Kadınlar, Seks, Bira Şişeleri, At Yarışları, Daktilo ve Saman Kağıdı, Yani Kısaca "Henry Charles Bukowski"
Onun için herkesin kendine has bir tanımlaması var; kimi kızgınlıkla “Ayyaş herifin tekiydi” diyor, kimi biraz da severek “Yaşlı serseri”. Öyle ya da böyle pek çok kişinin hayatında -özellikle de gençlik yıllarında- çok önemli bir yeri olduğu da bir gerçek Charles Bukowski’nin. Çünkü o süslü tanımlamalardan kendini sıyırmış, sokak edebiyatının köküne vurmuş, kimi zaman kendini alkole, kimi zaman kadınlara vermiş, yaşadıklarını da sansürsüz anlatmış bir yazardı. Ve insanlar kendi yaşayamadıklarını okumayı severler... Ne yazık ki artık kendisiyle röportaj yapmanın imkanı yok. Ama eşinin arşivini Huntington kütüphanesi’ne bağışlayan karısı Linda Lee Bukowski, ısrarlarımıza dayanamayarak o gizli kapının anahtarını açtı. Ve sayesinde “sevgili hergele”nin gerçek hayatına sızabildik. Kimi zaman şaşırttı, kimi zamansa hiç şaşırtmadı. İşte karısının ağzından özetle Charles Bukowski'yi okudunuz..
Polonyalı Fotoğrafçı'dan, Hindistan'ın Yerel Halkının Birbirinden Etkileyici Fotoğrafları
Farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, kendi farklılıklarımızı anlamamızı sağlar ve aynı anda ufkumuzu genişletir. Fakat birçoğumuz dünyanın her köşesine, rahatlıkla seyahat edemiyoruz. Ancak, uzak bir yerden bir insanla el sıkışamamamız, onlarla tanışmadığımız anlamına gelmez. Fotoğrafçı Magdalena Bagrianow'a bakın. Polonyalı fotoğrafçı elinde kamerayla Hindistan'a gitti ve yerli halkın portrelerini çekti. O kadar güçlüler ki, fotoğrafını çektiği kişilerin o zamanki duygularını neredeyse hissedebiliyorsunuz. Çekimlerin çoğu, her zaman bulundukları çevrede yapıldı. Bu samimiyet duygusunu güçlendirdi. Her ne kadar Hindistan’ın nüfusu 1990’ların başından bu yana istikrarlı bir şekilde azalmış olsa da, ülke hala en fazla nüfusa sahip ikinci ülke. Orada yaşayan insan sayısı (1,3 milyar insan) toplam dünya nüfusunun yaklaşık %17,5'ine eşit.
Bizden Daha 'Zeki' Çıktılar: Arılar Artık Temel Matematik Problemlerini Çözebiliyor!
Bilim dünyasındaki yeni gelişmelere göre, araştırmacılar arıların basit matematik işlemlerini yapabildiğini keşfettiler. Daha önceden elde edilen bulgulara göre, arılar zaten sıfır kavramını anlayabiliyordu. Avustralyalı ve Fransız araştırmacılar arıların toplama ve çıkarma işlemlerini yapıp yapamadığını gösteren bir test oluşturarak yeni bulgulara ulaştı.Arılar nasıl oldu da temel matematik problemlerini çözebildi sizce? Hadi, detaylara geçelim...Kaynak
YGA'lıların Başlattığı Bilim Seferberliği İle Çocuklar Bilimi Daha Çok Seviyor!
Çocuklara bilimi sevdirmek için yolan çıkan YGA(Young Guru Academy), Bilim Seferberliği projesi ile binlerce çocuğun bilimi sevmesini sağladı! YGA ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçen Bilim Seferberliği projesikapsamında; Türkiye’nin her köşesindeki ihtiyaç sahibi köy okullarına en son teknolojiyi anlatan Bilim Setleri gönderiliyor!
İlker Başbuğ Kozmik Oda Soruşturmasını Anlattı: 'Bugün Olsa Yine Açardım'
Kozmik Oda soruşturması ile ilgili konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 'odayı açmamalıydı' eleştirilerine cevap verdi. 'Gerekeni yaptığımızı düşünüyorum. Bugün olsa yine Kozmik Oda’yı açardım' diyen Başbuğ, eğer kozmik odayı açmasaydı Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve Uğur Mumcu suikastlarının arkasında TSK olduğunu söyleyeceklerini aktardı.