Erdoğan: 'Soruları Çalıp, Belli Kurumlara Sızdılar'
Gebze Teknik Üniversitesi ziyaretinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Aralık operasyonu ilgili değerlendirmelerini burada da sürdürdü. Sınavlarda soruların çalınarak bazı kurumlara sızıldığını kaydeden Erdoğan, 'Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar.' diye konuştu.İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:1940’ların tek parti dönemini özleyen, baskı ret ve inkar özlemi içinde olan üniversite ve akademi dünyası Türkiye’ye geçmişte büyük zarar vermiştir. Üniversiteyi hapishaneye ikna odalarına çeviren bir zihniyet büyük zarar vermiştir. Bizde öğrenciliğimizi o şartlar içinde geçirdik. Bu tek parti ve faşizm zihniyetindekiler kadar, aklını bir takım ihanet şebekelerine kiraya veren zihniyette aynı şekilde tehlikelidir. Başörtüsünü yasaklayanlarla, başörtüsüne füruat diyenler kol kola girdiler. Üst aklın maşası olanlar, bugünlerde görüyorsunuz kucaklaştılar. Bütün hayatları hukuku çiğnemekle geçenler, normalleşen hukuk karşısında eski Türkiye hukukunu istemeye başladılar. Birikimini sahip olduğu konumu ülkesi için seferber etmek yerine, telefon dinlemeye yoğunlaşanların nasıl bir ihanet içinde olduklarını görüyoruz.Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar. Millete çalışmak yerine gittiler uluslararası çevrelere, uluslararası istihbarat örgütlerine çalıştılar. İşte TÜBİTAK işte bunun en bariz örneğidir. Bilim üretmesi gereken TÜBİTAK gizli bir şekilde bir ihanet şebekesine onun maşası olan çevrelere çalıştı. Bugün ise bir normalleşme süreci içine girmiştir, normalleşmiştir diyemiyorum, daha henüz yok, ciddi temizliklerin yapılması gerekiyor, biraz daha zaman alacak. Biz birilerinin özgürlüğü için değil 77 milyonun özgürlüğü için mücadele edeceğiz. Bunu inşallah başardık, başarıyoruz. Güçlü Türkiye imtiyazlı kesimlere özgürlük çıkar sağlayan operasyonlarla artık başa çıkabiliyor. Dünden itibaren ulusal ve uluslararası medyada başlatılan Türkiye aleyhtarı algı operasyonları da boşa çıkacak. Çetelerin hukuku değil milletin hukuku Türkiye’yi özgür bir konuma yükseltecek. Allah nefes verdiği müddetçe bu mücadelemiz sürecektir. Ardından bayrağı genç nesiller alacak. Sizlerin yetiştireceği o nesillere inanıyoruz. Gayretleriniz için alın teriniz bilim aşkınız için sizlere milletçe şükranlarımızı sunuyoruz.Vatan
'Beetlejuice 2' Geliyor
Türkiye’de 20 Şubat’ta vizyona girecek yeni filmi Big Eyes‘la ilgili bir röportaj veren Tim Burton, yeni Beetlejuice filmi hakkında açıklamalarda bulundu. Filmle ilgili çok heyecanlı olduğunu dile getiren Burton, filmin tahmin edilenden daha kısa sürede hazırlanacağına inandığını belirtti.Bir süredir gündemde olan Beetlejuice 2 filmi için hazırlıkların başladığını belirten Tim Burton, Michael Keaton’la yeniden çalışacağı için çok mutlu olduğunu söyledi. ”Beetlejuice karakterini canlandırabilecek yalnızca bir kişi var” diyen Burton, Keaton eşliğinde bir senaryo taslağı üzerine çalıştıklarını doğruladı.Michael Keaton bu yıl Need For Speed ve Robocop filmlerinin ardından Alejandro Inarritu imzalı Birdman‘de rol almıştı.Bant Mag
Işık Hızında Seyahat Gerçeğe mi Dönüşüyor?
Işık, saniyede 299.792.458 metre yol kateder. Yani saatteki hızı 1.079.000.000 kilometredir. Işık hızı, Einstein’ın İzafiyet Teorisine göre evrendeki tek sabittir. Ve bu hızın aşılması mümkün değildir. Bu sebeple ışık hızını aşabilecek araçlara sadece bilim kurgu romanları ve filmlerinde rastlayageldik.Uzay Yolu serisinde ışık hızında veya daha hızlı hareket eden araçlarla galaksimizin derinliklerine kolayca seyahat ediliyor. Ünlü bilim kurgu film dizisi Uzay Yolu’nda ‘warp drive’ deniyor bu hızdaki seyahate. Uzay Yolu’nun hikayesine göre ‘warp sürüşü’, 2063 yılında Zefram Cochrane adlı bir bilim insanı tarafından geliştiriliyor. Warp sürüşü, bildiğimiz anlamda ışık hızını geçmek yerine, uzayı bükerek ışık hızlarıyla ölçülen devasa mesafelere ulaşmak üzerine kurulu bir mantığa dayanıyor.
Oldukça Sıradan Görünen Fakat Arka Planında Hayli Karanlık Hikayeler Bulunan 9 Fotoğraf
Bazı görüntülerin binlerce kelimenin anlatamayacağı şeyleri bizlere aktardığı söylenir. Peki ya bu görüntüler? Oldukça sıradan görünen fakat arka planında hayli karanlık hikayeler bulunan bu fotoğraflar çok daha fazlasını anlatıyor diyebiliriz. Bazıları oldukça korkunç tesadüflerin(!), bazıları da insanın tüylerini ürperten eylemlerin öncesinde çekilen bu fotoğraflar, hiçbir sözcüğün tarif edemeyeceği hisleri bize aktarmaya yetiyor.
Çallı'nın Tablosu 2 Milyon 460 Bin Liraya Satıldı
İstanbul'da düzenlenen müzayedede 2 milyon 460 bin liraya alıcı bulan İbrahim Çallı'nın 1913 tarihli 'Avluda oturanlar' isimli eseri, ünlü ressamın en yüksek değere satılan tablosu oldu.Antik AŞ'den yapılan açıklamaya göre, Shangri-La Bosphorus Otel'de düzenlenen müzayedede özel koleksiyonlardan seçilmiş değerli tablolar ve antikalar satışa sunuldu.Türkiye'nin önde gelen koleksiyoncuları ve iş dünyasından 500'ü aşkın sanat mereklısının katılımıyla gerçekleşen müzayedede, klasik Türk resmi ve Osmanlı eserleri rekor fiyatlarla alıcı buldu.Müzayedede İbrahim Çallı imzalı, 1913 tarihli 'Avluda Oturanlar' isimli eser 2 milyon 460 bin liraya alıcı bulurken, eser bugüne kadar satılan en yüksek tutarlı 'Çallı tablosu' oldu.Açık artırmada Sami Yetik'in 'Şakayıklar' 757 bin, Halil Paşa'nın 'Nil'de Bahar' 630 bin, Şevket Dağ'ın 'Natürmort' 600 bin, Şeker Ahmet Paşa'nın 'Ayvalı Natürmort' 550 bin, Fausto Zonaro'nun 'Galata Limanı' 440 bin, Nazmi Ziya'nın 'Göksu' 330 bin, İbrahim Çallı'nın 'Manolyalar' 280 bin, Nazmi Ziya'nın 'Mavnalar' 280 bin, İbrahim Çallı'nın 'Manolyalar' eseri 215 bin liradan alıcı bulurken, Halil Paşa'nın 'Sahil' konulu tuvali 500 bin, Hattat Yedikuleli'nin Hilye-i Şerife eseri 310 bin liraya satıldı.Muhabir: Uğur Arslanhan
Kuşların 116 Milyon Yıl Önce Dişleri Vardı
Yeni bir araştırma, 116 milyon yıl önce yaşamış olan modern kuş türlerinin ortak atasının dişlere sahip olduğuna işaret etti.Antik zamanlardan kalan fosillerden elde edilen DNA'ları modern türlerin genetiğiyle karşılaştıran bilim insanları, kuşların ne zaman dişlerini kaybettiğine dair önemli ipuçlarına ulaştı.California Üniversitesi'nde evrim biyoloğu olan Mark Springer'in başını çektiği araştırmada, kuşları nesilden nesile nasıl değişim gösterdikleri incelendi. Springer, yemeği öğütmek ve işlemek için eğik gagalarından yararlanan kuşların, eski zamanlarda dişlerle dolu bir ağıza sahip olabileceğini ifade etti.Almanya'da 1861 yılında bulunan ve dinozorlar ile modern kuşlar arasındaki geçisi temsil ettiğine inanılan Archaeopteryx fosili, kuşların dişleri olan dinozor türlerinden geldiğine işaret ederken, geçmişteki araştırmalar T.rex'i de içinde barındıran teropot türünden evrim geçirdiklerine işaret etmişti.Springer, bu bilgilere rağmen kuşların dişlerine ne olduğu hakkında son 150 yılda önemli bir bilgi edilemediğini ifade ederek, sorunun cevabını bulmak için genlere baktıklarını söyledi.Kuşları dışındaki canlıları da etkilediScience dergisinde yayımlanan araştırmada, omurgalılarda diş oluşumuyla ilgili olan altı genin modern kuşların tümüne uzanan 48 türde nasıl mutasyona uğradığı analiz edildi. İncelenen kuş türlerinin tümünde söz konusu genlerin mutasyona uğradığını tespit eden bilim insanları, ortak türlerin milyonlarca yıl önce diş geliştirme yeteneğini kaybettiği sonucuna vardı.Mutasyonların kuşlarda diş kaybına 116 milyon önce başladığını hesaplayan araştırmacılar, aynı evrimin dişleri bulunmayan kaplumbağa, armadillo, tembel hayvan ve karıncayiyen gibi canlılarda da paylaşıldığını belirtti.Kuşların hayatta olan en yakın kertenkele akrabasının timsah olduğunu belirten Springer, diş geliştirme yeteneği kazandıran altı genin tümünün Amerikan timsahında var olduğuna dikkat çekti.Kaynak: Livescience ve Al Jazeera
CHP İzmir Milletvekili Güler: 'Parti Yönetimimiz 30 Mart'ta Cemaatle İttifak Yaptı'
CHP İzmir Milletvekili Güler, 'Her ne kadar parti yönetimimiz inkar etse de 30 Mart seçimlerinde bir ittifak yaptı, cemaatle ittifak yaptı' dedi.CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, 'Her ne kadar parti yönetimimiz inkar etse de 30 Mart seçimlerinde bir ittifak yaptı, cemaatle ittifak yaptı. İllerde ve ilçelerde cemaatin çeşitli unsurlarının Cumhuriyet Halk Partisi’yle yürüdüğünü hepimiz gördük' dedi.Güler, Eğitim ve Bilim İşgörenleri (EĞİTİM-İŞ) Kastamonu Şube Başkanlığı ve bazı sivil toplum kuruluşlarınca Şerife Bacı Öğretmenevinde düzenlenen 'Türkiye Cumhuriyeti ve Türk ulusunun geleceği için ne yapmalı, nasıl yapılmalı' konulu konferansta partide bazı ittifaklar gerçekleştirildiğini ve bunun önemli bir problem olduğunu öne sürdü.Sözlerin kimi siyasi sebeplerle hafifletilebileceğini ileri süren Güler, 'Çok zor ama uygulamalar çok önemli. Her ne kadar parti yönetimimiz inkar etse de 30 Mart seçimlerinde bir ittifak yaptı, cemaatle ittifak yaptı. İllerde ve ilçelerde cemaatin çeşitli unsurlarının Cumhuriyet Halk Partisi’yle yürüdüğünü hepimiz gördük' şeklinde konuştu.CHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Muzaffer Bıyıklı ve partililer, “Burada öyle bir şey olmadı, burası Cumhuiyet Halk Partisi’nin tartışılacağı bir yer değil” diyerek, Güler'e tepki gösterdi.Güler, Mehmet Bekaroğlu'nun partiye katılımına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:'Ömrü boyunca Cumhuriyet Halk Partisi'yle hiçbir ilişkisi olmamış bir kişi, bir anda, bir anda hiçbir evveliyatı olmaksızın partinin genel başkanı tarafından davet edilmiş, parti meclisi üyesi yapılmak istenmiş. Partililer buna tepki gösterecek, o kadar iyi bilinmiş ki kadın kotasından seçimi gerçekleştirilmiş bir kişi. Cinsiyet kotası da uygulanıyor biz de, o kadın içindir. Erkekler için değil, bunu cümle alem bilir. Delegeden onay almadığı halde kadın kotasından parti meclisine yani tüzüğe ve kurultaya karşı hile yoluyla ve oradan da partinin kaptan köşküne genel başkan yardımcısı olarak oturtulmuş bir kişidir ki 'Ulusalcılar, istifa eder giderse hiç fena olmaz'. O, sandı ki 'ulusalcı' dediği bir milletvekili, 3 il başkanı falan. Oysa onun 'ulusalcı' dediği Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir milyon üyesi, 10 milyonun üstündeki seçmendir.Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu üyeleriyle seçmeni çekip giderse Sayın Bekaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nde ne edecektir kendi başına? Hiçbir tutarlılığı olmayan söz. Söylendiği zaman da kınadım, hatırlatıldığı her zaman da bu sözü kendini bilmez söz olarak talihsiz bulduğumu elbette söylüyorum.'Ulusalcıların partiden ihraç edildiği iddiasıGüler, açıklamaların sözde kalmadığını dile getirerek, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda Anayasa'dan Türk vatandaşlığını çıkarmak için çalışan kesime karşı son derece önemli mücadele sergileyen Süheyl Batum’un partiden ihraç edildiğini söyledi.Bunun son derece önemli olduğuna dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:'Neden? Parti, 'Mehmet Bekaroğlu tarafından yönlendirilmektedir' gerçeğini gösterdiği için.. 'Ulusalcılar istifa etsin' dedi. Baktı, ulusalcılar istifa etmiyor, ulusalcıları ihraca başladı. Ben böyle yorumluyorum gördüğüm şeyi. Bu, önemli bir problem alanı haline geldi, bir dizi problemin sonucu olarak elbette.'Güler, şu anda CHP’nin HDP’yle dirsek teması içinde yürüdüğünü, bunun da önemli bir problem olduğunu iddia etti.Yusuf Çelik, AA
Bilimin Açıklayamadığı İddia Edilen 43 İlginç Olay
Dünyada bilimin açıklayamadığı iddia edilen, hala sırrını saklayan birçok olay bulunuyor. Hangisi doğru hangisi yalan bilinmez ama ortak özellikleri çok ilginç olmaları olan, Internette en çok konuşulan 50 gizemli olay
IMDB'ye Göre 2014 Yılının En İyi 10 Filmi
16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve Hazel'ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten'i bulmaya çalışacaklardır...Josh Boone’un yönetmenliğini üstlendiği film, John Green’in romanından Scott Neustadter ve Michael H. Weber tarafından uyarlandı. Filmin başrollerindeyse Shailene Woodley, Ansel Elgort ve Willem Dafoe yer alıyor.
Yaşanmışlıklardan Doğan 20 Şarkının Yazılış Hikayesi
Tabii ki çoğu şarkının bir hikayesi ve bir çıkış noktası vardır. Bazıları bilinmez, bazıları sanatçılar tarafından açıklanır, bazıları ise adeta bir şehir efsanesi tadında dilden dile dolaşır. Bazıları komiktir, bazıları hüzünlendirici… Çoğu hikayenin kesinliği ile ilgili bir garanti sunamayız bu yüzden. Dilden dile dolaşan ve internette sağda solda bulunan, güzel olan bazı hikayeleri şarkılarıyla ve sözleriyle birlikte derledim. Buyurun efendim.
Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay
Ürolog Operatör Dr. Mahmut Çetiner, yaptığı bir açıklamada, hippilerde seksin sıfır olduğunu bildirmiş ve 'hippilik dıştan göründüğünün aksine cinsel organları alınmış bir hayvan sürüsünden başka bir şey değildir.' demiştir.Kaynak