Bilim İnsanları, Kafatasında Yeni Bir Organ Bulduklarını Açıkladı
NEW YORK (AA) - Bilim insanları, kafatasında daha önce ne olduğu tanımlanmamış bir organ buldukları bildirildi.Radyoterapi ve Onkoloji dergisinde yayımlanan makalede, insan vücudundaki dokuları yüksek çözünürlüklü bir makine ile tarayan bilim insanlarının, kafatasında burun boşluğunun boğazla birleştiği bölgeye sıkışmış vaziyette bir çift büyük tükürük bezi bulduğu belirtildi.Araştırma ekibinden Hollanda Kanser Enstitüsü Doktoru Matthijs Valstar, ''Herhangi bir modern anatomi kitabında kulaklara yakın, çenenin altında ve dilin altında olmak üzere sadece üç ana tür tükürük bezi vardır. Şimdi dördüncüsünün olduğunu düşünüyoruz.' ifadesini kullandı.Valstar, radyasyon tedavisinde zarar gören tükürük bezleri için yeni bulunan tükürük bezinin bir ''yedek organ'' görevi görebileceğini kaydetti.
Yelda Cumalıoğlu Yazio: Ölümsüz Bir Fahişe
“It’s better to burn out than to fade away” der Neil Young, “My My Hey Hey” adlı şarkısında... 'Yanmak, kaybolup gitmekten daha iyidir!'İşte tam da bu parçayı dinlerken aklıma bir soru takıldı. Bir fahişe olsan ve yirmi üç yaşında dünyaya gözlerini kapasan unutulup yok olmak mı istersin yoksa “elit bir fahişe” olarak yüzyıllara taşınıp, ilhamınla yapılan eserlerle ölümsüzleşmek mi?
Kayseri Şeker'de "66. Pancar Alım Kampanyası" Başladı
KAYSERİ (AA) - Kayseri Şeker Fabrikası, hasada başlayan çiftçiler için '66. Pancar Alım Kampanyası' başlattı.Kayseri Şeker'den yapılan açıklamaya göre, Bünyan ilçesi Tuzhisar Mahallesi'nde pancar üreticileri için hasat etkinliği gerçekleştirildi.Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, etkinlikte, 'C' pancarında taban fiyatın 250 lira olduğunu, bu rakamın küspe, nakliye ve prim ile birlikte 325 lirayı aşacağını belirtti. Türkiye’de henüz şeker ve pancar fiyatları ile ilgili resmi bir açıklama olmadığını belirten Akay, 'Bu sene C pancarına tonda 250 lira fiyat belirledik. Tabi küspesi nakliyesi ve primiyle beraber 300 lirayı aşacak bir rakam ortaya çıkıyor. Çok şükür küspe fiyatları iyi durumda, çiftçinin tonda 40 lira gibi bir geliri oluyor. Ortalama 35 lira gibi bir nakliye ile değerlendirildiğinde ve prim de üzerine eklendiğinde, 250 liralık pancar fiyatı aşağı yukarı 325 lira gibi bir rakama ulaşıyor.' şeklinde konuştu. Bunun çiftçi açısından önemli bir adım olduğunu kaydeden Akay, 'Biz Kayseri Şeker olarak bu manada gücümüzün en son noktasına kadar bu uygulamayı gerçekleştirmiş olacağız. Öncelikle, bunun hayırlı olmasını temenni ediyorum ve inşallah darısı A pancarına ve şeker fiyatının açıklanmasına diyorum.' ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve beraberindekiler, pancar hasadını izledi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğine göre, yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilebilen şeker miktarı olarak adlandırılan A kotası ve A kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulundurulmak üzere üretilen şeker miktarı olarak tanımlanan B kotası dışında, şeker ham maddesi olarak üretilen ve teslim edilen pancar, C pancarı olarak kabul ediliyor.
Kayseri Şeker'de "66. Pancar Alım Kampanyası" Başladı
KAYSERİ (AA) - Kayseri Şeker Fabrikası, hasada başlayan çiftçiler için '66. Pancar Alım Kampanyası' başlattı.Kayseri Şeker'den yapılan açıklamaya göre, Bünyan ilçesi Tuzhisar Mahallesi'nde pancar üreticileri için hasat etkinliği gerçekleştirildi.Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, etkinlikte, 'C' pancarında taban fiyatın 250 lira olduğunu, bu rakamın küspe, nakliye ve prim ile birlikte 325 lirayı aşacağını belirtti. Türkiye’de henüz şeker ve pancar fiyatları ile ilgili resmi bir açıklama olmadığını belirten Akay, 'Bu sene C pancarına tonda 250 lira fiyat belirledik. Tabi küspesi nakliyesi ve primiyle beraber 300 lirayı aşacak bir rakam ortaya çıkıyor. Çok şükür küspe fiyatları iyi durumda, çiftçinin tonda 40 lira gibi bir geliri oluyor. Ortalama 35 lira gibi bir nakliye ile değerlendirildiğinde ve prim de üzerine eklendiğinde, 250 liralık pancar fiyatı aşağı yukarı 325 lira gibi bir rakama ulaşıyor.' şeklinde konuştu. Bunun çiftçi açısından önemli bir adım olduğunu kaydeden Akay, 'Biz Kayseri Şeker olarak bu manada gücümüzün en son noktasına kadar bu uygulamayı gerçekleştirmiş olacağız. Öncelikle, bunun hayırlı olmasını temenni ediyorum ve inşallah darısı A pancarına ve şeker fiyatının açıklanmasına diyorum.' ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve beraberindekiler, pancar hasadını izledi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğine göre, yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilebilen şeker miktarı olarak adlandırılan A kotası ve A kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulundurulmak üzere üretilen şeker miktarı olarak tanımlanan B kotası dışında, şeker ham maddesi olarak üretilen ve teslim edilen pancar, C pancarı olarak kabul ediliyor.
Van'da Gösteri Ve Yürüyüşlere Geçici Yasak
VAN (AA) - Van Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının 15 gün süreyle yasaklandığını açıkladı.Valilikten yapılan açıklamada, anayasa ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylemler ve saldırı olaylarının önüne geçilmesinin planlandığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamak, terör örgütlerinin planlarını bertaraf etmek, milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve genel sağlığın korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin devamının temini ile şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi ve koronavirüs salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda salgının/bulaşın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla Van ili coğrafi sınırları içerisinde 21 Ekim'den geçerli 4 Kasım da dahil olmak üzere 15 gün süreyle Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantıları yasaklanmıştır.'Açıklamada, kentte, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılmasının, çadır ve stand kurulmasının/açılmasının, imza kampanyası düzenlenmesinin, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılmasının ise belirtilen tarihler arasında mülki idare amirinin iznine bağlandığı vurgulandı.
Emre Yusufi Yazio: Muz Meselesi ve Diğerleri
Hepiniz hatırlarsınız, dünyanın dertlerinin daha az olduğu ve bizim canımızla sağlığımızla uğraşmadığımız, huzurlu ve keyifli çok da uzak olmayan geçen yıl ilginç bir sanat olayı yaşanmıştı. Dedim ya daha huzurluyduk diye, bence biraz da sıkılmış ve aksiyon arıyor olabilirdik. Bu sanat olayı Miami Art Basel’de sergilenen ve dünyanın viral gündemine oturan Maurizio Cattelan’ın bir muzu duvara bantladığı ve buna sanat eseri dediği olaydır. Tabii yapıtları ve buna bağlı sanatsal kariyerinin olgunluğu baz alındığında, Cattelan’ın bize sunduğu her şey elbette ki sanat eseri olacaktı. Öyle mi gerçekten? Yemezler…
Biberonlar Mama Hazırlanırken Mikroplastikler Salıyor
ANKARA (AA) - Biberonların ısıyla temasının arttığı durumlarda yüksek düzeyde mikroplastik parçacıkları saldığı bildirildi. United Press International haberine göre, İrlanda'da Trinity College Dublin'de görevli bilim insanı Liwen Şiao liderliğinde yapılan araştırma çerçevesinde 10 biberon çeşidi incelendi. Sonuçları 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmada, 7 biberonda mama hazırlanırken ısıyla mikroplastik parçalarının açığa çıktığı tespit edildi. Biberonun, içindeki sıvı ne kadar sıcaksa o kadar çok mikroplastik saldığı da gözlendi.Uzmanlar araştırmanın, bebeklerin mama yoluyla günde yaklaşık 1,6 milyon mikroplastik partiküle maruz kalıyor olabileceğini ortaya koyduğuna işaret etti.Araştırmanın bulgularına eşlik eden bir makale kaleme alan Viyana Tıp Üniversitesi'nden Philipp Schwabl, 'Tespit edilen mikroplastik parçacıklarının sayısı çok yüksek görünüyor. Bu mikroplastik seviyelerini sindirmenin, bebeklere veya genel olarak insan sağlığına etkisini henüz bilmiyoruz.' ifadesini kullandı.
1. Uluslararası Edirne Kırmızısı E-Sempozyumu
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, 15. yüzyılda Edirneli boya ustaları tarafından elde edildikten sonra 1740'lı yıllarda Fransa'da üretilmeye başlanan Edirne kırmızısı (Rouge d'Adrinople) renginin, ihtişamı ve etkileyici yapısıyla casusluk faaliyetlerine konu olmuş bir değer olduğunu söyledi. Edirne kırmızısının, ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması amacıyla TÜ tarafından '1. Uluslararası Edirne kırmızısı e-Sempozyumu' düzenlendi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle on-line gerçekleştirilen sempozyumun açılış programında konuşan Rektör Tabakoğlu, Edirne kırmızısının sadece bir renk değil, aynı zamanda kültürel ve turistik bir değer olduğunu ifade etti.Edirne'nin 8 bin 300 yıllık geçmişiyle birçok önemli medeniyete ev sahipliği yaptığını anımsatan Tabakoğlu, 'Osmanlı'nın en kudretli olduğu dönemde 100 yıla yakın da başkentlik yapmış bir şehir. İstanbul'u fetheden bir şehir. Başkent olması sebebiyle çok sayıda bilim adamı, sanatkar ve usta Edirne'de yaşamış ve kente önemli katkılar yapmış.' dedi.Kentin unutulan değerlerini gün yüzüne çıkarmak için çalıştıklarını ve bunların başında Edirne kırmızısının geldiğini vurgulayan Tabakoğlu, şunları kaydetti:'Edirne kırmızısı kitabının geçtiğimiz yıllarda gündeme gelmesiyle birlikte kitaptaki motiflerden hareket ederek bu kültürel değeri tanıtmaya çalışıyoruz. Edirne kırmızısı kentimiz için çok önemli bir değer olacaktır. Edirne kırmızısı çok özel ve güzel bir renk. Zamanında bu rengi elde etmek için çok mücadeleler verilmiş, casusluk faaliyetleri yapılmış. Bugün bu değeri tekrar ortaya çıkarmak için bir define bulucu gibi çalışıyoruz. Edirne kırmızısı sadece Edirne'nin bir değeri değil. Osmanlı'nın geçmişteki sınırlarını düşünecek olursak o coğrafyada yaşamış tüm insanların değeri.''Edirne kırmızısını günlük hayatta görürüz'TÜ Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Gönenç Güler ise 'Edirne kırmızısının turizmdeki yeri' başlıklı sunumunda, Edirne'nin önemli bir turizm şehri olduğunu dile getirdi.Edirne kırmızısının kentin turizm potansiyeline katkı sağlayacağını aktaran Güler, 'Edirneliler kırmızıyı sever ve Edirne kırmızısını günlük hayatta görürüz. Edirne için kırmızı uzak bir renk değil, tüm turistik ürünlerde kullanılabilecek bir renktir.' diye konuştu.Güler, Edirne kırmızısını daha iyi tanıtıp turizme kazandırmak için çalışmalar yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Sempozyumda, Türkiye, Yunanistan ve Romanya'dan akademisyen ve araştırmacılar sunum yaptı.
Sma İle 16 Yıldır Mücadele Eden Genç, Başarılarıyla Diğer Hastalara Örnek Oluyor
İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ BÜYÜKKARAKAYA - SMA hastalığıyla 16 yıldır mücadele eden, azmi ve ailesinin desteğiyle tedavisinde büyük ilerleme göstererek Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünden mezun olmayı başaran Ayça Şahin, gelecekte hastalıkların tedavisini araştıran bir bilim insanı olmayı hedefliyor. SMA hastası 23 yaşındaki Ayça Şahin, hikayesi ve azmiyle diğer hastalara umut oluyor. Şahin'e 7 yaşında, kardeşi Burak Can Şahin'e ise 21 aylıkken Spinal Müsküler Atrofi (SMA) tanısı kondu. Teşhisin ardından anne Arzu Şahin bütün yaşamını çocuklarının tedavisine ve SMA hastalığıyla ilgili farkındalık çalışmalarına adadı. O yıllarda hastaların tek umudu ise ABD'de bulunan bir ilaçtı. Anne Şahin'in ve diğer ailelerin verdiği mücadele ses getirdi. Geçen yıl, SMA Tip2 ve SMA Tip3 ilaçları SGK kapsamına alındı. Ayça ve Burak Şahin kardeşler de ilaçlarına kavuştu. Ayça Şahin, 7 yaşından itibaren ailesiyle hastalığa karşı verdiği mücadeleyi AA muhabirine anlattı. Hastalık tanısı konduktan sonra o yıllarda tek umudunun fizyoterapi olduğunu dile getiren Şahin, okulda yürümede güçlük çekmeye başladığı zamanlarda sporu ve fizik tedaviyi hiç bırakmayarak hayata tutunmaya çalıştığını söyledi. Hastalığı sırasında eğitimine ara vermeden devam ettiğini ve liseyi birincilikte bitirdiğini ifade eden Şahin, SMA hastası olarak yaşadığı sıkıntılara değinirken 'İlaç SGK kapsamına alınmadan önce okulda yürüme mesafem çok kısalmıştı ve çok yoruluyordum. Okulda düşmelerim de artmıştı. Korkular ve düşmeler fiziksel zayıflıkla birleşince hoş olmayan sonuçlar ortaya çıkıyor. O yıllarda 10 metre adım atıp, duraklayıp daha sonra tekrar yürüyebiliyordum.' diye konuştu.İlaç tedavisine 21 yaşında başlayabildiğini belirten Ayça Şahin, sözlerine şöyle devam etti:'İlaç tedavisine 2019 Şubat ayının sonunda başladım. Bugüne kadar kas kaybımı önlemek için annemin desteğiyle fizik tedavi, fizyoterapi ve egzersizleri yapmaya çalıştım. Türkiye'de SGK kapsamındaki ilacı alan ilk yetişkin hastaydım. O an çok mutlu olmuştum. İlaç kutusunu aldığımda paha biçilmez bir mutluluk yaşadım. Herkesin bu ilacı alacağını öğrenmek ve herkesin bu ilaca erişmesinde katkımız olması çok güzel bir his. İlaç tedavisine başladıktan sonra da yürümede 10 metrede bir olan duraklama mesafesi, yaklaşık 100 metrede bire çıktı. Dolayısıyla şu an yürümemde 10 kat kadar bir artış var. Bu ilerlememde egzersiz ve tedavinin de payı çok büyük.' 'Hastalıkla beraber yaşamayı öğrenmek ve mümkün olduğunca ileriye gitmek gerekiyor.' diyen Şahin, bu nedenle çocukluğundan beri hep genetik bölümünü okumak istediğini anlattı. Şahin, 'Gözünüzün önünde sürekli kötüleşen hastalar oluyor. SMA, tedavi edilmediği taktirde ilerleyen bir hastalık. Genetik okuyarak diğer hastalara faydam olsun istedim. SMA hastalığı ve diğer hastalıkların tedavisinde bilime katkı sunmak için Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nü tercih ettim ve mezun oldum. Yüksek lisansı da nörobilimde yapmaya karar verdim ve başvurdum. Başvurum kabul edildi ve 2 haftadır yüksek lisansa devam ediyorum.' ifadesini kullandı. SMA hastalıklarının tedavileriyle ilgili de araştırmalar yaptığını söyleyen Ayça Şahin, şöyle devam etti: 'Tedavi için beklerken sığındığımız en güzel limanlardan biri kesinlikle bilim ve bilim insanlarıydı. Allah'a güvendim. Anneme, babama, bilim insanlarına güvendim. Ben de bilim insanlarından biri olmak istedim. Bu nedenle Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünü tercih ettim. Gelecekteki hedeflerimden biri de kesinlikle hastalıklara tedavi bulma ve onların mekanizmasını araştırma konusunda ilerlemek olacak. Bilime bir şekilde katkımın olması ve hastaların hayatlarına dokunmak en büyük amacım oldu. Birinin yüzündeki gülümsenin kökeninde emeğim olsun istiyorum'Dünyada şu an SMA için 3 tedavi şekli bulunduğuna işaret eden Şahin, bu tedavilerden hangisi alınırsa alınsın egzersiz ve doğru beslenmenin önemli olduğunu belirtti. 'SMA annelerin sesi olmaya çalıştım'SMA hastası 2 çocuğunun tedavisi ve diğer SMA hastaları için yaptığı çalışmaları anlatan anne Arzu Uz Şahin, hastalara ve ailerine yardım eden SMA Benimle Yürü Derneği'nin kurucu yönetim kurulu üyesi olduğunu söyledi.Anne Şahin, çocuklarıyla birlikte verdiği mücadeleyi şu sözlerle anlattı:'Çocuklarıma SMA tanısı konulduğunda Ayça 7 yaşında, oğlum 21 aylıktı. O dönemde sığınacağımız tek şey fizik tedavi ve eğitimdi. Doktor, 'Çocuklarınız kas hastası. Günden güne zayıflayacak ve yürüme yetilerini kaybedebilir. Belki bir bardak kaldırıp sularını bile içemeyebilirler. Yapacak hiçbir şey yok ve sadece fizyoterapi var.' dedi. O dönemlerde çocuklarımı fizyoterapi merkezine 'Sizi spor okuluna götüreceğim.' diyerek götürdüm. Biraz daha bilinçlendiklerinde hastalıklarını açıkladık.'SMA hastalarının ilaçlarını SGK kapsamına alınması için büyük mücadele verdiğini ve o yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanlığı ile iletişim kurduğunu anlatan Arzu Şahin, şöyle konuştu:'Hayatımda Meclis'in yolunu bilmiyordum. Meclis'e bir girdim ve çıkamadım. Dernek kurarak bir dernek çatısı altında birleşerek kapılarımızı herkese açtık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a bütün SMA hastaları adına 2 kez ulaştım. Kendisine durumu anlattım ve büyük hassasiyetle dinledi. Sağlık Bakanı ile de görüştüm. Mücadelemiz sonucunda 2019 yılının Şubat ayında, SMA Tip2 ve SMA Tip3 ilaçları SGK kapsamına alındı.' Çocuklarının eğitimde çok başarılı olduğunu ve onlarla gurur duyduğunu ifade eden Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:'Sevgili SMA anneleri ve SMA hastaları, hayat ne kadar zor olursa olsun hayatla mücadele etmekten asla vazgeçmeyin. Oğlum Burak yürüme yetisini kaybetmişti. Hatta kollarını kaldıramıyor ve sağına soluna dönemiyordu. Bu tedaviyle birlikte onda da bazı hareketler oldu. Buzdolabının kapağını açabildi. Günden güne de akülü sandalyeyi daha hızlı çevirebiliyor. Hazırlık okuduğu için İngilizce öğreniyor. Umudunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin ve doğru bildiklerinizden şaşmayın.'