Dünyaca Ünlü Şirketlerin CEO'larının Şiddetle Önerdiği 25 Kitap
Büyük şirketlerin kuruluşunda büyük fikirler vardır. Bu büyük fikirler için de ilham aldıkları kitaplar olmazsa olmazlarıdır. Biz de bu içerikte sizlere iyi bir iş adamı olmanın kapılarını açacak, Dünyaca Ünlü Şirketlerin CEO'larının Şiddetle Önerdiği 25 Kitaba yer verdik. İyi okumalar...
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Geçen Pazartesi günü, aynı başlıklı yazımda, Sayın Ali Babacan’ın, AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu’nun adaylık teklifini kabul ettiği haberini yorumlamıştım. O yazıda, Babacan’ın son üç yılda siyasal ve ekonomik gelişmeler ile demokrasi ve insan hakları hakkındaki görüşleriyle, adaylık kabulünü birleştiremediğimi yazmıştım. Milletvekili adaylığını kabulü için, Sayın Babacan’a uygun düşen bir açıklama bulamadığım için, yazımın sonuna, “okuyucuların düşüncelerini öğrenmek istiyorum, yazarsanız sevinirim” diye bir not koymuştum.Okuyuculardan gelen çok sayıda cevabı özetlemeye çalıştım.Öncelikle olayı değerlendirenleri birleştirdim, genel değerlendirmede şu görüşler öne çıkıyordu:“Babacan'ın teklifi neden kabul etmiş olduğunu düşünmeden önce, liderin arkasında koşan milletvekillerini ve % 40 oy veren seçmeni anlamaya çalışalım. .“Babacan AKP içinde farklı bir ses de olsa bu ses bir anlayışa, felsefeye, paradigmaya dönüşemediği sürece çok bir anlam ifade etmiyor.“Seçimleri kurtarıp tek başına iktidar olmak için her şeyi yapacaklar, sonucu detaylar belirleyecek, Partiyi su üstünde tutacak dallardan biri olabilir düşüncesiyle, Babacan da o detaylardan biri olarak davet edilmiştir.
Birbirinden Özel Aile Hikayeleriyle Soslu 30 Benzersiz Film
Öncelikle aile hikayelerinin konu edildiği filmlerin yer aldığını belirtelim, listedeki her film aileyle izlenmeye uygundur diye bir iddiamız yoktur. Sonra filmi ailenizle izlerken kızarıp bozulmayın; dünyanın en kötü hissidir, bilirim. Unutmadan; listede yerli filmler yer almıyor, zaten bilmediğimiz bir aile filmi neredeyse kalmadı.Filmler IMDb puanlarına göre sıralanmıştır, bu puanlara tıklayarak filmlerin sayfasına gidebilirsiniz. Keyifli seyirler...
Adnan Polat: "Şu An Kulüpte 350 Haciz Var"
Adnan Polat: 'Finansal Fair Play'dan bahsederken Özbek'in benim dönemimi kastetmesini talihsizlik olarak kabul ediyorum. Kaldı ki; G.Saray'ın bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilgili Özbek asla 'sebep' değil, 'sonuç'tur..'Galatasaray'ın eski başkanı Adnan Polat, önceki gün yapılan Divan Kurulu'nda başkan Dursun Özbek'in eleştirisine uğramıştı.Özbek konuşmasının bir bölümünde, 'UEFA 'bize ayağını denk al' dedi. 2009'da kriterler başladı. O zaman yönetenler (Adnan Polat'ı kast ediyor) bu işi ciddiye almamış veya farkında olmamışlar. Sonra bu meseleler önümüze geldi' demişti.Bodrum'da tatilde olan Polat konuyla ilgili bakın neler söyledi:KIRAÇ VE AYSAL DİNAMİT KOYDUUEFA Finansal Fair Play'dan bahsederken Başkan Dursun Özbek'in benim dönemimi kastetmesini talihsiz sözler olarak kabul ediyorum. Kaldı ki; Galatasaray'ın bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilgili Başkan Dursun Özbek asla 'Sebep' değil, 'Sonuç'tur.. Özbek'i mali yıkımın sonucu göstermek hatadır. Bugünkü durumdan 2011 Mart ayında Galatasaray'ın kaleme alınmamış örf ve adetlerinin canına okuyanlar sorumludur. O günden bugüne kadar İnan Kıraç ve çevresindekiler ile Ünal Aysal ve ekibi G.Saray'ın dibine dinamit koydular. Para bitince de kaçtılar.320 MİLYON DOLARDAN 39 MİLYONAGöreve geldiğimde G.Saray'ın 60 milyon dolar geliri, vadesi gelmiş 250 milyon dolar borcu vardı. Şirket birleşmelerini gerçekleştirdik. Stadı açtık. Biz ayrılırken imza altına alınmış 30 milyon dolarlık sponsorluk gelirlerini 226 milyon dolara çıkardık. En önemli icraatlarımızdan biri de Vakıfbank ile yaptığımız uzlaşmaydı. Başkanlığımdan 6 yıl önce Vakıfbank'tan 28 milyon dolarlık kredi alınmış ve Riva teminat gösterilmiş. 6 yıl boyunca krediyle ilgili ne bir taksit ödenmiş ne de faiz ödemesi yapılmış. Banka G.Saray'ı temerrüde düşürmüş. Borç katlanarak 320 milyon dolara çıkmış. Ben Vakıfbank'la masaya oturup anlaştım ve bu dev borcu 320 milyon dolardan 39 milyon dolara düşürüp 6 yıl vadeye yaydım.ŞU AN KULÜPTE 350 HACİZ VAR!Benim dönemimde tüm icraları kaldırdık. Sadece Riva üzerindeki icraya bilerek dokunmadık. Çünkü bilmediğimiz bir anlaşma karşımıza çıkarsa Riva satılmasın diye bunu yaptık. Riva üzerinde Vakıfbank birinci alıcı konumundaydı. Riva üzerindeki haczi Riva'nın selameti adına bilerek ve anlaşmalı olarak bıraktım. Şimdi Galatasaray'ın üzerinde 350'den fazla icra ve haciz takibi var. Ayrıca başkan olduğumda Galatasaray'ın UEFA'da tam 26 davası vardı. Ve Galatasaray UEFA ile ihtilaflı kulüpler arasında ilk sıradaydı. Ben bu davaların hepsini bitirdim.BUNLAR G.SARAY'IN 10 YILINI YEDİÇarpıcı bir başka örnek vereceğim; G.Saray'da yönetimler, ben de dahil 1951 ile 2011 dönemi arasındaki 60 yılda toplam 800 milyon doların altında harcama yapmış. Ünal Aysal'ın görev yaptığı 3.5 yılda harcadığı para 1 milyar dolar. Bunlar Galatasaray'ın canına okudular, gelecekteki 10 yılını yaktılar. Bugün mali tabloya baktığımızda Başkan Dursun Özbek'i suçlamak büyük haksızlık olur. Çünkü Özbek kötü ekonominin sebebi değil sonucudur. Günahı yoktur. Özbek 4 ayda kulübü mü batırdı? Hayır; daha bir şey yapmadı ki!BUYURSUNLAR BENİ SUÇLASINLARAma birilerini suçlamak istiyorlarsa buyursunlar beni suçlasınlar. İnan Kıraç ve başkan yaptırdığı Ünal Aysal 1 milyar dolara çivi mi çaktılar? 5 yılda G.Saray'ı resmen batırdılar. Kıraç ve Aysal'la yanında getirecekleri finans uzmanları dahil her türlü TV kanalında yüz yüze tartışmaya hazırım. Gerçekleri asla ört bas edemezler. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz. Mirası yediler bitirdiler. İnan Kıraç ve Ünal Aysal, G.Saray'ı sevenleri ve taraftarları hak etmiyorlar. Maddi ve manevi menfaat çetelerinden kurtulmadığı sürece G.Saray'ın iki yakası bir araya gelemez.Sabah
İnsanların Sizi Can Kulağıyla Dinlemesini 30 Saniyede Nasıl Başarırsınız?
Yalnızca 30 saniye içerisinde insanların sizinle ilgilenmesini nasıl sağlarsınız?İster bir iş görüşmesinde olun ister bir kokteylde olun isterseniz de bir asansörde olun, kendinizi dünyanın en ilginç insanı gibi tanıtmak ve bunu insanlara kabul ettirmek hiç kolay değildir. Robert Half firmasında baş yönetici olarak çalışan Paul McDonald şöyle konuştu: “Çoğu insan yaptıklarını etkili bir şekilde sunamıyor. Yaptıklarını dile getirmeye pek alışkın değiller.İşte McDonald mükemmel bir asansör konuşması için yapacaklarınızı 8 etapta özetliyor:
'Erdoğan Muhatabım Değil, Ne Yaparsa Yapsın Polemiğe Girmeyeceğim'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Vatan Partisi ile ittifak yapmayacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan için muhatabım değil diyerek polemiğe girmeyeceğini söyledi. Ana akım medyanın, hükümetin baskısı altında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Hürriyet'e operasyon talimatını veren savcı için 'O savcıya savcı demek bile tartışılır' dedi. Dağlıca ve Iğdır'daki terör saldırıları sonrası Türk-Kürt çatışmasının zemininin yaratılmaya çalışıldığını savunan Kılıçdaroğlu, 'Dolduruluşa gelmemeliyiz kesinlikle. Bu konuda çok duyarlı olmalıyız' çağrısında bulundu.Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:Perşembe günü Parti Meclisi'ne toplayıp son şeklini verip, milletvekilleriyle ilgili listeyi hazırlayacağız. Merkez sağdan partimize gelen adayları büyük bir keyifle kabul ediyoruz. Mehmet Ali Bayar'ın ismini ilk kez duydum, yeni bir ismi alma konusunda hareket alanımız dar; çünkü ön seçim yaptık.'Ön seçimle gelenlere müdahale etmeyeceğiz'Ön seçimde listeye girmiş bir ismin liste dışı kalmasını istemeyiz, ama ayrılmak isteyen varsa saygı duyarız.Listelerde nihai kararı Parti Meclisi'miz verecek. Kadın adaylar 7 seçim bölgesinde yine birinci sırada olacak.Ön seçimle gelen adaylara hiçbir şekilde müdahale etmeme kararımız var.'İhsan Özkes beni de şaşırttı'İhsan Özkes herkes gibi beni de şaşırttı. Özkes, bir din adamı olmanın ötesinde politikacı kimliğiyle geldi partimize. Din adamını din adamı olarak partiye getirmeyi çok doğru bulmuyoruz.Deniz Baykal iddialarıDeniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddiaları doğru değil, o da seçimle geldi. O gazetelerde yazılanları ben de hayretle takip ediyorum; anlamakta zorlanıyorum.Vatan Partisi ile ittifak olmayacakVatan Partisi ile ittifak yapamayacağımızı, listelerde değişiklik yapamayacağımızı Doğu Perinçek'e ilettik. Ama aday başvurusunda eksiklik varsa özel bir değerlendirme yapacağımızı söyledik.Ali Taran'la çalışmayacağız, gelen öneriler doğrultusunda bu seçimde başka bir kurumla anlaştık.'Muhatabım Erdoğan değil Davutoğlu'Erdoğan benim muhatabım değil. Ne yaparsa yapsın onunla polemiğe girmeyeceğim. Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı bizden çok Davutoğlu'nu etkiliyor. Cumhurbaşkanı tarafsız olmadığı için sağduyu çağrısı da yapamıyor. Cumhurbaşkanı'nın meydanlara inmesi AK Parti için negatif etki yapmıştır.
Türkiye Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yüzde 3,8 Büyüdü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine ilişkin gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre, sabit fiyatlarla yüzde 3,8'lik artışla 32 milyar 93 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 12,6'lık artışla 481 milyar 735 milyon lira oldu.
Paris İklim Zirvesi Öncesi Tutu, Klein ve Chomsky'den Kitlesel Eylem Çağrısı
Sanatçı, gazeteci, bilim insanı ve akademisyenlerin de arasında bulunduğu 100 kişi, köleliğin kaldırılması ve ırkçılık hareketlerinin önlenmesi için büyük ölçekte seferberlik çağrısında bulunuyor.The Guardian' da yer alan habere göre; Aralık ayında Paris’te iklim değişikliği konferansı öncesi Perşembe günü kitle eylem çağrısı yapacak olan yüksek profilli grup içerisinde Desmond Tutu, Vivienne Westwood, Naomi Klein ve Noam Chomsky de bulunuyor.“Büyük bir tarihsel kayma”yı tetiklemek için köleliğin kaldırılması ve ırkçılık karşıtı hareketleri desteklemek için kitlesel seferberlik çağrısında bulunacaklar.“İklim Suçlarını Durdurun” kitabında yaptıkları açıklamada şöyle diyorlar: “Bir dönemeçteyiz. Bizim için yaşanabilir olmayan bir dünyada hayatta kalmaya mecbur olmak istemiyoruz. Kölelik ve ırkçılık, devletler bunları ortadan kaldırmaya karar vermediği için sona ermedi. Kitle hareketleri siyasi liderlere başka çare bırakmadı.”Çevre hareketi 350.org’un kurucusu olan ve küreselleşme karşıtı Attac Fransa örgütü ile proje başlatan Bill McKibben, bu hareketi Paris yolunda iyi bir ilk adım olarak nitelendirdi.McKibben, ayrıca Paris’te söz sahibi olanların sadece hükümet yetkilileri ve onların sanayideki yardımcıları olmadığını, sivil toplumun da gerekirse gürültülü bir biçimde söz sahibi olacağını belirtti.190’dan fazla ülkeden gelen liderlerin iklim değişikliği üzerine yeni bir potansiyel anlaşmayı görüşmek üzere toplanacakları Paris’teki BM’nin iklim konferansına (COP21) 100 günden az zaman kaldı. AB iklim komisyonu üyesi Miguel Arias Cañete, herhangi bir anlaşmanın anlamlı olabilmesi için konferans öncesi görüşmelerin hızlandırılması konusunda geçen hafta uyarıda bulundu.Açıklamaya imza atan 100 kişinin arasında sanatçılar, gazeteciler, bilim insanları ve akademisyenlerin yanı sıra Vandana Shiva, Nnimmo Bassey ve Yeb Sano gibi aktivistler de var. Filipinli bir diplomat olan Yeb Sabo, Haiyan tayfunu ülkesini harap ettikten sonra Polonya’da 2013 BM iklim değişikliği zirvesinde yüzlerce kişinin oruç tutmasına neden olmuştu.Açıklamada, ortaklıkları ve uluslarası ticareti hedef alarak, fosil yakıtlara yönelik hükümet ödeneklerinin sona ermesi ve çıkarımının durdurulması yönünde çağrıda bulunuyorlar.Kitapta 100 imza sahibi “Ticaret ve yatırımların serbestleştirilmesi yıllarca devletlerin iklim krizi ile yüzleşme kapasitelerini zayıflattı. Her aşamada, içinde fosil yakıt şirketleri, tarımsal işletme şirketleri, finans kuruluşları, dogmatik ekonomistler, şüpheciler, inkarcılar ve bu çıkarların esareti altındaki hükümetlerin bulunduğu çeşitli güçler ya çözüme engel oluyor ya da yanlış çözümler geliştiriyor. 90 şirket, dünya çapında keydedilmiş olan sera gazı emisyonlarının üçte ikisinden sorumlu. İklim değişikliğine hakiki cevaplar, bu şirketlerin güçlerini ve servetlerini, serbest piyasa ideolojisini ve onları destekleyen ve sağlama alan devlet ödeneklerini tehdit ediyor.” diyor.Kitap, çoğu ilk kez yayınlanan makalelerden oluşuyor. Kitabın önsözünde ırkçılığa karşı duruşuyla ün kazanan Cape Town eski başpiskoposu Desmond Tutu, şöyle yazıyor: “Karbon ayak izimizi azaltmak sadece bilimsel bir zorunluluk değildir, aynı zamanda çağımızın en önemli meydan okumasıdır. Çünkü tarih göstermiştir ki, insanlar haklı bir neden peşinde beraber yürüyebilirlerse, hiçbir şey onların karşısında duramaz.”