Interstellar(Yıldızlararası) filminde izleyenlerin büyük bir beğenisini kazanan gelişmiş robotlar olan Tars ve Case'in kamera arkası görüntülerini izliyoruz.
Danimarkalı sanatçı HuskMitNavn'ın Instagram hesabından yayınladığı bu çalışmaları sadece çizimleriyle size pek bir şey ifade etmeyebilir. Çünkü çizdiği resimlerin anlam kazanabilmesi için belli bir açı ile kağıdın bükülmesi ve çizgilerin birbirini tamamlaması gerekiyor. Bu iki bileşim ve sanatçının dehasıyla ortaya sıradışı 3 boyutlu çalışmalar ortaya çıkarmış. Daha fazlası için sanatçının Instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Her yerde gördüğümüz kedili videoların ilkini 1894 yılında Étienne-Jules Marey adlı bir abimiz Chronophotographe ( Fotografik Silah ) aletiyle çekmiş. Alet bildiğiniz tüfek formunda ve saniyede 12 kare çekebiliyor.
Türk pop müziğinin gizli kahramanı Mete Özgencil, yazdığı her şarkıda kendi hâlini buram buram hissettiren özel bir yazar. 1997'den bu yana birlikte çalıştığı her ismi zirveye taşıyan şarkıların altına imza atan Mete Özgencil'i dokuz şarkıda hatırlayalım istedik. Liste 2013 yılında son buluyor, daha çok karşılaşmak dileğiyle. Tıpkı kendisiyle yaptığımız röportajda söylediği gibi: 'Bıkacağınıza özleyin!'
Kültür Sanat Sen, Kütüphaneler Haftası’nda Türkiye’de okurların durumunu rakamlarla ortaya koydu.Avrupa ortalamasının altındaki Türkiye’de halk kütüphanelerinde kayıtlı kullanıcı sayısı 1 milyon. Nüfusu Türkiye’den yaklaşık 10 milyon daha az olan Fransa’da ise bu rakam 11,3 milyon. Türkiye’de son dönemde kapatılan kütüphane sayısı 312. TÜİK’in Kültür İstatistikleri verilerine göre, 2004’de 1.367 olan halk kütüphanesi sayısı, 2013 yılında 1.118’e geriledi.Kültür Sanat Sen’in açıklaması ve verileri şöyle:“Kütüphaneler Haftası, okuma alışkanlığını teşvik etmek, kitap sevgisini artırmak ve toplumda kütüphanelere yönelik bilinci yükseltmek amacıyla 1964’ten beri mart ayının her pazartesi kutlanmaktadır. Ancak, ülkemizde kültür ve sanata yönelik saldırılardan kütüphanelerimiz de payını almış, kütüphaneler hem nicel hem de nitel olarak daha da geriletilmiştir. Türkiye’de son dönemde 312 kütüphane kapatılmış, TÜİK’in Kültür İstatistikleri verilerine göre ise, 2004 yılında 1.367 olan halk kütüphanesi sayısı 2013 yılında 1.118’e gerilemiştir. Avrupa ülkelerine baktığımızda ise kütüphaneler açısından durumun oldukça farklı olduğu görülmektedir. EBLIDA (Kütüphane, Enformasyon ve Dokümantasyon Dernekleri Avrupa Bürosu) istatistiklerine göre; Almanya’da halk kütüphanesi sayısı 9.550, Fransa’da ise 9.400’dür. Kütüphanelere kayıtlı kullanıcı sayısı bakımından da Türkiye Avrupa ortalamasının çok gerisindedir. Fransa’da kayıtlı kullanıcı sayısı 11,3 milyon, İngiltere’de ise 11,4 milyon iken, Türkiye’de halk kütüphanelerinde kayıtlı kullanıcı sayısı sadece 1 milyondur. Rakamlar Türkiye’de kütüphaneye ve kitaba verilen değeri gözler önüne sererken, ayrıca kültür politikaları açısından da vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.Okul kütüphanelerinin yetersizliği nedeniyle, kütüphaneler kitap okumak ve araştırma yapmak yerine sadece ödev yapmak ve sınavlara hazırlanmak amacıyla gelen öğrencilerin uğrak yeri haline gelmiştir. Böylece, kütüphaneler, asıl işlevleri olan topluma ‘kitap okuma, araştırma ve sorgulama’ becerisi kazandırma görevlerinden giderek uzaklaşmaktadır. Bilinmektedir ki; özellikle halk kütüphanelerinin başta kırsalda olmak üzere ülkenin dört bir yanında, yeterli eğitim olanaklarına erişemeyen halka ve dezavantajlı gruplara yönelik birer ‘eğitim ve kültür merkezi’ olma işlevi de bulunmaktadır. Ayrıca, eğitim sisteminde yaşanan geriye gidiş, genç beyinleri sorgulamaya itecek derslerin müfredatlardan çıkartılması, ezberci ve bilimsel olmayan eğitim sisteminin benimsenmesi gibi uygulamalar da kütüphanelerin gelecekteki akıbeti konusundaki endişelerimizi giderek arttırmaktadır.Bilgi-belge yöneticileri ve uzmanlarının istihdam edilmelerinde yaşanan sıkıntılar ve bilgi merkezlerindeki alt yapı sorunlarının çözülmemiş olması ise toplumsal kültür politikalarını da olumsuz etkilemektedir. Öyle ki; ülkemizin birçok ilçesinde kütüphaneci dahi bulunmamaktadır. Zaten, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün bütçeden ayrılan ödeneği yıllar itibariyle gittikçe kısılmış, uzman personellerinin mali, sosyal ve özlük haklarında gerekli iyileştirmeler yapılmamışken, nitelikli bir hizmet beklentisi de mümkün değildir.” ZETE
Adana'da Dilekkaya köyü yakınlarındaki Anavarza Antik Kenti'nde bulunan ve 'antik dünyanın ilk çift şeritli yolu' olarak nitelendirilen sütunlu yol, kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkartılıyor.Kazı çalışmalarının bilimsel danışmanlığını yapan Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
1978 yapımı müzikal romantik komedi tadındaki film, zamanın en çok sevilen filmlerinden biriydi. Aslında bir Broadway Müzikali olan ve çok beğenildiği için filmi çekilen Grease özellikle rengarenk cıvıl cıvıl bi film olmasıyla size keyifli bir zaman geçirtebilir. Eğer bi Rock'n roll ve Oldies tutkunuysanız bu şarkıları ve soundtrack albümünü es geçmemenizi tavsiye ediyoruz.Imdb Puanı 7.2
Çanakkale Savaşı’nı anlatan ancak savaşta komutanlığı üstlenen Mustafa Kemal Atatürk’ün adının sadece bir cümlede geçmesi nedeniyle eleştirilen “Son Mektup” filmi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “genelgesi” ile öğrencilere izletiliyor.Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “tarih şuurunun gelişmesi, değerlerin tanıtımı” amaçlı genelgesi, filmin sadece ilköğretim kurumlarında tanıtılmasını kapsasa da liseler de dahil tüm öğrenciler velileri ve öğretmenlerle birlikte sinema salonlarına dolduruluyor. Böylece filme MEB’ten verilen gişe desteği 17 milyon TL’yi buluyor. AKP’nin seçim şarkılarını hazırlayan Özhan Eren’in senaryosunu yazıp yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin işleyen “Son Mektup” filmi 18 Mart’ta zaferin 100. yılında vizyona girdi. Filmin Çanakkale’de düzenlenen galasına Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da katıldı. Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü ve 20 milyon TL’nin üzerindeki bütçesiyle Türk sinemasının en pahalı filmi olarak tanıtılan filme, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gişe desteği verildiği ortaya çıktı. Filmin vizyona girmesinden yaklaşık 1 hafta önce, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tüm il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine bir “genelge” gönderdi. Film için “Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen” ifadelerinin kullanıldığı genelgede, “Söz konusu filmin öğrencilerimizde tarih şuurunun gelişmesine katkı sağlaması, değerlerimizin tanıtımı bakımından da önemli bir yapıt olması” ifadeleri kullanıldı. Genelgede, bu nedenlerle filmin ilköğretim kurumlarında görevli öğretmenlere ve öğrencilere “duyurulması” istendi.
Bu yılın merakla beklenen filmleri arasında yer alan Bond 24 veya tam adıyla Spectre için ilk teaser da yayımlandı.Sony ve MGM işbirliğinde çekimlere başlayan film Bond’un geçmişine yolculuk yapıyor. Geçmişinden gelen şifreli bir mesajla araştırmalara başlayan Bond, bu süreçte gizli ve ölümcül bir örgütün de izlerine rastlayacaktır. Ajan M’in gizli servisi ayakta tutmak için politik güçlerle verdiği mücadele esnasında Bond da SPECTRE’nin arkasındaki sırrı çözmeye çalışacaktır.Ben Whishaw, Naomie Harris ve Ralph Fiennes gibi isimleri yeniden ve Monica Belluci ve Lea Seydoux gibi isimleri ilk kez göreceğimiz Bond Spectre, 6 Kasım 2015 tarihinde vizyona girecek. Filmi Sam Mendes yönetiyor. Ayrıca Spectre’nin iki film olarak hazırlandığının, hikayesinin bir sonraki filmde de devam edeceğini belirtelim. Film IMAX formatında da vizyona girecek.Süper Karga
Geçen sonbahardan bu yana maceralı bir çıkış süreci yaşayan 13. Madonna albümü “Rebel Heart” şimdi de düşük satış rakamlarıyla adından söz ettiriyor.İnternete sızdırılan şarkılardan sonra tepkisini basında ve sosyal medyada dile getiren Madonna, uzun süredir üzerinde çalıştığı “Rebel Heart” albümünü zamanından önce piyasaya sürmek zorunda kalmıştı. Albüm üzerindeki -uğursuzluk- şimdi de kendini satış rakamlarıyla gösteriyor.İlk hafta 116 bin kopya satılan albümün performansı, 2012 yılındaki MDNA ‘nın 359 binlik satış rakamıyla kıyaslandığında çok düşük kalıyor. İkinci haftanın satışları ise, ilk haftanın çok daha altında kaldı ve 22.800 olarak açıklandı. En son 1994 yılındaki Bedtime Stories ‘de bu kadar kötü bir sonuç alan Madonna’nın, 1998’deki Ray of Light ‘tan bu yana da ilk defa bir albümü “1 Numara” olarak çıkış yapamadı.Piyasa uzmanlarına göre kötü satış performansının asıl nedeni, internete sızdırılan parçalardan sonra ani bir kararla dinlemeye açılan şarkılar ve albümün yanlış zamanda yayınlanması oldu.Hafif Müzik
Ses dalgalarının hiç de küçümsenmeyecek bir şey olduğunu, ses frekansları ile aşık olabileceğimizi hatta katil de olabileceğimizi öğrendiğimizde görmüştük. Şimdi ise George Mason Üniversitesi'nden Seth Robertson ve Viet Tran isimli öğrenciler geliştirdikleri bir cihaz ile yangını çok kısa sürede söndürdüler.Öğrencilerin geliştirdiği bu cihaz ise ses dalgaları oluşturuyor. Yani yangını ses dalgalarıyla söndürüyorlar. Bu teknolojinin gelişmesiyle beraber saatlerce kontrol altına alınamayan orman yangınları kısa sürede söndürülebilecek.
John Bramblitt, epilepsi hastalığından kaynaklanan bir komplikasyon sonucu 2001 yılında; henüz 11 yaşındayken görme yetisini kaybeder. O günden sonra tüm hayatı değişen Bramblit, tam depresyonun eşiğindeyken resim yapmaya başlar. Resim yeteneği ise sanatçıyı ayakta tutan bir işe dönüşür. Bu sayede okulunu bitirir, üniversiteye gider. Hatta evlenir ve çocuk sahibi olur. Görmenin asıl unsur olduğu düşünülen bir sanat dalında, harikalar yaratan Bramblitt, çalışmalarını; üzerinde özel çizgiler olan tuvalleri ve görme engelliler için özel olarak tasarlanan boya şişelerini kullanarak gerçekleştiriyor. Tuval üzerinde bulunan çizgiler ona kompozisyonun neresinde olduğunu söylüyor. Bramblitt'in kullandığı her bir boya farklı maddelerden oluşuyor. Ve Bramblitt bu farkları dokunarak hissedebilecek kadar hassas ellere sahip. Boyaları karıştırarak ortaya çıkardığı yeni renkleri de dokunarak algılayabiliyor.Kendini, “Herkesin içinde bir sanatçı var, bazen insan onu dışarı çıkarmak için bir yardıma ihtiyaç duyuyor. Artık benim için tüm duygular birer renk. Tüm renkler ise birer duygu” diyerek ifade eden Bramblitt’in sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğini anlamak için; mutlaka onun resimlerine bakmak gerekiyor.
Bugüne kadar kediler hakkında birçok içerik gezdiniz, fotoğraf gördünüz. Tatlılıklarıyla bizi bizden alan bu dostlarımızın, hiç şüphesiz ilginç yönleri de sizleri şaşırtacaktır..
Tokat’ta polis tarafından ele geçirilen ve Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’un kayıp olduğu sanılan tablosunu, Van Gogh Müzesi istedi. Adli emanete teslim edilen tablo ile ilgili Hollanda’yla görüşmeleri Adalet Bakanlığı yürütecek.Tokat İl Emniyet Müdürü Fikri Yalman, Tokat’ta ele geçirilen ve Van Gogh’a ait olduğu sanılan tabloyla ilgili açıklamalarda bulundu. Geçen ay Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ele geçirilen Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’un ‘Yetim Adam’ serisi içerisinde yer alan ‘Yaşlı Adam Sopayla’ adlı eserin son durumu ile ilgili açıklamalarda bulunan Müdür Yaman, eserin şu anda Tokat Adliyesinde olduğunu söyledi.Hollanda’da bulunan Van Gogh Müzesi ile yazışmalar yaptıklarını söyleyen Müdür Yaman, “Bizden en son bunun röntgen filmini istediler. Röntgen filmini gönderdik. Fakat bu filmden orjinalliği anlamanın gerçek manada yeterli olamayacağını dile getirdiler. Çünkü Van Gogh’un bütün eserlerinde fırça darbesi ile resim yaptığı ifade edildi. Bizden tabloyu göndermemizi istediler. Ancak arkadaşlarımız tabloyu adliyeye teslim ettiler. Dolayısıyla bu süreçte şu anki aşamada Adalet Bakanlığı üzerinden veya Tokat Adliyesi üzerinden yürütülecek bir işlem. Artık bizim bu aşamadaki yetkimiz kalkmış durumda” dedi.Tablonun gerçek olup olmadığının belirlenmesi için çalışmaların bir kaç yıl sürebileceği öğrenildi.
İtalyan yazar Umberto Eco’nun yeni kitabı “Numero Zero”nun konusu Mussolini, medya oyunu, aşk ve cinayet.Modern klasikler olarak kabul edilen Gülün Adı ve Foucault Sarkacı kitaplarının yazarı Umberto Eco’nun yeni romanı İtalya’da okurla buluştu. Roman, Mussolini ve metresinin 1945’te Como Gölü’nde vurulması ve 1992 yılında Milan’da yaşayan Colonna isimli yazarı anlatıyor.Yayıncı Harvill Secker, “Numero Zero”nun “medya oyunları, mafya, aşk ve cinayetle” okuru ateşlediğini ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana “İtalya’yı şekillendiren güçler savaşını yansıttığını” belirtiyor.Kitabın başka dillere çevrilme çalışmaları başladı.Edebiyat Haber