emniyet müdürü Haberleri

emniyet müdürü ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. emniyet müdürü ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yüzerken Çanta Dolusu Para Buldular: Polis Hepsine El Koydu
İtalya’nın dünyaca ünlü tatil adası Sicilya’da serinlemek için denize giren tatilciler, adeta aksiyon filmlerini aratmayan olağanüstü bir olayla karşı karşıya kaldı. Adanın güney kıyısında yer alan Ragusa iline bağlı Casuzze Plajı’nda yüzen vatandaşlar, su yüzeyinde sürüklenen mühürlü çantaları fark ederek merakla kıyıya taşıdı. Çantaları açan tatilciler, içlerinin deste deste Euro banknotlarıyla dolu olduğunu görünce büyük şaşkınlık yaşadı. Kıyıya vuran serveti gören görgü tanıklarının ihbarı üzerine bölgeye kısa sürede İtalyan emniyet güçleri sevk edildi.Detaylar 👇Kaynak
İstanbul Emniyeti'nde Sular Durulmuyor
İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, Türkiye'yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra başlayan görevden alma ve tayinlerde bazı değişiklikler yaptı. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu gerçekleştiren şubelerden Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı iken görevden alınarak, Sancaktepe'den Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı yapılan Mahir Çakallı yeniden görevden alındı ve Deniz Liman Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. Çakallı'nın yerine Hakan Boydak getirildi. Mahir Çakallı, Hüseyin Çapkın görevden alınmadan önce ilk dalgada görevinden alınarak Sancaktepe'den sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı yapılmıştı. Hürriyet
12 Yaşındaki Öğrenciye Tecavüz Girişimi
Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı Çataksu Köyü’nden, Pınarlar Köyü’ndeki okula öğrenci taşıyan minibüs şoförü 40 yaşındaki Hamit P., 12 yaşındaki kız öğrenci S.A.’ya tecavüze kalkıştığı iddiasıyla tutuklandı. Adliye binası önünde toplanan ve geç saatlere kadar ayrılmayan yaklaşık 2000 kişilik öfkeli kalabalığın, aynı zamanda köy korucusu olan Hamit P.’yi linç girişimi güçlükle önlendi.Pertek’in Çataksu Köyü ve mezralarında taşımalı sistemle öğrenim gören öğrencileri, Pınarlar Köyü’ndeki Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu’na getirip götüren 40 yaşındaki Hamit P., bugün ders bitiminde yine minibüsüne aldığı öğrencileri köylerine götürmek üzere yola çıktı. Çataksu’ya bağlı mezralara uğrayarak öğrencileri bırakan servis minibüsünde en son S.A. adlı öğrenci kaldı. Kız öğrencinin ineceği Köçekler Mezrası yakınında minibüsü durduran sürücü Hamit P. S.A.’ya tecavüze kalkıştı. Kız öğrencinin çığlıkları üzerine durumu fark eden mezradakiler hemen olay yerine gelerek müdahale etti. Sürücü Hamit P.’yi minibüsten tekme tokat indiren köylüler, jandarmaya haber verdi ve onu gelen ekibe teslim etti. Gözaltına alınan Hamit P., Pınarlar Jandarma Karakolu’ndaki sorgusunun ardından Pertek Adliyesi’ne sevk edildi. Olayın duyulması üzerine aralarında kadınların da bulunduğu kalabalık adliye önünde toplandı. Öfkeli kalabalığın tepkisi giderek artarken, ‘Tecavüzcüyü bize verin, cezasını biz verelim’ sloganları yükselmeye başladı. Kalabalığın şüpheli Hamit P.’yi linç girişimine karşı Pertek İlçe Emniyet Amirliği ekipleri ve jandarma linç girişimine karşı güvenlik önlemi aldı ve Tunceli’den ilçeye takviye Çevik Kuvvet ekipleri sevk edildi. Savcılıktaki sorgusunun ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemede şüpheli Hamit P., ‘cinsel istismar’ suçlamasıyla tutuklandı ve güvenlik gerekçesiyle Elazığ’a sevk edilmesi kararlaştırıldı. Göstericilerin ayrılmaması ve tepkilerini sürdürmesi nedeniyle şüpheli Hamit P., adliye binasından çıkarılamadı. Kalabalığın adliye binasına girmesi güçlükle önlenirken, Tunceli Vali Yardımcısı Kenan Eskin, Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş da ilçeye gelerek göstericilerle görüştü. Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, göstericilere yaptığı konuşmada, “Şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Hukuka herkesin saygılı olması gerek. Biz her zaman sizlerle birlikteyiz, sizlerle birlikte bundan sonra da bu tür şeyleri engellemek için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Lütfen buradan dağılın bizde zanlıyı cezaevine gönderelim” dedi. Göstericiler, tutuklanan Hamit P.’yi görmek istediklerini, kendilerine gösterilmese bile basının görüntü almasına izin verilmesini istedi. Tecavüz zanlısı Hamit P.’nin adliyeden çıkarılması sırasında yaşanan arbede ve göstericilerin fırlattığı taşlardan birinin kafasına isabet ettiği Pertek İlçe Emniyet Müdürü Nurettin Gezerel yaralandı. Aldığı darbe ile yere yığılan Gezerel, güvenlik güçleri tarafından İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükten sonra burada gelen ambulansa Pertek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Başında açılma olan Gezerel ameliyata alındı. Vali Yardımcısı Eskin, Emniyet Müdürü Yılmaz, Jandarma Komutanı Albay Akkuş, Pertek Kaymakamı Memiş İnan ile toplantı yaptı ve durum değerlendirilerek gerekli önlemler alındı. Hem yetkililerin hem de araya giren Perteklilerin çabasıyla ikna edilen kalabalık geç saatlerde dağıldı.Zete
Diyarbakır Emniyeti'nde Müdür Yardımcıları Değiştirildi
Türkiye'yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası emniyet teşkilatında başlatılan görevden almalar devam ediyor. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde 10 gün içinde ikinci kez kıyım yapıldı. 25 Ocak’ta 9 şube müdürünün yerinin değiştirilmesinden ardından dün gece emniyetin bütün ‘yardımcı müdürleri’ görevden alındı. Bütün il emniyet müdürlerinin yeri değiştirilirken Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Şube Müdürlüğü ve KOM Şube Müdürlüğü’nün de aralarında bulunduğu bütün şube müdür yardımcılarının görev yeri değiştirilerek ‘pasif görevlere’ gönderildi. Alanında uzman çok sayıda polis memuru ise karakollara atandı. Görevden alınan müdür yardımcıları ile şube müdür yardımcılarının yerine polis okulunda görev yapan müdürler atandı. Diyarbakır emniyetindeki kıyımların önümüzdeki günlerde daha kapsamlı devam edeceği öğrenildi. İstanbul'da 17 Aralık'ta yapılan büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bünyesinde art arda yaşanan görevden almalar Diyarbakır'da devam ediyor. Yolsuzluk, rüşvet ve kara para operasyonunun ardından görevden alınan Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in yerine Aksaray Emniyet Müdürü Halis Böğürcü atanmasıyla tasfiyelere başlandı Böğürcü’nün göreve gelmesinden kısa süre sonra 9 şube müdürünün yeri değiştirildi. TERÖRDEN SORUMLU MÜDÜR YARDIMCISI POLİS OKULUNA ÖĞRETMEN OLARAK GÖNDERİLDİ Asıl kıyım ise dün gece yaşandı. Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcılarının tamamı görevden alındı. Yerine polis okulunda derslere giren müdürler getirildi. En büyük görevden almalar ise KOM, Narkotik, TEM ve Asayiş Şube Müdürlüklerinde yaşandı. Bu birimlerde görevli şube müdür yardımcılarının tamamı görevden alınarak ‘pasif’ görevlere atandı. Bazı müdür yardımcıları da ilçe emniyet müdür yardımcılığı gibi ‘pasif görev’e gönderildi. Bu şubelerde görevli, ‘terörle mücadele’ başta olmak üzere uyuşturucu gibi bölgenin en önemli sorunlarında uzman olan komiser, komiser yardımcıları ile çok sayıda polis memuru yine pasif görev olarak karakollara gönderildi. Diyarbakır’da terörle mücadeleden sorumlu il emniyet müdür yardımcısı da Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu’na öğretmen olarak tayin edilmesi dikkat çekti. İSMAİL AVCI | ZAMAN.COM.TR 
‘Rekorlar Tarihine Girecek Bir Soygun’
Kılıçdaroğlu: Vali devletin valisi olacak. Emniyet müdürü devletin emniyet müdürü olacak. Senin maaşını hükümet ödemiyor, senin maaşını tüyü bitmemiş yetim veriyor CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Sabah ve ATV için satın alma talimatı verdiği' iddialarına ilişkin tapeleri, partisinin grup toplantısında açıkladı.Kılıçdaroğlu, “21 Temmuz 2013. Recep Tayyip Erdoğan, müteahhidi arıyor. Diyor ki, “Ondan sonra bizim evde bir görüşme yapalım. Sen Faruk’a da söyle o da gelsin” Cemal Kalyoncu “Tamam Faruk’u alır gelirim diyor” Ve gidiyorlar. Görüşmenin konusunu öğreniyorlar. Sabah – ATV işini halledecekler. Sahibi kim? Çalık. Ama Çalık yok, kağıt üzerinde Çalık. Gazetelerin patronu o. Çağırıyor bunları, Çalık zor durumda biz bir şey yapmamız lazım. Oturuyorlar, nasıl biz bu işi çözeriz, buraya parayı nasıl aktarırız. Ve karar veriyorlar, bir grup müteahhide salma salacağız. Para alacağız, parayı aktaracağız, yeni şirkete koyacağız. Böylece bu işi çözeceğiz diyorlar” dedi.Kılıçdaroğlu sözlerine, “Binali Yıldırım, rakamlar büyük. Binali dersek yanlış olur, Milyon Ali dememiz lazım. Milyon Ali devreye giriyor, herkesten 10 bin 20 bin değil, milyonlar istiyor. Bakın fezleke bu.  Bazı devletten iş alanların ismini vereceğim.  Mehmet Cengiz, 100 milyon dolar veririm diyor. Celal Koloğlu 100 milyon dolar veririm diyor. Nihat Özdemir 100 milyon dolar, İbrahim Çeçen 100 milyon dolar. Ama üçüncü havaalanına dahil ederseniz 150 milyon dolara çıkarırım diyor. Sekiz iş adamından toplanan para, 630 milyon dolar. Niye Milyonali diyoruz? İşte bunun için” şeklinde devam etti.Tapeleri okuyan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, '20 milyon dolar veren de “Dün gece uyuyamadım iki hap aldım” diyor. Ama işi toparlıyorlar, Mehmet Cengiz diyor ki “Ama hakikaten iyi bir şey oldu. Binali kalırsa yaşadık” diyor. Sen neymişsin be MilyonaAli. Haberimiz bile yokmuş senden.  Şimdi kalkmış bu, İzmir büyükşehir başkan adayı. MilyonAli sen İzmir’in sokaklarında hangi yüzle gezeceksin. MilyonAli kalacak, başçalan talimat verecek, ihaleler dağıtılacak' şeklinde konuştu.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle: 1. sınıf demokrasi istiyoruzBiz demokrasimizi güçlendirmek istiyoruz. Daha güçlü bir demokrasi olsun. Yurttaş, seçtiği temsilcilerle yönetime katılsın, onlarla beraber olsun, iradesini ortaya koysun.Belediyeleri kapatıyorsunuz, elinize ne geçti, hiçbir şey. 1. sınıf demokrasi ve özgürlük istiyoruz. Barış istiyoruz daha fazla barış. Herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz. Varlık, birlik içinde özgürce yaşamak istiyoruz.Bu kutunun doların olmadığını ben de biliyorum zaten. Alın terinin olduğu yerde kutuda dolar olmaz, emeğin ürünü olur. Emek ürünü var, kadınların emeklerinin ürünü var, alın teri var. Tütün var. Türkiye’deki bütün tütün üreticilerine sesleniyorum. 10 yıl önceki halinize bakın ve şimdiki halinize bakın. Sandığa giderken bunları düşünerek sandığa gidin.Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir iktidar var. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir iktidar, yolsuzluk ve rüşvet olaylarını kapamak için ciddi bir mücadelenin içine girdi. O kadar ki, olay çok büyük. Bir şekliyle örtmek istiyorlar ama bu millet bunu yutmayacak. Bu millet bunu biliyor. Ayakkabı kutusundan çıkan 4.5 milyon dolar milletin hafızasında. Erdoğan'ın ayakkabı kutularını konuştuğunu gördünüz mü?Siz hiç Recep Tayyip Erdoğan’ın ayakkabı kutusundan bahsettiğini duydunuz mu? Her konuda konuşuyor, neden bu konuda konuşmuyor? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler o konu hakkında konuşamazlar.Olayı kapatacak, olayı örtecek. Başka olayları gündeme getiriyor. Acaba biz olayı nasıl kapatırız diye. Ben devlet hayatımda böyle bir yolsuzluk görmedim. Az çok kitap da okudum, zengin bir kütüphanem var. Emin olun dünyada böyle b ir yolsuzluğu hiç görmedim. Bir hükümetin bir devleti soymaya kalktığı yolsuzluk olayıyla hiç karşılaşmadım. Nicelik olarak çok büyük. Daha b unun filmi yapılmadı, romanıu yazılmadı. Emin  olun gelecek yıllarda bu yolsuzluğun filmi de yapılacak, romanı da yazılacak. Çünkü dünyada böyle bir yolsuzluk hiç olmadı.Ne diyorlardı, 3 Y ile mücadele edeceğiz. Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz. Ediyorlar mı? Yolsuzlukları kapatmakla mücadele ediyorlar. Yoksullukla, mücadele edeceğiz. Bebekler açlıktan ölüyor. Yasaklarla mücadele edeceğiz, şimdi interneti yasaklıyorlar. 40 harami olsa idare edeceğizAKP’ye oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. Türkiye’yi kirlilikten beraber kurtaracağız. Herkesin mutlu yaşadığı bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz. Yolu demokrasilerde sandıktan geçiyor. 30 Mart. Sandığa gideceğiz ve dersini vereceğiz. Haramilerden bu iktidarı kurtaracağız. Bizim güzel bir masalımız var biliyorsunuz. Ali Baba ve 40 Haramiler diye. Recep Bey ve binlerce haramisi var. 40 olsa idare edeceğiz. Çok var, rütbeleri de yüksek bunların.Tüyü bitmemiş hakkını kim yiyorsa ona hesap soracağız. Demokrasilerde hesap soracağız. Hükümet programı açıkladılar, emin olun sizin fark etmediğiniz o hükümet programının gizli bir maddesi bir yerde saklıdır. O gizli maddede mutlaka devleti soyacağız diye bir madde de vardır.Geldiğimiz nokta, devlet kendi refleksini gösteriyor. Hükümet soyuyor, devlet tepkisini gösteriyor. Savcısı, polisi, valisi müdahale ediyor. Bir yolsuzluk var ve ortaya çıkması gerekiyor. Ama hükümet büyük baskı uyguladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet olayı var, Başbakan’ın ilk yaptığı iş kendi uçağını gönderiyor bir valiyi İstanbul’a emniyet müdürü olarak getirmek. Olayı kapatmak için getiriyor. O emniyet müdürü olan valiye soruyorum, hırsızlık yapanların arkasında duran kimse, sen de onların başındaysan, sen de o hırsızların başkanısın.O emniyet müdürü olan valiye söylüyorum. Yolsuzluk, hırsızlık olaylarını kapatma konusunda, rüşvet olaylarını kapatma konusunda Erdoğan’dan aldığın talimatları yerine getiriyorsan, sen de o çetenin bir üyesisin.Vali devletin valisi olacak. Emniyet müdürü devletin emniyet müdürü olacak. Senin maaşını hükümet ödemiyor, senin maaşını tüyü bitmemiş yetim veriyor. Onların hakkını koruyacaksın.Kimse bunların eline su dökemez ahlaksızlık konusunda. Deniz Feneri’ni biliyorsunuz. Ne dedi Alman yargıç? Yüzyılın soygunu dedi. Asıl failler nerede, Türkiye’de. Savcı harekete geçti, iki savcıyı da yanına verdiler. Tam olay aydınlığa kavuşacak, 3 savcı görevden alındı. Hırsızlar yargı karşısına çıkmadı, savcılar hâkim karşısına çıktı. ‘Mardin ahlaksızlığa prim vermez’Şunun için söylüyorum, iki bakan birden bire piyasaya çıktılar. Yurt gezilerine çıktılar. Birisi gitmiş Mardin’e. Diyor ki verilmeyecek hesabım yok. Bunu söyleyeceğine adalet bakanına de ki, fezlekeleri getirin Meclis’e, ben aklanmak istiyorum, ben yüce Divan’a gitmek istiyorum de. Bir grup vatandaş da “Dik dur eğilme, Mardin’li seninle” diyor.Mardin’in ilk çimento fabrikası yapıldığında ben Mardin’deydim. Bütün inançların barış içinde yaşadığı kent Mardin’dir. Mardin ahlaksızlığa prim vermez. Mardinli de ahlaksızlığa prim vermez. Senin önünde de diklenen adam, haramilerin önünde iki büklüm oluyor. Başçalanın önünde iki kat iki büklüm oluyor. ‘Şakşakçılar seni aldatmasın’Sen fezlekelerin gelmesini engelliyorsun. Rüşvet yolsuzluk olaylarını engelliyorsun. Çıkmışsın millete hava atıyorsun. En son anketler yayınlandı. Yurttaşların büyük bir kesimi bir yolsuzluk olduğuna inanıyor. Sen sokakta normal bir yurttaşın yürüdüğü gibi alnı açık yürüyemezsin. Sen önüne bakmak zorundasın. Etrafındaki şakşakçılar seni aldatmasın.Artık hırsız var dendiğinde göreceksin bütün gözler senin üzerine çevriliyor? Neden? Gerekçesi budur. Hatırlar mısınız bunlardan birisi de Trakya Birliğin mali genel  “Asrın yolsuzluğu dediklerinin bir belgesi var mı” demiş. Yürekli bir kadın da çıkmış demiş ki “Kutu kutu” demiş. Daha ne belgesi istiyorsun sen yahu? ‘Ciddi bir U dönüşü’Tabi bir bakan var, eski bakan. Önüne istifa dilekçesi konduğunda Erdoğan Bayraktar dedi ki, ben istifa etmem, bütün talimatı başçalan verdi, ben de altına bastım imzayı. İstifa edecekse onun istifa etmesi lazım. Ayrıca önüme bir metin koymuşlar, Erdoğan’ı koruyan deklarasyona imza atacağım.Ciddi bir U dönüşü. Herhalde belinde bir hasar olmamıştır. Bana sorduklarında dedim ki, Karadenizliler yiğit adamlardır. Bir şey söyledi mi arkasında dururlar. Bu Karadeniz’in yüz karasıdır. Karadenizlileri tenzih ediyorum. Çark etmiş şimdi. Benim en büyük efendim Recep Tayyip Erdoğan diyor. Kesin şu olmuştur. Başçalan çağırmıştır, daha düne kadar malı beraber götürüyorduk, bak savcıyı aldık, emniyet müdürünü aldım. Benim istediğim savcılar oraya gittiler. Bak kafamı kızdırma, seni hapse de attırabilirim, beraat de ettirebilirim. Ne yapmam lazım? U dönüşü yapman lazım. Belimde hafif bir ağrım var, seni doktora gönderirim diyor.O nedenle kişiliği olmayan, oturmayan insanların böyle bir yapışı vardır. Bunu 10 dakikadan uzun sürdü ama, gerçekten samimi söylüyorum çok üzüldüm. Ne değişti arkadaş senin hayatında? Neler vaat edildi sana? Üstelik başçalan, kendi milletvekillerini ne diye tanımlıyor? Tuzluk diye tanımlıyor.AKP milletvekillerini bu başbakan tuzluk diye tanımlıyor. Bir yürekli adam herhalde çıkar, biz tuzluk değiliz, bu kadar da hakaret edemezsiniz demesini bekledim. İstifa edenlerden birisi, çıktı gerekli eleştiriyi yaptı, onu yürekten kutluyorum. Şimdi AKP saflarında tuzluk olarak tanımlanan milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum. İtiraz etmezseniz, sizin adınız vatandaşın gözünde, AKP’den bir tuzluk geldi diyecekler. İtiraz etmiyorsunuz.Harama ortak bunlar harama ortaklar. Fezlekeler geldi, bir türlü Meclis’e gelmiyor. Bakınız İzmir’den fezleke geldi. Fezleke adalet bakanlığına geliyor, kendisiyle ilgili. Adalet bakanlığı doğrudan Meclis’e gönderin diyor. O da alıyor savcı, Melis’e gönderiyor. Meclis, bize gelmeyecek adalet bakanlığına gidecek diyor. Kime gidecek arkadaşlar bu fezleke? Adalet Bakanlığı’nda bekleyen fezlekelerin üzerinde çalışıldığını, bazı bölümlerin bürokrasiye dağıtıldığını, ek savunmaların alındığını biliyoruz. O fezlekelerin içinde ne var, her bir satırını biliyoruz. Oynarsanız ne olacağını göreceksiniz. ‘Millet bunu affetmez’İstiyorlar ki AKP, bu fezlekeleri çöp sepetine atalım. Biz o fezlekeler, artık milletin vicdanındadır diyoruz. Millet bunu affetmez. Kul hakkı yiyeni bu millet affetmez. Elli kez recep Tayyip Erdoğan’a söyledim. Çık televizyonlara, ben kul hakkı yemedim de. Diyemiyor, diyemez. Yırtık ayakkabıyla girdin. Servete bakın. Ne yapacaksın sen bu kadar villayı? Çocuk sayısı belli. Millet başını sokacak yer bulamıyor, beyefendi “villa villa villa” deyip duruyor.Bir de milli irade hırsızlığından bahsediyorlar. Kenan Evren’in çıkardığı siyasi partiler yasası var. Bunun değişmesini istiyor. Kim istiyor? CHP istiyor. Darbe yasalarıyla bu ülke yönetilmesin istiyor. Vatandaşın önüne siyasi parti liderleri milletvekili listesi koymasın istiyor. Vatandaş gidiyor, A partisine oy veriyor, bir bakıyor milletvekili B partisi çıkarmış. Bu milli irade hırsızlığı değil mi? Diyor ki vatandaş, ben A Partisine oy verdim, ama hiç milletvekili çıkaramadı neden? Yüzde 10 barajı var. Bizim son seçimlerde çıkarmamız gereken 33 milletvekili AKP saflarında çıktı. Milli irade hırsızlığı işte budur. Sadece bu mu? Hayır. Yargı Türk milleti adına karar verir. Açın anayasa öyledir. Peki sen yargıya savcıya hakime müdahale ediyor musun? Ediyorsun.  Bütün milletimin bunu bilmesini isterim. Arkadaşlara dedim ki, bu dünyada büyük yolsuzluklar olmuştur. Bunların tablosunu bir çıkarın öğrenmiş olalım. Kimin hırsızı birinci onu bir görelim. Çıkardılar, 2003’ten Saddam 1 milyar dolar götürmüş, bunun 650 milyon doları sarayında bulunmuş Boston Müzesi’ni soymuşlar 1990’da, tabloları çalmışlar, değeri 300 milyon dolar. İngiltere’de güvenlik kasalarını soymuşlar 1987’de, 110 milyon dolar. Brezilya’da merkez bankası, 78 metrelik tünel kazmışlar 69 milyon dolar kazanmışlar. Hâlbuki bizimkiler gibi devleti soysalardı hiç başları ağrımayacaktı. ‘Rekorlar tarihine girecek bir soygun’Biz de sadece birinci operasyonda, tartışılan rakam götürüldüğü iddia edilen rakam 85 milyar Euro. Guinness rekorlar kitabına girecek bir soygun. Onun için diyorum zaten, dünya tarihinde böylesi görülmedi diye. Ne dedi onların  sözcüsü? Efendim bu rakam doğru değil.  Çalan sizsiniz rakamı açıklayın hep beraber öğrenelim. Ne diyorlardı? Büyük düşün, büyük götürüyorlar. O villaları alacaklar, yedi göbeklerini güvence altına alacaklar. Tütün üreticisi hakkını alamıyormuş, varsın hakkını alamasın diyor. Bu mu sadece? Sadece bu olsa, yolsuzluk var üzerine gidelim. Başka bir şey daha var. Gerçekten film yapılması gereken bir şey.21 Temmuz 2013. Recep Tayyip Erdoğan, müteahhidi arıyor. Diyor ki, “Ondan sonra bizim evde bir görüşme yapalım. Sen Faruk’a da söyle o da gelsin” Cemal Kalyoncu “Tamam Faruk’u alır gelirim diyor” Ve gidiyorlar. Görüşmenin konusunu öğreniyorlar. Sabah – ATV işini halledecekler. Sahibi kim? Çalık. Ama Çalık yok, kağıt üzerinde Çalık. Gazetelerin patronu o. Çağırıyor bunları, Çalık zor durumda biz bir şey yapmamız lazım. Oturuyorlar, nasıl biz bu işi çözeriz, buraya parayı nasıl aktarırız. Ve karar veriyorlar, bir grup müteahhide salma salacağız. Para alacağız, parayı aktaracağız, yeni şirkete koyacağız. Böylece bu işi çözeceğiz diyorlar.Binali Yıldırım, rakamlar büyük. Binali dersek yanlış olur, Milyon Ali dememiz lazım. Milyon Ali devreye giriyor, herkesten 10 bin 20 bin değil, milyonlar istiyor. Bakın fezleke bu.  Bazı devletten iş alanların ismini vereceğim.  Mehmet Cengiz, 100 milyon dolar veririm diyor. Celal Koloğlu 100 milyon dolar veririm diyor. Nihat Özdemir 100 milyon dolar, İbrahim Çeçen 100 milyon dolar. Ama üçüncü havaalanına dahil ederseniz 150 milyon dolara çıkarırım diyor. Sekiz iş adamından toplanan para, 630 milyon dolar. Niye Milyonali diyoruz? İşte bunun için.Kimin talimatıyla, Beyefendi'nin talimatıyla. Tabi kod adı orada başçalan değil Beyefendi olarak geçiyor. Savcı tabi başçalan yazamıyor.  Diyor ki Beyefendi ile görüşecek diyor. Nasıl bir plan yapılacaksa ben de size söylerim. Kim? Celal Koloğlu? Kim bu? İntes’in yönetim kurulu başkanı. Bütün yürekli düzgün çalışan, gerçekten uluslararası piyasalarda düzgün iş yapan bütün müteaahhit kardeşlerime sesleniyorum. Celal Koloğlu İntes’te yönetim kurulu başkanlığı yapamaz. Sizi satamaz. O görevden ayrılması lazım.Bakanlar gibi yapmasın. Ben müteahhidlerin ne kadar zor koşullarda görev yaptıklarını biliyorum. Ama Başbakan ve Binali’nin korumalığında, onun sözcülüğünü yapan birisi İntes’in başında olamaz.  Binali tabi topluyor bunlar, PTT’nin sosyal tesislerinde. Salmayı yapıyor, herkes bunu ödeyecek diyor. 8 iş adamından iki ay içinde diyor 630 milyon dolar para vereceksiniz diyor. Bunlardan birisi 30 milyon dolar ödüyor ve öbürü telefonda konuşurken söylüyor. Adnan’ı görmedin mi simsiyah olmuştu diyor. Hükümet istiyor. Zorla istiyor, hükümet. Versin mi vermesin mi? Birisi atlatmış ama. Çarşamba’ya veririm Cuma’ya veririm derken işi atlatmış.20 milyon dolar veren de “Dün gece uyuyamadım iki hap aldım” diyor. Ama işi toparlıyorlar, Mehmet Cengiz diyor ki “Ama hakikaten iyi bir şey oldu. Binali kalırsa yaşadık” diyor. Sen neymişsin be MilyonaAli. Haberimiz bile yokmuş senden.  Şimdi kalkmış bu, İzmir büyükşehir başkan adayı. MilyonAli sen İzmir’in sokaklarında hangi yüzle gezeceksin. MilyonAli kalacak, başçalan talimat verecek, ihaleler dağıtılacak.Önümüzdeki grup toplantısında, bu konuşmaların ses kayıtlarını size dinleteceğim.  Bazılarının canı sıkılıyor, “Kardeşim sen verdin ama sen ihale aldın. Ben ihale de almadım ben niye veriyorum bu parayı” diyor. Cümle aynen şöyle “Biz alıştık, bir hafta sonra gayet normal karşılarsın sende” diyor. Birisi de şunu söylüyor “Biz de o kadar keriz değiliz. Verilmesi gerekiyor da veriyoruz. O parayı dayol da bulmuyoruz ya” diyor.Bunlardan birisi de, söylediği şu “Ben eve geldim var ya, hanımın falan kimsenin yüzüne bakamadım. Soyundum yatağa girdim. Sabaha uyandım. Dün bana işkenceydi” diyor. Yine bu kişi “Türkiye duyarsa yer yerinden oynar” diyor. Türkiye duydu, dünya duydu. Ama başçalan ne diyor? Bize komplo kurdular diyor. Ne komplosu kardeşim? Malı götürüyorsun. 630 milyon dolar, Binali Yıldırım'ın koordinatörlüğünde para toplanıyor Sabah – ATV için. Bu gazeteler niye sabah akşam komplo iddialarını yayınlıyorlar? Sabah eski Sabah mı? ATV eski ATV’mi? Takvim eski Takvim mi? Başçalan’ın hizmetindeler. Artık sizin maskeniz inmiştir. Ar damarınız çatlamadıysa gazeteleri kapatın.Şunu da çıkardık. Bunlar 630 milyon verdiler güzel. Bunlara devlet ne kadar ihale verdi acaba? Bu firmalara 87 milyar 832 milyon liralık ihale verilmiş, 87 katrilyonluk ihale. Bunlardan birisi o kadar nakdim yok diyor, merak etme Ziraat Bankası’ndan ayarlarız diyor. Birisi söylüyor, bu parayı nasıl muhasabe de nasıl göstereceğim diyor. Türkiye’nin nasıl soyulduğunun artık bu milletin öğrenmesi lazım. Hırsızın kimliğini bu milletin öğrenmesi lazım. Başbakanlık koltuğunda oturan kişinin ihale dağıtan bir kişi olduğunu bu milletin artık öğrenmesi lazım.  Niye başçalan diyoruz? İşte bunun için diyoruz. İhale mevzuatı ne? Kamu ihale kurumu var değil mi? Hepsi hikaye. İhaleleri dağıtan bir başbakan. Bugün Sözcü’nün manşetinde var, ihaleyi almak için yüzde 10 verdim diyor. 'Millete açıkca küfrediliyor'Gazetelerden birinin yayın yönetmeni açıyor telefonu “Süleyman diyor, maaş ödeyeceğim iki milyon gönder” diyor. İş bu noktaya gelmiş arkadaşlar. Devlet yok ortada. Bir çete tarafından yönetilen bir Türkiye Cumhuriyeti var. O tapelerde göreceksiniz, millete açıkça küfrediliyor. Milletin de bilmem neyini ne yapacağız diyor. O kadar ki eminler ki kendilerinden.Ben Başbakan’a bir soru sordum. Oğlunun vakfı vardı biliyorsunuz. Adı TÜRGEV. Rüşvetin merkezi. İhaleyi veriyorsun, oğlum diyorsun git rüşveti TÜRGEV’e yatır diyorsun. Vakıflar Bankası’na gelen parayı sordum. 99 milyon dolar. Böyle bir para gelmiş mi, hesap numarasını da verdim. Tık yok. Oysa bir şey söylesek yıldırım hızıyla cevap verir. Kendisine soruyorum neden konuşmuyorsun sen? Rüşvet mi bağış mı nedir bu para öğrenelim.Bu paranın derhal MASAK’a bildirilmesi gerekirdi. Bildirilmiş mi? Benim bildiğim kadarıyla bildirilmedi. Niye bildirilmiyor? Üç sen buna bakanlar kurulunda vergi muafiyeti verdin. Ne yaptı ki muafiyet verdin? Hangi gerekçeyle verdin. Senin çocuğunun vakfı diye mi verdin? Bütün bu olayların içinde, Bilal Erdoğan’ın da özel bir rolü var. görüşmesi var. onları da size dinleteceğim. Hırsızı görmeniz için, bilmeniz için.Madem ki TÜRGEV bakanlar kurulunda kamu yararına çalışan bir vakıf, niye hesaplarını gizliyorsunuz? Şimdi soruyorum 99 milyon dolar, paranın tamamının 200 milyon dolar, lira olduğu söyleniyor. Hangi kurumlar TÜRGEV’e ne kadar bağış yaptılar. Bir açıklasın bakalım. Konuşmuyorlar, sözcüleri de konuşmuyor. Grup başkanvekillerinden istirham ediyorum, bu soruların tamamını Meclis kürsüsünden dile getireceksiniz. Biz şu fezlekeleri de dağıtacağız size. Buradaki tapelerin tamamını aktaracaksınız. AKP’li milletvekilleri dinlesin. Vicdanları sızlıyor mu sızlamıyor mu? Kendilerine tuzluk diyen adamın arkasından hala gidecekler mi gitmeyecekler mi? 'Ali İsmail Korkmaz davasını yakından izliyoruz'Allah büyük arkadaşlar. Hata yapan birisinin veya devleti soyan birisinin hata yaptığı zaman, itiraf yaptığı zaman Allah büyüktür deriz. TOKİ’nin bir broşürü var “Umudun ve güvenin adı” diyor TOKİ.  Önsözü yazmış Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Sonuna kadar, son nefesimize kadar sorumluluk bilinciyle çalıyoruz” bundan güzel itiraf olur mu? TOKİ’nin yayını bu. Devlet soyuluyor. Kadınlar burada, tütün üreticileri burada. Hep beraber bütün köylerde beldelerde mahallelerde bu yolsuzluğu anlatacağız. Sizin cebinizde Recep Tayyip Erdoğan’ın eli var.Temel’e sormuşlar, arka cebinde parası çalınmış. Yahu fark ettim ama benim elim miydi, başkasının eli miydi onu anlayamadım demiş. Başçalan’ın bir özelliği var biliyorsunuz. Yalan söyleyenden başbakan olamaz diye. İçerde alıştık buna. Ama bir ülkenin başbakanını yabancı bir ülkenin büyükelçisi yalanlarsa orada dur deriz. Başbakan’ı başka bir büyükelçi yalanlamamalı.7 Haziran  2013 Gezi eylemleri var. Yurttaşlarımız ölmüş. Burada Ali İsmail Korkmaz’ın davasını yakından izliyoruz. Onu söyleyeyim. Bütün anne ve babalara sesleniyorum. Çocuğunuzun sopalarla dövülüp öldürülmesini istemiyorsanız, bu davayı unutmayın. Yoksul bir ailenin çocuğu. Üniversitede okuyor. Her gencin yaptığı gibi o da eylemlere katılmış. Sokak ortasında sopalarla tekmelerle siz bu çocuğu katlediyorsunuz. Soruyorlar gazeteciler, başçalan’a soruyorlar. Diyorlar ki “Ali İsmail Korkmaz davasında ne söyleyeceksiniz” Yargıya intikal etti bir şey diyemem diyor.Yolsuzluk operasyonunda, savcıyı görevden alındı, emniyet müdürün telefon etti, müsteşarın telefon etti. Çifte standardı görün. Bu ülkede hiç kimsenin çocuğunun sopalarla öldürülmesini istemeyiz. Gezi olaylarında gençler ölüyor, herkes eleştiriyor. O da çıkmış “efendim o bizim ülkemize özgü değil ki, Wall Street’te 17 kiişi öldü” diyor. Tak, ABD Büyükelçiliği eylem oldu ama kimse ölmedi diyor. Senin bir sürü danışmanın var. seni nasıl kalkar da büyükelçi yalanlar. Daha geçen Salı günü grupta konuşuyor birisi bir şeyler söyleyince “Evet diyor, İngiltere’de Cameron da gazeteleri kapattı” diyor. Büyükelçi hiçbir gazete kapatılmamıştır dedi. Nasıl utanmıyorsun sen? 'Gittiği her yerde fırça yiyor'Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Asla karamsar olmayacağız. Bu arada başçalanın zaman zaman aşağıladığı, fırçaladığı bir bakan var. Bursa’da konuşmuş “Efendim diyor biz şu kadar milyon çalışana emekliye maaş veriyoruz. Ak Parti giderse gelecek hiçbir hükümet üç ay bile maaş ödeyemez”  Yani şunu söylemek istiyor. “Biz gidersek tümüyle soyup gideceğiz gelenlere bir şey kalmayacak” diyor. Ne yaparsan yap. Sen millete şantaj mı yapıyorsun? Maaş ödenecek, senin ödediğinden fazla ödenecek. İşçinin parası ödenecek, senin ödediğinden fazla ödenecek. Neden daha fazla ödenecek? Çünkü biz kul hakkı yemeyiz.Not geldi,  yolsuzluklara değinince TRT kesmiş. TRT zaten bunları yayınlayamaz ki, ne fark eder. Bunları biliyoruz. Milletin parasıyla yayın yapıyor onu da biliyoruz. Orada da hortum mekanizmaları var. Onların ki küçük. AK Partili bir vekil “Erdoğan Allah’ın bütün vasıflarını üzerine toplamış” diyor. Eğer sen Başçalan’ın kimin vasıflarını üzerinde topladığını öğrenmek istiyorsan şeytana bakacaksın. Kahramanmaraş’ta 16 yaşında bir çocuk bakkaldan 27 lira çalıyor. Hapse atılacak, 27 ay hapis cezasıyla. Ben merak ediyorum. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. 27 lira aldı diye, 16 yaşındaki bir çocuğa 27 ay hapis cezası veriyorsunuz. 85 milyar Euro’yu götüren neden ortada geziyor? Bu millet bunları unutmayacak. Asla karamsar olmayacağız, beraber olacağız. Birlik içinde olacağız.  Erdoğan istediği kadar gezsin. Gittiği her yerde fırça yiyor. İstersen binlerce korumayla git. Senin değerin artık sıfır. Millet rahat bir nefes alsın.
27 İlin Emniyet Müdürü Değişti
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanan İçişleri Bakanlığı genelgesine göre, 27 ilin emniyet müdürü değişti. Yayınlanan göre, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feridun Taşçı, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çankal ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İsmail Baş merkeze alınırken Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevine Merkez Emniyet Müdürü Mustafa Gülcü ile Merkez Emniyet Müdürü Faruk Ünsal getirildi. Merkeze alınan 27 emniyet müdürünün yerine 23 polis başmüfettişi il emniyet müdürü olarak atandı. 27 İLİN İL EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ İçişleri Bakanlığı genelgesine göre Emniyet Genel Müdürlüğü Yardımcılığı ve 27 ile atanan yeni isimler şöyle: Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına Merkez Emniyet Müdürü Mustafa Gülcü Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına Merkez Emniyet Müdürü Faruk Ünsal Artvin Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Hamdi Selçuk Balıkesir Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Feridun Boz Batman Emniyet Müdürlüğüne Merkez Emniyet Müdürü Necati Denizci Bitlis Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Saim İşlek Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Yılmaz Özden, Denizli Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mevlüt Demir Edirne Emniyet Müdürlüğüne Merkez Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ Erzincan Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Doğan İnci Iğdır Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Yüksel Babal İzmir Emniyet Müdürlüğüne Merkez Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ümit Yaşar Adalar Karabük Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Serhat Tezsever Karaman Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mehmet Şahne Kırklareli Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mehmet Emin Akay Kilis Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Candemir Özdemir Kütahya Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mehmet Gülnaz Manisa Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Erhan Alkaya Mardin Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mehmet Şahin Muş Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Faik Aksu Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Metin Kalayoğlu Ordu Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi İsmail Dalkılıç Siirt Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Metin Özkan Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Sıtkı Akgül Şırnak Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi İsa Aydoğdu Tekirdağ Emniyet Müdürlüğüne Merkez Emniyet Müdürü Halil Turan Erol Tokat Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Fikri Yalman Yozgat Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Saim Akpınar” Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınan 3 Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ile 27 il emniyet müdürünün isimler şöyle: “Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feridun Taşçı, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çankal, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İsmail BAŞ, Artvin Emniyet Müdürü Hüsrev Salmaner, Balıkesir Emniyet Müdürü Halil Karataş, Batman Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan, Bitlis Emniyet Müdürü Sadedtin Akgüç, Çanakkale Emniyet Müdürü Osman Zoroğlu, Denizli Emniyet Müdürü Zeki Bulut, Edirne Emniyet Müdürü Cemil Ceylan, Erzincan Emniyet Müdürü Mustafa Elaman Iğdır Emniyet Müdürü İbrahim Karadağ, İzmir Emniyet Müdürü Sami Uslu Kahramanmaraş Emniyet Müdürü Metin Aşık Karabük Emniyet Müdürü Oktay Keskin Karaman Emniyet Müdürü Lütfü Sönmez Kırklareli Emniyet Müdürü Hüseyin Aktaş Kilis Emniyet Müdürü Mehmet Akpınar Kütahya Emniyet Müdürü Kadir Akbıyık Manisa Emniyet Müdürü Yunus Çetin Mardin Emniyet Müdürü Derviş Kara Muş Emniyet Müdürü Muharrem Durmaz Nevşehir Emniyet Müdürü Mehmet Yüksel Ordu Emniyet Müdürü Hakan Kırmacı Siirt Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu Şanlıurfa Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu Şırnak Emniyet Müdürü Avni Usta Tekirdağ Emniyet Müdürü Ali Yılmaz Tokat Emniyet Müdürü Osman Balcı Yozgat Emniyet Müdürü Hasan Yılmaz Yüksekovahaber
Aziz Yıldırım: Tapeleri Kabul Etmiyoruz
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre ve Genel Sekreter Mahmut Uslu ilk kez Tarafsız Bölge’de Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlıyor.Aziz Yıldırım hem kendi başına hem de Fenerbahçe'nin başına gelenleri konuşacaklarını ikisini birbirinden ayıramayacağından söyledi.ERGENEKON'UN KASASI MI?Aziz Yıldırım kendisini askere yakın olduğu gerekçesiyle Ergenekon'un Kasası diye o davaya bağlamak istediklerini söyledi.Aziz Yıldırım daha sonra neden programa katıldığını anlattı.ÖYM'lerle ilgili Ahmet Hakan'ın sorusunu da yanıtlayan Aziz Yıldırım, özel mahkemelerde yargılananların haksız, kanunsuz yargılandıklarını kendimiz yaşadığımız için beyan ettik.17 ARALIK OPERASYONU...Telefon tape'leri kasetlerle Cumhuriyet'in rejiminin devam edemeyeceğini söyleyen Yıldırım, 17 Aralık operasyonunu da kınadı ve bir Cumhuriyet'te bunların olmaması gerektiğini söyledi.17 Aralık'ta basında bir karalama kampanyası başlatıldığını, doğru olup olmadığı bilinmeden algı yaratıldığını belirten Aziz Yıldırım, 'Biz de bu sıkıntıyı yaşadık' dedi. İktidarın yanlış yaptığını söyledi.Kendi davalarında gizlilik varken nelerle suçlandıklarını internetten öğrendiklerini söyleyen Yıldırım, polise ifade vermediği halde ifadede sorulan soruları yayınladılar.'REJİMDE SIKINTI VAR''Rejimde sıkıntı var' diyen Aziz Yıldırım, 'AK Parti şikayetçi, MHP şikayetçi, BDP şikayetçi herkes şikayetçi. Bunu çözmek hükümetin görevi' diye konuştu.Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre de yeniden yargılanmanın yerine adil yargınlanma kavramını konuştuklarını söyledi. Algı açısından 4 Temmuz'da her şeyin zaten bittiğini söyleyen Aytöre, 17 Aralık'ta da aynı şeyin olduğunu söyledi.Genel Sekreter Mahmut Uslu da 'O yaptı bu yaptının ötesindeyiz' diyerek 'Başbakan'ın 'evet yanlışlar olmuş' dediğini hatırlattı. Aziz Yıldırım, 17 Aralık'la ilgili gazetelere yansıyan görüntülerden haberlerden dolayı kuşku duyduklarını söylerken bunun kendi davalarındaki duruma benzediğini söyledi ve ekledi: 'Bize yapıldıysa başkasına da yapılabilir.''ALGI YARATILIYOR'Yıldırım bu davalarla ilgili beklenilmesi gerekitğini algı yaratılmaması gerektiğini söyledi.Aziz Yıldırım, Ahmet Hakan'ın 'KCK'yı niye saymıyorsunuz' ifadesine davayı bilmediğini söyleyerek yanıt verdi.Aziz Yıldırım yargılanırken ilan verdiklerini bu ilanda geçen isimlerden birinin kendisinin kullanıldığını söylediğini belirtti ve o kişinin çıkıp bunu açıklamasını istediğini söyledi.'DAVA ÖYM'DE GÖRÜLEMEZ'Yasanın bir davanın ÖYM'de görülmesi için şiddet içermesi gerektiğini belirttiğini söyleyen Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre kendi davalarında böyle bir durum olmadığını hatırlattı.Aytöre, 'Bu davanın neresinde silah var, biz anlamış değiliz' diyerek bu davada şiddet olmadığı için ÖYM'de görülemeyeceğini söyledi.Yıldırım kendisi adına telefon dinleme izni alınıp başkalarının dinlendiğini ifade etti.'DİNLEMELERDEKİ AMAÇ KİRLİLİK YARATMAK'Yıldırım, dinlemelerden amacın kamuoyunda kirlilik yaratmak olduğunu söyledi. 'Emniyet beni dinleyebilmek için 'Hakem ayarlıyoruz diye' dinleme yetkisi istiyor ve bizi bu şekilde dinliyorlar' diyen Aziz Yıldırım, '14 Nisan'da kanun çıkmadan önce o tapeleri yasa çıkmadan önce deşifre ediyorlar' diye konuştu.Yıldırım, Emniyetin gönderdiği her evrakın el yazısıyla yapıldığını belirterek kardeşinin 24'te yaptığı konuşma için 21'inde karar alındığını söyledi.'TAPELERİ KABUL ETMİYORUZ'Ahmet Hakan'ın 'Yeniden yargılama söz konusu olursa ne olacak? Tapeler sayılmayacak mı?' sorusuna Aziz Yıldırım 'Biz tapelerin zaten hukuksuz olduğunu söylüyoruz, kabul etmiyoruz' diye yanıt verdi.İbrahim Akın olayına da değinen Aziz Yıldırım, Mehmet Berk'in İbrahim Akın'a 'Benim dediklerime evet dersen seni evine göndereceğim' dediğini söyleyerek burada yapılan kovuşturmalarla İbrahim Akın'a 50 bin dolar aldığının söyletildiğini anlattı.Aziz Yıldırım 'İbrahim Akın, sevk edildiği mahkemede tutuklama kararını görünce ifadesini kabul etmedi' dedi.'MEHMET BERK'İ ŞİKAYET ETTİK'Aziz Yıldırım, 'Akın ve ben Mehmet Berk'i şikayet ettik hiçbir şey yapılmadı' diye konuştu.Aziz Yıldırım, 'Benim para verdiğimi ispatlasınlar kendimi köprüden atacağım' dedi.Mahkemenin verdiği raporda paraların karıştırıldığını belirten Yıldırım, 'Mayıs'ın sonundaki paraları sanki bu maçta kullanılmış gibi göstermişler. Ne kadar para olduğu da belli değil. Yargıtay 5. Dairesi'nin metninde şike için kendi talimatıyla Tamer Yelkovan tarafından Yusuf Turanlı aracılığıyla İbrahim Akın'a para verildiği söyleniyor. İspatlasınlar kendimi köprüden atacağım' diye konuştu.Aytöre, 14 Nisan'da şike suç değilken 14 Nisan öncesindeki delillerin nasıl toplandığını sorusuna yanıt istedi.'SES KAYITLARIMI İSTEDİM'Aziz Yıldırım kendi ses kayıtlarını istediğini belirterek konuşmaların kendisine ait olup olmadığını öğrenmek istediğini belirtti.Aytöre, Yargıtay kararında Aziz Yıldırım'ın tape'leri kabul ettiği yönünde ifade yer aldığını belirterek bunun bir mahkeme şikesi olduğunu söyledi. Yıldırım'ın beyanının kesildiğini belirterek, Yıldırım'ın 'Bu tapeleri kabul etmiyorum' ifadesinin kesildiğini söyledi.Yıldırım tapelerin kısaltılarak suçlamaya uygun hale getirildiğini söyledi.Aytöre, Zekeriya Öz'ün Bolu'ya atanmasıyla ilgili olarak espri yaparak 'Bolu'daki tesislerimize yaklaştı!' ifadesini kullandı.'SENİ BURADAN ÇIKARTMAZLAR'Mahmut Uslu ilk algıyla başkan Yıldırım'a 'Seni buradan çıkartmazlar' dedim. Trabzonspor'la ilgili tape'lerin de çok ciddi olduğunu belirten Uslu, Trabzonspor'un avukatlarının o günkü emniyet genel müdürlerinin sözleşmeli avukatı olduğunu o zaman bilmediğini şimdi öğrendiğini söyledi. Uslu o avukatın 17 Aralık'ta sözleşmesinin feshedildiğini söyledi.Aziz Yıldırım kimsenin 'tape'lerle yargılanmaması gerektiğini söyledi.Tape'lerdeki 'Tarlanın Sürülmesi' sözleri için Aytöre, polisin kendi kendine bir değerlendirme yaptığını, savunma olmadığını belirterek 'Hukukta sadece bir tarafı dinliyorsanız kimseyi dinlemiyorsunuzdur. İki tarafı da dinlemelisiniz' dedi.'7 MAÇA DÜŞTÜ'Aziz Yıldırım, 19 maçta şike yapmakla suçlandıklarını belirterek 'Demokrasiyle idare ediliyoruz. Emniyet müdür TV'ye çıkıp 19 maçta şike var dedi. Sonra iddianamede 13 maça düştü. Mahkeme sonunda 7 maça düştü. Avrupa'da olsa o emniyet müdürü, savcı ne olurdu acaba' diye konuştu.Yıldırım, CAS'ta Fenerbahçe'yi Gençlerbirliği maçıyla ilgili suçladıklarını belirtti.'Akın temiz çocuk'Mehmet Uslu, İbrahim Akın'a şantaj yapıldığını söyledi. Aziz Yıldırım da İbrahim Akın'ın çok temiz bir çocuk olduğunu söyledi.Manisa Başkanı'yla ilgili konuyu savcının bilmediğini kendisinin açıkladığını söyleyen Aziz Yıldırım, 'Sadri Şener'e de bilmem kaç milyonluk ihale verdim' dedi.'TFF'de paralel devlet var'Aziz Yıldırım 'TFF'de de paralel devlet var' dedi.Aziz Yıldırım, UEFA'nın polis fezlekesinden dolayı Fenerbahçe'yi suçlu bulduğunu söyledi. Yıldırım, Türkiye'nin kendi kendini rezil ettiğini söyledi.'CAS DAVASININ ÇEKİLMESİ HATA'Şampiyonlar Ligi'yle ilgili CAS davasının geri çekilmesiyle ilgili olarak Mahmut Uslu büyük hata yapıldığını söyledi.Yıldırım ise Türkiye'nin menfaatleri için dendiğinden davanın geri çekildiğini söyledi. Kendisinin hapisten bir şey söylemediğini düşüncesinin 'davayı çekmemek' olduğunu belirtti. Yıldırım 'Başbakan da çekilsin deyince geri çekildi' dedi.Mahmut Uslu ise 'Türkiye ve Fenerbahçe'yi sattılar diye beyanat verdim. Bana bir şey olmadı' dedi.Aziz Yıldırım Fethullah Gülen'le yüz yüze hiç görüşmediğini söyledi. Fethullah Gülen'in kendisini hapisten çıktıktan sonra arayıp geçmiş olsun dediğini söyledi.BAŞBAKAN'IN TUTUMUAziz Yıldırım, 'Adam vursanız 3,5 seneyle yargılanırsınız, ben 160 seneyle yargılandım. O dönemde sayın Başbakan bize çok destek oldu. Tüm siyasiler yeni bir yasa çıkardılar. Biz o dönem katkısı olan herkese tüm partilere teşekkür ediyorum. 1.5 senedir hür olmamı bu yasada değişikliklere bağlıyorum' diye teşekkür etti.Yıldırım, '17 Aralık'ta olan operasyondan sonra Başbakan Fenerbahçe'nin durumunu daha iyi anlıyordur' dedi.Aziz Yıldırım, Atatürkçü, Laik ve Cumhuriyetçi olduğunu vurgulayarak 'Bu eksende görev yaparız' dedi.''Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalışıyor' dedim'Aziz Yıldırım 'başta cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalışıyor' diye düşündüğünü bunu daha önce de söylediğini belirtti.Yıldırım, Cemaat'e bu şahısların kendileriyle ilgili olup olmadığını sorduğunu, Başbakan'a da sorduğunu iki tarafından kendilerinden olmadığını söyledi diyerek 'O zaman bunu bir gladyo yapıyor. İki tarafa da bağlı olmayan bir gladyo yapıyor!' dedi.Aziz Yıldırım 'Ben bunun ne cemaat ne de hükümet diyorum' diyerek 'O günkü şartlarda bize gelip anlatılanlara göre oluşan fikir cemaatti. Şimdi ise karşı taraf bizden değil diyor. Buna karar verecek bilgim yok. Hükümet bunlar onlara hizmet ediyor diyor. İki taraf da kabul etmiyor' diye konuştu.Aziz Yıldırım, bu süreçte başkanlığı bırakmayı düşünmediğini bu mücadeleden alınlarının akıyla çıkacaklarını söyledi.Ahmet Hakan, Başbakan'ın Fenerbahçe başkanlığıyla ilgili açıklamalarını sorması üzerine Aziz Yıldırım, 'Sayın Başbakan'a banka kurulacak, o da 300 milyon dolar verecek diye zannetti sanırım yanlış bilgilendirildi' yanıtını verdi.Mahmut Uslu, Başbakan Erdoğan'la randevu alıp yanlış anlamayı gidermek için durumu anlattığını söyledi.Yıldırım operasyonun askere yakın olduğu için yapıldığını belirterek 'Atatürkçülük kimsenin tekelinde değil. Hepimizin Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına uygun yaşadık. Bu değerler bizim çok önemlidir. Bundan dolayı bana yapıldı diyemem' dedi.Mehmet Ali Aydınlar'ı Başbakan mı destekledi sorusuna bilemiyorum diye yanıt veren Aziz Yıldırım, 'Şike yapmadım adil yargılanma istiyorum' dedi.'SİYASİ SLOGAN ATMALARI HAKLARI'Aziz Yıldırım, 'Eğer statta küfür edilecekse karşıyım, hakaret edilecekse karşıyım. Gezi Parkı'yla ilgili 34. dakikada tezahürat yapıyorlar. Bu doğal hakları' diye konuştu.Yıldırım, 'Vali geliyor müdahale ediyor, Bakan geliyor müdahale ediyor. Bunlar yanlış. Siz sadece staddaki küfür ve hakaret için şeylere karşı çıkabilirsiniz. Eğer siz siyasi slogana müdahale ederseniz o büyür. Baskı yaparsanız insanlar isyan eder' diye konuştu.Aziz Yıldırım başkanlığının düşmesi halinde kendisi yerine herkesin başkan olabileceğini de söyledi. 'BELKİ DE ŞAMPİYONLAR LİGİ ŞAMPİYONU OLACAKTIK'Mahmut Uslu Şampiyonlar Ligi'ne katılamadıkları için 150 milyon euro kayıpta olduklarını belirterek 'Belki Şampiyonlar Ligi şampiyonu olacaktık' diyerek 'Bir operasyonla buraya geldik. UEFA bize kötü bakamaz. 80 milyon nüfusumuz var. Hükümetin sayesinde 10 bin dolar GSMH'miz var. Bu operasyon yalnız Fenerbahçe'ye değil milli takıma da Türkiye'ye de oldu' diye konuştu.Deniz Tolga Aytöre, Ali İsmail Korkmaz'ın ailesinin Kasımpaşa maçını izlemeye geleceği bilgisini verdi.Aziz Yıldırım son dönemde Fenerbahçe'ye müdahalesi olmadığını ve kulüpte CEO olduğunu söyledi.'YUNUS YILDIRIM YETENEKSİZ'Aziz Yıldırım, hakem Yunus Yıldırım'ın yeteneksiz olduğunu söyleyerek 'Yunus Yıldırım bizi şampiyonluktan etti. Affetmem. Bir daha gelip aynı şekilde idare edecekse gelmesin' diye konuştu.Aziz Yıldırım en temiz kulübün Fenerbahçe olduğunu söyleyerek '1 milyon üye yapacağız. Ondan sonra gerekiyorsa reklam bile almayacağız' dedi.Aziz Yıldırım, amatör sporlarda atılımın kendisinin gelmesiyle başladığını da vurguladı.CNN Türk
Efkan Ala'ya Ait Olduğu İddia Edilen Ses Kayıtları Yayınlandı
İçişleri Bakanı Efkan Ala ve İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok arasında geçtiği iddia edilen bir telefon görüşmesinin ses kaydı sızdırıldı.Youtube’daki ‘BAŞÇALAN’ hesabından yayınlanan ses kaydının, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Selami Altınok’la, söz konusu tarihte Başbakanlık Müsteşarı olan Efkan Ala arasında geçtiği iddia ediliyor. İddiaya göre Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş’ı ifadeye çağırması üzerine Efkan Ala’yı arayan Selami Altınok, ne yapması gerektiğini danışıyor. Efkan Ala’nın; “Hiçbir kere, ifade mifade yok kardeşim”, “Yazıyı çöpe at, tanımıyoruz de”, gibi ifadeleri üzerine alt rütbeli memurların sıkıntıya gireceğini söyleyen Altınok, başsavcıyla görüşmeyi öneriyor. Altınok’un fikrini benimseyen Efkan Ala ise, kendisinin de Adalet Bakanı’yla görüşeceğini belirttikten sonra Altınok’a; “De ki, ben gönderirim Emniyetten adamları, seni alır getiririm; burada çete kurdunuz diye” söylüyor. Altınok’a valiyi de aramasını söyleyen Efkan Ala, tereddüt etmemesini de tembihliyor. Zete
Yazıcıoğlu'nun Ölümünde Yanıt Aranan 7 Soru
BBP Genel Başkanı Destici, BBP liderinin ölümüyle ilgili şüpheleri sıralarken 'Eski Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in konuşması lazım' dedi. BBP'nin eski genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili iddialar son dönemde alevlenirken, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici VATAN'ın sorularını yanıtladı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili dönemin valisinin 'Bize yaşıyor diye bilgi notu geldi' sözleri hala tartışılıyor... Kayseri eski Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in konuşması lazım. Çünkü bilgiyi sayın valiye getiren kendisidir. Sayın Vali, TBMM Araştırma Komisyonu'nda da söyledi. Vali, helikopterin düştüğünü öğrenince, emniyet müdürünü arıyor. Emniyet müdürü, 'Helikopter düştü. Muhsin Bey'in ayağı, kaburgaları kırık ama şuuru yerinde. Şu anda da yolda hastaneye götürülüyor' diyor. Bize gelen bilgi de böyle söylediği. Vali Bey, 'teyitli mi?' diye soruyor. Emnyiet Müdürü bir süre sonra tekrar arıyor ve 'Evet teyit edilmiş' diyor. Aramalar duruyor mu? Orasını bilemiyoruz ama mutlaka etkilemiştir. Çünkü önce 'kurtuldu' diye basına yansıdı. Bazı köylüler 'Gidiyorduk, haberi duyunca geri döndük' dedi. Bildiğimiz Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat'tan, sadece Kayseri'ye değil, çevre illere de aynı bilgi notu geçiliyor. Bu dava açıldığında teferruatlı bir şekilde araştırılacaktır. Benim bilmediğim, muallakta olan şey, Kayseri Emniyet Müdürü'nün bu bilgiyi nereden aldığı. Maraş istihbaratının da nereden aldığı ayrıca önemli. Özdemir, 'Kahramanmaraş istihbarattan aldım' dedi ama bizim için yeterli olmadı. Maraş istihbaratın da 'bilgi kaynaklarımız çeşitlidir' gibi bir açıklaması var. Bu da bizi tatmin etmedi. 'Bu sürece alet edilmesin' Sosyal medyada Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili önümüzdeki günlerde şok bilgilerin çıkacağı iddiası geziniyor? Rahmetli Genel başkanımızın ve arkadaşımızın şehadet sürecinin Türkiye'nin şuanda bulunduğu çatışma sürecine alet edilmemesini istiyorum. Herkesin bundan uzak durmasını, titizlik göstermesini istiyorum. Gerçekten bilgisi, belgesi olan varsa dosya açık. Burada istismarcılar, provakasyoncular da çıkabiliyor. Kendi camiamıza da çağrım şu; sabırla bu işi bu noktaya getirdik. Geçmiş dönemde üzerimizde oynanmaya kalkan olayların peşinden gitseydik, hukukun dışına çıkmış olsaydık dosya buraya gelmezdi. Soruşturma istediğimiz gibi gitmedi. Ama bu tür hadiselerde bana göre Türkiye'nin en başarılı dosyası. Bu dosyanın üzeri kapatılamaz ancak geciktirilir. Sonunda aydınlanacak. Er ya da geç. 'Sokak olmasın' Ergenekon'da gizli tanık olduğu iddiaları da ortaya atıldı... Onu yapacak bir insan değil. Gidip kimseyi şikayet edecek, tabiri caizse gammazlayacak biri değildi. Ergenekon davasında yargılananlardan da diyalogda olduğu insanlar vardı. Muhsin Yazıcıoğlu'nu birisinin yanına koyup diğerinin karşısına koymak, bence ona haksızlıktır. Tüm cemaatlere yakındı. Sayın Baykal'la, Erdoğan'la, Bahçeli'yle diyaloğu vardı. Elbette PKK'ya karşı bir duruşu vardı. Ama bakın Hasip Kaplan bile cenazesine gelmiştir. Öldürülmesi için bir sebep bulamıyorum. Son günlerde sosyal medyada dolaşan iddialara inanmak da istemiyorum. Herkes soğukkanlı olsun. Neticede ne olursa olsun sokak olmasın. Hukuk içinde zaten hesabı sorulur. İki helikopter inip kalktı mı? 'Kurtuldu geliyor' bilgisi nereden çıktı? Helikopterin düştüğü 2.5 saatte tespit ediliyor ama o alan değil başka bir yer aranıyor. Neden? Helikopterin üzerinden bir takım cihazlar sökülüyor. Yakalananlar 9 ay tutuklu kalıyor ama bir şey söylemeden serbest bırakılıyorlar Bir hava hareketliliği var. Uçaklar düşürdü iddiası doğru mu? Yanlışlıkla mı, kasıtlı mı? Radar kayıtları 5 yıl olmasına karşın dört dakikalık o kayıtlardaki şüphe hala sürüyor Gizli bir tanık olaydan iki saat sonra 2 askeri helikopterin oraya inip kalktığını söylüyor. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin kanlarındaki karbonmonoksit oranları 3 raporda farklı belirtiliyor. Zehirlenmeye neden olacak bu oran hangi raporda doğru? Gül'e video gönderilmişti Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da, bindiği helikopterin Göksun'da düşmesi sonucu öldü. Cumhurbaşkanı Gül'e gönderilen bir videoda, 4 askerin düşen helikopterden parça söktüğü görüldü. Yazıcıoğlu için yeni keşif yapıldı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Ahlatlıbel'deki Hava Radar Mevzi Komutanlığında keşif yapıldı. Malatya Başsavcılığı'nın talimatı üzerine Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Başer ve bilirkişiler Ahlatlıbel'deki Hava Radar Mevzi Komutanlığında keşif yaptı. Savcı Bayer, Genelkurmay Başkanlığı'nda rotaların takip edildiği merkezde keşif işlemi yapmıştı.Gerçek Gündem