onedio
Görme Engellilerin Gördüğü Tamamen Karanlık Mıdır?
Genelde görme engellilerin tam bir karanlık deneyimledikleri varsayılır. Ama benim kişisel deneyimim bu varsayımdan oldukça uzak.Görme engelli birinin şimdi kuracağım cümleyi kurması garip gelecek bunu biliyorum. Ama insanlar bana en çok neyi görmeyi özlediğimi sorduklarında, cevabım 'karanlığı' oluyor.Açıklamama izin verin. Ben görme yeteneğini tamamıyle yitirmiş az sayıda insandan biriyim. Tamamen körüm. Tamamen.Görme yetimi 31 sene önce, yanlış yapılmış bir ameliyat neticesinde kaybettim ve görme engelli olduğumu belgeleyen kağıtta hiç bir şekilde ışığı algılayamaz yazıyor.Işığın ortadan kalktığı bir durumda yapılacak olan mantıksal varsayım, kişinin tamamen karanlıkta kalacağıdır. Eğer yorganın altına girerseniz, hiçbirşey göremezsiniz. Gözlerinizi kaparsanız herşey siyaha döner. O zaman kör, eşittir siyah? Mantıklı geliyor değil mi? Değil.Her ne kadar gözlerimle beynimin bağlantısı kesilmiş de olsa, dünyam siyaha dönüşmüş gibi değil.Körlük ve karanlıkla ilgili tüm metaforlar, benzerlikler ve edebiyatın bitmesi gerek aslında. Gördüğüm şey karanlık değil çünkü. Hatta tam tersi.Peki, 3 boyutlu teknikolor görüş kaybolduğunda yerine ne gelir? Cevap, en azından benim durumumda, ışık. Çok fazla ışık. Parlak, rengarenk, sürekli değişen ve sıklıkla dikkat dağıtan, ışık.Nasıl anlatsam. Denemeye çalışayım. Şu anda koyu kahverengi bir zemin üzerine, önde ve merkezde turkuaz ışıldamalar var. Hatta şu anda yeşile dönüştü. Şu anda üzerinde sarı benekler olan parlak maviye ve tüm manzarayı kaplama tehlikesi gösteren turuncu da var.Görüşümün geri kalan kısmında ezilmiş geometrik şekiller, karalamalar ve bulutlar ve ben tarif edemeden değişiyorlar. Bir saat sonra gelin, bambaşka olacaklar.Tüm bu dağınıklıktan kaçmak için gözlerimi kapatsam, birşey değişmiyor. Hiç gitmiyorlar.Karanlığa yakın olan o zamanları özlüyorum. Gece dışarıda yürümek ve sokak lambalarına bakmak, ateş yanan bir odadaki gölgeler, ya da gece vakti babamın arabasının arka koltuğunda eve giderken karanlık sokaklardaki kedilerin gözlerini yakalamak.Kafamın içine yerleşmiş olan havai fişek gösterisi hiç bitmediği için, bu yaşadıklarıma bir tür görsel kulak çınlaması diyorum.Kör olduğumda gözlerimin önündeki bu parlak renk cümbüşünün gözlerimin tekrar görmeye başlama çabası olduğunu düşünmüştüm. Bu bana umut vermişti ve bu duruma hayran oluyordum. Oturup izliyordum onları. Şimdi ise biliyorum ki beynim, kendisine iletilen herhangi bir resim olmadığı için kendisi resimler üretiyor.Görmeyen diğer insanların da benimkine benzer şeyler görüp görmediğini merak ediyorum.BBC Türkçe
Türk Sineması Hollywood'a Geçit Vermiyor
Geçen yıl yüksek bütçeli Hollywood yapımlarıyla kıyasıya rekabet eden ve gişede başarılı bir yılı geride bırakan Türk sineması, 2015'te de çok sayıda yapımla milyonlarca seyirciyi salonlara çekiyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, gişedeki başarılarıyla ilk sıralara yerleşen yerli yapımlardan en fazla ilgiyi komedi ve dram filmleri görüyor.Yerli film yapımcılarının beyaz perdeyle buluşturduğu eserler bu yıl ağırlıkla komedi ve romantik-dram türünde oldu. Şu ana kadar vizyona giren tüm filmleri yaklaşık 15 milyon kişi izledi. Gişeden elde edilen hasılat da 165 milyona ulaştı. Mahsun Kırmızıgül ilk sıradaMahsun Kırmızıgül'ün yönetmenliğini yaptığı ve başrolde yer aldığı dram türündeki 'Mucize', seyirciyle biraraya geldiği yaklaşık 8 haftanın sonunda 3 milyon 700 bin seyirciye ve 40 milyon liraya yakın hasılata ulaştı.Komedi romantik türdeki 'Bana Masal Anlatma' da en fazla izlenen filmler arasında ikinci sırada yer alıyor. Yeni yılın ilk günlerinde beyaz perdede gösterilmeye başlanan film, yaklaşık 1 milyon 600 bin seyirciyle buluştu. Burak Aksak'ın senaryosunu ve yönetmenliğini üstlendiği film, yapımcısına 17 milyon liraya yakın hasılat getirdi.Seyirci hem komedi hem romantik-dram seviyor'Aşk Sana Benzer' ise seyirciyle buluştuğu günden bu yana 1 milyon 400 bin kişi tarafından izlenerek üçüncü sıraya yerleşti. Filmin toplam hasılatı 15 milyon liraya yaklaştı.Dördüncü sırada yer alan film, komedi türündeki 'Yapışık Kardeşler' oldu.  Film, seyircinin beğenisine sunulduğu 30 Ocaktan beri yaklaşık 1 milyon izleyici tarafından izlendi ve 10 milyon liraya yakın da hasılat getirdi.Romantik komedi türdeki 'Sevimli Tehlikeli' ise bu filmlerin hemen ardından geliyor. 6 Şubatta beyaz perdeye gelen yapımın yönetmen ve senaristliğini Özcan Deniz üstleniyor. Yapım 650 bine yakın seyirci tarafından görülürken, yatırımcılarına da 6,5 milyon liraya yakın hasılat bıraktı.Bu arada, Şahan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği 'Recep İvedik 4' geçen yıl gişede ilk sırada yer almış, onu sırasıyla komedi türündeki Ata Demirer ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı 'Eyvah Eyvah 3', 'Düğün Dernek' ve Cem Yılmaz imzalı 'Pek Yakında' filmi takip etmişti.Şenay Ünal, AA
Chris Maynard'tan Buram Buram Yetenek, Hayal Gücü ve Yaratıcılık Kokan 20 Muhteşem Eser
'Dünyada kuş tüyüne bir kuştan fazla kimin ihtiyacı olabilir?' diye soranların, Chris Maynard'ı ve onun olağanüstü güzellikteki çalışmalarını görmediklerine, emin olabilirsiniz. Hem Sanatçı hem de bir biyolog olan Maynard, kuşların şekil ve siluetleriyle oluşturduğu muhteşem eserlerini; yine onların tüyleri üzerinde yaptığı hassas ve ustalık gerektiren çalışmalarla ortaya çıkarıyor. Maynard'a göre, kuşlar tarafından atılan her tüy aslında o kuşlara ait özellikleri de içinde saklamakta. Maynard, çalışmalarıyla insanlara; sadece tüylerin güzelliğini göstermeyi değil, onların sahibi olan kuşların hayat hikayelerini de anlatmaya çalışmış. Sanatçı ve eserleri hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
Festival Kültürüne Sahip Olan Bir Şehirde Yaşamanın Gerçek Bir Ayrıcalık Olduğunu Kanıtlayan 14 Fotoğraf
17. yüzyılda Fransa'yı kasıp kavuran veba salgınında, Lyon kenti sakinleri, içine düştükleri korkunç durumdan kurtulmak adına; Meryem Ana'ya sığınır ve evlerinin önünde birer mum yakma adağında bulunurlar. Veba salgınından kurtulunca da şehrin her köşesini mum ışıklarıyla aydınlatırlar. O gün bu gündür gelenekselleşen bu ‘ayin’, zamanla bir festivale dönüşür ve dünyaya ‘ışık festivali’ kavramını kazandırır.Her yıl Aralık ayında başlayıp Ocak ayı ortasına kadar devam eden  Amsterdam Işık Festivali; kenti  yerel ve uluslararası sanatçıların ışıklı heykelleri, projeksiyonları ve enstalasyonları ile bambaşka bir görünüme sokuyor. Geçtiğimiz Festivalin en dikkat çeken çalışması ise birçok edebiyat eserine ve filmlere konu olan meşhur Uçan Hollandalı gemisiydi. Beğeneceğinizi umuyoruz.
Kıbrıs'ı Halatla Türkiye'ye Çeksek Ne Olurdu?
Gün geçmiyor ki coğrafyamızda yeni bir çılgın proje ortaya atılmasın.. Kamuoyunda çok ilgi çeken Türkiye'nin saat yönünde 90 derece döndürülmesi projesinin ardından, şimdi de yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için bir öneri ortaya atıldı! Ekşi Sözlük'te sirmuzzy, Kıbrıs'ı Halatlarla Türkiye'ye Çekelim kampanyasını başlatan isim. Kendisi şöyle belirtiyor;Şimdi biliyorsunuz bu kıbrıs 1000 yıllık sorunumuz. Çok da tehlikeli bir yerde. korumak zor oluyo.En iyisi üst tarafından demir halatlarla bağlayıp Mersin'e doğru çekelim. Tam yolun yarısına kadar çekmişken de güneydekileri bilgilendiririz.*antalya'ya çekmeyelim çünkü orası turist bölgesi.Düzeltme: Bazıları Rumlar bu planı kabul etmez diyo. Merak etmeyin. Biz nota yayınlayınca, onlar tabii ki sabrımızı test etmek istemeyeceklerinden seslerini çıkarmayacaklardır.Projenin geçerliliği nedir, ne kadar bütçe ayrılması gerekiyor? İşte eleştiriler ve görüşler ile Kıbrıs planı!
Reklam
'Dünyanın Kemanları Festivali' 1 Mart'ta Başlıyor
İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Cihat Aşkın koordinatörlüğünde ‘Dünyanın Kemanları Festivali’ni düzenliyor.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Cemal Reşit Rey Konser Salonu önemli bir festivale imza atıyor. Cihat Aşkın koordinatörlüğünde düzenlenecek olan “Dünyanın Kemanları Festivali”, 1 ve 2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festivale; Ara Malikian, Ayla Erduran, Ani Schnarch ve Yarub Smarait gibi birbirinden değerli keman virtüözleri, müzisyenler, dünyaca ünlü keman yapım üstatları ile Grammy ödüllü Parker Quartet yaylı çalgılar dörtlüsü katılacak.Festivalin ilk günü, birçok prestijli ödülün sahibi Ani Schnarch’ın vereceği ustalık sınıfı eğitimi ile 10.00’da başlayacak. Program aynı gün moderatörlüğünü Cihat Aşkın’ın yapacağı “Dünyanın Kemanları” başlıklı söyleşi ile devam edecek. Söyleşiye; Emre Aracı, Ertuğ Korkmaz, Ani Schnarch, Amnon Weinstein, Ara Malikian, Yarub Smarait ve Mehmet Emin Bitmez katılacak.Uluslararası bir üne sahip olan keman yapım üstadı ve restoratörü Amnon Weinstein ile kendi gibi keman yapımcısı oğlu Avshalom Weinstein’in eserlerinin yer alacağı “Kemençe’den Kemana Akdeniz’de Bir Yolculuk” başlıklı  sergi 15.00’te İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu fuaye alanında açılacak. Sergi festival boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. “Dünyanın Kemanları Festivali”nin ilk konseri “Akdenizden Tatlar” başlığıyla 16.00’da gerçekleşecek. Daha sonra 18.00’de besteci ve orkestra şefi Emre Aracı, ulusal ve uluslararası Oda Müziği topluluklarında solistlik yapmış Roberto Issoglio ile Cihat Aşkın birlikte 19. yüzyılın en önemli keman virtüözlerinden biri olan Henri Vieuxtemps’ın İstanbul seyahatinin müzikli anlatımını sunacak.
Puslu Kıtalar Atlası'nın Çizgi Romanı 13 Mart'ta Raflarda
Yayımlanır yayımlanmaz bir fenomene dönüşen, yıllar içinde etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen Puslu Kıtalar Atlası'nın çizgi romanı 13 Mart'ta çıkıyor. İhsan Oktay Anar'ın kaleme aldığı kitabın çizgi roman versiyonunu hazırlayan isim ise İlban Ertem.
Reklam
'Cehennem' İstanbul'a Gelecek
Dan Brown'ın ünlü romanından uyarlanacak olan Cehennem filminin çekim mekanlarından biri de İstanbul olacak.Romanları ile tüm dünyayı sarsan Dan Brown'ın çok satan eseri Cehennem'in sinema filminin çekimleri başlamak üzere. Yapılan açıklamaya göre uyarlamanın çekimleri Nisan ayında başlamış olacak. David Koepp'in sinemaya uyarlayacağı ve ünlü yönetmen Ron Howard'ın imzasını atacağı Cehennem'in çekimlerinin bir bölümü de İstanbul'da gerçekleşecek.Robert Langdon karakterine bir kez daha usta aktör Tom Hanks'in hayat vereceği filmde Her Şeyin Teorisi adlı yapımla Oscar'a aday gösterilen Felicity Jones'da rol alacak. Pi'nin Yaşamı gibi filmlerde başrol oynayan Irrfan Khan, Fransız aktör Omar Sy ve TV serisi Borgen'da rol almış olan Sidse Babett Knudsen ise kadronun diğer isimleri arasında yer alacak.Cehennem filmi 14 Ekim 2016 tarihinde vizyona girecek.Beyazperde
Marquez'in Tüm Arşivine 2.2 Milyon Dolar Ödendi
Teksas Üniversitesi Harry Ransom Merkezi Sözcüsü, Marquez'in 10 romanının orijinallerinin de bulunduğu arşiv için 2.2 milyon dolar ödediklerini söyledi.Nobel Ödüllü yazarın geçen yıl yaşamını yitirmesinin ardından kasım ayında kişisel arşivini satın alan Teksas Üniversitesi, gelecekte yapılacak satın almaları etkilememesi için miktarın açıklanmamasına karar vermişti. Ancak Adalet Bakanlığı, 19 Şubat'ta üniversiteden ödenen tutarı açıklamasını istemişti.2 BİN PARÇALIK DEV ARŞİVYaklaşık 50 yıllık bir dönemi kapsayan ve 2 bin parçadan oluşan arşivde 40'tan fazla fotoğraf albümü, Marquez'in eserlerini yazdığı Smith Corona daktiloları ve beş bilgisayarının yanı sıra yarım kalan eseri 'Birbirimizi Ağustos'ta Göreceğiz' de bulunuyor.Dünyanın çeşitli ülkelerinde 25 farklı dile çevrilen ve 50 milyondan fazla satan 'Yüzyıllık Yalnızlık' eserinin orijinalinin de bulunduğu arşivde, Marquez'in Graham Greene, Milan Kundera, Günter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlara gönderdiği mektuplar ve yazarın yakın arkadaşlarından Fidel Castro ile ilgili belgeler de yer alıyor.KÜLTÜR BAKANI 'BÜYÜK BİR UTANÇ' DEMİŞTİHayranları arasında 'Gabo' olarak da bilinen Marquez'in arşivinin Teksas Üniversitesi'ne satılması, Kolombiya ve Meksika tarafından eleştirilmişti. Kolombiya Kültür Bakanı Mariana Garces, arşivin Teksas Üniversitesi tarafından satın alınmasının ülke için büyük kayıp olduğunu söylemiş, Marquez ailesi ise Kolombiya hükümetinin yazarın arşivi için kendileriyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini belirtmişti.Arşivin açık artırmaya çıkarılmadığını söyleyen aile, dünyaca ünlü edebiyat arşivi nedeniyle Ransom Merkezi'ne satıldığını açıklamıştı.ARŞİV AÇISINDAN YOK YOKRansom Merkezi, 2005'te Watergate dosyaları için gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein'a 5 milyon dolar, 2008'de Nobel ödüllü yazar Norman Mailer'in arşivi için 2.5 milyon dolar ve 2011'de de Güney Afrikalı yazar J.M. Coetzee'nin arşivi için 1.5 milyon dolar ödemişti.Harry Ransom Merkezi, aynı zamanda Jorge Luis Borges, William Faulkner, James Joyce, Samuel Beckett, Ernest Hemingway ve John Steinbeck gibi 20. yüzyılın en önemli yazarlarından bazılarının arşivlerine de ev sahipliği yapıyor.sputniknews
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Afganistan'ın başkenti Kabil'de Türk Büyükelçiliği'ne ait bir araca düzenlenen intihar saldırısında bir Türk askeri şehit oldu, bir asker yaralandı. Saldırıyı üstlenen Taliban 'Türkleri 'yanlışlıkla' vurduk, hedef ABD'ydi' açıklamasında bulundu...
Görme Engellilerin Zihinlerinde Netleşecek Özel Tablolar
Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Avrupa'nın en ünlü müzelerinden biri olan İspanya'nın Madrid şehrindeki Prado Müzesi'nde özel bir sergi açılmış. Görme engelli insanların göremedikleri tabloları zihinlerinde canlandırabilmelerini sağlayacak bu özel sergi,  3 boyutlu baskı tekniğiyle resimlerin kabartılmasıyla oluşturulmuş ve engellilerin rahatlıkla dokunabilecekleri standlara yerleştirilmiş. Sergi 28 Haziran'a kadar açık.
Reklam
Gök Bilimciler 'Kozmik Canavar' Keşfetti
Bilim adamları, 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta 'zamanın başlangıcından kalma' bir 'kozmik canavar' buldu.'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmada, 'SDSS J0100+2802' adı verilen kuasarın, şimdiye kadar bilim adamları tarafından uzak evrende gözlemlenen en parlak gökada olduğu belirtildi.Kuasar, şimdiye kadar keşfedilen en büyük kara deliği de içeriyor. Güneş sisteminin de içinde bulunduğu Samanyolu dahil evrendeki tüm galaksilerin merkezinde bir kara delik bulunuyor. Bu kara deliklerden süper sıcak gazlarla çevrili olanlarına 'kuasar' adı veriliyor. Yeni keşfedilen kuasarın olağanüstü parlaklığı, merkezindeki kara deliği çevreleyen gazın son derece güçlü bir biçimde ısınması sonucu ortaya çıkıyor.Pekin Üniversitesi Kavli Astronomi ve Astrofizik Enstitüsü'nden Vu Şüe Bing, Çin, Hawaii, Arizona ve Şili'deki teleskoplar kullanılarak 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta keşfedilen kuasarın Güneş'ten 420 trilyon kez daha büyük ve Samanyolu galaksisinden 40 bin kat daha parlak olduğunu söyledi.Kuasarın bu büyüklüğe, evrenin oluşumuna yol açtığına inanılan 'Büyük Çarpışma'dan sonraki 900 milyon yıl içinde ulaştığı sanılıyor. Bilim adamları, evrenin halihazırda 14 milyar yaşında olduğunu varsayıyor.Bulunan gök cismini 'kozmik canavar' olarak tanımlayan Vu, şunları söyledi:'Bu, gök cisimlerinin parlaklığını ölçerek keşfedilen en büyük kozmik canavar. Zamanın başlangıcına bu kadar yakın bir kuasarda, bu kadar inanılmaz parlaklık ve büyüklük son derece şaşırtıcı. SDSS J0100+2802, şimdiye kadar kadim uzayda keşfedilen en parlak gök cismi. Bu kozmik ışık, bildiğimiz hiçbir kuramla açıklanamıyor. O kadar parlak ki daha küçük bir teleskopla bile görülebilir. Yine de daha yüksek çözünürlükte görüntü elde etmek için Şili ve ABD'deki meslektaşlarımızdan yardım istedik.'Çinli bilim adamı, 'Evrenin bu kadar genç olduğu bir çağda bu kadar devasa bir kara delik nasıl oluşabildi? Halihazırda elimizde bunu açıklayabilecek hiçbir kuram yok. Bir kara deliğin bir milyar yıldan az sürede bu büyüklüğe ulaşabilmesi için doğduğu andan itibaren çevresindeki bütün yıldızlar arası kütleyi içine çekmesi gerekir' dedi.'Karanlık, uzak evrende bir deniz feneri'SDSS J0100+2802 kuasarını keşfedilmeyi bekleyen diğer gök cisimlerini bulmak için yol gösterici olarak kullanacaklarını söyleyen Vu, 'Karanlık, uzak evrende tıpkı bir deniz feneri gibi parlıyor. Işık tutarak yerküre ile kara delik arasındaki gök cisimlerini görmemizi sağlıyor. Uzak galaksilerle Samanyolu galaksisi arasındaki gök cisimlerini anlamak için eşsiz bir şans yakaladık' şeklinde konuştu.Vu ve ekibi, kuasarla ilgili araştırmalarını sürdüreceklerini, bu çerçevede Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble teleskobunu da kullanacaklarını sözlerine ekledi.AA
Reklam
İsrail'in Harabeye Çevirdiği Filistin Sokaklarını Tuval Olarak Kullanan Banksy'den 16 Duvar Resmi
Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle dünya çapında ünlü bir kişilik. Sanatçının gerçek kimliği bilinmemektedir, Banksy ise eserlerinde kullandığı imzasıdır.'Gerilla artist' olarak anılan sanatçı çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgılığını eleştiren mesajlar vermektedir. Banksy istediğinin iyi resimler yapmak olduğunu ve kimliğini açıklamayacağını ifade ediyor. Banksy Birleşik Krallık'taki eserlerinin yanı sıra Filistin'de yaptığı siyasî eserlerle de tanınıyor. Galerimizde sanatçının Filistin'de yaptığı protest çalışmalardan etkileyici örnekleri sizler için bir araya getirdik.
Madonna Sahneden Düştü
2015 Brit Müzik Ödülleri sonrasında sahneye çıkan şarkıcı, dans ekibinin pelerini çekmesiyle birlikte sahneden aşağıya sırt üstü düştü.Amerikalı şarkıcı Maddonna, 2015 Brit Müzik Ödülleri sonrasında sahne aldığı sırada kaza geçirdi.Pelerinin bağlarını açamayan şarkıcı, dans ekibinin pelerini çekmesiyle birlikte sahneden üç basamak aşağıya sırt üstü düştü.Dans ekibi kısa bir süre şaşkınlık yaşarken, her şey olağanmış gibi davranan Madonna şarkısını kaldığı yerden sürdürdü.Yaklaşık 20 dansçıyla birlikte gösteri yapan Madonna, yeni şarkısı 'Living for Love' şarkısını seslendiriyordu. Sosyal medya üzerinden düştüğü anın fotoğrafını paylaşan Madonna, 'Benim güzel pelerinim çok sıkı bağlanmıştı. Ama beni hiçbir şey durduramaz, sizin sevginiz beni ayağa kaldırdı. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim' dedi.
Reklam