onedio
Hemen Bir Tane Almak İsteyeceğiniz, Satış Rekorları Kıran Yetişkinler İçin Boyama Kitabı
Çocukken elimizden düşmeyen o boyama kitapları yeniden hayatımızda. Nasıl mı? Birleşik Krallık'ın yetenekli ressamı Johanna Basford; büyükler için bir dizi boyama kitabı tasarladı ve hiçbirimizi şaşırtmayacak bir şey oldu. Johanna'nın elleriyle özenle hazırladığı kitaplar milyonlarca sattı.Yetişkinlere hitap eden bu boyama kitaplarında masal kahramanları ve onların yaşaması muhtemel ormanlar dolu. Johanna'nın söylediğine göre ona ilham kaynağı olan şey; çocukken ziyaret ettiği, dedesinin İskoçya'nın Arran Adası'nda bulunan evi.Başarılı ressam Johanna'ya göre; bilgisayar programlarıyla üretilen çizimler soğuk ve ruhsuz, çünkü bu boyama kitaplarındaki her şey onun kendine özgü masalsı anlatımıyla ve özenle çizilmiş. İşte o masalsı boyama kitaplarından birkaç fotoğraf...
Bu Sene Caz'ın Sürprizleri Baez ve Holland
İstanbul Caz Festivali 22. yılında müzikte sosyal duyarlılığın sembolü Joan Baez'i ve ünlü müzisyenlerin programına çıkmak için kapısında kuyruğa girdiği piyanist Jools Holland'ı konuk ediyorTemmuzda İstanbul'u cazın ışıklarıyla aydınlatmaya hazırlanan 22. İstanbul Caz Festivali, bu yıl 27 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin programı önceki akşam Martı İstanbul Hotel'de yer alan Mixo Restaurant'da yapılan basın toplantısında açıklandı.15'ten fazla farklı mekanda, 35 konserin yer aldığı programda ilk göze çarpan isim, protest ve folk müziğin ABD'li önderlerinden Joan Baez. Türkiye'de en son 2004 yılında konser veren Baez, 11 yıl aradan sonra 1 Temmuz akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde hayranlarıyla buluşacak. Sanatçı, Bob Dylan ile birlikte '60'lar Amerikasının sembol isimlerindendi. Müzisyenliğin yanı sıra aktivist kimliğinden de ödün vermeyen, hatta sosyal konulardaki duyarlılığı zaman zaman müziğinin önüne geçen sanatçının konserinde çalacağı şarkılar kadar yapacağı konuşmalar da merak konusu.Müzisyenler onun için birbirini eziyorBaez'den sonra ikinci sürpriz ise, aralarında Sting, Eric Clapton, Mark Knopfler, George Harrison, David Gilmour ve Amy Winehouse'un yer aldığı birçok isimle çalışmış, 1992'den beri ise İngiliz BBC 2 kanalında sunduğu 'Later... with Jools Holland' programıyla İngiltere'de müziğin nabzını tutmuş piyanist Jools Holland. Sigur Ros'tan Adele'e, Kanye West'ten Radiohead'e dünyanın her yerinden müzisyenlerin yer almak için adeta birbirini ezdiği 'Later... with Jools Holland', birçok sanatçıya da parlama fırsatı tanıdı. Holland, ilk kez konser vereceği İstanbul'da, kendi adını taşıyan R&B Orkestrası ve Soft Cell grubuyla bir '80'ler efsanesi olan Marc Almond ile birlikte sahneye çıkacak.Festivalin gediklilerinden ABD'li bas virtüözü Marcus Miller, yeni albümü 'Afrodeezia' çerçevesinde reggae'den afrobeat'e, cazdan blues'a siyahi müziğin yolculuğunun haritasını çıkarırken, Türkiyeli seyircilerin bir başka favorisi olan Melody Gardot, Haziran ayında yayınlayacağı yeni albümünün ardından Sepetçiler Kasrı'nda hayranlarıyla buluşacak.Festival direktörü Pelin Opcin'in özellikle üzerinde durduğu iki konser ise, bas virtüözü olan Charnett Moffett'in kendisi gibi ustaları bir araya getirdiği 'Nettwork' projesi ve İranlı sanatçı Mahsa Vahdat, Norveçli piyanist Tord Gustavsen ve İstanbullu perküsyon ustası Fahrettin Yarkın'ın birlikte sahne alacağı 'Ustalarla Buluşmalar' gecesi. Opcin özellikle Vahdat için 'Bu ismi ilerleyen zamanda sık sık duyacağız,' diyor.Festivalin Onur Ödülü bu sene caz piyanisti Emin Fındıkoğlu'na verilirken, geçtiğimiz sene çok beğenilen Parklarda Caz etkinliği bu yıl Fenerbahçe Parkı'nda gerçekleşecek.Milliyet Sanat
"İncik Boncuk, Ivır Zıvır" Dediğimiz Objelerle Yapılmış 13 Büyüleyici Portre
Jane Perkins, insanların gereksiz bulup bir kenara attığı incik boncuk gibi objeleri kullanarak ortaya muazzam işler çıkartan bir İngiliz sanatçı. Onun için 'tam bir geri dönüşüm canavarı' desek yeridir. Perkins yaptığı işte o denli başarılı ki, insan, binlerce küçük objenin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkarılan bu sıradışı eserler için harcanan yüzlerce saatlik emeği takdir etmeden geçemiyor.Perkins ile ilgili bir diğer çarpıcı şey ise, en az sanatı kadar ilginç olan hayat öyküsü. Yaşamının 17 yılını hemşire olarak çalışarak geçiren sanatçı, bir gün ani bir kararla sanat okumaya karar veriyor. Sanatçının bugün karşımızda olmasının sebebi de onun bu cesur kararı. Plastik objelerle çalışmaya başlaması ise mezuniyet için hazırladığı bir proje sayesinde. Yaptığı proje öğretmelerinden ve sanatseverlerden tam not alınca Perkins, yoluna bu şekilde devam etmeye karar veriyor... Uzun sözün kısası, Perkins bugün dünyaca tanınan bir sanatçı. Ve çalışmaları dünyanın her köşesinden alıcı buluyor. Galerimizde sanatçının çok beğenilen eserlerinden bazılarını sizler için bir araya getirdik. Beğeneceğinizi umuyoruz..Not: Perkins'in diğer çalışmalarına bu siteden ulaşabilirsiniz.
Aşırı Doz Dinlendiğinde İnceden İnceye Bunalıma Sokan 20 Etkileyici Şarkı
Bazı şarkılar insanı anlamsızca ürkütür.İçimizde örtbas edilmiş intihar eğilimini tetikler,bazıları zor zamanımıza hızır vari yetişir,bazıları gülümseyebilmek için nedenimiz olurken bazıları bazılarımızın dinlediği son parça olabilme şerefine nail olup birilerimizin canına kast eder. Şu an playlistimdeki bir kaç parçayı listeledim. Sadece 20 parçayla bitmez bu liste,akar da gider.Tıpkı zaman gibi.
20 Fotoğraf ile Dünden Bugüne Atatürk Kültür Merkezi
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yedi yıldır seyirciye kapalı...Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un 'Ömrünü tamamladı, yıkılmalı' demesinden bu yana ise 10 yıl geçti. O günden bu yana AKM'yle ilgili tartışmalar zaman zaman durulsa da asla tam olarak dinmedi. Son olarak bu ay 30'u aşkın meslek örgütü, dernek ve birlik #AKMdeyiz başlıklı bir girişim için bir araya geldiler.'AKM neden hala kapalı?' diye soruyor, binanın güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarının derhal başlamasını talep ediyorlar. AKM'deyiz İnisiyatifi, 7 yıldır kapalı olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) için bugün suç duyurusunda bulundu.Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, projenin, kendisinin görevden alınmasından sonra emirle durdurulduğunu söylüyor.'(AKM'nin) ihalesi yapılmıştı, ihale kurulundan, kültür varlıkları koruma kurulundan geçmişti, yer teslimi yapılmıştı. Bakanlık olarak biz fon ayırmıştık, 40 milyon lira civarına gelmişti bu fon. Sabancı Vakfı'nın ayırdığı 30 milyonluk bir kaynak da vardı. Yani kaynağı da hazırdı, şantiyesi kurulmuştu, çalışmalar başlamıştı. Gezi olaylarının ardından (o dönemki) Başbakan Erdoğan sesini yükseltince bakanlık çevreleri bunu derhal ferman kabul etti. Bir yazı yazdılar ve çalışmalar durduruldu. Bu durdurma kararı tamamen hukuksuzdur.' diyor Günay.Ertuğrul Günay, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın ilk projeye ayırdığı 90 milyonluk kaynağın, yargının iptal kararının ardından ikinci projeye aktarılmamasının da hükümetin tercihi olduğunu söylüyor.'Sayın Erdoğan hiçbir zaman AKM'nin restorasyonundan yana değildi. Yıkılıp yeniden yapılmasından yanaydı. Galiba ikinci kez kaynak ayırmayı da o frenledi.'Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in de konuyla ilgili görüşlerini almak istediğimizi, ancak mülakat talebimizin geri çevrildiğini belirtelim.Aynı şekilde Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Emrullah İşler ve Başkanvekili Avni Erdemir de mülakat talebimize olumlu yanıt vermediler..
Reklam
2015 Dünya Tiyatro Günü Bildirileri
27 Mart safi tiyatrodan söz edebildiğimiz nadir günlerden biri, tüm dünyada o gün ortak dil olarak 'tiyatroca' konuşuluyor. Tiyatro sandığımız gibi sadece memleketimizde değil birçok avrupa ülkesinde de durumu pek parlak gitmeyen bir sanat. Tabii bu genel geçer bir yargı, öyle işler de yapılıyor ki 'İyi ki tiyatro var!' dedirtiyor seyirciye. Bu sene 27 Mart bildirisini Polonyalı Yönetmen Krzysztof Warlikowski ve Türk Oyun Yazarı Serhan Alben yazdı. Warlikowski'nin bildirisini Tiyed tarafından Refik Erduran çevirisi ile Alben'in bildirisini ise Kulis Tiyatro Dergisi Mart Sayısından elde ederek bir araya getirdim.Genel çerçevede bakacak olursak, bu sene iki bildiri de tıpkı Çehov oyunları gibi umutsuzluğun içinden umut doğuruyor. Üstelik memleketi temsilen ilk defa genç bir sanatçının bu bildiriye imza atması da cabası. Yani ikisi de bize umut olduğunu hissettiriyor ve 'Yaşa be tiyatro!' dememize sebep oluyor.
Bu Kafede Robot Garsonlar Servis Yapıyor
Teknoloji ve yazılım firması Akınsoft, garson robot Ada'yı Konya'da açılışını yaptığı kafe ve robotik uygulama merkezinde görücüye çıkardı.Konya merkezli yazılım şirketi Akınsoft'un yönetim kurulu başkanı Özgür Akın, Meram ilçesinde robot garsonların çalıştığı kafenin açılış töreninde, bu merkezin sadece bir kahve içme mekanı olmadığını, yurt genelinde ilk olacak bir vizyonla çalışacağını söyledi.Robotik teknolojiler üzerine yaptıkları çalışmaların bu kafe sayesinde görülebileceğini ifade eden Akın, 'Kafe istenilen yemeğin yenilip içeceğin içilebileceği, robotların hizmet ettiği bir robotik uygulama merkezidir. Sonrasında bayilikler verilecek ve garson robotun seri üretimine geçilecek. Ayrıca, 2015 yılı içerisinde robot fabrikamızın açılışını da gerçekleştireceğiz' dedi.Ada'nın teknik özellikleri hakkında bilgi veren Akın, robotun konum, mesafe ve zıtlık sensörlerinin bulunduğunu, bu sensörlerle görev yaptığını belirtti. Ada'nın yol takip edebilen ve masaların yerlerini tespit edebilen bir robot olduğunu anlatan Akın, robotun bilgisayar sistemiyle çalıştığını söyledi.'Ada' çay servisi yaptı Programa, Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Uğur Özalır da katıldı. Akın ve Özalır'ın kestiği açılış kurdelesinin ardından robot Ada, programa katılanlara çay servisi yaptı.Garson robot 'Ada' katılımcılardan büyük ilgi gördü. 150 santimetre boyunda, 30 kilogram ağırlığında ve yapay zekaya sahip 'Ada', müşterilerin siparişlerini servis etti.Linsanlı robot 'Akıncı' serisinden sonra, Konya'da yaklaşık 6 yıllık bir çalışma sonucu garson robot Ada'yı geliştiren Akınsoft, yapay zeka yazılımları ile çalışacak robotik teknolojilerin seri üretimine başlamayı hedefliyor.Ahmet Akbıyık, AA
Reklam
Sadece Yağmurlu Günlerde Görülebilen 7 Sokak Sanatı Örneği
Yeni moda olan görünmez mürekkep gibi, süper hidrofobik kaplamalar da ıslanana kadar sokaklarda görünmez kalabilir. Peregrine Chuch, Seattle'da yetişmiş bir sanatçı. Kendisi ''Rainworks'' diye adlandırdığı halka açık yerlerde sokak sanatını icra etmekte. Bunu da gerçekleştirirken, Almanya'da ''sokağa idrarını yapma'' ile mücadele için duvarlarda kullanılan süper hidrofobik kaplamalarla yapıyor.Chuch sanatını, istediği zaman yapıyor, çünkü yaptığı şey aslında belediye tarafından yasal olarak onaylanmış, sonuçta sanatı kimyasal ve kalıcı değil hatta sadece bazı zamanlarda ortaya çıkıyor. Ayrıca yaptığı resimler herhangi bir reklam içermiyor. Kendisi sanatının görünürlük süresinin ne kadar büyüklükte kaldırımın ya da duvarın kullanıldığına göre değiştiğini söylüyor. Genellikle 1 yıl 4 ay gibi bir süreden bahsediyor. Chuch'ın yaptığı çizimler çok çeşitli, sanatsal olanlarla birlikte bazıları eğlence amaçlı yapılmış ve sokakları süsleyen birer sokak harikası olmuşlar.
Dünyanın En Küçük Atının Sizde Kalp Sıkışması Etkisi Yaratacak 10 Fotoğrafı
etiket
Küçükken bir midilliniz olsun istediniz değil mi? İşte Thumbelina yani cüce ve minyatür attan sonra bu isteğinizin hale devam ettiğini göreceksiniz. Bu şirin hayvan dünyanın en küçük atı olarak bir rekora imza attı ve onunla tanışan herkesin kalbini çalmayı başardı. Hatta buna ziyaretine gittiği hastanelerdeki çocuklar da dahil. Sizin için Thumbelina'nın hikayesini derledik okurken kalbiniz sıkışabilir dikkat edin :)
Reklam
Düğün Salonuna Girerken Tozu Dumana Attıracak Alternatif Müzikler
Malum düğün sezonu yaklaşıyor. Gelin ve damatların aklında onlarca soru. Bunlardan bir tanesi de düğün salonuna girişte davetlilerin tüm gözleri üzerinizdeyken arka planınızda belirecek ve salonda yankılanacak müzik. Bunun için belki binlerce seçeneğiniz var ama onlar arasından en ihtişamlı girişe sahip olanlardan bir bölümü buradan geçiyor. Belki romantik bir giriş , belki yaylılar eşliğinde güçlü bir melodi patlaması. Havai fişekler , fonfetiler , meşaleler ... İşte düğününüz için o büyülü ortamı daha da görkemli hale getirecek , müstakbel eşinizle salona ve mutlu bir hayata adım atma müziklerinden bir seçki.
Ağır Çekimde Yeterince Hızlı Çevirilen Bir CD'nin Parçalanma Anı
Ağır çekimde değişik ve ilginç videolar çeken Gav ve Dan isimli adamlar yine iş başındalar. Bu kez bir CD'yi bir sisteme oturtup ağır çekim yapmışlar. Devir hızı 23.000 olan CD'yi saniyede 170.000 kare yakalayan kamera ile kaydederek bu inanılmaz ağır çekim görüntüleri kaydetmişler.
Reklam
30 Farklı Filmin Rüya Sahneleri Bir Arada
55 filmin başlangıç ve son sahnelerini yan yana koyan Swinney’nin projesini görüp arttıran Dreamscience, sevip saydığımız 30 filmdeki rüya sahnelerini bir araya getiriyor. “Rüyalarda buluşalım”ı sinema dünyasına uyarlayan Subconscious Cinema isimli başarılı çalışma, sinemaseverler tarafından omuzlarda taşınmaya aday.30 filmi sırasıyla:Sherlock Jr. 0:00Spellbound 0:048 ½ 0:07Vertigo 0:08Little Nemo in Slumberland 0:09The Big Lebowski 0:14Eternal Sunshine of the Spotless Mind 0:16Blade Runner 0:20Aliens 0:22Brazil 0:23A Nightmare on Elm Street 0:24American Beauty 0:27Inception 0:30 0:55Vanilla Sky 0:32Un Chien Andalou 0:35Waking Life 0:38Eraserhead 0:43The Wizard of Oz 0:46Dumbo 0:47Take Shelter 0:50Paprika 0:57Scott Pilgrim vs. the World 0:59Alice in Wonderland 1:03The Matrix 1:06Cache 1:09Waltz with Bashir 1:12The Cell 1:14Shutter Island 1:22Watchmen 1:28Terminator 2 1:30
Reklam
Hava Kirliliği Beyin Kanaması Tehlikesini Artırıyor
Küresel düzeyde yapılan bir araştırma hava kirliliğinin beyin kanaması tehlikesini artırdığını ortaya koydu.Bilim insanları, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hava kirliliğinde kısa erimli tırmanışların bile beyin kanaması vakalarında artışa yol açtığını belirtiyor.Hava kirliliği ile beyin kanaması arasındaki ilişkiye ilişkin araştırma, daha önce hava kirliliğiyle kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkiye dair çalışmaları izliyor.İngiliz tıp uzmanları gelişmiş ülkelerde hava kirliliğinin daha düşük olmasına rağmen hala önemli bir tehlike oluşturduğunu kaydediyor.İngiltere'nin bazı kesimlerinde 2010 yılında AB tarafından konmuş olan hava kirliliği sınırlarının aşıldığı ve bazı büyük kentlerde bu durumun en azından 2025'e dek sürebileceği belirtildi.Avrupa Çevre Kuruluşu hava kirliliğinin önemli hastalıklara ve erken ölümlere yol açabileceğini vurgulamakta.Edinburg Üniversitesi'nden bilim insanları 28 ülkeden 94 araştırmanın sonuçlarını inceledi ve hava kirliliğinin kısa süre için artmasının bile beyin kanaması vakalarını ve beyin kanamasından ölümleri artırdığını saptadı.Hava kirliliğiyle beyin kanaması arasındaki ilişkinin en güçlü olduğu yerler düşük ve orta gelirli ülkelerde, halkın özellikle yüksek hava kirliliği yaşadığı günlerde oldupu kaydedildi.
Delhi Sokaklarını Bambaşka Bir Kimliğe Büründüren Sokak Sanatı Festivalinden 20 Çarpıcı Fotoğraf
Hindistan, eşsiz tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve birçok farklı kültürü bir arada bulunduran rengarenk yapısıyla, dünyanın her köşesinden insanların gezi hayallerini süsleyen bir ülke. Üstelik artık çeşitli ülkelerden gelen ünlü isimlerin katıldığı bir sokak sanatı festivalleri de var. Geçtiğimiz yıl Delhi şehrinde düzenlenen festivale aralarında Hintlilerin de bulunduğu 60 kadar sanatçı katılmış. Hendrik ECB Beikirch, Sé Cordeiro, Andy Yeng, Tofu, Tona, Foe, Mattia Lullini, Alina Vergnano, Bond, Okuda, Alias, Tones gibi isimlerin festivale yaptıkları kattılar ise gerçekten görülmeye değer. Delhi, festival sayesinde adeta bambaşka bir kimliğe bürünmüş. 'Darısı bizim sıkıcı ve estetikten uzak şehirlerimizin başına' temennisiyle,  festivalden sizler için seçtiğimiz fotoğraflar:
Avrupa'dan ABD'ye Otoyol
Rusya Demiryolları Başkanı Vladimir Yakunin, ABD'yi Asya'ya Alaska üzerinden bağlayacak ve Avrupa'ya ulaşacak bir otoyol projesi önerdi.The Siberian Times'da yer alan habere göre, proje Moskova merkezli Rusya Bilim Akademisi toplantısında paylaşıldı. Yakunin, “Bu hem devletler hem de medeniyetler arası bir proje. Bölge aynı zamanda bir gelecek projesine de ev sahipliği yapmış olacak” dedi. Sadece Rusya'nın doğu ve batı sınırları arasındaki mesafe 10 bin kilometreyi buluyor. Habertürk'ün haberine göre, otoyolun Sibirya'dan Alaska'ya nasıl geçiş yapacağına ilişkin ise açıklama yapılmadı. Bu iki nokta arasındaki mesafe 88 kilometreye yakın. Proje hayata geçerse Londra'dan New York'a gitmek isteyen bir kişi 20 bin 777 kilometrelik yol kat etmiş olacak.Yeni Şafak
Reklam