaynak: Scientific American ve Al Jazeera
Antalya Side’de Mayıs ayına yetiştirilmesi planlanan Sualtı Müzesi’nin kurulacağı Apollon Tapınağı önünde yer alan su altındaki tarihi mezarlar da müzeye dahil edilecek.Meksika’nın Karayip Denizi’nde bulunan dünyaca ünlü sualtı müzesinin Side’de kurulan benzerinde çalışmalar hızla sürüyor. Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şubesi ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı işbirliğinde sürdürülen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek verdiği çalışmalarda sona yaklaşıldı.DTO Antalya Şube Başkanı Bekir İnanç Kendiroğlu, deniz tabanında bulunan M.Ö. 7’nci yüzyıla ait mezarların da müze bünyesine dahil edilmesi için girişimde bulunduklarını belirtti.2700 yıllık geçmişi olan mezarların 1’inci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından tahrip edilerek içlerinin boşaltıldığını belirten Bekir İnanç Kendiroğlu, “Deniz dibindeki mezarların da sualtı müzesine dahil edilmesi için hazırladığımız projeyi bakanlığa sunduk. Gerekli izinlerin ardından arkeolog dalgıçlar su altındaki bu mezarların restorasyonunu yapacak. Mezarları sualtı müzesine dahil etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.Mezarların dalış turizmi için oldukça güzel tarihi eserler olduğunu kaydeden Kendiroğlu, “Bu mezarların büyük kısmı kum altında. Çevresini temizleyerek ortaya çıkarmak ve sergilemek bölge turizmi için de önemli” dedi.Bir turizm merkezi olan Side’yi dünya çapında sualtı turizm merkezi yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Kendiroğlu, “Mayıs ayında açılışı yapılacak olan 100 heykelin yer alacağı sualtı müzesi için gerekli izinlerin ve çalışmaların ardından tarihi mezarlar da Side’ye kazandırılacak. Side’ye dalış turizmi için binlerce turist gelmesini istiyoruz” diye konuştu.DHA
65. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. Altın Ayı ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen, Oscar ve Altın Palmiyeli yönetmen Terrence Malick ve Peter Greenaway, yeni filmleriyle Altın Ayı için yarışacaklar5-15 Şubat 2015'te 65. kez düzenlenecek Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. 1999’da ‘Nightshapes’le Berlinale’den ödülle dönen Alman yönetmen Andreas Dresen’ın yeni filmi ‘Als wir träumten’ (As We Were Dreaming) Altın Ayı için yarışacak yapımlardan. ‘İnce Kırmızı Hat’, ‘Badlands’ ve Altın Palmiye ödüllü ‘Tree of Life’ın yönetmeni Terrence Malick’in başrolüne Christian Bale'i yerleştirdiği yeni filmi de Berlinale’de yarışıyor. İngiliz yönetmen Peter Greenaway ise efsane Rus yönetmen Eisenstein’ı konu alan yeni filmi ‘Eisenstein in Guanajuato’ ile açıklanan seçkide yer alıyor. Ayrıca eşcinsel bir çiftin hafta sonu boyunca yaşadığı aşkı konu alan ‘Weekend’le dikkat çeken genç İngiliz yönetmen Andrew Haigh’in yeni filmi ’45 Years’ da yarışmada dikkat çekiyor. Kenneth Branagh’ın ‘Cinderella’ uyarlaması ise Berlinale’de yarışma dışı özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.Milliyet Sanat
Hollywood'un en çok kazanan yönetmeni Steven Spielberg, gerçekten de yönettiği veya yapımcılığını üstlendiği her filmde gişe rekorları kırmaya alışık bir isim. Kimilerince yaptığı filmlerin popüler kültüre yönelik olması sebebiyle eleştirilerin odak noktasına konulsa da dünyada filmleri en çok izlenen yönetmenlerden biri olarak Spielberg'in adını sinema dünyasına çoktan altın harflerle yazdırdığı aşikar.Not: Bu liste Film Listeleri sitesinden alınmıştır.
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için
Bir yılın daha neredeyse sonuna gelmiş bulunuyoruz. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da birbirinden önemli yapımlar beyaz perdede boy gösterdi ve izleyicilerin beğenisine sunuldu. Kimi film gişelerde büyük bir başarı yakalayarak yoluna devam etti, kimi film ise bekleneni veremeyip yere çakıldı.Biz de sizler için; 2014 yılının sonuna yaklaşmışken, bu yılın en çok gişe hasılatı elde eden 20 filmini bir araya getirdik. İşte 2014 yılının en çok izlenen filmleri;Not: Filmlerin gişe hasılatları hakkında bilgi Box Office Mojo’dan alınmıştır.
Gezi parkı eylemlerini konu alan “Acı” filminin çekimleri tamamlandı. Semir Aslanyürek’in yönettiği filmin Şubat ayında vizyona girmesi planlanıyorÖzgür Bergüzar Büyüksaraç’ın senaryosunu kaleme aldığı ve Semir Aslanyürek’in yönettiği filmde, Erkan Can, Haluk Bilginer, Maral Büyüksaraç, Esme Madra, Settar Tanrıöğen gibi oyuncular rol aldı.Mahir’in öğrencilerinin, hayalini kurdukları plakçı dükkanının açılışının ertesi günü Gezi Parkı eylemlerinde gözaltına alınmasıyla başlayan film, Mahir’in 12 Eylül deneyimine de değinen bir öyküyü anlatıyor.Filmin Şubat ayında vizyona girmesi planlanıyor.Taraf
Bir yıl önce tam da bugün, ülke gündemine yolsuzluk iddiaları bomba gibi düşmüştü. O günden bugüne çok şey yazıldı, söylendi. İddialar hala ortada. Ve 17 Aralık artık ülke tarihimizin önemli bir parçası. Peki dünyada '17 Aralık' gününün nasıl bir karşılığı var? Tarihte 17 Aralık günü gerçekleşen en önemli olayları sizler için derledik.
Sağ elini kullanan insanlar dünya çapında çoğunluğu oluşturuyor. Bunun nedeni ne olabilir? Jason Goldman araştırdı.Hangi eli kontrol etmesi daha kolaydır? Yazarken hangi elinizi kullanıyorsanız yemek yerken de aynı eli kullanırsınız. İnsanların yüzde 74 ila 96’sı sağ elini kullanıyor. İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nden arkeolog Natalie Uomini’ye göre “solak insanların çoğunlukta olduğu bir toplum hiç olmadı”.Herhangi bir yöne meyletme durumu beyinde başlar. Bazı işlemlerin beynin sol yarıküresinde, bazılarının ise sağ yarıkürede kontrol edildiğini biliyoruz. Ayrıca hem vücudumuzda hem de beynimizde kesişen sinirler, vücudumuzun sağ tarafının beynin sol tarafıyla ya da tersi halde kontrol edilmesini sağlıyor. Yani beynin sol yarıküresi sağ tarafımızdaki el, bacak ve gözümüzü kontrol ediyor.Bazı uzmanlar bu nörolojik işbölümünün 500 milyon yıldır hayvanlarda hakim olduğuna inanıyor. Beynin iki yarısının farklı görevleri aynı anda yerine getirmesini sağlamak üzere bu özellik gelişmiş olabilir. Örneğin beynin sol yanı, yiyecek toplamak gibi günlük işleri yapmak, sağ yanı ise çevreyi sürekli kolaçan ederek tehlike durumunda ani reaksiyon göstermek için evrilmiş olabilir.Kanıtlaması zor olmakla birlikte şöyle bir ihtimal mümkündür: İlk insanlar (hominid) iki ayakları üzerinde doğrulup ellerini başka işler yapmak ve alet tutmak için serbest kıldığında bu uzuvlarını farklı kullanmaya meyilliydi. Ya da Stephanie Braccini’nin İnsan Evrimi Dergisi ’ndeki (Journal of Human Evolution) makalede belirttiği gibi, “bireysel asimetrinin pekişmesi hominidlerin ayağa kalkarak alet kullanmasıyla başlamış olabilir”.Braccini ve ekibi bu iddiayı desteklemek üzere şempanzeleri gözlediğinde şunu fark etti: Şempanzeler dört ayak üzerinde iken herhangi bir el tercihi söz konusu olmazken, iki ayak üzerine kalktıklarında yarısı sol eli, diğer yarısı ise sağ eli kullanıyordu.Peki ne oldu da ilk insanlar daha çok sağ eli tercih etmeye başladı? Bunu tespit etmek için araştırmacılar kendi sağ ve sol ellerini kullanarak yaptıkları yontma taş aletleri o dönemden kalan aletlerle karşılaştırdılar ve şu sonuca vardılar: Hominidlerin sağ ellerini tercih etme durumunun 2 milyon yıldan daha eskiye dayandığını gösteren yeterli delil yoktu.Fakat Kenya’daki Koobi Fora bölgesinde 1,5 milyon öncesinden kalma Homo habilis ve Homo erectus türlerine mensup atalarımız taş aletlerini yaparken sağ ellerini daha çok kullandıklarına dair verilere rastlandı. 600 bin yıl öncesine geldiğimizde ise artık sağ elin baskınlığı bariz olarak görülüyordu. O dönemden kalan Homo heidelbergensis türü insan dişlerindeki yıpranma şekli, yiyeceklerin sağ elle ağza götürüldüğünü gösteriyordu.Bu açıklama bize bu değişimin ne zaman oluştuğuna dair fikir veriyor, ama nedenini açıklamıyor. Bazı uzmanlar bunu dil ile ilişkilendiriyor. İnsanların çoğu, işlerini sağ elle yapıyor; bunu beynin sol yarıküresi kontrol ediyor; ve aynı şekilde dille ilgili işlemler de sol yarıkürede yapılıyor. Aslında dil için beynin sol tarafının kullanılması sağ el kullanımının da bir yan etki olarak gelişmesine neden olmuş olabilir.Yani sağ el kullanmaya meyletme durumu, beynimizdeki sistemin tesadüfi bir yan ürünü olabilir. Fakat kanıtlaması zor, hatta imkânsız bir hipotez bu.Solaklara gelince… 1977’de Psikoloji Bülteni adlı dergide yayımlanan bir makaleye göre, “sol el kullanımını, iddia edildiği gibi herhangi bir eksiklikle ilişkilendirecek fazla veri bulunmuyor”. Hatta bazı araştırmalar, solakların beyin hasarlarını daha kolay onardığını gösteriyor. Ayrıca herhangi bir kavgada sürpriz unsuru oluşturarak dövüş sporlarında daha başarılı olmaları da mümkün. Bütün bunlar genel normdan farklı olmanın avantajlı olduğunu gösteriyor.Jason G Goldman | BBC Future
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, M.Ö. 7. yüzyıla ait Mudanya’daki Myrelia Antik Kenti üstüne süpermarket yapılmasına izin veren Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılmasını ve cezalandırılmalarını istedi.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, M.Ö. 7. yüzyıla ait Mudanya’daki Myrelia Antik Kenti üstüne süpermarket yapılmasına izin veren Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılmasını ve görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmalarını istedi.Bursa’nın Mudanya ilçesinde Tesco Kipa Kitle Pazarlama Şirketi, 2012 yılında Myrelia Antik Kenti sınırları içinde bir süpermarket yapmaya başladı. Ancak yapım çalışmaları esnasında antik kente dair önemli yapı kalıntıları ortaya çıktı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, süpermarket inşaatının durdurulması için mahkemeye başvurdu.KALINTILARA RAĞMEN MARKETE İZİN VERDİLERBursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ise, bu kalıntı ve bulgulara rağmen inşaatın devam etmesine karar verdi. Bölgede yaşayan vatandaşların başvurusu üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Myrleia Antik Kenti’nin imara açılmasına onay veren Bursa Koruma Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılması ve cezalandırılmaları yönünde iddianame hazırlayarak mahkemeye sundu.‘GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDILAR’Cumhuriyet Savcısı Gökhan Şen tarafından hazırlanan iddianamede, Myrleia Antik Kenti sınırlarında yapılan sondaj kazılarında önemli kalıntı ve buluntulara rastlanmasına rağmen, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyelerinin inşai faaliyetlere izin verdiğini ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerini söyledi. Savcılık, Koruma Kurulu üyesi şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerini ifade ederek, her bir üyenin ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi.Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında, görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı soruşturma izni vermişti. Koruma Kurulu görevlileri ise, bu izne karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi ise bu itirazı 6 Kasım 2013’te reddetmişti.‘AVM YIKILMALI’Bursa Şehir Plancıları Odası Başkanı Hakan Karademir, süpermarketle ilgili mahkeme sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Buradaki AVM yıkılarak, antik kentin açığa çıkarılması gerekir” dedi.Myrleia Antik Kenti sınırlarında kurulan süpermarketin inşaatı bitmiş, rafları hazırlanmış durumda. Market, faaliyete geçmeyi bekliyor.BODRUM KATINDA ANTİK KENTBursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, Myrelia kenti üzerine yapılan süpermarketin devam ettirilmesine karar verince, sondaj çalışmaları sırasında ortaya çıkan bulgu ve kalıntılar, süpermarketin bodrum katında camekana konuldu.Kaynak: Sinem UĞURLU | Evrensel
Google Glass’ın sokakta kullanımı her ne kadar sert tepkilere sebep olsa da, belli alanlarda ürünün faydaları bulunmakta. Bu alanlardan biri de sağlık. Geçtiğimiz aylarda yurtdışında yapılan bir ameliyat, doktorun gözünden eş zamanlı olarak yayınlanmıştı. Ülkemizde de Liv Hospital ve Memorial Hospital bu akıma uydular ve birkaç hafta arayla Google Glass ile yaptıkları ameliyatı eş zamanlı olarak aktardılar.Google Glass ile yayın yapan ilk hastane Memorial Ankara Hastanesi olduProf. Dr. Ali Oto’nun kullandığı Google Glass ile yapılan ameliyat eş zamanlı olarak konferans salonundaki hekimlere aktarıldı ve Türkiye’de Google Glass’ın hastanede kullanıldığı ilk vaka oldu. Dr. Ali Oto, Google Glass kullanımının faydalarını şu şekilde aktardı:Bilim- Kurgu dizilerinde gördüğümüz şeyler şimdi gerçek oldu. Bu gözlükle ben neyi görüyorsam bunu internet üzerinden her hangi bir yere ulaştırmak mümkün. İşlemi yapan kişinin gözünden gördüklerimi izleyicilere aktarmak böylece mümkün olabiliyor. Türkiye’de şuanda 7’nci gözlük bu ve ilk kez bu amaçla Google Glass kullanılacak. Bugün bir deneme olarak konferans salonumuzdaki hekimlere aktarılacak ve onlarla tartışacağız. Gözlük ses komutu da alıyor. Bilimsel olarak ne ölçüde bize eğitim amaçlı göstermesi bakımından çok önemli.Liv Hospital Japonya’ya Eş Zamanlı Yayın yaptıLiv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu’nun taktığı Google Glass ile yayın, Japonya’da bulunan kardiyoloji hekimlerine ve İstanbul’da konferans salonundaki izleyici hekimlere aktarıldı. Alp Burak Çatakoğlu yapılan yayın için şu sözleri aktardı:Google Glass ile yapılan eş zamanlı yayın ile iki avantajımız olacak. Benimle aynı noktadan işlemi yapıyormuş gibi benim bakış açımla görecekler işlemi. Fotoğraf ve video olarak Japonya’ya aktaracağız. Onlar da bu aşamaları tek tek Türkiye’deymiş gibi izleyecekler. Japonya’dan çok kıymetli bir meslektaşım bu görüntülere yorum yaparak bize kendi tecrübelerini aktaracak. Çok uzak coğrafyalardaki iki hekimin birlikte sanki yan yanaymış gibi çalışmasını sağlayacağız. Bu çok değişik teknoloji, ufkumuzu açacak teknoloji. Uzakten eğitim tele tıp dediğimiz bu hadiseyi gelecekte daha fazla yaşıyor olacağız. El el üstündür. Herkesin tecrübesi farklı. Farklı hekimlerin farklı tecrübeleri bir araya geldiğinde çıkacak sonuçlar daha başarılı olacaktır. Yaptığımız işlemin başarı açısından, bu tür teknolojilerin uzun dönemde ciddi şeyler vadettiğini hissedebiliyorum.Google Glass'ın kamerası özellikle bakış açısı görüntülerini kaydetmek için gayet faydalı. Görüntüyü alıp, eş zamanlı yayın yapan ender cihazlardan ve özellikle doktorlar ve gazeteciler için bu özelliği çok kullanışlı. Her ne kadar sokakta kullanılacak bir ürün olmasa da, bu alanlarda çalışan kişilerde Google Glass’ı görebiliriz. Sitemizde de yer verdiğimiz Glass Medya adlı sitenin de bunun üzerine çalışması olmuş ve bir otelin tanıtım filmini Google Glass ile çekmişlerdi. Aşağıdaki videodan çalışmalarına ulaşabilirsiniz.Teknolo
2014 yılında sağlıkta birçok dönüm noktası yaşandı. Sosyal medyada farkındalık kampanyaları düzenlendi, daha uzun yaşamın kapıları aralandı, tüm diyetleri unutturan yeni diyet çeşitleri ve hayatımızı kolaylaştıracak yepyeni buluşlar ortaya çıktı. 2014 yılı sağlık açısından oldukça hareketli ve umut verici bir yıl oldu. İşte 2014'te sağlıkta yaşanan en önemli 10 olay: